Artvin Köşe Yazıları

Medya; Yalanın İktidarı
Yazar : Mehmet Ali Yazıcı


  • Ana Menü
    • Artvin Haberleri
    • Artvin Genel Bilgiler
    • Artvin Onuncu Köy / Forum
    • Artvin Siteleri
    • BlogEngine Blogum
    • Artvin Sohbet Odası
    • Üye Ol
    • Resim Gönder
  • İlçeler
    • Artvin
    • Ardanuç
    • Arhavi
    • Borçka
    • Hopa
    • Murgul
    • Şavşat
    • Yusufeli
  • Köyler
    • Artvin Köyleri
    • Ardanuç Köyleri
    • Arhavi Köyleri
    • Borçka Köyleri
    • Hopa Köyleri
    • Murgul Köyleri
    • Şavşat Köyleri
    • Yusufeli Köyleri
  • Resimler
    • İl-İlçe Merkezi Resimleri
      • Artvin Merkez Resimleri
      • Ardanuç Merkez Resimleri
      • Arhavi Merkez Resimleri
      • Borçka Merkez Resimleri
      • Hopa Merkez Resimleri
      • Murgul Merkez Resimleri
      • Şavşat Merkez Resimleri
      • Yusufeli Merkez Resimleri
    • Manzara Resimleri
    • Yayla Resimleri
    • Göl Resimleri
    • Baraj Resimleri
    • Kış Manzara Resimleri
    • Tarihi Yerler Resimleri
    • Boğa Güreşleri Resimleri
    • Festival ve Şenlik Resimleri
    • Rafting Kano Resimleri
    • Çiçek Böcek Hayvan Resimleri
    • Ahşap Yapı Resimleri
    • Eski Alet-Edevat
    • Siyah Beyaz Kareler
    • El Sanatları
    • Yiyecek İçecek Resimleri
    • Diğer Artvin Resimleri
  • Müzikler
    • Tulum Müzikleri
    • Davul-Zurna Müzikleri
    • Artvin Türküleri
    • Akordeon Müzikleri
    • Org Müzikleri
    • Tulum Dinle
    • Artvin Türküleri Dinle
  • Videolar
  • Yazılar
  • Şiirler
  • Barajlar
    • Artvin Deriner Barajı
    • Borçka Barajı
    • Yusufeli Barajı
    • Muratlı Barajı
    • Bayram Barajı
    • Bağlık Barajı
  • Servisler
    • İletişim
    • Sitemizi Eşe Dosta Duyurun
    • Ziyaretçi Defteri
    • Sıkça Sorulan Sorular
    • Yardım
    • Biz Kimiz?

  Artvin Köşe Yazıları

 Geldiniz !!!  Anasayfa » Artvin Yazılar »Genel



»Medya; Yalanın İktidarı


Yorum yazabilmek için lütfen giriş yapınız.


Yazı Ekle

Paylaş  

Bazı eleştirmenler medyayı, Grek Panteonu’nda Tanrıların ulağı olan Hermes´e benzetiyor. (Bakınız: Özgür Üniversite Kitaplığı, Medya Eleştirisi). Bilindiği gibi Hermes, Baş Tanrı Zeus’un da özel habercisidir. Çok zeki ve kurnazdır. Yalan söylemesiyle, hile-dolan yapmasıyla ünlüdür. Bundan dolayı hırsızların, üçkâğıtçıların, kumarbazların ve tüccarların koruyuculuğunu da yapar. Bugün burjuva medyanın; televizyon, gazete ve kitle iletişim araçlarının yüklendikleri işlev göz önüne alındığında Hermes benzetmesi çok yerinde ve anlamlı bir benzetme.

Medya, ‘yalanın imparatorluğu’ olmuştur. Kapitalist sistemde denetimi üstlenmiş, sistem adına iletişim, haberleşme ve bilgilendirmenin yönlendiriciliğini yapmaktadır. İktidar araçları içerisinde belki de en önemlisi ve etkileyicisi olanı bilgidir. Dolayısıyla çeşitli kitle iletişim araçlarını bünyesinde bulunduran medya, bilgilendirme ve bilgi akışında önemli bir yere sahiptir. Dünyaya hükmeden sermaye tekelleri ve egemen güçler, tüm iktidarlarını aldatmaya, yalana ve hileye dayandırdıkları için gerçeklerin ortaya çıkmasından ve kitlelerin haberdar olmasından özenle kaçınır. Bu durum yalana dayalı bir iletişim şeklinin ortaya çıkmasına neden olur. Toplumun doğru bilgilendirilmesi, yaşanan olayların iç yüzlerinin sergilenmesi ve kitlelerin aydınlanmasını hedeflemek, sistemin kendi kuyusunu kazması demektir. Bu yüzden, egemenler için yalana dayalı bilgilendirme en yaşamsal silahtır. Marx, ”Din, halkın afyonudur” demişti. Günümüzde yaşıyor olsaydı ‘din’in yanına, sanırım ‘medya’yı da eklerdi.

