Artvin Köşe Yazıları

Mustafa Kemal, Tam Bağımsızlık ve AB
Yazar : Mehmet Ali Yazıcı


  • Ana Menü
    • Artvin Haberleri
    • Artvin Genel Bilgiler
    • Artvin Onuncu Köy / Forum
    • Artvin Siteleri
    • BlogEngine Blogum
    • Artvin Sohbet Odası
    • Üye Ol
    • Resim Gönder
  • İlçeler
    • Artvin
    • Ardanuç
    • Arhavi
    • Borçka
    • Hopa
    • Murgul
    • Şavşat
    • Yusufeli
  • Köyler
    • Artvin Köyleri
    • Ardanuç Köyleri
    • Arhavi Köyleri
    • Borçka Köyleri
    • Hopa Köyleri
    • Murgul Köyleri
    • Şavşat Köyleri
    • Yusufeli Köyleri
  • Resimler
    • İl-İlçe Merkezi Resimleri
      • Artvin Merkez Resimleri
      • Ardanuç Merkez Resimleri
      • Arhavi Merkez Resimleri
      • Borçka Merkez Resimleri
      • Hopa Merkez Resimleri
      • Murgul Merkez Resimleri
      • Şavşat Merkez Resimleri
      • Yusufeli Merkez Resimleri
    • Manzara Resimleri
    • Yayla Resimleri
    • Göl Resimleri
    • Baraj Resimleri
    • Kış Manzara Resimleri
    • Tarihi Yerler Resimleri
    • Boğa Güreşleri Resimleri
    • Festival ve Şenlik Resimleri
    • Rafting Kano Resimleri
    • Çiçek Böcek Hayvan Resimleri
    • Ahşap Yapı Resimleri
    • Eski Alet-Edevat
    • Siyah Beyaz Kareler
    • El Sanatları
    • Yiyecek İçecek Resimleri
    • Diğer Artvin Resimleri
  • Müzikler
    • Tulum Müzikleri
    • Davul-Zurna Müzikleri
    • Artvin Türküleri
    • Akordeon Müzikleri
    • Org Müzikleri
    • Tulum Dinle
    • Artvin Türküleri Dinle
  • Videolar
  • Yazılar
  • Şiirler
  • Barajlar
    • Artvin Deriner Barajı
    • Borçka Barajı
    • Yusufeli Barajı
    • Muratlı Barajı
    • Bayram Barajı
    • Bağlık Barajı
  • Servisler
    • İletişim
    • Sitemizi Eşe Dosta Duyurun
    • Ziyaretçi Defteri
    • Sıkça Sorulan Sorular
    • Yardım
    • Biz Kimiz?

  Artvin Köşe Yazıları

 Geldiniz !!!  Anasayfa » Artvin Yazılar »Genel



»Mustafa Kemal, Tam Bağımsızlık ve AB


Yorum yazabilmek için lütfen giriş yapınız.
(2) Yorum Yazılmış

Yazı Ekle

Paylaş  

1800´lü yılların sonlarına doğru Avrupa´da ekonomik alanda yaşanan yoğun sermaye birikimi ve meta üretimi, dünya için oldukça yeni bir olguyu da ortaya çıkartmıştır: Tekelleşme... Bu gelişme, zincirleme olarak, bundan sonrası için yaşanacak olayların da habercisi olmuştur. Batılı büyük tekeller, mensubu oldukları devletleri etkileyerek, dünyayı tekrardan ekonomik ve coğrafi planda paylaşma amacı gütmekteydiler. Batılı kapitalist devletlerin politikaları bu yönde şekillenmeye başlamıştı. Ayrıca, ulusal birliğini yeni sağlamış olan Almanya ve İtalya’nın, dünyanın bundan önceki paylaşımına itirazları vardı. Pazar paylarını arttırmak ve yeni sömürgeler edinmek istiyorlardı.1.Dünya Paylaşım Savaşını 1914´de başlatan nedenler kabaca bu şekilde özetlenebilir. Savaşın sonucu,20 milyon ölü, yeni paylaşım anlaşmaları ve yakılıp yıkılmış bir Avrupa´ydı.

