Artvin Köşe Yazıları
»Kale-Meydan Savaşı ya da Köroğlu'nu Kim Sattı?
Kim mi sattı?
Ben sattım!
Ben...Yani "AYVAZ"
Asıl adım İvaz´dır benim. Siz, Ayvaz diye bilirsiniz..Yine öyle bilin..
Benim adım İvaz´dır...
İVAZ karşılıksız "iş" yapmaz; adım üstümde benim!!
Ben ki Köroğlu´nun en yakın,en güvendiği adamı idim. Bolu Beyi´nin kızı Benli Nigâr´dan bile rüşvet almıştım; yavuklusu Köroğlu'na "name" ulaştırmak için:
Gül yanağından bir buse!
Anımsadınız mı?
Ben ki Köroğlu´nun manevi evladı idim...
"Kırat"ı bile çalmıştım ondan..Bolu Beyi'ne satmak için...
Anımsadınız mı?
O gün...
O mart günü..Anavatan Meydan Savaşı'nda..
Hod´lu, Köroğlu Necmi´yi..
Bolu Beyi Cıbıl Nihat´a sattım,"iki den" Yaka cigarası karşılığında!!!
İşte bu kadarcıktı "İVAZ"ım!
Kızmayın..Sorun bakayım niye sattım..Ama önce bir başka meydan savaşını anlatayım size:
KALE-MEYDAN SAVAŞI
Anavatan savaşından bir kaç gün önceydi.Top sahasındaydık.
Nazım´ın dediği gibi;
"Bilekler çamur içinde..dişler kenetli ve ayaklar çıplak.."
Ve...
"Çimpo"dan bir halıya benzeyen toprak..
Çıplaktı ayaklar,zira balçığa teslim etmiştik "pilaç"larımızı!
Ben Köroğlu Necmi'nin takımındaydım.
Sağaçık..Yedi numara!
KALE-MEYDAN maçı oynanıyor; dev maç!!
Gülmeyin;Vallahi dev maç...yani Ardanuç Derbisi..
Adakale ile Meydan..
Ya da hakiki meydan savaşı!
MAÇ
"ŞAPLİ"
Meydan´ın kalesinde Şapli Gürsel vardır.
Her ne hikmetse,takım kaptanı Hod´lu Necmi´nin kankası Koto Necmettin piyasada yoktur o gün..
Yedek kaleci Şapli´ye gün doğmuştur!
Yıllardır sabırla beklediği an gelmiştir...Artık Kekeç Yusuf´un hızarının tarafındaki kale onundur..
Şapli kaleye geçer.
Ama,bir gözü Şam´a diğer gözü Halep´e bakmaktadır!
Zira;
Hasbi Dayı´nın evinin hemen bitişiğindeki top sahasına bakan yamaçta...
Maçı seyretmeye hazırlanan ..
Veee..uzaktan siluetleri zar zor seçilen..
Bir-kaç tane "KIZ" görmüştür...
Belki de içlerinden biri Binbaşının kızıdır!!!
Şapli, panter kesilmiştir kalede...
Her topa "piloncon"yapar,biraz "tumbul" bedeninden beklenmeyecek bir çeviklikle!
Her kurtarışından sonra....
Yamaca bakar!
Taaa ki kızlar devre arasında sıkılıpta gidinceye kadar..
İşte o vakit,Şapli´nin performansı yerlerde sürünmeye başlar!
İkinci "haftaym" da o panter gitmiş..
Yerine bir uyuz çintal gelmiştir!!!
Kaleye gelen her topu "içine çeker"..
Hod´lu deliye dönmüştür.Bu performans düşüklüğüne anlam veremez.
"Çıh ula kaledan,sittir git.."
Demesine bile fırsat kalmadan..
Panter Şapli...
Orman işletmesi tarafındaki kalesinin direk dibine koyduğu giysilerini çoktan koltuğunun altına sıkıştırıp...
"Buğa" Deposu yolunu yarılamıştır bile!
Ama,Hodlu´dan korktuğu için değil...
Elinde "yarmaça"sını sallayıp fizahlanarak top sahasına hücum eden..
Babası,Fahri Amca´yı gördüğü için!
Zira;
Kimseye haber vermeden..
"DAHIL" ı açık bırakıp, Dükkândan kaçmıştır...
"Bizim Bakkal"dan yani...
Kaleye Totom Memet geçer.
"MEYDAN" takımı ve de Hodlu Necmi için ise..
Asıl felaket o andan sonra başlar!!!
KADROLAR
"MEYDAN"
Müdafaa hattı: Altundiş Tekin,Şemo,Kel Ekrem
Libero,ya da -durum vaziyetine göre,yani takım yeniliyorsa-Santfor,sağaçık,solaçık,sannrahaf,sağ bek,sol bek!!!Yani,takımın hepsi!
Yanii ;Çombalah Seleddin..
Yanii;nam-ı diğer Yumri Seleddin..
SELAHATTİN
Maç başlarken,normal insan sesine benzeyen sesi;bir kaç dakika içinde boğulur,kısılır,tarazlanır,çatallanır..
Karnına düşerdi!
Yanındakine,önündekine,arkasındakine bağırmaktan..
Hele yenik durumdaysa!Hançeresini ve cümle ses tellerini yırtardı.
Sahada "bögüran" bir "buğa".. Dudakları "şoğurt"a kesmiş..
Mümkünü yok ne dediğini ayırt edemezdiniz.
Bazen,can çekişen bir "çintal"ın sesi gibi ince tiz..
Bazen,İlkin Altundiş´in boğmaya çalıştığı karganın can çekişirken çıkardığına benzer "ğıııııığkk"diye bir hırıltı..
Bazen,Sobacı İbrahim´in "sac" keserken çıkarttığı tarif edilemez sinir bozucu ses..
Ama;
Ne dediğini tahmin ederdiniz:Hata yapan takım arkadaşına "kalaylıyordur". Kesin!Kendilerini maça vermedikleri için..
Ama;
Bir tek kişi...
Sadece bir kişi etkilenmezdi Selahattin´in feveranlarından.
HAYATİ
Hayati..Ayakları üstünden çok,elleri üstünde yürüyen çocuk...
Amuda kalkıp sahayı dolaşan çocuk.
Dünyanın anasını satan gamsız çocuk.
.Ağzını yaya yaya yanıt verirdi Selo'ya:
"Na diyersin ola,ağnamiyerim"
İşte bu,dört kelimelik cümle; Hayati´nin kurmaya tenezzül ettiği en uzun cümlelerden biriydi!
Ve o cümlenin başlangıcı ile bitişi arasındaki süre,sizi ihtiyarlatırdı!
Pes eder ve cümlenin sonunu getirmesini beklemezdiniz.
Selahattin de öyle yapar,sövecek başka birini arardı.
İşte o Hayati "takım"ın altı numarası idi.
Müdafaa hattının önündeki adam.
Şimdilerde moda olan deyimle;"süpürücü" ya da "çapa!!!"Ama o gerçekten süpürürdü..
O hantal gövdesiyle önüne geleni..
Devam edecek....
Yazar :Namık Tipioğlu Yayım Tarihi :5 Mayıs 2011 PrşOkunma :1460
Son Yorum Yapılan Köşe Yazıları



Sayfa Başı