Artvin Köşe Yazıları

Parfüm Orucu Bozar mı Hocam?
Yazar : Mehmet Ali Yazıcı


  • Ana Menü
    • Artvin Haberleri
    • Artvin Genel Bilgiler
    • Artvin Onuncu Köy / Forum
    • Artvin Siteleri
    • BlogEngine Blogum
    • Artvin Sohbet Odası
    • Üye Ol
    • Resim Gönder
  • İlçeler
    • Artvin
    • Ardanuç
    • Arhavi
    • Borçka
    • Hopa
    • Murgul
    • Şavşat
    • Yusufeli
  • Köyler
    • Artvin Köyleri
    • Ardanuç Köyleri
    • Arhavi Köyleri
    • Borçka Köyleri
    • Hopa Köyleri
    • Murgul Köyleri
    • Şavşat Köyleri
    • Yusufeli Köyleri
  • Resimler
    • İl-İlçe Merkezi Resimleri
      • Artvin Merkez Resimleri
      • Ardanuç Merkez Resimleri
      • Arhavi Merkez Resimleri
      • Borçka Merkez Resimleri
      • Hopa Merkez Resimleri
      • Murgul Merkez Resimleri
      • Şavşat Merkez Resimleri
      • Yusufeli Merkez Resimleri
    • Manzara Resimleri
    • Yayla Resimleri
    • Göl Resimleri
    • Baraj Resimleri
    • Kış Manzara Resimleri
    • Tarihi Yerler Resimleri
    • Boğa Güreşleri Resimleri
    • Festival ve Şenlik Resimleri
    • Rafting Kano Resimleri
    • Çiçek Böcek Hayvan Resimleri
    • Ahşap Yapı Resimleri
    • Eski Alet-Edevat
    • Siyah Beyaz Kareler
    • El Sanatları
    • Yiyecek İçecek Resimleri
    • Diğer Artvin Resimleri
  • Müzikler
    • Tulum Müzikleri
    • Davul-Zurna Müzikleri
    • Artvin Türküleri
    • Akordeon Müzikleri
    • Org Müzikleri
    • Tulum Dinle
    • Artvin Türküleri Dinle
  • Videolar
  • Yazılar
  • Şiirler
  • Barajlar
    • Artvin Deriner Barajı
    • Borçka Barajı
    • Yusufeli Barajı
    • Muratlı Barajı
    • Bayram Barajı
    • Bağlık Barajı
  • Servisler
    • İletişim
    • Sitemizi Eşe Dosta Duyurun
    • Ziyaretçi Defteri
    • Sıkça Sorulan Sorular
    • Yardım
    • Biz Kimiz?

  Artvin Köşe Yazıları

 Geldiniz !!!  Anasayfa » Artvin Yazılar »Genel



»Parfüm Orucu Bozar mı Hocam?


Yorum yazabilmek için lütfen giriş yapınız.


Yazı Ekle

Paylaş  

Bilindiği gibi Ramazan ayına girdik ya, başlıktaki gibi sorular duymamız da sıklaştı. İstanbul Fatih semtinin labirent gibi sokaklarından birinden geçerken, camii kapsında oturmuş bir grup genç insandan biri soruyordu Hoca’ya bu soruyu. Hoca’nın yanıtı ne oldu, bilmiyorum çünkü dinlemeden geçip gittim.

Türkiye insanının dinle daha doğrusu İslam’la ilgili sorabileceği sorular, başlıktaki soru ve mantık çerçevesini aşmıyor/aşamıyor. Hatta bu soru sorma kabızlığından dolayı bir yığın komiklikler bile çıkıyor ortaya. Domuz gribi vakıası ve söylentisinin yaygın olduğu dönemde olduğu gibi. Dini bütün bir vatandaş, domuz gribi aşısıyla ilgili Diyanet İşleri Başkanlığı’na, “Bu aşının adında domuz kelimesi geçiyor, aşıyı yaptırmamız caiz midir?” diye sormuştu.

