Artvin Köşe Yazıları

Anayasaya Dokun, Doğaya Dokun, Kendine Dokunmama Kuralı
Yazar : Şevket Çorbacıoğlu


  • Ana Menü
    • Artvin Haberleri
    • Artvin Genel Bilgiler
    • Artvin Onuncu Köy / Forum
    • Artvin Siteleri
    • BlogEngine Blogum
    • Artvin Sohbet Odası
    • Üye Ol
    • Resim Gönder
  • İlçeler
    • Artvin
    • Ardanuç
    • Arhavi
    • Borçka
    • Hopa
    • Murgul
    • Şavşat
    • Yusufeli
  • Köyler
    • Artvin Köyleri
    • Ardanuç Köyleri
    • Arhavi Köyleri
    • Borçka Köyleri
    • Hopa Köyleri
    • Murgul Köyleri
    • Şavşat Köyleri
    • Yusufeli Köyleri
  • Resimler
    • İl-İlçe Merkezi Resimleri
      • Artvin Merkez Resimleri
      • Ardanuç Merkez Resimleri
      • Arhavi Merkez Resimleri
      • Borçka Merkez Resimleri
      • Hopa Merkez Resimleri
      • Murgul Merkez Resimleri
      • Şavşat Merkez Resimleri
      • Yusufeli Merkez Resimleri
    • Manzara Resimleri
    • Yayla Resimleri
    • Göl Resimleri
    • Baraj Resimleri
    • Kış Manzara Resimleri
    • Tarihi Yerler Resimleri
    • Boğa Güreşleri Resimleri
    • Festival ve Şenlik Resimleri
    • Rafting Kano Resimleri
    • Çiçek Böcek Hayvan Resimleri
    • Ahşap Yapı Resimleri
    • Eski Alet-Edevat
    • Siyah Beyaz Kareler
    • El Sanatları
    • Yiyecek İçecek Resimleri
    • Diğer Artvin Resimleri
  • Müzikler
    • Tulum Müzikleri
    • Davul-Zurna Müzikleri
    • Artvin Türküleri
    • Akordeon Müzikleri
    • Org Müzikleri
    • Tulum Dinle
    • Artvin Türküleri Dinle
  • Videolar
  • Yazılar
  • Şiirler
  • Barajlar
    • Artvin Deriner Barajı
    • Borçka Barajı
    • Yusufeli Barajı
    • Muratlı Barajı
    • Bayram Barajı
    • Bağlık Barajı
  • Servisler
    • İletişim
    • Sitemizi Eşe Dosta Duyurun
    • Ziyaretçi Defteri
    • Sıkça Sorulan Sorular
    • Yardım
    • Biz Kimiz?

