Artvin Köşe Yazıları
»Bana Gelen Mektuplar-2
Merhaba;
Merhaba Ortak;
Sensizliğin ve sessizliğin kıyılarında dolaşıyorum.İçim,düğüm düğüm; bir konuşabilsem seninle,bir anlatabilsem...Gerçi ne söyleyebilirim ki,kelimeler bu kadar sığ,hasretin böyle vuruyorken beni.Bir anlam bulmaya çalışıyorum,sensiz geçen zamanların anlamsızlığına.Bir kez,sadece bir kez görebilmek için seni,verebileceklerimin listesi gün geçtikçe kabarıyor.Suç işlemeliyim,dünyanın en tehlikeli suçundan makhum olmalıyım ve yanına gelmeliyim,bir akşamüstü.
Duvarları ve aramıza serilmiş yolları düşünüyorum; ne kadar da aptalca.Birbirlerini seven insanların sevgilerini fiziksel engellerle yok etmek mümkün mü? İşt; sevgim aşıyor yolları bir solukta ve delerek duvarları sana ulaşıyor.Bunu yaşamayanlar anlayamazlar ki.
Alışamadım yokluğuna.Sensizliğin ortasında tek bir sevincim var; bir yerlerde yaşıyor olman.Alışamadım,gün geçtikçe azalmadı,küllenmedi yokluğun...Gittikçe harlanıyor işte sana olan özlemim; adına umut koydum.
Dünyanın en şanslı insanı benim diyerek avunuyorum; çünkü seni tanıdım ve yürekten sevdim.Yaşama nedenim oldu varlığın.Çok güçlü bir hafızam ve mükemmel hayal kurma yeteneğim var,biliyor musun? Birlikte yürüdüğümüz yollarda yürüyorum fırsat buldukça.Neler konuştuğumuzu,ne giydiğini,nerede ne söylediğini,yüzünün halini hatırlıyorum tek tek.Seninle yaşadığım hiç bir şeyi unutmadım ve unutmayacağım.
Seni benden aldılar ama içimdeki varlığını asla söküp alamazlar.Hep seninleyim ve seni anlamadığım zamanları hatırlayınca, Gorki´nin satırlarını okuyarak kendimden utanıyorum.´O konuşurken,yeni bir aklâk anlayışı ve yeni amaçları olan insanları düşündüm.Yaşamın yollarından yalnız geçerler.Yolda karşılaştıkları yol arkadaşları onlara katılır,ama onları asla anlayamazlar.´
Şimdi çok iyi anlıyorum ki,sen ışık kaynağımdın benim,bense ışık kaynağının gölgesi.Her ışık içinde gölgeyi taşır ve her gölge içinde ışığı(ama gölge yalnız ve yalnız ışık kaynağının gücünden kaynaklı içinde ışığı barıdırabilir) .Işık kaynağı ne kadar güçlü,ne kadar aydınlık olursa olsun gölge olur yine de,bu kaçınılmazdır; ama gölge ışık kaynağını yaratamaz.Ve ancak ışık kaynağı gölgeyi eksiltebilir,gölge ışık kaynağını değil.Sen beni eksiltmedin hiç.
Anlatmakla nasıl bitirebilirim ki,bende ki seni...
Yağmurlu havaları severdin; yağmur yağınca vuruyorum kendimi sokaklara.Sırısıklam seni arıyorum.
´Sana büyük caddelerden birinde rastlasam
Elimi uzatsam,tutsam götürsem
Gözlerine baksam gözlerine
Konuşmasak,anlasan...´
Anlasan,başımı göğsüne yaslasam,öylece kalsak,öylece...
Belki de sen,o efsanede ki ardıç kuşusundur..Efsane şöyle:Ardıç kuşu yavrularını büyüttükten sonra yuvadan ayrılarak bir ardıç ağacı aramaya başlarmış.Sonra da ağacın en sivri,en büyük dikenine göğsünü gömerek başlarmış doğanın en güzel şarkısını söylemeye,ölene kadar,durmamacasına.Ne de olsa en güzel şeyler,büyük acılar ve bedeller pahasına elde ediliyor.
Yüreğine bulut gölgesi bile düşürmeyen Dost,
Yüreğinin en sıcak yerinden öpüyorum.
Mehmet Ali Yazıcı
Yazar :Mehmet Ali Yazıcı Yayım Tarihi :23 Mayıs 2010 PazarOkunma :1536
Son Yorum Yapılan Köşe Yazıları
Son Eklenen Köşe Yazıları
Mayıs
24
PtsiMehmet Ali Yazıcı Bana Gelen Mektuplar-2 için dedi;
Namık Bey, çok teşekkürler, yorum yazınız için... Verili hayata uyamayanlardanız, özlediğimiz hayat ise çok uzak... Bazen düşünüyorum da, biz bu dönemin, bu çağın insanları değiliz gibi geliyor bana...Bu mektuplarda işte bu iç sıkıntının ürünüdür.
Dostça kucaklıyorum sizi....
Mayıs
24
PtsiNamık Tipioğlu Bana Gelen Mektuplar-2 için dedi;
Sayın Yazıcı;
Her sabah okuyorum "sana gelen mektupları"
"Yol arkadaşları onlara katılır,ama onları asla anlayamazlar..."demiş Gorki.
Bir ozanımız da;"olmayacak şey,bir insanın bir insanı anlaması" demiş.
Olsun.
Siz yazın yine de.
Hiç olmazsa kendimizi anlamamıza katkısı olur.
Bir "günaydın" benden size...



Sayfa Başı