Artvin Köşe Yazıları
»Heslerle Mücadelede Temel Strateji Ne Olmalıdır?
Askerlik bir mücadele zenaatıdır. Bazıları sanat seviyesine çıkarsalar da, ben sadece, çokça bilinen ilkesinden bahsetmek istiyorum. Mücadelede, seçilecek yöntemlerin belirlenmesi işi, karşındakinin hakkında sağlıklı, doğru ve eksiksiz bilgi toplandıktan sonra olur. Kısaca bunu “düşmanı tanımak” şeklinde ifade edebiliriz.
Eğer düşmanı iyi tanır iseniz, onun kuvvetli ve zayıf yönleri hakkında bilgi sahibi olursunuz. Kuvvetli ve zayıf yönlerini belirledikten sonra mücadele tekniğini ve biçimini sağlıklı seçersiniz. Onun güçlü taraflarıyla yaptığı saldırılarını boşa çıkarmaya çalışırken, zayıf taraflarına yüklenirsiniz. Zayıf tarafından vururken, kuvvetli tarafından sakınırsınız. Bu sebeple, düşmanı iyi tanımak gerekir.
Kendi açımdan söylüyorum; bizleri bir araya getiren, Çoruh Enerji Planı ve uygulamalarıdır. O planın parçaları olan projelerin ve o planın dışında kalan imkânları kullanmak isteyen projelerin vicdanlarımızda açtıkları yaralardır. Hepimiz bu plan uygulamasından doğan yıkımların acısını yaşıyoruz. Bu uygulamaların sona ermesi amacı etrafında toplanıyoruz. O halde, karşımızdaki düşman, esas olarak Çoruh Enerji Planı ve o planın uygulanmasında ısrar eden zihniyettir.
Bu plan her ne kadar, derin bir düşmanlık ürünüyse de, uygulamaları büyük çoğunlukla, kendilerine değerlerimizi emanet ettiğimiz evlatlarımız tarafından, pek muhtemeldir, iyi niyetle yürütülmektedir. Bu evlatlarımız, kardeşlerimiz yine ihtimaldır ki, kime, neye, ne için hizmet ettiklerinin farkında değillerdir. Büyük ölçüde, bilgisizlik, aymazlık, korku içinde bu işlerin icracısı oluyorlar. Kendilerini böyle mel’un plan ve projelere yönlendiren, seçilmiş, görevlendirilmiş ….lerin varlığının farkında değillerdir.
Bu planı bütünüyle tam ve eksiksiz tanımadan, vicdanlarımızı sızlatan, geleceğimizi karartan bu belayla mücadelede başarılı olmamız uzar ve zorlaşır. Yıpranırız.
Çoruh Enerji Planı, adı üstünde, bir bayındırlık planıdır. Kendini takdimi budur. İddiası, ülkeye refah getirmek, havzayı ihya etmektir. Şimdiye kadar millete sunulan da budur. Millet, havza insanı, bu ve bunun gibi planlarla zenginleşeceğine, ihya olacağına inandırılmıştır.
Şimdi, Çoruh Enerji Planının bir çok boyutuyla ne planı olduğunu, ne getirip, neleri götürdüğünü biliyoruz.
Biliyoruz ki, Çoruh Enerji Planı diye millete takdim edilen plan, asla bir elektrik üretim planı değildir.
Biliyoruz ki, bu plan;
1- Ülkenin, elektrik üretim imkanlarını imha planıdır,
2- Ülkeyi hızla borca batırıp, edilgen hale getirme planıdır,
3- Havzanın insandan boşaltılması planıdır, maden yağmasının önündeki engelleri kaldırma planıdır,
4- Ülkenin elektromekanik sanayiinin kendi kendine gelişmesini önleme planıdır,
5- Havza ve ülke insanının refaha kavuşmasını, kendi kaynaklarından yararlanmasını önleme planıdır,
6- Havzanın sahip olduğu, binlerce yıllık kültürel değerlerin yok edilmesi planıdır,
7- Bir çevre katlıamı, yok etme planıdır.
Bu hususlar çoğaltılabilir.
