Artvin Köşe Yazıları

Mazlum Çoruh diyorki: Özet Olarak
Yazar : Mazlum Çoruh


  • Ana Menü
    • Artvin Haberleri
    • Artvin Genel Bilgiler
    • Artvin Onuncu Köy / Forum
    • Artvin Siteleri
    • BlogEngine Blogum
    • Artvin Sohbet Odası
    • Üye Ol
    • Resim Gönder
  • İlçeler
    • Artvin
    • Ardanuç
    • Arhavi
    • Borçka
    • Hopa
    • Murgul
    • Şavşat
    • Yusufeli
  • Köyler
    • Artvin Köyleri
    • Ardanuç Köyleri
    • Arhavi Köyleri
    • Borçka Köyleri
    • Hopa Köyleri
    • Murgul Köyleri
    • Şavşat Köyleri
    • Yusufeli Köyleri
  • Resimler
    • İl-İlçe Merkezi Resimleri
      • Artvin Merkez Resimleri
      • Ardanuç Merkez Resimleri
      • Arhavi Merkez Resimleri
      • Borçka Merkez Resimleri
      • Hopa Merkez Resimleri
      • Murgul Merkez Resimleri
      • Şavşat Merkez Resimleri
      • Yusufeli Merkez Resimleri
    • Manzara Resimleri
    • Yayla Resimleri
    • Göl Resimleri
    • Baraj Resimleri
    • Kış Manzara Resimleri
    • Tarihi Yerler Resimleri
    • Boğa Güreşleri Resimleri
    • Festival ve Şenlik Resimleri
    • Rafting Kano Resimleri
    • Çiçek Böcek Hayvan Resimleri
    • Ahşap Yapı Resimleri
    • Eski Alet-Edevat
    • Siyah Beyaz Kareler
    • El Sanatları
    • Yiyecek İçecek Resimleri
    • Diğer Artvin Resimleri
  • Müzikler
    • Tulum Müzikleri
    • Davul-Zurna Müzikleri
    • Artvin Türküleri
    • Akordeon Müzikleri
    • Org Müzikleri
    • Tulum Dinle
    • Artvin Türküleri Dinle
  • Videolar
  • Yazılar
  • Şiirler
  • Barajlar
    • Artvin Deriner Barajı
    • Borçka Barajı
    • Yusufeli Barajı
    • Muratlı Barajı
    • Bayram Barajı
    • Bağlık Barajı
  • Servisler
    • İletişim
    • Sitemizi Eşe Dosta Duyurun
    • Ziyaretçi Defteri
    • Sıkça Sorulan Sorular
    • Yardım
    • Biz Kimiz?

  Artvin Köşe Yazıları

 Geldiniz !!!  Anasayfa » Artvin Yazılar »Barajlar ve Hesler



»Mazlum Çoruh diyorki: Özet Olarak


Yorum yazabilmek için lütfen giriş yapınız.
(1) Yorum Yazılmış

Yazı Ekle

Paylaş  

13 :
Özet olarak;

Ülkemizin her tarafında olduğu gibi, Çoruh havzasında da DSİ ve onun yönlendirmesiyle hareketlenen, elektrik üretimi bahanesiyle büyük bir yıkım, doğal kıyım, çevre katliamı;varlıklarımızın yağması yaşanmaktadır. Bu yağmanın ileri ucundakiler, sayın başbakan tarfından da ‘çantacılar’ olarak tanımlanmıştır.

DSİ ‘enerji üretim’ perdesinin arkasında yaptıklarının üstünü örtmeye çalışmaktadır. Yurttaşlar HES lerle uğraşırken barajlarla işlenen mühendislik sefaleti ve onun sonucu büyük ekonomik yıkım ve çevre katliamları akıllardan kaçırılmakta, peçelenmektedir.

Ülkemiz ve havza insanımız, bu yıkımlardan kurtulmanın yollarını, çarelerini HES lerle mücadelede görmektedir. Bu acılı uğraş, onu, gerçeğin en büyük bölümünü görmekten alıkoymaktadır. HES lerle uğraşırken barajlarla işlenen büyük melânetin halkın gözü önüne koyulması gerekir.

