Artvin Köşe Yazıları

Cumhuriyet Döneminin Beş Tabusu
Yazar : Mehmet Ali Yazıcı


  • Ana Menü
    • Artvin Haberleri
    • Artvin Genel Bilgiler
    • Artvin Onuncu Köy / Forum
    • Artvin Siteleri
    • BlogEngine Blogum
    • Artvin Sohbet Odası
    • Üye Ol
    • Resim Gönder
  • İlçeler
    • Artvin
    • Ardanuç
    • Arhavi
    • Borçka
    • Hopa
    • Murgul
    • Şavşat
    • Yusufeli
  • Köyler
    • Artvin Köyleri
    • Ardanuç Köyleri
    • Arhavi Köyleri
    • Borçka Köyleri
    • Hopa Köyleri
    • Murgul Köyleri
    • Şavşat Köyleri
    • Yusufeli Köyleri
  • Resimler
    • İl-İlçe Merkezi Resimleri
      • Artvin Merkez Resimleri
      • Ardanuç Merkez Resimleri
      • Arhavi Merkez Resimleri
      • Borçka Merkez Resimleri
      • Hopa Merkez Resimleri
      • Murgul Merkez Resimleri
      • Şavşat Merkez Resimleri
      • Yusufeli Merkez Resimleri
    • Manzara Resimleri
    • Yayla Resimleri
    • Göl Resimleri
    • Baraj Resimleri
    • Kış Manzara Resimleri
    • Tarihi Yerler Resimleri
    • Boğa Güreşleri Resimleri
    • Festival ve Şenlik Resimleri
    • Rafting Kano Resimleri
    • Çiçek Böcek Hayvan Resimleri
    • Ahşap Yapı Resimleri
    • Eski Alet-Edevat
    • Siyah Beyaz Kareler
    • El Sanatları
    • Yiyecek İçecek Resimleri
    • Diğer Artvin Resimleri
  • Müzikler
    • Tulum Müzikleri
    • Davul-Zurna Müzikleri
    • Artvin Türküleri
    • Akordeon Müzikleri
    • Org Müzikleri
    • Tulum Dinle
    • Artvin Türküleri Dinle
  • Videolar
  • Yazılar
  • Şiirler
  • Barajlar
    • Artvin Deriner Barajı
    • Borçka Barajı
    • Yusufeli Barajı
    • Muratlı Barajı
    • Bayram Barajı
    • Bağlık Barajı
  • Servisler
    • İletişim
    • Sitemizi Eşe Dosta Duyurun
    • Ziyaretçi Defteri
    • Sıkça Sorulan Sorular
    • Yardım
    • Biz Kimiz?

  Artvin Köşe Yazıları

 Geldiniz !!!  Anasayfa » Artvin Yazılar »Siyaset



»Cumhuriyet Döneminin Beş Tabusu


Yorum yazabilmek için lütfen giriş yapınız.
(1) Yorum Yazılmış

Yazı Ekle

Paylaş  

Kurtuluş Savaşı zaferle sona erip Cumhuriyet kurulunca, her şeyin yolunda gideceğine inanan kesimler oldukça fazlaydı. Yeni bir devlet kurulmuştu. Batılı bir yönetim biçimi benimsenmiş, eski-köhnemiş saltanat yönetiminden ve yaşam anlayışlarından milletçe kurtulduğumuz var sayılmıştı. Çağdaşlığı seçmiştik. Cumhuriyet’in kurucusu da bu durumu vurguluyor ve millete toplu olarak ´muhasır medeniyet´hedefini işaret ediyordu.

Sistem oturdukça ve yönetici sınıflar ortaya çıktıkça bu hayal dünyasının gerçek olmadığı kavranmaya başlandı. Kurtuluş Savaşı´nda canını ve kanını vermekten çekinmeyen toplumsal kesimler, yönetimin dışına itildi. Cumhuriyet eliyle zengin edilen asalaklar egemen oldular. Devlet kurulmuştu ama ortada millet yoktu. Mustafa Kemal ´bu devlete bir millet lazım’diyerek, egemen ulus olarak Türkleri ilan etti. Devlet kurulmuştu ama belli bir sınıfa dayanmayan devletin ayakta duramayacağı bilidiği için, Mustafa Kemal, bu defa da´bu ülkenin zengini yok´ diyerek işbirlikçi bir burjuva kesimi, devlet eliyle yaratıldı.

