Artvin Köşe Yazıları

Okullar Açıldı; Paralı ve Ezberci Eğitime Kaldığı Yerde
Yazar : Mehmet Ali Yazıcı


  • Ana Menü
    • Artvin Haberleri
    • Artvin Genel Bilgiler
    • Artvin Onuncu Köy / Forum
    • Artvin Siteleri
    • BlogEngine Blogum
    • Artvin Sohbet Odası
    • Üye Ol
    • Resim Gönder
  • İlçeler
    • Artvin
    • Ardanuç
    • Arhavi
    • Borçka
    • Hopa
    • Murgul
    • Şavşat
    • Yusufeli
  • Köyler
    • Artvin Köyleri
    • Ardanuç Köyleri
    • Arhavi Köyleri
    • Borçka Köyleri
    • Hopa Köyleri
    • Murgul Köyleri
    • Şavşat Köyleri
    • Yusufeli Köyleri
  • Resimler
    • İl-İlçe Merkezi Resimleri
      • Artvin Merkez Resimleri
      • Ardanuç Merkez Resimleri
      • Arhavi Merkez Resimleri
      • Borçka Merkez Resimleri
      • Hopa Merkez Resimleri
      • Murgul Merkez Resimleri
      • Şavşat Merkez Resimleri
      • Yusufeli Merkez Resimleri
    • Manzara Resimleri
    • Yayla Resimleri
    • Göl Resimleri
    • Baraj Resimleri
    • Kış Manzara Resimleri
    • Tarihi Yerler Resimleri
    • Boğa Güreşleri Resimleri
    • Festival ve Şenlik Resimleri
    • Rafting Kano Resimleri
    • Çiçek Böcek Hayvan Resimleri
    • Ahşap Yapı Resimleri
    • Eski Alet-Edevat
    • Siyah Beyaz Kareler
    • El Sanatları
    • Yiyecek İçecek Resimleri
    • Diğer Artvin Resimleri
  • Müzikler
    • Tulum Müzikleri
    • Davul-Zurna Müzikleri
    • Artvin Türküleri
    • Akordeon Müzikleri
    • Org Müzikleri
    • Tulum Dinle
    • Artvin Türküleri Dinle
  • Videolar
  • Yazılar
  • Şiirler
  • Barajlar
    • Artvin Deriner Barajı
    • Borçka Barajı
    • Yusufeli Barajı
    • Muratlı Barajı
    • Bayram Barajı
    • Bağlık Barajı
  • Servisler
    • İletişim
    • Sitemizi Eşe Dosta Duyurun
    • Ziyaretçi Defteri
    • Sıkça Sorulan Sorular
    • Yardım
    • Biz Kimiz?

  Artvin Köşe Yazıları

 Geldiniz !!!  Anasayfa » Artvin Yazılar »Eğitim



»Okullar Açıldı; Paralı ve Ezberci Eğitime Kaldığı Yerden Devam


Yorum yazabilmek için lütfen giriş yapınız.


Yazı Ekle

Paylaş  

Türkiye’deki eğitim sistemini en iyi ifade eden söz sanırım, eski bir Milli Eğitim Bakanı’nın söylediği ”şu mektepler olmasa, maarif ne güzel yönetilirdi” sözüdür. Türkiye egemenlerinin ve siyasi iktidarların eğitime bakışını, nerdeyse bütün Cumhuriyet tarihi boyunca açık seçik bir şekilde bu vecize temsil etmiştir. Dönemlerin karakteristiklerine ve iş başına geçen hükümetlerin yaklaşımlarına göre her yıl, resmi-egemen düşünceye ters düşmeyen, tam aksine, onu güçlendiren, farklı eğitim modelleri denenmiş, bu denemelerden, ilkokuldan üniversiteye kadar bütün eğitim kademeleri nasibini almıştır. Türkiye eğitim sistemi, yazboz tahtasına dönüştürülmüştür.

Yakın dönem açısından ele alındığında olumsuz anlamda toplumun aleyhine en etkileyici politika ve uygulamalar, eğitimin özelleştirilmesi ve paralı eğitimde kendisini göstermiştir.

Bilindiği gibi özelleştirme, toplumsal alanın geneline yöneliktir. Sağlıktan eğitime, sanayiden tarıma bütün alan ve sektörlerde uygulamaya sokulmuştur. Toplumsal çıkarlar göz önüne alındığında, en trajik sonuçlar, eğitim ve sağlık sektöründe ortaya çıkmıştır. Eğitim ve sağlık hizmetleri toplumsal hak olmaktan çıkarılmış, parası olanların faydalanabileceği duruma getirilmiştir. Bu ülkede, parası olmayan hiçbir insanın eğitim ve sağlık hizmetlerinden yararlanma hakkı yoktur.

