Artvin Köşe Yazıları
»No: 8 Mazlumun Fikri Neyse Zikri de Odur
No: 8
Mazlumun fikri
neyse, zikri de o’dur
ÇORUH ENERJİ PLANI bayındırlık planı olabilir mi?
Önceki yazımızda, Çoruh Enerji Planının, aynı kafalardan çıkan projelerle donatılması halinde, ortaya çıkacak durumu, tablolar halinde siz değerli, düşünen, okuyuculara sunmaya çalıştım.
Bu yazımda, biraz geriye çekilip neticelere birazcık uzaktan bir noktaya bakmaya, bir sonuca varmaya çalışacağım; sizlerle. Elbetteki katılırsanız.
Mahut ve meşum(!) kıtabın 111-113. sayfalarındaki tablolardan bir sonucu buraya alıp onun üzerinde akıl işletelim. Bu plan, ülkeye refah, mutluluk yaratacağı; ucuz ve erken elektrik üreteceği iddiasıyla takdim edilmiş, uygulanmaya konulmuştur.
Planın bizi illgilendiren en önemli göstergesi üzerinde konuşalım: Üreteceğini iddia ettiği elektriğin birimi, 1 KWh’tı, bir nolu satırdaki ifadeye göre, fabrika çıkışında, yani genel toptancıda 59 cent’e mal olacak. Bu fiyata kayıplar dahil değil; ve de, iddia edilen miktarda enerji üretilirse. Peki, ülkemizde elektriğin kilovatsaatına kaç lira ödüyoruz ki bu toptan fiyat’a malocak elektrik bize rafah yaratacak?
Elinize son ödediğiniz elektrik faturasını alınız. Fatura döneminde kullandığınız enerji miktarını, KWh miktarını bir kenara kaydedin. Ödediğiniz veya ödeyeceğiniz fatura bedelini bu miktara bölünüz. Çıkan rakam, size elektriğin bir biriminin, kilovatsaatının, size kaça maledildiğini gösterir.
Bu kitabın yazıldığı tarihten iki yıl sonraki bir faturada(11.01.2010 tarihli bir faturada işlemi yapıyorum: ödenen para1800 kuruş/ tüketilen enerji miktarı 69 KW=) 26 kuruş. Bu rakam, sizin cebinizden çıkan rakamdır. En son tüketici fiyatıdır. Fabrika çıkış fiyatını bulmamız için bundan KDV vergisini çıkarıp kalanı 0,45 le çarpmamız gerekir. Ben yapıyorum: çıkan, 9,91 kuruş. Bu rakamı, hesaplarımızı anlatmaya alıştırıldığımız, gâvurun parasına çevirirsek( 9,91/1,5= 6,6 cent eder.
Eğer bu plan, elektriğin KWh’ını, bu fiyat veya daha aşağı mal etseydi bu planın refah yaratabileceğini düşünebilirdik. Düşünebilirdik diyorum; çünkü, bu rakam gerçek maliyeti ifade etmiyor, bu rakama çevre ve diğer kayıpların birim enerji maliyetine bindirdiklerini eklememiz gerekecek. Burada, bu kayıplar, hesaba konulmamıştır. Mahut ve meşum(!) kitabı yazan, “o hesapları yapmak benim haddim değil” demiş; o işi, ünü dünyaya yayılan, çevre profesörlerine bırakmış her halde.
Biz işimize bakalım: 6 cent ve daha düşük fiata mal olması gereken bir ürün, (60/6=) 10 misli fiat, mal olmuş. Bu on misli paçal, ortalama bir bir rakamdır. Dünyanın en önemli enerji(!) planının çevre ve diğer kayıplar hariç, birim ürünün ortalama maliyetidir. Bu planda, bunun üç misli daha pahalı elektrik üreten birimleri vardır. Biz bu on misli pahalılık üzerinde biraz düşünelim.
Uluslararası kabul görmüş bir anlayış diyor ki:
Bir plan veya proje, hedeflediği ürünü:
Piyasa fiatından %15 daha pahalı üretirse; o plan veya projeyi yapan mühendislere el çektirilir, eğitime alınırlar, o halleriyle onlara plan veya proje yaptırılmaz; bu hal, başarısızlığın üst sınırıdır.
%50 ye kadar daha pahalı üretiyorsa burada bir su-i istiğmal vardır; plan veya projeleri yapan ve yaptıranlar hakkında derhal soruşturma açılır, yargılanıp cezalandırılırlar.
Eğer, %100 kadar ve daha pahalı üretiliyorsa burada ihanetin varlığına hükmedilir ve yargılama beklenmez.
Şimdi akıl sahiplerine soruyorum: En azından, % 1000 ve daha pahalı üreten bu plan, ne planıdır?
Buradaki anlayış, çoğu zaman olduğu gibi, müslüman olmayan toplumların bir değer yargıları eşiklerini göstermektedir. Eğer bir toplumun %99’u müslüman ise buradaki eşiklerin, çok daha aşağılara çekilmesi gerekir; çünkü, islamda “beyt-ul mal”, yetim hakkı ve “kul hakkı” diye kavramlar vardır.