  Artvin Köşe Yazıları

 Geldiniz !!!  Anasayfa » Artvin Yazılar »Siyaset



»Anayasaya Dokun, Doğaya Dokun, Kendine Dokunmama Kuralı


Yorum yazabilmek için lütfen giriş yapınız.
(3) Yorum Yazılmış

Yazı Ekle

Paylaş  

ANAYASAYA VE DOĞAYA DOKUNANLAR KENDİLERİNE
DOKUNTURTMUYORLAR

“Halkoyu ile halkı oyuna getirmek” başlıklı yazımın bir bölümünde şu soruyu sormuştum:
“Neden, kıyılarımıza ve derelerimize saldırarak‘doğayı ve doğanı siyasi ve ekonomik rant adına’ yok edenler için bir madde yok? “HES’ler Kimleri Besler?”in yanıtı mı korkutuyor!?!?
http://blog.milliyet.com.tr/Anayasanin_dokunulmazligini_kaldiranlar____/Blog/?BlogNo=235242
Kendinize dokundurtmuyorsunuz da, neden doğaya ve doğana dokundurtuyorsunuz?!?!”
Bu sorumdan yola çıkarak ‘Karadeniz İsyandadır’ ve Türkiye Su Meclisi’ platform sözcüsü olan arkadaşlara, daha doğrusu inandığım doğa savaşçılarına 23 Mart 2010: tarihli şu iletiyi gönderdim:
Anayasa değişikliğinde neden doğa ve çevre için bir madde yok? Bunun çalışması yapılamaz mı?
Aynı gün Yakup Okumuşoğlu arkadaş; Anayasadaki; Herkesin sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahip olduğunu içeren 56. Maddesini, Devlet, tarih, kültür ve tabiat varlıklarının ve değerlerinin korunmasını sağlar, bu amaçla destekleyici ve teşvik edici tedbirleri almasını içeren 63. Maddesini, Çevre Kanunu EK MADDE 3’de “çevre gönüllülüğü” hakkında düzenlemenin yapıldığın ve A. Ormanların Korunması ve Geliştirilmesi içeren 169. Maddesini anımsattılar..
Ben arkadaşlara, Anayasamızda olmadığını değil, Anayasa değişikliği taslağında olmadığını vurgulamaya çalışmıştım. Kendilerine şunları yazdım:
“Bunlar bilinen, fakat uygulamada ötelenen maddeler. Diyorum ki; bugün derelerimizi(tüm su kaynakları), kıyılarımızı, ormanlarımızı ÇED raporu oyunlarıyla siyasi ve ekonomik rant aracı haline getirenlere, ülke topraklarını yabancılara satanlara kesin yaptırım getirecek bir düzenlemeden söz ediyorum. "Hesler Kimleri Besler?" yazı dizisinin ikinci bölümü kısmen de olsa konuyla ilgili içeriğe sahip..Verdiğiniz savaşta belki bu olguya zaman ayırmak zordur, fakat yine de, "Su Meclisi ve Karadeniz İsyandadır" platformu aracılığıyla, bir ön çalışma yapıp uyarı da bulunabilirsiniz. Örneğin; ´Tüm bu alanlar kamu iyeliğindedir, asla ve asla kişi ve grup iyeliğine bırakılamaz, Kurulacak Doğa Konseyi(Anıtlar yüksel kurulu benzer..) bu alanın yetkin kurumudur.." şeklinde bir çalışma yapılabilir...Oktay Ekinci´nin bu konuda bir çalışmasının olduğunu düşünüyorum.”
Okumuşoğlu’nun şu yanıtı beni sevindirdi:
“Su meclisinin yönergelerinde ve manifestosunda doga hakkının tanınması İçin çalımsalar yapmaktan bahsettik. Bununla ilgili bir taslak çalışması üzerinde de çalışıyoruz. Diğer yandan gündem o kadar yoğun ki konulara yoğunlaşmakta zaman dahi bulamıyoruz...
Tabiatı koruma ve biyolojik çeşitlilik yasa tasarısı var mesela.. Buna ilişkin eleştirilerimizi ve duruşumuzu netleştiriyoruz...soz konusu tasarıya toplu bir karsı çıkış gerekiyor... Neden karsı çıkılması gerektiği, nasıl olması gerektiği konusunda çalışıyoruz... Yeni davalar hazırlıyoruz kapsamlı...”
Bu faydalı tartışmaları yaparken bir gün sonra devreye bir bayan arkadaş girdi. İletisinde yazımdaki ilgili bölümü işaret ederek şunları söylüyordu:
“Aşağıdaki uzunca yazıyı kimin kaleme aldığı anlaşılmıyor, ama dikkatle okuduysanız bu platforma neden gönderildiği anlaşılıyor. Yazının içindeki şu paragraf bizi yakından ilgilendiriyor olsa gerek:”
Ben de kendilerine, kendimi tanıtarak ve de yazı sahibi olduğumu belirterek genel bir yanıt verdim:
Sevgili arkadaşlar, doğa savaşçısı güzel insanlar; herkes bir boyutuyla bu sürece katkı vermeye çalışıyor. Ortak noktamız Doğaya ve Doğana sahip çıkmak; kişisel ve grupsal çıkarlar bütününde doğamızı ve doğanımızı/insanımızı siyasi ve ekonomik ranta eklemlendirenlerle savaşımız..Ve siz, biz, o, bu, şu tüm insanlar aldıkları nefesten siyasileri sorumlu tutuyor ise; siyaset yapıyoruz demektir; paranın efendilerine savaş açmış isek siyaset yapıyoruz demektir, iktidar erkinin yanlış duruşuna tepki gösteriyor isek siyaset yapıyoruz demektir..Eğer içimizde-ki bizlerde olmadı- bu doğa savaşında isim yapıp bunu siyasete tahvil eder ise, o´na sözüm yok..Bizler bu savaşı verirken, benzer tekliflerle geri çekilmemizi isteyen çok oldu(Kusura bakmayın, bu biraz beni ne mühendisler, doktorlar istedi gibi oldu), fakat hiçbirimiz bu siyasetin koluna girmedik, doğa duyarlısı halkın kolundaydık hep..
Bayan arkadaştan yanıt gecikmedi:
“Yazı bir kaç kez değişik mailler arasında yollandığı için yazarın kim olduğu pek açık değildi, ayrıca Fransa´da yaşayan biri olarak Türkiye´deki isimlere ve kişilere Fransız kalmamı bağışlayın. Karadeniz otoyoluna karşı mücadele veren herkesi saygı ve şükranla selamlıyorum… Bu arada son derece ilginç ve kuvvetli bulduğum yazınızda öne sürdüğünüz bütün görüşlere aynen katıldığımı tahmin edersiniz herhalde…”
İletileri gönderen Nur Dolay idi..
Evet, Nur Dolay..Cumhuriyet gazetesinden anımsadım kendilerini. Şimdi Fransa’da yaşıyor ve Film yapımcısı. Son olarak "orkinos film yapım" bünyesinde “Off Karadeniz adlı bir film yapmış ve de Fransa’da 19 Milyon insana ulaşmış.. 95 dakikalık bir komedi. Film Karadeniz otoyoluyla başlıyormuş ve bir kaç yerde bu yolun saçmalığını ve barbarlığını gösteriyormuş. Ayrıca kıyılarımızdaki doğa
mitingleri bütününde çöp sorunları ve diğer ekolojik sorunlarını hafif bir komedi havasında, yani belgesel olmayan bir sinema filminde gösterilebilecek şekilde sorunlara ilgiyi çekmeye çalışmış; www.offkaradeniz.com
Nur Dolay’a son olarak şunları söyledim: “..Siz ki oradan savaş veriyorsunuz, anlasınlar rantçılar bu işin öyle çok kolay olmadığını.. Kutlarım sizi..”..
    