İslam’ın siyasal ve toplumsal yapıyı yoğun olarak etkilediği, politikanın dine, dinin politikaya alet edildiği, günlük yaşamımızda İslamcı temaların ve pratiklerin öne çıktığı, tarikat örgütlenmelerinin pıtrak gibi çoğaldığı, dini referanslarla hareket eden bir hükümetin iş başında olduğu bir dönemden geçmekteyiz. Bizce çok da matah olmayan Burjuva Cumhuriyeti, daha da geriye sürüklenerek dinci bir Cumhuriyete dönüştürülmek isteniyor. Hükümetin başı olan başbakan, çok rahat bir şekilde “referansımız İslamiyet”tir diyebiliyor.

İşte böylesi bir dönemde Türkiye toplumunun İslamiyet ve Müslümanlıkla olan tarihsel ilişkisini tekrardan gözden geçirmesi, sorgulaması ve doğru yanıtlar bulması gerekiyor. Bunu başarabilmek için de Türklerin nasıl Müslüman olduklarına dair egemen görüşlerin ve İslamcıların çarpık görüşleri dışında, Türklerin kılıç ve hançer zoruyla zorla Müslüman yapıldıklarının bilinmesi, öğrenilmesi gerekiyor.

Türkiye’nin Milli Eğitim müfredatına, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın görüşlerine ve Tarikat şeyhlerinin anlatımlarına bakılırsa Türkler severek ve isteyerek Müslüman olmuşlardır. Hidayete ererek İslam dinini hiçbir zorlamayla karşılaşmadan kendi iradeleri doğrultusunda kabul etmişlerdir. Bunun nedeni ise, Türklerin dini olan Şamanizimle İslamiyet’in benzerlikleridir. Her iki dinde de Tanrı fikri aynıydı. İslamiyet’te Allah fikri, Şamanizimde Gök Tanrıydı.

Türkiye toplumu, her koşulda dilimize pelesenk olan “yüzde doksan dokuzu Müslüman’dır” ön kabulüyle Müslümanlığı “tescil” edilmiş bir toplumdur ve nasıl zorla Müslüman yapıldıklarına dair çok fazla bir şey bilmemektedir. Bunun nedeni, ne eğitim kurumlarında ne de tarih kitaplarında Türklerin savaş ve baskılarla nasıl zorla Müslüman yapıldıkları bilgilerinin doğru bir şekilde yer verilmemesidir. Bize öğretilen, Türklerin severek ve isteyerek Müslüman oldukları ve akın akın İslam dinine geçtikleridir.

Liselerde okutulan Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersi kitabında da aynı minvalde yalan bilgiler verilmekte, Türklerin kendi isteklerine bağlı olarak Müslüman oldukları söylenmektedir. “(…)Türklerin inanç ve ahlak anlayışlarıyla İslam dininin temel ilkeleri arasında büyük benzerlikler vardı. Bu gibi benzerlikler de Türklerin İslam dinini kabul etmelerini kolaylaştırmıştır.”

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın konuyla ilgili görüşü de bu doğrultudadır:

“Türklerin İslam dinine girmesi, Türk milleti tarihinde bir dönüm noktası olmuş, Müslümanlık için hayırlı sonuçlar doğurmuştur. Türkler, İslam dinini hiç bir zorlama olmadan kendi istekleri ile kabul etmiştir. Bunun başlıca sebepleri şunlardır:

1) İslam dini ve İslam medeniyetinin üstünlüğü,
2) İslam’a girmeden önce Türklerin eski dini inançlarının İslam inancına yakın olması ve İslam’ın getirdiği üstün prensiplerin Türk milletinin ruhuna ve manevi yapısına uygun düşmesi.”(Alıntı, İnternet, İslamiyet Gerçekleri Sitesi).

Erdoğan Aydın gibi İslam Tarihi araştırmacıları, Türklerin “hiç bir zorlama olmadan” Müslüman oldukları tezinin doğru olamadığını söylemektedirler. Bunu ise, Türklerin kılıç zoruyla zorla Müslümanlaştırmalarının tarihi olan 670–740 yılları arasındaki 70 yılın, tarih kitaplarında atlanılarak verilmemesine, bu dönemde yaşananların anlatılmamasına bağlamaktadırlar.