Sırası gelmişken hatırlatalım. İslam inancında, Beyt-ül mala el sürenlerin, yetim hakkı yiyenlerin cezaları affedilmez. Ali, Veli’den alacağını bağışlayabilir; Veli günahtan ve cezadan, öbür dünyada da azaptan kurtulabilir. Ama sayın Veli, beyt-ül mal’a, yetim hakkına tasallut etmişse onun bağışlayanı yoktur; olamaz. Kulların, yetimin hakkını, beyt-ül malı bağışlamak gibi bir yetkileri olmaz da o sebeple. Kutsal kitabımız öyle söylüyor.
Eğer siz, yine sizin akıl ve ahlak ürününüz projelerle -ki o projelerin, doğru projelerin iyi projeler olamayacağını da biliyoruz- makul maliyetle elektrik üretimi varken; aklın ve hiçbir etik kuralın kabul edemeyeceği bir maliyetle, 10 misli, hatata 20-30 misli pahalı elektrik üretiyor ve bunu gerçek sahip halka, marifet, kurtuluş, refahın anahtarı diye pazarlıyorsanız; sizin yaptığınızın, uluslararası anlayışın tamımlama sınırlarını çok aşan bir mel’anet olduğunu söylemeye engel olabilir mi?
Yazımızın başına dönelim: Olması gerekenin 10 misli ve daha fazla pahalı ürünle refah yaratılabilir mi? Bu maliyetle üreten bir plan, bayındırlık planı olabilir mi? Sularımızı emanet ettiklerimizin, ettikleri yeminlerine güvenerek şimdiye kadar seyirci kaldığımız marifetlerini, sade bir yurttaş; yeminine bağlılığı, yaşam felsefesinin en sade bir ögesi sayan sade bir mühendis olarak sorumlulara, yetkililere kamunun önünde bildiriyorum.
3,5 cent’e üreteceğiz.” deyip millete alay-ı vala ile takdim edilen, dünyanın en önemli enerji(!) planının sadece, evet sadece, bir cephesini göstermeye çalıştım. Olması gerekenin, geçilmemesi gereken fiatın 10 mislinden daha pahalıya elektrik üreten bu planın, bayındırlık planı olup olamayacağını; veya, ne planı olacağının takdirini şimdilik sizlere bırakıyorum.
Akşam evine gidecek kadar akıl sahibi olmak, bu planın ne planı olduğunu anlamaya yeter. Mühendis veya ekonomist olmaya gerek yoktur. Mahallesinde her sabah dükkânını açan, akşam kapayan, evinin nafakasını sağlayan herkes bu planı değerlendirme yetisine sahiptir. Yeterki gerçeği öğrenme ve hesap sorma sorumluluğunu duyumsasın.
Geçek maliyeti, milletin aklından ve gözünden kaçırıp, eksik ve gerçeğe uymayan hesap ve beyanlarla maliyeti düşük gösterip giderleri, milletin öbür ceplerinden alanlara, birilerinin ayna tutması, yüzlerini göstermesi gerekir.
Bu planı millete marifet diye sunan evlatlarımız, oturdukları yerden kalkıp arkalarına bakmayı akıl etmelidirler. Bu ülkenin kanaat önderleri, ülkenin yönetimini emanet ettiklerimiz, bu evlatlarımıza yaptıklarının hesabını sormaları gerekir.
Bendeniz, diplomasını alırken yemin etmiş sade bir mühendis olarak yurttaşlık görevimi yapıyorum. Planın arkasındakileri, benim aklımın gördüklerini, sizlere anlatmaya devam edeceğim; vicdani sorumluluğumdur. Yapılanların akla ve mantığa uygun açıklamalarını bekliyorum. Çoruh Enerji Planı, dünyanın en önemli enerji planı değil, tarih boyunca hiçbir ülkenin karşılaşmadığı bir mel’anet planıdır. Mühendislik ve ekonomik akla ve ahlaka uygun bir açıklama yapılmazsa, bu fiili işleyenlere, sıfat arama hakkımız devam edecektir. Acı veren budur.
Ülkeyi emanet ettiklerimize duyurulur ve sorulur: “Böyle bir plan, bayındırlık planı olabilir mi?”
Mazlumun “AAAHH’ını almak istemeyenlere seslenmekten, göreve çağırmaktan başka bir yolumuz ve çaremiz yoktur.
İlgilenenlere selamlarımı, sorumluluk duyanlara saygılarımı sunarım. Istanbul- 03.05.2011
Yurttaş Mazlum ÇORUH
mazlumcoruh@gmail.com
Yazar :Mazlum Çoruh Yayım Tarihi :15 Haz 2011 ÇrşOkunma :366
Son Yorum Yapılan Köşe Yazıları



Sayfa Başı