Artvin Köşe Yazıları

Hesler Kimi Besler - 3
Yazar : Şevket Çorbacıoğlu


  • Ana Menü
    • Artvin Haberleri
    • Artvin Genel Bilgiler
    • Artvin Onuncu Köy / Forum
    • Artvin Siteleri
    • BlogEngine Blogum
    • Artvin Sohbet Odası
    • Üye Ol
    • Resim Gönder
  • İlçeler
    • Artvin
    • Ardanuç
    • Arhavi
    • Borçka
    • Hopa
    • Murgul
    • Şavşat
    • Yusufeli
  • Köyler
    • Artvin Köyleri
    • Ardanuç Köyleri
    • Arhavi Köyleri
    • Borçka Köyleri
    • Hopa Köyleri
    • Murgul Köyleri
    • Şavşat Köyleri
    • Yusufeli Köyleri
  • Resimler
    • İl-İlçe Merkezi Resimleri
      • Artvin Merkez Resimleri
      • Ardanuç Merkez Resimleri
      • Arhavi Merkez Resimleri
      • Borçka Merkez Resimleri
      • Hopa Merkez Resimleri
      • Murgul Merkez Resimleri
      • Şavşat Merkez Resimleri
      • Yusufeli Merkez Resimleri
    • Manzara Resimleri
    • Yayla Resimleri
    • Göl Resimleri
    • Baraj Resimleri
    • Kış Manzara Resimleri
    • Tarihi Yerler Resimleri
    • Boğa Güreşleri Resimleri
    • Festival ve Şenlik Resimleri
    • Rafting Kano Resimleri
    • Çiçek Böcek Hayvan Resimleri
    • Ahşap Yapı Resimleri
    • Eski Alet-Edevat
    • Siyah Beyaz Kareler
    • El Sanatları
    • Yiyecek İçecek Resimleri
    • Diğer Artvin Resimleri
  • Müzikler
    • Tulum Müzikleri
    • Davul-Zurna Müzikleri
    • Artvin Türküleri
    • Akordeon Müzikleri
    • Org Müzikleri
    • Tulum Dinle
    • Artvin Türküleri Dinle
  • Videolar
  • Yazılar
  • Şiirler
  • Barajlar
    • Artvin Deriner Barajı
    • Borçka Barajı
    • Yusufeli Barajı
    • Muratlı Barajı
    • Bayram Barajı
    • Bağlık Barajı
  • Servisler
    • İletişim
    • Sitemizi Eşe Dosta Duyurun
    • Ziyaretçi Defteri
    • Sıkça Sorulan Sorular
    • Yardım
    • Biz Kimiz?

  Artvin Köşe Yazıları

 Geldiniz !!!  Anasayfa » Artvin Yazılar »Barajlar ve Hesler



»Hesler Kimi Besler - 3


Yorum yazabilmek için lütfen giriş yapınız.
(9) Yorum Yazılmış

Yazı Ekle

Paylaş  

c- HES´ler çok basit şekli ile suyun yeterli düşü sağlayabileceği noktaya kadar taşınarak enerji elde edilmesi anlayışıyla planlanamaz. Burada doğal su yatağındaki canlıların yaşamlarının bozulmadan devamı için gerekli olan suyun sağlanmasına öncelik tanınmalıdır.
d- Bu noktada, gelecek projeksiyonu, HES´in ileri yıllar nüfus artışına bağlı olarak uzun erimli planlanması da önem taşıyan başka bir husustur.
e- HES Projesi´nin gündeme geldiği bölgede, gelecekteki nüfus artış projeksiyonları da göz önüne alınarak, su potansiyeli, suyun değişik ihtiyaçlar için kullanım miktarları ( içme ve kullanım suyu, tarım, sanayi vb) ve buradan hareketle HES için gerekli olan su miktarı yerel ve bölgesel anlamda göz önüne alınmak durumundadır. Son

durumda, kullanılması muhtemel içme öncelikli su paylaşımı sağlandıktan sonra arta kalan su ile HES pojeleri geliştirilmelidir.

Bu genel belirlemelerden sonra, raporlar, ekleri ve resmi kurumlara yapılan başvuru dilekçeleri incelenerek;
- Artvin İli Şavşat İlçesi sınırları içerisinde Papart Havzası´nda yapılması planlanan beş adet HES için genel bir havza planlamasının yapılmadığı,
- Bölgedeki su ihtiyaçlarının belirlenmediği,
- Bu santral yerleri için hidrolojik verilere ilişkin ölçümlerin yeterli olmadığı sadece teorik hesaplamalarla değerlerin elde edildiği,
- Dere yatağına bırakılacak su miktarlarının izafi değerler olduğu,
- Bölge dernekleri ve platformlarınca resmi kurumlara yapılan başvurularda söz edilen "karşı gerekçelerin" gerçekçi ve doğru olduğu ,belirlenmiştir.

Ayrıca, herhangi bir yatırım sürecinde, planlama aşamasından sonra, Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) sürecinin başlatılması, bilimsel gerçeklere, kamu yararına dayanan bir şekilde, katılımcı bir sürecin işletilmesiyle mümkündür.

Bu noktada, söz konusu projelerde, projenin kendisi olmadan ÇED hazırlanamayacağı çok açıktır. Bu yönüyle bakıldığında HES´lerdeki asıl sorunlardan bir taneside HES´lere ilişkin hazırlanan ÇED raporlarında yeterlilik belgesinin asıl projelerde istenmemesidir. Yetkisiz kişlerce hazırlanmış olan ( projeji hazırlayanların mühendis olup olmadığı yada hangi meslek disiplinlerinden olduğu belli olmayan) projeyi temel alarak hazırlanan ÇED´in geçerliliğinin olamayacağıdır. Özellikle HES´lerde (proje ve ÇED) bu sorun devam etmektedir. Asıl projenin hazırlanmasında teknik yeterlilik sorgulanmadığı için (bu yeterliliğin olmadığı demektir) proje esas alınarak ÇED hazırlanamaz. Bu bakımdan da HES´ler için hazırlanan ÇED´lerin teknik yeterlilik durumu belirsizdir. Belirsizlikler üzerine hazırlanan ÇED´lerin kabulu söz konusu olamaz.

6- Her köye bir santral
Enerji Bakanlığı, her köyün kendi elektriğini üretmesini öngören bir proje hazırladı. Köylere 1 MW ile 10 MW gücünde santral kurulacak.

Enerji Bakanlığı, küçük yerleşim birimlerinin enerji ihtiyaçları için, `kendi elektriğini kendin üret` projesi hazırladı. Projeye göre, yerleşim birimlerinin yakınında bulunan akarsular üzerinde, küçük Hidro Elektrik Santralleri(HES) kurulacak. Projeye göre, köy ve küçük yerleşim birimlerinin yakınından geçen akarsular üzerinde, 1 MW ile 10 MW gücünde hidrolik santrallar kurulacak. Ve o santrale yakın köylere, buradan üretilen elektrik verilecek. Proje öncelikle, akarsu bakımından zengin olan Karadeniz illerinde uygulanacak. Proje kapsamında Ordu`da 12, Giresun`da 14, Trabzon`da 20, Rize`de 9, Gümüşhane`de 2, Artvin`de 2, Samsun`da 1, Bartın`da 3, Bolu`da 2, Karabük`te 2, Kastamonu`da 4, Zonguldak`ta 3 yerleşim biriminde, küçük HES kurulabileceği tespit edildi. Santrallar için gerekli olan araçlar için, OSTİM Sanayi Bölgesi`ndeki işletmelerden sağlanması amaçlanıyor.

7- Çevre örgütleri, Rize’de hidroelektrik santrallara karşı çıkan çevrecileri ‘Boş vakitlerini değerlendirenler’ diye niteleyen ve ‘Ben çevrecinin daniskasıyım(22/08/2008)’ diyen Başbakan Erdoğan’ı sert ifadelerle eleştirdi.