Gerçektende bu 70 yılda Müslüman Arapların Türklere yaptıklarını (ki, bu saldırı ve katliamlar bütünüyle dinsel temalı değildi; işgal, talan ve yağma da vardı) öğrenmek insanın tüylerini ürpertmektedir.

İşte bu 70 yılda yaşanan Türk-Arap savaşlarının madde madde özeti:

“1) 100.000’in üzerinde Türk katledilmiştir.
2) 50.000’in üstünde Türk genci köle ve cariye yapılmıştır.
3) Şehirler yağmalanmış, ganimet diye halkın her şeyi talan edilmiştir.
4) Tüm zenginlikler, tarihi eserler yakılmış, yıkılmış, yok edilmiştir.
5) Dünyanın en büyük katliamlarından biri olan ‘Talkan Katliamında’ 40.000 Türkün kesilerek 24 km. boyunca ağaçlarda sallandırılmıştır.
6) Aynı şekilde ‘Curcan Katliamında’da esir alınan 40.000 Türkün nehir kenarında kafaları kesilmiş, nehirin suyu kıpkızıl olmuş, cesetler yine ağaçlarda sallandırılmıştır.
7) ‘Teslim olursanız canınız bağışlanacak’ sözü hiçbir zaman yerine getirilmemiş, ‘Şeriat söz tanımaz’ denilerek kadın-erkek kılıçtan geçirilmiştir.
8) Araplar tarihte yaşadıkları bu en büyük yağma ve talandan büyük servet elde etmişlerdir.
9) Türkler böyle bir vahşet ve mezalimi Çinlilerden dahi görmemişlerdir.
10) Bu tarihi gerçekler ‘İslam etkilenmesin’ düşüncesiyle gizlenmekte, bahsedilmemektedir.” (Alıntı, İslamiyet Gerçekleri Sitesi.)

Türkiye toplumuna İslamiyet’in girmesi ve kökleşmesi tarihi kısaca budur ve bugün bu ülkeyi yönetenlerin referans olarak gösterdikleri İslam diniyle toplumsal yapının bütün alanlarını kuşatma istekleri de sorgulanmalıdır. Çünkü Türklerin Müslümanlaştırılmaları meşru bir zeminde olmamıştır ve tarihsel olarak bu ilişki sorgulanmalıdır.

İslamiyet üzerine yaygın bir düşünce de, “bu dinin en son din olduğu ve bütün insanlığa indiği” üzerinedir. Bu tez de doğru değildir. İslam Peygamberi Muhammed’in söylediklerine (hadislere) bakılırsa Türkler hep aşağılanmış ve asla Müslüman olamayacakları savunulmuştur. Araplara sürekli Türklerden uzak durulması telkinleri yapılmıştır.

“Peygamber’e göre Türklerle Arapların savaşı bir ‘kıyamet alameti’ sayılacak denli önemlidir. Kıyametin ne zaman kopacağına ilişkin sorular özgülünde Peygamber; ‘Kıyamet kopmadan (az) önce siz kıldan çarıklar giymiş bir milletle muharebe edeceksiniz. Onların yüzleri sanki (çekiçle dövülmüş) derilerle kılıflı kalkan gibidir. Çehreleri kırmızı, gözleri çekiktir.’ der.”(Nasıl Müslüman Olduk? Erdoğan Aydın, sayfa:76–77)” Bir başka yerde ise, “Türkler size ilişmedikçe siz de onlara ilişmeyin; çünkü sizi severlerse yerler, sevmezlerse öldürürler.”(Age. Sayfa 81)

İslam Peygamberinin buna benzer birçok sahih hadisi bulunmaktadır. Şeriat yanlısı belirli çevreler bu hadisleri görmezlikten gelirken, Türk-İslam Sentezciler ise çarpıtarak yorumlamakta, Türklerle ilgili bu hadislerin aslında İslam’ın Türkler sayesinde yükseleceğinin işaretleri olarak görmektedirler. Oysaki İslam Peygamberinin Türk düşmanlığı birçok hadiste açık bir şekilde yer almakta, Müslüman olamayacakları ve Müslüman sayılmayacakları savunulmaktadır.

