Artvin Köşe Yazıları
»ÇORUH Enerji Planı Kaça malolur; Bayındırlık Planı Olabilir mi?
No: 6
Mazlumun fikri
neyse, zikri de o’dur
ÇORUH ENERJİ PLANI kaça malolur; Bayındırlık planı olabilir mi?
(Bu yazıları okurken o meşum(!) kitaptan yanınızda bulundurmanız ne kadar iyi olr; bir bilseniz.)
Bundan önceki iki yazımda bu planın maliyetinin, gelirine göre -ki bu gelir asla o miktarda değildir- 6 milyar Doları, refah yaratması için ise 3,5-4 milyar Doları geçmemesi gerektiğini, iki ayrı yaklaşımla hesaplayarak, izah etmeye çalıştım.
Sırası gelmişken hatırlatayım. Ülkemizde özel sektörün yatırım için koşuştuğu HES’ lerde birim enerji(1 KWH üretim için) başına yatırım, ki bu yaklaşım en doğru olanıdır, 33 cent cıvarındadır. Eğer bu plan (10 450 000 000X33 cent =) 3 448 500 000 USD yi geçerse soruşturmayı gerektirir; çünkü, havza potansiyelinin en avantajlı kısımlarını DSİ nin kullanması gerektiğini biliyoruz. Bu rakamı geçmesi halinde ortda başarısızlığın olduğu açıktır. Özel sektör, bu kadar enerji üretmek için 3,5 milyar USD den fazla yatırım yapmayı istemez; özel şartların sağlanmasını ister.
Nereden bakarsak bakalım, bu planın ülkeye refah getirmesi için her şey dahil 3,5 milyar USD yi geçmemesi gerekir. Bu rakam, bu planın yapımcılarının, uygulamaya koyanların ve savunucularının onurlarının sorgulanma sınırıdır.
Bu yazımda ise, 6 yıldan beri üzerinde çalıştığım, bu güne kadar yaptığım çalışmaların sonucunu; planın ülkemize kaça mal olacağını, söylemeye çalışacağım.
Bendeniz, üniversite eğitiminden sonra 37 yıl serbest çalışmış biriyim. Bir konuda yatırım yapıldığı zaman, bunun neleri götürdüğünü bizzat yaşayarak öğrenenlerdenim. Çoruh Enerji Planının gerçek maliyet hesabının yapılamayacağını, her zaman bildim ve söyledim. Hesaplayarak bulduğum bir rakamı ifade etmek istediğimde; olabildiğince gerçeğe aşağıdan yaklaşmaya, ve de, daima ve ısrarla, gerçeğin altında kalmaya özen gösterdim. Böyle bir planın maliyetini tahmin ederken her zaman hata yapılacağını, gerçek rakamları tahmin etmenin mümkün olmadığını bildim ve söyledim.
Bu planın omurgasını teşkil eden, anakol üzerindeki 10 adedi başta olmak üzere, 15 adet barajlı hidroelektrik santralın yaklaşık maliyeti, bahse konu kitap 3. Bölüm 55-90 . sayfalarda, tablolar halinde verilmiştir. Bu 10 adet barajlı santralın tablolarında, maliyet tahminleri için üç sütün açılmıştır. Birincisine tarafımdan yapılan hesapların sonuçları konulmuştur. İkincisi, bizim meslek örgütümüze, üçüncüsü ise konuya ilgi duyan yurttaşa ayrılmıştır. Sorumluluk ve ilgi duyan her kesin, bu tesislerin maliyet tahminlerini oluşturması istenmiştir.
Tarafımdan yapılan maliyet tahminlerinin nasıl yapıldığına dair, her bir maliyet grubu için 3. bölümün başlangıcında açıklamalar yapılmıştır. Kitabın arkasında ilgili belgelerin fotokopileri vardır. Kullanılan verilerin, elden geldiğince, kamunun resmi makamlarının verdiği ve resmi ağızlarının ifade ettikleri olmasına çalışılmıştır. Bu çalışmada benim en büyük güvencem, meslek hayatımı kendi çabalarımla, serbest çalışarak sürdürmüş olmamdır; hayatımın deneterek öğrettikleridir.
