Artvin Köşe Yazıları

Burjuva Demokrasisi Rıza Üretir
Yazar : Mehmet Ali Yazıcı


  • Ana Menü
    • Artvin Haberleri
    • Artvin Genel Bilgiler
    • Artvin Onuncu Köy / Forum
    • Artvin Siteleri
    • BlogEngine Blogum
    • Artvin Sohbet Odası
    • Üye Ol
    • Resim Gönder
  • İlçeler
    • Artvin
    • Ardanuç
    • Arhavi
    • Borçka
    • Hopa
    • Murgul
    • Şavşat
    • Yusufeli
  • Köyler
    • Artvin Köyleri
    • Ardanuç Köyleri
    • Arhavi Köyleri
    • Borçka Köyleri
    • Hopa Köyleri
    • Murgul Köyleri
    • Şavşat Köyleri
    • Yusufeli Köyleri
  • Resimler
    • İl-İlçe Merkezi Resimleri
      • Artvin Merkez Resimleri
      • Ardanuç Merkez Resimleri
      • Arhavi Merkez Resimleri
      • Borçka Merkez Resimleri
      • Hopa Merkez Resimleri
      • Murgul Merkez Resimleri
      • Şavşat Merkez Resimleri
      • Yusufeli Merkez Resimleri
    • Manzara Resimleri
    • Yayla Resimleri
    • Göl Resimleri
    • Baraj Resimleri
    • Kış Manzara Resimleri
    • Tarihi Yerler Resimleri
    • Boğa Güreşleri Resimleri
    • Festival ve Şenlik Resimleri
    • Rafting Kano Resimleri
    • Çiçek Böcek Hayvan Resimleri
    • Ahşap Yapı Resimleri
    • Eski Alet-Edevat
    • Siyah Beyaz Kareler
    • El Sanatları
    • Yiyecek İçecek Resimleri
    • Diğer Artvin Resimleri
  • Müzikler
    • Tulum Müzikleri
    • Davul-Zurna Müzikleri
    • Artvin Türküleri
    • Akordeon Müzikleri
    • Org Müzikleri
    • Tulum Dinle
    • Artvin Türküleri Dinle
  • Videolar
  • Yazılar
  • Şiirler
  • Barajlar
    • Artvin Deriner Barajı
    • Borçka Barajı
    • Yusufeli Barajı
    • Muratlı Barajı
    • Bayram Barajı
    • Bağlık Barajı
  • Servisler
    • İletişim
    • Sitemizi Eşe Dosta Duyurun
    • Ziyaretçi Defteri
    • Sıkça Sorulan Sorular
    • Yardım
    • Biz Kimiz?

  Artvin Köşe Yazıları

 Geldiniz !!!  Anasayfa » Artvin Yazılar »Siyaset



»Burjuva Demokrasisi Rıza Üretir


Yorum yazabilmek için lütfen giriş yapınız.


Yazı Ekle

Paylaş  

Burjuvazinin, insanlık için en ideal yönetim şekli olarak ileri sürdüğü ve savunduğu demokrasi, bilindiği gibi burjuva demokrasisidir. Fransa’da ortaya çıkmış ve burjuvazinin sınıf egemenliğinin aracı olarak oturtulduktan sonra yaygınlaşmıştır. Uygulanma biçimi, temsil sistemine dayanır. Bu sistemin özü, bireyleri, azami olarak siyasetin dışında tutarak toplumu apolitikleştirmekten başka bir şey değildir. İnsanların aktif politika içinde olmaları istenmez. Egemen sınıflara göre politik insan tehlikeli insandır. Söz, yetki ve karar hakkını kullanmak ister. Sürekli sorgulayan ve hesap soran kitleleri yönetmek zorlaşır. Bundan dolayı, kitleler siyasetin genellikle dışında tutulur ve dört beş yılda bir yapılan seçimlerle toplumun kendi yöneticilerini seçme özgürlüğüne sahip olduğu imajı verilir. Burjuvaziye göre en güzel yönetim biçimi budur ve başka bir modeli denemeye gerek yoktur. Bu sözde özgürlüğün işlevsel olmadığı artık anlaşılmıştır.

