Artvin Köşe Yazıları

Taşların Senfonisi
Yazar : Namık Tipioğlu


  • Ana Menü
    • Artvin Haberleri
    • Artvin Genel Bilgiler
    • Artvin Onuncu Köy / Forum
    • Artvin Siteleri
    • BlogEngine Blogum
    • Artvin Sohbet Odası
    • Üye Ol
    • Resim Gönder
  • İlçeler
    • Artvin
    • Ardanuç
    • Arhavi
    • Borçka
    • Hopa
    • Murgul
    • Şavşat
    • Yusufeli
  • Köyler
    • Artvin Köyleri
    • Ardanuç Köyleri
    • Arhavi Köyleri
    • Borçka Köyleri
    • Hopa Köyleri
    • Murgul Köyleri
    • Şavşat Köyleri
    • Yusufeli Köyleri
  • Resimler
    • İl-İlçe Merkezi Resimleri
      • Artvin Merkez Resimleri
      • Ardanuç Merkez Resimleri
      • Arhavi Merkez Resimleri
      • Borçka Merkez Resimleri
      • Hopa Merkez Resimleri
      • Murgul Merkez Resimleri
      • Şavşat Merkez Resimleri
      • Yusufeli Merkez Resimleri
    • Manzara Resimleri
    • Yayla Resimleri
    • Göl Resimleri
    • Baraj Resimleri
    • Kış Manzara Resimleri
    • Tarihi Yerler Resimleri
    • Boğa Güreşleri Resimleri
    • Festival ve Şenlik Resimleri
    • Rafting Kano Resimleri
    • Çiçek Böcek Hayvan Resimleri
    • Ahşap Yapı Resimleri
    • Eski Alet-Edevat
    • Siyah Beyaz Kareler
    • El Sanatları
    • Yiyecek İçecek Resimleri
    • Diğer Artvin Resimleri
  • Müzikler
    • Tulum Müzikleri
    • Davul-Zurna Müzikleri
    • Artvin Türküleri
    • Akordeon Müzikleri
    • Org Müzikleri
    • Tulum Dinle
    • Artvin Türküleri Dinle
  • Videolar
  • Yazılar
  • Şiirler
  • Barajlar
    • Artvin Deriner Barajı
    • Borçka Barajı
    • Yusufeli Barajı
    • Muratlı Barajı
    • Bayram Barajı
    • Bağlık Barajı
  • Servisler
    • İletişim
    • Sitemizi Eşe Dosta Duyurun
    • Ziyaretçi Defteri
    • Sıkça Sorulan Sorular
    • Yardım
    • Biz Kimiz?

  Artvin Köşe Yazıları

 Geldiniz !!!  Anasayfa » Artvin Yazılar »Anı ve Anekdot



»Taşların Senfonisi


Yorum yazabilmek için lütfen giriş yapınız.
(12) Yorum Yazılmış

Yazı Ekle

Paylaş  

TAŞLARIN SENFONİSİ (TİPİ DEDEMİN ANISINA..)

KÖŞE TAŞI:

-"Gel bahem yanıma" , dedi Tipi Dedem.
Sedire uzanmış kahvesini yudumluyordu, sararmış parmaklarının arasında "ikinci" cigarası...

"Köşk"teydik..
Üç katlı ahşap evimizin -sadece bir balkondan oluşan-son katında..
Dedemin ilkbaharla beraber taşındığı köşkünde...
Sessizce iliştim sedirin bir köşesine,tedirgin...
-"Suya fazla kaptırma kendini" dedi "okuma" gözlüklerinin üstünden;gülümseyerek..
Sonra bana özenle katlanmış bir gazete uzattı.
"Akşam" gazetesi...
-"Koto" dedi,"Gözlarım pek ey seçmiyer,bana şu yaziyi ohusana..."
Dedem;gözleri seçmiyor. Olacak iş değil!
Anladım hemen; bana bir yazıyı okutturup "imtihan" edecek yine!
Bilirsem,"öküz gözü" ile ödüllendirecek, ikibuçuk lirayla...
Bilemezsem;25 kuruş.."Amorti" yani!

