Artvin Köşe Yazıları
»Mazlum'un Fikri...
No: 4
Mazlumun fikri neyse..
Aklımdayken hatırlatma yapayım:
Bu köşede yazılanları KUSURSUZ ENERJİ(!) PLANI isimli kitapta bulabilirsiniz. O kitaptan birkaç tane bulundurmanızda yarar var. Artvinimizde oturanlar, Yeşil Artvin Derneğinden edinebilirler. Elbetteki ülkemizin sorunlarına ilgi duyan aydınlardan biri iseniz. Diyeceksiniz ki: neden bir tane değil de birkaç tane? Söyliyeyim: kitabı anlatmak istediğini anlamak amacıyla okursanız; bazılarının önüne, bazılarının kafasına atma ihtiyacı duyabilirsiniz. Atmanızda da yarar var; düştüğü yerde aydınlatma yapıyor olması sevindiricidir.
Unutmadan söyliyeyim. Yazarı, kitaptaki tesbitlerini tersine çevirenlerden benim gibi mühendis olanlara 150 kitap, profesörü olanlara ise 1000 kitap parası vadediyor. İlk getiren olursanız tabii. Ama, kitabın orijinal bir özetini çıkaranlara kitabın parasını iade ediyor; veya, bir kitap daha vereceğini söylüyor yazılı olarak.. Yazılı taahhüt vermiş; yani.
Uzatık yine; konumuza dönelim.
.
ÇORUH ENERJİ PLANI bayındırlık eseri midir?
Bayındırlık eseri ne demek?
‘Bayındır’ ne demek onu hatırlayalım. “Bay” çok eski Türkçemizde, hepiniz bilirsiniz, zengin, varlıklı demektir. Şimdilerde, bütün varlıkları elinde toplamayı seven erkeklere hitap ederken kullanıyor olmasından anlayın. Mesela, Baykul, yani Baykal, zengin göl demektir.
Bayındırlık eseri, zenginlik yaratıcı, refah, rahatlık yaratıcı demektir.
Ülkemizde Bayındırlık bakanlığı bu sebeple kurulmuştur. Eskiden adı, Nafıa Vekâleti idi; yani, yapım işleri bakanlığı. Sonra, ülkenin hızla kalkınmasını(!) isteyenler tarafından ismi, Bayındırlık Bakanlığı, Zenginlik, Refah Yaratan bakanlık olarak değiştirildi.
Neden bu işleme lüzüm görüldüğünü ilerideki yazıları okuyunca anlayacaksınız. Bu bakanlığın kimleri nasıl zenginleştirdiğini öğrenince.
…
ÇORUH ENERJİ PLANI’nın yaratacağı zenginliği(!) öğrenmeye çalışalım: İddiasına göre, üretilen tek bir ürün vardır bu planın;elektrik enerjisi. Bu enerjinin yıllık miktarı 10,45 milyar kilowatsaattır. Unutmayalım, bu planın iddiasıdır. Bu kadar üretilip üretilmeyeceğini ileride öğreneceğiz. Diyelim ki üretiyor. Bu kadar enerji bize ne kadar gelir getirir; bunu getirirken ne kadar götürür; ikisin farkı ne kadar zenginlik ortaya çıkarır? Her şeyin parayla ölçüldüğü dünyamızda biz de bunu da parayla ölçelim: DSİ nin parasına göre –ki onun parası çok kıymetlidir- : 10 450 000 000x 3,5 cent= 366 milyon USD; piyasaya devletimizin ödediği rakama(7 cent/KWsaat) göre de 732 milyon dolardır. Biz hesaplarımızda bu rakamı esas alıp konuşacağız. DSİ ye teslim edilen avantajlı üretim imkânlarının getirisini bu hesabın dışında tutalım.
Bu 732 milyon USD den neleri çıkarmalıyız ki, bizim cebimizde her yıl kalan, bizi zenginleştiren parayı bilelim. Her sene yapmaya mecbur olduğumuz ödemeleri yapıp cebimizde kalanı görebilirsek bu planın bizi ne kadar zenginleştireceğini öğrenebileceğiz:
1- İşletme giderleri: 0,35 centx 10,45= 36,6 milyon USD.
