Artvin Köşe Yazıları
»Karşı Devrimin Ayak Sesleri
-‘’Anayasa mahkemesi yetkisini aşarak iptal kararı verirse, meclis kararı yok hükmünde sayarak referanduma gitmelidir. Resmi gazetede yayınlamamalıdır’’.
-Ciddi misin? Kim demiş onu?
-Osman Can,raportör.
-Yani mahkeme kararları herkesi ve her kurumu bağlamazmı ki ?
-Bağlar ama meclisi bağlamaz, halkın referandumda evet oyu vermesi halinde, mahkeme halkın iradesinin önüne geçebilirmi?
-Yaa haklı olabilirsin ama referandumla mesela Türkiye’nin üniter yapısı, laik yapısı oylanırsa da mı?
Kaynağını anayasadan alan ve TC yi korumak ve kollamakla görevli kurumlar var. Bunlar karşı devrime seyirci mi kalmalı, eğer öyle yaparlarsa bu bir görevi ihmal olmaz mı?
-Yani, evet ama halk iradesi,halkın asal olduğu, egemenliğin millete ait olduğu …
-Vallahi kafam karıştı benim. Kim haklı bilmiyorum.
-Karışmasın kafan tarafını seç gerisi belli. Bütün savunma mekanizmalarını buna göre geliştir.
-AKP’ nin tarafındaysan ,TC nin kuruluş ilkelerinin bile halkoyuyla değiştirilmesinde bir beis görmezsen Osman Can’ı haklı bulabilirsin, anayasa mahkemesinin vereceği iptal kararını yok hükmünde sayabilir ve referandum sürecine devam edersin.
-Yook AKP’nin karşısındaysan anayasa mahkemesinin hem (usul) hem de( esastan) inceleme yapabileceğine ,iptal kararı verebileceğine ve referandumun önünü kesebileceğine hükmedebilirsin.
-Eee doğru söylüyorsun nasıl olsa herkes,ama herkes önce tarafını seçiyor sonra buna uygun siyaset üretiyor.Hukukçular da dahil.
İlgili muhataplar;
Daha önce de ifade etmiştim ki ,bu tam bir ateşle oynamaktır.
Devletin ,rejimi korumakla görevli kurumlarının by- pass edilmesine yönelik her teşebbüsün millet hafızasına unutulmamak üzere kazınacağını hatırdan çıkarmayınız.
Bu referandum teşebbüsünüz masum bir demokrat tavır,
halk iradesini hakim kılma faaliyeti olarak görülemez .
Belki de lüzumsuz bir evham içindeyim
Bu anayasa mahkemesinin tüm bunlara geçit vermesi oldukça zordur, zaman kazanmaya yönelik birtakım oyunlar oynanabilir ama mahkeme ,karar noktasında tavrını kendisinden yana koyar.
İbrahim Erol
gazete54.com
Yazar :İbrahim Erol Yayım Tarihi :18 Haz 2010 CmaOkunma :2255
Son Yorum Yapılan Köşe Yazıları
Son Eklenen Köşe Yazıları
Haz
19
CtsiOrhan Aksu Karşı Devrimin Ayak Sesleri için dedi;
Kanalın birinde ismini hatırlamadığım bir emekli komutanın bir sözü vardı.Yakın tarihte olan gizemli olayların bir özetiydi sanki.
Komutan dediki;
"Biz 28 şubatta tankları İrticaya karşı Cumhuriyeti korumak için yürüttük sanıyorduk.Meğer öyle değilmiş.Biz meğer tankları Amerikanın istemediği bir Hükümeti devirmek için sokağa dökmüşüz.İrtica mirtica yalanmış."
O dönemde olanlara bakarsak Erbakan hükümetine karşı hareketlerin Erbakanın , AB ve ABD den bağımsız olarak D8 ler adı altında islam ülkelerini bir araya getirme oluşumu sonucu başlaması, basının şişirdiği tank sesleri, kaplanların, aczimendilerin, fadime şahinlerin çıkardığı toz dumanın hükümet devrilince bir gecede geldikleri gibi kaybolması bu emekli generalin açıklamasını onaylar niteliktedir.
