Artvin Köşe Yazıları

Devlet, Çök
Yazar : İbrahim Erol


  • Ana Menü
    • Artvin Haberleri
    • Artvin Genel Bilgiler
    • Artvin Onuncu Köy / Forum
    • Artvin Siteleri
    • BlogEngine Blogum
    • Artvin Sohbet Odası
    • Üye Ol
    • Resim Gönder
  • İlçeler
    • Artvin
    • Ardanuç
    • Arhavi
    • Borçka
    • Hopa
    • Murgul
    • Şavşat
    • Yusufeli
  • Köyler
    • Artvin Köyleri
    • Ardanuç Köyleri
    • Arhavi Köyleri
    • Borçka Köyleri
    • Hopa Köyleri
    • Murgul Köyleri
    • Şavşat Köyleri
    • Yusufeli Köyleri
  • Resimler
    • İl-İlçe Merkezi Resimleri
      • Artvin Merkez Resimleri
      • Ardanuç Merkez Resimleri
      • Arhavi Merkez Resimleri
      • Borçka Merkez Resimleri
      • Hopa Merkez Resimleri
      • Murgul Merkez Resimleri
      • Şavşat Merkez Resimleri
      • Yusufeli Merkez Resimleri
    • Manzara Resimleri
    • Yayla Resimleri
    • Göl Resimleri
    • Baraj Resimleri
    • Kış Manzara Resimleri
    • Tarihi Yerler Resimleri
    • Boğa Güreşleri Resimleri
    • Festival ve Şenlik Resimleri
    • Rafting Kano Resimleri
    • Çiçek Böcek Hayvan Resimleri
    • Ahşap Yapı Resimleri
    • Eski Alet-Edevat
    • Siyah Beyaz Kareler
    • El Sanatları
    • Yiyecek İçecek Resimleri
    • Diğer Artvin Resimleri
  • Müzikler
    • Tulum Müzikleri
    • Davul-Zurna Müzikleri
    • Artvin Türküleri
    • Akordeon Müzikleri
    • Org Müzikleri
    • Tulum Dinle
    • Artvin Türküleri Dinle
  • Videolar
  • Yazılar
  • Şiirler
  • Barajlar
    • Artvin Deriner Barajı
    • Borçka Barajı
    • Yusufeli Barajı
    • Muratlı Barajı
    • Bayram Barajı
    • Bağlık Barajı
  • Servisler
    • İletişim
    • Sitemizi Eşe Dosta Duyurun
    • Ziyaretçi Defteri
    • Sıkça Sorulan Sorular
    • Yardım
    • Biz Kimiz?

  Artvin Köşe Yazıları

 Geldiniz !!!  Anasayfa » Artvin Yazılar »Siyaset



»Devlet, Çök


Yorum yazabilmek için lütfen giriş yapınız.
(5) Yorum Yazılmış

Yazı Ekle

Paylaş  

Hiçbir siyasal görüşe angaje olmamış gibi,tamamen nötr bir duruşla, şu sınır noktasında devletin zirvesinin verdiği fotoğraf üzerine birkaç söz söylemek üzere oturdum bilgisayarımın başına.
Yazım için ilhamı VAKİT gazetesi yazarı Hasan Karakaya’dan aldığımı da itiraf etmeliyim.
Malum, Vakit gazetesi ve onun yazarları solun karşısındadır,AKP’yi ve Erdoğan’ı destekler.
Birde Yılmaz Özdil vardır Hürriyet yazarı,Erdoğan’ın da AKP’ nin de karşısında,iktidar karşıtlarının terapisti, sözü soluğu.
Yılmaz Özdil ‘’çömelme açılımı’’diyor başlığa.
Hasan Karakaya ‘’O fotoğraf…Sınırın Sıfır Noktasında Bir Başbakan’’ diyor.
Özdil’in yazısı aşağıda;
Çok savaş gördü bu millet...
Çömelen devleti ilk kez görüyor.

