Artvin Köşe Yazıları
»Çoruh Enerji Planı Neden, BOP'un Devamı ve Sonudur
Ç.E.P. neden bir enerji planı olamaz?
Bu hususu, planın meydana getirdiği ekonomik, çevre, sosyal sonuçlarını ve hidroelektrik mühendisliği açısından sahip olduğu hâlleri biraz daha açarak anlatmaya çalışayım.
Ekonomik, sosyal ve çevre açısından meydana getirdiği ve getireceği sonuçlar nelerdir. Doğru planlama yapılması halinde neler olur idi:
1- Planın tek ürünü olan elektriğin KWh tını, çevre tesirleri hariç, alternatiflerinden on misli pahalıya, 60 cent’in üstünde maletmektedir. Bu hiçbir şekillde kabul edilebilir bir şey değildir.
2- Bu plan elektriği, alternatiflerine göre on misli daha geç üretmektedir. Elektrik enerjisi talep artışına cevap vermesi düşünülemez.
3- Bu plan iddia ettiği elektriği üretememektedir.
4- Bu plan, bu haliyle, çevre ve diğer kayıplar hariç, ülkeye 50 milyar doların çok üstünde mal olmaktadır. Halbuki, böyle bir planın, her şey dahil, 5 milyar doları geçmemesi gerekmektedir.
5- Panın uygulanması halinde, yıllık getirisi, iddia edilen 600 milyon USD dır. Sadece yatırımın, yıllık finansal gideri 7,5 milyar dolara varmaktadır. Bu hâl, ülkenin, giderek, inanılmaz hızla artan bir borçla karşı karşıya kalması demektir. Ülkeye diz çöktürmek için yapıldığının en açık delilidir.
6- Plan, kullandığı potansiyelin %45 inden yararlandığını söylemekte, gerçekte bu oran %35 cıvarına düşmektedir. Halbuki, alternatifleri ile doğru projelendirilirse bu oran %70 lere çıkabilir.
7- Seçilen sistem, havzada var olan başka potansiyelleri yok saymaktadır.
8- Bu plan, havzadan en az 55 000 kişiyi çıkarmaktadır. Alternatiflerinin seçilmesi halinde, göç olgusu tersine olacak, en az 30 000 kişi yurduna dönecektir.
9- Bu plan ülkenin elektromekanik sanayi ve finans organizasyon imkanlarını dışlamaktadır. Dışarıya muhtaç hale getirmektedir.
10- Yerel ve yurt içi, iş gücü ve malzeme kullanımları sınırlandırılmaktadır.
11- Havzada değer kazanan madenler, artık, yağmacılara kolayca sunulabilmektedir.
12- Bu plan havzanın olmazsa olmaz yaşam sahalarını yok etmektedir. Doğru planlama ilkesi seçilseydi, kıymetli yaşam sahaları, 3-5 misli artardı, artar.
13- Bu plan havzada binlerce yıllık, canlı ve cansız kültür varlıklarını yok etmektedir,
14- Havzada tarihi eserler yok edilmekte; kalanların geleceği karartılmaktadır.
15- Sosyal hayat düzeni bozulmakta, sosyal kültürel değerler yok edilmektedir.
16- Çok büyük bir çevre katliamı yaşanmaktadır.
17- Kültürel, doğal endemik bitkiler yok edilmekte, bitki varlıkları yok edilmektedir.
18- Yerel kültür ırkları ve hayvan varlığı yok olmaktadır.
Bu satırlar daha da çoğaltılabilir.
Sadece yukarıda sayılanlardan bir kaçı bile bu planın elektrik üretmek için yapılmadığını gösterir. Bu plana bayındırlık planı, zenginlik yaratıcı plan demek akıl durmasıdır.
Plan hidroelektrik mühendisliği açısından nasıldır?
1- Planda, su bekletme hazneleri olabildiğince aşağı kotlarda seçilmiştir. Bu anlaşılır değildir, akıl dışıdır. Su bekletme hazneleri, suların ortalama debiyi aştığı aylarda, aşkın suların kaynaklandığı yerlerde olmalıydı. Açık ifadeyle, aşkın sular, nisan aylarında havzada karların bulunduğu seviyelerde bekletilmeliydi. Bu aklın emridir:
- Çünkü, hidroelektrik üretiminde yüksekteki, düşebilirliği en yüksek olan su değerlidir, sulama içinde bu böyledir.
