Artvin Köşe Yazıları
»Yeniden Özgür Gündem
Özgür Gündem gazetesi 17 yıl aradan sonra tekrar yayın hayatına başladı. İçinden geçtiğimiz dönemde gittikçe aynileşen, aynileştikçe farklılıkların ortadan kalktığı bir yayıncılık ve gazetecilik anlayışıyla karşı karşıyayız. Bazı çevreler bu çemberi kırmaya çalışsallarda, büyük sermaye güçleriyle iç içe geçmiş “merkez ve yandaş medya” gerçeğini aşmak mümkün gözükmüyor.
Özgür Gündem’in, 1990’lı yılların zor koşullarında sürdürdüğü gazetecilik anlayışını umuyoruz ki bugüne iz düşürür ve Türkiye toplumunun haber alma hakkı ve özgürlüğüne yıllardan sonra yeni bir soluk getirir. Ve sonuçta, yukarıda ifade etmeye çalıştığımız çember bir nebzede olsa kırılmış olur.
Özgür Gündem’in 17 yıl önceki ilk çıkışı, gerekçeleri, hedefleri, misyonu ve yazar kadrosuyla bir bütün olarak bu ülkenin toplumsal coğrafyasını temsil eder durumdaydı. Toplumsal muhalefet ve mücadele güçlerinin, dolayısıyla tüm Türkiye halklarının sözcülüğünü yapma hedefi ve iddiası vardı.
Üzülerek söylemek gerekir ki, sonraki süreçte bu misyonundan uzaklaştı. Hitap ve hedef kitle noktasında darlaşmaya başladı. Bu durumun en önemli nedenlerinden biri, “Kürt Gazetesi” algısını süreç içerisinde öne çıkarması ve geliştirmiş olmasıdır. Bir zaman sonra, ilk çıkıştaki “genel durumunu” koruyamaması nedeniyle Türkiye Solu’nun ve aydınlarının ihtiyatlı yaklaşımlarına neden oldu ve bir süre sonra da gazeteden tam anlamıyla uzaklaşmalar başladı.
Özgür gazetecilik açısından büyük bir moral ve coşkuyla yola çıkan birçok gazeteci ve yazar süreç içerisinde gazeteden ayrıldı. Devletten gelen baskılar, kont gerilla tarafından birçok yazar ve çalışanın katledilmesi, gazetenin haklılığını ve meşruiyetini artırırken okuyucu kitlesinde tam tersi bir gelişme yaşandı. Çünkü gelişen bu meşruiyet çizgisine paralel, gazetenin yayın politikaları, haber ve yorumculuk anlayışı açısı, kilitlenilen tek bir siyasal yaklaşım çizgisini aşarak genişleyemiyordu. Bu daralma bir bölgeye ve bir kesime sıkışmayla noktalandı.
Geniş bir yelpazeye seslenme, insan hak ve özgürlükleri ekseninde toplumun her kesimin sözcüsü olma iddiasından uzaklaşıldı ve sadece Kürt medyasının tarihinde bir habercilik simgesi halini aldı.
İlk Özgür Gündem gazetesi 683 günlük yayın hayatından sonra kapatıldı. Daha sonra ardılları yayınlanmaya başladı ama hiç birisi ilkinin “tadına” ve toplumun “ezilen, sömürülen, baskı altında tutulan kesimlerinin sözcüsü olarak” algılanma şekline sahip olamadı. Ardıl, bilindiği gibi “birinin ardından gelip onun yerine geçen” anlamına gelmektedir. Bu “yerine geçme” durumu eksikli, dolayısıyla zaaflı yaşandı. Bu durum, okuyucu algı ve reflekslerini de olumsuz yönde değiştirdi.
Genel yayın yönetmenliğini Hüseyin Aykol ve Eren Keskin´in yaptığı Özgür Gündem gazetesi yeni yayın döneminde, “Demokratik Bir Türkiye için özgür ve bağımsız gazetecilik” ve “doğru habercilik” anlayışının cisimleşmiş hali olmalı/olabilmelidir. Eski hatalara düşmemeli, emek eksenli toplumsal muhalefet ve mücadelenin yüzünü yansıtmalı, bütün ezilen, sömürülen ve baskı altında tutulan halkların/kesimlerin sözcüsü olmalıdır. Ve daha da önemlisi, “Kürt Gazetesi” etiketi ve imajından mutlaka kurtulmalıdır.
Gazetenin Yayın Danışma Kurulu ekibine bakıldığında (Aslı Erdoğan, Bilge Contepe, Necmiye Alpay, Ayhan Bilgen, Filiz Koçali ve Ragıp Zarakolu) bu düşüncemizin gerçekleşeceğinin kanıtı olarak görünmektedir.
Diğer taraftan, siyasal düşünce ve fikri zenginlik açısından bir gazetenin yazar kadrosu çok önemlidir. Aynı yelpazenin değişik renkleri olarak bir arada durmanın siyasal ve toplumsal mücadeleye sunacağı sinerji göz ardı edilmemelidir.
İlk Özgür Gündem gazetesi yayına başladığında, gazetenin yazarları arasında yer alan Ertuğrul Kürkçü, Yalçın Küçük, Fikret Başkaya, Cemil Gündoğan, Mehmet Yılmazer, Nihat Behram, Mete Tunçay, Server Tanilli, Faik Bulut, İsmail Beşikçi, Sezai Sarıoğlu, Mihri Belli, Temel Demirer, Engin Erkiner gibi isimleri yeni gazetede görüp görmeyeceğimiz, yukarıda işaret ettiğimiz kapsayıcılıkla ilintili bir durumdur.
Mehmet Ali Yazıcı
Yazar :Mehmet Ali Yazıcı Yayım Tarihi :7 Nisan 2011 PrşOkunma :1237
Son Yorum Yapılan Köşe Yazıları



Sayfa Başı