Artvin Köşe Yazıları
»AKP Cami Duvarına Ediyor!
Diyanet İşleri Başkanlığı Tasfiye Sürecine Girdi
Camiler satılacak diye haberler dolaşmaya başladı. Bilgisunarda bir arama yaptım. Tataristan’da borçlarını ödeyemediği için satılan caminin TRT haberi çıktı karşıma. Camiyi yaptıran iş adamı iflas etmiş, camiyi külliyesiyle birlikte satışa çıkartmış. Üstelik cemaatten toplanan aylık 2 bin dolar buranın masraflarına yetmiyormuş. (15.01.2010)
“Bölgenin en güzel camilerinden biri olan "Rişada", mimarisi ve süslemeleri ile göz kamaştırıyor. Camide ibadet yeri haricinde Tatarlara ait bir müze, kütüphane, kuran kursu ve misafirhane bulunuyor. Caminin satılacağı haberi, cemaati de endişelendiriyor.
Eh, TRT’nin cami satışlarını desteklemediğini düşünerek bu habere bir itiraz eden olmaz diyeceksiniz, fakat aynı TRT acaba Türkiye’de cami satışlarına karşı çıkanları acaba haber eder mi? Endişemiz vardır ki, satışların önünü açacak haberler verecektir. Önce camilerin satılabilirliğini öne çıkartacaktır ki, ilk haber bu yönde ipucudur. Öncelikle altında hipermarket ve külliye olanlar satılır!
Bu işler kamu hizmetlerini piyasaya devretme işidir, hani şu 1995’de Tansu Çiller’in Dünya Ticaret Örgütü ile imzaladığı. O şimdi başbakanın mali danışmanıdır, hangi kamu işletmesinin ne zaman satışa çıkacağına sıra geldiğine o karar vermektedir. Ancak, cami satışlarından önce sözleşmeli imamlık başlatılmış olmalıdır. Okullar, hastaneler gibi.
Bilgisunara “sözleşmeli imamlık” yazdım, girdim, haberleri önüme düştü. 20.4.2010 tarihli haber. AKP bize kutlu doğum haftası yaptırırken imamlar devlet güvencesinden yoksun bırakılmaya başlanmış bile.
“Adıyaman merkeze bağlı Durak köyü sakinleri camilerinin kadrolu imamlarının kadrosunun alınmasına tepki gösterdiler.
Durak köyü sakinleri camilerinde var olan kadrolu imamın kadrosunun iptal edilerek yerine sözleşmeli imam atanmasına tepki gösterdiler. Yaklaşık nüfuslarının 200 olduğunu ve yeterli cemaat bulunduğunu söyleyen köylüler, imam kadrosunun alınarak sözleşmeli imam gönderilecek olmasına itiraz ettiler.”
Meğer AKP üç yıl önce başlatmış bunu; 30 Haziran 2007 tarihli haber:
“Diyanet İşleri Başkanlığı, Taşra Teşkilatında Bulunan Cami ve Mescitlerde Din Görevlisi İhtiyacının Karşılanması Amacıyla 6 Bin Sözleşmeli İmam-hatip ve 2 Bin 500 Kur´an Kursu Öğreticisi Alacak.”
15 Mart 2010 tarihli haber:
“Diyanet İşleri Başkanlığı sözleşmeli Personel alımı: Diyanet İşleri Başkanlı taşra teşkilatlarına sözleşmeli olarak 200 adet vaiz, 700 adet Kur’an kursu öğreticisi, 598 adet İmam-Hatip, 32 adet müezzin-kayyım alınacaktır.”
11 Mart 2010’da kinayeli bir haber:
“…Sözleşmeli imamlar da kadro istiyor, haberi Milli Eğitim Bakanlığı´nda görevli sözleşmeli öğretmenlere kadro ... İMAM ARKADAŞLAR BOŞ VERİN DÜNYALIK KADROYU…”
“2010 İmam Alımları 2 Bin İmam Atamaları ... Bu yıl için Maliye Bakanlığından sözleşmeli 4 bin imamla bin ... 2 Nisan 2010”
12 Mart 2010: “Sözleşmeli öğretmene kadro verilmeden tüm 4/B statüsünde çalışanlar (özellikle hemşire ve imamlar) kadro istemeye başladı.”
