Artvin Köşe Yazıları

Eleştiri, Özeleştiri ve Sol
Yazar : Mehmet Ali Yazıcı


  • Ana Menü
    • Artvin Haberleri
    • Artvin Genel Bilgiler
    • Artvin Onuncu Köy / Forum
    • Artvin Siteleri
    • BlogEngine Blogum
    • Artvin Sohbet Odası
    • Üye Ol
    • Resim Gönder
  • İlçeler
    • Artvin
    • Ardanuç
    • Arhavi
    • Borçka
    • Hopa
    • Murgul
    • Şavşat
    • Yusufeli
  • Köyler
    • Artvin Köyleri
    • Ardanuç Köyleri
    • Arhavi Köyleri
    • Borçka Köyleri
    • Hopa Köyleri
    • Murgul Köyleri
    • Şavşat Köyleri
    • Yusufeli Köyleri
  • Resimler
    • İl-İlçe Merkezi Resimleri
      • Artvin Merkez Resimleri
      • Ardanuç Merkez Resimleri
      • Arhavi Merkez Resimleri
      • Borçka Merkez Resimleri
      • Hopa Merkez Resimleri
      • Murgul Merkez Resimleri
      • Şavşat Merkez Resimleri
      • Yusufeli Merkez Resimleri
    • Manzara Resimleri
    • Yayla Resimleri
    • Göl Resimleri
    • Baraj Resimleri
    • Kış Manzara Resimleri
    • Tarihi Yerler Resimleri
    • Boğa Güreşleri Resimleri
    • Festival ve Şenlik Resimleri
    • Rafting Kano Resimleri
    • Çiçek Böcek Hayvan Resimleri
    • Ahşap Yapı Resimleri
    • Eski Alet-Edevat
    • Siyah Beyaz Kareler
    • El Sanatları
    • Yiyecek İçecek Resimleri
    • Diğer Artvin Resimleri
  • Müzikler
    • Tulum Müzikleri
    • Davul-Zurna Müzikleri
    • Artvin Türküleri
    • Akordeon Müzikleri
    • Org Müzikleri
    • Tulum Dinle
    • Artvin Türküleri Dinle
  • Videolar
  • Yazılar
  • Şiirler
  • Barajlar
    • Artvin Deriner Barajı
    • Borçka Barajı
    • Yusufeli Barajı
    • Muratlı Barajı
    • Bayram Barajı
    • Bağlık Barajı
  • Servisler
    • İletişim
    • Sitemizi Eşe Dosta Duyurun
    • Ziyaretçi Defteri
    • Sıkça Sorulan Sorular
    • Yardım
    • Biz Kimiz?

  Artvin Köşe Yazıları

 Geldiniz !!!  Anasayfa » Artvin Yazılar »Siyaset



»Eleştiri, Özeleştiri ve Sol


Yorum yazabilmek için lütfen giriş yapınız.


Yazı Ekle

Paylaş  

En az ik kişinin karşılıklı konuşma durumuna diyalog deniyor. Diyalog sözcüğü dilimize Yunanca’dan geçmiştir ve ortaya çıktığı dilde, tartışarak-konuşarak bir düşünceyi takip etmek, devamını getirmek anlamında kullanılıyor.

Diyalektik “diyalog” kavramından türemiştir ve “tartışma” anlamına da gelir. Olay ve olguların gerçek yüzlerini ortaya çıkartmak ve doğrulara ulaşmak için bilimin de kabul ettiği bir yöntemdir. Heraklitos´un, şartların değişimini ve hareketi tarif eden “aynı ırmakta iki kez yıkanılmaz” sözü, diyalektiğin ilk açık tanımı olarak kabul edilir. En özlü tanımlamayı ise Engels yapmıştır. Diyalektik, “dış dünyada ve insan düşüncesindeki hareketin genel yasalarını inceleyen bilimdir”.