Artık biliyoruz ki, bu planda, yukarıda sayılan melanetlerin meydana getirilmesi için ihtiyaç duyulacak mühendislik sefaletinin en az üç misli mühendislik sefaleti işlenmiştir. Yüzsüzce, utanmadan peşpeşe dizilmiş, hiç dolmayacak barajlar dizilmiştir. Bu planın uygulanış yönüne baktığımızda da zaten, kendi ihanetini ihbar ettiğini görüyoruz.
Bu planın encamını öğrenmek için senelerce çaba sarfeden bizler, bu planda işlenen mühendislik sefaletinin boşuna olmadığını da biliyoruz. Bu planın çok daha vahim ve derinden gelen ihanet boyutu vardır.Ülke bütünlüğünü hedefleyen amacı olan bir büyük planın bir bölümüyle karşı karşıyayız.
Planın bu hallerini bildikten sonra, bize düşen görev, planın bu yüzünü, en büyük desteğimiz, Halka, başta medya olmak üzere, her türlü ortamda, planın gerçek yüzü topluma anlatılırken, sorumlulukları daha çok olanlar önde olmak üzere, sivil toplum örgütlerini -ki, İnşaat Mühendisleri Odası en ağır sorumluluğu taşımaktadır- önümüze katıp, hukuk yolunun açılmasını sağlamalıyız. Biliyoruz ki, İnş. Müh. Odası görevini yerine getirmeye başladığında, diğer bütün sivil toplum örgütleri, özel ve tüzel kişilikler onun arkasına katılacaklardır.
İnşaat Mühendisleri Odası bizlerin, oda mensuplarının meslek haysiyetini korumak ve gelişmelerini temin etmek için yasalarla kurulmuş bir tüzel kişiliktir. Onu, meslek haysiyetimizin korunması görevine davet etmeliyiz. Bunun için her türlü ortamdan yararlanmalıyız. Unutmayalım ki bu planda, inanılmaz bir mühendislik sefaleti yaşanmış, yaşanmakta, biz inşaat mühendislerinin meslek haysiyeti ayaklar altına alınmaktadır. gücümüzün kaynağı, gerçek mal sahibine, halka, millete anlatmaktır. Mücadelemizin çıkış noktası burası olmalıdır.
Bu planın, uygulayıcılarına, ülkemizin sularını emanet ettiğimiz kurumda çalışan evlatlarımıza, kardeşlerimize, yurttaşlarımıza hesap sorma işi, bu sivil toplum örgütünü yönetmeye soyunmuş, evlatlarımız, kardeşlerimizin, meslektaşlarımızındır. Halkın önüne çıkıp; “Ben sizi, sizden daha iyi düşünürüm” deyip vekâlet alanları da göreve çağırma işi de bu arkadaşlarımızındır.
Bugün herkes, bir şekilde, her kişiliğe hesap soracak bilgiye ve imkanlara sahiptir. Elimizde mufassal olmasa da, bu hain planın anatomisini ortaya koyan bir dosya vardır. Hem de bu planın altına imza atanların verdikleri bilgilere dayalı olarak yapılan hesaplarla!..
Bu inanılmaz melanet planının tümüyle iptalini, yapılmakta olanların durdurulmasını, yapılmış olanların yıkılması doğrultusunda çabalarımızı, hukuki ve siyasal yollarda yoğunlaştırmalıyız. Bu şekilde, planın türedileri olan diğer H.E.S. ların iptalini ve durdurulmasını da sağlamış olacağız.
Hedefe vardığımızda, ülkemiz üzerinde yıllardır plan yapan, evlatlarımızı kandırıp, ruhlarını teslim alanların suratlarına bir “osmanlı tokadı” indirmiş olacağız. Bütün insanlığa bir kere daha, olağanüstü bir örnekle, bir önderlikte daha bulunmuş oluruz. Bunun adı, emperyalizmin yeni oyunlarına karşı durmanın “yeni yöntemi” olur.
Yazar :Mazlum Çoruh Yayım Tarihi :5 Şubat 2010 CmaOkunma :460
Son Yorum Yapılan Köşe Yazıları



Sayfa Başı