Artvin Köşe Yazıları
»Hakim Bey !
Anadolu’nun bir köyünde Çoban Mustafa,ailesi ve bir de köpeği MİNNOŞ yaşarlardı.Mustafa, pek çiftçilikle uğraşmaz,50-60 kadar ko- yunu ile geçimini sağlamaya çalışır,onların eti,sütü,yünü,yağı,peyniri ile geçinip giderlerdi.Her gün olduğu gibi o gün de Mustafa koyunlarını alarak köy otlağına doğru yaymaya başladı.Köyün çobanları ile diğer çobanlara kaval çaldı,uzun havalar söyledi.Günü,diğer günler gibi böylece
geçirdikten sonra akşama doğru koyunlarını toparlayarak evine doğru
yöneldi.Fakat köpeği Minnoş ortalarda görünmüyordu.Sağa sola isim vererek çağırdı,ıslık çaldı ama Minnoş yoktu.Mustafa koyunları ile birlikte evine gitti.Eşinin de yardımı ile koyunları sağdılar,karanlık olunca da evlerine girdiler. Biraz sonra Minnoş’un havlaması duyuldu. Sanki bir şeyi haber verir gibiydi.Mustafa dışarı çıktığında gördü ki Minnoş,önünde 25 kadar keçi ile evin avlusunun önünde bekliyor.Mustafa dışarı çıktı,keçileri içeriye aldı ve koyunların bulunduğu yere koydu.O gece keçilerin sahibi ortalarda görünmedi.Sabah olunca Mustafa koyunlarla birlikte keçileri de alarak meraya gittiler.Mustafa,sağa-sola keçilerin sahibini sordu, soruşturdu ama kimse ne keçileri ne de sahibini tanımıyordu Mustafa keçileri evine götürdü.Artık keçiler, Minnoş’un keçileri olmuştu.Mustafa keçilerin sütünü genellikle köy okulundaki çocuklara içiriyor, yağ,peynir olarak satıyor,parasını köydeki fakirlere veriyor,kestiği olursa onların etini de cami önünde dağıtıyordu. Aradan iki yıl geçmiş,keçiler üç katına çıkmıştı.Bir sabah kalktıklarında Minnoş avlunun kenarında cansız olarak yatıyordu. Çocukları kadar sevdikleri köpek- lerinin ölümü ,Mustafa ve ailesini çok üzmüştü.Üzüldükleri bir şey daha vardı;
Minnoş öldüğüne göre keçiler kime kalacaktı ? Karısı ile birlikte oturup karar verdiler;keçiler kime kalacaksa onlara vereceklerdi.Bu işi çözse çözse köylerindeki üç saygın kişiden biri çözerdi.Bunların biri muhtar, biri imam biri de öğretmendi. Öncelikle köyün imamına gidip durumu anlattı.Artık Minnoş öldüğüne göre keçiler kime kalacak ? diye sordu. İmam ,önce” keçiler senin hakkın,onlara sen çok emek verdin,kendi malınmış gibi baktın,elbette sana kalmalı” dediyse de Mustafa’yı bir türlü ikna edemedi.O zaman dedi ki imam:”keçileri bana getir,cami
avlusunda bakar,besler,senin gibi etini,sütünü fakir fukaraya veririm, sonunda da keçiler bana kalır”. Mustafa evine gitti,karısı ile birlikte düşündüler,taşındılar imamın hakkı değil,ona veremeyiz,dediler..Ertesi gün Mustafa ,bu sefer de köyün muhtarına anlattı ve sordu..Keçiler kime kalacaktı ? Muhtar da düşündü,taşındı ve “keçileri bana ver,ben onlara köy orta malı gibi bakar,beslerim.Etini,sütünü, yağını ve peynirini köyümüze gelen devlet büyüklerine ve misafirlere yediririm”, dedi .Mustafa ,evine gidip karısı ile görüştü ve muhtara da vermediler. Ertesi gün evinin yanındaki köy öğretmenine gitti.Durumu ona da anlattı.Öğretmen zaten Mustafa’yı iyi tanıyor,keçilerin sütünü, yağını,peynirini nasıl fakirlere dağıttığını biliyordu.Bu nedenle Mustafa’ya “keçiler senin hakkın,sen de kalmalı” diye öğüt vermesine karşın Mustafa keçileri mutlaka,kime kalacaklarsa ona vermek istiyoruz diye diretince öğretmen: ” Sen o zaman mahkemeye git,hakime danış.
O , kanun adamıdır.Bu durumlarda ne yapılacağını herkesten iyi bilir”,diyerek bir de dilekçe yazıp,Mustafa’nın eline verdi. Mustafa,köyün traktörüne binerek ilçeye gitti. Sorup-soruşturduktan sonra dilekçeyi mahkemeye verdi.Mahkeme ,kendisine gün verdi.O gün geldiğinde Mustafa hakimin karşısına çıktı..Hakim;”Nedir derdin oğlum söyle bakalım ? diye sorduğunda.Mustafa,hikayeyi başından itibaren anlattı.
Hakim bey,Minnoş öldüğüne göre keçiler kime kalacak? Diye sordu.
Hakim, olması gereken her şeyi anlattı ve keçilerin kendisinde kalması gerektiğini söyledi..Mustafa ,keçilerin kendisinde kalmasını kabul etmeyince hakim kızdı ve” o zaman mahkemeyi niye meşgul ediyorsun” deyip, duruşmayı ileri bir tarihe erteledi İkinci duruşmada da Mustafa’nın fikri değişmedi.Hakime tekrar sordu: Minnoş öldüğüne göre,keçiler kime kalacak? tı.Hakim,çoban Mustafa’nın saflığını fark etmiş,keçileri bu adamın elinden almanın yolunu düşünmüştü.O zaman dedi ki hakim; ”Sen kabul etmiyorsan bana kalır.” Mustafa şaşırmıştı ama verecek cevabını çoktan hazırlamıştı.
“Hakim bey ! Hakim bey ! Siz benim Minnoş’umun nesi oluyorsunuz ki keçiler size kalıyor ? Deyince hakim ,kızarak yerinden kalkar ve bağırarak ;” Mahkeme bitmiştir” der ve odasına çekilir.
Çoban Mustafa,istediğini söylemiş olmanın rahatlığı içerisinde dışarıya çıkar. Kendi kendine de :” Okumadık,okumadık ama,bizim de hayat tecrübemiz vardır,”diyerek keçilerinin yanına gider.Keçileri bir hayır kurumuna bağışlar.Akşam da büyük bir yükü üzerinden atmış olmanın huzuru ile evine döner..
*** “Adalet, hiçbir zaman kişisel veya siyasi menfaatler için kullanılamaz.”
Yazar :Tuncer Yazar Yayım Tarihi :8 Mart 2010 PtsiOkunma :1231
Son Yorum Yapılan Köşe Yazıları
Son Eklenen Köşe Yazıları
Mart
29
PtsiŞevket Çorbacıoğlu Hakim Bey ! için dedi;
Boş beyinlerin günde en az üç kez alması gereken ilaç gibi bir yazı..Selam, sevgi ve sağlıkla kalın..
Mart
17
ÇrşAhmet AYKAN Hakim Bey ! için dedi;
Anlayana sivrisinek saz, anlamayana ne yazarsan yaz
Mart
10
ÇrşErcan UZUN Hakim Bey ! için dedi;
Yazan düşündüren yüreğine sağlık çok anlamlı ve hazır cevapla güldürülen espiri ders alınması isnenen hal idi.soğol beğendim.



Sayfa Başı