Diyalektik kavramı üzerine en çok kafa yoran Hegel’dir. Hegel’de mutlak bilgi, üç aşamalı bir süreçten geçilerek üretilir; tez-antitez-sentez. Bu üçlemi de diyalektik yöntem olarak tarif etmiştir. Hegel’de düşünce varlığa, varlık düşünceye özdeştir. Bu ikilinin gelişimi ve hareket hali ise diyalektik süreçtir.

Önce, her hangi bir konuda bir tez ileri sürülecek. Bu teze katılmayanlar anti-tezlerini ortaya koyacaklar. Ve bir tartışma süreci doğacak, yaşanacak ve sonuçlanacak. Bu sürecin sonunda bir sentez ortaya çıkacak. Bu, karşılıklı diyalogun bir sonucudur ve tanımlanmış şekliyle ortaya çıkan sonucun doğruluğu yaşam pratiğine uygulanarak test edilir. Eğer yaşam, bu ortaya çıkartılan sonucu doğrularsa, elde ettiğimiz bilgi yani sentez doğru demektir.

Hegel’in yolundan giden Marks, diyalektik yöntemi farklı tanımlar ve tabiri caizse, tersine çevirir. Diyalektiği maddeci bir temelde değerlendirir ve çelişki kavramını öne çıkarır. Diyalektiği çelişki, daha doğrusu karşıtların mücadelesi olarak açıklar. Marks’ta hareket, maddenin iç çelişki ve çatışmalarının ürünüdür. Düşüncedeki hareket ise, maddedeki hareketin bilince yansımasıdır. Marksistler, diyalektik yöntemi, diyalektik hareketin bilimi olarak kabul ederler.

Tartışma kavramı dışında, eleştiri ve özeleştiri kurumu da diyalektik yöntem dâhilinde değerlendirilmelidir. Şimdi, diyalektik yöntem çerçevesinde Türkiye Solunda ki tartışma ve eleştirilere bir bakalım. Diyalektik ve tarihsel materyalizm üzerine yığınla yazı yazanlar ne yazık ki, otuz yıldır, yukarıda anlatılan şekliyle bir tartışma kültürü oluşturabilmiş değiller. Sol içinde ideolojik eğitimin önemli bir parçası olan teorik tartışmalarda kitlelere düzeyli tartışma örnekleri sunamadılar. Örgüt içi eğitimlerde, kendileri gibi düşünmeyenleri hedef alarak, devrimciler ve devrimci örgütler arasında uçurumlar yaratmayı başardılar.

Türkiye Solu, 12 Eylül sonrası eleştiri ve özeleştiri konularında, tartışmalarda, toplumsal olay ve olguların çözümlenmesi konularında ciddi bir kafa karışıklığı yaşamaktadır. Bu nedenle, uzun yıllardır gerilemenin ve daralmanın önüne geçilemiyor. Siyasal yapılar başkalarını acımasızca ve eleştiri kültüründen uzak kavramlarla yerden yere vururlarken, kendilerine karşı toleransı, “örgüt kültürü” haline getirmişlerdir. Özeleştiri kurumu işletilmeden başkalarından özeleştiri beklemişlerdir.

Lenin, "Bir siyasal partinin kendi yanılgıları karşısındaki tutumu bu partinin ciddi olup olmadığım, kendi sınıfına karşı ve emekçi yığınlara karşı görevlerini yerine gerçekten getirip getirmediğini saptayabilmemiz için en önemli ve en güvenilir ölçütlerden biridir. Yanılgısını içtenlikle kabul etmek, nedenlerim arayıp bulmak, bu yanılgıya yol açan koşulları tahlil etmek, yanılgıyı doğrultma yollarım dikkatle incelemek, işte ciddi bir partinin belirtileri bunlardır." diyordu.

Lenin, sola sirayet eden bu tür hastalıkları önceden tahmin ederek şunları söylemiştir:"Bugüne dek bütün devrimci partiler, kendilerin beğenmişlikleri, güçlerinin nerede olduğunu göremeyişleri ve eksikliklerini ortaya koymaktan korkmaları yüzünden yıkılıp gitmişlerdir. Ama biz yıkılmayacağız. Çünkü biz eksikliklerimizi ortaya koymaktan korkmuyoruz ve onları yenmeyi öğreneceğiz."