1.Dünya Savaşının başladığı dönemlerde Osmanlı Devleti yoğun bir siyasal ve ekonomik kriz içerisindeydi. İş öyle bir noktaya varmıştı ki, Avrupalılar Osmanlı’yı “hasta adam” olarak tanımlıyorlardı. Kapitülasyonlar, yabancılara verilen imtiyazlar, borçlar ve sürekli toprak kaybı, bir dünya imparatorluğu olan Osmanlı Devletini dar bir alana sıkıştırmıştı. Batılı devletlere olan borçlar ödenemiyor, ülke yavaş yavaş yarı-sömürgeleşme sürecine giriyordu. Öyle ki yabancı devletler, Osmanlı Devletinin kendilerine olan borçlarını ödeyebilmesi için bir kurumu (Duyun-u Umumiye) dahi kurmuşlardı. Balkanlar da sürekli toprak kaybediyor, batıda Fransız Devrimiyle birlikte ortaya çıkan milliyetçilik akımları birçok milleti bir arada tutan imparatorluğu dağılma noktasına sürüklüyordu.

Osmanlı Devleti,1.Dünya Savaşına bu şartlar altında Almanya´nın yanında girdi ve yenilen devletlerin arasında sayılarak, toprakları işgal edildi ve paylaşıldı. İmparatorluktan geri kalan ülke topraklarının işgali paylaşılması, Anadolu´da büyük bir tepkiyle karşılandı. Anadolu halkı işgali asla kabul etmiyor ve işgale karşı gelişen tepkilerin bir ´Kurtuluş Savaşına´ dönüştürülmesi fikri, ülkenin her yanında dile getiriliyordu. Bunun yanı sıra, özellikle İstanbul merkezli bazı kesimler de, ABD gibi devletlerin himayesine girilmesini öngören mandacılık tezlerini savunuyorlardı.


İlk gençlik yıllarından beri, ülkenin kaderini kendi kişisel kaderinin önüne koyan Mustafa Kemal, işgalden kurtulmanın yolunun topyekün bir ulusal kurtuluş savaşından geçeceğini biliyordu. Bu düşüncelerle hareket ederek, Anadolu´da gelişen ´”parçalı direniş” hareketlerini belli bir merkezde toplamanın mücadelesini veriyordu. İşgalden kurtulmuş topraklar üzerinde tam bağımsız bir ülke ve halk düşüncesini Mustafa Kemal yaşamı boyunca savunmaya çalışmıştır.

Mustafa Kemal, Türk Kurtuluş Savaşının amacını şu şekilde tanımlıyordu: “Amacımız, ulusal sınırlarımız içinde toprak bütünlüğümüzü ve ulusun tam bağımsızlığını sağlamaktır. Buna engel olmak üzere karşımıza çıkacak kuvvet, kim ve ne olursa olsun hiç duraksamadan çarpışırız ve başarı kazanırız. Bu konuda ki karar ve inancımız kesindir.” İstiklal Savaşının çekirdeği sayılan Anadolu ve Rumeli Müdafaai Hukuk Grubuyla ilgili, Kazım Karabekir Paşa´ya çektiği telgrafta “Müdafaai Hukuk Grubu, ülkenin tam bağımsızlığını sağlamak gibi kısa ve kesin bir amaçla kurulmuştur.” diyordu.

Mustafa Kemal önderliğinde Türkiye Halklarının 1919- 1922 yılları arasında Batılı emperyalist ve kapitalist devletlere karşı vermiş olduğu savaş, asla ve asla sadece düşman ordularını Türkiye topraklarından çıkarma savaşı değildi. Tam bağımsızlığımızın yüzlerce yıl sonra yeniden elde edilmesi ve bir daha elden çıkarılmaması için savaşılıyordu.