Hermes hayata ilk adımını attığı gün hırsızlık yapmıştı ve sonrasında hırsızların, soyguncuların, üçkâğıtçıların vb. koruyucu Tanrısı oldu. O, aynı zamanda tüccarların da Tanrısıdır. Temsil ettiği kazanç biçimi, kurnazca hesaplara dayalı hırsızlıktan, dolandırıcılıktan ve ‘şans’ yardımıyla elde edilen kazanç biçiminden başkası değildir. Başta TV´ler ve ‘çok satan gazete’ler olmak üzere, toplumu özendirdikleri kazanç biçimleri, Hermes´in simgelediği kazanç biçiminden farklı mı? Hırsızlar, dolandırıcılar, kendi bankalarını hortumlayanlar, gazete ve özel TV´ler marifetiyle nerdeyse birer ‘ulusal kahraman’ ilan edilmediler mi? Rantiyelerin, mafya babalarının, vurguncuların, kibar fahişelerin yaşamları, dedikodu programlarında, dizilerde kamuoyuna ballandıra ballandıra aktarılmıyor, üretimci-emek sahibi insanlar ´enayi´ yerine konulup bunlara özendirilmeye çalışılmıyor mu? İki sözcüğü bir araya getiremeyen, en temel müzik bilgisi, ses ve kulak yoksunu delikanlılar, genç kızlardan, hiç gayret göstermeden ´star´ imal edilip bunlar kısa süreliğine de olsa ışıltılı bir yaşama yükseltilmiyor ve (giderek kısalan) kullanma süreleri bittiğinde bir kenara fırlatılıp atılmıyorlar mı? Ekran ´Bunlar Türkçe´ yi nerede öğrenmiş acaba? ´ dedirten, iki sözcüğü bir araya getirmekten aciz, tek avantajları cömertçe sergiledikleri genç bedenleri olan çokbilmiş cahillerle dolup taşmıyor mu?.. (Özgür Üniversite Kitaplığı, Medya Eleştirisi, sf.10)

Yazının girişinde bazı eleştirmenlerin medyayı Hermes´e benzettiklerini söylemiştik. Kapitalizmin geldiği aşamada tekelleşmenin yanı sıra ve onlarla iç içe geçmiş, piyasayı belirleyen güç odaklarının varlığı da bir gerçektir. Bu güç odakları, “yaşamlarımızı kuşatan ve belirlemeye çalışan” Tanrılar durumunu almıştır. Tanrılar pazarında medya için Hermes´ten başkasını bulmak mümkün mü? Söz Tanrısıdır O, yalanların Tanrısıdır. Her türlü şerefsizliğin ve alçaklığın tanrısıdır. Emekçilerin, çalışanların kısaca yaşamı emeğiyle var edenlerin hakkını çalan hırsızların Tanrısıdır. En önemlisi de özel mülkiyetin kollayıcısı ve gözeticisidir. Elinde tuttuğu altın sopayla insanları uykulara daldırıp uyandıran, eşyanın şeklini değiştiren, olayları çarpıtan ve yalanın iktidarını ‘Dünya İmparatorluğu’na dönüştüren O’dur. Ülkemizdeki medya tekellerine baktığımızda, aynı durum söz konusu değil mi? Devlet çetelerinin, sermaye tekellerinin, haksızlığın, yolsuzluğun sözcülüğünü yaparak, işçilere, yoksullara ve çalışanlara saldırmıyor mu? Hak ve özgürlüklerden yana, insani değerlerle donanmış ve insana saygılı bir yayıncılık ve habercilik anlayışı var mı? Medya yalan üretmekte, evlerimize ve bilinçlerimize zehir akıtıyor. Alabildiğine süslü söylemlere, parlak görüntülere rağmen, ileri teknolojilerle yalan üretmenin, yalanı yaymanın etkin bir aracı haline gelmiş durumdadır. Bu açıdan bakıldığında, gerçek anlamda iletişimin ortadan kaldırılması için çalıştığı, şişirme haber ve maniplasyonla gerçek haberciliğin önünü kestiği gün gibi açıktır. John Keane, ‘Medya ve Demokrasi’ adlı yapıtında şunları yazıyor:

“Siyasal feylesoflar adalet, özgürlük, topluluk ve demokrasi gibi kavramların anlamını soyut olarak tartışıyorlar; medyanın onları ilgilendirmeyen, sadece iş saatleri dışında konuşulabilecek ya da hoşça vakit geçirilecek, gerçek bir değeri olmayan, ipe sapa gelmez bir şey olduğuna inanmışa benziyorlar. Sosyologlar ve medya araştırmacıları izleyicilerin tepkilerini, türlerin oluşumunu, şirket medyalarının ideolojik etkilerini ve yeni enformasyon teknolojilerinin kültürel sonuçlarını çözümlüyorlar. Parlak fikirli aydınlar kitap okuma merakının sona ereceğini ve çağdaş yaşamın, hızlı kurgulu, üç dakikalık kültür satan medya şarlatanlarının egemenliği altına gireceğini tahmin ediyorlar. Bu sırada gazeteciler yazdıkları haberleri editörlerine teslim etmekte, program yapımcıları işverenle pazarlığa oturmakta. Diskcokeyler ha bire müzik pompalamakta. İşin politikasını belirleyenler, program kotaları, çapraz medya mülkiyeti sorunları, kablo ve uydu yayıncılığının denetim altına alınması konularına kafa yormakta. Ne var ki, hemen hiç kimse demokratik idealler ve kurumlar ile çağdaş medyalar arasındaki ilişki konusundaki temel soruları sormuyor” (Aktaran; Özgür Üniversite Kitaplığı, Medya Eleştirisi)

Bugün medyayı tartışmak ve sağlıklı eleştiriler geliştirmek bir zorunluluk haline gelmiştir. Fazla geç kalmadan bu mutlaka yapılmalıdır. Bunun yanı sıra alternatif medya ve kitle iletişim tarzını oluşturmanın yolları da aranmalıdır. Bundan dolayı, alternatif ya da farklılık yaratan ‘gerilla tarzı’ yerel ve özgür bir yayıncılık pratiğiyle, ‘ulusal merkez’lerin, plaza yayıncılığının kuşatılması ve baskı altında tutulması gerekiyor.

Mehmet Ali Yazıcı

« Önceki Sonraki »

Yorum yazabilmek için lütfen giriş yapınız. Arkadaşıma Yolla
Beğendim
  • Currently 3.5/5 Stars.
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
7 kişi oyladı Ortalama 5 üzerinden 3.6 yıldız aldı.


Yazar :Mehmet Ali Yazıcı Yayım Tarihi :26 Nisan 2010 PtsiOkunma :1621

« S.S.S (Seçmen Seçme Sınavı)

Milli Orgazm »





Son Yorum Yapılan Köşe Yazıları

Mustafa Bilir; Samsun 19 Mayıs Lisesi Anıları-2 için yazdı,
Orhan Aksu; Sermaye Tapınakları Kentleri Bilim için yazdı,
Mustafa Kemal Emül; BLATTA ORİENTALİST´İN SİVAS GÜNCESİ için yazdı,
Namık Tipioğlu; BLATTA ORİENTALİST´İN SİVAS GÜNCESİ için yazdı,
Mustafa YAVUZDEMİR; Gençliğe Hitabe de Kaldırılmalı…! için yazdı,

Son Eklenen Köşe Yazıları

  • Ankara'daki Artvinliler Niçin Bölündü-3
  • Ulusal Bayramların İçi Boşaltılıyor mu?
  • Ankara'daki Artvinliler Niçin Bölündü-2
  • Ankara'daki Artvinliler Niçin Bölündü-1
  • Atatürk Dinsiz miydi?

