Artvin Köşe Yazıları
»Popüler Kültür ve Tüketim
Çağımızın en önemli hastalığı, kapitalizmin, insanları bilinçsizce bir tüketime sevk etmesi ve tabir-i caizse birer “tüketim manyağı” haline getirmiş olmasıdır. Bu duruma paralel olarak geliştirilen “popüler kültür” kavramı da tüketim toplumu olgusuyla birlikte tartışılmakta ancak net bir tanıma ulaşılamamaktadır. Popüler kültür tanımında ortaklaşılan yan, gündelik yaşamın ’tüketim kültürü” olması noktasındadır. İletişim araçlarının gelişkinliği ve içerdikleri mesajlarla bağlantılı olarak değerlendirilmekte ancak öz olarak, insanı tüketim nesnesi yapması, kendine ve topluma yabancılaştırması özellikleriyle tartışılmakta ve eleştirilmektedir.
Popüler kültür şimdiye kadar oluşturulan yerleşik yaklaşım ve anlayışları ciddi anlamda olumsuz yönde değiştirmiştir. Bilinçsiz tüketimi yaygınlaştırmış, dolayısıyla tüketim toplumu yaratma özelliğiyle ticari dünyanın (kapitalizmin) daha fazla kar elde etmek için kullandığı önemli bir araç haline gelmiştir. Popüler kültürün etkisi altında olan toplumsal alan ve bireyler, kendi tercihlerini ihtiyaçlarına göre yapabilme ve kendileri için karar verme özelliklerini yitirmişlerdir. Bu, daha çok nesnelerin tüketimi alanında belirgin bir şekilde gözlemlenmektedir. Popüler kültür kavramının en önemli özelliği “bir şeye ihtiyaç olunmadığı halde o şeyi ihtiyaç haline getirmek ve tükettirmek” gibi gizli mesajlar içermesidir.
Çağımız insanı gündelik yaşamda, yerleşik düzenin bize dönük yüzünü temsil eden yasalar, hapishaneler, ordu, polis, medya organları, siyasi partiler, okul, vb. kurum ve kuruluşlarla kuşatılmış durumdadır. Bu kurumların basıncı ve kuşatması altında birey, gündelik yaşam içerisinde adeta sıkışıp kalmıştır. Bunlara uymamanın birçok yaptırımı ve kısıtlaması vardır. Gündelik hayat, devletle bireyi, egemen olanla egemen olunanı yan yayana daha doğru bir deyişle karşı karşıya getirmektedir. Buna, yönetenle yönetilenin karşı karşıya gelmesi de diyebiliriz. Gündelik hayat, farklı sınıf ve kesimleri de bir araya getirir ve toplumsal alan içerisinde değişik biçimlerde ilişkilendirir. İnsanlar son tahlilde bir sınıfın ya da toplumsal bir katmanın üyesidirler. Ve mensubu oldukları toplumsal konumun söylem ve jargonunu kullanarak birbirleriyle iletişime girerler. Popüler kültür üreticileri bu özellikleri dikkate alarak, toplumun bütün alanlarına yönelik kültür ve tükettirme bilinci üretirler. Popüler kültür pazarında toplumun her kesimi ve her bireyi için tüketilecek mutlaka bir şeyler bulunmaktadır. Bu özelliğiyle toplumsal sınıf ve katmanları eşitlediği tezi de ileri sürülmektedir.
Bugün dünyada popüler kültür ve bunun ortaya çıkarttığı ürünler, Globalleşme adı altında yoğun bir yayılım ve tüketim süreci yaşamaktadır. A.Oktay, bu durumu şu şekilde ifade etmektedir: “Küreselleşmiş bir popüler kültürün içinde yaşamakta olan bütün emekçi sınıf ve kesimlerin kendi gündelik pratikleri içinde ve egemen sınıfların düşüncelerine birebir uyumlanmamayı başararak ürettikleri bu popüler kültür, hızla ileri teknoloji araçlarını kullanan kitle kültürü tarafından özümlenmektedir. Sermayenin ulus aşırılığı ya da küreselleştiği gibi kültüründe küreselleştiği bir dönemdeyiz.”
