Artvin Köşe Yazıları
»Gelirsen Bir Mevsim Getir, Adı İlkbahar Olsun
sessiz zamanların yalnızlığında buldum seni. öfkeli bir karanlığa bürünmüştü şehir,ve sen tek başına sokaklarda yürüyordun.adının anlamını bilmiyordum henüz.seni ilk kez düşündüğümde,yüksek bir uçurum oluyordu gözlerin ve saçlarındaki iki damla ak,bir çift güvercin olup yüreğime konuyordu.kirli bir ankara akşamında üniversiteli bir kızın tatlı yorgunluğunu taşıyordu bakışların.ve ben içimde seni düşünmenin adını bir türlü bulamıyordum.sen söyle,neydi sendeki bu gizemli yalnızlık ve bendeki bu tatlı karmaşa...
gelir misin ya da anlar mısın bilmiyorum,yalnız ve uzun yolculukları severim ben,yıllar oldu... yıllar oldu,bir başka insanın gözlerinde mola vermedi düşlerim.ben,oldum olası düş zenginiyim ve düş bozumu zamanlarda bile,sana rastlama ihtimalini terk etmedim.şiirler yazdım,büyük aşklar ve kavuşmalar üstüne...türküler söyledim,ömrümüzü destanlaştıran sevgilerin yüceliğine...sana karşı dilsizliğim,kurumuş dudaklarımın suyu özlemesidir.yalnızlığım,seninle birlikte akmaktır yüksek dağların kıvrımlı vadilerinde.unutma,coşkulu bir nehrin kolları gibi olmalı yaşamlarımız.buluştukları yerdir,yeni dünyaların hızla çarpan yüreği...ve hayat ondan sonra başlayacaktır,yanıp kavrulmuş bir insan gezegeninin ortasında.
sessiz zamanların yalnızlığında tanıdım seni...meme almayan bir bebeğin küskünlüğünde bakıyordu gözlerin.belki bir ana yüreğinin sessizce kanamasıydı içindeki fırtına.yeni doğmuş bir ceylanın ilk adımları gibiydi sesindeki heyecan.yolları adımlamanın sırrı,düşüp kalkmalarda gizlidir.hayatın içine ürkek sokuluşlardan doğar,insanın uçurumlara savrulması.korkma,aç yüreğini,okyanusların dev dalgaları olsun mutlulukların ve içindeki seni var eden sevinç.uzat ellerini,büyülü bir dünyanın yemyeşil sıcaklığına,adın aşk olsun,sevgi olsun...
beklersem gelir misin,son seslenişimdir belki de seni bulduğum yerden,ıssızlığın ve yalnızlığın ortasından...
ne çocuklar tanıdım,açlıktan ve korkudan büyümüştü gözleri.ama sımsıcaktı yürekleri,fırından yeni çıkmış ekmekler gibi.sendin belki de,bu çocuklara umudu katık eden.ne eller tanıdım,günde yirmi dört saat işbaşı yapan,fabrikada,tarlada ve bilcümle iş kollarında...sendin belki de,emeğin ve alın terinin insana ait güzelliği.bıkmadan,yorulmadan direnmeyi öğrettin onlara.kendi yalnızlığında yürüyen bir dervişin sabrını taşıdın sofralarına...dudaklarına insan sıcağı öpücükler konduran sendin.bu yüzden sevdim seni her akşam bir başka insan güzelliğinde.ve böylece duruldu içimdeki karmaşa.
sessiz zamanların yalnızlığında umudu öğrettin bana ve sevmeyi..yeryüzünün bunca genişliğinde aramayı ve bulmayı...dar zamanlarda bir tutam menekşeye tutunmanın gücünü gördüm ve sarıldım,avuçlarımın yettiği kadar varlığına...bir kez daha keşfettim,yaşamımın sende yeşeren tarafını...gelirsen,tahmin ettiğin yerde olacağım.elimde bir tek dal yediveren gülü...gözlerimde seni beklemenin sabırsız heyecanı...gelirsen,hiç gitmediğini bileceğim,şu kepaze dünyada beni bir başıma koyarak...
sessiz zamanların yalnızlığından kopup gelirsen,bir mevsim getir bana,adı ilkbahar olsun...birde dağıt saçlarını rüzgara karşı,zaman tutuşsun...
Mehmet Ali Yazıcı
Yazar :Mehmet Ali Yazıcı Yayım Tarihi :24 Mayıs 2010 PtsiOkunma :1902
Son Yorum Yapılan Köşe Yazıları



Sayfa Başı