Fakat onlar işlerini kolaylaştırmak için her türlü oyuna baş vuruyorlar.
25/03/2010 günkü Yalçın Bayer köşesinde çıkan haber, benim; ‘Anayasa Değişikliğini içeren taslakta Doğa ve Çevre ile ilgili güçlü bir yaptırım getirilmesi’ isteğimde ne denli haklı olduğumun somut kanıtı:
..İstanbul’un kuzey kesiminde kömür çıkartılan sahanın İstanbul Orman Bölge Müdürlüğü’nce rehabilitasyona tabi tutularak ağaçlandırılması ve ormanlaştırılması Anayasa’nın 169. maddesi ile 6831 sayılı Orman Yasası’nın 16. maddesi gereği yasal bir zorunluluk. Bu saha 100 bin dönüm. 1997’dan itibaren toprak döküm ihaleleri yapıldı ve 2003-2007 arasında 40 milyon dolardan fazla gelir sağladı. 25 bin dönüm saha da ağaçlandırıldı. Aslında projenin sonunda 2 milyar dolarlık bir gelir bekleniyordu; yani kamu geliri olacaktı. Orman idaresi hem sokak mafyası, hem de bürokratik engellerle karşılaştı bu süreçte. Ancak Büyükşehir Belediyesi bu alanlara göz dikti; orman idaresine karşı engeller çıkardı ve sonunda Orman’ın hafriyat ihaleleri durduruldu. Bu projeyi yürüten İstanbul Orman Bölge Müdürü Faruk Çebi de seçimlerden hemen sonra görevden alınarak Trabzon’a yollandı….Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu’nun bu işe karşı olduğunu biliyoruz. Onun için, bu engelin ortadan kaldırılması için Avcılık Yasası’nın kara avcılığı yasasının ve bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına ilişkin kanun tasarısına bir madde eklenmesine dair bir tasarı hazırlandı, 8 Martta Meclis’e sunuldu. Maddede “Madencilik faaliyetleri neticesinde tabii yapısı bozulan alanların, inşaat, yıkıntı ve hafriyat atıkları ile doldurularak ağaçlandırmaya hazır hale getirilmesi maksadıyla mücavir alanlarda Büyükşehir Belediyelerine ve il belediyelerine bedeli karşılığında izin verilebilir” deniliyor….Böyle bir yetkinin Anayasa’ya aykırı olduğu bilinmiyor mu? Meclis’teki görüşmelerde milletvekilleri konuya biraz da bu gözle bakmalıdır.
Nur Dolay gibilerinin ve de Karadeniz İsyandadır-Türkiye Su Meclisinin varlığı, doğa savaşının kazanılacağı konusunda beni umutlandırıyor..
Patronlar kulübü diye tanımlanan TÜSİAD “Anayasa değişikliği taslağı yetersiz; demokrasi açığı bu paketle kapanmaz..” derken; adeta doğa severler kulübü olan TEMA vakfı nerede. Doğa ile ilgili Anayasa maddelerini yeterli mi görüyor?!
Bu konuda salt CHP’yi yormanın doğru olmadığını düşünüyorum..
Müslüman iş adamları derneğini çağrıştıran(Müslümanlık ayıp değil, ayıp olan o kutsallığı gizlemektir) Müstakıl işadamları Derneği çıkıp, Anayasa değişikliğine destek verdiğine göre, olgunun, yanı Halkoylamasının(referandum) iki kutuplu hale geldiğini ve sürecin gerçek anlamda bir Anayasa Değişikliğini örseliyeceğini söylemek olası; çünkü zorunlu sürecin siyasi ranta eklemlendirildiğin gözlüyoruz..
Anayasaya dokunanlar, doğaya dokunanlar nedense kendilerine dokundurtmamak için ellerinden geleni yaptıklarını da…...
ŞEVKET ÇORBACIOLU
Teknopolitikalar Platformu
İLET-Kİ
evesbere@mynet.com

« Önceki Sonraki »

Yorum yazabilmek için lütfen giriş yapınız.(3) Yorum Yazılmış Arkadaşıma Yolla
Beğendim
  • Currently 3.5/5 Stars.
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
3 kişi oyladı Ortalama 5 üzerinden 5 yıldız aldı.


Yazar :Şevket Çorbacıoğlu Yayım Tarihi :26 Mart 2010 CmaOkunma :2255

« Güldüşün Çorbası

Futbolun Efendisi Özhan Canaydın´ı Kaybetmedik »





Son Yorum Yapılan Köşe Yazıları

Mustafa Bilir; Samsun 19 Mayıs Lisesi Anıları-2 için yazdı,
Orhan Aksu; Sermaye Tapınakları Kentleri Bilim için yazdı,
Mustafa Kemal Emül; BLATTA ORİENTALİST´İN SİVAS GÜNCESİ için yazdı,
Namık Tipioğlu; BLATTA ORİENTALİST´İN SİVAS GÜNCESİ için yazdı,
Mustafa YAVUZDEMİR; Gençliğe Hitabe de Kaldırılmalı…! için yazdı,

Son Eklenen Köşe Yazıları

  • Ankara'daki Artvinliler Niçin Bölündü-3
  • Ulusal Bayramların İçi Boşaltılıyor mu?
  • Ankara'daki Artvinliler Niçin Bölündü-2
  • Ankara'daki Artvinliler Niçin Bölündü-1
  • Atatürk Dinsiz miydi?

