Artvin Köşe Yazıları

Din mi? Bilim mi?
Yazar : Mehmet Ali Yazıcı


  • Ana Menü
    • Artvin Haberleri
    • Artvin Genel Bilgiler
    • Artvin Onuncu Köy / Forum
    • Artvin Siteleri
    • BlogEngine Blogum
    • Artvin Sohbet Odası
    • Üye Ol
    • Resim Gönder
  • İlçeler
    • Artvin
    • Ardanuç
    • Arhavi
    • Borçka
    • Hopa
    • Murgul
    • Şavşat
    • Yusufeli
  • Köyler
    • Artvin Köyleri
    • Ardanuç Köyleri
    • Arhavi Köyleri
    • Borçka Köyleri
    • Hopa Köyleri
    • Murgul Köyleri
    • Şavşat Köyleri
    • Yusufeli Köyleri
  • Resimler
    • İl-İlçe Merkezi Resimleri
      • Artvin Merkez Resimleri
      • Ardanuç Merkez Resimleri
      • Arhavi Merkez Resimleri
      • Borçka Merkez Resimleri
      • Hopa Merkez Resimleri
      • Murgul Merkez Resimleri
      • Şavşat Merkez Resimleri
      • Yusufeli Merkez Resimleri
    • Manzara Resimleri
    • Yayla Resimleri
    • Göl Resimleri
    • Baraj Resimleri
    • Kış Manzara Resimleri
    • Tarihi Yerler Resimleri
    • Boğa Güreşleri Resimleri
    • Festival ve Şenlik Resimleri
    • Rafting Kano Resimleri
    • Çiçek Böcek Hayvan Resimleri
    • Ahşap Yapı Resimleri
    • Eski Alet-Edevat
    • Siyah Beyaz Kareler
    • El Sanatları
    • Yiyecek İçecek Resimleri
    • Diğer Artvin Resimleri
  • Müzikler
    • Tulum Müzikleri
    • Davul-Zurna Müzikleri
    • Artvin Türküleri
    • Akordeon Müzikleri
    • Org Müzikleri
    • Tulum Dinle
    • Artvin Türküleri Dinle
  • Videolar
  • Yazılar
  • Şiirler
  • Barajlar
    • Artvin Deriner Barajı
    • Borçka Barajı
    • Yusufeli Barajı
    • Muratlı Barajı
    • Bayram Barajı
    • Bağlık Barajı
  • Servisler
    • İletişim
    • Sitemizi Eşe Dosta Duyurun
    • Ziyaretçi Defteri
    • Sıkça Sorulan Sorular
    • Yardım
    • Biz Kimiz?

  Artvin Köşe Yazıları

 Geldiniz !!!  Anasayfa » Artvin Yazılar »Bilim



»Din mi? Bilim mi?


Yorum yazabilmek için lütfen giriş yapınız.


Yazı Ekle

Paylaş  

Muhafazakâr ve dinci çevrelerin, kendilerinin hoşlarına gitmeyen ve beğenmedikleri düşüncelere karşı verdikleri refleks hep aynıdır; ya zorla susturmaya çalışırlar(Sıvas’ta olduğu gibi) ya da “ideolojik sapkınlık” derler (Evrim Teorisine dedikleri gibi). İdeoloji onlara göre sapkın, bozguncu fikirler taşır ve uzak durulması gerekir. İdeolojilerin yanlış bilinç olduğunu savunurlar. İşin esası şudur; bilimsel ideolojiler yanlış bilinç değildir, resmi ideolojiler yanlış bilinçtir. Dinler de resmi ideolojiler kapsamında değerlendirilebilir. Sanki dinleri ve dinsel düşünceleri savunanlar ideolojik davranmıyorlarmış gibi çok rahat bir şekilde saldırıya geçerler. Bir söz Tanrı’nın sözü olunca ideolojik olamaz mı?

