Artvin Köşe Yazıları

Ranta Dönüştürülen Acılarımız!
Yazar : Mehmet Ali Yazıcı


  • Ana Menü
    • Artvin Haberleri
    • Artvin Genel Bilgiler
    • Artvin Onuncu Köy / Forum
    • Artvin Siteleri
    • BlogEngine Blogum
    • Artvin Sohbet Odası
    • Üye Ol
    • Resim Gönder
  • İlçeler
    • Artvin
    • Ardanuç
    • Arhavi
    • Borçka
    • Hopa
    • Murgul
    • Şavşat
    • Yusufeli
  • Köyler
    • Artvin Köyleri
    • Ardanuç Köyleri
    • Arhavi Köyleri
    • Borçka Köyleri
    • Hopa Köyleri
    • Murgul Köyleri
    • Şavşat Köyleri
    • Yusufeli Köyleri
  • Resimler
    • İl-İlçe Merkezi Resimleri
      • Artvin Merkez Resimleri
      • Ardanuç Merkez Resimleri
      • Arhavi Merkez Resimleri
      • Borçka Merkez Resimleri
      • Hopa Merkez Resimleri
      • Murgul Merkez Resimleri
      • Şavşat Merkez Resimleri
      • Yusufeli Merkez Resimleri
    • Manzara Resimleri
    • Yayla Resimleri
    • Göl Resimleri
    • Baraj Resimleri
    • Kış Manzara Resimleri
    • Tarihi Yerler Resimleri
    • Boğa Güreşleri Resimleri
    • Festival ve Şenlik Resimleri
    • Rafting Kano Resimleri
    • Çiçek Böcek Hayvan Resimleri
    • Ahşap Yapı Resimleri
    • Eski Alet-Edevat
    • Siyah Beyaz Kareler
    • El Sanatları
    • Yiyecek İçecek Resimleri
    • Diğer Artvin Resimleri
  • Müzikler
    • Tulum Müzikleri
    • Davul-Zurna Müzikleri
    • Artvin Türküleri
    • Akordeon Müzikleri
    • Org Müzikleri
    • Tulum Dinle
    • Artvin Türküleri Dinle
  • Videolar
  • Yazılar
  • Şiirler
  • Barajlar
    • Artvin Deriner Barajı
    • Borçka Barajı
    • Yusufeli Barajı
    • Muratlı Barajı
    • Bayram Barajı
    • Bağlık Barajı
  • Servisler
    • İletişim
    • Sitemizi Eşe Dosta Duyurun
    • Ziyaretçi Defteri
    • Sıkça Sorulan Sorular
    • Yardım
    • Biz Kimiz?

  Artvin Köşe Yazıları

 Geldiniz !!!  Anasayfa » Artvin Yazılar »Siyaset



»Ranta Dönüştürülen Acılarımız!


Yorum yazabilmek için lütfen giriş yapınız.


Yazı Ekle

Paylaş  

Van depremi, sınıflı toplumlarda, yerelde ya da her hangi bir bölgede yaşanan acının ülke geneline mal olmaya yetmediğini, ülke sathında yaşayan diğer insanlara aynı düzeyde yansımadığını, toplumsal dokunun bütününü etkilemediğini ve bir genellik kazanmadığını bir kez daha açık seçik göstermiştir bizlere.

Deprem haberlerinin medyaya düşmeye başlamasıyla birlikte oluşturulan habercilik dilinin nasıl bir faşizanlık taşıdığına; şovenizmin, ayrımcılığın ve etnik temelli yaşam algılayışlarının insanların bilinç altlarında nasıl kazan gibi kaynadığına, deprem gibi bir doğa felaketinde bile bu kaynamanın nasıl yüzeye çıktığına, “biz” ve “öteki” olma ayrımının, çekilen acılar üzerinden bile net olarak tanımlandığına hep birlikte tanık olduk.

