Artvin Köşe Yazıları

Sümela Kızımı Ayaklarıyla Kirlettiler
Yazar : Mahiye MORGÜL


  • Ana Menü
    • Artvin Haberleri
    • Artvin Genel Bilgiler
    • Artvin Onuncu Köy / Forum
    • Artvin Siteleri
    • BlogEngine Blogum
    • Artvin Sohbet Odası
    • Üye Ol
    • Resim Gönder
  • İlçeler
    • Artvin
    • Ardanuç
    • Arhavi
    • Borçka
    • Hopa
    • Murgul
    • Şavşat
    • Yusufeli
  • Köyler
    • Artvin Köyleri
    • Ardanuç Köyleri
    • Arhavi Köyleri
    • Borçka Köyleri
    • Hopa Köyleri
    • Murgul Köyleri
    • Şavşat Köyleri
    • Yusufeli Köyleri
  • Resimler
    • İl-İlçe Merkezi Resimleri
      • Artvin Merkez Resimleri
      • Ardanuç Merkez Resimleri
      • Arhavi Merkez Resimleri
      • Borçka Merkez Resimleri
      • Hopa Merkez Resimleri
      • Murgul Merkez Resimleri
      • Şavşat Merkez Resimleri
      • Yusufeli Merkez Resimleri
    • Manzara Resimleri
    • Yayla Resimleri
    • Göl Resimleri
    • Baraj Resimleri
    • Kış Manzara Resimleri
    • Tarihi Yerler Resimleri
    • Boğa Güreşleri Resimleri
    • Festival ve Şenlik Resimleri
    • Rafting Kano Resimleri
    • Çiçek Böcek Hayvan Resimleri
    • Ahşap Yapı Resimleri
    • Eski Alet-Edevat
    • Siyah Beyaz Kareler
    • El Sanatları
    • Yiyecek İçecek Resimleri
    • Diğer Artvin Resimleri
  • Müzikler
    • Tulum Müzikleri
    • Davul-Zurna Müzikleri
    • Artvin Türküleri
    • Akordeon Müzikleri
    • Org Müzikleri
    • Tulum Dinle
    • Artvin Türküleri Dinle
  • Videolar
  • Yazılar
  • Şiirler
  • Barajlar
    • Artvin Deriner Barajı
    • Borçka Barajı
    • Yusufeli Barajı
    • Muratlı Barajı
    • Bayram Barajı
    • Bağlık Barajı
  • Servisler
    • İletişim
    • Sitemizi Eşe Dosta Duyurun
    • Ziyaretçi Defteri
    • Sıkça Sorulan Sorular
    • Yardım
    • Biz Kimiz?

  Artvin Köşe Yazıları

 Geldiniz !!!  Anasayfa » Artvin Yazılar »Genel



»Sümela Kızımı Ayaklarıyla Kirlettiler


Yazı Yoruma Kapalı

Yazı Ekle

Paylaş  

Bu kaçıncı haçlı seferidir topraklarımıza?

Bu ne yağmadır, 3 bin yıldan beri sürüyor, biz direniyoruz, onlar saldırıyor. Onlar önde, arkada kâh Cenevizli, kâh Venedikli, kâh Galatalı tefeci korsan tayfası. Şimdi de Dünya Tefeci Bankası…

Kim bu Ceneviz kalelerini sahillerimize yapanlar diye sordum, başladım sorumun cevabını kendim aramaya. Şaman inanışlı Turani Oğuz atalarımızı sürekli taciz eden bir güruh çıktı karşıma. İşbirlikçi bulmadan buralara gelemiyorlardı. Ancak bir sorun vardı, Şaman-Oğuz kültürü, “Birliğimiz dirliğimizdir” diyen Dağ/Yayla kültürü idi. Onların pagan/çoban dediği. Gök tanrıya inanır, müzik yapar, türkü söyler, halay çeker, horon oynar, bağ bahçe işlerini birlikte yapar, iyi at biner, kadın erkek birlikte düşmanın üstüne giderlerdi.