Çevre örgütleri, Rize’de hidroelektrik santrallara karşı çıkan çevrecileri ‘Boş vakitlerini değerlendirenler’ diye niteleyen ve ‘Ben çevrecinin daniskasıyım’ diyen Başbakan Erdoğan’ı sert ifadelerle eleştirdi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, Rize’de hidroelektrik santrallara karşı çıkan çevrecileri “Boş vakitlerini değerlendirenler” diye nitelemesi ve “Ben çevrecinin daniskasıyım” sözleri çevre örgütlerini ayağa kaldırdı. Yeşiller Partisi’nin Eş Sözcüsü Ümit Şahin, “Başbakan, eğer kendisini böyle görüyorsa, biz de sözlerini saçmalığın daniskası olarak görüyoruz” dedi.
Ümit Şahin, Başbakan Erdoğan’a tepkisini şu sözlerde sürdürdü:

‘Amaç baskıyı artırmak’

“Sinop’ta nükleer karşıtı, gençlerce kurulan ekolojik kampa jandarma baskın yaptı. Gençler gözaltına alındı. Başbakan’ın sözlerini çevrecilere yönelik baskıyı artırma olarak değerlendiriyoruz. Başbakan ve hükümet, çevrecilikten ve doğadan hiçbir şey anlamıyor. Özellikle Karadeniz’deki santrallar çevre katliamı olacak.
Başbakan Erdoğan’ın sözlerine gösterilen diğer tepkiler şöyle:
Doğa Derneği Genel Müdürü Güven Eken: Çevrecilik meslek değil, toplum vicdanı demektir. Başbakan’ın sözleri, toplum vicdanını ve kamuoyu görüşünü hiçe saymaktır. 20 yıl önce, iklim değişikliği konusunda dünyayı uyaranlara da ‘Boş işle uğraşıyorlar’ denmişti ama onlar haklı çıktı.

‘Kıyı dolduranlara ödül’

TMMOB Çevre Mühendisleri Odası Genel Başkanı Yılmaz Kilim: Başbakan, Karadeniz coğrafyasını ve bölgenin ekosistemini yok edecek hidroelektrik santrallarını savunurken, bilgi ve görgüsüyle bizleri aydınlattı. Hatta haddimizi bildirdi. Çevrecilik kimsenin tekelinde olamayacağı için “çevrecinin daniskası” olabileceğini düşünememiştik. Nasıl daniska olduğuna baktığımızda, kıyı dolduranları ödüllendirmek, su havzalarını daraltmak, yeşil alanlarını rant kapısı görmek, küresel ısınmayı yağmur duasıyla çözmek gibi icraatlar görüyoruz.
TEMA İstanbul Temsilcisi Güner Açıksöz: Başbakan kendi kendini avutuyor, kendini kandırıyor. Bir gün gelecek, dünyayı artık bu siyasetçiler değil, sivil toplum örgütleri yönetecek.
Türkiye Çevre Koruma ve Yeşillendirme Kurumu Genel Sekreteri Kerem Ateş: Türkiye’nin enerji ihtiyacı ortada ama hidroelektrik santrallarla doğal güzellikleri bozarak halledilecek iş değil. Hele hele Rizeli bir Başbakan’ın “Ben çevrecinin daniskasıyım” demesi daha da komik. Çevrecilerin daniskasıysa, doğayı bozmayacak, doğru düzgün yöntemlere yönelsin. Neden diğer yenilenebilir enerji kaynakları değil de sadece hidroelektrik santralları?

‘Her lafı gibi bu da boş’

Türkiye Çevre Platformu Koordinatörü Dr. Tanay Sıtkı Uyar: Hepimizin mesleği var. Onun dışında, doğal çevreyi tahrip eden projeler konusunda bilgileniyoruz. Daha sonra yaşam çevresini korumak için adım atıyoruz. Bir işin doğru olabilmesi için dolu zamanda mı yapılması gerek.
Çevre Gönüllüleri Derneği Başkanı Gülengül Giray: Her lafı gibi bu da boş. Biz çevreciyiz, çevre örgütü derneğiyiz. Ama eğitime de hizmet veriyoruz. Nasıl oluyor da boş vakit geçiriyormuş anlamadım yani.
Greenpeace Akdeniz Genel Direktörü Dr. Uygar Özesmi: Başbakan Anayasa’yı dikkatli okumalı. Sağlıklı bir çevrede yaşamayı talep etmek anayasal bir haktır. Sayın Başbakan’ın ‘Boş vakitlerinde çevreciler’ demesi, şaşırtıcı olduğu kadar Türkiye’nin başbakanının kendi ülkesinin topraklarının, havasının ve denizlerinin korunmasına ve kendi halkının sağlığına verdiği önemi gösteriyor.
Nükleer Karşıtı Platform İstanbul Şube Sekreteri Tahir Çiçekçi: Bizim çok boş zamanımız yok. Enerji, elektrik bizim işimiz. Dolayısıyla biz kendi işimizi yapıyoruz. Mevcut imkânları araştırmadan nükleer santral yapmanın yanlışlığına dikkat çekiyoruz.

Melen Çayı’nda balıklar kıyıya vurdu İstanbul’un su sorununa çözüm olarak gösterilen Melen Çayı’nda binlerce balık, baygın halde su yüzeyine ve kıyılara vurdu. Bölge halkı, kova, çuval ve ağlarla çaya girerek balıkları toplamaya çalıştı. Düzce’nin Cumayeri ilçesinden geçen Melen Çayı’nda dün sabah saatlerinde binlerce balık su yüzeyine çıktı. Köprübaşı Ömer Efendi köyü mevkiinde sudaki oksijen seviyesinin düşmesi sonucu su yüzeyine çıktıkları tahmin edilen balıkları gören çevre halkı, Melen Çayı’na akın etti. Kimi üzerlerindeki kıyafetlerini çıkarmadan, kimi soyunarak Melen Çayı’na giren vatandaşlar, su yüzeyinde ve kıyıdaki balıkları topladı. Jandarmanın, İl Çevre ve Orman Müdürlüğü’ne bilgi verdiği ve gerekli incelemenin yapılacağı bildirildi.

Tepki çeken konuşma

Erdoğan önceki gün Rize’de, İkizdere Vadisi’ne yapılacak olan hidroelektrik santrallarına karşı çıkanlara, “Dünyanın değişik yerlerinde böyle çevreciler var. ‘Ne yaparsınız’ dersin, ele avuca gelecek hiçbir işleri yoktur. Sadece boş vakitlerini değerlendirmek için yaptıkları iş budur. Yarın gazeteler bunu da yazar. ‘Çevrecilere karşı çıktı’ derler. Ben çevrecinin daniskasıyım” demişti.

‘Hatalar olabilir, bize kızmasınlar’

Erdoğan dün Rize’nin İkizdere ilçesi Ilıca köyünde düzenlenen 2. Dünya Rizeliler Günü Kültür ve Sanat Etkinlikleri ile RİDOS Termal Otel’in açılış törenine katıldı. Erdoğan, yapılması planlanan hidroelektrik santrallar, konusunda gelişmeler olduğunu ancak İkizdere’den “bazı sesler geldiğini” belirterek şöyle konuştu: “Bize kızmasınlar, hatalar olabilir. İleride daha iyi göreceksiniz. Halkımızın karanlıkta kalmasını istemiyoruz, aydınlıkta olmasını istiyoruz. Doğalgaz çevrim santralları maliyeti çok çok yükseldi. Hidroelektrik santrallarla bunun yarısına, belki daha da aşağısına bunları elde etme imkânı var. 17-18 cente enerji elde etmenin bedelini kim ödüyor, halkımız ödüyor. 5 sene tahammül ettik artık edemiyoruz.”