* * *

Her yer jammer dolu.
Sinyal kesiyorlar.
Ki, mayın filan patlamasın.
Havada üç tane Kobra var.
Tam teçhizatlı, tur atıyorlar.
Arada ısı bombası fırlatıyorlar.
Ki, roket gelirse hedefi şaşırsın.
Yüzlerce bordo bereli etrafta...
Araziye yayılmışlar, eller tetikte.
Kum çuvallarıyla çevrili siper...
Ardında, çömelmiş Başbakan.
Ve, Genelkurmay Başkanı.
Ki, mıhlamasınlar.

* * *

Moral vermek için yapılan ziyaretin, moral bozucu fotoğrafıdır bu.

* * *

Kimseyi rencide etmek maksadıyla yazmıyorum; ben de olsam, ben de çömelirim... Çünkü, elimizi kolumuzu sallaya sallaya girdiğimiz Irak topraklarına, kendi topraklarımızdaki kum çuvallarının ardından çömelerek bakabiliyoruz bugün anca.

* * *

Ankara’da yıllardır yan gelip yatarken, dizlerinin üstüne çökmüş örgütün, yeniden ayağa kalkmasına göz yummanın neticesidir bu... Kahramanlarımıza vatan haini muamelesi yapıp, içeri tıkarken, “güzel şeyler oluyor” deyip, teröriste havai fişek fırlatmanın, şımartmanın neticesidir. Şeref madalyalı subaylarımız kendi kafasına sıkarken, utanmadan sırıtmanın... “Camilerimizi bombalayacaklar, bize suikast yapacaklar” iftirasıyla cahil cüheladan oy toplayıp, elinde roketle gezenleri gizli gizli affetmeye çalışmanın bedelidir. Adamlar harıl harıl memleketin yollarına mayın döşerken, şarkıcılarla türkücülerle şov yapmanın, 4-4-2’yle mi yoksa 3-5-2’yle mi hallederiz bu meseleyi diye, futbolcularla top sektirmenin bedelidir.

* * *

Bir taraftan “kardeşim” diye bağrına basacaksın Barzani’yi... Öbür taraftan “taşeron bunlar” deyip, kum çuvallarının ardından çömelerek bakacaksın Barzani’nin topraklarına.

* * *

Nasıl gezebiliriz ki ayakta?


Birde Karakaya’nın yazısını koyalım buraya;