Mart
27
Ctsi

Şevket Çorbacıoğlu Anayasaya Dokun, Doğaya Dokun, Kendine Dokunmama Kuralı için dedi;

Zeycan hanım; yorumunuz yazıya büyük katkı verdiğini öncelikle belirtmek isterim; teşekkürler..Doğaya duyarlı kimlikler doğana/insana duyarlı kimliklerdir; bu kimliğinizden dolayı da ayrıca kutluyorum. Selam, sevgi ve sağlıkla kalın..

Mart
26
Cma

Zeycan Sarıkız Anayasaya Dokun, Doğaya Dokun, Kendine Dokunmama Kuralı için dedi;

Konu açılmışken giden yıllarda dile getirdiğimiz ve mail haberleşmeleri halindeki kısa konulardan aktarmaya çalışıyorum.
...................

Yaşadığımız tecrübeler göstermiştirki; ülkemizde faaliyet gösteren ve doğaya müdahelede şiddet derecesi yüksek olan işlerde çalışan pek çok firmalar, maalesef halk ve ekoloji faktörünü aşırı derecede ihmal eden, yok sayan ve bu unsurları umursamayan bir bakış açısıyla hareket etmektedir...

Bunun sonucunda ortaya çıkan tablo ise özellikle son yıllarda içler acısı hale gelmiş, halk ile firmaları karşı karşıya bırakmış ve neticede halkın mağduriyetini mahkeme kapılarında izah ederek derman aramaktan başka çaresi kalmamıştır...

Uydurma çevre raporları, göstermelik etüt çalışmaları, gerçeği yansıtmayan ısmarlama tesbitleri canımıza tak etmiş ve isyanımızı daha da kuvvetlendirmiştir...

Bu durum dahi yaşanan son olaylarda (Senoz örneği) göstermiştirki; bu edimler, mahkemeleri yıllarca aşındırıp davalarımızı kazandığımız gerçeğini gölgede bırakarak, adeta ´´adalete inancımızı sekteye uğratacak derecede´´ aleni ve hoyrat bir hal almıştır...

Ekolojinin tüm dünyada yeni bir insani değerler kategorisinde yer aldığı şu yüzyılımızda, gelişmeye açık olduğunu ve çağın gereklerine göre hareket etmeye çalıştığını iddia eden ülkemiz için yüz karası sayılacak bir sürü faaliyetlerin söz konusu olduğunu artık inkar etmek bile ayrı bir yüz karası olarak ortada duracaktır...

Bu gerçeklerden yola çıkarak;
Türkiye yönetiminden ve özellikle Çevre Bakanı Veysel Eroğlu´ndan, ekolojik değerleri koruması gereken yer olarak adına haiz hizmeti göstermesini arzediyoruz. Bu bağlamda en başta gelen talebimiz de; sularımızı özelleştirmekten ve dahi diğer ülke kaynaklarımızı da özelleştirmekten vazgeçmeleri ve nehir-dere tipi HES´leri derhal ortadan kaldırmalarıdır.

Ülkemizde faaliyet gösteren firmalar; Ne amaç bahane ederse etsinler (sulardan enerji üretimi, maden arama, nükleer ya da termik santral vb...) giriştikleri yıkım ve katliamlardan derhal vazgeçmelidirler. Bunun yanısıra; faaliyet gösterdikleri diğer alanlarda ise, gerçekten de, ekolojik kriterleri, sosyal uygulama kriterlerini ve dengelerini dikkate alarak faaliyet göstermeleri gerektiğinin sıkı denetime tabi tutulmasını talep ediyoruz...Bu talebin yöneldiği yer ise tabiiki başta çevre bakanlığıdır. Alanlarında gelişmiş, toplumun her kesiminden katılımı sağlanmış çeşitli çevrelerin gözlemciliğinin de kabul edildiği bir çalışma sisteminin oturtulması kaçınılmazdır.

Bu uğurda firmalara derecelendirme verilmesini ve firmaların ekolojik kriteler ile bu konuda kabul edilmiş tüm kriterleri uygulamayı başaran firmalar olup olmadıklarına göre sınıflandırmaya gidilmesini ve verilecek ihalelerin ona göre dikkate alınması gerektiği gerçeğini görmelerini talep ediyoruz...

Firmaların, gerek yurtta gerekse uluslararası arenada ekolojik kriterlere göre değerlendirilmesini, sınıflandırılmasını ve listelendirilerek halkın bilgisine sunulmasını talep ediyoruz...!!! Aynı zamanda finans sağlama açısından da bankalarda bu hususların birinci derecede değerlendirilmesi gerektiğini, ekolojik değerleri koruma kriteriyle hareket etmeyen hiçbir yatırımın desteklenmemesi gerektiğinin anlaşılmasını arzu ediyoruz.