Bu ülkenin en zenginlerinden biri kabul edilen Vehbi Koç, Kurtuluş Savaşı döneminde yirmili yaşlarının başındaydı ve insanlar cephede savaşırken o Çankırı çevresinde Çerçilik yapıyordu. Savaşa katılmadı ama kurulan Cumhuriyet´in bir numaralı egemenlerinden oldu.

Tekrar yazının başına dönelim. Türkiye Halklarının Cumhuriyet´ten beklentileri aslında 1930´lu yıllara doğru bitmişti. Egemenler, halkların devletten kopmaya başladığını görünce tehlikeler üretmeye başladılar. Bu tehlikeleri gündemde tutmak rejimin geleceği için gerekliydi. Böylece Cumhuriyet Devleti´nin beş büyük tabusu oluşturuldu. Taner Akçam Cumhuriyet’in tabularını beş başlıkta inceliyor:

1-´Türkiye´de sınıflar yoktur, hepimiz kaynaşmış bir kitleyiz.´ 80 yıldır bu terane devam etmektedir. Egemenlere göre hepimiz aynı milletiz ve aramızda hiç bir fark yoktur. Ne yazık ki bu aynılık gelir dağılımına, yaşam standartlarına ve ücretlere asla yansımaz. Gecekonduda yaşayan da villada yaşayan da aynı bütünün parçalarıdırlar.

2-´Türkiye´de Kürt yoktur, hepsi dağda yaşayan Türkler´dir.´Bunun böyle olmadığı 20 yıllık bir savaşla, acı ve gözyaşıyla ortaya çıktı. Bugün artık Kürt gerçekliği reddedilemiyor ancak gerekleri de yerine getirilmiyor. Kürtler hâlâ özgürlüklerine sahip değiller.

3-´Batıcı ve laik bir toplumuz.´Bu anlayış hâlâ devam etmektedir. Cumhuriyet Devlet´nin laik olmadığı bir gerçektir. Laik bir yönetim biçimi dini finanse edemeyeceği gibi, dini söylemler kullanarak kitlelerin duygularını sömüremez. Çelişkiye bakın ki, laik olduğunu söyleyen bir devlet ´Diyanet İşleri Başkanlığı´ gibi bir kurumu devlet bütçesinden finanse eder ve devlet bütçesinin en başta gelen kalemlerinden biri olan vergide bir genelev patroniçesi birinci olur.(Hatırlansın; İstanbul´da genelev işleten bir kadın, yıllar önce vergi rekortmeni olmuş ve devletten üstün hizmet madalyası almıştı.)

4-´Ermeni Soykırımı Olmamıştır.´Egemenlerin, tarihi istedikleri gibi okumak ve kendi çıkarlarına alet etmek en bilinen özellikleridir. Ermeni Soykırımının ısrarla reddedilmesi egemenlerin ahlâk anlayışlarıyla bir ilişkisi yoktur. Asıl korku tazminat ve toprak talebinden kaynaklanmaktadır.

5-´Silahlı kuvvetler bu rejimi korumak ve kollamakla görevlidir. Onun rejim üzerinde ki etkisini tartışmak ve eleştirmek yasaktır.´AB süreci tantanasıyla bu anlayışın biraz gevşetildiği yanılgısına kapılabiliriz. Oysa gerçekte böyle bir durum sözkonusu değildir. Bir Kuvvet Komutanı karıştığı kirli işler nedeniyle yargılanamadı. Nedeni ise gelecekte Genelkurmay Başkan´ı adaylığı olmasıydı. Düşünün ki, bir rejim; adı Cumhuriyet ve yönetim biçimi demokrasi ama Silahlı Kuvvetler bu rejimi koruma adına güvenlik görevlerinin dışına çıkarak düpedüz siyaset yapıyor. Rejimi savunan sözde sivil güçlerle kolkola girerek bu ülkeyi yönetiyor.

Bu tabular nasıl değiştirilir? Düşünmesi bize kalmış bir şey. Halka, kendimize ve gelecek kuşaklara karşı bir sorumluluk duyuyorsak mutlaka bir yolunu bulabiliriz.