Önemli bulduğum bir hususu sırası gelmişken açıklamak isterim: Bu kitapta sunulan tablolar, tamamen kendi çabalarımın ürünüdür. Şimdiye kadar gerek üniversitede, gerekse sularımızı emanet ettiğimiz kurumda bu detayda, herkesin kabul edeceği bir maliyet tablosu kullanılmamıştır; veya, ben bilmiyorum. Konu, daima, projeyi yapıp millete satanların, pazarlama teknik ve marifetlerine bırakılmıştır. Bu tablolar, elbetteki bütün maliyet unsurlarını etraflıca ve yeterli ayrıntılarla ifade etmemektedirler; çok daha iyileri yapılabilir, yapılmalıdır da. Burada bu kadar detaya inmek yeterli görülmüştür. Böyle bir planın gerçek maliyetinin çıkarılması imkânsızdır. Burada amaç sadece, yurttaşlar için önemli olan ‘toplam maliyet’in, “bayındırlık eseri olma” sınırını ne çapta geçtiğini gözler önüne sermektir. Bu tabloların başındaki üç hücreli çubukta her yapının “bayındırlık eseri olma sınırı” gösterimiştir.
Evet; daha fazla uzatmadan, bu tabloların özetlerini verelim. Bendenizin kendi çapımda ve kendi deneyimlerimin ışığında, ilgilenenleri güvenli tarafta bırakmaya çaba göstererek vardığı sonuçlar şöyledir:
Bu yapıların yarattığı çevre kayıpları, kültürel kayıplar, sosyal maliyetler ve yarattıkları uluslararası yükümlülükleri hesaplayamadığım, daha doğrusu benim haddim olmadığı için “1 dolar” sembolik rakamıyla ifade edildiğinde: (Kitabın 2. baskısı 89. sayfasından yuvarlayarak alıyorum.)
Çoruh Nehri ana kolu üzerinde yapılmak istenen 10 adet barajlı santralın maliyeti: 48 milyar USD
Yan kollar üzerinde yapılmak istenen 5 Adet barajlı santralın maliyeti …………...: 4 milyar USD
Barajsız, regülatörlü 17 adet hidroelektrik santralın maliyeti ise……………………..: 1 milyar USD olmak üzere toplam ………..53 milyar USD olacaktır.
Bu rakam, benim, en az 4 yıl kafa yorarak vardığım sonuçtur. Bunun çok üstüne çıkması, muhtemel değil mukadderdir. Tekrar etmeden geçemiyeceğim: bu rakama, çok çok önemli olan, çevre ve diğer kayıplar ve de yükümlülükler dahil değildir. Sadece hesaplanabilir maliyet tahminleridir.
Bayındırlık eseri olabilmesi için 6 milyar USD nin mutlaka altında, gerçekte 3,5-4 milyar USD cıvarında toplam maliyetle tamamlanması gereken bir planın, milletin gözü önünde, bile bile, millete marifet ve çok önemli bir, ne demekse, “devlet yatırımı” diye sunulmasının arkasındaki gerçeği aramaya herkesi davet ediyorum. Elbetteki evlatları önünde, alnı açık, göğsü önde, başı dik yurttaş olarak yaşamak isteyenleri. Günlük menfaat ve makam peşinde koşanlar, lütfen kalabalık etmesinler. Ben sadece gerçek yurttaşlara sesleniyorum.
Bizlere seyrettirilen ‘bayındırlık eserleri’(!) treninin neleri taşıdığını, önümüzdeki yazılarda, dilimin döndüğünce, elbetteki, yüce Tanrının lûtfettiği hayatım devam ettiğince, anlatmaya çalışacağım.
Mazlumun “AAAHH!”’ını almak istemeyenlerden, ilgilenenlere selamlarımı, sorumluluk duyanlara saygılarımı sunarım. 01.05.2011- Istanbul-
Yurttaş Mazlum ÇORUH
mazlumcoruh@gmail.com
Yazar :Mazlum Çoruh Yayım Tarihi :16 Mayıs 2011 PtsiOkunma :707
Son Yorum Yapılan Köşe Yazıları



Sayfa Başı