Bu kriteleri uygulamakta direnen firmaların her türlü girişim ve faaliyette şansları olmayacağı gerçeği ve tedbiriyle hareket edilmesini beklemek, aynı girişime ve faaliyete maruz kalan biz ülke yaşayanlarının en doğal hakkıdır...Gerek doğanın korunmasının, gerekse halkın yaşamsal çıkarlarının korunmasının en gerçekçi ve iyi niyetli yöntemlerle uygulanmasını sağlamanın edimlerinden birisi de bu olsa gerek...!!! Ülkemizde, çevre ve insan kriterlerini önemseyen ve bu özenle faaliyet gösteren, yatırımlarını da bu ölçeklerde yapan firmaların çalıştığını görmek istiyoruz!!!
Buna uymayan firmaları deşifre etmekten, bunu uygulamayan yönetimi de görevinin gerçeklerini anlatmaya devam etmekten başka yolumuz kalmıyor!...

selam ve saygılarımla
zeycan-sarıkız

Mart
26
Cma

Zeycan Sarıkız Anayasaya Dokun, Doğaya Dokun, Kendine Dokunmama Kuralı için dedi;

Herşey masalarda planlanıp projelendiriliyor ve ´´halkı bilgilendirme toplantıları´´ adı altında bitirilmiş projeler halka dayatılıyor. Fazla anlatmaya gerek yok. Nedir ne değildir, zaten her yöre yaşayarak anladı.

Olması gereken ise:
Eğer herhangi bir yörede o toprakları, o halkı, tarihi, doğayı büyük derecede etkileyen işler, yani şiddet derecesi ortada olan işler edilecekse (mesela maden işleri, barajlar, doğa tahribatı ve göçler gibi...), bu işlere kalkışmadan önce bizzat o yörelerde yani yerinde ve derhal bir halk girişiminden oluşan ve halkın sesi olan örgütlenmeye gidilmesini de yine ,,devlet kendisi talep etmelidir,, ve bu işleri yapmadan önce her türlü görüşmelerde de halkın istemlerini ve taleplerini görüşebilecek güçte çalışan o ögütlenmeyi,, kendisine muhatap almalıdır. Toplumun her kesiminden katılma şansı olan ve alanında yetkinleşmiş gözlemcilerin refakati de sağlanmalıdır. Halk sonuçta söz konusu projeyi istemediğinde hemfikir ise bunu da kabul etmelidir,,

Sular zaten asla satılmamalıdır. ´´Kullanım hakkı´´ adı altında hak devrediliyorsa (ki devrediliyor ve uygulamadaki hali ile tarihinde görülmemiş bir özelleştirme yöntemi ile) bu hak önce araştırılmalıdır. Ortada bir hak var. Devrediliyor ordan oraya. İşin garibi, devralanın da yine ordan oraya sonsuz devretme hakkı doğuyor...Devreden de ortada devralan da ortada. O zaman bu hakkın niteliği-niceliği nedir? Bu hak bir araştırılmalıdır. Olmayan birşey devretmiyorlar demekki. Olan şey ise aidiyetlik merceğinde yeniden ele alınmalıdır. Nedir bu hak? (ki temelinden topyekün devrediliyor) dedikten sonra, Kime aittir bu hak? sorusu da sorulmalıdır. Verilen cevaba göre olanlardan yola çıkarak olması gerekenleri bulup ortaya koyup ona göre yasa talep edilmelidir, uyarlanmalıdır. Tüm yerüstü ve yeraltı kaynaklarımızın aidiyetlik konularında ciddi sorunlar olmasa idi bugün bu şekilde bir talana maruz kalmazdık kanaatimce...

selam ve saygılarımla
zeycan sarıkız

   Yazar Hakkında

Şevket Çorbacıoğlu

İnş.Müh-Türk Mühendisler Birliğinin iki dönem Genel Başkanı-TMMOB-İMO Genel Sekreteri-KHGM Diyarbakır Bölge Müdürü(2001-2002)-Teknopolitikalar Platformu kurucusu ve sözcüsü-Ankaradaki Artvin Vakfının kurucu üyesi ve halen isteğe bağlı ikinci başkanı; Otantik Artvin Evi proje tasarımcılarından ve öykülendiricisi İşin özü; Cennetin izdüşümü Artvin bütününde Doğa ve doğan/insan aşığı yazan çevreci bir mühendis. Milletvekilliğini, sivil örgütlerdeki duruşuyla MİLLETİN VEKİLLİĞİne tercih etmeyen bir adem...Daha doğrusu Milletin Vekilliğini milletvekilliğine tercih eden bir adem..
evesbere@gmail.com