Bir düşünelim bakalım; kendilerini ML tanımlayan parti, örgüt ve çevreler; bu değerlendirmelerin neresindeler? Kimse kimsenin burnundan kıl aldırmıyor. Kimse kimseyi beğenmiyor. Hatta bu beğenmeme fobisi çoğu zaman fiziksel çatışmalara bile dönüşebiliyor. Burjuva medyaya malzeme oluşturmada marifet gösterenler, bu marifetlerini toplumsal muhalefet ve mücadelenin geliştirilmesi alanında harcasalar bugün daha farklı noktalarda olurduk.

Türkiye’de devrimci tarzda siyaset yapmaya çalışanlar, başkalarını siyaseten beğenmeme, küçümseme, devrimcilere yakışan tartışma ve eleştiri kültürü dışına çıkma vb. özelliklerinden vazgeçmek zorundadırlar. Bu alanlara harcadıklarını enerjiyi halkın örgütlenmesine ayırmalıdırlar. Egemen cephe karşısında, aynı yelpazenin parçaları olarak hareket etmek ve bu bilinci kökleştirmek durumundayız. Türkiye Solu’nun içinde yer alan siyasi yapıların, farklı ideolojik, politik ve örgütsel duruşa sahip olanları “kendilerinden hissetme” mecburiyeti vardır. Çok geç olmadan bunun anlaşılması gerekir.

Mehmet Ali Yazıcı

« Önceki Sonraki »

Yorum yazabilmek için lütfen giriş yapınız. Arkadaşıma Yolla
Beğendim
  • Currently 3.5/5 Stars.
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
2 kişi oyladı Ortalama 5 üzerinden 3 yıldız aldı.


Yazar :Mehmet Ali Yazıcı Yayım Tarihi :13 Mayıs 2010 PrşOkunma :1749

« Bekir Kilerci ve Hatırlattıkları

Din mi? Bilim mi? »





Son Yorum Yapılan Köşe Yazıları

Mustafa Bilir; Samsun 19 Mayıs Lisesi Anıları-2 için yazdı,
Orhan Aksu; Sermaye Tapınakları Kentleri Bilim için yazdı,
Mustafa Kemal Emül; BLATTA ORİENTALİST´İN SİVAS GÜNCESİ için yazdı,
Namık Tipioğlu; BLATTA ORİENTALİST´İN SİVAS GÜNCESİ için yazdı,
Mustafa YAVUZDEMİR; Gençliğe Hitabe de Kaldırılmalı…! için yazdı,

Son Eklenen Köşe Yazıları

  • Ankara'daki Artvinliler Niçin Bölündü-3
  • Ulusal Bayramların İçi Boşaltılıyor mu?
  • Ankara'daki Artvinliler Niçin Bölündü-2
  • Ankara'daki Artvinliler Niçin Bölündü-1
  • Atatürk Dinsiz miydi?

   Yazar Hakkında

Mehmet Ali Yazıcı

15.11.1966 yılında Artvin’in Yusufeli ilçesine bağlı Öğdem köyünde doğdum. İlkokul, Ortaokul ve Liseyi Yusufeli’de okudum. Anadolu Üniversitesi İktisat bölümünden önlisans diploması aldıktan sonra Hacettepe Üniversitesi Mühendislik Fakültesi’ne girdim. Üniversitenin Öğrenci Derneği’nde ki çalışmalarım ve siyasi faaliyetlerimden dolayı birçok kez gözaltına alındım. Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi, hakkımda davalar açtı. 1991 yılında aranır duruma düştüm. Altı yıl arandım.1997 yılında Ankara’da bir operasyonda yakalandım. Dört yıl yargılandıktan sonra Ankara DGM tarafından 15 yıl ağır hapse mahkûm edildim. Kararı Yargıtay onayladı. Ankara Ulucanlar, Ermenek Özel Tip ve Sincan F Tipi Hapishanelerinde yaklaşık 8 yıl yattım.2004 yılının Kasım ayında, TCK’ da yapılan yeni düzenlemelerden dolayı özgürlüğüme kavuştum. 2009'da Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümünü bitirdim. Birçok gazete ve dergide çeşitli konularda yayınlanmış yazılarım bulunmaktadır. "Sen Hiç Ağlamazdın" adında, Anarres Yayınlarından(Ankara-Haziran 2007) çıkan bir şiir kitabım vardır. Günlük çıkan Suluca Karahöyük Gazetesine (Hacıbektaş), aylık Özgürlük ve Uzun Yürüyüş Dergilarine yazılar yazdım. Red Dergisi'nde yazılar yazıyorum. “Köşesiz Yazılar” adında bir kitabım yayına hazırlanmaktadır.
yazici66@yahoo.com