Ne yalan söyleyeyim; “o fotoğrafı” görünce, ben de gıpta ettim... Dikkat edin, “kıskandım” demiyorum, gıpta ettim... Tıpkı “Gazze gemisinde olamadığım” için hayıflandığım gibi, “PKK baskınına uğrayan karakol”da olamadığım için de hayıflandım... “Hürriyet’e karşı tavrımı” bilirsiniz... Pek aramız yoktur... Ama itiraf etmeliyim; Hürriyet Genel Yayın Yönetmeni Enis Berberoğlu, masa başında oturup ahkâm kesmek varken, “mesleğe yeni başlamış genç bir muhabir heyecanı” ile, sabahın 06.40’ında atlıyor tarifeli uçağa, gidiyor Van’a... Oradan da biniyor “taksi”ye, varıyor Şemdinli Tekeli Karakolu’na... Sanki “yönetici” değil de, “savaş muhabiri” gibi bir heyecan... Karakola gittiğinde öğreniyor ki; Başbakan ve Genelkurmay Başkanı da, “bir saat sonra” oraya gelecekler... Ama o, bu arada “röportaj”larını yapıyor, karakoldaki “gazi”lere, “o gece”nin hikâyesini anlattırıyor... Sonrası malûm... Başbakan Tayyip Erdoğan ve Genelkurmay Başkanı Org. İlker Başbuğ ile “aynı karede” fotoğraf veriyor...
Evet, “sıfır noktada” bir fotoğraf!..
Düşünebiliyor musunuz;
“Türkiye Cumhuriyeti tarihinde bir ilk” yaşanıyor sınırda!.. İlk defa bir Başbakan; hem de “saldırı”ya uğramış bir karakola, yani “sınırın sıfır noktası”na gidiyor ve orada “askerlere moral” veriyor!..
“Son derece önemli” bir an!..
Son derece önemli bir mesaj!..
Ve, son derece anlamlı bir fotoğraf!..
O fotoğrafta, Enis Berberoğlu da var!..
Kim, ne derse desin;
Bu, bir “gazetecilik başarısı”dır!..
YAZARLARDA KISKANÇLIK KRİZİ!
Gelin, görün ki; bu mesleğin “gen”lerinde olan “kıskançlık” bir defa daha nüksetmiş ve gerek Enis, gerek Erdoğan ve Başbuğ, bazı yazarlar tarafından “hedef tahtası”na oturtulmuştur!..
Dünkü yazılanları, bilmem okudunuz mu;
“Hürriyet Gazetesi Yayın Yönetmeni Enis Berberoğlu çok gayret etti, çok ter döktü ama “bir yayın yönetmeninin kendi gazetesinde, kendi fotoğrafını bir gün içinde en çok yayınlatma” kategorisinde dünya rekorunu kırma çabası maalesef başarılı olamadı. (...)
Enis galiba Tercüman Gazetesi’nin yayın yönetmeni kadar yakışıklı olmadığını düşündüğünden olsa gerek, birinci sayfaya sadece tek fotoğrafını koydurmuş. İç sayfalarda ise sadece dört adet var. Bu kadar az sayıda fotoğrafla dünya rekoru filan kırılamıyor tabii.”
Peki, bu “saldırı”ları hakedecek ne yapmıştır Enis?.. Bazılarının yaptığı gibi; “şişme bebek”lerin yanında poz mu vermiştir?.. “Şarap”tan veya “eşi Oya Hanım”dan mı bahsetmiştir?..
Gitmiş, “asker”lerle görüşmüş, onlardan “saldırının hikâyesi”ni dinlemiş ve “o gece”yi aktarmıştır okuyucularına!..
Bunun adı, “gazetecilik”tir!..
Ama o “kıskançlık” yok mu, o kıskançlık!..
Ne “başarı”yı görüyor, ne “işin önemi”ni!..
“Meselenin aslı” nedir biliyor musunuz;
Aslında, demek istiyorlar ki;
“O fotoğrafta ben niye yoktum?”
Olamazsın ki!..
“Şemdinli’ye gitmeyi” aklının ucundan bile geçirmeyip, “masa başında” oturan bir adam, o fotoğrafta olamaz ki!..
Düşünseydin de, sen gitseydin!..
“Kıskanma ne olur,
O heyecanı duy, senin de olur!”
NEYMİŞ, BAŞBAKAN ÇÖMELMİŞ!
Şu hâle bakın, bu yaştan sonra, beni de “Enis’i savunmak” zorunda bıraktılar ya, anlayın artık “kıskançlık krizi”nin boyutlarını!..
Hani, sadece “Enis’i kıskansalar” yine de mesele etmez, cevap bile vermezdim!.. Ama bu “tilki”leri ve “kedi”leri gayet iyi bilirim ben...
