Artvin Köşe Yazıları
»Hes'lerle Mücadelede Öncelik Kimlerdedir?
Bu mücadelede, sorgulama ve göreve çağırma sorumluluğunda öncelik kimlerdedir?
Ülkemiz üzerinde yapılan mel’un derin planların yapımı ve işleyişi; yetkili kıldığımız, bu sebeple sorumluluk yüklenenlerin, kendi kendilerini eleştirmekten kaçınmalarıyla hız kazanmaktadır. Eleştiri yapanlara, düşman, haddini bilmez, gözüyle bakmalarının sağlanmış olması, melanetin işleyişini rahatlatmaktadır. Onlara, “kendilerinin daima en iyisini yaptıkları” gibi, akıl dışı bir fikir sabitlenmiştir. Bu hal, uzun soluklu bir psikolojik harekat sonucunda sağlanmış olmalı.Tenkit kabul etmez kişilikleri, bu hâllerini besleyenler tarafından istenilen yöne sevkedilir hale gelmiştir.
Bendenizin, ilgilendiğim konu itibariyle, başımıza bela edilen, geleceğimizi karartan, ülkemizin bütünlüğünü tehdit eden ve ülkemizi inanılmaz borç batağına sokan, diz çöktüren, iddia ettiği hiçbir ürünü zamanında ve ekonomik olarak üretemeyen plan ve projelerin sorumlusu, yapımcısı kurumda; yani D.S.İ. de gördüğüm budur. Bu arkadaşlara yaptıkları işin enini boyunu ne getirip götürdüğünü sorduğunuzda; ya size cevap verme lûtfunda(!) bulunmaz, susarlar veya denk getirirlerse, haddinizi aştığınızı, hemde utanmadan, yüzünüze söylerler . Cumhuriyetimizin bu gibi kurum ve kuruluşlarında çalışanlar, yurttaşlara her an hesap vermenin kendi meslek haysiyetlerinin en emin göstergesi olduğunu bilmek istemezler.
Çok acıdır; bugün, Cumhuriyetin binbir emekle, yurttaşların büyük fedakarlığıyla, kurduğu kurum ve kuruluşları yönetenler, sorumlu bir yönetici gibi davranmayı, meslek haysiyetlerini korumanın şartı olduğunu idrakten uzaktırlar. Mecbur oldukları ‘derhal hesap verme’yi bir kenara bırakın; kurumun gerçek sahibi olan yurttaşları, soru sorduklarına nerdeyse pişman etmekteler, yazılı sorulara aylarca cevap vermemekte, verdikleri cevapları konunun teğetinden geçirmektedirler.
Bu arkadaşlara sorumlu bir yurttaş olduklarını, meslek haysiyelerini göğüslerini gere gere korumaları gerektiğini hatırlatacak, doğru yolu gösterecek; yürüdükleri kirli çamurlu yoldan vazgeçmelerini isteyecek olanlar elbetteki bütün aydınlardır.
Elbetteki, bu arkadaşlardan hesap sormak, öncelikle konuya yakın ve hakim olan aydınların görevidir. Bunu sade yurttaşlardan bekleyemeyiz.
Öncelikle aydınların görevidir, dedik. Bir adım daha gidelim: Bu görev, öncelikle, Ankara’dakilerin sonra dışındaki kamu kurum ve kurşlarının birimlerini yönetenlerin ve çalışan aydınlarındır. Kamu dışında çalışanlarda da öncelik sırası aynıdır.
Neden öncelikle Ankara’dakiler? Cevabını verelim: Bu kurumları yönetenler ve çalışanlar, ülkemizin ve insanımızın başına, Çoruh Enerji Planı gibi plan ve projelerle çorap geçirenler, Ankara’da görev yapanların paydaşlarıdır da ondan. Çünkü bu işlerin merkezi, ülke yönetimini paylaştıkları yer Ankara’dır. Bu planları yapanlar, yaptıranlarlar; bu plan ve projelerin sorgulamasını yapması gerekenlerle beraber, Ankara’dadırlar. Sorgulaması gerekenler de, böyle plan ve projelerin yapımını üstlenenler, planlayanlar, onaylayanlar da Ankara’dadır. Hemde en yetkilileri, sade tanımla ağa babaları Ankara’da ekmeklerini kazanmaktadırlar, daha sade tanımla, çöreklenmektedirler. Ülkemize yapılan bu akıl almaz kötülüklerin, merkez üsleri Ankara’da dır. Bu sebeple, sorumlularını uyarmak, hesap sormak, onurlarını kurtaracakları yargı önüne çıkarmak, öncelikle Ankara’daki aydınların işidir.
Şurası hiç unutulmasın; bu ülke, başta Ankara’dakilere emanet edilmiştir. Emaneti korumak, korumayanları sorgulamak, yargılamak başta Ankaradakilerin görevidir. Milletin sırtında saltanat sürmeleri için Ankara’ya gönderilmediler.
Paydaşlıkları, her hangi bir varlığı paylaşmalarından kaynaklanmıyor, ülke yönetiminde ki paydaşlıktır. Bu paydaşlık, onlara öncelikli sorumluluk ve yetkiyi yükler. Onlar, herkesten daha iyi, daha kolay sorarlar, sormalıdırlar. Onların sorgusu daha keskin olur. Kendi görevlerini doğru ve güzel yapmalarının da şartıdır.
Örnekleyelim: Ankarda Karayollarında, İller Bankasında diğer kurum veya kuruluşlarda görev yapan inşaat mühendisleri, sivil toplum örgütlerini yönetenler, kendi meslektaşlarından, herkesten önce hesap sormalıdırlar.
Ankara’ da ekmeğini temin edeceksin, yanındaki yönetim paydaşın, ülkenin başına inanılmaz çorap geçirecek, sen başkalarına ders vermeye kalkışacaksın!. Bunu anlamak mümkün değildir. Kafalardaki bu çarpıklık insana ürküntü veriyor. Ankara’dakiler dururken, Sultan hamamda işportada geçimini temin eden, vergisini veren esnaftan mı hesap sormasını bekleyeceğiz?
Kısaca:
Çoruh Enerji Planı gibi planları ülkenin başına çuval gibi geçirenleri uyarmak, bu işlemleri durdurmak ve tersine çevirmek için Hukuk yolunu açmaya İnşaat Mühendisleri Odasını mecbur bırakmak, öncelikle, Ankara’daki onurlu paydaşlarının işidir.
Sorgulanması gerkenlerin de, sorması, sorgulaması gerekenlerin de ağababaları Ankara’dadır. Ülke , hangi görevde olursa olsun, öncelikle Ankara’dakilere emanet edilmiştir.
Onlar toplumun önüne düşmelidirler. Kimsenin arkasına saklanmaya hakları yoktur, korku onların bahanesi olamaz. Kötülüklerin yaratıcıları, icracıları Ankara’da çöreklenmektedirler. İhanet vizeleri de Ankara’da verilmektedir. Hem de Ankara’daki yurtseverlerin gözleri önünde!.
Ankaradaki aydın, huzur içinde ahkam kesiyor; benim gibi bir yarı aydın, inşaat mühendisi, utancından evlatlarının yüzüne bakamıyor.
Yazar :Mazlum Çoruh Yayım Tarihi :22 Tem 2010 PrşOkunma :584
Son Yorum Yapılan Köşe Yazıları



Sayfa Başı