Mehmet Ali Yazıcı

« Önceki Sonraki »

Yorum yazabilmek için lütfen giriş yapınız.(1) Yorum Yazılmış Arkadaşıma Yolla
Beğendim
  • Currently 3.5/5 Stars.
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
20 kişi oyladı Ortalama 5 üzerinden 2.7 yıldız aldı.


Yazar :Mehmet Ali Yazıcı Yayım Tarihi :1 Mayıs 2010 CtsiOkunma :1689

« İnsanlığın Sorunlarının Çözümü Marksizimde Yatıyor

Çözülme »





Son Yorum Yapılan Köşe Yazıları

Mustafa Bilir; Samsun 19 Mayıs Lisesi Anıları-2 için yazdı,
Orhan Aksu; Sermaye Tapınakları Kentleri Bilim için yazdı,
Mustafa Kemal Emül; BLATTA ORİENTALİST´İN SİVAS GÜNCESİ için yazdı,
Namık Tipioğlu; BLATTA ORİENTALİST´İN SİVAS GÜNCESİ için yazdı,
Mustafa YAVUZDEMİR; Gençliğe Hitabe de Kaldırılmalı…! için yazdı,

Son Eklenen Köşe Yazıları

  • Ankara'daki Artvinliler Niçin Bölündü-3
  • Ulusal Bayramların İçi Boşaltılıyor mu?
  • Ankara'daki Artvinliler Niçin Bölündü-2
  • Ankara'daki Artvinliler Niçin Bölündü-1
  • Atatürk Dinsiz miydi?

Mayıs
3
Ptsi

Haydar Bibinoğlu Cumhuriyet Döneminin Beş Tabusu için dedi;

Sayın Yazıcı,

Yazınızın büyük bölümüne itirazım var. Her madde için itirazlarımı yazacağım.

1- Kurtuluş Savaşı eşliğinde gerçekleştirilen Burjuva Demokratik Devrimidir. Feodal toplumdan, kapitalist topluma geçiştir. Sanayisi neredeyse sıfır olan bir toplumdan, sosyalizme geçiş olanağı olmadığına göre, yapılacak başka bir şey yoktu. Sanayi olmadan işçi sınıfı da olmaz.

Sanayi olmayınca doğal olarak burjuva sınıfı da yoktu. Burjuva Demokratik Devrimini, zorunlu olarak Kurtuluş Savaşı kadroları yapmaya çalışmıştır. Bu kadroların çekirdeği ise askerdi. Kiminle yaptı? Mecliste hatırı sayılır bir güç olan feodal beylerle. Yani toprak ağaları ve aşiret reisleriyle… Başka kimler vardı? Eşraf, ayan, bir avuç okumuş küçük burjuva aydını… Bu durum, geçişin daha da sancılı ve çarpık olmasının nedenidir.
Toprak ağaları, aşiret reisleri, ayan, eşraf, küçük burjuva ve cemaat liderleriyle yapılan bir burjuva demokratik devrimi!.. Oysa gerçek bir burjuva demokratik devrimi, ulusal burjuva sınıfının zoruyla yapılır. Türkiye’de ise böyle bir sınıf yok, o zamanlar… Şimdi bile, gerçek bir burjuvazinin varlığı tartışılır. Bizimkiler komprador(işbirlikçi) burjuvazi…

Bu nedenledir ki Türkiye’de, burjuva demokratik devrimi; koşullar olgunlaşmadan yapılmış ve doğal süreç işlememiştir. Böyle olunca da sakat doğmuştur. Mustafa Kemal ve kadrosu, devlet eliyle kapitalist yaratma yolunu seçmek zorunda kalmıştır.

Aslında, feodaliteyi ortadan kaldırması gereken sınıf burjuva sınıfıdır. Böyle bir sınıf olmayınca, Kurtuluş Savaşında, feodal beylere de büyük ölçüde gereksinim duyulduğu için tasfiye süreci işletilememiştir.

O dönemde, sosyalist bir düzenin kurulamayacağı ortadadır. Proletaryanın olmadığı bir ülkede proletarya diktatörlüğüne dayalı bir sistem kurmanın akılcı bir yanı yoktur çünkü. Proletarya sınıfının yaratılmasının yolu ise yapay kapitalist üretmektir. Yöntemler tartışılabilir elbette.

Kapitalizm ise sınıfların varlığını bile bile yadsır. Bunda şaşılacak bir şey yoktur.