Türkiye’nin toplumsal ve siyasal alanında İslamiyet’in ağırlık kazandığı bir dönemde, Türklerin Nasıl Müslüman yapıldıklarına dair tartışmaların mutlaka yapılması ve tarihsel gerçeklerin üzerini kapatan örtünün çekilip alınması gerekiyor.

Kendi iktidarları, siyasal hırsları ve çıkarları için, Arap Milliyetçiliğinden başka bir şey olmayan İslamiyet’i bir atlama tahtası haline getiren Fetullah Gülen gibi tarikat şeyhleri, Recep Tayyib Erdoğan gibi siyasi parti liderleri ve dini referanslarla hareket eden tüm kesimler bu tartışmanın içinde olmalıdırlar. Türklerin nasıl (zorla) Müslüman yapıldıklarını, tarihsel gerçeklerin ışığında kendi taraftarlarına mutlaka anlatmalıdırlar. Eğer cesaretleri varsa tabi… Ancak bu tartışmanın kendiliğinden başlamayacağı da kesindir. Bu sorgulamanın, yoğun din sömürüsü altında olan kesimlerin, yazının başlığı olan “Parfüm Orucu Bozar mı Hocam?” soru şeklinin ötesine geçerek sorulacak sorularla yapılacağı da bir gerçektir.

Mehmet Ali Yazıcı

« Önceki Sonraki »

Yorum yazabilmek için lütfen giriş yapınız. Arkadaşıma Yolla
Beğendim
  • Currently 3.5/5 Stars.
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
5 kişi oyladı Ortalama 5 üzerinden 5 yıldız aldı.


Yazar :Mehmet Ali Yazıcı Yayım Tarihi :18 Ağust 2010 ÇrşOkunma :1749

« İçine ETtiler

Muhterem Zatın Boyu »





Son Yorum Yapılan Köşe Yazıları

Mustafa Bilir; Samsun 19 Mayıs Lisesi Anıları-2 için yazdı,
Orhan Aksu; Sermaye Tapınakları Kentleri Bilim için yazdı,
Mustafa Kemal Emül; BLATTA ORİENTALİST´İN SİVAS GÜNCESİ için yazdı,
Namık Tipioğlu; BLATTA ORİENTALİST´İN SİVAS GÜNCESİ için yazdı,
Mustafa YAVUZDEMİR; Gençliğe Hitabe de Kaldırılmalı…! için yazdı,

Son Eklenen Köşe Yazıları

  • Ankara'daki Artvinliler Niçin Bölündü-3
  • Ulusal Bayramların İçi Boşaltılıyor mu?
  • Ankara'daki Artvinliler Niçin Bölündü-2
  • Ankara'daki Artvinliler Niçin Bölündü-1
  • Atatürk Dinsiz miydi?

   Yazar Hakkında

Mehmet Ali Yazıcı

15.11.1966 yılında Artvin’in Yusufeli ilçesine bağlı Öğdem köyünde doğdum. İlkokul, Ortaokul ve Liseyi Yusufeli’de okudum. Anadolu Üniversitesi İktisat bölümünden önlisans diploması aldıktan sonra Hacettepe Üniversitesi Mühendislik Fakültesi’ne girdim. Üniversitenin Öğrenci Derneği’nde ki çalışmalarım ve siyasi faaliyetlerimden dolayı birçok kez gözaltına alındım. Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi, hakkımda davalar açtı. 1991 yılında aranır duruma düştüm. Altı yıl arandım.1997 yılında Ankara’da bir operasyonda yakalandım. Dört yıl yargılandıktan sonra Ankara DGM tarafından 15 yıl ağır hapse mahkûm edildim. Kararı Yargıtay onayladı. Ankara Ulucanlar, Ermenek Özel Tip ve Sincan F Tipi Hapishanelerinde yaklaşık 8 yıl yattım.2004 yılının Kasım ayında, TCK’ da yapılan yeni düzenlemelerden dolayı özgürlüğüme kavuştum. 2009'da Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümünü bitirdim. Birçok gazete ve dergide çeşitli konularda yayınlanmış yazılarım bulunmaktadır. "Sen Hiç Ağlamazdın" adında, Anarres Yayınlarından(Ankara-Haziran 2007) çıkan bir şiir kitabım vardır. Günlük çıkan Suluca Karahöyük Gazetesine (Hacıbektaş), aylık Özgürlük ve Uzun Yürüyüş Dergilarine yazılar yazdım. Red Dergisi'nde yazılar yazıyorum. “Köşesiz Yazılar” adında bir kitabım yayına hazırlanmaktadır.
yazici66@yahoo.com