Gerçeği söylemek gerekirse İstanbul Belediye Başkanı iken, Çevre duyarlılığı belirtileri göstermiyor değildi. Örneğin Tüp geçişlerle ilgili kararlılığı herkes tarafından biliniyor. ´3. Boğaz Köprüsü´ne sıcak bakmadığını ve Boğaz´dan geçişe köklü bir çözüm getirmek için tüp geçişin takipçisi olacağını´ açıkça ifade ettiğini kimse yadsıyamaz. Çünkü; 3. Boğaz geçişinin raylı tüp geçişle sağlandığı İstanbul Nazım İmar Planı´nın ve gene raylı tüp geçiş öneren İstanbul Ulaşım Ana Planı´nın Belediye Başkanlığı döneminde gerçekleştirildiği henüz hatırlardadır. Bu yereldeki duruşu idi, fakat ne zamanki Merkeze taşıdılar, o zaman “raylı tüp geçiş” yanında üçüncü boğaz köprüsünü de isteyerek , duyarlı duruşunu değiştirdi. Yani doğa çevre duyarlılğı siyasi ve ekonomik ranta tahvil edilmişti bir anda. Bu takiyenin de siyasi literatüre hızlı bir girişi idi. Biliyordu; 1. Köprü´nün Boğaziçi´ni boğazladığını, 2. Köprü´nün içme suyu havzaları ve ormanları yok ettiğini ve üçüncüsünün de İstanbul’un yaşam kaynaklarının geri kalanlarını yok edeceğini, fakat birilerinin baskılarıyla kentiçi ulaşım projeleri havada uçuşmaya başladı. Katlı kavşaklar, kentiçi viyadükler v.b Evet, Salt 3. boğaz köprüsü değil, İstanbul’u küresel sermayenin rant pistine dönüştürecek ardı arkası kesilmeyen projeler hazırlanır oldu. Raylı sistem ötelenerek karayoluna ağırlık verilir oldu. Örneğin katlı kavşak projeleri, Dubai kuleleri, Galata portlar..Çıkmaz alt geçitler, Nükleer santral ve HES’ler. Özellikle Nükleer santralı yaşama geçirebilmek için “Kyoto Protokolu”nu imzaladı. Herkes çevrecinin daniskasını taktir etti, fakat bilmiyorlardı ki, Kyoto Protokolu’nun bir maddesinde, Nükleer Santralı Projesini dünyanın en çevreci projesi gösteriyordu. Çünkü atmosfere zehirli gaz bırakmıyordu.. Bununla kalmadı; doğaya olan çevre duyarlılığı sınıf atlayarak, sosyal çevre duyarlığına geçiş yaptı. Çevresini adeta korumaya aldı. Yolsuzluğun önüne, rüşvetin irtikapın önüne geçme vaadıyla oy istemesine karşın, “Madem samimisin, o zaman Milletvekili Dokunulmazlığını kaldır” diyenlere ver yansın ederek, çevresine olan duyarlılğını belirginleştirdi..

İnanın ben böylesi çevreci ve çevresine düşkün bir kimlik görmedim. Bugüne dek çevresindekilerin hangisini rahatsız etti? Hepsi de çevresinden memnun.
8- Sedat Ergin

Başbakan Erdoğan çevrecilere neden kızıyor?

Ve sonunda Türkiye’deki çevreciler, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından (hayatta) “yapacak ele avuca gelecek bir şeyi olmayan, boş vakit değerlendirmek için bu işi yapan” bir grup olarak tasnif edilmiş bulunuyor. “İşsiz, güçsüzler işte, ne yaparsınız...” demek istiyor...
Başbakan Erdoğan’ın bu sözlerinin “çevreci” olarak sınıflandırdığı kişileri aşağılayan, onları hafife alan, bu yoldaki çabalarını değersiz gören bir bakışı yansıttığı aşikâr.
Yalnızca eylemci-aktivist çevrecilerin değil, aynı zamanda çevre konusunda duyarlı davranan, bu bilinci güçlü tutmayı dünyaya bakışının önemli bir parçası yapan her vatandaşın üzerine alacağı, rahatsızlık duyacağı bir çıkış bu.
Neden çevre konusunda duyarlı olmamız gerektiği konusunda burada gerekçelere girecek değiliz. Ama insanoğlunun üzerinde yaşadığımız gezegene verdiği tahribatın yıkıcı sonuçlarının ortaya çıkmasıyla birlikte artık dünyanın her ülkesinde küçük çocuklar bile çevreci olarak yetişiyorlar, kendilerini çevreci olarak tanımlıyorlar.
İçinde bulunduğumuz yüzyılda demokrasiye sahip çıkmakla çevreye sahip çıkmak artık eşdeğerde kavramlar.

Doğu’ya Özgü Bir Liderlik Tarzı
Ancak bugün üzerinde durmak istediğimiz konu, neden çevreci olmamız gerektiğine ilişkin gerekçeler değil. Konumuz, Başbakan’ın çevrecilere ilişkin görüşlerini açıklarken başvurduğu üslup ve bu üslubun gerisinde yatan demokrasi anlayışı ve bu anlayışın türevi olan liderlik tarzı... Burada üslup, içeriğin çok üstünde bir anlam taşıyor.
Başbakan, televizyonda izlediğim kadarıyla, hem cuma, hem de pazar günü bu konudaki görüşlerini son derece sert, hırçın bir üslupla ifade etti. Söyleminde, hedef aldığı kesimlere tepeden bakan, onları azarlayan bir ton hâkimdi. “Ben adama lafı böyle oturturum” anlayışını yansıtan bir esip gürleme hali vardı konuşmasında.

Eleştiriye Tahammül Eşiği Düşünce
Bu, kuşkusuz, AB demokrasilerinden çok Doğu’ya özgü bir liderlik anlayışının dışavurumu olmalı.
Galiba bu üslubun gerisinde Başbakan’ın farklı görüşlere tahammül eşiğinin bir hayli düşük olmasının da rolü bulunuyor. Erdoğan’ın eleştiriden hoşlanmadığını biliyoruz. Son seçimde yüzde 47 oy almasının verdiği mutlak iktidar duygusu, bu eşiği biraz daha aşağı çekmiş olabilir.
Memleketi Rize’de derelerin üzerinde santral yapmaya karar verdiyse, bazı vatandaşların bunu protesto etmelerini kabullenemiyor. Onun eseri olan bir şeye bazı insanların çıkıp “hayır” demesi tepesinin atması için yeterli oluyor ve hele kalabalıkların önündeyse kendisini bırakıveriyor.

Demokratlığın Gereği
Oysa AB’deki mevkidaşlarının çoğunun çevre konularında her gün bu tür protestolarla karşılaştığını, bunlara tahammül etmeyi hükümet yönetmenin artık bir parçası olarak kabullendiklerini fark etmesi gerekiyor.
Türkiye bir demokrasiyse, iktidarın yaptığı bazı tasarruflardan rahatsızlık duyan, icraatı ile mutabık olmayan insanlar da bulunacak. Sayın Başbakanımızın müsaadeleri varsa, bu vatandaşlarımızın, şiddete başvurmadıkları, hakaret etmedikleri sürece görüşlerini bir şekilde ifade edebilme imkânına sahip olmaları gerekir. Demokratlık, vatandaşların bu özgürlüklerine de sahip çıkmayı gerektiriyor.