Özelleştirme programları savunulurken, ”daha kaliteli ve ucuz hizmet verilecek” denilerek, bilinçler bulanıklaştırılmış, dikkatler farklı yönlere çekilmiştir. Bu yaklaşım, özelleştirme politikalarının hayata geçirilmesinde önemli bir desteğin oluşmasına da yol açmıştır.

Özelleştirmeler bilindiği gibi sadece mal üretimiyle ilgili değildir. Hizmet sektörünü de kapsayan özelleştirme programları eğitimde ve sağlıkta da adım adım hayata geçirilmiştir. Bugün artık ülkemizde eğitim hizmeti metalaştırılmış, alınıp satılabilir duruma sokulmuştur. Ticaretin ve artı değer kazanmanın bir unsuru haline getirilmiştir. Bu alanda, gerek devlet gerekse özel sektör çok büyük paralar kazanmaktadır.

Paralı eğitime geçişin ilk adımı, devlet okullarında “katkı payı” denilen zorla yardım alma uygulamasıydı. Bu konuda, geçmişte bir büyük ilin valisi, “kazları incitmeden yolun” diyerek, eğitimle ilgili Türkiye Milli Eğitiminin vecize üretme geleneğini sürdürmüştür. Egemenler için, sadece eğitimde değil, hayatın bütün alanlarında vatandaş, ”yolunacak bir kaz”dan başka bir şey değildir. Bütçeden eğitime ayrılan pay her yıl düzenli bir biçimde düşürülmektedir. Ortaya çıkan açık, ek masraflarla vatandaşın cebinden alınan paralarla kapatılmaktadır. Eğitimde, ders kitabı fiyatlarındaki artış, paralı özel okulların yaygınlaştırılması, üniversite harçlarının yüksekliği, artık zorunluluk gibi algılanan dershaneler vb. diğer basamaklar da göz önüne alınınca, amacın eğitim hizmeti vermek değil, para kazanmak olduğu net bir şekilde görülecektir.

Sorunun, kaynak sorunu olmadığı gün gibi açık bir gerçektir. Bu ülkenin genel bütçesinin yüzde 50’ye yakını, ”Ülke güvenliği harcamaları” adı altında eritilmektedir. Bu miktarın nereye gittiğini devleti yöneten bürokrat ve siyasetçiler bile bilmemektedirler. Türkiye’nin silahlanmaya, kirli işlere ayırdığı paralar, yaptığı harcamalar düşünülünce, eğitim ve sağlıkta halka hizmet götürme konusunda sorunun kaynak sorunu olmadığı görülür. Bütçenin sınırlı olanaklarından dem vurmak, ödenek yokluğundan bahsetmek vb., sorunun asıl kaynağını gizlemeye çalışmaktan başka bir şey değildir.

Özelleştirmeyi savunanların en önemli iddialarından biri de, ”sermayenin tabana yayılacağı” yalanıydı. 1990 sonrası başlatılan sürecin sonuçları ortadadır. Sermaye tabana yayılmadığı gibi, ”taban”ın alım gücü azaldı ve yaşam koşulları daha da zorlaştı. Bugün artık insana ait her değer, bir avuç sermaye grubunun insafına terkedilmiş durumdadır. Bürokrasi, hükümet vb. kurumlar, bu sermaye gruplarının kuklalarıdır.

Var olan sistemde eğitime biçilen rol, başta sermaye grupları olmak üzere yerleşik düzenin “eleman” ihtiyacını karşılamaktır. Ve daha da önemlisi, yetişen genç kuşakların, düzenin ideolojik değerlerini yüklenerek yön almalarını sağlamaktır. İlkokuldan üniversiteye kadar, eğitimin “gizli” amacı budur.
Bilimsel düşünceden uzak, kişilik kazanamamış, soru sormayan-konuşmayan, anlatılan her şeyi kabul eden kuşaklar yetiştirmek birincil amaç olmuştur. Düzenin eleman ihtiyacını karşılamak için, örneğin devlet üniversiteleri yeterli görülmediği için özel üniversiteler ve vakıf üniversiteleri kurma furyası başlatılmıştır. Bugün artık her sermaye grubunun bir üniversitesi hatta ilköğretim okulu bile vardır.

