Artvin Köşe Yazıları
»Mazlum Çoruh Diyor ki -Kitabın Kıymeti Harbiyesi
Bazılarınca hiçbir değeri olmayan; biraz dikkatlice okuyanlar tarafından, “ciddi bir
çalışmanın ürünü” olduğu söylenen kitabın, bu mücadelede kıymeti harbiyesi nedir?
Bendeniz, bu mücadelenin içine Yusufeli ilçesine yeni yerleşim yeri aramaya kalkışınca düştüm. Yakında, 17 nisanda 5. yılımı dolduracağım. Bu davaya yıllarca önce adananlar vardı, onlarla tanışmam beni sorumlu kıldı.
2007 yılının nisan ayına gelinceye kadar, aklıma gelipte yapmadığım iş, göstermediğim çaba, çalmadığım kapı kalmamıştı. Başlangıçta, Yusufeli barajlı santralının melanetini anlatmayı kendime yeterli bir mücadele konusu seçmişken, 2006 yılının başından itibaren Çoruh Enerji Planının tümünü tanımaya mecbur kaldım. Vardığım dehşet verici neticeleri, en iyi idrak edeceğini düşündüğüm meslektaşım barajlar kralıyla paylaşmak istedim. Em. Al. İnş. Y. Müh. arkadaşım Hüseyin Işık randevü aldı; gittik görüştük. Dışarı çıkarken doğrusu şaşkındım. 2007 Ağustosa kadar bekledim. Ses seda çıkmayınca, yeni bir çare olarak kitap yazmaya karar verdim.
Bildiklerimi, gördüklerimi, hesapladıklarımı ve vardığım neticeleri ülkenin yurtsever aydınlarıyla paylaşıp, onların eline sağlıklı, yeni hukuk yolu açabilecekleri bir dosya vermek amacını güttüm.
Yazar değilim, hayatım boyunca da yazmaktan pek hoşlanmadım. Bu sefer yazmaya mecburdum. Meseleyi anlamak isteyen herkese elimden geldiğince anlatmak istedim. Kastım oydu.
Bir havza planlamasında olması gerekenleri, yine aynı kafaların anlayışıyla yapılmış projeleri örnek alarak, ortaya koydum. Olması gereken ile yapılanı, yapılmak isteneni 35 başlıkta karşılaştırdım. Vardığım netice dehşet vericiydi. Planın bir bayındırlık planı olamayacağı açıktı. Özetle, ülkeye diz çöktürme, havzanın insandan boşaltılması planı di. Böyle bir planın, cehalet, dalalet, gaflet veya korkuyla yapılamacağı açıkça görünüyordu.
Planın, nasıl bir ihanet planı olduğunu, anatomisini, başta meslektaşlarım olmak üzere, baş sorumlu DSİ´den hesap sormak isteyen herkese anlatmaya çalıştım. Ggerçeğin görebildiğim boyutlarını bütün çıplaklığıyla ortaya dökmeye çalıştım. Projesi kesinleşmiş, 15 adet barajdan 11 adedinin hatta 12 adedinin içinde bekletilecek su yoktu; kısaca, enerji üretimi için bu barajlara ihtiyaç yoktu. Ayrıca yapılmaları halinde de enerji üretimi azalıyordu. Ortada büyük bir mühendislik sefaleti işlenmiş idi.
Bu dehşet verici bir durumdu. Planın ekonomiye vereceği zararı, sosyal hayata ve çevreye yapacağı melaneti meydana getirmek için bu derece mühendislik sefaletinin işlenmesine gerek yoktu. Burada işlenen sefaletin üçte biri yeterliydi. Bu planın başka amaçları olduğu açıktı.
Konu edilen, KUSURSUZ ENERJİ(!) PLANI isimli kitapta, “Çoruh Enerji Planı” adı altında millete yutturulan planın ne planı olduğunu yeterinden fazla argümanlarla(destekleyici, açıklayıcı unsurlarla, yani kanıtlarla) anlatılmıştır.
Bu gün artık, hesap sormak isteyen, hesap sorma mecburiyetinde olan, dava açmak isteyen her hukuk adamına dayanak olacak bir dosyanın özü elimizde mevcut.
Öyle inanıyorum ki, bir müddet sonra, bu planı uygulamaya koyan bu kurumdaki yurtsever mühendisler utanç içinde kalacaklar, evlatlarının geleceğini karanlığa atmaktan kurtulacaklardır. Evlatları tarafından, kendi sıfatlarının seçilmesine imkân tanımayacaklardır.