Aldım uzattığı gazeteyi.
-"Nerayi ohiyem Dede" dedim.
-"Bak" dedi,"Katladığım yeri oku.."
Baktım:
Çetin Altan yazıyor...
"TAŞ" Köşesi!
Okudum,duyabileceği bir sesle. Bitince geri verdim.
-"Na demiş?" diyerek sınav sorumu sordu.
-"İşçilardan,köylilardan sözetmiş" dedim.
-"Pekey ama,ne demek istemiş?" dedi.
-"Bilmem.." dedim."Pek anlıyamadım.."
"Ey" dedi."Al şu yirmibeşliği!"

O günün hasılatı 25 kuruş!
Olsun; "Sıhtarma" almaya yeter de artar bile...
Tahta merdivenleri ikişer üçer atlayarak indim "köşk" ten...Doğru Gülpaşa´nın dükkânına...
En taze "püsküvet" onda çünkü...Hem de "Ayla" bisküviti
En yumuşak "luhum" da...
Gül esanslı kırmızı lokum,tahta "yaşik"lerin içinde...

O gün sınavı geçemedim.
Ama dedem asla pes etmedi, fırsat buldukça her "taş" yazısını okuttu bana...
Hep aynı soru;
-"Koto, NE DEMEK İSTEMİŞ?"
Bazen verdim onun istediği yanıtı,bazen veremedim.
"Sıhtarma"ya da talim ettiğim oldu...
Faik Usta´nın dükkanında kendime "kebap" ziyafeti çektiğimde...
"Cağ"ı elli kuruştan üç cağ...
Artan bir liranın elli kuruşu ile "Kestane kebapçi" yaşlı "emica"dan bir külah Berta Kestanesi...
Ufacık ama müthiş lezzetli.Tek kusuru var: Her üç kestaneden biri mutlaka kurtlu!
Her kurtlu kestaneye denk geldiğimde,içimden bir küfür Emicaya!
Artan elli kuruş "Sinama"ya kalsın!
Çarşamba öğleden sonraları "Talebe Günü"...
Hem de indirimli: yirmibeş kuruş!
Hele hele, kapıda zebani gibi bekleyen FAYIH TAYİ´yi atlatabilirsem;beleş!
"Ulaan,topuzun ...."diye başlayan küfürleri,kulağımızda musıki gibi!

Belediye "Hoparlör"ün de "Sinamaci" Ferit´in çaldığı "pilaklar" çağırıyor sinemaya...
Şükran Ay çağırıyor:
"Seni ben ellerin olsun diyemi sevdim.."
Ya da Nuri Sesigüzel :
""Beni benden siz aldınız...
"Beni yalnız bıraktınız.. diye
"İstanbul Sokakları" yani...
Sesigüzel´le birlikte dolaşıyor bütün çocuklar, yeni yetmeler...
O hiç görmedikleri İstanbul Sokaklarını...

İki film var bugün...
Ortaokul Müdürü Zeki Memioğlu, Belediye Reisi Nazım Güven´den rica etmiş...
Birincisi "Aşk filmi"
Pek acıklı, pek elim!
Hülya Koçyiğit,Kartal Tibet´e kavuşamıyor!
Orası kesin!!!
Çağanoz adımlarıyla tam koşarken Kartal´a doğru...
Önder Somer' in kullandığı 56 Model "Şevrole"....
Anlayınız artık!

Diger filim "DÖGÜŞLİ!"
Orhan Günşiray, Balat´ta bir "kahve" açıyor.
Hem de kimin kahvesinin tam karşısına?
Bildiniz; sevgilisi Fatma Girik´in bıçkınlar kralı ağabeyisi...
Ahmet Tarık Tekçe´nin kahvesinin karşısına...

