Artvin Köşe Yazıları
»Maden Ocağı Yine Çöktü, Komplo da...
Benim için, Maden ocağındaki çöküşün altında kalan emekçim önemli, kaset çöküşü altında kalan siyasiler değil..
Bundan 6 ay önce(09/12/2009) Bursa-M.Kemalpaşa’da 19 insanımız göçük altında kalmış ve kaybetmiştik ve
17 Mayis 2010’da Zonguldak´ta, Türkiye Taşkömürü Kurumu Karadon Müessese Müdürlüğü maden ocağındaki Taşeron firma tarafından galeri açma çalışmalarında meydana gelen patlamada 32 insanımızı..
Son 10 yılda Türkiye Taşkömürü Kurumunda meydana gelen 25.655 adet kazanın; 26.324´ü yaralanma ve 63´ü ölümle sonuçlanmış
Kimse bana çıkıp; maden ocağındaki çöküşün teknik ayrıntılarına girmesin,..Uzman ekip yetersizliğine bağlamasın.. Dahası desteksiz atışları(Ar. Maval okuma diyoruz) bırakalım..
Çöküşün nedeni;
Evet, tek ve keskin nedeni;
Haykırarak söylüyorum:
Ben ülkeyi tüccar gibi yöneteceğim mantığıdır..
Bu doğrultuda kurumları taşeronlara emanet etmektir,
Veya kurumları Özelleştirmedir..Özel-leştirmeeeee..
Değerlerimiz siyasi ve ekonomik ranta eklemlendirmedir….
Çöken maden ocaklarımız değil;
Ülkemizdir, ülkemiiiiiiiz..
Tüm bunlara neden; ilgili yasa ve maddi donanım yetmezliğidir ve bunun da sebebi iktidardır..
Dev Maden Sendikasının söyledikleri gerçekleri somut olarak ortaya koyuyor:
“Bursa ve Balıkesir’den sonra sıra Zonguldak’a da geldi. Adeta, ölüm madenlerde sistematik bir şekilde geziyor… TTK’nın en büyük sorunu bu. İşin doğrudan kömür üretimi, sevkiyatı, galeri açması, nakliye, pek çok safhada koordineli ve tek merkezden yapılması gerekiyor. Bunlar ayrı ayrı taşeronlara veriliyor. Ne yazık ki işçiler birçok bilgiden yoksun durumda. Teknoloji, bilgi, birikim olmadan içeri insan sokulması bir cinayettir… Türkiye, madenlerde iş sağlığı ve güvenliğini düzenleyen 176 sayılı ILO Sözleşmesi’ni bir an önce imzalamalı, İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası’nı bir an önce çıkarmalıdır”
Ben de tekrar ediyorum: “Siz hiç eşinizi, babanızı, çocuğunuzu, sevgilinizi, nişanlınızı, torununuzu, kalbiniz yerinden çıkarcasına çarparken beklediniz mi? Mutlaka beklemişsinizdir... Bir saat, iki saat, beş saat... Ama onlar 48 saattir böyle, kalpleri yerin 540 metre dibinde zindan gibi karanlıkta çarparak bekliyorlar. Siz bu satırları okuduğunuzda onlar maden ocağının kapısında için-için ağlayarak beklemeye devam ediyorlar. 30 canı bekliyorlar.”
Ve bekleyiş sonrası karaelmas ocağından kara haber geldi:
32 yurttaşımızı önce maden ocağına, şimdi de kara toprağa gömeceğiz..
Ve utanmadan da “Buralarda çalışmak risklidir..Riskli bir iş kolu..” diyerek olayı geçiştireceğiz..
Riskli olan siyasi erkin politikalarıdır…
Tüm bunları, yıllardır yazdık; ve seçenek politikalar bütünündeki önerileri sıraladık..
Konuyla ilgili en son yazımı aşağıdaki linkten okuyun ve okutun..
Özellikle ülkenin ulusal değerlerini taşeronlara emanet edenlere ve özel-leştirenlere:
http://blog.milliyet.com.tr/Bursa_da_ve_taskin_koruma_seferberliginde_gocuk_gocuk/Blog/?BlogNo=218300
Dünya gazetelerinde yer alan; “En son Devlet İhale Kanun Tasarısı´nın değerlendirilmesi” başlıklı yazımı da okumanızı isterim:
http://www.dunyagazetesi.com.tr/haberArsiv.asp?id=52832
Sıra geldi Kaset çöküşüne..Doğrusu; sayın Baykal’a yapılan komplonun çöküşüne.
Bu çöküşün altında, kesin hedeftekiler değil, komplocular kalmışlardır..
İnternette yayınlanan görüntüler ile ilgili yeni belgeler açıklandı. Görüntüleri inceleyen; Londra ve İsveç’te de ofisi olan, aynı zamanda mahkemelere ve savcılıklara bilirkişilik yapan Ulusal Kriminal Bürosu yetkilisi Uğur Kurtulan, videodaki kişilerin gerçek kişiler olmadığı kanaatine varıldığını açıkladı.
Bence, kasıt kaset genel kurula çeyrek kala CHP ve yöneticilerinin kimyasını bozan şok bir zamanlama ile servis edildi..Çünkü; kaset şokundan çok, zamansızlığın yarattığı şok, olgunun net olarak ortaya koyacak zamanını yok etmişti..
Ki, profesyonel bir komplocu servisinin yarattığı şoktu bu..
Bu zamanlamanın yaratığı zamansızlıkta ne yapılabilirdi?
Hiçbir şey yapılamazdı..
Bir olasılık; yasal müracaatlar yapılıp genel kurul ötelenebilirdi..Yapılamadı..
Tek bir şey yapıldı ve o da doğru olanı idi;
Onursuz saldırı karşısında sayın Baykal’ın onurlu istifası..
Vefa ve saygı boyutundaki beklenen onurlu duruşların ötelendiğinin serzenişleri tartışılırken; ikinci zamansızlık yaşandı.
O zamansızlık da;
Kastı kasetin bilinçli zamansız servis edilmesi sonrası beliren suskunluğun bozularak, ulusal Kriminal Bürosu’nun raporunun, bugün kamuya açıklanması..
Birinci zamansızlık tam bir profesyonellik, fakat ikinci zamansızlık ise tam bir acemilik yanında, soru işaretleriyle yüklü bir zamansızlık..
Bu acemi zamansızlık, birkaç komplo teorisini tetikliyor gibi..
Birincisi;
Baykal çatışmasından memnunsuzluklarını öfkeyle oynayan, fakat özde memnun olan kesimin; Kılıçdaroğlu yükselişinden ürkmesi ve önünü keserek Baykal’a dönüş zemini hazırlaması..
Ki bunlar son zamanlarda Baykalcı kesilerek; bu oyunun Baykal üzerinden AKP’yi yıkma oyunu olduğunu söylemeye başladılar..
İkincisi;
Baykal’a proje ve program değil salt kendilerini taşıyan Baykal eteğindekilerin, Baykal’ı inandırarak geri getirmeye çalışması..
Sayın Baykal burada da onurlu, hatta akılcı bir duruş sergileyerek, geri dönmeyeceğini açıkladı..
Kılıçdaroğlu şahsında esmeye başlayan değişim rüzgarının, genel kurul sonrası hiç kesintiye uğramaksızın esmesi gerekir..Eğer belirgin bir hata içine girerler ise, birkaç yıla kalmaz, İkna edilemeyen Baykal, kendi-kendini ikna ederek dönebilir..
Bunun için bizleri bu değişim süreçleşmesine yanaştırmayanlara iletilmek üzere –(Ki gereksinimimiz yok. Bizler yıllardır bunun savaşını verdik, vermeye de devam edeceğiz. Bizim sıkıntımız Milletvekili olmak değil, milletin vekili kalmak)-, kuzenim Yüksel’e “Aman, siyaset zeminine ayaklarınızı dikkatli basın…” uyarısında bulundum..
Üçüncüsü;
Üçüncüyü ve diğer olasılıkları lütfen aşağıdaki Artvinli kardeşlerimin sitesindeki linklerden okuyun:
http://artvin.biz/Artvin-yazilar-533-mayis-korkulari--19-mayis-ve-gandhi-kemal.html
http://artvin.biz/Artvin-yazilar-530-kilicdaroglu-ve-17-yil-once-yazilan-bir-yazi.html
http://artvin.biz/Artvin-yazilar-519-baykalin-hakliligini-kanitlayan-sozler.html
http://artvin.biz/Artvin-yazilar-516-siyaset-oyunlarinin-yoksulu-kilicdaroglu-nasil-aday-olmalidir.html
http://artvin.biz/Artvin-yazilar-507-kaset-ve-kasit.html
http://artvin.biz/Artvin-yazilar-374-kilicdaroglu-nu--anlamak.html
ŞEVKET ÇORBACIOĞLU
Teknopolitikalar Platformu
İLET-Kİ
evesbere@mynet.com
Yazar :Şevket Çorbacıoğlu Yayım Tarihi :20 Mayıs 2010 PrşOkunma :2445
Son Yorum Yapılan Köşe Yazıları



Sayfa Başı