Burjuva demokrasisinin geçerli olduğu ülkelerde siyaset çok kârlı bir sektör halini almıştır. Sermaye birikimi yaratmanın ciddi bir aracı durumuna getirilmiştir. Parasal olarak karşılığı, örneğin milletvekili seçildikten sonra alınması düşünülen büyük ihale ve yatırımlara, rüşvete, kara paraya vb. dönüşmüştür. Parası olmayan milletvekili seçilemez ve toplumsal kesimler içerisinde temsil ve seçilme hep zengin kesimler arasından olur. Bu nedenle,“Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir” ibaresi safsatadan başka bir şey değildir. Ya da büyük sermaye kesimleri, temsilcilerini, kendileriyle işbirliğine giren diğer sınıfların içerisinden atarlar. Bir tür yetkilendirme işlemidir bu ve bu işin finansmanını da kendileri yaparlar.

Ülkemizden örnek verecek olursak, bugün TBMM üyelerinin bir dökümü yapıldığında, halkı temsil ettiği iddia edilen milletvekillerinin neredeyse tamamı, orta ve üst sınıflardan gelmektedir. İşadamı, sivil ve askeri bürokrasiden gelenler ağırlıktadır. Bunların seçim finansmanını ayarlayan da güçlü sermaye tekelleridir. Cumhuriyet tarihi boyunca (buna CHP’nin tek parti dönem de dâhil),çalışanların, işçi ve emekçilerin Meclis’te temsil oranı yüzde 3’ü geçmemiştir. Bazı dönemler, kimi partiler tarafından göstermelik olarak denense de, ön seçim ya da aday adayı seçimi diye bir süreç, siyaset kültüründe kabul görmemiştir. Parti tabanlarının bu konuda hiçbir yetkisi bulunmamaktadır. Genel başkanlar ya da parti merkezleri atamaları yapmışlardır. “Seçilecek olanların atanması” gibi tuhaf bir durum yaşanır, hemen hemen her seçim döneminde.

Bu ve benzeri nedenlerden dolayı bugün dünyada temsili demokrasi ömrünü tamamlamak üzeredir ve doğrudan demokrasi arayışları kitleler için cazip bir durum haline gelmiştir. Buna teknolojinin ve kitle iletişim araçlarının gelişmişliğinin de büyük bir etkisi vardır. Kitlelerde, uzaktan ve iletişim araçlarıyla da olsa merkezlere müdahale etme talepleri gelişmektedir.

Demokrasi, son tahlilde bir devlet biçimidir. Devlet ise bir sınıflı toplum gerçekliğidir ve egemen olan sınıfın yönetme aygıtıdır. Burjuva demokrasisi demek, bir başka açıdan burjuva devleti demektir. Burjuva demokrasisi en ideal noktasına temsili demokrasiyle ulaşmıştır ve içinde bulunduğumuz dönemde temsili demokrasi, dolayısıyla burjuva devlet kriz içerisindedir. Seçme-seçilme hakkının olması, pratikte ise insanların kendi iradeleri doğrultusunda bu haklarını istedikleri gibi kullanamamaları, bu sistemin “özgürlükçü bir yönetim biçimi” olduğu tezini de sorgular hale getirmiştir. Sorun, bunun yerine koyulacak olan “doğrudan demokrasi”nin nasıl olacağı ve hangi araçlarla gerçekleştirileceği noktasında düğümlenmektedir.

Son yıllarda yapılan tartışmalarda ortaya çıkan sonuçlardan biri de, düşüncenin kontrol altına alınmasında despotik ve militarist rejimlerden daha çok, sözde özgürlükçü ve halka dayalı yönetimlere ihtiyaç olduğu gerçeğidir. Genel görüntü, medya, basın-yayın ve kanaat önderleri aracılığıyla “her şeyin” konuşulduğu ama hiç bir şeyin konuşulmadığıdır. Burada ki amaç sadece, gelişmelerden ve yaşananlardan rahatsızlık duyan kesimlere bir rahatlık vermek ve tansiyonu düşürmektir.

Burjuva demokratik toplum, manipülasyon, yanıltma gibi ve bunlara dayalı olarak rıza üretmede çok başarılı bir toplum modelidir. Aynen seçim dönemlerinde ki temsil olayında olduğu gibi, kitlelerin bilinci, organize alışkanlıkları ve kanaatleri, bilerek ve istenerek, en akılcı yollardan maniple edilir.

Bu, demokratik toplum için son derece önemlidir. Egemenler bunun propagandasını sistemli olarak, aydınlara ve önde gelen entelektüellere yaptırırlar ve kitleleri politikadan yalıtmaya çalışırlar. Örneğin bugün ülkemizde ki burjuva medya ve televizyonlar da ’kanaat önderleri’ olarak ortaya çıkarılanların, bu toplumsal rızanın oluşması için kullanılan birer araç oldukları ve bu görevi severek, isteyerek üstlendikleri ve yerine getirdikleri açık bir biçimde görülmektedir. Hatta bu tartışmalara katılmanın ve insanlara yalan söylemenin, ahlâksızlık da olsa maddi anlamda bir karşılığı da vardır.