Hani, “tilki”ler, ulaşamadıkları üzüme “koruk” derlermiş ya, hani “kedi”ler de ulaşamadıkları ciğere “murdar” derlermiş ya; bunlar da “Şemdinli’deki karakol”a gitmeyi akıllarına bile getirmedikleri, dolayısıyla “gidemedikleri” için, “Enis” üzerinden “Başbakan” ve “Genelkurmay Başkanı”na çakıyorlar!..
Neymiş, Başbakan Tayyip Erdoğan ve Genelkurmay Başkanı Org. İlker Başbuğ, gittikleri “mevzi”lerde niye “çömelerek” poz vermişler?..
Yazdıkları, aynen şöyle:
¥ “Başbakan Erdoğan ve Genelkurmay Başkanı Başbuğ baskına uğrayan karakola gittiler. Bence doğru yaptılar. Ama ya bu fotoğraf?.. Kum torbalarının ardında çömelmiş halde bulunan bu fotoğraf?.. Diyeceksiniz ki, ‘Ne yapsınlar, tehlikeli bölge’. Doğru... Tehlikeli bölge... O zaman yapılacak şu: O fotoğrafı çektirmeyeceksiniz, medyaya vermeyeceksiniz. Ya da illa bir fotoğraf çektirecekseniz tehlike-mehlike demeyeceksiniz!.. Aslanlar gibi ayakta duracaksınız.”
¥ “Çok savaş gördü bu millet...
Çömelen devleti ilk kez görüyor.
Her yer jammer dolu. (...)
Kum çuvallarıyla çevrili siper...
Ardında, çömelmiş Başbakan.
Ve, Genelkurmay Başkanı.
Ki, mıhlamasınlar.”
¥ “Bir ülkenin başbakanı kendi sınırında diz çökmez!.. Çökse bile o pozu vermez!”
ÖĞRENİN!.. MEVZİDE AYAKTA DURULMAZ!
Şimdi, bu “saçmalık”ların neresini düzelteceksin?.. “Deve” misali... Sadece “boynu” değil ki, yazdıklarının her tarafı eğri!..
Bunu yazanlar, ya “askerlik” yapmadılar ya da; “torbalara doldurulmuş kumlar” ile “deniz sahillerindeki kumları” birbirine karıştırıyorlar!.
“Azıcık askerlik yapsalar”dı veya “mevzi” nedir, “siper” nedir görselerdi, oralarda bulunmanın “yumuşacık koltuklarda” oturmaktan çok çok farklı olduğunu bilirlerdi!..
Ulan, “mevzi” orası, mevzi!..
“Mevzi”deki bir asker de, asla “ayakta” durmaz!.. Hatta, “çömelerek” de durmaz!.. “Kum torbaları”nın arkasında “yatar vaziyette” durur ki, gelebilecek muhtemel bir kurşuna “hedef” olmasın!..
Buna, askerlikte “hedef büyütme” denir!..
Yani, bir asker “ayakta” veya “çömelmiş” vaziyette durursa, “hedef büyütmüş” olur!.. Bir asker, özellikle “mevzide” ise, mümkün olduğunca “hedef küçültmek” zorundadır!.. Aksi halde, anında vurulur!..
BAŞBUĞ’UN RİCASI: LÜTFEN ÇÖMELİN!
Tabiî, benim gibi “sınırda askerlik” yapmayan gazeteciler bunu bilmez... Hele hele “Isparta’da kısa dönem askerlik” yapanlar ile, “para”yı bastırıp “bedelli askerlik” yapanlar hiç bilmez!..
Onlar, bırakın “mevzi”de veya “siper”de nasıl durulacağını, “tüfek tutmasını” bile bilmezler!..
Bilmeyince de, böyle ahkâm keserler!..
Niye “ayakta” durmamışlar da, çömelmişler?
“Mevzide nasıl durulacağını” en iyi kim bilir?.. Elbette “asker” bilir!.. Ama “plajda askerlik” yapanlar bilmez, “sınırda askerlik” yapanlar bilir!..
Bir “Genelkurmay Başkanı” ki, Başbakan’ı “sık sık” uyarıp; “Lütfen eğilin!.. Çömelin” diyorsa, ne yapacaktı Başbakan?..
Elbette eğilecek, elbette çömelecek!..
Ne yani;
Ayakta durup, “erkeklik” mi gösterecekti?..
Bunlar, “askerden de askerci” oldukları için, Genelkurmay Başkanı’na bile akıl veriyorlar!..
Ne kadar tedbir alınırsa alınsın, “PKK’lı teröristler”in ellerinde “Kanas” adlı “suikast silahı” varsa, o silah da “1.5-2 kilometre” mesafedeki bir hedefi vurabiliyorsa; Erdoğan veya Başbuğ, “ayakta” durup da, “hedef” mi olsunlar?..