Filim dögüşli:
Sırayla,Tekçe ve avenesi paylarını alıyorlar "ZOPA"dan..
Kimler yok ki?
Kudret Karadağ, İhsan Gedik, Oktay Yavuz, Necip Tekçe...
En çok "zopa"yı yiyende Süheyl Eğriboz!
Araya Nubar Terziyan girmezse tümü telef olacak!

Orhan hızını alamıyor.
Fatma kendini "naz"a çekince biraz;
Kendini Beyoğlu´na vurup...
Önüne kim gelirse "Seviyor!"
Devlet Devrim, Mine Soley, Yeşim Yükselen...
İlle de Leyla Sayar!
Biz göremiyoruz ama!
Ferit Amca´nın makası habire "FİLİM KESİYOR"
Küfürler ve ıslıklar eşliğinde!

Suzan Avcı mı dediniz?
O da var bu filmde...
Ama "EY" rolde!
Hakkını teslim etmek gerek; Orhan´ın eski sevgilisi;
Ama pek öyle "VAMP" lık yapmıyor nedense..
"Kötü Adamlar" bile pek "kötü" değil bu filmde!
Tekçe bile imana gelip Orhan´la dost oluyor sonunda..
**********************************
VAMP

"VAMP" sinsidir.
Yüzüne güler,
Arkandan "iş" çevirir!
Senden yana görünür...
Ama "sen"den değildir.
Bugün sana "işve" yapar
Yarın Önder Somer´e!!!
Belki de senden yana hiç olmamıştır!
Belki taa başından beri Somer´in yanındadır.
Bilemezsin!

Tipi Dedem beni "Taş" yazılarıyla imtihan etti hep.
Hep sordu: "Ne demiş bu yazida Koto" diye.
Bir kez olsun karşısına alıp doğrudan birşey anlatmadı.
Hep benim anlamamı bekledi.
Bir gün anladım!
Dedeme de söyledim.
"Ola aferim Koto" dedi "anlamışsın!"
İşte hepsi bu kadar...

Tipi Dedem 71´in Aralığında vefat etti.
Ne "idam"ları gördü,ne de Kızıldere´yi...
Ama bugün gibi anımsıyorum: Takvimler 70´leri 71´ leri gösterirken hep aynı şeyi yineledi:
"KOTO, BU GENÇLARA YAZIK EDECEKLER.." diye!

Bir şeyi daha görmedi!
Belki de kendisini en çok "yaralayacak" olan şeyi:
O "TAŞ" var ya o "TAŞ"
Yani Tipi Dedemin...
"KÖŞE TAŞI" zannettiği "TAŞ"...

("Köşe Taşları! sağlam olur bilirsiniz.
Sert olur...Kavi olur..
Hem de KÖŞELİ olur asıl...
Çizgileri sert olur,belirgin olur.
Su taşları gibi...
Selin önüne kapılıp ta YUVARLANMAZ!
Yuvarlansada YUVARLAK olmaz!
Hep köşeli kalır!)

Tipi Dedem...
Şanslı adam!
İŞTE O KÖŞE TAŞI ZANNETTİĞİ ŞEYİN...
SU TAŞINA DÖNÜŞTÜĞÜNÜ GÖRMEDİ!!!


(DEVAM EDECEK)

« Önceki Sonraki »

Yorum yazabilmek için lütfen giriş yapınız.(12) Yorum Yazılmış Arkadaşıma Yolla
Beğendim
  • Currently 3.5/5 Stars.
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
18 kişi oyladı Ortalama 5 üzerinden 4.8 yıldız aldı.


Yazar :Namık Tipioğlu Yayım Tarihi :6 Ocak 2011 PrşOkunma :1575

« Nereye Gidiyoruz ?

