Artvin Köşe Yazıları
»Bana Gelen Mektuplar-5
´yağmur yağdı ıslanmadım
kar yağdı ıslanmadım
hayalımı yorgan yaptım
yine sensiz uyumadım
yokluğunda konuşmadım
hiç bir gülü koklamadım
hasret vurdu kaçtı ama
inan sensiz ağlamadım´
Merhaba Özlemim
Merhaba Yürek Yangınım,
Dün akşam rüyamda gördüm seni.Yüreğin kadar temiz bir yatakta uyuyordun.Ben üstünü örtüyordum.Hafifçe mırıldandın ve uyurken gülümsedin bana.Uyandım; sabah olmuştu.Bütün gün gözlerimin önünden gitmedi gülüşün.O gülümseme bana geçmişti.Bütün gün,gördüğüm her şeye gülümsedim.İsterse deli desinler bana,seninle bilinmez bir dünyadayım.
Bak sana neler anlatacağım.
Hep duyarız ve klişeleşmiş bir sözdür; sevgililer ayrılırken,´dost kalalım´ derler.Aşkı tüketmiş iki insanın dost kalmaları mümkün müdür? Bilmiyorum ama pek fazla da ihtimal veremiyorum.Hep tuhafıma gitmiştir bu söz.Aşk ve dostluk ayrı şeylermidir ki,böyle söylenir.Le Bruyere´yi bilirsin mutlaka.Onbeşinci yüzyılda yaşamış bir düşünürdür ve sevgiye,aşka,dostluğa dair düşünmüştür hep.O da aşk ve dostluğu çok fazla birbirinden ayırmıştır.Bana göre,aşkın içinde mükemmel bir dostluk vardır ve birbirleriyle dost olamayan insanlar asla istedikleri gibi sevemezler.Aşk ve dostluk insanın en üst boyutta ki paylaşım ve ilişki biçimleridir.Aşk,dostluğu içinde mutlaka taşımalıdır ama her dostluk aşkı içinde taşıyacak diye bir zorunluluk yoktur.Le Bruyere,´yıllar dostluğu güçlendirirken aşkı zayıflatır´ diyor.Oysa yılların etki gücü neden aşkı zayıflatırken dostluğu güçlendirsin ki? Her ikisi de,içlerinde (çoğunlukla) ´aynı´şeyleri (duygu ve yaşantıları) barındırır.
Huzursuzluk,zorbalık,geçimsizlik,kıskançlık,yalan,dikkat,saygı vb.duygular dostluğu ve aşkı aynı derecede yıpratırlar ve sonunda tüketirler.Hele ki,´aşk dostluğu,dostluk da aşkı uzaklaştırır´ sözü çok yanlış bir sözdür.İnsan,karşı cinsten çok yakın bir dostuna aşık olamaz mı? ´Dostuma aşık oldum,bu olamaz´demek ne derece doğrudur.
Aşk ve dostluk birbirlerini yadsıyan değil,tamamlayan şeylerdir.Kişi eğer gerçekten aşıksa ve sevgisini istediği gibi yaşıyorsa,kaçınılmaz olarak dostluğu da yaşar.
Özgürlüklerine düşkün olanların sevemeyeceği tezi de saçmadır.Gerçek aşk,gerçek sevgi özgürlüğün zaten kendisidir.Aşk,evlilik olarak algılandığı için,evliliğin özgürlüğü sınırlaması,aşkı sınırlaması olarak algılanıyor.
Neden anlattım bunları sana,bilmiyorum? Belki, dostum olan sana aşık olduğum içi,belki de,aşık olduğum senle dost olduğum için.
(Canımın içi,nefret etme,düş kırıklığı yaşama,aynalara küsme,asla kirlenme,´kirli yaşadım´deme.Yaşadığın olumsuzlıkların üstünü örtme.´Umudunu yitirdin´ sanma.Tek başına kaldığını bir an bile düşünme.´Yaşlandım´deme,gençliğini de özleme.Yüreğindeki fısıltıyı susturma.Hep ayakta ol ve beni/bizi düşün tüm gücünle.Teslimiyetleri ve ihanetleri unutma,ama onları düşünerek de dizlerini titretme.Tarihin öğrettiklerine güvenini yitirme.Ve hep gülümse,uyurken bile.Her şeye gülümse,ölüme bile.Çünkü sen kavga(mız) da yenilmedin,çünkü kavga(mız) bitmedi.)
´senin sevdan ile yandım
beden yandı tuzla sardım
acın bile bir bambaşka
gül yüzüne türkü yazdım
gecelere gün bağladım
uykulara can doğradım
belki gözlerimi bile
sensiz üstüste yummadım´
Yüreğinin en sıcak yerinden öpüyorum.´
Mehmet Ali Yazıcı
Yazar :Mehmet Ali Yazıcı Yayım Tarihi :27 Mayıs 2010 PrşOkunma :1670
Son Yorum Yapılan Köşe Yazıları



Sayfa Başı