Kapitalist üretim ilişkilerinin hakim olduğu sınıflı toplumlarda olayları, toplumun genel algılayış şekli, egemenlerin algılama ve yansıtma şekillerinden bir milim öteye geçmez. Topluma egemen olan kültür ve algılama, egemenlerin kültürü ve algılamalarıdır.

Van depreminden kısa bir süre önce gelişen Çukurca saldırısına karşı devletin yaklaşımı (intikam alma yeminleri vb.), Van depreminde sonra insanların bilincinde şekil bulmuş ve Kürt halkına karşı iğrenç bir nefret söylemine dönüşmüştür. “Sosyal medya” denen teşhircilik ve röntgencilik ağlarında yapılan yorumlardan, TV spikerlerinin depreme yaklaşımlarına; medyadaki tartışmacılardan, bir kısım yazılı medya yorumcularına, kimi zaman örtülü, kimi zaman açık, hep bu zehirli dil ve yaklaşım hakim olmuştur.

Ezenlerle ezilenlerin acıları bile aynı değildir. Her ne kadar egemenlerin burjuva hümanizmi insandan, insanlık değerlerinden vb. söz etse de, ezenlerle ezilenlerin insan algılarının ve insanlık anlayışlarının çok farklı eksenlerde olduğu, Van depreminde olduğu gibi, yaşanan toplumsal ve bireysel felaketlerde görülür. Başbakan R.T.Erdoğan’ın, Devletin deprem sonrası ilk 24 saatte başarısız olduğunu kabul ettiklerini belirten sözleri, ezenle ezilenin, insan ve insanlık değerleri algısının farkını da göstermektedir.

Artık çekinmeden söylememiz gerekiyor; burjuvazinin egemenlik düzeni, gerek bireysel ve gerekse toplumsal acılarımızı, kendi düzeninin reklamında kullanmaktan çekinmiyor. Bizim çektiğimiz acıları her alanda kendisi için ranta çevirmeyi başarıyor.

Bir sermaye tekelinin televizyonu, habercilik adı altında, üzerinde kendi logosunun yer aldığı mikrofonu, enkaz altında sağ kalabilmiş ama henüz yardım alamamış, beton yığınının içinde yatan çocuğa uzatıp soru sorabiliyor. Bunu sözde habercilik adına yapıyor ama muhabiri olduğu televizyonun logosunu, iştahla kameralara gösteriyor. Televizyon ekranlarında nasıl yardım kampanyaları düzenlediklerini anlatan yığınla kurum ve insan var. Kurtarma ekibinde yer alanlar, bir insanı nasıl kurtardıklarını, uzun uzun anlatıyorlar. Van’a yardım taşıyan araçların önlerine asılmış, hangi kurum ya da kişiye ait olduğunu belirten kocaman yazılarla yazılmış pankartlar mevcut. Gösteri toplumunun bilinçsiz figüranları, felaket anlarında, başkalarına yaptıkları iyiliklerin nasıl pazarlandığını fark etmiyorlar bile.

Van depreminde mağdur olan insanlara yardım etmek ve depremin yaralarını sarmak temelinde gelişen hareket ve davranışlarda, insani yaklaşım ve değerler açısından büyük eksiklikler taşımaktadır. Başta hükümet olmak üzere, siyasi partiler, sivil toplum örgütleri, meslek odaları ve diğer yardım kuruluşları, yaptıkları yardımları bir gösteriye dönüştürmüşlerdir. Yazılı ve görsel medyanın objektifleri karşısında yapılan basın açıklamalarının konusu yapılan yardımlar olmamalıdır. Depremin ilk altı saati içerisinde, henüz yardımlar afet bölgesine ulaşmadan kalabalık bir basın ordusuyla Van’a gitmeyi başaran Başbakan’ın, bu felaketi “siyasal ranta” çevirme niyetinin olmadığını söylemek mümkün müdür?