Tarihte bilim ile din arasında ki ilişkiler hep sorunlu olmuştur. Din, bilimsel düşüncenin ve gelişmelerin önüne geçmek istemiş, engellemeyi başaramayınca da somut cezalar önermiştir. Örneğin, Orta Çağ Avrupa’sında Engizisyon Mahkemeleri, esasta, dinsel düşünceye darbe vuran ve dini gerileten bilim düşüncesini yargılamak ve cezalandırmak için kurulmuşlardı. Amaç, pozitif bilimlerde ki dinamik gelişmeyi engellemekti. Orta Çağ karanlığına karşı gelişen Aydınlanma, bilimin ve bilimsel düşüncenin özelde Hıristiyanlığa, genelde ise tüm dinlere ve dinsel düşüncelere karşı aklın ve bilimin zaferidir. Bilimsel gelişmeler karşısında Hıristiyanlık havlu atmasına rağmen, günümüzde yine de, örneğin genetik mühendisliğinin çalışmalarını engellemek için Kilise, elinden geleni yapmaktadır.

İslâm ise çeşitli yorumlara sığınarak direnmektedir. Artık şu kabul edilmelidir ki, dinler ve onlara yön veren kutsal kitaplarda yazılanlar bugün insanlığın sorunlarına hiçbir çözüm üretemez. Dinlerde önemli bir yan oluşturan ahlâki öğütlerin de bir önemi kalmamıştır. Kapitalizm(sermaye) kendi ahlâkını daha doğrusu kendi ahlâksızlığını oluşturmuş, dinsel temalar üzerinden hareket edenler bile bu ahlâksızlığı yaşamlarının temeline oturtmuşlardır.

Bilimin dinle ilişkisi hep sorunlu olmuşken, bilim ideoloji ilişkisi sağlıklı bir şekilde kurulmuştur. Bilimin ideolojiyle ilişkisi kuramsal düzeyde, bir başka deyişle teori aracılığıyla olur. Teori ise bilindiği gibi, kavram ve kategorilerle yapılır. Bilim dili, içinde geliştiği toplumsal, siyasal ve ekonomik yapının kavramsal çerçevesi ve birikimiyle kurulur. Diğer yandan da kendi ürettiği kavramlarla o toplumun düşünsel ve ideolojik düzeyini etkiler. Burada şunu demek istiyoruz; bilimsel teorilerin bazı kavramlar oluşturup kullanabilmesi, toplumun zihinsel, düşünsel ve ideolojik düzeyinin o kavramların ortaya çıkmasına elveren bir olgunluğa ulaşmış olmasını gerektirir. Diğer yandan, böylesi bir gelişme, yani bilimin her teorik atılımı, yeni bir kavramsal yapının oluşmasını sağlar ve eskiden kopuş daha kolay olur. Bu düzey yoksa, o toplumda ne bilimsel düşünce ne de bilimsel gelişme olabilir.

Bugün İslamiyet’in geçerli olduğu toplumların en önemli handikabı budur. İslâm’ın düşünce sistematiği, insanların zihinlerini dumura uğratmış, soru sordurmaz, sorgulatmaz ve yargılatmaz hale getirmiştir. Onların zihinsel dünyalarında tek bir gerçek vardır; dinin emrettiği şekilde yaşamak ve din için savaşmak.

Bilim, her türlü keyfi irade ve yaptırımdan bağımsız, kendi yasalarının olduğu kabulünü gerektirir. Bu yasa ve ilkeler çerçevesinde hareket eder. Dinsel düşünce ise insana dogmatikliği, kutsal kitabın söylediklerine bağlılığı emreder. Kutsal kitapların söyledikleri asla tartışılamaz ve değiştirilemez. Bu katı yaklaşım, İslamiyet’te daha da keskin bir şekilde kendini gösterir. Dünya değişir ama ayet ve hadisler asla değişmez, ancak yorumlanabilirler. Bir şeyi az da olsa değiştirmeden geliştirmek bilimsel olarak mümkün değildir. İslâmcı çevreler, Kuran’ın değişmeden bugünlere gelmiş olmasını çok büyük marifetmiş gibi söylerler ve dinlerinin sağlamlığına kanıt olarak gösterirler.