Dağlarda kurban keser, yaylacılık yaparlardı. Denizden gelen Cenevizli korsanlar onlara kolay kolay ulaşamasınlar diye en sarp dağlara manastır dedikleri iş evlerini kurar, orada demir döver, orak, balta, mızrak yapar, orada müzik aletini yapar, orada atma türkülerini söyler, bilim yapar, birbirine iş öğretir, altın ipliklerle kendi savaş zırhlarını örerlerdi. Manastır dedikleri bu yerler, Pan-İştar’ın, yani Hilal’i peygamber mührü sayan, Bereketli Hilal’in yeri, bir anlamda Amazon Evi demekti. Zaten Trabzon, Tur-Amaz-an, Dor soylu Maz/Ay İnanışlılar demektir.

Gök Tanrıya, ışık kaynağı Güneş olduğu için ona, dua ederken bugün bizim gibi ellerini yukarıya açarlardı. Ona ulu kubbe demek ister gibi, Kûb-Ali /Kibele/Simele dediler. Ulu eşiğ/ışığ kaynağı olduğu için, ona kısaca Ulu-Os, yani Las da dediler.

Araklı’nın Las köyünde, 30 yıl öncesine kadar, mısır çapalarken eğrat yorulduğu zaman horon molası verilirdi. Bu bir Şaman geleneğidir.

Antik Trabzon’un bir adı da Elizon’dur; Ulu Işık Ana’nın yeri. Azerbaycan’dan Trabzon’a kadar Laz inanışlılar ülkesi diye geçer. Ulu Işık, Las, güneştir. Yukarıdaki ışık anlamında ona Op/Hopa/Of dediler. Op (Up) dağlara daha yakın olduğu için “dağların koruyucusu” anlamında ona Op’ana; Pan dediler. Dağlarımızda çobanın çaldığı çift kamışlı tuluma Tanrı Pan’ın çalgısı dediler. Harman yerlerini bu çalgılarla neşelendirdiler. Onun için, Karadeniz’in Şaman-Oğuz manastırı Sümela’dan yükselen ilk müzik sesi sadece ve sadece kaval, tulum(gayda) ve daha sonra kemence sesidir.

Güneş, Sümer kültüründe de Şaman kültüründe de ışığıyla her şeyi ur eden, var edendir, doğurandır. Yine ışığıyla bereketi verendir, doyurandır. Üstelik, tekildir, eşi yoktur, bekâr’dır. Ama doğuran ve doyuran Ana’dır. Bu nedenle onun bütün adları kız adıdır; Sümle/Sümela, Sibel, Kibele/İkbal, Ela-oz/Yeliz, Uluof/Elif, gibi.

Zaten, Süm-ela demek, fonetik analizde Şam-Ulu çıkmaktadır. Ulu Şam; Ulu ışık demektir. Kuran’da Şems suresinde geçen, üzerine yemin edilen ulu ışık Şems, Ay’a ışığını veren, tan yerinden yükselen ışığıyla dünyamızı aydınlatan ve sayesinde hayat bulduğumuzu sekiz göstergesiyle açıklayan, İslam’ın da sembolü olan sekiz köşeli yıldız olarak çizilen, üzerine yemin edilen Ulu Işık, Şam-esi/Şems odur.

Yeri gelmişken belirteyim: “Biz önce Hıristiyandık, sonra Müslüman olduk” diyenler tarih bilmiyor. Biz önce Şamandık ve hep Roma yağmacılarına karşı vatan savunduk. Hala da öyleyiz. Tefeci Yahudi tayfasına karşı direniş dini olarak doğan İslam, doğal olarak bizim de dinimiz oldu. Bizim Şaman-Oğuz ata kültürümüz ile İslamiyet bir çok yönden örtüşür.

Demem o ki, Sümela asla bir Hıristiyan manastırı değildir. Milattan önce bir Oğuz-Şaman iş ve bilim eviydi, bizimdi.

Bizim Karadenizlilerin ata kültürümüz olan Şaman-Oğuz kültürünün altında onun için dağ/yayla kültürü vardır. Hatta, dünyada hemen bütün büyük dağların adı öz be öz Türkçedir. Ceneviz ve Venedikli yağmacı korsanların ve onların icad ettiği Hıristiyanlığın asla dağ kültürü yoktur. Onlar dağlarımızdan korkarlar, dağlarda yaşayamazlar. Ancak şunu yaparlar; satın alır, turist getirir, para kazanırlar. İşte bu yüzden Sümela kirletildi.