Diğer Yazıları

  • Hakikate Dayanacak Gücüm Vardı
  • “Eşekliğin Teorisi” Vesilesiyle; Bilinç
  • Ranta Dönüştürülen Acılarımız!
  • Libya'da Neler Olacak?
  • 12 Eylül Darbesi ve Mankurtlaşma
  • Mankurtlaşma Ve Seçim
  • 1 Mayıs'ın Doğuşu
  • Yeniden Özgür Gündem
  • Açıklama
  • "Sevgililer Günü" ya da Kapitalizmin Tükettirme Sevgisi
  • Susmayacağız!
  • Açıklama
  • Nerdesin Ey Umut!
  • Orospulaşma...
  • DEV-GENÇ, Mücadele Demektir
  • Sokaktaki Devrim
  • Otobüste Kullanılmayan 50 Kuruşlar Ne Oluyor ?
  • Bilinç ve Bilinçaltı Üzerine Notlar
  • 'Sol'um Süründürür
  • "Devrim Yapılmaz, Devrim Olunur!"(*)
  • Artvinli ve Tuncelili Olmak;
  • Haliç Devletinin Avcı Simon'u
  • Bilim ve Felsefe
  • Tarafımız Belli Olsun!
  • Parfüm Orucu Bozar mı Hocam?
  • Said Nursi'nin "Sol"daki Müritleri
  • Çağın Gerisine Doğru Bir Sıçrama; İran Devrimi
  • Olgu İnsan
  • Kültür Ve Mücadele
  • Sahte Kavga Sahte Kahramanlık
  • Bir Hasan Cemal Kitabı
  • Fearari'sini Satan Bilge
  • "Şu Çılgın Türkler" Romanı Üzerine Notlar
  • Ulusların Ortaya Çıkışı ve Marksizm'de Ulusal Sorun
  • Bana gelen Mektuplar-7
  • 'Tarafsızlık' Düşüncesi Üzerine Notlar
  • Her Hangi Birine Bir Mektup
  • Bana Gelen Mektuplar-6
  • Bana Gelen Mektuplar-5
  • Bana Gelen Mektuplar-4
  • Gelirsen Bir Mevsim Getir, Adı İlkbahar Olsun
  • Bana Gelen Mektuplar-3
  • Bana Gelen Mektuplar-2
  • Adorno´nun Anti-Tezi
  • Sevgi Üzerine
  • Bana Gelen Mektuplar-1
  • Olaylara Yön Veren Temel Çelişkiler...
  • Filistin Tarihi Ya Da Bir Halkın Acı Dolu Dramı
  • Bekir Kilerci ve Hatırlattıkları
  • Eleştiri, Özeleştiri ve Sol
  • Din mi? Bilim mi?
  • Demokrasi Mücadelesinde Kitle Örgütleri
  • Sol'da Birlik (Gerekli mi?)
  • Bireycilik Toplumsalın Ölümüdür
  • Anadolu
  • Sanat Ve Politika
  • Edebiyata Dair Üç Soru
  • Ezilenlerin Pedagojisi'nde Eleştirel Bilinç
  • Türk Kurtuluş Savaşı ve ABD
  • Mustafa Kemal, Tam Bağımsızlık ve AB
  • Yeni İnsan ve Yeni Kültür Üzerine
  • Yanlış hayat doğru yaşanmaz
  • Hukuk mu Dediniz!
  • İnsanlığın Sorunlarının Çözümü Marksizimde Yatıyor
  • Cumhuriyet Döneminin Beş Tabusu
  • Çözülme
  • Sevgisiz Hayat Yaşanmaya Değmez!
  • Egemenlerin Kronik Korkusu;1 Mayıs
  • Ergenekon; Elma Dersem Çık!
  • Cumhuriyet'in Karanlık Yüzü
  • Tarafımız Belli Olsun!
  • Yeni Liberalizm Nedir?
  • Kal Gittiğin Yerde...
  • Öğretmen İmama Yenildi(mi)?
  • Grupsal Davranış Tarzı Nasıl Olmalıdır?
  • İkiyken Tek Olabilmektir Aşk!
  • Popüler Kültür ve Tüketim
  • Burjuva Demokrasisi Rıza Üretir
  • Anlaşılmak Üzerine
  • Aydın Üzerine
  • İnsanı Anlamak
  • Ergenekon Operasyonu ya da Güçlenen Türkiye Kapitalizmi
  • Kapitalizm ve Çevre
  • Okullar Açıldı; Paralı ve Ezberci Eğitime Kaldığı Yerden Devam
  • Medya; Yalanın İktidarı
  • Milli Orgazm
  • Küresel Sömürüde Kadına Biçilen Rol