   Yazar Hakkında

Mehmet Ali Yazıcı

15.11.1966 yılında Artvin’in Yusufeli ilçesine bağlı Öğdem köyünde doğdum. İlkokul, Ortaokul ve Liseyi Yusufeli’de okudum. Anadolu Üniversitesi İktisat bölümünden önlisans diploması aldıktan sonra Hacettepe Üniversitesi Mühendislik Fakültesi’ne girdim. Üniversitenin Öğrenci Derneği’nde ki çalışmalarım ve siyasi faaliyetlerimden dolayı birçok kez gözaltına alındım. Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi, hakkımda davalar açtı. 1991 yılında aranır duruma düştüm. Altı yıl arandım.1997 yılında Ankara’da bir operasyonda yakalandım. Dört yıl yargılandıktan sonra Ankara DGM tarafından 15 yıl ağır hapse mahkûm edildim. Kararı Yargıtay onayladı. Ankara Ulucanlar, Ermenek Özel Tip ve Sincan F Tipi Hapishanelerinde yaklaşık 8 yıl yattım.2004 yılının Kasım ayında, TCK’ da yapılan yeni düzenlemelerden dolayı özgürlüğüme kavuştum. 2009'da Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümünü bitirdim. Birçok gazete ve dergide çeşitli konularda yayınlanmış yazılarım bulunmaktadır. "Sen Hiç Ağlamazdın" adında, Anarres Yayınlarından(Ankara-Haziran 2007) çıkan bir şiir kitabım vardır. Günlük çıkan Suluca Karahöyük Gazetesine (Hacıbektaş), aylık Özgürlük ve Uzun Yürüyüş Dergilarine yazılar yazdım. Red Dergisi'nde yazılar yazıyorum. “Köşesiz Yazılar” adında bir kitabım yayına hazırlanmaktadır.
yazici66@yahoo.com

Diğer Yazıları

  • Hakikate Dayanacak Gücüm Vardı
  • “Eşekliğin Teorisi” Vesilesiyle; Bilinç
  • Ranta Dönüştürülen Acılarımız!
  • Libya'da Neler Olacak?
  • 12 Eylül Darbesi ve Mankurtlaşma
  • Mankurtlaşma Ve Seçim
  • 1 Mayıs'ın Doğuşu
  • Yeniden Özgür Gündem
  • Açıklama
  • "Sevgililer Günü" ya da Kapitalizmin Tükettirme Sevgisi
  • Susmayacağız!
  • Açıklama
  • Nerdesin Ey Umut!
  • Orospulaşma...
  • DEV-GENÇ, Mücadele Demektir
  • Sokaktaki Devrim
  • Otobüste Kullanılmayan 50 Kuruşlar Ne Oluyor ?
  • Bilinç ve Bilinçaltı Üzerine Notlar
  • 'Sol'um Süründürür
  • "Devrim Yapılmaz, Devrim Olunur!"(*)
  • Artvinli ve Tuncelili Olmak;
  • Haliç Devletinin Avcı Simon'u
  • Bilim ve Felsefe
  • Tarafımız Belli Olsun!
  • Parfüm Orucu Bozar mı Hocam?
  • Said Nursi'nin "Sol"daki Müritleri
  • Çağın Gerisine Doğru Bir Sıçrama; İran Devrimi
  • Olgu İnsan
  • Kültür Ve Mücadele
  • Sahte Kavga Sahte Kahramanlık
  • Bir Hasan Cemal Kitabı
  • Fearari'sini Satan Bilge
  • "Şu Çılgın Türkler" Romanı Üzerine Notlar
  • Ulusların Ortaya Çıkışı ve Marksizm'de Ulusal Sorun
  • Bana gelen Mektuplar-7
  • 'Tarafsızlık' Düşüncesi Üzerine Notlar
  • Her Hangi Birine Bir Mektup
  • Bana Gelen Mektuplar-6
  • Bana Gelen Mektuplar-5
  • Bana Gelen Mektuplar-4
  • Gelirsen Bir Mevsim Getir, Adı İlkbahar Olsun
  • Bana Gelen Mektuplar-3
  • Bana Gelen Mektuplar-2
  • Adorno´nun Anti-Tezi
  • Sevgi Üzerine
  • Bana Gelen Mektuplar-1
  • Olaylara Yön Veren Temel Çelişkiler...
  • Filistin Tarihi Ya Da Bir Halkın Acı Dolu Dramı
  • Bekir Kilerci ve Hatırlattıkları
  • Eleştiri, Özeleştiri ve Sol
  • Din mi? Bilim mi?
  • Demokrasi Mücadelesinde Kitle Örgütleri
  • Sol'da Birlik (Gerekli mi?)
  • Bireycilik Toplumsalın Ölümüdür
  • Anadolu
  • Sanat Ve Politika
  • Edebiyata Dair Üç Soru
  • Ezilenlerin Pedagojisi'nde Eleştirel Bilinç
  • Türk Kurtuluş Savaşı ve ABD
  • Mustafa Kemal, Tam Bağımsızlık ve AB
  • Yeni İnsan ve Yeni Kültür Üzerine
  • Yanlış hayat doğru yaşanmaz
  • Hukuk mu Dediniz!
  • İnsanlığın Sorunlarının Çözümü Marksizimde Yatıyor
  • Cumhuriyet Döneminin Beş Tabusu
  • Çözülme
  • Sevgisiz Hayat Yaşanmaya Değmez!
  • Egemenlerin Kronik Korkusu;1 Mayıs
  • Ergenekon; Elma Dersem Çık!
  • Cumhuriyet'in Karanlık Yüzü
  • Tarafımız Belli Olsun!
  • Yeni Liberalizm Nedir?
  • Kal Gittiğin Yerde...
  • Öğretmen İmama Yenildi(mi)?
  • Grupsal Davranış Tarzı Nasıl Olmalıdır?
  • İkiyken Tek Olabilmektir Aşk!
  • Popüler Kültür ve Tüketim
  • Burjuva Demokrasisi Rıza Üretir
  • Anlaşılmak Üzerine
  • Aydın Üzerine
  • İnsanı Anlamak
  • Ergenekon Operasyonu ya da Güçlenen Türkiye Kapitalizmi
  • Kapitalizm ve Çevre
  • Okullar Açıldı; Paralı ve Ezberci Eğitime Kaldığı Yerden Devam
  • Medya; Yalanın İktidarı
  • Milli Orgazm
  • Küresel Sömürüde Kadına Biçilen Rol