Marx, mealen, dirilerden çektiğimizden daha fazlasını ölülerden çekmekteyiz der. Atalarımızın ilk başlarda metafizik düşünce biçimleriyle hareket ederek ruhların varlığına inanmaları ve Animizm inancını ortaya çıkarmaları, doğa karşısındaki çaresizliklerinin sonucu olmuştur. Şamanizm, totemizm vb. gibi inançlar ve giderek, sınıflı toplumlarda ortaya çıkan tek Tanrılı büyük dinler, hep bu çaresizliğin ürünüdür. Yani, “Tanrılar insanlardaki ussal şaşkınlığın nedeni değil, sonucu” olarak ortaya çıkmışlardır. Tanrı’yı insan yaratmıştır ve daha sonra da kendi yarattığı şeye kölece inanmaya başlamıştır. Aynen, para-insan ilişkisinde olduğu gibi. İnsan, kendi icat ettiği paranın esiridir şimdilerde.

Bilime inanmak, güvenmek gerekiyor. Bilim yöntemi, hayata bakışımızın da anahtarı olmalıdır. Bir şeye körü körüne inanmakla, bir şeyi nesnel durumu itibarıyla anlamaya çalışmak ve sonra inanmak aynı şeyler değildir. Dinci ve muhafazakâr kesimler için acı ama gerçek olan şey, insanlık tarihinde dinler artık miadını doldurmuş olmasıdır. İçinden geçtiğimiz dönemde dinsel ideolojilere sığınmaya çalışmak son çırpınışlardır. Bunu kabul etmek gerekiyor. Doğa bilimlerinde ki her gelişme, dinsel düşünceye büyük darbeler vurmuş ve insan toplumları için gereksizliğini her geçen gün biraz daha açığa çıkartmıştır. Bu gün sır olarak görünen, evrene ve dünyaya dair olgular gelecekte mutlaka açıklanacak, bunu da dinler değil, bilim yapacaktır.

Mehmet Ali Yazıcı

« Önceki Sonraki »

Yorum yazabilmek için lütfen giriş yapınız. Arkadaşıma Yolla
Beğendim
  • Currently 3.5/5 Stars.
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
2 kişi oyladı Ortalama 5 üzerinden 5 yıldız aldı.


Yazar :Mehmet Ali Yazıcı Yayım Tarihi :13 Mayıs 2010 PrşOkunma :1838

« Eleştiri, Özeleştiri ve Sol

Demokrasi Mücadelesinde Kitle Örgütleri »





Son Yorum Yapılan Köşe Yazıları

Mustafa Bilir; Samsun 19 Mayıs Lisesi Anıları-2 için yazdı,
Orhan Aksu; Sermaye Tapınakları Kentleri Bilim için yazdı,
Mustafa Kemal Emül; BLATTA ORİENTALİST´İN SİVAS GÜNCESİ için yazdı,
Namık Tipioğlu; BLATTA ORİENTALİST´İN SİVAS GÜNCESİ için yazdı,
Mustafa YAVUZDEMİR; Gençliğe Hitabe de Kaldırılmalı…! için yazdı,

Son Eklenen Köşe Yazıları

  • Ankara'daki Artvinliler Niçin Bölündü-3
  • Ulusal Bayramların İçi Boşaltılıyor mu?
  • Ankara'daki Artvinliler Niçin Bölündü-2
  • Ankara'daki Artvinliler Niçin Bölündü-1
  • Atatürk Dinsiz miydi?