Yapıcı Diyalog Ve Uzlaşı Ruhu Mu?
Bir nokta daha var. Başbakan çevre konusunda duyarlığını anlatırken, “Çevrecinin daniskası benim” diyor. Burada da her seferinde kendisini merkeze koyan, her şeyin “en” olan formatını kendisine atfeden bir yaklaşımla karşılaşıyoruz. Her şeyin en iyisini Başbakanımız bilir. Çevrecilik mi yapılacak, tabii onu da en iyi Sayın Başbakan bilir, gibi...
Bunun “Komünizm mi lazım, onu da biz getiririz icabında” gibi versiyonlarını geçmişte tek parti döneminde yaşamıştık.
Başbakan Erdoğan’ın çevrecileri hedef alan son çıkışının, AB’nin Genişlemeden Sorumlu Komiseri Olli Rehn’in Türkiye’de AB reformlarının hayata geçirilebilmesi için “uzlaşı ruhu ve yapıcı bir diyalog” çağrısında bulunduğu bir döneme rastlaması da ilginç bir tesadüf.
Belki de Başbakanımızın uzlaşı ruhu ve yapıcı diyalogdan anladığı budur.


Yeni Çevre duyarlılığı ölçü birimi “ÇDR. Açınımı; Çevrecinin Daniskası Recep”
Veriler bize gösteriyor ki, politik yetmezlikler nedeniyle benzetmiş benzeteceği kadar…

Asla; cennetin izdüşümü Artvinimizi ve Türkiyemizi benzetemeyeceklerdır, çünkü “HES’ler kimi besler”’i biliyor bu insanlar..


*: Biyosfer Rezervi; Uluslararası öneme sahip ve UNESCO’nun İnsan ve Biyosfer (MaB=Man and Biosphere) Programı içerisinde yer alan karasal ve/veya kıyı ekosistemlerine sahip yerlerdir (UNESCO-MaB 2003:2).

Biyosfer rezervleri biyolojik çeşitliliğin korunması, ekonomik kalkınma ve kültürel değerlerin devamlılığı arasındaki çatışmaların sürdürülebilir bir şekilde çözülmesine dönük temel bir yaklaşımdır (UNESCO-MaB 2003:3).

Biyosfer rezervleri biyolojik çeşitliliğin korunması, ekonomik kalkınma ve kültürel değerlerin korunmasına dönük uygulamaların denendiği, seçildiği, sunulduğu ve geliştirildiği alanlardır (UNESCO-MaB 2003:4).

Biyosfer rezervlerinin üç temel işlevi vardır;

1-Koruma; genetik varyasyonların, türlerin, ekosistemlerin ve peyzajların korunmasına katkıda bulunmak,

2-Kalkınma; ekonomik kalkınmayı ve insan gelişimini sürdürülebilir şekilde sosyo-kültürel ve ekolojik olarak desteklemek,

3-Lojistik; yerel, ulusal ve küresel ölçekte doğa koruma ve kalkınma çabalarına dönük bilimsel araştırma, izleme, eğitim ve bilgi değişimini desteklemek (BATISSE 1997:12)

ŞEVKET ÇORBACIOĞLU
Teknopolitikalar Platformu
evesbere@mynet.com
TEL: 0312 431 96 88
GSM:0506 609 00 32

« Önceki Sonraki »

Yorum yazabilmek için lütfen giriş yapınız.(9) Yorum Yazılmış Arkadaşıma Yolla
Beğendim
  • Currently 3.5/5 Stars.
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
8 kişi oyladı Ortalama 5 üzerinden 4.5 yıldız aldı.


Yazar :Şevket Çorbacıoğlu Yayım Tarihi :16 Şubat 2010 SalıOkunma :2778

« AİDS

Hesler Kimi Besler - 2 »





Son Yorum Yapılan Köşe Yazıları

Mustafa Bilir; Samsun 19 Mayıs Lisesi Anıları-2 için yazdı,
Orhan Aksu; Sermaye Tapınakları Kentleri Bilim için yazdı,
Mustafa Kemal Emül; BLATTA ORİENTALİST´İN SİVAS GÜNCESİ için yazdı,
Namık Tipioğlu; BLATTA ORİENTALİST´İN SİVAS GÜNCESİ için yazdı,
Mustafa YAVUZDEMİR; Gençliğe Hitabe de Kaldırılmalı…! için yazdı,

Son Eklenen Köşe Yazıları

  • Ankara'daki Artvinliler Niçin Bölündü-3
  • Ulusal Bayramların İçi Boşaltılıyor mu?
  • Ankara'daki Artvinliler Niçin Bölündü-2
  • Ankara'daki Artvinliler Niçin Bölündü-1
  • Atatürk Dinsiz miydi?

Şubat
18
Prş

Duran KAYA Hesler Kimi Besler - 3 için dedi;

Sayın Çorbacıoğlu;
İlk algıda yanılabiliyoruz. Bundan sonraki süreçte, yazılarınıza devam ettiğiniz takdirde biribirimizi daha iyi anlayacağımızı tahmin ediyorum.
Selam ve saygılarımla.

Şubat
17
Çrş

Şevket Çorbacıoğlu Hesler Kimi Besler - 3 için dedi;

Duran kardeş; ÇED raporunu hazırlayanların tuzağını düştüğümü söylemeniz, beni ÇED raporu hazırlayıcısı olarak görmeniz veya alıntı-çalıntı boyutundaki "kopyala-yapıştır" yazanı olarak değerlendirdiğiniz izlenimi verdiği için yaklaşımım biraz sitemkar olmuş olabilir. Yazım genelde alıntı ve içsel olarak alıntıların kimlere ait olduğu belli-ki benim Radikal´de ´Hepimiz Hemşinliyiz´ başlığıyla yer alan yazımı da, yazı içinde alıntıladım- Duruşunuza getirdiğim eleştiriye gelince; yazınız salt birilerinin eksiklerini amaçlar işlevde. Yani HES konusundaki yaklaşımınızı yorumlarınızda yakalamak olası değil..Sanayi konusundaki yaklaşımımı öğrenmek istiyorsanız, size Mülkiyeliler Birliği Dergisi´nde çıkan V. Koç ile ilgili "Sanayi İmparatorü mu, Tüketim Provakatörü mu" başlıklı yazımı internette okumanızı isterim.....Duran adınızdan yola çıkarak yaptığım değerlendirme, sözcüklerle dans etme tutkusundan kaynaklanıyor; bu özelliğini yakalayan bir çizer arkadaşım bana, Bedri Koraman´ın başkanlığını yaptığı Karikatürcüler Derneği Dergisinde tam 4 yıl Mizah yazdırıp ´Güldüşün Çorbası´ köşemle insanların gülüp düşünme duyguların körelttirdi..Küsmek yok, tartışmaya devam..Çünkü doğru, eğri tartışmaların içinden çıkar..Selam ve SEVGİYLE, SAYGIYLA kalın..

Şubat
17
Çrş

Duran KAYA Hesler Kimi Besler - 3 için dedi;

Sayın Çorbacıoğlu;
Polemik yapmamaya çalışacağım ama bakalım başarabilecek miyim?
Bir çok kişinin düştüğü yanlışlığa burada yine düşüyorsunuz. Sizi asla "ti"ye almadım. Dikkat ederseniz yanlışlığı işaret ederek sizi uyarmaya çalıştım. ÇED raporunu örnek verdim çünkü gerçekten sahaya çıkmadan ve araştırma yapmadan bir başka yer için hazırlanan herhangi bir ÇED raporu başka yerler için de çok az değiştirilerek "kopyala-yapıştır tekniğiyle" kullanılmaktadır. Yorumumda özellikle buna dikkat çekmek istedim.
Yorumumda ayrıca yatırımlara taraf ya da karşı olduğum yönünde bir açıklamam, bir îmam olmadı.
Planlaması yapılan 1700 civarındaki HES´in yaklaşık ne kadar enerji üreteceğini de biliyorum. Hiç kimse bilmese bile en azından ben, kendimin nerede durduğunu çok iyi biliyorum.
İki dostun isimlerini zikretmemin sebebi ise yazınıza dikkat çekmek içindi.
Aslında size soracağım bir kaç soru daha vardı. "Yazınızın bir yerinde küçük yerli sermaye derken SANKO´yu da küçükler arasına mı alıyorsunuz, bildiğiniz gibi enerji ve HES işinde Sanko(Ark enerji) da var." gibi sorular sormak istiyordum ama artık sormayacağım.
Eleştirilerde "seviyeyi koruma" isteğinize katılıyorum.
Saygıyla ve doğanla kalın.