Sümela kızımı Kültür Bakanı Ertuğrul Günay sattı. GATS adındaki, Kültür hizmetleri dahil bütün hizmetlerin ulusötesi piyasaya devredilmesi sözleşmesini 1995’de Tansu Çiller imzalamıştı. Bu satışları şimdi o kadın hazırlıyor. Demek gerekli alt yapı hazırlıkları tamamlandı ve işte Sümelalarımız Artemislerimiz Afrodislerimiz satışa çıktı. Kamuoyuna hiçbir açıklama yapılmadan, sessizce, tek başına ihaleye katılan Bilkent Turizm’in Bilintur AŞ adlı bir şirketine sessizce bütün ören yerlerin işletmesi devredildi.

Danıştay bu tür özelleştirmelere DUR dediği içindir ki, anayasa değişikliği getirdiler. Yer altı ve yer üstü hizmet ve kaynaklarımız yabancıya devrediliyor, itiraz eden olmasın diye anayasa değiştiriliyor. Halkımız bunlardan habersizdir. Muhalefet partilerinden müzeleri piyasaya devretme ihalesine de bir itiraz yapılmamış görünüyor.

İlk defa Sümela’ya ne zaman Hıristiyanların ayağı bastı, onu da anlatalım.

Birincisi 1204’de:

4.Katolik Haçlı seferi sırasında. Venedik Yahudi korsanlarının İstanbul’u işgal edip yağmalattığı zaman, büyük soygundan canını kurtarabilen Ortodokslar soluğu Trabzon’da aldılar. Niye Trabzon derseniz; İstanbul’a oralardan gelmişlerdi. Ondan öncesinde Ortodoks değil, Şamandılar. İstanbul şehrine kabul edilmenin iki şartı vardı; İlki Roma senatosuna rüşvet vermek, ikincisi Şamanlıktan Ortodoks dinine geçmek. Bu ikisi pasaport kuralıydı. Sonra, İstanbullu Hristiyan-Yahudi bir tüccarı kefil bulması, daha önce birisine para kazandırmış olması gerekiyordu. Yani, belli bir varsıllık düzeyinde olmak şarttı.

Öyle önüne gelen İstanbul’da iş bulurum nasılsa deyip bugünkü gibi gidişler yoktu. Eğer, İstanbul ekümenik AB şehir devleti olursa, 1204’deki kurallar aynen gelecek; Tayyip Erdoğan bundan söz etmiştir ve hatta görevlisi olduğu BOP haritasında İstanbul, yıldızla işaretli şehir devletidir.

4.Haçlı seferiyle birlikte Venedik Yahudilerinin egemenliğinde kurulan Katolik İstanbul Latin devleti 57 yıl sürdü. Bu devleti işbirlikçi Cengiz Han besledi, Asya topraklarını yaktı yıktı, harami kervanlarına yol açtı, Katolik İstanbul devletinin kasalarını doldurdu. Ancak, Venedik tefecilerine direnmeye devam eden, “Birliğimiz dirliğimizdir” diyen Oğuzoğulları, Emir ve Doğan beyler de vardı. Sonunda Osmanlı devletini kurarak Haçlı zulmünü durdurabildik.

Dönelim Venediklilerin İstanbul’u işgal yıllarına. Katolik-Ortodoks savaşlarından kaçan Ortodoks Romalı (Rum) Türkler, artık Şaman olmayan o insanlar, elleri de paralı olarak vardıkları Trabzon’da kendi devletlerini kurdular ve işte o zaman Sümela’yı hatırladılar. Düşman denizden gelirse sığınıp dua edecekleri yer olarak orayı seçtiler, binayı onardılar, duvarlarından bereketin sembolü tabloları silip, yerine korkunun sembolü çarmıhta İsa figürleri yaptılar. İstanbul’a dönemediler; ta ki, İstanbul Fatih tarafından alınana kadar İstanbul’a girişleri yasaktı. Fatih, Trabzon’a sefere çıktığında, İstanbul’a girmek koşuluyla Osmanlı devletine katıldılar.

Sümela benim Şaman (Semen/Senem) kızımmış gibi gelir bana. Hıristiyanlar Sümela kızımı ayaklarıyla ilk defa 1204’de kirlettiler; suçluların yardımcısı Cengiz Han’dır!

