Artvin Köşe Yazıları
»2011 Devlet Üniversitelerinin Çöküş Yılı mı?
Burhan Kuzu, yumurtalı protestonun ardından çıktığı TV kanalında, “2011’de yapacağımız yeni anayasaya özel üniversite için madde koyacağız” dedi.
Ne onu konuk alan Yiğit Bulut, ne de davetli öğrenciler sormadı ki “Bu nasıl iştir? Yönetmelik değiştirir gibi her yıl birkaç maddesini değiştirdiniz, eklediniz, her değiştirdiğiniz maddede gençlerin eğitim ve iş hakkını elinden aldınız, devlet kurumlarını piyasaya devrettiniz, gençlerin geleceğini koruyan Sosyal Türk Devletini adım adım ortadan kaldırıyorsunuz, bu yaptığınız Türk Devrimine ihanet değil midir?”
Anlaşılan Burhan Kuzu, kamucu, halkçı, sosyal Anayasa profesörü değil de piyasacı Anayasa profesörüdür. Dünya Bankasıyla yapılan ticaret sözleşmelerine göre anayasa değiştirme profesörüdür. Piyasaya devretme işlemlerinde eksik kalan bir tek üniversiteler ve savunma kaldı.
Zaten özel üniversite maddesi eklenince Amerikan tipi özel askerlik kolejleri açılır. Bu askeri kolejler liselerden suça bulaşmış öğrencileri toplar, onun için şimdiden okullarda irtibat büroları açıldı.
AKP sözcüsü Burhan Kuzu, 2011 yılı, devlet üniversitelerinde kamucu anayasa maddelerini korumaya çalışan öğretmen ve öğrencilerin ayıklanma yılı olacak demeye gelen cümleler de sarf etti.
“İtalya’da Temiz Eller operasyonunun öğretim üyeleri ayağı var, bizde de olmayacak değil” dedi. “Ergenekon tutuklamalarına üniversitelerde devam edeceğiz” deseydi de olurdu.
Çok geçmedi, başbakan Erdoğan’ın, Saidi Nursi’ye övgü, aydınlara ise tehdit taşıyan sözlerini dinledik. “Aydınları içeri tıktığımızı söylüyorlar, bizim içeri tıktığımız bir tane aydın yoktur, bizim içeri tıktıklarımız karanlık işler yapanlar…” Dikkat edilirse gizli mesajında “aydın-hapishane” eşleştirmesi yapıyor.
Yüzlerce asker sivil yurtsever aydınımızı Silivri’ye gönderen başbakan kamuoyuna; içeri tıktığımız aydınlara sahip çıkmayın, başka içeri tıkacaklarımız olacak, diyor.
Burhan Kuzu’nun Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesine, başbakanın da ODTÜ’ye gitmesiyle başlayan protesto gösterileriyle özel üniversite açıklamaları eş zamanlı olarak başlatılmış görünüyor. Devlet üniversitelerinde aydın temizliği yapmak üzere Anglo Sakson cadılar eline süpürge almış demektir.
Bu süreçte hükümetin “suça bulaşmış öğrenci yaratma politikası” başlattığını görüyoruz. Egemen Bağış, ceketini kirleten öğrenciyi affetmiyor, Burhan Kuzu protestocu gençleri tek tek tespit ettiriyor, başbakan “Nato kafa nato mermer” diye bağıran öğrenciyi dava ediyor, TGB’li gençlerin ailelerine çocuğunuz teröristlere katılıyor diye mektuplar gidiyor…
Adım adım, devlet üniversitelerinde okuma hakkı elinden alınmış bir gençlik kitlesi yaratılmaktır. Okuldan atılmış gençleri kabul edecek paralı üniversiteler geliyor, onlara öğrenci ve öğretmen bulmaları lazımdır. Talep Dünya Bankasındandır. Bakınız, 2006 YÖK Strateji Raporu’nda eğitimin ABD’deki kadar sektörleşmediğinden şikâyet edilir.
Biz bu filmi daha önce 1980’de Amerikan askeri postalları giydirilmişlerle seyrettik, şimdi sivil Amerikan postalları giymişlerle seyrettiriliyoruz. Elimize tutuşturulan 1402 sayılı “Komünisttir, devlet okullarında öğretmenlik yapamaz” belgesiyle okullarımızdan atıldık, gittik dershane açtık, kolejde veya vakıf üniversitelerinde öğretmen olduk.
Biz okullardan atılırken, her yerden pıtırak gibi özel okullar (kolejler) fışkırdı ve “Kâr amaçlı olmayan vakıf üniversiteleri” yasası geçti. Üniversiteleri tümüyle özelleştirmeyi o zaman “asker anayasası” ile bile getiremediler, şimdi “sivil anayasa” ile getiriyorlar.