Bu iş, öncelikle, aydınların görevidir. Bir avuç, imanlı aydın yıllardır mücadele etmekte, halkı aydınlatmanın öncüğünü yapmaktadır. Ancak, istenilen hızda etkinlik yaratılamamaktadır. “Ben bu ülkenin onurlu yurttaşıyım” diyen herkes sorumluluğunu yerine getirmesi gerekir. Konu çok hacimlidir ve bir çok yönü vardır.

Bu savaşımda, şimdiye kadar günlerini, gecelerini bölen, yüreklerini koyanları saygıyla anmak borcumuzdur. Bu arkadaşların seçtikleri yol yöntemler, doğru yönde ve saygı değerdir. Amacım, yeni bir fikirler geliştirmek, yeni yollar yeni yöntemler geliştirmektir. “Fikir ola, yol bula; Yol ola, hedefe vara.” Umuduyla; Yüreklerinde korku rüzgârları esmeyen aydınlara, mücadelelerinde yeni yollar göstermek, yeni araçlar sunmak istiyorum.


Saldırganın kuvvetli ve zayıf taraflarını öğrenerek mücadeleye başlanması esastır. Ülkemize yapılan bu saldırıyı bütün boyutlarıyla tanımadan karşı koymaya çalışmak, zaman ve enerji israfına sebep olur. Seçilen yol ve yöntem yanlış ve eksik kalabilir.
Mücadele halka her boyutuyla anlatılmazsa ve onlardan onay alınmazsa, karşı taraf hertürlü aracı kullanır. Şimdiye kadar oldığu gibi halkı yönlendirir.
Konu iyi bilinmesi, mücahitlerin savrulmasını önler. Bunun için, daima, yanlışın doğru alternatifleri sunulmalıdır.

Beş buçuk yıldan beri Çoruh Enerji Planı üzerinde çalıştım, çalışıyorum. Vardığım sonuç:

Çoruh Enerji Planı, asla bir elektrik üretim planı değildir; olması da mümkün değildir. Bu hususu her platformda, her yerde, her seviyede insanlarla paylaşmaya hazırım.
Zenginlik, refah yaratmak amacıyla, yani bayındırlık eseri diye yapılan bu plan:
1- Beklenen ürünü(elektriği) alternatiflerine göre en az on misli pahalıya
maletmektedir.
2- Yıllık getirisi, harcamaların faizinin 12-13 te birini ancak karşılamaktadır.
Ülkemizi, devamlı artan bir borçla karşı karşıya bırakmaktadır.
Ülkeye diz çöktürüp ‘edilgen’ hale getirmek için yapıldığı açıktır.
3- Havzada, 300 km boyunda 15- 20 km eninde bir coğrafya parçasından
en az 55 000 kişi çıkarılmakta; Havza insansızlaştırılmaktadır.
Coğrafya parçalanmaktadır.
4- İddia ettiği elektrik enerjisini asla üretemeyecektir. Buna fizik kanunları
müsaade etmez.
5- Çevre, kültür, sosyal ve ekonomik yıkım yaşatmaktadır.
6- Havzanın iklimi değişmektedir.
7- Yatırımın büyük kısmı diş kaynaklı, yapım ve işletim süreçlerinde,
havza insanı hakkettiği,
alması gereken payı alamamaktadır.
8- Havzada yaşamın olmazsa olmaz’ı özel tarım alanları yok edilmektedir.

Planın bayındır kılmak amacı olmadığını, işlenen mühendislik sefaleti aykırmaktadır:

Yukarıda bir kısmı sayılan kötülükleri işlemek için gerekecek mühendislik sefaletinin en az üç misli bir sefalet bu planda işlenmiştir.Bu sefaletin üçte ikisi başka amaçları gerçekleştirmek için işlenmiştir.

Böyle bir plan, akıl ve ahlak sahibi hiçbir kimsenin, bir mühendisin değil, kötü niyetli bir mahalle bakkalının bile elinden çıkamaz. Havzada akış düzenleyici tedbirler öncelikle alınmamıştır. Su bekletme hazneleri, olması gereken yerlerde ve boyutlarda yapımamıştır; Yaşam için en değerli yerler yok edilmek istenmiştir; Bütün iletişim hatları, ulaşım yolları yok edilmektedir. Ana kol üzerine, hiçbir zaman dolmayacak, dolması mümkün olmayacak olan boşluk bırakmadan peşpeşe barajlar dizilmiştir. Bu olgunun mühendislikle ilgisi yoktur. Daha vahimi bu planın altına imza atanlar, milletin önüne çıkıp, yaptıklarını şerefleriyle savunmamaktadırlar; sessizdirler saklanmaktadırlar. Durum utanç verici olmanın çok çok ötesindedir.