Şunu da unutmamak gerekir ki Mustafa Kemal’in kurduğu sistem, sosyalizm betilerini de içerir. Devletçilik, Halkçılık, Devrimcilik ilkeleri gibi…

2- Kurulması amaçlanan Türkiye Cumhuriyeti bir ulus devlettir. Ulus devletlerde bir üst kimlik oluşturulmalıdır. Ulusun bir adı olmalıdır. Mustafa Kemal koymamıştır bu adı. Bu ad zaten vardır. Avrupalılar; Osmanlıları Türk olarak tanır ve böyle adlandırırlar. Yani dünyaca bilinen ad budur.

Mustafa Kemal, bu adın, ırk olarak anlaşılmaması için bir tanım yapmıştır. Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde yaşayan; Türkiye Cumhuriyeti’ne yurttaşlık bağları ile bağlı olan Türkiye halkına “Türk” denir. Mustafa Kemal’in tanımı budur. İyi niyetle yapılmış bir tanımdır bu.

Benim düşüncem; “Türkiye Ulusu” denmesinin daha doğru olacağı yönündedir. Ama yukarıdaki tanımın da dışlayıcı olmadığını düşünüyorum. Uygulamalarda, birçok hataların yapıldığını da biliyorum.

Kürtlerin özgür olmadıklarını düşünmüyorum. Türklerin özgür oldukları kadar, öteki etnik grupların da özgür olduğu bir gerçektir. Türklerin bağımlı oldukları kadar da bağımlı…

3- Laik bir devlet, hiçbir dini finanse etmez. Bunun doğruluğu tartışılmaz. Ama Diyanet İşleri Başkanlığının kuruluş amacı, dini finanse etmek değildir. Zamanın koşullarında, gerici isyanları kontrol altına almanın zorluğu yadsınamaz. Dini; isyan nedeni olmaktan çıkarmanın bir yolu olarak böyle bir kurumun oluşturulması düşünülmüştür. Laiklikle dinin barıştırılması amacını güderek…

Günümüzde bile şeriat yönetimi özlemi içerisinde olanların varlığı, yapılanın doğruluğunun kanıtıdır. Bu tehlike ortadan kalktığında, dinin tüm finansmanı cemaatlere bırakılmalıdır.

Diyanet İşleri Başkanlığı; tüm inançları temsil etmeliydi aslında. Finansmanının ise inanç bağlılarınca üstlenilmesi gerekirdi.

4- Ermenilerle yaşanan acılı olayların soykırım olduğunu Birleşmiş Milletler bile kabul etmemiştir. Türkiye’de; Ermenilerle yaşanan olaylara “soykırım” demek; solculuğun ölçütü olmuştur neredeyse. Tarihi bilen de bilmeyen de konunun uzmanı gibi ahkâm kesiyor.

Bu konuyu, yıllardır inceliyorum. Belgelerden ve yaşayan insanlardan bilgi edinerek… Milliyet Blog’da “Ermeni Sorunu ve Özürcüler” başlığıyla uzun bir yazı yayımladım. Başlığı yazıp Google’de ararsanız bulursunuz.

Şu kadarını söyleyeyim; zamanın Ermenistan Başbakanı Kaçaznuni bile Taşnaksutyun ve Hınçakların suçlu olduklarını söylemiştir.

Her iki tarafın da insanlık dışı katliamlar yaptığı bilinen bir gerçek. Ama Türkiye halkını suçlarken, bu halkın nasıl trajediler yaşadığını unutmak insafsızlıktır. -Bu konuda- emperyalist emeller taşıyan ülkelerin ağzıyla konuşarak solcu olunamayacağının bilincinde olmalıyız en azından.

5- TSK’nin geçmişteki ABD güdümlü darbelerini benimsemek olanaksız elbette.