Kaldı ki, o “riski” de aldılar!..
Televizyonda gördük işte;
“Mevzideki askerlerle sohbet” bitince ayağa da kalktılar, yürüyerek de gittiler!..
Bunu bile bile;
Hâlâ “Niye çömeldiniz?” diyorlar!..
BUGÜNE KADAR, KİM GİTTİ SINIRA?
Ulan, “mevzi”de bulunan ve “yatar vaziyette” durması gereken bir askerin “omzuna dokunmak” veya “yanağını okşamak” için zaten “eğilmek” veya “çömelmek” gerekmez mi?.. Bu iş, “ayakta” nasıl yapılır?..
Adamlar, “Türkiye Cumhuriyeti tarihinde bir ilk” olarak; “sınırın sıfır noktası”na giden bir Başbakan’ı “takdir” etmek yerine, kalkmışlar, “çakmaya” çalışıyorlar!.
“Orada olmadıkları” için, elbette bilmiyorlar!..
Eğer görseydiler ki; “Başbakan’ı yanlarında gören” askerlerin “gözleri ışıl ışıl”dır, “mutlu”dur, “moralleri zirvede”dir, o zaman bunları yazmazlardı!..
Kimbilir, belki de yazarlardı!..
Öyle ya; Başbakan’ın “sınırın sıfır noktası”na gidip, orada “PKK’ya meydan okuması” elbette Hükümet’in “artı” hanesine yazılacaktır!.. Bu da, “Ankara’nın dışına çıkamayan muhalefet”in işine gelmemiştir!..
Kendileri, “muhalefet değirmenine su taşımak”la görevli oldukları için, “iktidarın puan almasını” bir türlü hazmedemiyorlar!..
Kaldı ki; Erdoğan’ın “puan almak” gibi bir düşüncesinin olduğunu hiç sanmıyorum.
O halde, niye böyle yazıyorlar?..
Öyle sanıyorum ki; “kıskançlık krizi”nden!..
“Başbakan” orada, “muhalefet” nerede?..
Ya da;
“Enis” orada, “biz niye yokuz?”
Tepeden tırnağa kıskançlık!..
“Çocuk” değilsiniz, artık akıllanın beyler, akıllanın!.. Bırakın “çocukça kıskançlık”ları da, büyüyün biraz!..
Büyüyün de, “masada popo büyüteceğinize”, çıkın “arazi”ye de, “gazetecilik” yapın!..
“Siz” de çıkın “arazi”ye,
Tabiî, “muhalefet” de çıksın!..
Zira, “masa başında ahkâm kesmek”le “gazetecilik” de yapılmaz, “muhalefet” de!..
“Takdir” etmesini öğrenin artık!..
Yoksa, “kıskançlık”tan çatlarsınız!..
==============
Sarı Sendika!.. Sarı Politikacı!
Bu söz, daha çok “sendika”lar için söylenir... Hani, işçiler, “patrona satıldığını” düşündükleri “sendika”lar için “sarı sendika” derler ya, Mustafa Sarıgül de, herhalde “sarı politikacı” olarak geçecek tarihe!..
Daha “parti” bile kurmadan, başlattığı “Türkiye Değişim Hareketi”nin ilk günlerinde “mangalda kül bırakmamacasına” sallıyordu: “Partinin kuruluş dilekçesini vermek için Ankara’ya gittiğimde, etrafımda 50 bin kişi olmazsa, tek başıma dönerim İstanbul’a!.. İlk seçimde iktidar olmazsam, bırakırım siyaseti!”
Bu kadar “iddialı” konuşan bir adam, dün “havlu attı” biliyor musunuz?.. Demek ki, “gözü” yemedi!.. “Parti kurmaktan vazgeçtiğini, CHP’ye fırsat tanıyacağını” açıkladı.
İşin özü, kendisine “umut” bağlayanları “sattı” Sarıgül!..
“İşçilerini satan sendikacılar” gibi, o da “Hareket”ini sattı Kılıçdaroğlu’na!.. Kimbilir, belki de Ergenekon, eğilmiştir kulağına:
“Ne yapıyorsun sen?.. Biz Baykal’ı bile istifa ettirip, Kılıçdaroğlu’nu geçirdik başa!.. Pişmiş aşa su katma!.. Sıranı bekle!”
Cem Uzan’a da böyle demişlerdi...
Adam, sırasını beklerken, sırra kadem basmak zorunda kalmıştı!..
Sarıgül de, beklemekten sararıp solacak...
Soyadı, zaten “Sarıgül” idi, şimdi tam “sarı” oldu!..