İkincisi 2010’da:

Yeni Roma kralları, yine Katolik AB’nin Benediktus (Venedikli) Hıristiyan papazları, zavallı Ortodoksların Anadolu iştahlarını kabartmaktadırlar. Onlara toprak vaat etmektedirler. Onlara İstanbul’da otonom din devleti ekümeniklik vaat etmektedirler.

Yeni haçlı seferleriyle Bereketli Hilal (İslam) topraklarını yağmalamaya yeni işbirlikçiler ve yeni planlar yapıldı. Türk Ortodoks cemaatinin sözcüsü Sevgi Erenol susturularak hapse atılırken, yüzlerce Yunan Ortodoksu Trabzon’a kadar korumalarıyla taşındı.

Hıristiyanlar Sümela kızımı ayaklarıyla ikinci defa 2010’da kirlettiler; suçluların işbirlikçisi Recep Tayyip Erdoğan adında yasayı delerek Siirt milletvekili yapılmış bir Kasımpaşalı başbakandır. Onu Cengiz Han ile yan yana gösteren afişler ve Anadolu’yu deve kervanlarının geçtiği köprüye çeviren duvar resimleri, İstanbul’a asılmıştır ve maalesef yine Hıristiyanlara Anadolu’yu çiğnetmek için “evet” oyu istediği afişler asılmıştır!

“3.Bin yılın haçlı seferini başlattık”diyen Bush ile ortaklık kuran Tayyip Erdoğan, haçlıların gözünde Cengiz Han’dır! Onun eliyle İslam dünyası demek olan Asya’yı yağmalayacaklarının işaretlerini veriyorlar.

Ey Karadeniz Uşağı kardaşlarım!

Sümela asla Hıristiyan evi değildir. Onu bizden bir kere aldılar, bir daha almalarına izin vermeyelim. Orada bizim kemençemizin, kavalımızın, tulum zurnamızın sesi çınlamalı. Horon tepelim, gayde vuralım, “Cilveloy Nanayda, İhuhu…. Ula ula ula…” haykıralım.

Önce biz başlatalım. Sümela Şaman Müzik Festivali diyelim adına. Sonra dünyada nerede tulum çalan, kemençe çalan, kaval çalan varsa, çağıralım, isteyen gelsin. Ama, papaz gibi din adına değil, Şaman atalarına saygı duyarak, çalgısıyla halk kıyafetiyle gelsin, tişörtüne Pontus haritası çizmesin, bana saygı duyuyorsa gelsin!

İnanç turizmi paravanına saklanıp Hıristiyanlara topraklarımızı peşkeş çekenlere diyorum; çok daha fazla turizm geliri bundan olur. Hem kardeşlik mi; işte müzik ve halk oyunları. İnsanları kardeş yapan bundan daha güçlü ne olabilir?

Ulu ana Sümela, bizi yeniden kardeş yapmanın vesilesi olsun. Kötü niyetlileri müziğin gücüyle kovalım, isterse bize büyücü Şaman desinler.

Şimdi, 19 Eylül’de Akdamar Sümer Bilimevinde de ayin yapacaklarmış. Yine Ortodokslar gelecek, Ermeni… 1.Katolik Haçlı seferini onların üzerine yapmışlardı da Alpaslan onları kurtarmaya gelmişti Herat’tan ya… Horasan’dan ilk gelen Kürt ataları Alpaslan’nın atlı ordusunun bir bölümüydü. Malaz-Girt adında var.

Şimdi soracağım; Kürt aydınları, Alpaslan’ın, Ortodoksları 1071’de Galata/Bizans tefecilerinin elinden kurtarmaya geldiğini unutup, 19 Eylül 2010 günü Akdamar’da, Siirt milletvekili Tayyip Erdoğan’la ve Kürtçü belediye başkanlarıyla birlikte Hıristiyan papazlarını ağırlayacaklar mı? Ve bunun için mi “evet” diyecekler?

Tayyip Erdoğan neye “evet” istiyor, halkımız gerçekten bilmiyor.
Sorum öncelikle size, sevgili Trabzonlu kardeşlerim:
Türkiye Haçlı yağmacılara peşkeş çekilsin mi?
Sümela kızımız bir daha kirletilsin mi?