   Yazar Hakkında

Mehmet Ali Yazıcı

15.11.1966 yılında Artvin’in Yusufeli ilçesine bağlı Öğdem köyünde doğdum. İlkokul, Ortaokul ve Liseyi Yusufeli’de okudum. Anadolu Üniversitesi İktisat bölümünden önlisans diploması aldıktan sonra Hacettepe Üniversitesi Mühendislik Fakültesi’ne girdim. Üniversitenin Öğrenci Derneği’nde ki çalışmalarım ve siyasi faaliyetlerimden dolayı birçok kez gözaltına alındım. Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi, hakkımda davalar açtı. 1991 yılında aranır duruma düştüm. Altı yıl arandım.1997 yılında Ankara’da bir operasyonda yakalandım. Dört yıl yargılandıktan sonra Ankara DGM tarafından 15 yıl ağır hapse mahkûm edildim. Kararı Yargıtay onayladı. Ankara Ulucanlar, Ermenek Özel Tip ve Sincan F Tipi Hapishanelerinde yaklaşık 8 yıl yattım.2004 yılının Kasım ayında, TCK’ da yapılan yeni düzenlemelerden dolayı özgürlüğüme kavuştum. 2009'da Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümünü bitirdim. Birçok gazete ve dergide çeşitli konularda yayınlanmış yazılarım bulunmaktadır. "Sen Hiç Ağlamazdın" adında, Anarres Yayınlarından(Ankara-Haziran 2007) çıkan bir şiir kitabım vardır. Günlük çıkan Suluca Karahöyük Gazetesine (Hacıbektaş), aylık Özgürlük ve Uzun Yürüyüş Dergilarine yazılar yazdım. Red Dergisi'nde yazılar yazıyorum. “Köşesiz Yazılar” adında bir kitabım yayına hazırlanmaktadır.
yazici66@yahoo.com

Diğer Yazıları

  • Hakikate Dayanacak Gücüm Vardı
  • “Eşekliğin Teorisi” Vesilesiyle; Bilinç
  • Ranta Dönüştürülen Acılarımız!
  • Libya'da Neler Olacak?
  • 12 Eylül Darbesi ve Mankurtlaşma
  • Mankurtlaşma Ve Seçim
  • 1 Mayıs'ın Doğuşu
  • Yeniden Özgür Gündem
  • Açıklama
  • "Sevgililer Günü" ya da Kapitalizmin Tükettirme Sevgisi
  • Susmayacağız!
  • Açıklama
  • Nerdesin Ey Umut!
  • Orospulaşma...
  • DEV-GENÇ, Mücadele Demektir
  • Sokaktaki Devrim
  • Otobüste Kullanılmayan 50 Kuruşlar Ne Oluyor ?
  • Bilinç ve Bilinçaltı Üzerine Notlar
  • 'Sol'um Süründürür
  • "Devrim Yapılmaz, Devrim Olunur!"(*)
  • Artvinli ve Tuncelili Olmak;
  • Haliç Devletinin Avcı Simon'u
  • Bilim ve Felsefe
  • Tarafımız Belli Olsun!
  • Parfüm Orucu Bozar mı Hocam?
  • Said Nursi'nin "Sol"daki Müritleri
  • Çağın Gerisine Doğru Bir Sıçrama; İran Devrimi
  • Olgu İnsan
  • Kültür Ve Mücadele
  • Sahte Kavga Sahte Kahramanlık
  • Bir Hasan Cemal Kitabı
  • Fearari'sini Satan Bilge
  • "Şu Çılgın Türkler" Romanı Üzerine Notlar
  • Ulusların Ortaya Çıkışı ve Marksizm'de Ulusal Sorun
  • Bana gelen Mektuplar-7
  • 'Tarafsızlık' Düşüncesi Üzerine Notlar
  • Her Hangi Birine Bir Mektup
  • Bana Gelen Mektuplar-6
  • Bana Gelen Mektuplar-5
  • Bana Gelen Mektuplar-4
  • Gelirsen Bir Mevsim Getir, Adı İlkbahar Olsun
  • Bana Gelen Mektuplar-3
  • Bana Gelen Mektuplar-2
  • Adorno´nun Anti-Tezi
  • Sevgi Üzerine
  • Bana Gelen Mektuplar-1
  • Olaylara Yön Veren Temel Çelişkiler...
  • Filistin Tarihi Ya Da Bir Halkın Acı Dolu Dramı
  • Bekir Kilerci ve Hatırlattıkları
  • Eleştiri, Özeleştiri ve Sol
  • Din mi? Bilim mi?
  • Demokrasi Mücadelesinde Kitle Örgütleri
  • Sol'da Birlik (Gerekli mi?)
  • Bireycilik Toplumsalın Ölümüdür
  • Anadolu
  • Sanat Ve Politika
  • Edebiyata Dair Üç Soru
  • Ezilenlerin Pedagojisi'nde Eleştirel Bilinç
  • Türk Kurtuluş Savaşı ve ABD
  • Mustafa Kemal, Tam Bağımsızlık ve AB
  • Yeni İnsan ve Yeni Kültür Üzerine
  • Yanlış hayat doğru yaşanmaz
  • Hukuk mu Dediniz!
  • İnsanlığın Sorunlarının Çözümü Marksizimde Yatıyor
  • Cumhuriyet Döneminin Beş Tabusu
  • Çözülme
  • Sevgisiz Hayat Yaşanmaya Değmez!
  • Egemenlerin Kronik Korkusu;1 Mayıs
  • Ergenekon; Elma Dersem Çık!
  • Cumhuriyet'in Karanlık Yüzü
  • Tarafımız Belli Olsun!
  • Yeni Liberalizm Nedir?
  • Kal Gittiğin Yerde...
  • Öğretmen İmama Yenildi(mi)?
  • Grupsal Davranış Tarzı Nasıl Olmalıdır?
  • İkiyken Tek Olabilmektir Aşk!
  • Popüler Kültür ve Tüketim
  • Burjuva Demokrasisi Rıza Üretir
  • Anlaşılmak Üzerine
  • Aydın Üzerine
  • İnsanı Anlamak
  • Ergenekon Operasyonu ya da Güçlenen Türkiye Kapitalizmi
  • Kapitalizm ve Çevre
  • Okullar Açıldı; Paralı ve Ezberci Eğitime Kaldığı Yerden Devam
  • Medya; Yalanın İktidarı
  • Milli Orgazm
  • Küresel Sömürüde Kadına Biçilen Rol