Şubat
17
Çrş

Şevket Çorbacıoğlu Hesler Kimi Besler - 3 için dedi;

Mazlum, Ayhan ve Abdullah arkadaşların fayda boyutundaki tartışmalarına teşşekkür ve selamlar..

Şubat
17
Çrş

Şevket Çorbacıoğlu Hesler Kimi Besler - 3 için dedi;

Yazımın 3. bölümü, söylediğiniz gibi ikinci bölümün içinde var olmasına karşın tekrarlanmış. İşin gerçeği, bir arkadaşıma mynet üzerinden yazıyı uzunluğu nedeniyle 3 bölümde ulaştırabilmiştim; yanlışlıkla arkadaşlara bölünmüş yazının üçüncüsünü de gönderdiğimi sonradan fark ettim. Abartılacak ve tiye alınacak bir durum göremiyorum, editör arkadaş bu bölümü kaldırabilir..
Gelelim hareketliliğinize Duran kardeşim; adının aksine yerinde duramıyorsunuz, fakat doğaya ve doğana saygı boyutunda bir yerde durman gerekiyor..Kimse bu ülkede yatırımlara karşı değil, yazımda vurguladığım gibi; yatırım adıyla yatırmalara karşıyız..Kısa ve öz; Su tutucu barajlara evet(Elbetteki Yusufeli barajına hayir!). Bu devasa barajlar ülkemiz enerji gereksinimine büyük katkısı var, fakat özgür akan dereleri ticari metaya dönüştüren "Yamaç santralleri" Artvin ve Anadolumuzun benzer doğasını yamaç paraşütünden düşen insan gibi yok edeceğini kim yadsıyabilir ki?. Yok eder çünkü bu hesçiklerden elde edilen enerji miktarı, kalp pilini çalıştırmayacak kadar küçük. Anlayacağınız gibi kalpleri durduracak bu enerji miktarı, salt birilerinin cebini dolduracak özellikler taşımaktadır.Doğamızın yok oluşu,cebi dolan insanımızın kendisini de yok edeceğini anlatmaktır amacımız. Bu gerçeğini göremiyen siyasi ve ekonomik rantçılar her zaman bizleri karşılarında bulacaklardır..Aslında çevre duyarlısı tüm yazılar, birileri için; ´aç beyne günde üç kez alınması gereken ilaç gibidir´..Lütfen eleştirilerde seviyeyi koruyalım, Artvinliye bu yakışır..Selam ve doğayla kalın..

Şubat
17
Çrş

Abdullah Aksu Hesler Kimi Besler - 3 için dedi;

Sn Mazlum Çoruh konuşuyorsunuz ama dinlemiyorsunuz saygı bekliyorsunuz ama saygı göstermiyorsunuz çok bağırdığınız için konuşulanları duymuyorsunuz meslek yanlızca mühendislik ülkede yanlızca Çoruh değil satılanda yanlızca sularımız değil

Şubat
17
Çrş

Mazlum. coruh Hesler Kimi Besler - 3 için dedi;

Sayın Duran Kaya,
Kitapta, çok iyi vurgulanmasa da, Çoruh Enerji Planı diye ülkemize yutturulan planın Enerji planı olamıyacağı sonucuna vardıran bir çalışma sunulmuştur. Kitabın yazılma hedefi, Yamaç santrallarının methini yapmak, nasıl projelendirilirler´i anlatmak değildir.
Bir inşaat mühendisi olarak, doğru planlamanın parçası, bayındırlık eseri olduğunu isbat eden, hiçbir mühendislik eserine karşı çıkmam mümkün değildir. Ama tekrar edeyim, Çoruh havzasında yapılan planlama ve bu planlamaya dayalı türev projelerin hiç birisinin doğru amaçlı olabileceğine inanmıyorum. Çünkü işin omurgası ahlaksız, alçakça. Elbette ki, o omurganın taşıdığı organların doğru işleyeceğini düşünmem de mümkün olamaz.
Benim davam, Çoruh Enerji Planını başta benim meslektaşlarım olmak üzere, bu ülkenin gerçek yurtseverlerinin önüne koymaktır. Büyük ihanetin anatomisini anlatmaktır.
Doğru yapılmış hiç bir plan veya projeye karşı çıkmam. Akarsuya müdahale edilir. Barajda yapılabilir. Amacın doğru, çözüm yararlı netice veriyorsa, kısacası faydası zararından çoksa neden müdahale edilmesin, neden yapılmasın?
Mesele, fayda ve zararlarını doğru ve eksiksiz tesbit etmek doğru hesaplamaktır. Daha önemlisi gerçek sahibine, halka, millete, sivil toplum örgütlerine her istediği ortamda hesap verebilmektir.
Siz, D.S.İ. nin şerefli mühendis ve yöneticilerinin, yaptıkları her hangi bir tesisin, mesele anlı şanlı Atatürk Baraj ve H.E.S. nın, gelir vegiderlerini eksiksiz, doğru bir şekilde ortaya koyduklarını gördünüz mü? Koyamazlar, koymazlar. Çünkü inanılmaz bir ihanet ortaya çıkar.
Siz sayın Kaya, yıllardır Yusufeli barajı kavgası veren arkadaşlara, D.S.İ. nin şerefli yöneticilerinin göğüslerini gererek hesap verdiğini gördünüz mü? D.S.İ. meslek haysiyetleri iğfal edildiğinin farkında olan mühendisler, elbetteki kan ağlayarak çalışıyor. Ama onların bile bu büyük ihanette payları var.
İnanmayanlara Çoruh´ta işlenen alçaklığın boyutlarını öğrenmelerini tavsiye ediyorum. Bunun için tek çarem, sevsenizde sevmesenizde malüm kitabı okumanızı önermektir.
Çoruh Enerji Planı doğru planlansaydı nasıl olurdu? sorusunun doğru cevabını öğrenmediğimiz takdirde, bu planın hangi boyutta bir ihanet planı olduğunu anlayamayız. İşin omurgasını tam öğrenmeden mücadele yöntemlerini doğru seçemeyiz.
Kitapta anlatılan, Çoruh enerji planının doğru bir anlayışla planlama yapılırsa, bilinen benzer projelerle karşılaştırılarak nasıl netice vereceğidir. Burada örnek olarak verilen projelerin, Benim tavsiye ettiğim, doğru planlamayla hayırlı neticeler doğuracağına inandığım Yamaç santralları ile benzerliği vardır, sadece. Bu projeler, Yamaç santralı anlayışıyla yapılmış projeler değil. Ama mevcut planın vehameti, hedef olarak seçilen, D.S.İ. mühendislere ve Millet vekillerine, yine kendi kafalarından çıkan projelerle karşılaştırılarak anlatılmıştır. Ki sağa sola kaçmasınlar!.
Çoruh havzasında, doğru planlama yapılması halinde çıkacak durum yine onların kullandığı fenerlerle gösterilmek istenmiştir.
Tekrar ediyorum, Çoruh Enerji Planı diye bu ülkeye yutturulan plan, asla bir enerji planı değildir. B.O.P.´un ülkemiz üzerinde ki son işlemidir. Seri yazılarımı lütfen tekrar tekrar okuyunuz. Benim kadar bu planın hayırlı taraflarını arayan çıkmadı. Her seferinde hüsrana uğradım.
Benim yüreğimi burkan, "ben aydınım" diyenlerin içinden bu ortaya koyuşun karşısına çıkıp, bu planın hayırlı neticelerini anlatabilecek vatan evlatlarının ortaya çıkmaması ve herkesin kendince bir yol tutturup, işin esasından uzak durmasıdır.
Üzüntüm, aydınlarımızın işin omurgasıyla uğraşmayı bırakıp, hatta uğraşmaktan çekinip, kılıyla tüyüyle uğraşmasıdır. Unutmayınız sayın Duran, bugün bizleri bir araya getiren tahribatların büyük ölçüde geriye dönüşü vardır. Ama Çoruh Enerji Planının omurgasının uygulanması halinde, geriye asla dönüş olmadığı gibi, büyük bir İhanetin sonucuna da katlanmış olacağız.
Mücadele eden arkadaşların yaptıkları yanlıştır zararlıdır anlamı çıkarmayın lütfen.
Çorbacıoğlunun yazısını tümüyle değerlendirmeyi, kendi açımdan, boş bir gayret olarak görürüm. Benim derdim amacım. İhanetin sonunu göstermektir.
Yazım hatalarımdan dolayı bağışlayın, yazmayı yeni öğreniyorum.