Bu “gösteri durumu” muhalefet partileri, sivil toplum kuruluşları, meslek örgütleri, yardım kuruluşları vb. içinde geçerlidir. Bütün medya görüntülerinde, yapılan yardımların içeriğinden öte, bu yardımı yapan kurum ve kuruluşların işaretleri daha çok öne çıkmakta ve
göze batmaktadır. Başka bir deyişle, böylesi yardım çalışmalarında, iktidara muhalif olduklarının iddia eden kurum ve kuruluşlarda tıpkı iktidar gibi davranmaktadırlar.

Guy Debord, Gösteri Toplumu adlı yapıtında: "Gerek enformasyon ya da propaganda, gerekse reklam ya da doğrudan eğlence tüketimi biçiminde olsun bütün özel biçimleriyle gösteri toplumsal olarak hakim olan yaşamın mevcut modelini oluşturmaktadır." demektedir. Biz buraya felaket dönemlerindeki yardım ve dayanışmayı da ekleyebiliriz. Başkalarının acılarına ortak olmak ve onlara yardım etmek bile, bizlere hakim olan egemen düzenin dev gösterisine dönüşebiliyor.

Mehmet Ali Yazıcı

« Önceki Sonraki »

Yorum yazabilmek için lütfen giriş yapınız. Arkadaşıma Yolla
Beğendim
  • Currently 3.5/5 Stars.
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
2 kişi oyladı Ortalama 5 üzerinden 5 yıldız aldı.


Yazar :Mehmet Ali Yazıcı Yayım Tarihi :1 Kasım 2011 SalıOkunma :733

« Tayyib Beyin Fendi Uğur Dündar'ı Yendi.

Demokrasisiz ve Solsuz Cumhuriyet'e Doğru »





Son Yorum Yapılan Köşe Yazıları

Mustafa Bilir; Samsun 19 Mayıs Lisesi Anıları-2 için yazdı,
Orhan Aksu; Sermaye Tapınakları Kentleri Bilim için yazdı,
Mustafa Kemal Emül; BLATTA ORİENTALİST´İN SİVAS GÜNCESİ için yazdı,
Namık Tipioğlu; BLATTA ORİENTALİST´İN SİVAS GÜNCESİ için yazdı,
Mustafa YAVUZDEMİR; Gençliğe Hitabe de Kaldırılmalı…! için yazdı,

Son Eklenen Köşe Yazıları

  • Ankara'daki Artvinliler Niçin Bölündü-3
  • Ulusal Bayramların İçi Boşaltılıyor mu?
  • Ankara'daki Artvinliler Niçin Bölündü-2
  • Ankara'daki Artvinliler Niçin Bölündü-1
  • Atatürk Dinsiz miydi?

   Yazar Hakkında

Mehmet Ali Yazıcı

15.11.1966 yılında Artvin’in Yusufeli ilçesine bağlı Öğdem köyünde doğdum. İlkokul, Ortaokul ve Liseyi Yusufeli’de okudum. Anadolu Üniversitesi İktisat bölümünden önlisans diploması aldıktan sonra Hacettepe Üniversitesi Mühendislik Fakültesi’ne girdim. Üniversitenin Öğrenci Derneği’nde ki çalışmalarım ve siyasi faaliyetlerimden dolayı birçok kez gözaltına alındım. Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi, hakkımda davalar açtı. 1991 yılında aranır duruma düştüm. Altı yıl arandım.1997 yılında Ankara’da bir operasyonda yakalandım. Dört yıl yargılandıktan sonra Ankara DGM tarafından 15 yıl ağır hapse mahkûm edildim. Kararı Yargıtay onayladı. Ankara Ulucanlar, Ermenek Özel Tip ve Sincan F Tipi Hapishanelerinde yaklaşık 8 yıl yattım.2004 yılının Kasım ayında, TCK’ da yapılan yeni düzenlemelerden dolayı özgürlüğüme kavuştum. 2009'da Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümünü bitirdim. Birçok gazete ve dergide çeşitli konularda yayınlanmış yazılarım bulunmaktadır. "Sen Hiç Ağlamazdın" adında, Anarres Yayınlarından(Ankara-Haziran 2007) çıkan bir şiir kitabım vardır. Günlük çıkan Suluca Karahöyük Gazetesine (Hacıbektaş), aylık Özgürlük ve Uzun Yürüyüş Dergilarine yazılar yazdım. Red Dergisi'nde yazılar yazıyorum. “Köşesiz Yazılar” adında bir kitabım yayına hazırlanmaktadır.
yazici66@yahoo.com