Mustafa Kemal, Türkiye´nin ekonomik bağımsızlığına büyük önem vermiştir. Fransa ile yapılan anlaşmayı değerlendirirken, “Türkiye´nin ulusal sınırları içerisinde siyasi ve iktisadi istiklal-ı tamının tasdiki” dır diyordu.Tam bağımsızlık fikrini dar anlamda siyasal bağımsızlık olarak görmüyor,istiklal-i tam olmanın içeriğini çeşitli alanlarda ki bağımsızlık dolduruyordu.Örneğin, United Telegraph muhabirine yaptığı Sevr Antlaşması ile ilgili değerlendirmede “İstiklal-i siyasi,adli,iktisadi ve malimizi imhaya ve bin netice hayat hakkımızı inkar ve iptale matuf olan Sevr Antlaşması bize mevcut değildir.Levazımı istiklal ve hakimiyetimizi temin edecek bir sulhan akdı nuhbe-i amalimizdir.” diyordu.TBMM´nin 4.toplantı yılının açılışında yaptığı konuşmada,bağımsızlığın çeşitli öğelerini sayıyor, “Türk Milletinin idari,mali ve iktisadi bütün hukuk-u istiklal ve hayatına malik olmasını...” vurguluyordu.

1921´de Fransa ile yapılan anlaşmayı şu sözlerle değerlendirmiştir: “Bu anlaşma ile siyaset, iktisat, askerlik alanlarında ve öbür alanlarda tek bir konuda bağımsızlığımızdan hiçbir şey yitirmeksizin, yurdumuzun değerli parçalarını düşman elinden kurtarmış olduk.”

Son yıllarda Avrupa Birliğine girme süreci tartışmalarıyla birlikte ortaya çıkan gelişmeler, Mustafa Kemal´in “tam bağımsızlık” fikri ve Türk Kurtuluş Savaşının geçmiş tecrübeleriyle değerlendirildiğinde, Türkiye´nin kuruluş ve kurtuluş felsefesine aykırı bir durum oluşturmaktadır. “Her koşul ve şart” altında AB´ye girme düşüncesi, egemen bir ulus olmanın şartlarına aykırıdır. Bu çelişkiyi Türkiye Egemenlerinin görmesi gerekir.

Ülkemiz muktedirlerinin geleceği noktayı Mustafa Kemal sanki yıllar öncesinden görmüş gibi, Fransız yazarı Maurice Pernet´ya verdiği demeçte tam bağımsızlığın öneminin altını bir kez daha çiziyordu. Yabancıların Türkiye´ye dolaylı yollardan egemen olmalarına, ülkemizin yönetimini kontrol altına almalarına kesin bir kararlılıkla karşı koyuyor ve bu gibi “yeni emperyalizm” türlerinden nasıl nefret ettiğini özlü bir biçimde dile getiriyordu.

“Eğer ecnebi düşmanlığında, o kadar pahalı elde edilen bir istiklale halel verecek her şeyden nefret manası çıkarılırsa, evet, bizim ecnebi düşmanı olduğumuz söylenebilir. Size açıkça söyledim ve sonuna kadar açık sözlü olacağım. Henüz emniyetimiz yerinde değildir.Evvelce Türkiye´de ecnebi teşebbüsatin, ecnebi maksatlarının bize telkin ettiği endişeler kamilen zail olmuş değildir.Eğer bazen ihtiyatkar hareket ediyorsak,ifrat derecede şüpheli davranıyorsak,bize çok pahalıya mal olan hürriyetimizi kaybetme hususundaki korkumuzdur.Bu hürriyetin bir küçük kısmını sakat etmektense,hepsini birden feda etmeyi tercih ederiz.”

Mehmet Ali Yazıcı

« Önceki Sonraki »

Yorum yazabilmek için lütfen giriş yapınız.(2) Yorum Yazılmış Arkadaşıma Yolla
Beğendim
  • Currently 3.5/5 Stars.
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
8 kişi oyladı Ortalama 5 üzerinden 3.2 yıldız aldı.