Diğer Yazıları

  • Hakikate Dayanacak Gücüm Vardı
  • “Eşekliğin Teorisi” Vesilesiyle; Bilinç
  • Ranta Dönüştürülen Acılarımız!
  • Libya'da Neler Olacak?
  • 12 Eylül Darbesi ve Mankurtlaşma
  • Mankurtlaşma Ve Seçim
  • 1 Mayıs'ın Doğuşu
  • Yeniden Özgür Gündem
  • Açıklama
  • "Sevgililer Günü" ya da Kapitalizmin Tükettirme Sevgisi
  • Susmayacağız!
  • Açıklama
  • Nerdesin Ey Umut!
  • Orospulaşma...
  • DEV-GENÇ, Mücadele Demektir
  • Sokaktaki Devrim
  • Otobüste Kullanılmayan 50 Kuruşlar Ne Oluyor ?
  • Bilinç ve Bilinçaltı Üzerine Notlar
  • 'Sol'um Süründürür
  • "Devrim Yapılmaz, Devrim Olunur!"(*)
  • Artvinli ve Tuncelili Olmak;
  • Haliç Devletinin Avcı Simon'u
  • Bilim ve Felsefe
  • Tarafımız Belli Olsun!
  • Parfüm Orucu Bozar mı Hocam?
  • Said Nursi'nin "Sol"daki Müritleri
  • Çağın Gerisine Doğru Bir Sıçrama; İran Devrimi
  • Olgu İnsan
  • Kültür Ve Mücadele
  • Sahte Kavga Sahte Kahramanlık
  • Bir Hasan Cemal Kitabı
  • Fearari'sini Satan Bilge
  • "Şu Çılgın Türkler" Romanı Üzerine Notlar
  • Ulusların Ortaya Çıkışı ve Marksizm'de Ulusal Sorun
  • Bana gelen Mektuplar-7
  • 'Tarafsızlık' Düşüncesi Üzerine Notlar
  • Her Hangi Birine Bir Mektup
  • Bana Gelen Mektuplar-6
  • Bana Gelen Mektuplar-5
  • Bana Gelen Mektuplar-4
  • Gelirsen Bir Mevsim Getir, Adı İlkbahar Olsun
  • Bana Gelen Mektuplar-3
  • Bana Gelen Mektuplar-2
  • Adorno´nun Anti-Tezi
  • Sevgi Üzerine
  • Bana Gelen Mektuplar-1
  • Olaylara Yön Veren Temel Çelişkiler...
  • Filistin Tarihi Ya Da Bir Halkın Acı Dolu Dramı
  • Bekir Kilerci ve Hatırlattıkları
  • Eleştiri, Özeleştiri ve Sol
  • Din mi? Bilim mi?
  • Demokrasi Mücadelesinde Kitle Örgütleri
  • Sol'da Birlik (Gerekli mi?)
  • Bireycilik Toplumsalın Ölümüdür
  • Anadolu
  • Sanat Ve Politika
  • Edebiyata Dair Üç Soru
  • Ezilenlerin Pedagojisi'nde Eleştirel Bilinç
  • Türk Kurtuluş Savaşı ve ABD
  • Mustafa Kemal, Tam Bağımsızlık ve AB
  • Yeni İnsan ve Yeni Kültür Üzerine
  • Yanlış hayat doğru yaşanmaz
  • Hukuk mu Dediniz!
  • İnsanlığın Sorunlarının Çözümü Marksizimde Yatıyor
  • Cumhuriyet Döneminin Beş Tabusu
  • Çözülme
  • Sevgisiz Hayat Yaşanmaya Değmez!
  • Egemenlerin Kronik Korkusu;1 Mayıs
  • Ergenekon; Elma Dersem Çık!
  • Cumhuriyet'in Karanlık Yüzü
  • Tarafımız Belli Olsun!
  • Yeni Liberalizm Nedir?
  • Kal Gittiğin Yerde...
  • Öğretmen İmama Yenildi(mi)?
  • Grupsal Davranış Tarzı Nasıl Olmalıdır?
  • İkiyken Tek Olabilmektir Aşk!
  • Popüler Kültür ve Tüketim
  • Burjuva Demokrasisi Rıza Üretir
  • Anlaşılmak Üzerine
  • Aydın Üzerine
  • İnsanı Anlamak
  • Ergenekon Operasyonu ya da Güçlenen Türkiye Kapitalizmi
  • Kapitalizm ve Çevre
  • Okullar Açıldı; Paralı ve Ezberci Eğitime Kaldığı Yerden Devam
  • Medya; Yalanın İktidarı
  • Milli Orgazm
  • Küresel Sömürüde Kadına Biçilen Rol