Bu planın ülkenin hayrı için yapıldığını düşünmek akıl durmasıdır. Mühendislik aklı ve ahlâkı terkedilmiştir. Bu büyük utanmazlığın açıklaması yapılmamaktadır. Milletten büyük bir ihanetin saklandığını millet er veya geç öğrenecektir. Esasen biraz dikkatli yurtseverler, aklını işletenler için için herşey apaçık ortadadır.

Bu planda işlenen mühendislik sefaletinin boyutları; doğurduğu ve doğuracağı ekonomik ve sosyal sonuçlar; coğrafyada meydana gelen parçalanma planın başka amaçlarla yapıldığını haykırmaktadır. Gerçeği görmek için biraz ilgi ve bırazcık akıl yürütme yeterlidir. Üzerinde biraz düşünülür, meydana gelen ve gelecek olan coğrafi duruma bakıldığında bu planla B.O.P’um ülkemiz üzerindeki işleminin sonuna gelindiği görülecektir.

Bu olguyu kanıtlayan unsurlar fazlasıyla vardır; azıcık merak ve dikkat, her şeyin açıkta olduğunu gösterecektir:
1-    Lale barajına verilen aktif hacim maksimum ihtiyacın en az 2,7 mislidir;
2-    Asla ihtiyaç olmadığı halde İspir barajı plana konmuştur.
3-    Diğer barajlarda bekletecek su olmamasının iyi niyetle izah edilecek
tarafı yoktur. Bir zuhurat eseri olamıyacağı açıktır
4-    Barajların hiç birinde yamaç stabilite etüdleri yapılmamıştır, bu kötü
niyetin açık delilidir; çünkü bölge, bir heyelanlar bölgesidir.
5-    Yusufeli barajının plan uygulamasına başlandıktan sonra ilçeyi yok edecek
şekilde, hiç ihtiyaç yokken 200 metre yükseltilmiştir.
6-    Plan uygulamasına tesinden başlanmıştır; planın niyetinin başlangıçta
meydana çıkmaması için, maliyetlerde olağan üstü artış ve ürüne
kavuşmada gecikmeye rağmen hiç utanmadan işlenmiştir.
7-    İklim değişikliklerine, buna bağlı olarak akış rejimlerinin değişmesine
rağmen plan uygulamasında ısrar edilmektadir.
8-    Barajlarla meydana getirilen insansız ve tabii ve tarihi geçişlerin yok
edildiği coğrafya parçasının B.O.P. planında öngörülen hatla örtüşmektedir.
9-    B.O.Projesinin sahibi ülkenin, Lozan anlaşmasını yetkili meclislerinden
geçirmemiş olmasına rağmen bu planın altına imza atan kurumda istediğini
yaptırabilir olmasıdır.
Bu husular ilk akla gelenlerdir.

Ayrıca, bu plan, B.O.P. nin, ülkemizdeki uygulamasının son bölümüdür. Öncesi, daha vahim ve ağır bir şekilde Fırat üzerinde işlenmiştir. Dicle ve diğer akarsular üzerinde işlenenler işin destekleyicisi, peçeleridir.

Fırat ve Çoruh üzerinde yapılan ve yapılmakta olan barajların meydana getirdiği insansızlaştırılmış, fiziken coğrafya parçalanmıştır. Sularla meydana getirilen tabii parçalanma hattı, her zaman ayırıcıdır, yeni sınırdır. Buradaki hat, B.O.P. ile birebir örtüşmektedir. Dolmayan hiçbir zaman dolmayacak olan, enerji üretiminde görevi olmayan, aksine zararı olan barajların esas görevinin ülkeyi borçlandırarak diz çöktürmek ve tabii ayırıcı coğrafya yaratmak olduğu açıktır. Böyle olduğunu anlamak için mühendis veya başka bir şey olmak gerekmez. Sade vatandaş ve azıcık yurtsevev olmak yeterlidir. Başka işaretlerde vardır:

Son 50 yılda, ülkemizde görülen siyasi faliyetlerin ve terörün bu planla( BOP) eşleşik olduğunu görmemek için insan aklının durdurulmuş olması gerekir. Artvinde ve ilgili bölgede, bölücü örgüt üyelerinin çoğunlukla çıktığı bölgeden gelen yurttaşların konut alımı, bu olgunun, yüzeye çıkan bir başka göstergesidir.