   Yazar Hakkında

Mehmet Ali Yazıcı

15.11.1966 yılında Artvin’in Yusufeli ilçesine bağlı Öğdem köyünde doğdum. İlkokul, Ortaokul ve Liseyi Yusufeli’de okudum. Anadolu Üniversitesi İktisat bölümünden önlisans diploması aldıktan sonra Hacettepe Üniversitesi Mühendislik Fakültesi’ne girdim. Üniversitenin Öğrenci Derneği’nde ki çalışmalarım ve siyasi faaliyetlerimden dolayı birçok kez gözaltına alındım. Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi, hakkımda davalar açtı. 1991 yılında aranır duruma düştüm. Altı yıl arandım.1997 yılında Ankara’da bir operasyonda yakalandım. Dört yıl yargılandıktan sonra Ankara DGM tarafından 15 yıl ağır hapse mahkûm edildim. Kararı Yargıtay onayladı. Ankara Ulucanlar, Ermenek Özel Tip ve Sincan F Tipi Hapishanelerinde yaklaşık 8 yıl yattım.2004 yılının Kasım ayında, TCK’ da yapılan yeni düzenlemelerden dolayı özgürlüğüme kavuştum. 2009'da Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümünü bitirdim. Birçok gazete ve dergide çeşitli konularda yayınlanmış yazılarım bulunmaktadır. "Sen Hiç Ağlamazdın" adında, Anarres Yayınlarından(Ankara-Haziran 2007) çıkan bir şiir kitabım vardır. Günlük çıkan Suluca Karahöyük Gazetesine (Hacıbektaş), aylık Özgürlük ve Uzun Yürüyüş Dergilarine yazılar yazdım. Red Dergisi'nde yazılar yazıyorum. “Köşesiz Yazılar” adında bir kitabım yayına hazırlanmaktadır.
yazici66@yahoo.com

Diğer Yazıları

  • Hakikate Dayanacak Gücüm Vardı
  • “Eşekliğin Teorisi” Vesilesiyle; Bilinç
  • Ranta Dönüştürülen Acılarımız!
  • Libya'da Neler Olacak?
  • 12 Eylül Darbesi ve Mankurtlaşma
  • Mankurtlaşma Ve Seçim
  • 1 Mayıs'ın Doğuşu
  • Yeniden Özgür Gündem
  • Açıklama
  • "Sevgililer Günü" ya da Kapitalizmin Tükettirme Sevgisi
  • Susmayacağız!
  • Açıklama
  • Nerdesin Ey Umut!
  • Orospulaşma...
  • DEV-GENÇ, Mücadele Demektir
  • Sokaktaki Devrim
  • Otobüste Kullanılmayan 50 Kuruşlar Ne Oluyor ?
  • Bilinç ve Bilinçaltı Üzerine Notlar
  • 'Sol'um Süründürür
  • "Devrim Yapılmaz, Devrim Olunur!"(*)
  • Artvinli ve Tuncelili Olmak;
  • Haliç Devletinin Avcı Simon'u
  • Bilim ve Felsefe
  • Tarafımız Belli Olsun!
  • Parfüm Orucu Bozar mı Hocam?
  • Said Nursi'nin "Sol"daki Müritleri
  • Çağın Gerisine Doğru Bir Sıçrama; İran Devrimi
  • Olgu İnsan
  • Kültür Ve Mücadele
  • Sahte Kavga Sahte Kahramanlık
  • Bir Hasan Cemal Kitabı
  • Fearari'sini Satan Bilge
  • "Şu Çılgın Türkler" Romanı Üzerine Notlar
  • Ulusların Ortaya Çıkışı ve Marksizm'de Ulusal Sorun
  • Bana gelen Mektuplar-7
  • 'Tarafsızlık' Düşüncesi Üzerine Notlar
  • Her Hangi Birine Bir Mektup
  • Bana Gelen Mektuplar-6
  • Bana Gelen Mektuplar-5
  • Bana Gelen Mektuplar-4
  • Gelirsen Bir Mevsim Getir, Adı İlkbahar Olsun
  • Bana Gelen Mektuplar-3
  • Bana Gelen Mektuplar-2
  • Adorno´nun Anti-Tezi
  • Sevgi Üzerine
  • Bana Gelen Mektuplar-1
  • Olaylara Yön Veren Temel Çelişkiler...
  • Filistin Tarihi Ya Da Bir Halkın Acı Dolu Dramı
  • Bekir Kilerci ve Hatırlattıkları
  • Eleştiri, Özeleştiri ve Sol
  • Din mi? Bilim mi?
  • Demokrasi Mücadelesinde Kitle Örgütleri
  • Sol'da Birlik (Gerekli mi?)
  • Bireycilik Toplumsalın Ölümüdür
  • Anadolu
  • Sanat Ve Politika
  • Edebiyata Dair Üç Soru
  • Ezilenlerin Pedagojisi'nde Eleştirel Bilinç
  • Türk Kurtuluş Savaşı ve ABD
  • Mustafa Kemal, Tam Bağımsızlık ve AB
  • Yeni İnsan ve Yeni Kültür Üzerine
  • Yanlış hayat doğru yaşanmaz
  • Hukuk mu Dediniz!
  • İnsanlığın Sorunlarının Çözümü Marksizimde Yatıyor
  • Cumhuriyet Döneminin Beş Tabusu
  • Çözülme
  • Sevgisiz Hayat Yaşanmaya Değmez!
  • Egemenlerin Kronik Korkusu;1 Mayıs
  • Ergenekon; Elma Dersem Çık!
  • Cumhuriyet'in Karanlık Yüzü
  • Tarafımız Belli Olsun!
  • Yeni Liberalizm Nedir?
  • Kal Gittiğin Yerde...
  • Öğretmen İmama Yenildi(mi)?
  • Grupsal Davranış Tarzı Nasıl Olmalıdır?
  • İkiyken Tek Olabilmektir Aşk!
  • Popüler Kültür ve Tüketim
  • Burjuva Demokrasisi Rıza Üretir
  • Anlaşılmak Üzerine
  • Aydın Üzerine
  • İnsanı Anlamak
  • Ergenekon Operasyonu ya da Güçlenen Türkiye Kapitalizmi
  • Kapitalizm ve Çevre
  • Okullar Açıldı; Paralı ve Ezberci Eğitime Kaldığı Yerden Devam
  • Medya; Yalanın İktidarı
  • Milli Orgazm
  • Küresel Sömürüde Kadına Biçilen Rol