Not: Şaman, batı kaynaklarının yazdığı şekliyle asla puta tapan demek değildir. Şaman, Moğol kaynaklarında yazıldığı şekliyle, gökbilimi (Şam/Işık bilimi) yapan demektir. Kabe’de saklanmış olan sekiz tane göktaşı, ışıktan ur olmanın ispatı (Hacer ül Esvet) olup, Ulu ışık ile Allah kavramını birleştirmemiz için yeterlidir. Ayrıca, Ulu-os’a Tanrı demek, İsa gibi insanoğlunu Tanrı ilan edenlere verilecek en bilimsel cevaptır.

24.8.2010
Mahiye Morgül

« Önceki Sonraki »

Yazı Yoruma Kapalı Arkadaşıma Yolla
Beğendim
  • Currently 3.5/5 Stars.
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
6 kişi oyladı Ortalama 5 üzerinden 5 yıldız aldı.


Yazar :Mahiye MORGÜL Yayım Tarihi :25 Ağust 2010 ÇrşOkunma :1005

« Zimmet!

Ne Mutlu Türk'üm Diyene »





Son Yorum Yapılan Köşe Yazıları

Mustafa Bilir; Samsun 19 Mayıs Lisesi Anıları-2 için yazdı,
Orhan Aksu; Sermaye Tapınakları Kentleri Bilim için yazdı,
Mustafa Kemal Emül; BLATTA ORİENTALİST´İN SİVAS GÜNCESİ için yazdı,
Namık Tipioğlu; BLATTA ORİENTALİST´İN SİVAS GÜNCESİ için yazdı,
Mustafa YAVUZDEMİR; Gençliğe Hitabe de Kaldırılmalı…! için yazdı,

Son Eklenen Köşe Yazıları

  • Ankara'daki Artvinliler Niçin Bölündü-3
  • Ulusal Bayramların İçi Boşaltılıyor mu?
  • Ankara'daki Artvinliler Niçin Bölündü-2
  • Ankara'daki Artvinliler Niçin Bölündü-1
  • Atatürk Dinsiz miydi?

   Yazar Hakkında

Mahiye MORGÜL

Müzik ve Drama Eğitimcisi, Müzikolog, Eğitimci Yazar, Antik Karadeniz araştırmaları yapar.

Beklenen kitabım EĞİTİM KÜRESEL PİYASAYA TESLİM çıktı. DOST Dağıtımdadır.
DOST Dağıtım öncelikle kendi kitapçılarına vermektedir. Ancak, diğer kitapçılardan talep gelirse onlara da dağıtım yapmaktadır.
484 sayfa, 26.00 TL.
MAYANA Kitapları serisinden çıkmıştır.
mahiye@gmail.com

Diğer Yazıları

  • Erovizyon Birincisi Azerbaycan'a Tebrikler
  • CHP'den Sonra MHP'ye Kasetli Yıpratma
  • Baykam'a Bıçaklı Saldırı Ortaçağa Dönüş mü?
  • Sınavların Kaldırılmasını İstemek Neden Yanlıştır
  • AKP Seçimleri "Proaktif" Garantiledi
  • YGS'ye Dokunan Sihirli Değneğin Sahibi MYK'dır!
  • ABD'de Yeni Anayasa Taslağı Konferansı
  • 18 Mart Çanakkale Deniz Zaferini Kutlarken
  • Libya Mektubundaki Fotoğraf
  • Erbakan Hoca'yı Uğurlarken
  • Sevgililer Günü Azize Zeynep'in Öldürüldüğü Gündür
  • Üniversitelere Küresel Merkezden Yönetim
  • AB Uyarınca Diplomalarınız Elinizden Alındı
  • Eskişehir'de Miralay Arif Finci'nin İzine Rastladım
  • AKP'den Ucubelikler
  • Paramızdaki Kuyruklu Yıldız
  • Neo-ÖSYM'nin Kılıfı 5544 Sayılı MYK Yasasıdır
  • 2011 Devlet Üniversitelerinin Çöküş Yılı mı?
  • İranlı Mutteki'yi Biz 1980 Konya Mitinginden Tanırız
  • Yumurtalı Şemsiyeli Seramoni
  • Dizüstü E-Okul ile Dizüstü Çökertilen Eğitim
  • HES'lerle Gelen Kader
  • Yine Batı Tezgahı Türkiye-İran Savaşı
  • 5544 Sayılı Yasayla Yabancı Sınav Piyasası
  • Vali Bey Artvinlilerle Ankara'da Ne Konuştu?
  • Kabe'nin İçindeki Göktaşları Yerinde Duruyor mu?
  • 18.Şura'da En Önemli Gündem
  • "Ayasofya da Ayine Açılır" Derken, İlk Meclis Müzesi
  • Füze Kalkanı Manyetik Şiddet Silahıdır
  • Laik Eğitimi Parçalamakta Acelesi Olanlar
  • Sınavlara Neden Dinamit Atıldı
  • Taksim Zafer Anıtından Özel Manzaralar
  • Anayasaya Neden Hayır
  • Sümela Kızımı Ayaklarıyla Kirlettiler
  • Tele Kulakla Önleyici Vuruş
  • İlkokulda Seçmeli Ders; Sömürge Eğitimi!
  • YAŞ'ta Fan Fin Fon... Kim Kazandı?
  • Bakara Suresindeki TABUT; Tefeci Sandığı!
  • Piyasa Ekonomisine Bağlılık Yemini
  • Eğitimde Sistem Değişikliğine Hayır!
  • Güvenli Geçiş mi, Boğazların Açılımı mı?
  • Nimet Çubukçu'ya Cevaben Basın Açıklaması
  • İlhan Selçuk'un Yolu Hacıbektaş'a Nasıl Düştü?
  • PKK Fransa Taşeronu mu?
  • Kafes'teki Deniz Piyade Subaylarımız
  • Yazmaya Elim Varmaz, Dilim Lal Oldu
  • Neden Barzani´ye Tepkisiz Kaldık!
  • Neden Av. Mehmet Cengiz ?
  • Atatürk´ün Filistin Tutumu
  • Kızıl Elma
  • Başbakanın Ağzına Biber
  • Ruhban Okuluna İzin Veren Kanun Geçti
  • AKP Cami Duvarına Ediyor!