Elimizde, Çoruh Enerji Planını, olması gerekenlerle karşılaştıran, kitap haline getirilmiş, bir dosya vardır. Veriler, belgeler plandan alınmıştır. Her makam ve mevkideki aydını bilgilendirmek, göreve çağırmak ve sorumludan hesap sormak için elimizde bir kitap vardır. Daha mükemmeli çıkıncaya kadar bütün aydınlar, eleştrileriyle beraber, hedeflediği kişi, kurum ve kuruluşlara bu kitabı gönderip hesap sormalı, göreve çağırmalıdır. Onların içinde, gaflete düşen, bilgisiz bırakılmış, korkutulmuş yurtseverler çoğunluktadırlar. Onları ayıltmak, bilgilendirmek cesaretlendirmek gerçek aydınların öz görevidir.

Hiçbir aydının, bugünü kurtardığını zannedip, “yarın Allah kerim” deme hakkı yoktur. Sorun ülke sorunudur, evlatlarımızın ve ülkemizin geleceğidir. Başkasının arkasına saklanma zamanı değildir. Büyük ihanet ortadadır.

HES.lerin geleceği ile ilgili, elbetteki tartışmalar yapılabilir, yapılmalıdır. Ama, önce büyük bel’adan kurtulmak gerekir. Unutmayınız, HES’ ler dediğiniz projeler, büyük planın ‘türedi’leridir ve def edilmeleri elbetteki hayırlıdır.
Atalarımızın sözüdür: “Bel’ânın def’i, hayr’ın ifa’sından evlâ’dır.

D.S.İ. ve onun tedrisinden geçmişlerin her uygulaması, çevreye, insana, ülkemize karanlıklar getirmektedir.
Çoruh Enerji planıyla yürütüldüğümüz karanlık, elektriksizlikten çok daha beterdir.

Görev aydınlara düşmektedir. Gerçeği bütün boyutlarıyla görmek, ülkenin sahibi halka anlatmak, gafil siyasileri uyarmak, DSİ.deki yurtsever mühendisleri uyandırmak, cesaretlendirmek ve ülkeyi götürdükleri karanlıktan haberdar etmek; sivil toplum örgütlerini bilgilendirip göreve çağırmak, “ben aydınım” diyenlerin öz görevidir.

Medyanın ve her ortamda toplumun bilgilendirilmesi de aydının görevidir. Toplum bilgilenirse gücümüz artacaktır. Barolar göreve çağrılmalı, yeni hukuk yolları açılmalıdır. Siyasîleri uyarıp baskı kurulmalıdır.

Bu iş, öncelikle “aydınım” diyenlerin boynunun borcudur. Bu görevi yapmayan aydınlar, melunların şakirtti olurlar. Halkın üzerine yük yüklemeye çalışmak, halkı göreve çağırmak aydının alacakaranlığıdır.

“Ben aydınım” diyen, Ankaralı yerleşikler, paydaşlarının işlediği ihanet ötesi işlerin hesabını sormaktan öncelikle sorumludurlar. Yurttaş’a görev yüklemek hangi aklın ve vicdanın işidir?

Bu görev, öncelikle Ankara’da yaşayan, çalışan, ekmeğini kazanan, yani çöreklenen aydınlara düşmektedir; çünkü, bu tür planların yapımcıları, yardımcıları, onaycıları kısaca sorumluları Ankara’da yerleşiktir; orada çöreklenmektedirler. Mel’anetlerin merkez üsleri oradadır; kısaca, ülke yönetimindeki paydaşları Ankara’dadır.

Hatırlatırım, bu ülke, 90 yıl önce, Ankara’ ya ‘hicret’ edenler tarfından kurtarılmıştır. Kurtarıcıların ardıllı,orada ekmek arayanlar, çöreklenenler, yerleşenlerdir. Büyük değerlerimizi emanet ettiklerimiz oradadırlar. Onların manevi sorumluluğu herkesten fazladır. Görev, önce onlara düşer.