Şubat
17
Çrş

Ayhan Kaleli Hesler Kimi Besler - 3 için dedi;

Duran bey Açıklayayım.
1 Suyun ticarileşmesini reddediyoruz.
2 Su kullanım hakkının Yörede yaşayanlara ait olduğunu savunuyoruz..
3 Suların Yerli ve Yabancı şirketlere Her ne şekilde olursa olsun imtiyaz tanınmasına karşı çıkıyoruz.
4 Çevresel faktörler göz önüne alınarak.Sosyal projeler kapsamın da mahaline hizmet götürmek amacıy,la suların bilhassa az olan yerlerde.sulama ve elektirik üretmek maksadıyla Halkın hizmetine sunulacak ve halkın yararlanacağı göletlere karşı değiliz. Ancak kullanım hakkı semaye şirketleri olmamalı .Doğaya da münimum düzeyde bile zarar vermeyecek..
Bizim olmasa olmazlarımız İnsanımızı yerinden yurdun dan edecek yatırımları ekonomik ,gayri ekonomik ne şekil de olursa olsun istemiyoruz..
Hizmet amacıyla iş makinalarını dağların başındaki çoban kulubesi olan yere kadar götürüp doğayı tahrip eden hizmetleri de istemiyoruz.
Ayrıca çoruh enerji planının enerji üretme planı olduğuna inamıyoruz.Barajları kabul etmiyoruz.Bu projelerin maksatlı projeler olduğunu her ortamda yüksek sesle dile getirdik, getirmeye ,de devam edeceğiz.
Cerat Tepe den başlayarak İspire kadar uzanan kaçkar sıradağların daki madenlerin uluslararası şirketlere verildiğini ,İnsan yaşamayan bir vadi de maden şirketlerinin daha rahat hareket edeceğini göz önüne alır isek. Çoruh enerji planının arkasındaki gerçek niyeti daha iyi anlarız..
Vadinin boşaltılması nın uygulamaya sokulması bana göre 5 aşamada gerçekleşmektedir. tabi bu yoruma açıktır ama emareleri de inkar edemiyoruz..
1 Büyük kitlesel barajlarla vadi tabanındaki taşıyıcı yerleşimler yok ediliyor.( büyük köyler kasabalar ve yusufeli ilçesi)
2 Daha yukarı da kalan köyler.sularına el konularak göçe zorlanıyor.
3 Kadastro çalışmaları bahanesi ile yaylalardaki yüzyıllardır kullanılan araziler orman kapsamına alınıyor..
4 Vadi tabanın da su altında kalmayan irili ufaklı arazilerin alternatifleri varken tam ortasından 40 metre yol geçirilerek kalan araziler de kullanılmaz hale getiriliyor..
5 Yine barajdan etkilenen köylere Ç.E.D raprunda belirtilen yerleşkelerin aslında gerçek olmadığı yeni yerlerine yerleştirlimesi düşünülen insanların incelendiğinde,o yerlerin ya susuz yada maden ruhsatı kapsamıına alındığını görürüz..
Bütün bunların ışığında biz bu projelerin proje olmadığını iddaa ediyoruz.İnsanın esas alınmadığı doğanın çevrenin hiçe sayıldığı kimler tarafından uygulmaya sokulduğu karanlık odaklara hizmet edecek olan hilkat garibesi uygulamının karşında olduğumuzu belirtiriz.
Selamlar

Şubat
17
Çrş

Duran KAYA Hesler Kimi Besler - 3 için dedi;

Sayın ÇORBACIOĞLU;
Sanırım yazınızı yazdıktan sonra dönüp okumamışsınız. Ve sanırım çok eleştirdiğiniz ÇED raporunu hazırlayanların düştüğü tuzağa siz de düşmüşsünüz. Yani "kopyala-yapıştır" tuzağı.
Üç bölüm halinde sunduğunuz yazınızın son yani üçüncü bölümü zaten ikinci bölümde yazılmış olup, ikinci bölüm yazının bir kısmını üçüncü bölüm olarak yayınlamışsınız. Bir karışıklık olduğu ortada ve bu karışıklığı düzelteceğinizi umuyorum.

Bunun haricinde ise size söyleyeceğim, Sayın Mazlum ÇORUH ile bu sayfalarda tartışacağınızı umuyorum. Siz anladığım kadarıyla "göletli HES´leri" savunurken, Sayın ÇORUH "yamaç santrallerini" yani "göletsiz HES´leri" savunmakta. Sayın KALELİ ise her iki sanral tipini de reddetmekte. Yakında burada kıyamet kopar.

Üstteki paragrafı affınıza sığınarak şaka yollu yazdım. Ama görüşleriniz arasında bayağı fark olduğunu fark ediyorum.

Aslına bakarsanız ben sizin, bir mühendis olarak rakamları yazacağınızı zannetmiştim.

Selam ve saygılarımla.



   Yazar Hakkında

Şevket Çorbacıoğlu

İnş.Müh-Türk Mühendisler Birliğinin iki dönem Genel Başkanı-TMMOB-İMO Genel Sekreteri-KHGM Diyarbakır Bölge Müdürü(2001-2002)-Teknopolitikalar Platformu kurucusu ve sözcüsü-Ankaradaki Artvin Vakfının kurucu üyesi ve halen isteğe bağlı ikinci başkanı; Otantik Artvin Evi proje tasarımcılarından ve öykülendiricisi İşin özü; Cennetin izdüşümü Artvin bütününde Doğa ve doğan/insan aşığı yazan çevreci bir mühendis. Milletvekilliğini, sivil örgütlerdeki duruşuyla MİLLETİN VEKİLLİĞİne tercih etmeyen bir adem...Daha doğrusu Milletin Vekilliğini milletvekilliğine tercih eden bir adem..
evesbere@gmail.com