Diğer Yazıları

  • Ulusal Bayramların İçi Boşaltılıyor mu?
  • Anneler Günü İçin Önerim
  • Samsun 19 Mayıs Lisesi Anıları-2
  • Yılmaz Erdoğan ve Tayyip Erdoğan
  • Artık İki Tane E-Muhtıramız Oldu
  • 1 Mayıs'ı da İkiye Böldük
  • Başbakanın Bina Okuması ve Özel Paşası
  • Ankara'da Artvin Tanıtım Günleri
  • 23 Nisan Bayram Öncesi Çoçuklara Yaşatılanlar
  • Sermaye Tapınakları Kentleri Bilim Kurgu Kentlerine Dönüştürüyor
  • Marmaris'in Mavisi ve Yeşili Yok Artık Ankara Gibi Betonlaşmış
  • Çatalca; İstanbulun Unutulmuş En Güzel Yanı
  • Chp İktidara Koşmak İçin Ne Yapmalı?
  • Cin Olmadan Çin Gibi Çarpmak
  • Çoçukları Eğitmek mi Amaç Yoksa Eğdirmek mi?
  • Devlet İhalelerinde Dik Duramayışın Öyküsü
  • Nasistler Egemen Olmaya Başladı
  • K-Adın Var mı?
  • Eşek Yerine Koyanlar ve Sağanlar
  • TL'mizin de Sembolü Oldu
  • Dini Dar Nesil miyiz Biz?
  • Ustanbuldasın Ankara'yi Bulasın
  • Chp'de Büyük Tüzük Savaşları
  • Akp'yi Teorize Eden Mehmet Altanlar vb Gerçeği Görmeye Başladılar mı?
  • Atatürk'ünü de Düşüncesini de Al da Git!!!
  • Arhavili Doğa Duyarlılığındaki Kararlılığını Gösterdi
  • Korkunun Silivri'ye Faydası Yoktur
  • Öcalan'ı Bodruma Paşa Yapan Türköne Atatürkçü Olmuş
  • Noooo, El'inizi Yoksuldan Çekin 2012'de
  • Samsun 19 Mayıs Lisesi Anıları-1
  • Ermeni Fransa ve Akp Duruşu
  • Cahil Açığı ile Cari Açığı Tetiklemek
  • Akp Devletçi Oldu-1
  • Yükselen Türkiyemde Yükselen Halk mı Birileri mi?
  • Gazete Çankaya ve Sobe
  • Chp'de Kavga Bitmez, Kavgacılar Gitmez
  • Dersim Dersleri
  • Tayyip Erdoğan Sosyalizme Yelken Açtı
  • Euro 2012'ye Gidemeyişimizin Suçlusu Kim?
  • Kurtlar Vadisi Karakterleri ve Kozinoğlu Ölümü
  • 10 Kasım Gözyaşım
  • Çürük Binaları Değil Çürük Bina Yapanları Güçlendiriyoruz
  • Demokrasisiz ve Solsuz Cumhuriyet'e Doğru
  • Nükleer Hesler ve Tehlike Seni Bekler 2
  • Bizi Bizden Ç-Alan Yetenek Sizsiniz
  • Nükleer ve Hes Karşıtlarını Eleştirmek 1
  • DOLARA DEĞİL DOĞAYA
  • Laiklikten Korkmayın!
  • EKO(NO)MİKLİKLER
  • Nerede Benim Eski Seçimlerim
  • Arhavilinin Doğa Duyarlılığı
  • Mustafa Balbaylar Neden Yemin Edemiyor?
  • Şike ve Futbol Pazarını Ele Geçirme
  • ABD'nin Böl-Yönet Politikası Sonlanabilir mi?
  • Akp'in Değişimlerini Utanmadan İnkar Etmek
  • Chp Başarısızdır, Doğru. Fakat Akp İçin de İstediğini Aldı Diyemeyiz
  • Gül, Düşün ve Oyunu Ona Göre Ver
  • Ygs Sınavı ile Ne Oldu? Kim Güldü, Kim Ağladı?
  • Seçimlerde Hile Olabilir mi?
  • Metin'imiz Doğası ve Doğanı İçin Şehit Oldu
  • Akp Dağıtırken Chp Aile Sigortası Diyor
  • Kütahya-Simav Depreminin Gerçek Sesini Merak Edenler
  • Güneydoğu İpek Yolunda Mardin ve Hasankeyf
  • Büyük Anadolu Yürüyüşü Kimleri Rahatsız Etti ve Kimler Gerçekleri Görmüyor?
  • 19 Mayıs 1919'da Değişen Yazgımız 12 Haziran 2011'de Karşıt değişime Uğrar mı?
  • Mühendisler Hayden Sıra Sizde, Meydanlara...
  • Chp İktidar Oluşumunu Düşlere Taşımak
  • Başbakan'ın "Kanal İstanbul Projesi" mi, Şevket'in "Ankara Dereli Akıtılsın Projesi" mi...?
  • Samsunspor Süper Lig'deki Evine Döndü
  • 1 Mayısta 1 Daha Y-Azmak
  • Nükleer Enerji-Matruşka-Göktaşı
  • 23 Nisan ve Atatürk ve Mandela ve Nobel ve Kurbağa
  • Bedri Baykam'ı Ben Bıçakladım!
  • CHP'yi Eleştirmek
  • HES Lisanslı Çantacılar ve Kılıçdaroğlu
  • Temiz Eller mi Yoksa Tesbih Eller Operasyonu mu?
  • Engin Ardıc'ın Eyalet Önerisine Şeçenek Bölge Bakanlığı
  • Kapitalistlerin Tepişmesi ve Kapitalsizlerin Ezilmesi
  • Çay Demlemesini Biliyor muyuz?
  • Aygaz Tüpü ve Nükleer Enerji
  • Hagi Hagi, Hadi Hadi Güle Güle
  • Japonya'da Kıyamet Provası ve Türkiye Deprem Manifestosu
  • Y-Azanlar Tutuklanmalıdır
  • Dünya Sosyal Patlama Risk Haritası'nda Türkiye Yok
  • HES'sizce Mavi ve Yeşile Yolculuk-Arhavi Kamilet Vadisi
  • Amerika Ağalığı Bırakmalı Ağabeylik Yapmalı
  • Çankaya-Dikmen Artvin Evi Önündeki Sevgili Ceviz Ağacını Vurdular
  • Asker Üzerinden Siyaset Yapma! Çünkü;
  • Wikileaks Sonrası Bile Ülkem Relax
  • Torba Yasası Kimlerin Torbası?
  • Galatasaray Nereye Koşturuluyor?
  • Kılıçdaroğlu Chp'li Belediyeleri Eleştiremez!
  • Uğur Mumcu'yu Öldürdük Zanneden Aciz Ölü Tasnifçileri
  • Ben Cenneti Buldum