Bütün geri kalmış ülkeler üzerinde olduğu gibi, ülkemizde de, halk ve yarı aydınlar psikolojik harekâta tabii tutularak, sun’i su krizi yaratılmakta esas amaçlar gözlerden ve akılllardan saklanmaktadır. Dünyada su krizi yoktur olması da mümkün değildir. İnsanlarımız korkutulmaktadır; ajite edilmekte, şaşkın hale getirilmektedir. Sonra da ellerinden değerler yağmalanmaktadır. Bütün bunlar, değerlerimizi emanet ettiğimiz öz evlatlarımızın gafleti ve gayretiyle yapılmaktadır. Kendini aydın olarak niteleyenler de korkudan sinmektedirler; sindirilmişlerdir.
Ülkemiz, kişisel hesaplarını, ülkenin hakkı ve menfaatının arkasına koyacak, yurtseverlerden görevlerini yapmasını beklemektedir.

Yurttaş Mazlum Çoruh

« Önceki Sonraki »

Yorum yazabilmek için lütfen giriş yapınız.(1) Yorum Yazılmış Arkadaşıma Yolla
Beğendim
  • Currently 3.5/5 Stars.
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
3 kişi oyladı Ortalama 5 üzerinden 3.7 yıldız aldı.


Yazar :Mazlum Çoruh Yayım Tarihi :6 Eylül 2010 PtsiOkunma :1130

« Hünkarım...?

Ayrılıkçı! »





Son Yorum Yapılan Köşe Yazıları

Samet Halıcı; 35 Köylünün İtlafı Orduda Tardların için yazdı,
İbrahim Erol; 35 Köylünün İtlafı Orduda Tardların için yazdı,
Şevket Çorbacıoğlu; Yükselen Türkiyemde Yükselen Halk m için yazdı,
Orhan Aksu; Yükselen Türkiyemde Yükselen Halk m için yazdı,
Oktay ATALAY; 100'e 10 Kala Ardanuç'un Çınarı Ali için yazdı,

Son Eklenen Köşe Yazıları

  • Akp'yi Teorize Eden Mehmet Altanlar vb Gerçeği Görmeye Başladılar mı?
  • Ya Doğmasaydı
  • Gençliğe Hitabe de Kaldırılmalı…!
  • Kaçakçının Oğlu
  • Suskunluğumu Bozuyorum

Eylül
6
Ptsi

Selahattin KEŞOĞLU Mazlum Çoruh diyorki: Özet Olarak için dedi;

Çok güzel bir yazı ve tüm Artvinlilerimizin okuyup bilgilendirilmesi lazım. Anladığım ve bölgede yaşayan bir kişi olarak bölgemiz insansızlaştırılmak isteniyor. Adım adım da bu işlem devam ediyor. Sonucunda da istenilen ulaşılmak istenilen planlarına ulaşacaklar, yani Artvinde bulunan yeraltı madenlerine, ilk önce suyumuzu alıyorlar ki madeni çıkarmada temel madde sudur. Sonra insanlarımız istimlaklardan sonra bölgeyi terk ediyor.

Bunlara karşı durmamız lazım, daha çok birlikteliklerle bölgeyi kaybetmeden kazanmanın yollarını bulmamız lazım.

   Yazar Hakkında

Mazlum Çoruh

Artvin ili, Yusufeli ilçesi Altıparmak köyünde 1945 yılında doğdum.
İlkokulu köyümde, orta okulu Yusufeli ve Artvinde, Liseyi Işıklar ve Kuleli As. liselerinde okudum. Harbokulundan 21 mayıs olayları nedeniyle 1962 yılında çıkarıldım. İ.T.Ü. Teknik Okulundan 1967 yılında mezun oldum. 7 yıl öncesine kadar hep serbest çalıştım. Şimdi bir kamu kuruluşunda aktif sigortalı olarak çalışıyorum. Yazarlık iddiam yok. Yazma mecburiyeti duyan eski bir gafil mühendisim.
Amacım, tesbit etmiş olduğum vahim bir durumu, hesabıyla kitabıyla, başta meslektaşlarım olmak üzere ´Ben Aydınım.´ diyen herkesle paylaşmak.