Yazar :Mehmet Ali Yazıcı Yayım Tarihi :3 Mayıs 2010 PtsiOkunma :1639

« Türk Kurtuluş Savaşı ve ABD

Yeni İnsan ve Yeni Kültür Üzerine »





Son Yorum Yapılan Köşe Yazıları

Mustafa Bilir; Samsun 19 Mayıs Lisesi Anıları-2 için yazdı,
Orhan Aksu; Sermaye Tapınakları Kentleri Bilim için yazdı,
Mustafa Kemal Emül; BLATTA ORİENTALİST´İN SİVAS GÜNCESİ için yazdı,
Namık Tipioğlu; BLATTA ORİENTALİST´İN SİVAS GÜNCESİ için yazdı,
Mustafa YAVUZDEMİR; Gençliğe Hitabe de Kaldırılmalı…! için yazdı,

Son Eklenen Köşe Yazıları

  • Ankara'daki Artvinliler Niçin Bölündü-3
  • Ulusal Bayramların İçi Boşaltılıyor mu?
  • Ankara'daki Artvinliler Niçin Bölündü-2
  • Ankara'daki Artvinliler Niçin Bölündü-1
  • Atatürk Dinsiz miydi?

Mayıs
5
Çrş

Namık Tipioğlu Mustafa Kemal, Tam Bağımsızlık ve AB için dedi;

Sayın Yazıcı;
Ben de kutluyorum sizi.
Teşekkürler.

Mayıs
4
Salı

Haydar Bibinoğlu Mustafa Kemal, Tam Bağımsızlık ve AB için dedi;

Alkışlamaktan başka yorum yapamam. Sadece katkı olsun diye, Düyun-u Umumiye İdaresi hakkında birkaç şey yazmak istiyorum.

Düyun-u Umumiye İdaresi: Osmanlı Devleti´nin 1854 yılından itibaren almaya başladığı dış borçların anapara ve faizleriyle birlikte ödenebilmesi için kurulan; 1881 yılında Muharrem Kararnamesi ile Rüsum-u Sitte İdaresinin yönetiminde olan iç borçları da kapsayacak biçimde yetkileri genişletilen kurumdur. Bu idarede; İngiltere, Fransa, Almanya, İtalya, Avusturya, Osmanlı ve Galata Bankerlerinin temsilcileri vardı. Toplam 7 temsilci... Düyun-u Umumiye; Osmanlı gelirlerinin %30´dan fazlasını yönetmekteydi.

Kurtuluş Savaşı yıllarında bu kurumun gelirlerine el konulmuştur.

Rüsum-u Sitte İdaresi: Rüsum-i sitte, altı vergi demektir. Sözü edilen 6 vergi, iç borç ödemesi için kullanılmaktaydı. Vergileri toplayıp yöneten ise Rüsum-u Sitte İdaresiydi. Daha sonraları, bu kurumun görevleri de Düyun-u Umumiye devredilmiştir.
Bu vergiler şunlardır:
1- Damga vergisi
2- Alkollü içkiler vergisi
3- Av(balıkçılık) vergisi
4- İpek vergisi
5- Tütün vergisi
6- Tuz vergisi

   Yazar Hakkında

Mehmet Ali Yazıcı

15.11.1966 yılında Artvin’in Yusufeli ilçesine bağlı Öğdem köyünde doğdum. İlkokul, Ortaokul ve Liseyi Yusufeli’de okudum. Anadolu Üniversitesi İktisat bölümünden önlisans diploması aldıktan sonra Hacettepe Üniversitesi Mühendislik Fakültesi’ne girdim. Üniversitenin Öğrenci Derneği’nde ki çalışmalarım ve siyasi faaliyetlerimden dolayı birçok kez gözaltına alındım. Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi, hakkımda davalar açtı. 1991 yılında aranır duruma düştüm. Altı yıl arandım.1997 yılında Ankara’da bir operasyonda yakalandım. Dört yıl yargılandıktan sonra Ankara DGM tarafından 15 yıl ağır hapse mahkûm edildim. Kararı Yargıtay onayladı. Ankara Ulucanlar, Ermenek Özel Tip ve Sincan F Tipi Hapishanelerinde yaklaşık 8 yıl yattım.2004 yılının Kasım ayında, TCK’ da yapılan yeni düzenlemelerden dolayı özgürlüğüme kavuştum. 2009'da Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümünü bitirdim. Birçok gazete ve dergide çeşitli konularda yayınlanmış yazılarım bulunmaktadır. "Sen Hiç Ağlamazdın" adında, Anarres Yayınlarından(Ankara-Haziran 2007) çıkan bir şiir kitabım vardır. Günlük çıkan Suluca Karahöyük Gazetesine (Hacıbektaş), aylık Özgürlük ve Uzun Yürüyüş Dergilarine yazılar yazdım. Red Dergisi'nde yazılar yazıyorum. “Köşesiz Yazılar” adında bir kitabım yayına hazırlanmaktadır.
yazici66@yahoo.com