   Yeni Köşe Yazıları

Son yazılar en yeni en üstte
Rasim Yılmaz Rasim Yılmaz

Ankara'daki Artvinliler Niçin Bölündü-3

Şevket Çorbacıoğlu Şevket Çorbacıoğlu

Ulusal Bayramların İçi Boşaltılıyor mu?

Rasim Yılmaz Rasim Yılmaz

Ankara'daki Artvinliler Niçin Bölündü-2

Rasim Yılmaz Rasim Yılmaz

Ankara'daki Artvinliler Niçin Bölündü-1

İbrahim Erol İbrahim Erol

Atatürk Dinsiz miydi?

Şevket Çorbacıoğlu Şevket Çorbacıoğlu

Anneler Günü İçin Önerim

Şevket Çorbacıoğlu Şevket Çorbacıoğlu

Samsun 19 Mayıs Lisesi Anıları-2

Şevket Çorbacıoğlu Şevket Çorbacıoğlu

Yılmaz Erdoğan ve Tayyip Erdoğan


   Üye Girişi

 
Kullanici adi ve sifre alani büyük-küçük harflere duyarlidir.
Yeni Üye Kaydı
Kayıp Şifre
Giriş Yardımı Giriş Yardımı

   Galeri Son Resim

Artvin resimleri son eklenen resim dosyası.Artvin Manzara Resimleri kategorisinde.

Tekin Böbrek

tarafından eklenmiş.
» Ardanuç Çakıllar köyü
Ardanuç Çakıllar köyü
Resim kategorileri içerisinde yayla resimlerini beğeneceğinizi umuyoruz.

www.artvin.biz'de şu an dolaşan 10 kişi bulunmaktadır.www.artvin.biz bugün 1032 tekil kişi,7796 çoğul kişi tarafından ziyaret edilmiştir.
2012 yılı toplam 1222298 tekil kişi, 10799657 çoğul kişi tarafından ziyaret edilmiştir.Ip numaranız 38.107.179.207 'dir.
www.artvin.biz'de toplam 13945 üye bulunmaktadir.Son Üyemiz birkangenc
Online Üyeler:


Sayfa olusumu: 0,671875 saniye
© Artvin biz 2005-2012 Coded&Design By Cengiz Gündüz  

BlogEngine | Artvin Siteleri | Resim Gönderin | İletişim | Arkadaşınıza Tavsiye Edin | Kullanım ve Gizlilik Sözleşmesi


Rss rss Haberler | Resimler | Videolar | Sitemap24 Mayıs 2012 Prş Saat: 23:21:24 Css | Sayfa Başı