  • Aksırmak Tıksırmak Ne Demek?
  • HES-Savar Doğa Kalkanı ve Artvinliler
  • Siyaset Meydanı da Özelleştirildi Gibi
  • 21.Yüzyılın 11.Yeni Yılı
  • Atatürk'ün Ankara'ya Gelişi
  • HES-Savar Doğa Kalkanı Projelere Var mısınız ? I
  • Chp'nin 15. Olağanüstü Kurultayı ve Büyük Özgürlükler Sözleşmesi
  • Haydarpaşa Garı Yandı mı, Yandırıldı mı ?
  • Son Ali Sami Yen Sonunda Galatasaraya Cehennem Oldu
  • Olağanüstü Kurultay Öncesi Kılıçdaroğlu'na Olağan Seslenişim
  • Demokrasi Sağlığa Zararlıdır
  • Chp ve Galatasaray'da Olağanüstülükler
  • Dünyada Dinler ve Dini Bayramlar
  • 10 Kasım Yas Değildir
  • Hes ,Yes , Kes Ve Pes
  • 29 Ekim 1923 Cumhuriyet'i ve 29 E-kim 2010 Cumhuriyet'i
  • Demokratik Uzlaşı İçin Türban Değil Başörtüsü Önerimdir
  • Halk Oylamasındaki Gerçeği Düş Görenler
  • Galatasaray Med-Cezieleri ve Tugay Kerimoğlu
  • Denis Som Aramızdan Çok Erken Ayrıldı
  • Bodrum ve Mavi Yolculuk
  • Hiddink'e Azeri Tokadı da Alman'dan
  • Re-Cepsel Çılgın İstanbul Projeleri
  • Düşünce ve İnanç Özgürlüğü Sınırsız mı?
  • Çılgın İstanbul Projeleri
  • Ayvalık ve Çevresi Ayvayı Yemiş
  • Sinem'in Üç Çoçuğu ve Sinem(aları)
  • Laz Sezen Aksu'nun Duruşu Doğru mu ?
  • Evet ve Basket
  • Hayır Çıkarsa Fena Olur!
  • Askeri ve Sivil Darbelere
  • Taşımalı Siyasete E-Vet mi, E-Ret mi?
  • Gökçeada ve Muço Ailesi
  • 30 Ağustos 1923 ve 12 Eylül 2010 Emperyalizme 'Hayır!' Demenin Amentüsüdür
  • Rize'deki Felaket Yıllardır Geliyorum! Diye Bağırıyordu
  • Futbolumuz Avrupa´da Deprem Geçirdi
  • Yaşam Bir Hevestir, İlk ve Son Nefestir
  • Türk İslam Cumhuriyeti 2013'te 1. Yılını Kutlayacakmış
  • Kılıçdaroğlu'nun Kalibresi ve Duble Yol
  • Devenin Boyu ve Düşüncenin Boyu
  • Galatasaray Rijkaard İle Değil Koşmak Yürüyemiyor
  • Papazın Bağını Ankara Betonlaşması Yutmak Üzere
  • Orduyu Tutuklamaktır Bunun Adı
  • Recebim-2 Ağladı Ağlattı
  • Antidemokrasi ve Artıdemokrasi
  • Ahtapot Bu Sefer Yanıldı, Dünya Şampiyonu Hollanda
  • Benimseyemediğim Atasözleri
  • Artvin Evi Özelinde Teknik Şartname Ve İnşaat Sözleşme Örnekleri
  • Sivas Katliamı
  • Barış ve Demokrasiyi İstemiyorum
  • Şehitlerimiz, Busemiz, Behzat Miser ve Babalar Günü
  • İlhan Selçuk'u Kaybetmedik
  • Terör ve Teori
  • Son Belediye Yasası Belediye Kasası Gibi
  • Sel Felaketleri Meteorolojik mi İdeolojik mi?
  • İsrail Çağımızın Haydutu ...mu?
  • Mayıs Korkuları ve 27 Mayıs
  • İnternetini Al da Git (Get The Internet On The Go)!!!
  • Osama ve Kılıçdaroğlu´nu İzlemek
  • Hasankeyf´in Tarihi Keyfini HES ile Bozanlar
  • Maden Ocağı Yine Çöktü, Komplo da...
  • Hasankeyf'in Tarihi Keyfini Bozanlar
  • Mayıs Korkuları, 19 Mayıs ve Gandhi Kemal
  • Kılıçdaroğlu ve 17 Yıl Önce Yazılan Bir Yazı
  • Baykal'ın Haklılığını Kanıtlayan Sözler
  • Siyaset Oyunlarının Yoksulu Kılıçdaroğlu Nasıl Aday Olmalıdır?
  • Kaset ve Kasıt
  • Annecim Değişen Bir Şey Yok
  • Mütarekeci ve Vatan Haini Olmak Olası mı?
  • Üç Fidan Devasa Bir Orman
  • 1 Mayıs; Taksim Meydanı Taksim Edildi
  • Boğaz Köprüleri Boğazın İncisi Değil Sancısıdır
  • Sarı İneğimize Ne Oluyor?
  • Futbolumuzun Hastalığı Şampiyon Yapamayanı Hemen Göndermekle Başlıyor
  • 23 Nisan ve Birkaç İnsan
  • Fb İçin Paşa Ağlıyor, Soytarı Gülüyor
  • Köy Enstitüleri ve Küresel Efendi
  • Anayasa Ve Venedik Tacirleri
  • Rijkaard Sivas´ta Kendini Bitirdi
  • Güldüşün Çorbası-2
  • Bu Galatasaray'ın Fener karşısındakı Durumu, Halkın İ ktidarKarşısındaki Durumuna Özdeş
  • Güldüşün Çorbası
  • Anayasaya Dokun, Doğaya Dokun, Kendine Dokunmama Kuralı
  • Futbolun Efendisi Özhan Canaydın´ı Kaybetmedik
  • Halkoyu ile Halkı Oyuna Getirmek
  • Trabzon´da Güneş Doğdu Rijkaard Soldu
  • Balbay ve Özkan´a İletir misiniz
  • 100 Bin Ermeni ve Türkiyelilik
  • Berta Köprüsünde Çevre Dostlarının İsyanı
  • Kılıçdaroğlu' nu Anlamak
  • Elazığ Depreminde Suçlu Kerpiç Evler
  • Fazla Düşünmeyin Bırakın Kendinizi Bize
  • Acı Tütün
  • Şili'nin Deprem ve Yaşam Duyarlılığı ve Türkiyemiz
  • Futbolda Niçin Avrupa´da Yokuz
  • Tekel ve Çalışanları Batırıldı
  • Artvin Özelinde Yol Yapım Önerisi
  • Hesler Kimi Besler - 3
  • Hesler Kimi Besler - 2
  • Hesler Kimi Besler - 1