Diğer Yazıları

  • Hakikate Dayanacak Gücüm Vardı
  • “Eşekliğin Teorisi” Vesilesiyle; Bilinç
  • Ranta Dönüştürülen Acılarımız!
  • Libya'da Neler Olacak?
  • 12 Eylül Darbesi ve Mankurtlaşma
  • Mankurtlaşma Ve Seçim
  • 1 Mayıs'ın Doğuşu
  • Yeniden Özgür Gündem
  • Açıklama
  • "Sevgililer Günü" ya da Kapitalizmin Tükettirme Sevgisi
  • Susmayacağız!
  • Açıklama
  • Nerdesin Ey Umut!
  • Orospulaşma...
  • DEV-GENÇ, Mücadele Demektir
  • Sokaktaki Devrim
  • Otobüste Kullanılmayan 50 Kuruşlar Ne Oluyor ?
  • Bilinç ve Bilinçaltı Üzerine Notlar
  • 'Sol'um Süründürür
  • "Devrim Yapılmaz, Devrim Olunur!"(*)
  • Artvinli ve Tuncelili Olmak;
  • Haliç Devletinin Avcı Simon'u
  • Bilim ve Felsefe
  • Tarafımız Belli Olsun!
  • Parfüm Orucu Bozar mı Hocam?
  • Said Nursi'nin "Sol"daki Müritleri
  • Çağın Gerisine Doğru Bir Sıçrama; İran Devrimi
  • Olgu İnsan
  • Kültür Ve Mücadele
  • Sahte Kavga Sahte Kahramanlık
  • Bir Hasan Cemal Kitabı
  • Fearari'sini Satan Bilge
  • "Şu Çılgın Türkler" Romanı Üzerine Notlar
  • Ulusların Ortaya Çıkışı ve Marksizm'de Ulusal Sorun
  • Bana gelen Mektuplar-7
  • 'Tarafsızlık' Düşüncesi Üzerine Notlar
  • Her Hangi Birine Bir Mektup
  • Bana Gelen Mektuplar-6
  • Bana Gelen Mektuplar-5
  • Bana Gelen Mektuplar-4
  • Gelirsen Bir Mevsim Getir, Adı İlkbahar Olsun
  • Bana Gelen Mektuplar-3
  • Bana Gelen Mektuplar-2
  • Adorno´nun Anti-Tezi
  • Sevgi Üzerine
  • Bana Gelen Mektuplar-1
  • Olaylara Yön Veren Temel Çelişkiler...
  • Filistin Tarihi Ya Da Bir Halkın Acı Dolu Dramı
  • Bekir Kilerci ve Hatırlattıkları
  • Eleştiri, Özeleştiri ve Sol
  • Din mi? Bilim mi?
  • Demokrasi Mücadelesinde Kitle Örgütleri
  • Sol'da Birlik (Gerekli mi?)
  • Bireycilik Toplumsalın Ölümüdür
  • Anadolu
  • Sanat Ve Politika
  • Edebiyata Dair Üç Soru
  • Ezilenlerin Pedagojisi'nde Eleştirel Bilinç
  • Türk Kurtuluş Savaşı ve ABD
  • Mustafa Kemal, Tam Bağımsızlık ve AB
  • Yeni İnsan ve Yeni Kültür Üzerine
  • Yanlış hayat doğru yaşanmaz
  • Hukuk mu Dediniz!
  • İnsanlığın Sorunlarının Çözümü Marksizimde Yatıyor
  • Cumhuriyet Döneminin Beş Tabusu
  • Çözülme
  • Sevgisiz Hayat Yaşanmaya Değmez!
  • Egemenlerin Kronik Korkusu;1 Mayıs
  • Ergenekon; Elma Dersem Çık!
  • Cumhuriyet'in Karanlık Yüzü
  • Tarafımız Belli Olsun!
  • Yeni Liberalizm Nedir?
  • Kal Gittiğin Yerde...
  • Öğretmen İmama Yenildi(mi)?
  • Grupsal Davranış Tarzı Nasıl Olmalıdır?
  • İkiyken Tek Olabilmektir Aşk!
  • Popüler Kültür ve Tüketim
  • Burjuva Demokrasisi Rıza Üretir
  • Anlaşılmak Üzerine
  • Aydın Üzerine
  • İnsanı Anlamak
  • Ergenekon Operasyonu ya da Güçlenen Türkiye Kapitalizmi
  • Kapitalizm ve Çevre
  • Okullar Açıldı; Paralı ve Ezberci Eğitime Kaldığı Yerden Devam
  • Medya; Yalanın İktidarı
  • Milli Orgazm
  • Küresel Sömürüde Kadına Biçilen Rol