Bu kültürel dağılım ve yayılma inanılmaz bir boyuta ulaşmış durumdadır. Bugün ülkemizde de yabancı pembe diziler, ıvır zıvır filimler, şhow programları, yarışma programları vb. alt ve orta sınıfların sanki kendi yapımlarıymış gibi ilgi görmektedir ve tüketilmektedir. Hemen hemen bütün yeni ve yarı-sömürge ülkelerde durum budur. Batı merkezli kültür ürünleri ve tüketim maddeleri, müthiş bir sahiplenme duygusuyla tüketilmektedir ve insanlar neyi- niçin-neden tükettiğinin farkında bile ol(a) mamaktadırlar. Bu ilgi, abartısız, emperyalizmin ürettiği bütün kültürel ürünlerde geçerlidir. Bugün ülkemizde“bize ait” hiçbir şey kalmamıştır.
Emperyalizmin kültürünü yayan sermaye, “Yerel sermayeler aracılığıyla, diğer siyasal ve ekonomik seçkinlerin işbirliği içinde hüküm sürebileceğini anlamış bir sermaye biçimidir. Onlar silip atmaya kalkışmaz; onların aracılığıyla işler.”(S.Hall) Küreselleşen sermayedir ve dünyanın her bölgesine sömürünün bayrağını dikmiştir. Küreselleşen sermayenin ürettiği kültür olan “popüler kültür” de yaygınlaşmış, mevcut yaşam anlayışlarını bir an da altüst etmiştir. Bu alt üst oluş devam etmektedir. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın geçenlerde söylediği “değişime direnmeyin” sözü esasında emperyalist-kapitalist sistemin küreselleşme adı altında bizim gibi ülkelere dayattığı siyasal, ekonomik ve kültürel kuşatmaya direnmeyin şeklinde anlaşılmalıdır.
Ülkemizde, küreselleşmeyi savunanlar, emperyalist-kapitalist sistemin ürettiği yeni tahakküm, baskı ve sömürü biçimleri üzerinde pek durmazlar. Onların övgüye değer buldukları tek konu, Amerikalı İletişim Bilimci Marshall McLuhan’nın dünyada ki iletişim ve haberleşme alanındaki gelişmelerden yola çıkarak kavramlaştırdığı, dünyanın “küresel bir köy” olması üzerinedir.
Popüler kültür bireyi ve toplumsal alanı demokratikleştirmekten ve özgürleştirmekten uzaktır. “Tek tip birey yaratma” yolunda hızla ilerlemektedir. Her şeyin ve her kesin “aynileştiği” bir dünyada farklı olmak da giderek zorlaşmaktadır. Özgürce hareket edilen alan, geliştirilen popüler kültür ürünlerini tüketme “özgürlüğü”dür. Temelinde yatan olgular ise, insanları şeyleştirme ve hem kendilerine karşı hem de topluma karşı yabancılaştırmaktır. Bu nedenle, popüler kültür tartışmaları bugün adına küreselleşme denen emperyalizm olgusundan ayrı ele alınamaz.
(2008)
Mehmet Ali Yazıcı
Not: Sitede yazılarım yayınlanmaya başlayalı iki gün oldu ve yazılarıma yönelik beklenen "uyarılar" da gelmeye başladı. Kimseyle polemik yapma taraftarı değilim ve "Anlaşılmak Üzerine" yazımı sitede bu yüzden yayınladım. Bu ülkede farklı düşüncelere tahammülün olmadığını biliyorum. Benim istediğim şudur: Kimse yazdıklarımı okumak zorunda değildir. Eğer okunuyorsa da akıllı ve bilgi yüklü eleştiriler yapılmalıdır. Özelime gelen, baştan sona dil bilgisi ve yazım hatalarıyla dolu iletilerden birini aşağıya alıyorum.
"Yanıtla -- Sil
Gönderen : adagman
Tarih : 4/27/2010 7:38:53 AM
Konu : selam
öncelikle saygılarımı sunuyorum yazdıgım yoruma cevap vermissiniz ben bu site kuruldugunda burdaydım bey efendi bizler sayesinde buralara geldi ilk yönetici benim sitede ben makina muhendisiyim aynı zamanda da yuksek bilgisayar muhendisiyim sitedeki yazarların yazılarını okuyorum kafamda calısıyor sol kesim yazıları var site chp den baska bir sey yazılmıyor ha parti olarak yazılmayabilir ama chp zihniyeti yazıları var türkiyenin gerceğini nasıl gormuyorsunuz bven anlamıs değilim mehmet bey geçmişimizde yapılan hataları biz oduyoruz ve site solcuların ussu olmus buna artık el atmanın zamanı geldi ben yurt dısındayım donunce inşallah halledecez saygıalrımla
Yanıtla – Sil"
Yazar :Mehmet Ali Yazıcı Yayım Tarihi :27 Nisan 2010 SalıOkunma :1999
Son Yorum Yapılan Köşe Yazıları
Son Eklenen Köşe Yazıları
Nisan
28
ÇrşMehmet Ali Yazıcı Popüler Kültür ve Tüketim için dedi;
Namık Bey,
İlginize teşekkür ederim. Size katılıyorum ve yanıt vermiyorum. Bir iletisinde de bana talimat vererek "doğru ve anlaşılır yaz" dedi. Yazdıklarından yola çıkarak vardığım sonuç sizin söylediğiniz gibidir. Evet, dikkate almamak gerekiyor.