Diğer Yazıları

  • Hakikate Dayanacak Gücüm Vardı
  • “Eşekliğin Teorisi” Vesilesiyle; Bilinç
  • Ranta Dönüştürülen Acılarımız!
  • Libya'da Neler Olacak?
  • 12 Eylül Darbesi ve Mankurtlaşma
  • Mankurtlaşma Ve Seçim
  • 1 Mayıs'ın Doğuşu
  • Yeniden Özgür Gündem
  • Açıklama
  • "Sevgililer Günü" ya da Kapitalizmin Tükettirme Sevgisi
  • Susmayacağız!
  • Açıklama
  • Nerdesin Ey Umut!
  • Orospulaşma...
  • DEV-GENÇ, Mücadele Demektir
  • Sokaktaki Devrim
  • Otobüste Kullanılmayan 50 Kuruşlar Ne Oluyor ?
  • Bilinç ve Bilinçaltı Üzerine Notlar
  • 'Sol'um Süründürür
  • "Devrim Yapılmaz, Devrim Olunur!"(*)
  • Artvinli ve Tuncelili Olmak;
  • Haliç Devletinin Avcı Simon'u
  • Bilim ve Felsefe
  • Tarafımız Belli Olsun!
  • Parfüm Orucu Bozar mı Hocam?
  • Said Nursi'nin "Sol"daki Müritleri
  • Çağın Gerisine Doğru Bir Sıçrama; İran Devrimi
  • Olgu İnsan
  • Kültür Ve Mücadele
  • Sahte Kavga Sahte Kahramanlık
  • Bir Hasan Cemal Kitabı
  • Fearari'sini Satan Bilge
  • "Şu Çılgın Türkler" Romanı Üzerine Notlar
  • Ulusların Ortaya Çıkışı ve Marksizm'de Ulusal Sorun
  • Bana gelen Mektuplar-7
  • 'Tarafsızlık' Düşüncesi Üzerine Notlar
  • Her Hangi Birine Bir Mektup
  • Bana Gelen Mektuplar-6
  • Bana Gelen Mektuplar-5
  • Bana Gelen Mektuplar-4
  • Gelirsen Bir Mevsim Getir, Adı İlkbahar Olsun
  • Bana Gelen Mektuplar-3
  • Bana Gelen Mektuplar-2
  • Adorno´nun Anti-Tezi
  • Sevgi Üzerine
  • Bana Gelen Mektuplar-1
  • Olaylara Yön Veren Temel Çelişkiler...
  • Filistin Tarihi Ya Da Bir Halkın Acı Dolu Dramı
  • Bekir Kilerci ve Hatırlattıkları
  • Eleştiri, Özeleştiri ve Sol
  • Din mi? Bilim mi?
  • Demokrasi Mücadelesinde Kitle Örgütleri
  • Sol'da Birlik (Gerekli mi?)
  • Bireycilik Toplumsalın Ölümüdür
  • Anadolu
  • Sanat Ve Politika
  • Edebiyata Dair Üç Soru
  • Ezilenlerin Pedagojisi'nde Eleştirel Bilinç
  • Türk Kurtuluş Savaşı ve ABD
  • Mustafa Kemal, Tam Bağımsızlık ve AB
  • Yeni İnsan ve Yeni Kültür Üzerine
  • Yanlış hayat doğru yaşanmaz
  • Hukuk mu Dediniz!
  • İnsanlığın Sorunlarının Çözümü Marksizimde Yatıyor
  • Cumhuriyet Döneminin Beş Tabusu
  • Çözülme
  • Sevgisiz Hayat Yaşanmaya Değmez!
  • Egemenlerin Kronik Korkusu;1 Mayıs
  • Ergenekon; Elma Dersem Çık!
  • Cumhuriyet'in Karanlık Yüzü
  • Tarafımız Belli Olsun!
  • Yeni Liberalizm Nedir?
  • Kal Gittiğin Yerde...
  • Öğretmen İmama Yenildi(mi)?
  • Grupsal Davranış Tarzı Nasıl Olmalıdır?
  • İkiyken Tek Olabilmektir Aşk!
  • Popüler Kültür ve Tüketim
  • Burjuva Demokrasisi Rıza Üretir
  • Anlaşılmak Üzerine
  • Aydın Üzerine
  • İnsanı Anlamak
  • Ergenekon Operasyonu ya da Güçlenen Türkiye Kapitalizmi
  • Kapitalizm ve Çevre
  • Okullar Açıldı; Paralı ve Ezberci Eğitime Kaldığı Yerden Devam
  • Medya; Yalanın İktidarı
  • Milli Orgazm
  • Küresel Sömürüde Kadına Biçilen Rol