HES-Savar Doğa Kalkanı ve Artvinliler »





Son Yorum Yapılan Köşe Yazıları

Mustafa Bilir; Samsun 19 Mayıs Lisesi Anıları-2 için yazdı,
Orhan Aksu; Sermaye Tapınakları Kentleri Bilim için yazdı,
Mustafa Kemal Emül; BLATTA ORİENTALİST´İN SİVAS GÜNCESİ için yazdı,
Namık Tipioğlu; BLATTA ORİENTALİST´İN SİVAS GÜNCESİ için yazdı,
Mustafa YAVUZDEMİR; Gençliğe Hitabe de Kaldırılmalı…! için yazdı,

Son Eklenen Köşe Yazıları

  • Ankara'daki Artvinliler Niçin Bölündü-3
  • Ulusal Bayramların İçi Boşaltılıyor mu?
  • Ankara'daki Artvinliler Niçin Bölündü-2
  • Ankara'daki Artvinliler Niçin Bölündü-1
  • Atatürk Dinsiz miydi?

Ocak
11
Salı

Orhan Aksu Taşların Senfonisi için dedi;

Rüzgarın ve suyun değişik yerlerden getirip çukurlarda biriktirdiği, toplama malzemeyle oluşan su (çakıl)taşlarının ,belirgin net bir karakterleri yoktur. İçlerinde her karakterde materyali barındırabilirler.
Su taşının hamurunun tam olarak neden olduğunu içinden ne çıkacağını asla bilemezsiniz.
Birbirlerine bile benzemezler.
Hayatları birilerinin ayağını kaydırmakla geçer.Asla birlik ve beraberlik oluşturamazlar.Her akıntı ve rüzgarda yön değiştiren küçük parçalar olarak kalmaya mahkumdurlar.

Granit gibi köşe taşlarıysa yeryüzüne çıkıp başka materyallerle saflığını kaybetmeden yerin altında büyük kitleler halinde oluşurlar.Büyük basınç ve ısı altında doğuşları bile zor yolu seçmelerindendir. Sert ve sağlam Karakterleri belirgin ve nettir.İçi neyse dışı da odur.Adaletlidir. En küçüğünden en büyük parçasına kadar eşit ve benzer davranır.Sizi asla yanıltmayacağını bilirsiniz.Güven verici doğal özelliklerinden dolayı, her zaman güçlü ve kitlesel birliktelikler oluşturabilecek potansiyeldedirler.Ayrıca su taşı bulamayıp sert granit parçasıyla kıçını silmeye kalkışanlara , önceden bir ambulans çağırmalarını tavsiye ederim.


Ocak
10
Ptsi

Önder AKSU Taşların Senfonisi için dedi;

Apo aferim en iyi yorumu sen yapmışsın. Ben hayatta tek taş tanırım oda yada taşı . Güneşi gördümü yağmur yağdırır. Bulutu gördümü yıldırım düşürür. Sarsılırsa zelzele olur.

Ocak
9
Pazar

Namık Tipioğlu Taşların Senfonisi için dedi;