Bu model, ‘razı etme mühendisliği’nin işini rahat bir biçimde yapma ve kitleleri buna ikna etme serbestliğidir. Bilindiği gibi, ‘ikna etmek’ ,kitleleri her hangi bir konuda kandırma anlamına da gelir.

Burjuva demokrasisi ile yönetilen demokratik toplumlarda demokrasi adına yapılan şudur: “Çoğunluk elini eteğini gerçeklerden çekmeli, bir hayal âlemine dalmalıdır. Fukaralara zenginlik hikâyeleri, baskı altında tutulanlara özgürlük masalları, üstelik güçsüz olup, yenik düşmüş bulunanlara zafer hayalleri satılmalıdır.”(N.Chomsky)

İçinden geçtiğimiz süreçte, çarpık bir burjuva demokrasisine sahip olan ülkemizde, yaşananları bu çerçevede değerlendirmek gerekiyor. Yukarıdan aşağı geliştirilen çarpık demokrasi denemesi rıza üretmeye ve kitleleri telkin etmeye çalışıyor. Ancak, sistemin sakatlığı rıza biçimlerine de yansıyor. Bundan dolayı, örneğin, ‘ulusalcı güçler’, ‘kızıl elma ittifakı’ gibi bir araya gelişler bizleri fazla şaşırtmamalıdır. Bu tür kümeleşmeler ve bir araya gelişler, yukarıdan aşağıya geliştirilmeye çalışılan çarpık burjuva demokrasisinin resmi rıza üretme biçimlerinden başka bir şey değildir. Sürekli dillendirilen, ‘sağcılık’, ‘solculuk’ kalmadı, “bütün toplum bir arada duruyor” tezi bunların başında gelmektedir.

“Toplumsal rıza üretme” sisteminin işlevini yerine getirmesi için yığınla iş yapılmaktadır. Kültürden sanata, edebiyattan spora birçok alanda işlevsel bir mekanizma kurulmuş durumdadır. Kitlelerin köşelerine çekilmeleri ve sessiz kalmaları için her türlü araç (baskı araçları da dâhil) kullanılmaktadır.

Chomsky, bu iş görmeyi şu şekilde ifade ediyor:”Hedeflerinden biri salalar ve cahillerdir. Bunlar deliklerinde tutulmalı, anlayabilecekleri kadar basitleştirilmiş martavallarla uyutulmalıdır... izole edilmelidir. En ideali, bunların her birini ve tek başına olmak üzere TV ekranının karşısına oturtmak, spor müsabakalarını, Brezilya dizilerini seyrettirmektir. Organize olmalarına izin verilmemelidir. Bir araya gelirlerse nelere sahip olabileceklerini düşünmeye fırsatları olmamalıdır.”

Toplumsal rızayı kabul etmeyen ve telkinlere kanmayanlara ise neler yapıldığı, özellikle bizim gibi yeni-sömürge ülkelerde çok net bir şekilde bilinmektedir.

Mehmet Ali Yazıcı

« Önceki Sonraki »

Yorum yazabilmek için lütfen giriş yapınız. Arkadaşıma Yolla
Beğendim
  • Currently 3.5/5 Stars.
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
3 kişi oyladı Ortalama 5 üzerinden 3.7 yıldız aldı.


Yazar :Mehmet Ali Yazıcı Yayım Tarihi :27 Nisan 2010 SalıOkunma :1634

« Sarı İneğimize Ne Oluyor?

Anlaşılmak Üzerine »





Son Yorum Yapılan Köşe Yazıları

Mustafa Bilir; Samsun 19 Mayıs Lisesi Anıları-2 için yazdı,
Orhan Aksu; Sermaye Tapınakları Kentleri Bilim için yazdı,
Mustafa Kemal Emül; BLATTA ORİENTALİST´İN SİVAS GÜNCESİ için yazdı,
Namık Tipioğlu; BLATTA ORİENTALİST´İN SİVAS GÜNCESİ için yazdı,
Mustafa YAVUZDEMİR; Gençliğe Hitabe de Kaldırılmalı…! için yazdı,

Son Eklenen Köşe Yazıları

  • Ankara'daki Artvinliler Niçin Bölündü-3
  • Ulusal Bayramların İçi Boşaltılıyor mu?
  • Ankara'daki Artvinliler Niçin Bölündü-2
  • Ankara'daki Artvinliler Niçin Bölündü-1
  • Atatürk Dinsiz miydi?