Sen haklısın sayın Özdil,sende haklısın sayın Karakaya.
İkiniz de haklısınız.
Bağışlayın nötr kalma sözümü bozacağım.
İnsan önce safını seçiyor sonra buna uygun argümanlar koyuyor ortaya bunu anladım ,ama şu ULAN’ı hiç anlamadım,niye bozuyorsun ki ağzını,sakin ol sakin.

    


Ben olsaydım o sınırda, zaten en yüksek düzeyde koruma tedbirleri alınmışken,bir vurulma olasılığı hesabı yapardım üç saniye,ve
Veeee dik dururdum dik.
Düşmana inat dik.
Vurulma olasılığı onbinde bir mi desem,yüz binde bir mi desem ,milyonda bir mi.
Bu düşük vurulma olasılığı ,eğilmektense dik durmayı gerektiren bir durumdu.
Yani olasılık hesabı gereğince dik.

İbrahim Erol
gazete54.com

« Önceki Sonraki »

Yorum yazabilmek için lütfen giriş yapınız.(5) Yorum Yazılmış Arkadaşıma Yolla
Beğendim
  • Currently 3.5/5 Stars.
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
18 kişi oyladı Ortalama 5 üzerinden 5 yıldız aldı.


Yazar :İbrahim Erol Yayım Tarihi :23 Haz 2010 ÇrşOkunma :2982

« Türk Sorunu mu Kürt Sorunu mu?

Şehitlerimiz, Busemiz, Behzat Miser ve Babalar Gün »





Son Yorum Yapılan Köşe Yazıları

Mustafa Bilir; Samsun 19 Mayıs Lisesi Anıları-2 için yazdı,
Orhan Aksu; Sermaye Tapınakları Kentleri Bilim için yazdı,
Mustafa Kemal Emül; BLATTA ORİENTALİST´İN SİVAS GÜNCESİ için yazdı,
Namık Tipioğlu; BLATTA ORİENTALİST´İN SİVAS GÜNCESİ için yazdı,
Mustafa YAVUZDEMİR; Gençliğe Hitabe de Kaldırılmalı…! için yazdı,

Son Eklenen Köşe Yazıları

  • Ankara'daki Artvinliler Niçin Bölündü-3
  • Ulusal Bayramların İçi Boşaltılıyor mu?
  • Ankara'daki Artvinliler Niçin Bölündü-2
  • Ankara'daki Artvinliler Niçin Bölündü-1
  • Atatürk Dinsiz miydi?

Haz
25
Cma

Orhan Aksu Devlet, Çök için dedi;

Yahu bir hafta önce abi dediğin adamın topraklarına bakıyorsun kardeşim.Barzani abinizin.Burada garip bir durum yokmu.Eğer bu coğrafyada bir türkiye değilde bir ingiltere bir almanya bir fransa olsaydı sınırın diğer tarafında 50 km bölgede değil pkk kuş uçurtmazlardı.Türkiye neden kuzey Iraka girip bu temizliği yapmıyor neden biliyormusunuz çünkü siyasi ve askeri olarak basiretsiz insanlar yönetiyor.Sen bağımsız bir ülkeyim diyeceksin şöyle büytüğüm böyler büyüğüm diyeceksin adam gelecek elinin kolunun sallayarak onlarca genç evladını katledecek sen hala başbakan olarak kendi sınırıdan sinip (gizlenip) bakacaksın.Bu sinmedir hiç kimse bunu bir kahramanlık olarak göstermesin.TC başbakanı ve genelkurmayına yakışan kendi sınırıda tam siper sinmek değildir.Sınırına en yakın 50 km bölgeyi temizlemek ve kendi sınırında göğsünü gere gere gezmektir. Yok Sipere yatılırmışta yok ayağamı kalkılırmışta.Yav kardeşim bu dedikleriniz savaş cephesinde olur.Eğer savaş varsa bölgenin hakimini neden devlet başkanı gibi ağırlıyorsun abi, abi diyorsun sen koskoca TC sin gidip tampon bölgeni oluşturmana ne engel olabilirki.Sınırdaki bu resim imrenilecek değil tam aksine utanç duyulacak bir resimdir.