Sevgi ve dostlukla kalınız...
Nisan
28
ÇrşNamık Tipioğlu Popüler Kültür ve Tüketim için dedi;
Sayın Yazıcı;
Yazılarınızı zevkle okuyoruz.
Sizin yazınıza güya "eleştiri" yapan imlası bozuk "organizma"yı lütfen ciddiye almayınız.Biz onu yakından tanıyoruz.Eminim yine bu sayfalarda boy gösterecektir.Buna hazırlıklı olunuz.
Benim size önerim;yanıt vermemeniz..
Yazılarının silinmesi-hakaret unsuru taşımadığı sürece- taraftarı değilim,zira onlar ibret vesikası olacaktır.Kendi suretine ayna tutan bir "meczup"tur o bizim nazarımızda.Peryodik aralıklarla ortaya çıkıp,işlevini yerine getiren bir "ayna"...
Size selam ve sevgilerimi gönderiyorum.
Nisan
28
ÇrşCengiz GÜNDÜZ Popüler Kültür ve Tüketim için dedi;
Aynı mevzunun daha önce de yaşanması ve gündeme gelmesi nedeniyle, Hamurlu köyü mesaj tahtasındaki bir iletiye yazdığım cevabı aşağıya aktarıyorum.
aytekin Kimdir?(adagman)
Kendisi 11/7/2008 tarihinde artvin.biz´e üye olmuş 2772. üye. Arhavi Boyuncuk köyü hakkında resim ve bilgiler eklemiş ve biz de kendisine köy temsilciliği teklifinde bulunmuşuz,(K.O.K) bir süre bu görevi yürütmüş ve sonra yöneticiliğe terfi etmiş. Daha sonra görevini kötüye kullanmaya başlamış. Bazı üyeleri tehdit etmiş, "yazını silerim, şiirini silerim, seni siteden atarım -buna yetkisi olmadığı halde-, üyeliğini silerim" demiş. Sonra benden habersiz üyelik silmiş ve şiir silmiş.
Özellikle bayan üyelere mesajlar atmış, msn adresini vermiş, "beni ekleyin yoksa üyeliğinizi silerim" demiş.
Sonra gelen şikayetler üzerine, benim bunlardan haberim olmuş ve yöneticiliği sonlandırılmış tüm yetkileri elinden alınmış.
Ne yapacağını şaşıran baytekin, kendisini siyesete adamış ve sitenin yöresel bir site olduğu halde chp sitesi haline geldiğini bunun yanlış olduğunu kendisi varken bunlara mahal vermediğini mesajlarla üyelere bildirir olmuş ve yazılara hep aynı yorumları -yazının konusu ne olursa olsun- yapmaya başlamış.Benim yine bunlardan haberim olmuş.Kendisinin üyeliğini silmemem sadece onu kontrol altında tutma amacımdandır. Yoksa bunu çoktaaan haketmiştir.
Kendisi aslında bilgisayar mühendisi olduğunu iddaa etmekte, fakat tarayıcının ne olduğunu bilmediği, klavyeyi kullanamadığı ve yaptığı yorumların seviyesine baktığımda ben onun ilkokulu bitirdiğinden bile şüpheleniyorum.
Kendisi aylardır yurt dışında olduğunu iddaa etmekte ama IP adresi -bilgisayarın konumunu gösteren numara- onu İstanbul´da göstermekte.
Bunları neden yazdım? Yanlış anlaşılmasın amacımız kimseyi yermek yada kötülemek değil. İncir çekirdeğini doldurmayacak bir beyincik yüzünden birbirimizi kırmayalım diye.
Not: Artvin.biz 2006 yılı 4 Ocak tarihinde yayın hayatına başlamış ve en büyük atılımı 2009 yılında göstermiştir.
2005- 2006 yıllarında Yusufeli sitesi iken küçük miktardaki veritabanı artvin.biz´e aktarılmıştır.
"Bu gelişmede adagmanın katkısı nedir?" diye sorarsanız "?" Bir kaç resim.
Sonuç : Lütfen kendisini kaale almayınız.



Sayfa Başı