   Yazar Hakkında

Mehmet Ali Yazıcı

15.11.1966 yılında Artvin’in Yusufeli ilçesine bağlı Öğdem köyünde doğdum. İlkokul, Ortaokul ve Liseyi Yusufeli’de okudum. Anadolu Üniversitesi İktisat bölümünden önlisans diploması aldıktan sonra Hacettepe Üniversitesi Mühendislik Fakültesi’ne girdim. Üniversitenin Öğrenci Derneği’nde ki çalışmalarım ve siyasi faaliyetlerimden dolayı birçok kez gözaltına alındım. Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi, hakkımda davalar açtı. 1991 yılında aranır duruma düştüm. Altı yıl arandım.1997 yılında Ankara’da bir operasyonda yakalandım. Dört yıl yargılandıktan sonra Ankara DGM tarafından 15 yıl ağır hapse mahkûm edildim. Kararı Yargıtay onayladı. Ankara Ulucanlar, Ermenek Özel Tip ve Sincan F Tipi Hapishanelerinde yaklaşık 8 yıl yattım.2004 yılının Kasım ayında, TCK’ da yapılan yeni düzenlemelerden dolayı özgürlüğüme kavuştum. 2009'da Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümünü bitirdim. Birçok gazete ve dergide çeşitli konularda yayınlanmış yazılarım bulunmaktadır. "Sen Hiç Ağlamazdın" adında, Anarres Yayınlarından(Ankara-Haziran 2007) çıkan bir şiir kitabım vardır. Günlük çıkan Suluca Karahöyük Gazetesine (Hacıbektaş), aylık Özgürlük ve Uzun Yürüyüş Dergilarine yazılar yazdım. Red Dergisi'nde yazılar yazıyorum. “Köşesiz Yazılar” adında bir kitabım yayına hazırlanmaktadır.
yazici66@yahoo.com

Diğer Yazıları

  • Hakikate Dayanacak Gücüm Vardı
  • “Eşekliğin Teorisi” Vesilesiyle; Bilinç
  • Ranta Dönüştürülen Acılarımız!
  • Libya'da Neler Olacak?
  • 12 Eylül Darbesi ve Mankurtlaşma
  • Mankurtlaşma Ve Seçim
  • 1 Mayıs'ın Doğuşu
  • Yeniden Özgür Gündem
  • Açıklama
  • "Sevgililer Günü" ya da Kapitalizmin Tükettirme Sevgisi
  • Susmayacağız!
  • Açıklama
  • Nerdesin Ey Umut!
  • Orospulaşma...
  • DEV-GENÇ, Mücadele Demektir
  • Sokaktaki Devrim
  • Otobüste Kullanılmayan 50 Kuruşlar Ne Oluyor ?
  • Bilinç ve Bilinçaltı Üzerine Notlar
  • 'Sol'um Süründürür
  • "Devrim Yapılmaz, Devrim Olunur!"(*)
  • Artvinli ve Tuncelili Olmak;
  • Haliç Devletinin Avcı Simon'u
  • Bilim ve Felsefe
  • Tarafımız Belli Olsun!
  • Parfüm Orucu Bozar mı Hocam?
  • Said Nursi'nin "Sol"daki Müritleri
  • Çağın Gerisine Doğru Bir Sıçrama; İran Devrimi
  • Olgu İnsan
  • Kültür Ve Mücadele
  • Sahte Kavga Sahte Kahramanlık
  • Bir Hasan Cemal Kitabı
  • Fearari'sini Satan Bilge
  • "Şu Çılgın Türkler" Romanı Üzerine Notlar
  • Ulusların Ortaya Çıkışı ve Marksizm'de Ulusal Sorun
  • Bana gelen Mektuplar-7
  • 'Tarafsızlık' Düşüncesi Üzerine Notlar
  • Her Hangi Birine Bir Mektup
  • Bana Gelen Mektuplar-6
  • Bana Gelen Mektuplar-5
  • Bana Gelen Mektuplar-4
  • Gelirsen Bir Mevsim Getir, Adı İlkbahar Olsun
  • Bana Gelen Mektuplar-3
  • Bana Gelen Mektuplar-2
  • Adorno´nun Anti-Tezi
  • Sevgi Üzerine
  • Bana Gelen Mektuplar-1
  • Olaylara Yön Veren Temel Çelişkiler...
  • Filistin Tarihi Ya Da Bir Halkın Acı Dolu Dramı
  • Bekir Kilerci ve Hatırlattıkları
  • Eleştiri, Özeleştiri ve Sol
  • Din mi? Bilim mi?
  • Demokrasi Mücadelesinde Kitle Örgütleri
  • Sol'da Birlik (Gerekli mi?)
  • Bireycilik Toplumsalın Ölümüdür
  • Anadolu
  • Sanat Ve Politika
  • Edebiyata Dair Üç Soru
  • Ezilenlerin Pedagojisi'nde Eleştirel Bilinç
  • Türk Kurtuluş Savaşı ve ABD
  • Mustafa Kemal, Tam Bağımsızlık ve AB
  • Yeni İnsan ve Yeni Kültür Üzerine
  • Yanlış hayat doğru yaşanmaz
  • Hukuk mu Dediniz!
  • İnsanlığın Sorunlarının Çözümü Marksizimde Yatıyor
  • Cumhuriyet Döneminin Beş Tabusu
  • Çözülme
  • Sevgisiz Hayat Yaşanmaya Değmez!
  • Egemenlerin Kronik Korkusu;1 Mayıs
  • Ergenekon; Elma Dersem Çık!
  • Cumhuriyet'in Karanlık Yüzü
  • Tarafımız Belli Olsun!
  • Yeni Liberalizm Nedir?
  • Kal Gittiğin Yerde...
  • Öğretmen İmama Yenildi(mi)?
  • Grupsal Davranış Tarzı Nasıl Olmalıdır?
  • İkiyken Tek Olabilmektir Aşk!
  • Popüler Kültür ve Tüketim
  • Burjuva Demokrasisi Rıza Üretir
  • Anlaşılmak Üzerine
  • Aydın Üzerine
  • İnsanı Anlamak
  • Ergenekon Operasyonu ya da Güçlenen Türkiye Kapitalizmi
  • Kapitalizm ve Çevre
  • Okullar Açıldı; Paralı ve Ezberci Eğitime Kaldığı Yerden Devam
  • Medya; Yalanın İktidarı
  • Milli Orgazm
  • Küresel Sömürüde Kadına Biçilen Rol