   Yeni Köşe Yazıları

Son yazılar en yeni en üstte
Rasim Yılmaz Rasim Yılmaz

Ankara'daki Artvinliler Niçin Bölündü-3

Şevket Çorbacıoğlu Şevket Çorbacıoğlu

Ulusal Bayramların İçi Boşaltılıyor mu?

Rasim Yılmaz Rasim Yılmaz

Ankara'daki Artvinliler Niçin Bölündü-2

Rasim Yılmaz Rasim Yılmaz

Ankara'daki Artvinliler Niçin Bölündü-1

İbrahim Erol İbrahim Erol

Atatürk Dinsiz miydi?

Şevket Çorbacıoğlu Şevket Çorbacıoğlu

Anneler Günü İçin Önerim

Şevket Çorbacıoğlu Şevket Çorbacıoğlu

Samsun 19 Mayıs Lisesi Anıları-2

Şevket Çorbacıoğlu Şevket Çorbacıoğlu

Yılmaz Erdoğan ve Tayyip Erdoğan


   Üye Girişi

 
Kullanici adi ve sifre alani büyük-küçük harflere duyarlidir.
Yeni Üye Kaydı
Kayıp Şifre
Giriş Yardımı Giriş Yardımı

   Galeri Son Resim

Artvin resimleri son eklenen resim dosyası.Artvin Manzara Resimleri kategorisinde.

Tekin Böbrek

tarafından eklenmiş.
» Ardanuç Çakıllar köyü
Ardanuç Çakıllar köyü
Resim kategorileri içerisinde yayla resimlerini beğeneceğinizi umuyoruz.

www.artvin.biz'de şu an dolaşan 21 kişi bulunmaktadır.www.artvin.biz bugün 814 tekil kişi,6110 çoğul kişi tarafından ziyaret edilmiştir.
2012 yılı toplam 1222080 tekil kişi, 10797971 çoğul kişi tarafından ziyaret edilmiştir.Ip numaranız 38.107.179.208 'dir.
www.artvin.biz'de toplam 13945 üye bulunmaktadir.Son Üyemiz birkangenc
Online Üyeler:


Sayfa olusumu: 0,859375 saniye
© Artvin biz 2005-2012 Coded&Design By Cengiz Gündüz  

BlogEngine | Artvin Siteleri | Resim Gönderin | İletişim | Arkadaşınıza Tavsiye Edin | Kullanım ve Gizlilik Sözleşmesi


Rss rss Haberler | Resimler | Videolar | Sitemap24 Mayıs 2012 Prş Saat: 19:55:40 Css | Sayfa Başı