   Yeni Köşe Yazıları

Son yazılar en yeni en üstte
Rasim Yılmaz Rasim Yılmaz

Ankara'daki Artvinliler Niçin Bölündü-3

Şevket Çorbacıoğlu Şevket Çorbacıoğlu

Ulusal Bayramların İçi Boşaltılıyor mu?

Rasim Yılmaz Rasim Yılmaz

Ankara'daki Artvinliler Niçin Bölündü-2

Rasim Yılmaz Rasim Yılmaz

Ankara'daki Artvinliler Niçin Bölündü-1

İbrahim Erol İbrahim Erol

Atatürk Dinsiz miydi?

Şevket Çorbacıoğlu Şevket Çorbacıoğlu

Anneler Günü İçin Önerim

Şevket Çorbacıoğlu Şevket Çorbacıoğlu

Samsun 19 Mayıs Lisesi Anıları-2

Şevket Çorbacıoğlu Şevket Çorbacıoğlu

Yılmaz Erdoğan ve Tayyip Erdoğan


   Üye Girişi

 
Kullanici adi ve sifre alani büyük-küçük harflere duyarlidir.
Yeni Üye Kaydı
Kayıp Şifre
Giriş Yardımı Giriş Yardımı

   Galeri Son Resim

Artvin resimleri son eklenen resim dosyası.Artvin Manzara Resimleri kategorisinde.

Tekin Böbrek

tarafından eklenmiş.
» Ardanuç Çakıllar köyü
Ardanuç Çakıllar köyü
Resim kategorileri içerisinde yayla resimlerini beğeneceğinizi umuyoruz.

www.artvin.biz'de şu an dolaşan 21 kişi bulunmaktadır.www.artvin.biz bugün 1109 tekil kişi,9414 çoğul kişi tarafından ziyaret edilmiştir.
2012 yılı toplam 1222375 tekil kişi, 10801275 çoğul kişi tarafından ziyaret edilmiştir.Ip numaranız 38.107.179.206 'dir.
www.artvin.biz'de toplam 13945 üye bulunmaktadir.Son Üyemiz birkangenc
Online Üyeler:


Sayfa olusumu: 0,796875 saniye
© Artvin biz 2005-2012 Coded&Design By Cengiz Gündüz  

BlogEngine | Artvin Siteleri | Resim Gönderin | İletişim | Arkadaşınıza Tavsiye Edin | Kullanım ve Gizlilik Sözleşmesi


Rss rss Haberler | Resimler | Videolar | Sitemap25 Mayıs 2012 Cma Saat: 02:22:06 Css | Sayfa Başı