Bu gün elimizde, ülkenin her yerine gönderilebilecek, her seviyede, her makamda, her rütbede bulunan insanlarına bilgi verilebilecek, sorumlulardan hesap sorulmasını mümkün kılan, planı yapanların kullandığı değerlerle hazırlanmış bir dosya var.
Her yürekli aydın, hesap soracağı her kişiye, her makama, her kafaya atabileceği, her masanın üzerine yüreklice koyabileceği bir dosyaya sahiptir. Tek ihtiyaç, yurt sevgisi taşıyan bir yürektir. Sorumluluk kitabı yazana aittir. Aydına düşen sormaktır.
Kitabımsı şeyi, dosyayı hazırlayan benim. 6 aydan beridir, maalesef, bu dosyanın ortaya koyduklarını tersine çevirecek biri çıkmadı. "Altını çizerek okuyorum." diyen aydınlardan da ses çıkmadı. Karşılaştığım, konuştuğum, ulaştığım her makam ve mevkideki, ünvandaki insana “buyurun beni sorgulayın” diyebiliyorum. Ortaya koyduklarımı tersine çevirecek biri çıkar ise mutlu olacağım.
Yaptığım hesaplara itiraz edeceklere tablolarda boş sutün bıraktım. Her türlü tenkit saygıyla karşılanır.
Amacım, Çoruh Enerji Planının asla bir enerji planı olmadığını, olamıyacağını; bu haliyle, ´ne planı´ olabileceğini anlatmaktır. DSİ ve oradan ayrılmış, yassı kafalıların yapmış olduğu elektrik üretim sistemleriye mukayesesi sonucunda dahi, elektrik üretme amcıyla yapılamıyacağı ortaya konmuştur.
Bu mukayese sonucundan, yanlış yargıya varılmaktadır. DSİ ve oradan ayrılan kafalardan çıkan HES´ler ile kitapta tavsiye edilen önerilen Yamaç santralları ´aynı´ algılanmaktadır. Bu hal, kitabı yazanın yetersizliğinden veya dikkatsizliğindendir. İkinci baskıda düzeltilecektir. Bu durum, kitabın Çoruh Enerji planını sorgulama aracı olarak kullanılmasına engel değildir.
Kitap bir ticaret metaı değildir. Tenkite de muhtaçtır. Amaç, herkesin, her S.T.Örgütünün hazırlamak isteyeceği bir dosyanın özünü,olması gerken amacını ortaya koymaktır.
Elbette ki bir maliyeti vardır. Bu işe gönül verenler, manevi, mali, maddi fedakârlıklara katlanmaktadırlar. Ülke meselesidir, herkes katılmalıdır. Bu bayrağın altında yaşayan herkesin her biçimde sorumluluğu vardır. Ülkemizi, Çoruh Enerji Planı gibi planlardan kurtarmak mecburiyetindeyiz. Evlatlarımız, kardeşlerimiz; cehalet, gaflet dalalet veya korkuyla, inanılmaz bir kötülükler manzumesinin şakirt’i haline getirilmişlerdir. Onları uyarmak doğru yola davet etmek için bu kitap hazırlanmıştır. Yaptıklarını, bütün açıklığıyla, önlerine koymak, gözlerine tutmaktır, yazılmakta amacı.
“Kitabın maliyetine herkes katılmalıdır.” dediğimde, yüzünün rengi değişenlere bir taahütte bulunayım: Kitabın ne anlatmak istediğini özümseyip doğru özetini çıkaranlara iki kitap parası; varılan sonuçları, aynı derinlikte argümanlarla tersine çevirenlerden ilk takdim eden, Mühendise 140, Yüksek Mühendis ise 150, Dr. Y.Mühendis ise 200, Doç.Dr. Y.Mühendis ise 500 kitap ve Prof. Dr. Y.Mühendis ise 1000 kitap parası verilecektir. Takdim edeceğim para, anamın ak sütü gibi helâl paradır. Amacımız ülkemiz aydınlarını bilgilendirmek, ayıltmaktır. Kitabın aydınlara ulaşmasında katkıda bulunanlar, yazara sadece manevi katkıda bulunmuş olurlar. Yazarın manevi değer yoksulluğunu henüz ortaya çıkaran da olmadı, çok şükür.
Olay tam ve bütün ayrıntılarıyla öğrenilmez ise; verilecek karar, yürünecek yol, eksik veya yanlış olur.
Bendenizin kitapla yapmak istediği, önümüzdeki uçuruma, azıcık, cürmümüzün yettiğince ışık tutmaktır. Herkesin en az benim kadar sorumluluğu olması gerekmez mi?
Yazar :Mazlum Çoruh Yayım Tarihi :24 Tem 2010 CtsiOkunma :1232
Son Yorum Yapılan Köşe Yazıları



Sayfa Başı