   Yeni Köşe Yazıları

Son yazılar en yeni en üstte
Rasim Yılmaz Rasim Yılmaz

Ankara'daki Artvinliler Niçin Bölündü-3

Şevket Çorbacıoğlu Şevket Çorbacıoğlu

Ulusal Bayramların İçi Boşaltılıyor mu?

Rasim Yılmaz Rasim Yılmaz

Ankara'daki Artvinliler Niçin Bölündü-2

Rasim Yılmaz Rasim Yılmaz

Ankara'daki Artvinliler Niçin Bölündü-1

İbrahim Erol İbrahim Erol

Atatürk Dinsiz miydi?

Şevket Çorbacıoğlu Şevket Çorbacıoğlu

Anneler Günü İçin Önerim

Şevket Çorbacıoğlu Şevket Çorbacıoğlu

Samsun 19 Mayıs Lisesi Anıları-2

Şevket Çorbacıoğlu Şevket Çorbacıoğlu

Yılmaz Erdoğan ve Tayyip Erdoğan


   Üye Girişi

 
Kullanici adi ve sifre alani büyük-küçük harflere duyarlidir.
Yeni Üye Kaydı
Kayıp Şifre
Giriş Yardımı Giriş Yardımı

   Galeri Son Resim

Artvin resimleri son eklenen resim dosyası.Artvin Manzara Resimleri kategorisinde.

Tekin Böbrek

tarafından eklenmiş.
» Ardanuç Çakıllar köyü
Ardanuç Çakıllar köyü
Resim kategorileri içerisinde yayla resimlerini beğeneceğinizi umuyoruz.

www.artvin.biz'de şu an dolaşan 22 kişi bulunmaktadır.www.artvin.biz bugün 1211 tekil kişi,12014 çoğul kişi tarafından ziyaret edilmiştir.
2012 yılı toplam 1222477 tekil kişi, 10803875 çoğul kişi tarafından ziyaret edilmiştir.Ip numaranız 38.107.179.206 'dir.
www.artvin.biz'de toplam 13945 üye bulunmaktadir.Son Üyemiz birkangenc
Online Üyeler:
muratkasap,


Sayfa olusumu: 0,5625 saniye
© Artvin biz 2005-2012 Coded&Design By Cengiz Gündüz  

BlogEngine | Artvin Siteleri | Resim Gönderin | İletişim | Arkadaşınıza Tavsiye Edin | Kullanım ve Gizlilik Sözleşmesi


Rss rss Haberler | Resimler | Videolar | Sitemap25 Mayıs 2012 Cma Saat: 08:11:58 Css | Sayfa Başı