Artvin´li olmayan bir arkadaşım aradı.
Yazımı okumuş..
"Hepsini anladım da.." dedi,"Çağanoz nedir?"
Anlatmaya çalıştım:"Biz Yangeç´a Çağanoz deriz.."
Yine anlamadı:"Peki ama dedi;"Yangeç nedir?"
Hafiften sinirlenmeye başladım,"dalga mı geçiyor.." diye.
"Lan" dedim,"Adı üstünde,bildiğin Yengeç işte.."
Beni kızdırmaya kararlı;"Eeee" dedi,"Niye Yangeç diyorsunuz o halde?"
"Oğlum" dedim;"Asıl öz Türkçe bizimki;yan yan yürüdüğü için Yan-Geç diyoruz.."
Sonunda anladı:"Haklıymışsın" dedi,"Doğrusu YANGEÇ olmalı!"
"Afferim" dedim,"sonunda kafana TIKAS etti!"
Ve.."tıkas"ın anlamını sormasına fırsat vermeden telefonu kapattım.Yormuştu beni!!!
Bu arada bir not:Televizyonda denk gelirse eğer,dikkatle izleyin Hülya´nın koşmasını..
Sırayla,omuzlarını ve kalçalarını öne atarak koşar.ASLA CEPHESİNİ GÖSTERMEZ KOŞARKEN!
(Burada hiç kimseye bir gönderme yapmadım,kimseye "taş" ta atmadım!)
Dikkat ediniz;Ayakları da yan basar...
Yan yan koşar...
Kendine özgü bir koşu yani...
İşte bu nedenle Hülya Abla´mızın partnerleri-yani sevgilileri-hiç bir filmde Hülya´yı tam cepheden kucaklıyamaz...
Onların kaderidir bu!!!
Bu kader,biz solcuların kaderine de benzer!
Niye mi?
Bizim halkımızın ekseriyeti de-maalesef-yangeç gibidir!
Bize karşı hep YAN durur!
HİÇ KUCAKLAYAMAYIZ ONLARI CEPHEDEN!
Şimdi bazılarınız diyecek ki;"O solcuların hatası,solcularda Yangecin yürüyüşüne KENDİNİ UYDURSUN...."
İşte o hiç olmaz!
EKSERİYET dediğiniz şeyin,ne her yaptığı doğrudur...
Ne düşündüğü..ne tarzı..ne perspektifi...ne zevkleri...ne .....
Ve ne de YÜRÜYÜŞÜ!
Bunları niye yazdım,bilmiyorum.CAN SIKINTISINDAN HERHAL.
Haaa,unutmadan ekleyeyim:Ben yıllar sonra öğrendim.
Meğer Hülya,çocukluğunda çok kısa bir süre bale eğitimi almışmış...
Eğitimini de yarım bırakmış.
ÇAĞANOZ GİBİ YÜRÜMESİ ONDANMIŞ!!!








Ocak
7
Cma

Duran KAYA Taşların Senfonisi için dedi;

Benim de demek istediğim buydu.
Herkes kendi dünya görüşüne göre değerlendirecektir.
Yazarı, son zamanlarda eski yazılarını gündeme taşıması ile tanıyorum.

Ocak
7
Cma

Namık Tipioğlu Taşların Senfonisi için dedi;

Duran;
Doğrusu ben Abdullah´ın yorumuna çok daha yakın buluyorum kendimi..
Zira o "taş" Dedeme ihanet etti!
Hele hele,"TOBİ"larının bugün yazdıklarını görseydi!!!

Ocak
7
Cma

Abdullah Aksu Taşların Senfonisi için dedi;

bazan yuvarlak taşlarada ihtiyaç vardır onlarla eskilerde balta bilerdik ha birde suyun olmadığı yerde kıçımızı silerdik Tanrı hiçbirşeyi sebepsiz yaratmaz.

Ocak
7
Cma

Namık Tipioğlu Taşların Senfonisi için dedi;

DURAN KARDEŞİM;

Sen "TAŞ" ı hangi gözle görmek istersen...
"TAŞ" ODUR!!!

Ocak
7
Cma

Süheyla Bilgin Taşların Senfonisi için dedi;

Namık´ın anılarının çoğunu yaşadığımdan,etkilendim,eski günlere gittim.Küçük bir ilçe ama güzel günler geçirdik doğrusu.Ortaokul yıllarımda sıhtarmayı 10 kuruşa yerdik okul kooperatifinden.(1956-57)Sinema 50 kuruştu.Her hafta sinemaya gider, illaki yeni elbise giymeye çalışırdık.Diker giyerdik tabii
Geçenlerde Sevgi Şenol, Namık´la ilgili şöyle anlattı:"Ben ortaokuldaydım,Namık İlkokulda.Öğretmenlerimiz O´nu sınıfa getirir,kitap okuturdu."Tipi dedesinin Kotosu küçükken okumaya meraklıydı.Şimdi de yazıyor,bütün doğallığıyla.Umarım bu yazıları bir kitapta ölümsüzleştirir.