Faşist bir karakter taşıyan 12 Eylül Anayasası’nda dahi eğitim bir hak olarak tanımlanıyordu. İşin ilginci, bugünkü Anayasa’ da hala, ”devletin, sosyal bir hukuk devleti” olduğunun yazılı olmasıdır. Geldiğimiz noktada, bütün hak ve özgürlüklerin gasp edilişinde olduğu gibi, eğitim hakkı da gasp edilmek istenmesi, egemenlerin kendi yasalarına bile tahammül edemediklerinin en bariz göstergesidir. Toplumsal hizmetler, çok ilginçtir, vergilerin artırılmasıyla ters orantılı olarak azaltılmaktadır. Ancak, bunun sorgulanması, toplum olarak hiçbir şekilde yapılmamaktadır.

Her eğitim-öğretim dönemi, anti-demokratik uygulamalar, hızından bir şey yitirmeksizin devam etmiştir/edecektir. AB süreciyle bağlantılı atılan nutuklar palavradan başka bir şey değildir. Eğitimde hak gaspları, gerici-faşist programlar, saldırılar, yıldırma-susturma faaliyetleri eli sopalı güçlerin desteğinde sürecektir.

Ezberci Eğitimle Ne Amaçlanıyor?

Bugünkü eğitim sistemi içerisinde okulların, bilimleri genel olarak öğrettiği, bu öğretme yöntemlerinin bilimsel olduğu ve çok yönlü insanlar yetiştirildiği iddiası kocaman bir yalandır. Diğer şeylerde olduğu gibi eğitim-öğretim gerçekliği de toplumun sınıflara bölünmüşlüğüyle ilişkili bir olgudur. Egemen kılınmaya çalışılan eğitim modeli, egemenlerin çıkarlarını gözeten, gerici-şoven niteliktedir. Çocuk ve gençleri, çok küçük yaşlardan itibaren bir cendereden geçirmenin adı eğitim-öğretim olmuştur. Genç kuşaklar, okullarda, verili düzenin çıkar ilişkilerinin devamına hizmet eden, güçlendiren ve güvenceye alan bir biçimde yetiştirilmek istenmektedir. Bunun yolu da ezberci bir eğitim metodundan geçmektedir. Konuşmayan, soru sormayan, üretmeyen, okumayan, sadece dinleyen ve verileni alan bir nesil yetiştirmek asıl hedeftir. Bugün milyonlarca genç insanı bu süreçlerden geçirerek sonunda işsiz bırakmak bu tezi doğrulamaktadır. Ancak, yine de bu eğitim sisteminden yararlanmak gerekiyor. Genç insanların dikkat etmeleri gereken nokta, kendilerine gerekli olan bilgileri almaları ve eğitim-öğretimlerini farklı araçlarla beslemeleridir. Gelişmiş bir bilinç ve kafa yapısına sahip olmak ancak bu şekilde sağlanabilir.

Bu toplum içinde yaşayan bireyler olarak yapmamız gereken şey, bu yağma ve talan düzeninde sürünerek yaşamak ya da boğaz tokluğu için dilenmek ve bize sunulan, üzerimizde denenen her şeyi kabul etmek olmamalıdır. “Okullar ticarethane, eğitimciler tahsildar, öğrenciler ve veliler yolunacak kaz değildir” gerçeğini, bizi yönetenlerin yüzlerine her eğitim-öğretim döneminde haykırmamız gerekiyor. Parasız ve bilimsel eğitim istemek, bizlerin en doğal hakkıdır.
(27 Eylül 2007)

Mehmet Ali Yazıcı

« Önceki Sonraki »

Yorum yazabilmek için lütfen giriş yapınız. Arkadaşıma Yolla
Beğendim
  • Currently 3.5/5 Stars.
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
6 kişi oyladı Ortalama 5 üzerinden 3.3 yıldız aldı.


Yazar :Mehmet Ali Yazıcı Yayım Tarihi :26 Nisan 2010 PtsiOkunma :1991

« Kapitalizm ve Çevre

S.S.S (Seçmen Seçme Sınavı) »





Son Yorum Yapılan Köşe Yazıları

Mustafa Bilir; Samsun 19 Mayıs Lisesi Anıları-2 için yazdı,
Orhan Aksu; Sermaye Tapınakları Kentleri Bilim için yazdı,
Mustafa Kemal Emül; BLATTA ORİENTALİST´İN SİVAS GÜNCESİ için yazdı,
Namık Tipioğlu; BLATTA ORİENTALİST´İN SİVAS GÜNCESİ için yazdı,
Mustafa YAVUZDEMİR; Gençliğe Hitabe de Kaldırılmalı…! için yazdı,

Son Eklenen Köşe Yazıları

  • Ankara'daki Artvinliler Niçin Bölündü-3
  • Ulusal Bayramların İçi Boşaltılıyor mu?
  • Ankara'daki Artvinliler Niçin Bölündü-2
  • Ankara'daki Artvinliler Niçin Bölündü-1
  • Atatürk Dinsiz miydi?