2- Yenileme giderleri: 0,35 centx 10,45= 36,6 milyon USD.
3- Kaybolan değerlerin tesis ömrünce karşılanması için ayrılan para.
Bu ödemelerin dışında başka çıkarılması gereken değerler de vardır. Biz hesabımızı kolay anlaşılır olmasını istiyoruz. Bunların toplamını 732 milyon USD den çıkaralım. Kayıplar şimdilik bir tarafta kalsın. Kalan, 659 milyon USD ile eğer başka ödenecek para yoksa, yatırımı yapanın parasını iade edebiliriz. Bu paradan ödenmesi istenen başka önemli paybekler vardır.
Aslında bu paradan pay bekleyen iki kalem var. Birisi, bu yatırım için harcanan paraların finansal giderleri; diğeri ise, yatırım için harcanan paranın iadesi. Bu iki bekleyen, birbiriyle ilişiktir, iç içedir. Hesabı daha kolay anlaşılır kılmak için yatırımcı parasının iadesini, yıllık faiz ve diğer masraflarının ödenmesi kaydıyla şimdilik ertelediğini varsayalım ve hesaba öyle devam edelim.
Elimizde kalan 660 milyon USD gelir ve ödenecek olan ‘yatırımın yıllık finansal gideri’ var. Bu durumda hesabımızı şu formülle yapabiliriz: 660= Bxf. Burada f yıllık finansal giderin yatırıma oranını, ki bunun çok büyük bölümünü yıllık faiz oranıdır. B ise yatırımın işletmeye alındığı tarihteki toplam parasal maliyetini ifade eder.
Ülkemizde paranın yıllık faizi %10 nun altına yeni inmiştit. Gerçekte bu rakam diğer başka adlarla onun üzerine çıkarılmaktadır. Her hangi bir bankadan kredi kullanan bu rakamın üstünde olduğunu bilir. Paranın faizini %10, masraflarını da %1 kabul edersek f=0,11 olur. O zaman B dediğimiz, yatırımın parasal toplam tutarı 660/0,11 = 6 000 milyon USD olur.
Eğer yatırımın geriye dönüşünü istemiyorsak, paranın yıllık faizi ve masrafları %11 in üzerine çıkmayacaksa, daha da önemlisi tesisin ömrü sonsuz ise, işletmeye alındığı zamanki performansı süreklilik gösterebiliyorsa bu hesap yürürlüktedir. O zaman bu yatırımın rantabilite sınırı, 6 000 000 000 USD da başlar.
Yukarıda sıraladığımız koşulların haricinde başka bir çok kayıp ve zararlarında bu yatırımın gelirlenden pay beklediklerini biliyoruz. Gerçekte bu rakam 3,5-4 milyar USD’ı geçmez. Yatırımın gerçek ‘bayındırlık eseri olma sınırı’, işte verilen bu son rakamlar cıvarındadır.
Böyle olduğunu, bir başka şekilde hesaplayarak, gelecek yazıda anlatmaya çalışacağım. Burada söyleyeceğim son söz, Eğer, ÇORUH ENERJİ PLANI’nın işletmeye alındığı tarihteki toplam maliyeti, 4 milyar doları geçtiği takdirde bayındırlık eseri olmaktan çıkar’ şeklinde olacaktır. 6 milyar dolara yaklaştığı takdirde de sonu gelmez bir borçlanmanın başladığının resmidir.
Bu durumun yaratacağı karanlık, ancak uzun soluklu bir planla varılmak istenen bir haldir.
…
Alma Mazlum’un AAAh’ını…
İlgilenenlere selamlarımı, sorumluluk duyanlara saygılarımı sunarım.
Yurttaş Mazlum Çoruh
mazlumcoruh@gmail.com
Yazar :Mazlum Çoruh Yayım Tarihi :3 Mayıs 2011 SalıOkunma :584
Son Yorum Yapılan Köşe Yazıları



Sayfa Başı