Bu kadarcık haber taramasından ne anladığımı söyleyeyim:
Talim ve Terbiye Kurulunu fiilen lağvettikleri gibi, YÖK’ü fiilen lağvettikleri gibi TSK ile uğraştıkları gibi, Diyanet İşleri Başkanlığını piyasaya devredip fiilen lağvedecekler.
Bu gidişe direnen din adamlarını Ergenekon diye gösterirler.
Okullar, hastaneler, camiler, kışlalar, fabrikalar, santraller… Türkiye Cumhuriyeti tasfiye ediliyor!
Anlaşılan o ki, yakında hep birlikte TEKEL İşçisi gibi Ankara’dayız!
1 Mayıs’ta imamlar Memur-Sen içerisinde Taksim’de olacaklar, bu biline.
Benden uyarması, AKP cami duvarına ediyor, bu ona çok pahalıya patlar, burası ABD değildir.
28.4.2010
Mahiye Morgül
Yazar :Mahiye MORGÜL Yayım Tarihi :28 Nisan 2010 ÇrşOkunma :1208
Son Yorum Yapılan Köşe Yazıları
Son Eklenen Köşe Yazıları
Nisan
28
ÇrşMehmet Ali Yazıcı AKP Cami Duvarına Ediyor! için dedi;
Sayın Morgül,
Ben bu konuyu daha önce OdaTv sitesinde yazmıştım. 12 Eylül Darbesinden bu yana yoğun bir özelleştirme kampanyası başlatıldı ve bizlerin yani halkın vergileriyle kurulan işletmeler sermaye güçlerine yok pahasına satıldı, peşkeş çekildi. Özelleştirilmeyen tek bir kamu kurumu kalmadı, camiler dışında. Benim düşünceme göre camiler, mescitler de özelleştirilmelidir. Ülkemizde 75 bin cami var. Bu camilerin bütün masrafları bizim cebimizden çıkıyor. Keza din adamlarının maaşları da öyle. Ben diyorum ki camiler özelleştirilsin ve namaz parayla olsun. Vakit namazlarına, Cuma ve Bayram namazlarına ayrı tarife uygulansın. Camilerin işletilmesi de özel sermayeye verilsin.
Liberal ekonomide bunun böyle olması gerekiyor. Bugün halk bedava, (gereksiz ve anlamsız olan ibadet dışında) hiç bir hizmet alamamaktadır.
"Türkiye´de 353 kişiye bir cami, 60 bin kişiye ise bir hastane düşüyor. Kadrolu 21 bin doktora karşılık 66 bin imam çalışıyor.
BİR HASTANEYE KARŞILIK 70 CAMİ VAR
Yurt çapında 76 bin cami bulunuyor, hastane sayısı ise 1.156´da kalıyor. 6 bin 300 sağlık ocağı da dikkate alınırsa sağlık kuruluşu başına 10 bin kişi düşüyor. Gelecek planlarında da cami yatırımları hastane yatırımını geçiyor.
AB´DEKİ KİLİSELER AZ HASTANE SAYISI ÇOK
AB´deki tablo tam tersi. Almanya´da 70 bin sağlık kuruluşu varken, kilise sayısı 8 binde kalıyor. Fransa´da 9 bin kiliseye karşılık hastane sayısı 60 bine ulaşıyor.
Türkiye´de Her 70 camiye karşılık sadece bir hastane var.
Araştırmalara göre Türkiye´de 47 bin 746´sı köylerde olmak üzere 75 bin 941 cami var. Hastane sayısı ise sağlık ocakları da dahil olmak üzere 7 bin 520."
Bir de şu rakamlara bakaınız:
DİĞER BAKANLIKLARLA BÜTÇE KARŞILAŞTIRMASI
Diyanet İşleri Başkanlığı 1.122.203.000
İÇİŞLERİ BAKANLIĞI 783.047.000
DIŞİŞLERi BAKANLIĞI 562.643.000
BAYINDIRLIK VE iSKAN BAKANLIĞI 677.219.000
ULAŞTIRMA BAKANLIĞI 687.265.000
SANAYİ VE TİCARET BAKANLIĞI 280.095.000
ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANLIĞI 249.296.000
KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI 632.417.000
ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI 404.396.000"
Sizce Diyanet Bütçesi neden böyle kabarık?



Sayfa Başı