Artvin Köşe Yazıları
»Osman Kaya
Kişiler tanıtılırken falan yerde filan tarihte doğdu denilerek anlatılmaya başlanır. Geleneksel tarz budur. Bu tip bilgileri herkese olduğu gibi Osman Kaya için de sayabilirsiniz.
Osman Kaya bir halk şairidir; dediğinizde ise onun sadece bir yaka kartı bilgisini vermiş olursunuz. Ama o yaka kartının arka kapağında nasıl bir Osman Kaya; nasıl bir şair olduğunu anlayabilmek için O’nun yazdığı sekiz bine yakın şiirinden hiç değilse bir bölümünü okumuş olmanız gerekir. O’nu ancak kendi yazdığı şiirleri tanıtır.
Osman Kaya daha on dört yaşında iken evden kaçar. Zorluklarla, maceralarla dolu bir hayat yaşar. Aynı yıllarda da şiir yazmaya başlar. Memleketi zorunlu terk ettiği için önce sıla özlemi çöker içine. Köyünün kızlarını, yaylalarını, sorunlarını andıkça onları şiirlere döker. Yereli, giderek onu aşan bir dille en çarpıcı bir üslupla anlatmayı başarır.
Sonra omuzlarına yaşamın zorlukları çöktükçe objektifini de o tarafa çevirir. Toplumsal hayatın bütün karelerini şiirleri ile resmeder. İnsan emeğini, insan sevgisini dizeleri ve dörtlükleri ile bir dantel gibi örer… Kendi düşünce dünyası ve felsefesi ile de ustaca zenginleştirir şiirlerini.
Sevmeyi Sevilmeyi adlı ve benzer yüzlerce şiirinde yoksulluğun en ağır zulmünü, sevginin en sadesini, hüznün en derinini görebilirsiniz. Evreni Bütün edelim şiirinde ise insanı insanlaştırır. siyahı Arap’ı, Rum’u, Ermeni’yi aynılaştırır. Kardeşleştirir. Evreni Bütün Eder. Gök kuşağını bir şemsiye gibi açar dünyanın üstüne. Bütün insanlığı aynı ananın, aynı babanın çocukları gibi toplar o şemsiyenin altında.
Onun şiirlerinde müthiş zenginlikler görürsünüz. Çarpıcı kafiyelere sarsıcı benzetmelere rastlarsınız. Kahkaha attıran sürprizler, durup düşündüren derinlikler katar şiirlerine… Şiirinin hiç beklenmedik bir yerinde bir dizesinde elektrik çarpar gibi çarpar sizi.
İyi şiir başka şairleri ve okuyucuları tetikleyen şiirdir. Osman Kaya o tip şiirler yazıyor. Onu okumak şiir okumanın ve şiirin farkına varmaktır. Şiirin gücünü derinliğini görmektir.
Bana sorulsa onu şöyle tarif ederdim. O Adana’dan İstanbul’a İstanbul’dan İzmir’e İzmir’den Artvin’e şiirleriyle yol yapan * Deve Dikeni’nden bal yapan* şairdir. * derdim.
Onun şiirlerindeki sürprizlerinden başka hayatının da tartışma götürmeyen bir sürprizi vardır. O da Bekir Karadeniz’le; Kara - Mavi Yayınları ile yollarının kesişmesidir.
Osman’ı Şiirin Kaya’sı yapan asıl sürpriz de budur.
Geçenlerde telefon ettim. Hal hatır sordum. Bu sene de bahara çıktım dedi. Gülüştük.
Bekir Karadeniz’le tanıştığı Kara Mavi Yayınları ile buluştuğu ve Deve Dikeni’nden
Bal yapan* bir ustalığa sahip olduğu için
Türk Halk Edebiyatı ve Halk Şiiri yaşadıkça Osman Kaya da yaşayacaktır.
26.04.2011 / Sakarya
Necat BAYRAKTAR
Not; Bu yazı Sakarya Yazarlar ve Şairler Derneğinin Osman Kaya yı tanıtmak için onun adına düzenlen, Bekir Karadenizin, ve Kara Mavi Yayınlarının da katıldığı
"ŞİİRE ADANMIŞ 50 YIL" adlı gecede okuduğum yazıdır.
Artvin Tanıtım günlerindeki etkinliğinden döner dönmez yorgun halimle o etkinlikteki gözlemlerimi anlatan bir yazı yazmıştım. Bu sitede yayımlanan o yazıda Osman Kayanın dört bin civarında şiirinin olduğunu yazmışım. Hal bu ki onun en az sekiz bin veya üzerinde bir sayıda şiirinin olduğunu biliyordum. ama o sayı o gün stnatta olan şiirleri ne yönelik bir sayı idi. Düzeltiyorum. Okuyuculardan ve Osman Kayadan özür diliyorum.
Yazar :Necat BAYRAKTAR Yayım Tarihi :7 Mayıs 2011 CtsiOkunma :782
Son Yorum Yapılan Köşe Yazıları



Sayfa Başı