Ocak
7
Cma

Duran KAYA Taşların Senfonisi için dedi;

Beyni sulanmış...

Hidayete ermiş...

"TAŞ" bunlardan hangisi?

Ocak
7
Cma

İbrahim Erol Taşların Senfonisi için dedi;

Kimisi Artvin havası teneffüs etmiş, suyun içmiş ,ekmeğin yemiş hatıraların anlatır; benim gibi ataları Artvin´i yaşamış ama kendisi yalnızca hikayeleriyle büyümüş kişiler de bu hatıraları şehvetle okur.
Elinize aklınıza sağlık aziz hemşehrim.

Ocak
7
Cma

Necat BAYRAKTAR Taşların Senfonisi için dedi;


Altmışlı yıllarda Ardanuç Ortaokulunda okudum. Teffik Dedenin simasını hayal meyal hatırlarım. Ancak onun ilçemizin en değerli kişiliklerinden biri olduğunu bilirim. Esprileri yeri geldiğinde sohbetlerde anlatlır. Saygıyla rahmetle anıyorum.
Var sa yoksa ARTVİN. diyenlerinden değilim.Ama benim için önemli yönleri var. Bu sitede ilgili yazılarım var. Yaşadığım anıların izlerini beden tahtamda taşıyorum.
Bu sabah yedi ocak; yazınızın başlığını gördüm. Okudum. Unutulmaz anılarım tek, tek bir film şeridi gibi geçti gözlerimin önünden. Demek ki böyle anıların yazılması önemli. Hele de belli bir yaştan sonra iyi geliyor. Gülpaşadan sıhtarma aldığımı. Öğle tenefüsünde okulun üstündeki büklerin dibinde öğle yemeği yediğimizi, Çoğu zaman evden getirdiğimiz, zaman zaman da fırından aldığımız ekmek ve 25 kuruşluk helvayla... Unutmak mümkün mü?
Hele sinemaya gitme ve o dönemdeki havayı ne kadar güzel canlandırmışsınız. Tekrar Ardanuçta sinemada yaşadığım duyguları yaşadım. Duygulandım.
O dönemin sanatçılarının adlarını çok net ve de tümüne yakınını hatırlamanız, hatırlatmanız önemli bir etken olmuş. Dönemi daha derinlikli yaşatmaya neden olmuş. Çok güzel bir anı yazısı olmuş. Tebrikler.
Selamlar.

Ocak
7
Cma

adnan ural Taşların Senfonisi için dedi;

Tipi dedeyi hayal meyal hatırlıyorum.Rahmetle anıyorum.Anlayana sivrisinek saz anlamayana davul zurna az misali veciz sözleri,ince ayarlı şakaları yazınızı okurken hafızamda yenilendi.İki püsküvetin arasına bir lokum koyularak yapılan sıhtarmayi yazını okuduktan sonra hayata geçirdim .Tadı eskisi gibi değil ama denemeya degdi.Bu arada sinemaya gitmiş gibi oldum.Nerdayisa ey sahnelari alkışliyecahtım.Eline sağlık(K.T.)