   Yeni Köşe Yazıları

Son yazılar en yeni en üstte
Rasim Yılmaz Rasim Yılmaz

Ankara'daki Artvinliler Niçin Bölündü-3

Şevket Çorbacıoğlu Şevket Çorbacıoğlu

Ulusal Bayramların İçi Boşaltılıyor mu?

Rasim Yılmaz Rasim Yılmaz

Ankara'daki Artvinliler Niçin Bölündü-2

Rasim Yılmaz Rasim Yılmaz

Ankara'daki Artvinliler Niçin Bölündü-1

İbrahim Erol İbrahim Erol

Atatürk Dinsiz miydi?

Şevket Çorbacıoğlu Şevket Çorbacıoğlu

Anneler Günü İçin Önerim

Şevket Çorbacıoğlu Şevket Çorbacıoğlu

Samsun 19 Mayıs Lisesi Anıları-2

Şevket Çorbacıoğlu Şevket Çorbacıoğlu

Yılmaz Erdoğan ve Tayyip Erdoğan


   Üye Girişi

 
Kullanici adi ve sifre alani büyük-küçük harflere duyarlidir.
Yeni Üye Kaydı
Kayıp Şifre
Giriş Yardımı Giriş Yardımı

   Galeri Son Resim

Artvin resimleri son eklenen resim dosyası.Artvin Manzara Resimleri kategorisinde.

Tekin Böbrek

tarafından eklenmiş.
» Ardanuç Çakıllar köyü
Ardanuç Çakıllar köyü
Resim kategorileri içerisinde yayla resimlerini beğeneceğinizi umuyoruz.

www.artvin.biz'de şu an dolaşan 18 kişi bulunmaktadır.www.artvin.biz bugün 886 tekil kişi,6514 çoğul kişi tarafından ziyaret edilmiştir.
2012 yılı toplam 1222152 tekil kişi, 10798375 çoğul kişi tarafından ziyaret edilmiştir.Ip numaranız 38.107.179.209 'dir.
www.artvin.biz'de toplam 13945 üye bulunmaktadir.Son Üyemiz birkangenc
Online Üyeler:


Sayfa olusumu: 0,671875 saniye
© Artvin biz 2005-2012 Coded&Design By Cengiz Gündüz  

BlogEngine | Artvin Siteleri | Resim Gönderin | İletişim | Arkadaşınıza Tavsiye Edin | Kullanım ve Gizlilik Sözleşmesi


Rss rss Haberler | Resimler | Videolar | Sitemap24 Mayıs 2012 Prş Saat: 20:52:06 Css | Sayfa Başı