   Yazar Hakkında

Mehmet Ali Yazıcı

15.11.1966 yılında Artvin’in Yusufeli ilçesine bağlı Öğdem köyünde doğdum. İlkokul, Ortaokul ve Liseyi Yusufeli’de okudum. Anadolu Üniversitesi İktisat bölümünden önlisans diploması aldıktan sonra Hacettepe Üniversitesi Mühendislik Fakültesi’ne girdim. Üniversitenin Öğrenci Derneği’nde ki çalışmalarım ve siyasi faaliyetlerimden dolayı birçok kez gözaltına alındım. Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi, hakkımda davalar açtı. 1991 yılında aranır duruma düştüm. Altı yıl arandım.1997 yılında Ankara’da bir operasyonda yakalandım. Dört yıl yargılandıktan sonra Ankara DGM tarafından 15 yıl ağır hapse mahkûm edildim. Kararı Yargıtay onayladı. Ankara Ulucanlar, Ermenek Özel Tip ve Sincan F Tipi Hapishanelerinde yaklaşık 8 yıl yattım.2004 yılının Kasım ayında, TCK’ da yapılan yeni düzenlemelerden dolayı özgürlüğüme kavuştum. 2009'da Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümünü bitirdim. Birçok gazete ve dergide çeşitli konularda yayınlanmış yazılarım bulunmaktadır. "Sen Hiç Ağlamazdın" adında, Anarres Yayınlarından(Ankara-Haziran 2007) çıkan bir şiir kitabım vardır. Günlük çıkan Suluca Karahöyük Gazetesine (Hacıbektaş), aylık Özgürlük ve Uzun Yürüyüş Dergilarine yazılar yazdım. Red Dergisi'nde yazılar yazıyorum. “Köşesiz Yazılar” adında bir kitabım yayına hazırlanmaktadır.
yazici66@yahoo.com

Diğer Yazıları

  • Hakikate Dayanacak Gücüm Vardı
  • “Eşekliğin Teorisi” Vesilesiyle; Bilinç
  • Ranta Dönüştürülen Acılarımız!
  • Libya'da Neler Olacak?
  • 12 Eylül Darbesi ve Mankurtlaşma
  • Mankurtlaşma Ve Seçim
  • 1 Mayıs'ın Doğuşu
  • Yeniden Özgür Gündem
  • Açıklama
  • "Sevgililer Günü" ya da Kapitalizmin Tükettirme Sevgisi
  • Susmayacağız!
  • Açıklama
  • Nerdesin Ey Umut!
  • Orospulaşma...
  • DEV-GENÇ, Mücadele Demektir
  • Sokaktaki Devrim
  • Otobüste Kullanılmayan 50 Kuruşlar Ne Oluyor ?
  • Bilinç ve Bilinçaltı Üzerine Notlar
  • 'Sol'um Süründürür
  • "Devrim Yapılmaz, Devrim Olunur!"(*)
  • Artvinli ve Tuncelili Olmak;
  • Haliç Devletinin Avcı Simon'u
  • Bilim ve Felsefe
  • Tarafımız Belli Olsun!
  • Parfüm Orucu Bozar mı Hocam?
  • Said Nursi'nin "Sol"daki Müritleri
  • Çağın Gerisine Doğru Bir Sıçrama; İran Devrimi
  • Olgu İnsan
  • Kültür Ve Mücadele
  • Sahte Kavga Sahte Kahramanlık
  • Bir Hasan Cemal Kitabı
  • Fearari'sini Satan Bilge
  • "Şu Çılgın Türkler" Romanı Üzerine Notlar
  • Ulusların Ortaya Çıkışı ve Marksizm'de Ulusal Sorun
  • Bana gelen Mektuplar-7
  • 'Tarafsızlık' Düşüncesi Üzerine Notlar
  • Her Hangi Birine Bir Mektup
  • Bana Gelen Mektuplar-6
  • Bana Gelen Mektuplar-5
  • Bana Gelen Mektuplar-4
  • Gelirsen Bir Mevsim Getir, Adı İlkbahar Olsun
  • Bana Gelen Mektuplar-3
  • Bana Gelen Mektuplar-2
  • Adorno´nun Anti-Tezi
  • Sevgi Üzerine
  • Bana Gelen Mektuplar-1
  • Olaylara Yön Veren Temel Çelişkiler...
  • Filistin Tarihi Ya Da Bir Halkın Acı Dolu Dramı
  • Bekir Kilerci ve Hatırlattıkları
  • Eleştiri, Özeleştiri ve Sol
  • Din mi? Bilim mi?
  • Demokrasi Mücadelesinde Kitle Örgütleri
  • Sol'da Birlik (Gerekli mi?)
  • Bireycilik Toplumsalın Ölümüdür
  • Anadolu
  • Sanat Ve Politika
  • Edebiyata Dair Üç Soru
  • Ezilenlerin Pedagojisi'nde Eleştirel Bilinç
  • Türk Kurtuluş Savaşı ve ABD
  • Mustafa Kemal, Tam Bağımsızlık ve AB
  • Yeni İnsan ve Yeni Kültür Üzerine
  • Yanlış hayat doğru yaşanmaz
  • Hukuk mu Dediniz!
  • İnsanlığın Sorunlarının Çözümü Marksizimde Yatıyor
  • Cumhuriyet Döneminin Beş Tabusu
  • Çözülme
  • Sevgisiz Hayat Yaşanmaya Değmez!
  • Egemenlerin Kronik Korkusu;1 Mayıs
  • Ergenekon; Elma Dersem Çık!
  • Cumhuriyet'in Karanlık Yüzü
  • Tarafımız Belli Olsun!
  • Yeni Liberalizm Nedir?
  • Kal Gittiğin Yerde...
  • Öğretmen İmama Yenildi(mi)?
  • Grupsal Davranış Tarzı Nasıl Olmalıdır?
  • İkiyken Tek Olabilmektir Aşk!
  • Popüler Kültür ve Tüketim
  • Burjuva Demokrasisi Rıza Üretir
  • Anlaşılmak Üzerine
  • Aydın Üzerine
  • İnsanı Anlamak
  • Ergenekon Operasyonu ya da Güçlenen Türkiye Kapitalizmi
  • Kapitalizm ve Çevre
  • Okullar Açıldı; Paralı ve Ezberci Eğitime Kaldığı Yerden Devam
  • Medya; Yalanın İktidarı
  • Milli Orgazm
  • Küresel Sömürüde Kadına Biçilen Rol