   Yazar Hakkında

Namık Tipioğlu


balkantipi@hotmail.com

Diğer Yazıları

  • BLATTA ORİENTALİST´İN SİVAS GÜNCESİ
  • HEPİNİZ TUTUKLUSUNUZ!!!
  • "Yok " Ülkenin Seçimi
  • Genel Seçim
  • Halit Çelenk
  • Kale-Meydan Savaşı ya da Köroğlu'nu Kim Sattı?
  • "Anavatan" Savaşı Kaybedildi mi?
  • Manitu'nun Baltası
  • Suların Senfonisi (Gece)
  • Suların Senfonisi (Acı Hayat)
  • Taşların Senfonisi
  • "Sen" Aslında Ölmedin !
  • Suların Senfonisi 2(Tipi Dedemin Anısına)
  • Suların Senfonisi (Tipi Dedemin Anısına)
  • İleri Demokrasi Senfonisi
  • "Yok" Ülke
  • Yeniden 30 Ağustos
  • Zimmet!
  • Deniz´ler İçin
  • Deliler Genç Kalır
  • Pastoral Senfoni
  • ÇAKALLARA KARŞI BİRLİKTE YÜRÜYELİM
  • KALIPLARI AŞMAK...
  • Yayın Yasağı
  • Dövletin" Pırasa"sıni Kim Yedi
  • HASANKALALİ HOCA NİYA AĞLİYER?
  • Suç "Aleti" Bulundu
  • Çançur Molla Kozmik Sırlari Açuhliyer
  • Bu Tokat'ı Kim Attı?
  • Yeni Roma İmparatorluğu -2-
  • Oyun İçinde Oyun İçinde Oyun İçinde Oyun...(1)
  • Genetiği Değiştirilmiş ''Organizma''lar
  • Meleklerin Cinsiyeti
  • Malum Paşa Çok Yaşa
  • Yeniden 30 Ağustos

   Yeni Köşe Yazıları

Son yazılar en yeni en üstte
Rasim Yılmaz Rasim Yılmaz

Ankara'daki Artvinliler Niçin Bölündü-3

Şevket Çorbacıoğlu Şevket Çorbacıoğlu

Ulusal Bayramların İçi Boşaltılıyor mu?

Rasim Yılmaz Rasim Yılmaz

Ankara'daki Artvinliler Niçin Bölündü-2

Rasim Yılmaz Rasim Yılmaz

Ankara'daki Artvinliler Niçin Bölündü-1

İbrahim Erol İbrahim Erol

Atatürk Dinsiz miydi?

Şevket Çorbacıoğlu Şevket Çorbacıoğlu

Anneler Günü İçin Önerim

Şevket Çorbacıoğlu Şevket Çorbacıoğlu

Samsun 19 Mayıs Lisesi Anıları-2

Şevket Çorbacıoğlu Şevket Çorbacıoğlu

Yılmaz Erdoğan ve Tayyip Erdoğan


   Üye Girişi

 
Kullanici adi ve sifre alani büyük-küçük harflere duyarlidir.
Yeni Üye Kaydı
Kayıp Şifre
Giriş Yardımı Giriş Yardımı

   Galeri Son Resim

Artvin resimleri son eklenen resim dosyası.Artvin Manzara Resimleri kategorisinde.

Tekin Böbrek

tarafından eklenmiş.
» Ardanuç Çakıllar köyü
Ardanuç Çakıllar köyü
Resim kategorileri içerisinde yayla resimlerini beğeneceğinizi umuyoruz.

www.artvin.biz'de şu an dolaşan 11 kişi bulunmaktadır.www.artvin.biz bugün 1049 tekil kişi,7947 çoğul kişi tarafından ziyaret edilmiştir.
2012 yılı toplam 1222315 tekil kişi, 10799808 çoğul kişi tarafından ziyaret edilmiştir.Ip numaranız 38.107.179.209 'dir.
www.artvin.biz'de toplam 13945 üye bulunmaktadir.Son Üyemiz birkangenc
Online Üyeler:


Sayfa olusumu: 0,5 saniye
© Artvin biz 2005-2012 Coded&Design By Cengiz Gündüz  

BlogEngine | Artvin Siteleri | Resim Gönderin | İletişim | Arkadaşınıza Tavsiye Edin | Kullanım ve Gizlilik Sözleşmesi


Rss rss Haberler | Resimler | Videolar | Sitemap24 Mayıs 2012 Prş Saat: 23:48:26 Css | Sayfa Başı