- Bu rakımlarda toprak, tarım açısından vadilerin aşağı seviyelerindeki kadar değerli değildir.
- Bu rakımlarda yerleşimler yok denecek kadar azdır, insan göçü söz konusu olmaz.
- Bu rakımlarda, doğal, tektonizma sonucu meydana gelen su bekletme hazneleri çoktur, buralara çok küçük müdahaleler, çok yararlı sonuçlar doğurur.
Bu husular çoğaltılabilir..
2- İnsanlığın su sorunu yoktur, suların yönetimi sorunu vardır. Büyük sorun tarım alanlarının yok olmasından kaynaklanmaktadır, kaynaklanacaktır.
3- Havzada, akış düzenleyici tedbirler(bitkilendirme, dere ıslahları, zemine su yükleme gibi) alınmamıştır.
4- Anakol üzerinde dizilen santrallardan, İspir ve Muratlı santrallarının tesis debileri kendilerinden öncekilerden küçük seçilmiştir. Kafa karıştırıcıdır.
5- Laleli barajının olduğu yerde ihtiyaç duyulacak en büyük aktif baraj hacmi 320 milyon metreküptür, 2,7 misli 850 milyon metreküp seçilmiştir. İzah edilemez.
6- Bu barajdan çıkan düzeltilmiş su, vadiye dışarıdan su katılmadığı halde tekrar baraja alınmaktadır. İzahı mümkün değildir.
7- Barajlı santralların hiç birinde, tesis debisi ile, baraj aktif hacmi arasında aklın kabul edeceği bir ilişki yoktur.
8- Büyük barajlarda bekletilecek su olmadığı halde, aktif baraj hacmi bürüt hacmin %50 si kadar seçilmiştir. Bu oran, %80 nin altına düşerse, barajın enerji üretiminde faydası kalmaz.
9- Tesis debilerini doğru seçildiğini kabul etmemiz halinde, havzada bekletilecek su miktarı 700-800 milyon metreküpü geçmemektedir. Sadece, barajların aktif hacimleri 4,6 milyar metreküptür.
Havzada planlanan 15 barajdan 11’inde bekletilecek su yoktur. 11 adet baraj enerji üretimi bakımından asla görev yapamayacaklar, boş kalacaklardır. Hiçbir mühendislik ilke ve ahlakı bunu kabul edemez.
10- Dolmayan barajlarla iddia edilen enerjinin üretilmesi mümkün değildir. Bu olgunun farkedilmemesi de mümkün değildir.
Son iki madde dahi, bu planın elektrik üretimi için yapılmadığının açık delilidir. Elbetteki akıl ve vicdan sahipleri için böyledir.
Bu planda işlenen mühendislik sefaleti; aymazlık, cehalet veya akıl yetmezliğiyle açıklanamaz. İşlenen mühendislik sefaletinin üçte biriyle, yukarıda birinci bölümde sayılan ekonomik, sosyal ve çevre sorunları yaratılabilirdi. Bu derinlikte mühendislik sefaletine ihtiyaç yoktu. Böyle bir plan, bırakalım bilgili ilgilileri, yetkilileri, akıl sahibi her hangi bir vatandaşın önüne gelse, şaşar kalır idi.
Buradan benim vardığığım sonuç, bu planın açık bir şekilde başka amaçlarla yapılmış olduğu, ve bu amaçla özel eğitimli kişilerin bulunduğu ve özel kadro tertiplerinin yapılmış olduğudur. Benim mühendislik bilgilerim, hayat deneyimlerim bu yargıya vardırıyor. Bendenizi, derin acı ve utanç içinde, bir önceki bölümde kısaca değindiğim, B.O.P. nına götürüyor. B.O.P.’un devamı olduğuna inanmayanlar, dolmayan barajların sırrını açıklamalıdırlar. Yapamıyor iseler akılları üzerinde işlem yapıldığını düşünmek engellenemez.
“Dağın arkasından çıkan dumanın, her zaman mutlu evin bacasından çıkmaz. Sorumluluk taşıyan yangın ihtimalini de akla getirir.
Yazar :Mazlum Çoruh Yayım Tarihi :13 Şubat 2010 CtsiOkunma :651
Son Yorum Yapılan Köşe Yazıları



Sayfa Başı