   Yeni Köşe Yazıları

Son yazılar en yeni en üstte
Rasim Yılmaz Rasim Yılmaz

Ankara'daki Artvinliler Niçin Bölündü-3

Şevket Çorbacıoğlu Şevket Çorbacıoğlu

Ulusal Bayramların İçi Boşaltılıyor mu?

Rasim Yılmaz Rasim Yılmaz

Ankara'daki Artvinliler Niçin Bölündü-2

Rasim Yılmaz Rasim Yılmaz

Ankara'daki Artvinliler Niçin Bölündü-1

İbrahim Erol İbrahim Erol

Atatürk Dinsiz miydi?

Şevket Çorbacıoğlu Şevket Çorbacıoğlu

Anneler Günü İçin Önerim

Şevket Çorbacıoğlu Şevket Çorbacıoğlu

Samsun 19 Mayıs Lisesi Anıları-2

Şevket Çorbacıoğlu Şevket Çorbacıoğlu

Yılmaz Erdoğan ve Tayyip Erdoğan


   Üye Girişi

 
Kullanici adi ve sifre alani büyük-küçük harflere duyarlidir.
Yeni Üye Kaydı
Kayıp Şifre
Giriş Yardımı Giriş Yardımı

   Galeri Son Resim

Artvin resimleri son eklenen resim dosyası.Artvin Manzara Resimleri kategorisinde.

Tekin Böbrek

tarafından eklenmiş.
» Ardanuç Çakıllar köyü
Ardanuç Çakıllar köyü
Resim kategorileri içerisinde yayla resimlerini beğeneceğinizi umuyoruz.

www.artvin.biz'de şu an dolaşan 14 kişi bulunmaktadır.www.artvin.biz bugün 1032 tekil kişi,7803 çoğul kişi tarafından ziyaret edilmiştir.
2012 yılı toplam 1222298 tekil kişi, 10799664 çoğul kişi tarafından ziyaret edilmiştir.Ip numaranız 38.107.179.210 'dir.
www.artvin.biz'de toplam 13945 üye bulunmaktadir.Son Üyemiz birkangenc
Online Üyeler:


Sayfa olusumu: 0,515625 saniye
© Artvin biz 2005-2012 Coded&Design By Cengiz Gündüz  

BlogEngine | Artvin Siteleri | Resim Gönderin | İletişim | Arkadaşınıza Tavsiye Edin | Kullanım ve Gizlilik Sözleşmesi


Rss rss Haberler | Resimler | Videolar | Sitemap24 Mayıs 2012 Prş Saat: 23:22:34 Css | Sayfa Başı