   Yeni Köşe Yazıları

Son yazılar en yeni en üstte
Rasim Yılmaz Rasim Yılmaz

Ankara'daki Artvinliler Niçin Bölündü-3

Şevket Çorbacıoğlu Şevket Çorbacıoğlu

Ulusal Bayramların İçi Boşaltılıyor mu?

Rasim Yılmaz Rasim Yılmaz

Ankara'daki Artvinliler Niçin Bölündü-2

Rasim Yılmaz Rasim Yılmaz

Ankara'daki Artvinliler Niçin Bölündü-1

İbrahim Erol İbrahim Erol

Atatürk Dinsiz miydi?

Şevket Çorbacıoğlu Şevket Çorbacıoğlu

Anneler Günü İçin Önerim

Şevket Çorbacıoğlu Şevket Çorbacıoğlu

Samsun 19 Mayıs Lisesi Anıları-2

Şevket Çorbacıoğlu Şevket Çorbacıoğlu

Yılmaz Erdoğan ve Tayyip Erdoğan


   Üye Girişi

 
Kullanici adi ve sifre alani büyük-küçük harflere duyarlidir.
Yeni Üye Kaydı
Kayıp Şifre
Giriş Yardımı Giriş Yardımı

   Galeri Son Resim

Artvin resimleri son eklenen resim dosyası.Artvin Manzara Resimleri kategorisinde.

Tekin Böbrek

tarafından eklenmiş.
» Ardanuç Çakıllar köyü
Ardanuç Çakıllar köyü
Resim kategorileri içerisinde yayla resimlerini beğeneceğinizi umuyoruz.

www.artvin.biz'de şu an dolaşan 19 kişi bulunmaktadır.www.artvin.biz bugün 1088 tekil kişi,8953 çoğul kişi tarafından ziyaret edilmiştir.
2012 yılı toplam 1222354 tekil kişi, 10800814 çoğul kişi tarafından ziyaret edilmiştir.Ip numaranız 38.107.179.207 'dir.
www.artvin.biz'de toplam 13945 üye bulunmaktadir.Son Üyemiz birkangenc
Online Üyeler:
birkangenc,


Sayfa olusumu: 0,578125 saniye
© Artvin biz 2005-2012 Coded&Design By Cengiz Gündüz  

BlogEngine | Artvin Siteleri | Resim Gönderin | İletişim | Arkadaşınıza Tavsiye Edin | Kullanım ve Gizlilik Sözleşmesi


Rss rss Haberler | Resimler | Videolar | Sitemap25 Mayıs 2012 Cma Saat: 01:13:17 Css | Sayfa Başı