Diğer Yazıları

  • Ulusal Bayramların İçi Boşaltılıyor mu?
  • Anneler Günü İçin Önerim
  • Samsun 19 Mayıs Lisesi Anıları-2
  • Yılmaz Erdoğan ve Tayyip Erdoğan
  • Artık İki Tane E-Muhtıramız Oldu
  • 1 Mayıs'ı da İkiye Böldük
  • Başbakanın Bina Okuması ve Özel Paşası
  • Ankara'da Artvin Tanıtım Günleri
  • 23 Nisan Bayram Öncesi Çoçuklara Yaşatılanlar
  • Sermaye Tapınakları Kentleri Bilim Kurgu Kentlerine Dönüştürüyor
  • Marmaris'in Mavisi ve Yeşili Yok Artık Ankara Gibi Betonlaşmış
  • Çatalca; İstanbulun Unutulmuş En Güzel Yanı
  • Chp İktidara Koşmak İçin Ne Yapmalı?
  • Cin Olmadan Çin Gibi Çarpmak
  • Çoçukları Eğitmek mi Amaç Yoksa Eğdirmek mi?
  • Devlet İhalelerinde Dik Duramayışın Öyküsü
  • Nasistler Egemen Olmaya Başladı
  • K-Adın Var mı?
  • Eşek Yerine Koyanlar ve Sağanlar
  • TL'mizin de Sembolü Oldu
  • Dini Dar Nesil miyiz Biz?
  • Ustanbuldasın Ankara'yi Bulasın
  • Chp'de Büyük Tüzük Savaşları
  • Akp'yi Teorize Eden Mehmet Altanlar vb Gerçeği Görmeye Başladılar mı?
  • Atatürk'ünü de Düşüncesini de Al da Git!!!
  • Arhavili Doğa Duyarlılığındaki Kararlılığını Gösterdi
  • Korkunun Silivri'ye Faydası Yoktur
  • Öcalan'ı Bodruma Paşa Yapan Türköne Atatürkçü Olmuş
  • Noooo, El'inizi Yoksuldan Çekin 2012'de
  • Samsun 19 Mayıs Lisesi Anıları-1
  • Ermeni Fransa ve Akp Duruşu
  • Cahil Açığı ile Cari Açığı Tetiklemek
  • Akp Devletçi Oldu-1
  • Yükselen Türkiyemde Yükselen Halk mı Birileri mi?
  • Gazete Çankaya ve Sobe
  • Chp'de Kavga Bitmez, Kavgacılar Gitmez
  • Dersim Dersleri
  • Tayyip Erdoğan Sosyalizme Yelken Açtı
  • Euro 2012'ye Gidemeyişimizin Suçlusu Kim?
  • Kurtlar Vadisi Karakterleri ve Kozinoğlu Ölümü
  • 10 Kasım Gözyaşım
  • Çürük Binaları Değil Çürük Bina Yapanları Güçlendiriyoruz
  • Demokrasisiz ve Solsuz Cumhuriyet'e Doğru
  • Nükleer Hesler ve Tehlike Seni Bekler 2
  • Bizi Bizden Ç-Alan Yetenek Sizsiniz
  • Nükleer ve Hes Karşıtlarını Eleştirmek 1
  • DOLARA DEĞİL DOĞAYA
  • Laiklikten Korkmayın!
  • EKO(NO)MİKLİKLER
  • Nerede Benim Eski Seçimlerim
  • Arhavilinin Doğa Duyarlılığı
  • Mustafa Balbaylar Neden Yemin Edemiyor?
  • Şike ve Futbol Pazarını Ele Geçirme
  • ABD'nin Böl-Yönet Politikası Sonlanabilir mi?
  • Akp'in Değişimlerini Utanmadan İnkar Etmek
  • Chp Başarısızdır, Doğru. Fakat Akp İçin de İstediğini Aldı Diyemeyiz
  • Gül, Düşün ve Oyunu Ona Göre Ver
  • Ygs Sınavı ile Ne Oldu? Kim Güldü, Kim Ağladı?
  • Seçimlerde Hile Olabilir mi?
  • Metin'imiz Doğası ve Doğanı İçin Şehit Oldu
  • Akp Dağıtırken Chp Aile Sigortası Diyor
  • Kütahya-Simav Depreminin Gerçek Sesini Merak Edenler
  • Güneydoğu İpek Yolunda Mardin ve Hasankeyf
  • Büyük Anadolu Yürüyüşü Kimleri Rahatsız Etti ve Kimler Gerçekleri Görmüyor?
  • 19 Mayıs 1919'da Değişen Yazgımız 12 Haziran 2011'de Karşıt değişime Uğrar mı?
  • Mühendisler Hayden Sıra Sizde, Meydanlara...
  • Chp İktidar Oluşumunu Düşlere Taşımak
  • Başbakan'ın "Kanal İstanbul Projesi" mi, Şevket'in "Ankara Dereli Akıtılsın Projesi" mi...?
  • Samsunspor Süper Lig'deki Evine Döndü
  • 1 Mayısta 1 Daha Y-Azmak
  • Nükleer Enerji-Matruşka-Göktaşı
  • 23 Nisan ve Atatürk ve Mandela ve Nobel ve Kurbağa
  • Bedri Baykam'ı Ben Bıçakladım!
  • CHP'yi Eleştirmek
  • HES Lisanslı Çantacılar ve Kılıçdaroğlu
  • Temiz Eller mi Yoksa Tesbih Eller Operasyonu mu?
  • Engin Ardıc'ın Eyalet Önerisine Şeçenek Bölge Bakanlığı
  • Kapitalistlerin Tepişmesi ve Kapitalsizlerin Ezilmesi
  • Çay Demlemesini Biliyor muyuz?
  • Aygaz Tüpü ve Nükleer Enerji
  • Hagi Hagi, Hadi Hadi Güle Güle
  • Japonya'da Kıyamet Provası ve Türkiye Deprem Manifestosu
  • Y-Azanlar Tutuklanmalıdır
  • Dünya Sosyal Patlama Risk Haritası'nda Türkiye Yok
  • HES'sizce Mavi ve Yeşile Yolculuk-Arhavi Kamilet Vadisi
  • Amerika Ağalığı Bırakmalı Ağabeylik Yapmalı
  • Çankaya-Dikmen Artvin Evi Önündeki Sevgili Ceviz Ağacını Vurdular
  • Asker Üzerinden Siyaset Yapma! Çünkü;
  • Wikileaks Sonrası Bile Ülkem Relax
  • Torba Yasası Kimlerin Torbası?
  • Galatasaray Nereye Koşturuluyor?
  • Kılıçdaroğlu Chp'li Belediyeleri Eleştiremez!
  • Uğur Mumcu'yu Öldürdük Zanneden Aciz Ölü Tasnifçileri
  • Ben Cenneti Buldum
  • Aksırmak Tıksırmak Ne Demek?
  • HES-Savar Doğa Kalkanı ve Artvinliler
  • Siyaset Meydanı da Özelleştirildi Gibi
  • 21.Yüzyılın 11.Yeni Yılı
  • Atatürk'ün Ankara'ya Gelişi
  • HES-Savar Doğa Kalkanı Projelere Var mısınız ? I
  • Chp'nin 15. Olağanüstü Kurultayı ve Büyük Özgürlükler Sözleşmesi
  • Haydarpaşa Garı Yandı mı, Yandırıldı mı ?
  • Son Ali Sami Yen Sonunda Galatasaraya Cehennem Oldu
  • Olağanüstü Kurultay Öncesi Kılıçdaroğlu'na Olağan Seslenişim
  • Demokrasi Sağlığa Zararlıdır
  • Chp ve Galatasaray'da Olağanüstülükler
  • Dünyada Dinler ve Dini Bayramlar
  • 10 Kasım Yas Değildir
  • Hes ,Yes , Kes Ve Pes
  • 29 Ekim 1923 Cumhuriyet'i ve 29 E-kim 2010 Cumhuriyet'i
  • Demokratik Uzlaşı İçin Türban Değil Başörtüsü Önerimdir
  • Halk Oylamasındaki Gerçeği Düş Görenler
  • Galatasaray Med-Cezieleri ve Tugay Kerimoğlu
  • Denis Som Aramızdan Çok Erken Ayrıldı
  • Bodrum ve Mavi Yolculuk
  • Hiddink'e Azeri Tokadı da Alman'dan
  • Re-Cepsel Çılgın İstanbul Projeleri
  • Düşünce ve İnanç Özgürlüğü Sınırsız mı?
  • Çılgın İstanbul Projeleri
  • Ayvalık ve Çevresi Ayvayı Yemiş
  • Sinem'in Üç Çoçuğu ve Sinem(aları)
  • Laz Sezen Aksu'nun Duruşu Doğru mu ?
  • Evet ve Basket
  • Hayır Çıkarsa Fena Olur!
  • Askeri ve Sivil Darbelere
  • Taşımalı Siyasete E-Vet mi, E-Ret mi?
  • Gökçeada ve Muço Ailesi
  • 30 Ağustos 1923 ve 12 Eylül 2010 Emperyalizme 'Hayır!' Demenin Amentüsüdür
  • Rize'deki Felaket Yıllardır Geliyorum! Diye Bağırıyordu
  • Futbolumuz Avrupa´da Deprem Geçirdi
  • Yaşam Bir Hevestir, İlk ve Son Nefestir
  • Türk İslam Cumhuriyeti 2013'te 1. Yılını Kutlayacakmış
  • Kılıçdaroğlu'nun Kalibresi ve Duble Yol
  • Devenin Boyu ve Düşüncenin Boyu
  • Galatasaray Rijkaard İle Değil Koşmak Yürüyemiyor
  • Papazın Bağını Ankara Betonlaşması Yutmak Üzere
  • Orduyu Tutuklamaktır Bunun Adı
  • Recebim-2 Ağladı Ağlattı
  • Antidemokrasi ve Artıdemokrasi
  • Ahtapot Bu Sefer Yanıldı, Dünya Şampiyonu Hollanda
  • Benimseyemediğim Atasözleri
  • Artvin Evi Özelinde Teknik Şartname Ve İnşaat Sözleşme Örnekleri
  • Sivas Katliamı
  • Barış ve Demokrasiyi İstemiyorum
  • Şehitlerimiz, Busemiz, Behzat Miser ve Babalar Günü
  • İlhan Selçuk'u Kaybetmedik
  • Terör ve Teori
  • Son Belediye Yasası Belediye Kasası Gibi
  • Sel Felaketleri Meteorolojik mi İdeolojik mi?
  • İsrail Çağımızın Haydutu ...mu?
  • Mayıs Korkuları ve 27 Mayıs
  • İnternetini Al da Git (Get The Internet On The Go)!!!
  • Osama ve Kılıçdaroğlu´nu İzlemek
  • Hasankeyf´in Tarihi Keyfini HES ile Bozanlar
  • Maden Ocağı Yine Çöktü, Komplo da...
  • Hasankeyf'in Tarihi Keyfini Bozanlar
  • Mayıs Korkuları, 19 Mayıs ve Gandhi Kemal
  • Kılıçdaroğlu ve 17 Yıl Önce Yazılan Bir Yazı
  • Baykal'ın Haklılığını Kanıtlayan Sözler
  • Siyaset Oyunlarının Yoksulu Kılıçdaroğlu Nasıl Aday Olmalıdır?
  • Kaset ve Kasıt
  • Annecim Değişen Bir Şey Yok
  • Mütarekeci ve Vatan Haini Olmak Olası mı?
  • Üç Fidan Devasa Bir Orman
  • 1 Mayıs; Taksim Meydanı Taksim Edildi
  • Boğaz Köprüleri Boğazın İncisi Değil Sancısıdır
  • Sarı İneğimize Ne Oluyor?
  • Futbolumuzun Hastalığı Şampiyon Yapamayanı Hemen Göndermekle Başlıyor
  • 23 Nisan ve Birkaç İnsan
  • Fb İçin Paşa Ağlıyor, Soytarı Gülüyor
  • Köy Enstitüleri ve Küresel Efendi
  • Anayasa Ve Venedik Tacirleri
  • Rijkaard Sivas´ta Kendini Bitirdi
  • Güldüşün Çorbası-2
  • Bu Galatasaray'ın Fener karşısındakı Durumu, Halkın İ ktidarKarşısındaki Durumuna Özdeş
  • Güldüşün Çorbası
  • Anayasaya Dokun, Doğaya Dokun, Kendine Dokunmama Kuralı
  • Futbolun Efendisi Özhan Canaydın´ı Kaybetmedik
  • Halkoyu ile Halkı Oyuna Getirmek
  • Trabzon´da Güneş Doğdu Rijkaard Soldu
  • Balbay ve Özkan´a İletir misiniz
  • 100 Bin Ermeni ve Türkiyelilik
  • Berta Köprüsünde Çevre Dostlarının İsyanı
  • Kılıçdaroğlu' nu Anlamak
  • Elazığ Depreminde Suçlu Kerpiç Evler
  • Fazla Düşünmeyin Bırakın Kendinizi Bize
  • Acı Tütün
  • Şili'nin Deprem ve Yaşam Duyarlılığı ve Türkiyemiz
  • Futbolda Niçin Avrupa´da Yokuz
  • Tekel ve Çalışanları Batırıldı
  • Artvin Özelinde Yol Yapım Önerisi
  • Hesler Kimi Besler - 3
  • Hesler Kimi Besler - 2
  • Hesler Kimi Besler - 1