İşte Burhan Kuzu’nun söyledikleri. Hani, protesto eden öğrencilerin sorunları konuşulacak diye bekliyorduk ya… Öyle olmadı. Küresel sermayenin Türkiye’de yüksek öğretimi yeterince özelleştirememe sorunu konuşuldu. 1995’de Tansu Çiller’le başlayan ‘kamucu eğitimi adım adım piyasaya atarak yok etme’ sürecinde gördüğümüz Amerikan SPAN Eğitim Danışmanlık şirketine artık ihtiyaç kalmamıştı. (SPAN; School Parents Assistant Network)
Sanki milletin değil de küresel sermayenin vekiliydi. “ABD’de 3500 özel üniversite var, bizde de var ama az. Yeni anayasaya özel üniversite için madde koyacağız” dedi.
Sanki o zaman gençlerin sorunları hallolacakmış gibi. Oysa gençleri bekleyen işsizlik sorunu katlanacak, ailelerin geçim sorunu katlanacak, çocuğuna iyi bir eğitim sağlamak bütün servetini bu işe harcamak olacak, çünkü ABD’deki gibi üç dört iyi üniversite aslan payını toplayacak. Ki, şu anda ABD’de iyi üniversiteler de çökmüş durumdadır; çünkü bir yandan alttan gelenlere, bizdeki gibi, bomboş kitaplar verilmiş, diğer yandan fakülte müfredatları boşaltılmıştır, bunun doğal sonucu olarak aileler çocuklarını okula vermemekte, internetten bilgiye erişim yolunu seçmekte, aldıkları bilgiyi özel sınav şirketlerinde test etmektedirler. Artık Yale Üniversitesi’nde çöpleri toplatacak kadar bile para bulamamaktadırlar.
Amerika’daki vahim durum Avrupa üniversitelerine sıçramıştır. Oralarda öğrencilerle birlikte akademisyenlerin direndiklerini ekranlarda görüyoruz. Olanların gerçek nedeni halkımıza anlatılmamaktadır. Bilinmelidir ki Burhan Kuzu’ların yapacağı piyasacı anayasa bizi o noktaya taşıyacaktır.
Gençlerimizin şunlara büyüteç tutmalarını isterim:
1- 5544 sayılı yasayla YÖK yerine getirilen, 10 yabancının içinde olacağı MYK nedir?
2- Sertifikalı mezuniyet ve özel sınav şirketleri ne demektir?
3- Önce mühendislik bölümlerinde, sonra eğitim fakültelerinde diplomalar neden kaldırıldı?
4-Fakültelerde müfredatlar neden kuşa çevrildi?
5-Karnı aç ama sertifika koleksiyoncusu bir gençlik, Türk milletinin kendi evlatlarına reva gördüğü hayat biçimi olabilir mi?
6-Bütün bunları yaşıyorsak, bilim kalelerimiz küresel piyasaya teslim edilmiş demekse, kalelerimizi geri almak görevimiz değil midir?
Öyleyse, sloganı muğlak yumurtalı protestolar yerine, akademisyenlerle birlikte somut taleplerle sesimizi yükseltelim:
-Bilimi ve diplomalarımızı geri istiyoruz!
-5544 sayılı MYK yasası kaldırılsın, YÖK yönetimi milli yapıya kavuşturulsun!
-Taleplerimiz gerçekleşene kadar fakültelerimizi akşamları terk etmeme, gündüzleri eski ders konularını bize öğretecek deneyimli öğretmenleri sınıflarımıza davet ederek, ücret ödemeden sağlam bilgiler alma eylemi başlatıyoruz!
Sevgili gençler!
Eğer küresel piyasa canavarına pabucu ters giydirecek taleplerle öne çıkmazsanız, zaten yoksunuz. Kaybedecek diplomalarınız mı var zannediyorsunuz, onlar zaten diploma değil ki!
Bilgiyi kendilerinin para kazanacağı meta zanneden küresel beylere diyecek bir sözünüz daha olmalı. Her biriniz bilimi korumakta Niğdeli bilim adamı Apollonius gibi olmalısınız. O, Apollo Nius (UluAbe Hasan), 1.yy’da aynısını yaşamıştı ve demişti ki:
“Ey Aspendos’un zenginleri, toprağı kendinizin zannettiniz, oysa toprak hepimizindir. Gerçeği söyledim diye beni hapse attınız. Ya söylemeseydim başka ne olacaktı ki!”
Lütfen, bir de “toprak” yerine “bilim” koyarak okuyunuz.
Sağlıkla, ışıkla…
21.12.2010
Mahiye Morgül
Eğitim Küresel Piyasaya Teslim kitabının yazarı
mahiye@gmail.com, www.mahiye.com
Yazar :Mahiye MORGÜL Yayım Tarihi :21 Ara 2010 SalıOkunma :662
Son Yorum Yapılan Köşe Yazıları



Sayfa Başı