   Yeni Köşe Yazıları

Son yazılar en yeni en üstte
Rasim Yılmaz Rasim Yılmaz

Ankara'daki Artvinliler Niçin Bölündü-3

Şevket Çorbacıoğlu Şevket Çorbacıoğlu

Ulusal Bayramların İçi Boşaltılıyor mu?

Rasim Yılmaz Rasim Yılmaz

Ankara'daki Artvinliler Niçin Bölündü-2

Rasim Yılmaz Rasim Yılmaz

Ankara'daki Artvinliler Niçin Bölündü-1

İbrahim Erol İbrahim Erol

Atatürk Dinsiz miydi?

Şevket Çorbacıoğlu Şevket Çorbacıoğlu

Anneler Günü İçin Önerim

Şevket Çorbacıoğlu Şevket Çorbacıoğlu

Samsun 19 Mayıs Lisesi Anıları-2

Şevket Çorbacıoğlu Şevket Çorbacıoğlu

Yılmaz Erdoğan ve Tayyip Erdoğan


   Üye Girişi

 
Kullanici adi ve sifre alani büyük-küçük harflere duyarlidir.
Yeni Üye Kaydı
Kayıp Şifre
Giriş Yardımı Giriş Yardımı

   Galeri Son Resim

Artvin resimleri son eklenen resim dosyası.Artvin Manzara Resimleri kategorisinde.

Tekin Böbrek

tarafından eklenmiş.
» Ardanuç Çakıllar köyü
Ardanuç Çakıllar köyü
Resim kategorileri içerisinde yayla resimlerini beğeneceğinizi umuyoruz.

www.artvin.biz'de şu an dolaşan 15 kişi bulunmaktadır.www.artvin.biz bugün 1203 tekil kişi,11896 çoğul kişi tarafından ziyaret edilmiştir.
2012 yılı toplam 1222469 tekil kişi, 10803757 çoğul kişi tarafından ziyaret edilmiştir.Ip numaranız 38.107.179.208 'dir.
www.artvin.biz'de toplam 13945 üye bulunmaktadir.Son Üyemiz birkangenc
Online Üyeler:


Sayfa olusumu: 0,546875 saniye
© Artvin biz 2005-2012 Coded&Design By Cengiz Gündüz  

BlogEngine | Artvin Siteleri | Resim Gönderin | İletişim | Arkadaşınıza Tavsiye Edin | Kullanım ve Gizlilik Sözleşmesi


Rss rss Haberler | Resimler | Videolar | Sitemap25 Mayıs 2012 Cma Saat: 07:59:36 Css | Sayfa Başı