   Yeni Köşe Yazıları

Son yazılar en yeni en üstte
Rasim Yılmaz Rasim Yılmaz

Ankara'daki Artvinliler Niçin Bölündü-3

Şevket Çorbacıoğlu Şevket Çorbacıoğlu

Ulusal Bayramların İçi Boşaltılıyor mu?

Rasim Yılmaz Rasim Yılmaz

Ankara'daki Artvinliler Niçin Bölündü-2

Rasim Yılmaz Rasim Yılmaz

Ankara'daki Artvinliler Niçin Bölündü-1

İbrahim Erol İbrahim Erol

Atatürk Dinsiz miydi?

Şevket Çorbacıoğlu Şevket Çorbacıoğlu

Anneler Günü İçin Önerim

Şevket Çorbacıoğlu Şevket Çorbacıoğlu

Samsun 19 Mayıs Lisesi Anıları-2

Şevket Çorbacıoğlu Şevket Çorbacıoğlu

Yılmaz Erdoğan ve Tayyip Erdoğan


   Üye Girişi

 
Kullanici adi ve sifre alani büyük-küçük harflere duyarlidir.
Yeni Üye Kaydı
Kayıp Şifre
Giriş Yardımı Giriş Yardımı

   Galeri Son Resim

Artvin resimleri son eklenen resim dosyası.Artvin Manzara Resimleri kategorisinde.

Tekin Böbrek

tarafından eklenmiş.
» Ardanuç Çakıllar köyü
Ardanuç Çakıllar köyü
Resim kategorileri içerisinde yayla resimlerini beğeneceğinizi umuyoruz.

www.artvin.biz'de şu an dolaşan 18 kişi bulunmaktadır.www.artvin.biz bugün 790 tekil kişi,5648 çoğul kişi tarafından ziyaret edilmiştir.
2012 yılı toplam 1222056 tekil kişi, 10797509 çoğul kişi tarafından ziyaret edilmiştir.Ip numaranız 38.107.179.210 'dir.
www.artvin.biz'de toplam 13945 üye bulunmaktadir.Son Üyemiz birkangenc
Online Üyeler:


Sayfa olusumu: 1,125 saniye
© Artvin biz 2005-2012 Coded&Design By Cengiz Gündüz  

BlogEngine | Artvin Siteleri | Resim Gönderin | İletişim | Arkadaşınıza Tavsiye Edin | Kullanım ve Gizlilik Sözleşmesi


Rss rss Haberler | Resimler | Videolar | Sitemap24 Mayıs 2012 Prş Saat: 19:30:39 Css | Sayfa Başı