Artvin Köşe Yazıları
»Nasıl Düşünüyorum, Düşünmeliyiz?
Sayın Aydın,
Sıralı olması için gayret sarfedeceğim bu yazılar, bir çok yurtsever arkadaşla beraber kafa yorduğumuz, zamanlarımızı harcadığımız konuda; neyi, nasıl düşündüğümü sizlerle paylaşmak için yazıyorum.
Haırlatmalıyım, bendeniz, bu konuya 5 yıldan beri ilgiliyim. İlgim tamamen tesadüfidir. Benden yıllar önce, yaşanan facianın ayırdına varan bir çok yurtsever arkadaş vardır.
Böyle davranma ihtiyacını, şimdiye kadar çeşitli vesilelerle dava arkadaşlarımla karşılıklı yapmış olduğum fikir alış verişlerinde; çoğu zaman gereksiz gerginliklere sebep olan tartışmalardan kazandığım deneyimler sonucu duydum. Tekrar etmekten yorulmamak, yanlış ve eksik anlaşılmamak için bu yolu seçtim. Dilerim iletişim ortamı yöneticisi arkadaşlar anlayış gösterir, bana bir sayfa açarlar. Benim naçiz bilgilerimi, bulgularımı, düşüncelerimi öğrenmek isteyenler kolayca erişirler. Elbette ki “değer” bulunması kaydıyla!..
Yaşım dolayısıyla, hemen hemen hepinizin büyüğüyüm. Yaradılışımın emri, ilgilendiğim, izleyebildiğim memleket konusunun peşini bırakamam. Kendime sorumluluğum emreder.
Pek muhtemeldir; bu konuda, bir çoğunuzdan, benim mesleğimi ilgilendirdiği için, daha çok kafa yormuşumdur. Kendimi sizlerden daha sorumlu görmekteyim. Elbette ki çok daha büyük sorumlular olduğunu bilerek, benim ki, mühendislik tahsil etmiş, yurttaş sorumluluğudur.
Hayat deneylerim bana, neyi nasıl biliyorsam, bütün çıplaklığıyla söylememin daha doğru olduğunu öğretmiştir. Sözümün “çıplak ve erkek” olmasınına çaba gösteririm.Zaman zaman bazı nazik ruhlarda rahatsızlık yaratsa da vaz geçmeyi doğru bulmam. Ne demek istediğim hususunda, muhatabımın kafa yormasını, ona yapılmış bir haksızlık olarak değerlendiririm. Hele hele, toplumun kavram kargaşası ve yanlış propagandanın malülü olduğunu bilincinde olunca konu daha ağırlık kazanıyor. Zarfımın zerafetini artıracağım diye içeriğini gölgelemeyi doğru bulmam. Zarfımın çirkinliğini düzelteceğim derken mazrufu gölgelemekten korkarım. Derdim içeriği bütün boyutlarıyla ve çıplak sunmaktır. Muhatabımın benden hoşlanmaması, hatta kendi yetkisi dahilinde tecziye etmeye teşebbüsü şahsı kaybım olabilir, bu hâl gerçeği bütün çıplaklığıyla anlatma yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz
Kimsenin benimle aynı düşünmesini, aynı uslup ve aynı tarzda davranmasını beklemek hakkımın olmadığını da bilirim. Zaten, izlediğim dar ortamların hali öyledir.
Benim düşüncelerime karşı gelenlerden, insan tabiatı gereği, duygusal olarak keyif almadığımı da söyleyebilirim. Ancak, bu hal bana, muhatabıma bir takım sıfatlar yükleyip, uzakta tutmak hakkını vermez.
Arkadaşlarımdan muhtemel olarak, ayrıldığım anlayışım şudur: Bir kimse, fikrini bütün samimiyetiyle açıklarken kullandığı kelimeler hâl ve hareketleri hoşuma gitmiyor olsa bile, onu dinlemeyi, ondan yararlanmayı daha doğru bulurum. Beni muhatap alanın tarzı, beni ondan yararlanmaktan alıkoymaz. Hele konu ülkeyi, bölgeyi, yöreyi ve insanı, insanlığı ilgilendiriyor ise kenara çekilmeyi doğru bulmam. Söyleyenin sunumunun biçimi, benim önceliğim değildir, olamaz. Zarfın şeklindense, mazrufu önemlidir. Sunulanın ne olduğunu anlamaya çalışmak gerekir.
Kimsenin, bir başkasıyla ortak yaşam mecburiyeti yoktur. İnsan arkadaşını, eşini kendi seçer. Ama; ülkesini, yöresini, içinde yaşadığı toplumu, geleceğini paylaştığı yurttaşlarını, aynı saldırıya muhatap olmuş dava arkadaşlarını kendi seçemez. Hayatın en önemli bölümlerini, hoşlanmasa dahi, onlarla paylaşmak mecburiyetinde olduğunu bilmelidir. Kişisel rahatsızlıklarım, kavga ortaklarımın haklarının yıpranmasına sebep olamaz.
Bunları yazmamın sebebi, benimle bir şekilde bilgi alış verişinde bulunmak isteyenlere, karşılarında nasıl birinin olduğunu anlatmak içindir. Kendimizden bahsetmek, kültürümüzde hoş karşılanmasa da!.
65 yaşında, Yusufeli ilçesinin bir dağ köyünde doğmuş, ilk okulu köyünde okumuş, biraz askeri eğitim almış “sade” bir inşaat mühendisiyim. Bildiğim kadarıyla, öne çıkacak başka bir tarafım yoktur.
Bu yazının devamı için Heslerle Mücadelede Temel Strateji Ne Olmalıdır? başlıklı yazıyı okuyunuz.
Yönetim Notu:
Sayın, Mazlum Çoruh (Naci Özen) beyin bölgemizdeki H.E.S'lerle ilgili olarak kaleme aldığı bu yazı dizisi (belirli aralıklarla) yazılar bölümünde yayınlanacaktır.
Ayrıca tüm yazı dizisine genel olarak görüş belirtmek ve fikir alış verişi ortamı oluşması açısından "Onuncu Köy - Baraj ve Hesler" (Forum) bölümümüzde bir başlık açılmıştır.Soru ve görüşlerinize o bölümden de yanıt alabilirsiniz.
Yazar :Mazlum Çoruh Yayım Tarihi :2 Şubat 2010 SalıOkunma :631
Son Yorum Yapılan Köşe Yazıları



Sayfa Başı