mazlumcoruh@gmail.com

Diğer Yazıları

  • Mazlumun Fikri... No: 9
  • No: 8 Mazlumun Fikri Neyse Zikri de Odur
  • No 7 Çoruh Enerji Planı ve Alternatifleri
  • ÇORUH Enerji Planı Kaça malolur; Bayındırlık Planı Olabilir mi?
  • Çoruh Enerji Planı Ülkeyi Bayındır Kılmak İçin mi Yapılmıştır?
  • Mazlum'un Fikri...
  • Çoruh Enerji Planı Nasıl Bir Plandır?
  • Mazlumun Fikri Neyse ...
  • Pes etmedim, Etmiyorum, Edemem.
  • Mazlum Çoruh diyorki: Özet Olarak
  • Mazlum Çoruh Diyor ki: Su Üzerine Oyunlar (2)
  • Mazlum Çoruh diyor ki: Su üzerine oyunlar (1)
  • Mazlum Çoruh diyor ki: Aydınlarımızın Alaca Karanlığı
  • Mazlum Çoruh Diyor ki -Kitabın Kıymeti Harbiyesi
  • Hes'lerle Mücadelede Öncelik Kimlerdedir?
  • Akarsulara Müdahale Edilebilir mi?
  • Heslerle Mücadeleye Nereden Başlanmalı?
  • Çoruh Enerji Planı BOP’un Ülkemiz Üzerindeki Son İşlemidir
  • Çoruh Enerji Planı B.O.P. Son Uygulaması
  • Çoruh Enerji Planı Neden, BOP'un Devamı ve Sonudur
  • Heslerle Mücadelede Temel Strateji Ne Olmalıdır?
  • Nasıl Düşünüyorum, Düşünmeliyiz?

   Yeni Köşe Yazıları

Son yazılar en yeni en üstte
Şevket Çorbacıoğlu Şevket Çorbacıoğlu

Akp'yi Teorize Eden Mehmet Altanlar vb Gerçeği Görmeye Başladılar mı?

Ertugrul Torun Ertugrul Torun

Ya Doğmasaydı

İbrahim Erol İbrahim Erol

Gençliğe Hitabe de Kaldırılmalı…!

Necat BAYRAKTAR Necat BAYRAKTAR

Kaçakçının Oğlu

Ertugrul Torun Ertugrul Torun

Suskunluğumu Bozuyorum

Şevket Çorbacıoğlu Şevket Çorbacıoğlu

Atatürk'ünü de Düşüncesini de Al da Git!!!

Şevket Çorbacıoğlu Şevket Çorbacıoğlu

Arhavili Doğa Duyarlılığındaki Kararlılığını Gösterdi

Şevket Çorbacıoğlu Şevket Çorbacıoğlu

Korkunun Silivri'ye Faydası Yoktur


   Üye Girişi

 
Kullanici adi ve sifre alani büyük-küçük harflere duyarlidir.
Yeni Üye Kaydı
Kayıp Şifre
Giriş Yardımı Giriş Yardımı

   Galeri Son Resim

Artvin resimleri son eklenen resim dosyası.Artvin Manzara Resimleri kategorisinde.

Tekin Böbrek

tarafından eklenmiş.
» Ardanuç Çakıllar köyü
Ardanuç Çakıllar köyü
Resim kategorileri içerisinde yayla resimlerini beğeneceğinizi umuyoruz.

www.artvin.biz'de şu an dolaşan 20 kişi bulunmaktadır.www.artvin.biz bugün 1230 tekil kişi,11352 çoğul kişi tarafından ziyaret edilmiştir.
2012 yılı toplam 1065754 tekil kişi, 9075780 çoğul kişi tarafından ziyaret edilmiştir.Ip numaranız 38.107.179.210 'dir.
www.artvin.biz'de toplam 13535 üye bulunmaktadir.Son Üyemiz gamzelakerta
Online Üyeler:


Sayfa olusumu: 1,28125 saniye
© Artvin biz 2005-2012 Coded&Design By Cengiz Gündüz  

BlogEngine | Artvin Siteleri | Resim Gönderin | İletişim | Arkadaşınıza Tavsiye Edin | Kullanım ve Gizlilik Sözleşmesi


Rss rss Haberler | Resimler | Videolar | Sitemap9 Şubat 2012 Prş Saat: 21:47:57 Css | Sayfa Başı