Olaylara yakından bakarsak ,Ordu kendi içindeki soğuk savaş döneminden kalan milliyetçi ve ulusalcı yapıları temizlemeden önce bu unsurlar Cumhuriyet elden gidiyor irtica hortladı kandırmacasıyla ülkedeki diğer ulusalcı ve milliyetçi sivil unsurlarla kontak kurmadılar mı.Bugün yargılanan iş adamı ,sanatçı, gazeteci ve yazarları da son on yılda bu kontak ve ilişkiler bahane edilerek toplu Ergenekon paketinin içine sokmadılar mı.
Beyler bizim gibi ülkelerde Ordu , hükmetler üstü bir kurumdur.Ordunun üstünde operasyon yapabilecek tek güç ya ordunun kendisidir.Ya da ondan daha güçlü bir ordu olabilir.AKP bu operasyonu yapan gibi görünsede ama icazeti veren ordudur.Nah girerleri hatırlayın.Kısaca patron timsahtır.Timsah izin vermeden kuşlar timsahın ağzındaki kalıntıları temizleyemez.
Şimdide bütün bu gürültüler tıpkı geçmişte olanlarla aynıdır.Yok efendim irtica horluyormuş yok karşı devrimmiş.Olan şudur.AKP timsahın dişlerinin arasındaki eski ulusalcı ve milliyetçi unsurları temizlerken timsahın ağzında açılan yarayı gagalamak istemiştir.
Anayasa değişikliğindeki ordunun sivil yargı maddesi çok önemli bir maddedir.Bu gün buna hararetle karşı çıkanlar neden sekiz ay bu duruma göz yumdular.Sekiz ay orduya sivil yargı yolu açık değilmiydi.Ergenekon davaları bu eski askerlere nasıl açıldı sanıyorsunuz..Bugün buna karşı çıkan yargı üyeleri o zaman neden bu sekiz aylık dönemde karşı çıkmadılar.
Her iki cephede de Kimse bu milleti yanıltmasın.Diğer tarafta ise Kozmik odalara girenler koca koca komutanları yargı önüne çıkaranlar neden Saldıray berki ifade vermeye bile getiremediler.Çünkü AKP savcıları hızlarını alamayıp timsahın ağzındaki yaraları gagalamaya başlayınca timsahın ağzı alelacele kapanmıştır.Çünkü eğer sivil yargı yolu kapanmasa maazallah akp gibi temizlikçi bir kuş sürüsü değilde Halkın içinde çıkan bir şahin sürüsü timsanın ağzına kılıçlamasına bir sopa koyup kökten bir temizlik yapabilir.AKP bütün maddeleri geçirse bile bu maddeyi geçirmesi teorik olarak bile mümkün değildir.Onun için İrtica mirtica var diye kimse paniklemesin.AKP bu maddeyi yasalaştırsın bu güne kadar AKP hakkında tükürdüğüm herşeyi yalamazsam namerdim.Ama mümkün değil.
Diğer maddeleri bilmem ama sistemin kontrolündeki AKP orduya sivil yargı yolunu açan olan maddeyi asla yasalaştıramaz.Tüm madddelere bir bütün olarak bakılırsada pratikte bu anayasa değişikliği yapılamaz.Bu anayasa değişikliğine karşı çıkılırken bir bütün olarak sunulmasıda zaten daha en baştan olabilirlik ihtimalini ortadan kaldırmıştır.Herkes rahat olsun bu ülkede Radikal islamın hakim olması emperyalistlerin isteyeceği en son şeydir.İrtica mirtica kandırmacaları yıllardır bu ülkede oynanan kirli senaryoların asıl amacını saklayan perdelerdir.Ama ne yazıkki bizim aydınlarımız bu emperyalist numarayı hep yemiştir ve hala yemekte olduklarını üzülerek görüyorum.
Saygılarımla
Haz
19
CtsiDuran KAYA Karşı Devrimin Ayak Sesleri için dedi;
Sayın N.Tipioğlu,
Sayın Erol komik yazı yazmak isterse güldürü bölümünde yayınlamalı, siyaset gibi ciddi(!) konularda eksik ve yanlış yazmak insanı komik duruma düşürür.
Bilirsin ben de komik biriyimdir.
Ben aynen öyle diyorum.(Ne olmuş yani abey,anayasanın değiştirilemez maddeleri mi olurmuş? Allah kelamı mı bunlar!!!). Eminim sen de öyle diyorsundur. Anayasanın ilanihaye değiştirilmeden kalması gibi bir düşünceyi savunmadığına (en azından seni tanıyorsam) inanıyorum. Yalnız bu yorumumun aşağıdaki yorumumla ve sayın Erol´un yazısıyla ilgisinin olmadığını söylemeliyim.