   Yeni Köşe Yazıları

Son yazılar en yeni en üstte
Rasim Yılmaz Rasim Yılmaz

Ankara'daki Artvinliler Niçin Bölündü-3

Şevket Çorbacıoğlu Şevket Çorbacıoğlu

Ulusal Bayramların İçi Boşaltılıyor mu?

Rasim Yılmaz Rasim Yılmaz

Ankara'daki Artvinliler Niçin Bölündü-2

Rasim Yılmaz Rasim Yılmaz

Ankara'daki Artvinliler Niçin Bölündü-1

İbrahim Erol İbrahim Erol

Atatürk Dinsiz miydi?

Şevket Çorbacıoğlu Şevket Çorbacıoğlu

Anneler Günü İçin Önerim

Şevket Çorbacıoğlu Şevket Çorbacıoğlu

Samsun 19 Mayıs Lisesi Anıları-2

Şevket Çorbacıoğlu Şevket Çorbacıoğlu

Yılmaz Erdoğan ve Tayyip Erdoğan


   Üye Girişi

 
Kullanici adi ve sifre alani büyük-küçük harflere duyarlidir.
Yeni Üye Kaydı
Kayıp Şifre
Giriş Yardımı Giriş Yardımı

   Galeri Son Resim

Artvin resimleri son eklenen resim dosyası.Artvin Manzara Resimleri kategorisinde.

Tekin Böbrek

tarafından eklenmiş.
» Ardanuç Çakıllar köyü
Ardanuç Çakıllar köyü
Resim kategorileri içerisinde yayla resimlerini beğeneceğinizi umuyoruz.

www.artvin.biz'de şu an dolaşan 17 kişi bulunmaktadır.www.artvin.biz bugün 1216 tekil kişi,12118 çoğul kişi tarafından ziyaret edilmiştir.
2012 yılı toplam 1222482 tekil kişi, 10803979 çoğul kişi tarafından ziyaret edilmiştir.Ip numaranız 38.107.179.208 'dir.
www.artvin.biz'de toplam 13945 üye bulunmaktadir.Son Üyemiz birkangenc
Online Üyeler:
LiVaNeLii, iberata,


Sayfa olusumu: 0,578125 saniye
© Artvin biz 2005-2012 Coded&Design By Cengiz Gündüz  

BlogEngine | Artvin Siteleri | Resim Gönderin | İletişim | Arkadaşınıza Tavsiye Edin | Kullanım ve Gizlilik Sözleşmesi


Rss rss Haberler | Resimler | Videolar | Sitemap25 Mayıs 2012 Cma Saat: 08:25:32 Css | Sayfa Başı