   Yeni Köşe Yazıları

Son yazılar en yeni en üstte
Rasim Yılmaz Rasim Yılmaz

Ankara'daki Artvinliler Niçin Bölündü-3

Şevket Çorbacıoğlu Şevket Çorbacıoğlu

Ulusal Bayramların İçi Boşaltılıyor mu?

Rasim Yılmaz Rasim Yılmaz

Ankara'daki Artvinliler Niçin Bölündü-2

Rasim Yılmaz Rasim Yılmaz

Ankara'daki Artvinliler Niçin Bölündü-1

İbrahim Erol İbrahim Erol

Atatürk Dinsiz miydi?

Şevket Çorbacıoğlu Şevket Çorbacıoğlu

Anneler Günü İçin Önerim

Şevket Çorbacıoğlu Şevket Çorbacıoğlu

Samsun 19 Mayıs Lisesi Anıları-2

Şevket Çorbacıoğlu Şevket Çorbacıoğlu

Yılmaz Erdoğan ve Tayyip Erdoğan


   Üye Girişi

 
Kullanici adi ve sifre alani büyük-küçük harflere duyarlidir.
Yeni Üye Kaydı
Kayıp Şifre
Giriş Yardımı Giriş Yardımı

   Galeri Son Resim

Artvin resimleri son eklenen resim dosyası.Artvin Manzara Resimleri kategorisinde.

Tekin Böbrek

tarafından eklenmiş.
» Ardanuç Çakıllar köyü
Ardanuç Çakıllar köyü
Resim kategorileri içerisinde yayla resimlerini beğeneceğinizi umuyoruz.

www.artvin.biz'de şu an dolaşan 16 kişi bulunmaktadır.www.artvin.biz bugün 1111 tekil kişi,9493 çoğul kişi tarafından ziyaret edilmiştir.
2012 yılı toplam 1222377 tekil kişi, 10801354 çoğul kişi tarafından ziyaret edilmiştir.Ip numaranız 38.107.179.210 'dir.
www.artvin.biz'de toplam 13945 üye bulunmaktadir.Son Üyemiz birkangenc
Online Üyeler:


Sayfa olusumu: 0,546875 saniye
© Artvin biz 2005-2012 Coded&Design By Cengiz Gündüz  

BlogEngine | Artvin Siteleri | Resim Gönderin | İletişim | Arkadaşınıza Tavsiye Edin | Kullanım ve Gizlilik Sözleşmesi


Rss rss Haberler | Resimler | Videolar | Sitemap25 Mayıs 2012 Cma Saat: 02:34:30 Css | Sayfa Başı