Takdir edersin ki senin yorumun da o yazıya ve benim yorumuma eleştiri amaçlı yazılmış bir yorum değil.
"Öz"den uzaklaşıyoruz.
Haz
18
CmaDr.Kamil Aksu Karşı Devrimin Ayak Sesleri için dedi;
Sorun;
Sifonu çekilen bir şahsın( zihniyetin değil) moreve (sonu belli girdaba) karşı bok çukuruna girmeden önceki son tırnak darbelerini bırakma sorunudur...
Amaç;
Milletin vekillerinin olmadığı bir mecliste, milletin vekillerinin(!) çoğunluğunun alacağı "her kararı" kayıtsız şartsız bu millete yasa olarak dayatmaktır...
Anayasa mahkemesi yine "milletin vekillerinin" itirazı sonucu bir davayı değerlendirmektedir...
Kendi hür iradesi ile bir dava açmamıştır...
Anayasa mahkemesi kararlarını "yok sayalım" diyen her kes "Laik Demokratik Cumhuriyet" düşmanıdır.Amaç bellidir...
Sivil Faşist İslamcı İktidar özlemi, destekleyen her kişinin başına büyük belalar açacaktır...
Hepimiz yaşarsak bunu göreceğiz...
Eksik Demokrasiler bile, demokrasi kullanılarak hiç bir yönetimde yok edilemez...
Türkiye´de de yok edilemeyecektir...
Recep atmakta, yandaşları kanmaktadır...
Tırnak izlerinin bıraktıkları yara ise kolay kolay iyileşmeyecektir...
Sonları her maceraperest son gibi bitecektir...
Kimsenin kuşkusu olmasın...
Bu ülke sahipsiz değildir...
Selamlarımla ilgilenen her kese tebliğ ederim...
Haz
18
CmaNamık Tipioğlu Karşı Devrimin Ayak Sesleri için dedi;
Duran Kaya;
Unuttum,ekliyorum;
Ben de çok komik bir adamım!
Haz
18
CmaNamık Tipioğlu Karşı Devrimin Ayak Sesleri için dedi;
Duran Kaya;
Ben kâhinim(!);iddia ediyorum -sen de bir kenara yaz-pek yakında Osman Can´ın "Anayasanın değiştirilemez ve hatta değiştirilmesi teklif bile edilemez" maddelerinin değiştirilmesi için de "yüksek fikirlerini" açıklayacağını göreceksin...
İşte o zaman seninle karşı karşıya oturacağız...
Sen bana o zaman da diyeceksin ki;
-"Ne olmuş yani abey,anayasanın değiştirilemez maddeleri mi olurmuş.Allah kelamı mı bunlar!!!"
Aynen böyle diyeceksin!
Yanılıyor muyum?
Haz
18
CmaDuran KAYA Karşı Devrimin Ayak Sesleri için dedi;
Sayın Erol, nabza göre şerbet veriyorsunuz. "Körler sağırlar birbirini ağırlar" ilkesini güdüyorsunuz. Başlangıçta birşeyler demek üzereydiniz ama artık tribünlere oynuyorsunuz.
Doç. Dr. Osman Can´ın o söyleşisini ben de izledim. Tahmin ederim bu sitedeki bir çok okur da izledi. Yazınızın temelini oturttuğunuz ana fikirle ilgisi olmayan şeyler söylediğini siz de biliyorsunuz.
Böylesi daha güzel oluyor, değil mi? Nasılsa ziyadesiyle alkışlayanınız var.
Tavsiyem: Sadece bu yazınızdaki yanlışı düzeltmek için o programı bir kez daha izleyiniz. Diğer yazılarınızdaki yanlışları düzeltmek için ise tüm yazdıklarınızı bir kez daha gözden geçiriniz.
Doç.Dr. Osman Can anayasanın değiştirilemez maddelerinin değiştirilmesi ile ilgili bir şey söylemiş mi? Yoksa Anayasa´nın anayasa mahkemesinin görevlerini düzenleyen maddeleri hakkında mı konuşmuş?
Komik oluyorsunuz...



Sayfa Başı