Haz
24
Prş

Cengiz GÜNDÜZ Devlet, Çök için dedi;

Sayın Kaya,
Sizi onuncu köye kovuyorum !

Haz
24
Prş

Duran KAYA Devlet, Çök için dedi;

Al birini vur ötekine!!!
Ha Yılmaz Özdil yazmış ha Hasan Karakaya.

"Ki, mıhlamasınlar."
Şu cümleye bakar mısınız?
Yazdığı cümledeki anlamın tam tersini istediğini anlatan bir cümle.
"Geberme emi!" derken ne anlıyorsunuz dostlar?
"Gebertmesinler!" derken ne anlıyorsunuz?
"Öldürmesinler!" değil.
Adeta "nefretinizi" haykırıyorsunuz! O ucubeyi öldürmesinler ama süründürsünler. Öldürmesinler ama yaralasınlar. Hatta hatta beyninizin gerisinde "mıhlasınlar!". Değil mi?

Öteki yazar ise kabalığını, çirkinliğini ve tarafgirliğini zaten ortaya koymuş. Yazısından "yağ"ın yanısıra kötü kokular taa buraya kadar geliyor.

Ya bir de "esas yazar"a bakalım, O ne diyor?:
´Ben olsaydım o sınırda, zaten en yüksek düzeyde koruma tedbirleri alınmışken,bir vurulma olasılığı hesabı yapardım üç saniye,ve
Veeee dik dururdum dik.´

Ben de diyorum ki:
Orada Recep Tayyip Erdoğan yok kardeşim!
Orada Türkiye Cumhuriyeti´nin Başbakanı ve Genel Kurmay Başkanı var!
Benim için Erdoğan´ın canı önemli olmayabilir ama Türkiye Cumhuriyeti Başbakanının canı önemlidir! Sen her ne kadar ´Öyle değil´ desen de!
Orada başlarına herhangi bir şey gelse sizin ne yazacağınızı kestirmek de güç değil!
Anladınız siz onu...


Haz
24
Prş

Tuncer Yazar Devlet, Çök için dedi;

Elinize sağlık İbrahim bey.Ben sizin objektif yazı ve fikirlerinizi isteyerek ve zevkle okuyorum.
Yazınızla da çok önemli ve güncel bir konuya değinmişsiniz.Ama keşke o resmin altındaki yazıyı okumasaydım diyorum.Çünkü;tamamen taraflı ve karşı görüşlere tahammülsüz bir yazı.Sanırım ki
sayın başbakan,böyle güdümlü yazarlardan feyz alıp ! yüksekten uçarak,tepe taklak gidiyor.Hiç bir
işinde ayaklarının üzerine inemedi.İşte Kürt açılımı,işte Ermeni açılımı ,işte Kıbrıs açılımı,işte Alevi açılımı ve en sonda da Roman açılımı.Allah ülkemize gün versin,ışık versin de karanlıklar yok olsun.
Teşekkür ederim.Saygılarımla.

Haz
23
Çrş

Murat DURSUN Devlet, Çök için dedi;

Ben bu adamın nasıl durduğuna bakmıyorum sonuçta yüreği varsa ayakta durur. Ama birisi askeri ziyaret ederken diğeri teröristle türk askerini bir tutup; 20 aileye ateş düştü, onlarda T.C vatandaşı, bugüne kadar söylenmedi de ne oldu gibi sözler hakettiği karşılığı bulamadı bence, kimse de eleştirmedi...

   Yazar Hakkında

İbrahim Erol

1962 Artvin Yusufeli Bostancı(Utav) doğumlu olan İbrahim Erol 3 yaşında terketmiş atayurdunu.Çocukluk ve ilk gençlik yıllarını Sakarya Akyazıda geçirmiş sonra Ankara'da üniversite(fizik) ist Marmara üni yüksek lisans ,İTÜ'de doktora eğitimi tahsil etmiştir.İş hayatına Bursa İstanbul ve Sakaryada devam etmiş olan Erol şimdilerde inşaat ve gazetecilikle meşguldür.gazete54.com un da sahibi olan Erol'un yayınlanmış 3 kitabı vardır.

Diğer Yazıları

  • