Artvin Köşe Yazıları
»Bir Hasan Cemal Kitabı
Hasan Cemal´ın, “Cumhuriyet´i Çok Sevmiştim: Cumhuriyet Gazetesi´nde ki ´İç Savaş´ın Perde Arkası” adlı kitabı çıkalı epey oldu. Haftalarca “en çok satan”lar listesinde yer aldı. Aşağıdaki satırlar da o dönemde yazıldı. Söylemek istediğim, geç kalmış sayılmam. Nedendir bilemiyorum; bu satırları okuyunca tekrar sizlerle de paylaşmak istedim.
Hasan Cemal bunu hep yapıyor; bir işe başlamadan önce, bu işin nereye varacağını asla düşünmüyor. Sağlam ilkeler, kararlı duruşlar oluşturmuyor kendi içinde. O’nu 60´lardan 70´lerden de tanıyoruz. Cumhuriyet kitabında kendini anlattığı gibidir o dönemlerde de… Bir kitabında, sosyalistleri, devrimcileri karalayarak ve utanmadan gözlerimizin içine bakarak, “kimse kızmasın, kendim için yazdım” dedi. Hasan Cemal, “çok satan” bir gazetede, “çok okunan” bir köşe yazarı şimdilerde ve hemen her konuda “bilgi”sahibi!
Doğan Avcıoğlu´yla birlikte hareket etmekten, onun düşüncelerini savunmaktan pişman olduğunu anlattı bizlere bir zamanlar. O dönemlerde devrimci-sosyalist geçinirdi, bugün “liberal solcu” diyor kendine. Şimdi de Cumhuriyet´i Çok Sevmiştim kitabıyla Nadir Nadi´yi anlatıyor ve çizgisini bozmayarak ona da ihanet ediyor. Bunu kitapta açıkça söylemese de, “18 yılımı verdim” teraneleri ve sık sık iç geçirmeler bunu gösteriyor.
İnsan düşünüyor, gazeteciliğinin, meslek hayatının hemen hemen bütün dönemlerinde Hasan Cemal neden hep yanılmış, hata yapmış? Birlikte çalıştığı, fikirlerinin peşinden koştuğu insanları, sonraki dönemlerde hep eleştirmiş, ilkelikle, cahillikle, otoriterlikle ve çağın gerisinde kalmakla suçlamış? İnsanın yaşam felsefesi ve dünya görüşü bu kadar sıklıkla değişebilir mi? Eğer değişiyorsa, bu neye işarettir? Bu dünyada gelişimi, değişimi, ilerlemeyi görebilen/gözlemleyebilen tek insan Hasan Cemal mıdır?
Hasan Cemal, modern bir dönektir. Her dönemin adamıdır. Olaylar ve gelişmeler karşısında sağlam bir siyasal duruşu, ilkeli bir yaklaşım ve yorumlayış tarzı, geçmişinde olmadığı bugün de yoktur. O, “ideolojiler bitti, dünya değişti” derken nasıl bir ideoloji ve beyin yıkama peşinde olduğunu bilecek kadar da zekidir. O hep karşıyı taşlar ve bunu da demokrasi, özgürlükler ve insan hakları adına yaptığını savunur. Hasan Cemal´ın savunduğu demokrasi, muktedirlerin denetiminde geçen seçimlerdir. Özgürlük ise, sermayenin piyasada istediği gibi at koşturduğu ve her şeyin parayla alınıp satıldığı bir “özgürlük”tür. İnsan hakları anlayışı, bilmem ne kriterlerinin ötesine bir milim dahi geçmez. Özetle Hasan Cemal, papyonlu modern bir dönek olduğunu bu kitabında da açık açık söylüyor. Bunu bir gazetenin iç ilişkileri, tartışmaları ve bu gazetede ki görevi ekseninde çok güzel bir şekilde pazarlıyor. Umarım ciddi okuyucular bunu yutmaz.
Buradan Aydın Doğan´a ve grubuna da bir uyarıda bulunmak istiyorum. Bu adam, kendi yazdıklarından okuyoruz ki, kabdan kaba dökülerek bu günlere gelmiş, geçmişiyle, geçmişteki yaşadıkları ve yaptıklarıyla asla barışık olmamıştır. Dikkat edin, Milliyet´ten ve Doğan Grubundan ayrıldıktan sonra da bir kitap yazabilir ve ismi de, “Milliyet´i Çok Sevmiştim: Doğan Holdingin İçyüzü” olabilir.
Mehmet Ali Yazıcı
Yazar :Mehmet Ali Yazıcı Yayım Tarihi :16 Haz 2010 ÇrşOkunma :1644
Son Yorum Yapılan Köşe Yazıları



Sayfa Başı