   Yeni Köşe Yazıları

Son yazılar en yeni en üstte
Rasim Yılmaz Rasim Yılmaz

Ankara'daki Artvinliler Niçin Bölündü-3

Şevket Çorbacıoğlu Şevket Çorbacıoğlu

Ulusal Bayramların İçi Boşaltılıyor mu?

Rasim Yılmaz Rasim Yılmaz

Ankara'daki Artvinliler Niçin Bölündü-2

Rasim Yılmaz Rasim Yılmaz

Ankara'daki Artvinliler Niçin Bölündü-1

İbrahim Erol İbrahim Erol

Atatürk Dinsiz miydi?

Şevket Çorbacıoğlu Şevket Çorbacıoğlu

Anneler Günü İçin Önerim

Şevket Çorbacıoğlu Şevket Çorbacıoğlu

Samsun 19 Mayıs Lisesi Anıları-2

Şevket Çorbacıoğlu Şevket Çorbacıoğlu

Yılmaz Erdoğan ve Tayyip Erdoğan


   Üye Girişi

 
Kullanici adi ve sifre alani büyük-küçük harflere duyarlidir.
Yeni Üye Kaydı
Kayıp Şifre
Giriş Yardımı Giriş Yardımı

   Galeri Son Resim

Artvin resimleri son eklenen resim dosyası.Artvin Manzara Resimleri kategorisinde.

Tekin Böbrek

tarafından eklenmiş.
» Ardanuç Çakıllar köyü
Ardanuç Çakıllar köyü
Resim kategorileri içerisinde yayla resimlerini beğeneceğinizi umuyoruz.

www.artvin.biz'de şu an dolaşan 22 kişi bulunmaktadır.www.artvin.biz bugün 836 tekil kişi,6192 çoğul kişi tarafından ziyaret edilmiştir.
2012 yılı toplam 1222102 tekil kişi, 10798053 çoğul kişi tarafından ziyaret edilmiştir.Ip numaranız 38.107.179.209 'dir.
www.artvin.biz'de toplam 13945 üye bulunmaktadir.Son Üyemiz birkangenc
Online Üyeler:


Sayfa olusumu: 0,546875 saniye
© Artvin biz 2005-2012 Coded&Design By Cengiz Gündüz  

BlogEngine | Artvin Siteleri | Resim Gönderin | İletişim | Arkadaşınıza Tavsiye Edin | Kullanım ve Gizlilik Sözleşmesi


Rss rss Haberler | Resimler | Videolar | Sitemap24 Mayıs 2012 Prş Saat: 20:06:49 Css | Sayfa Başı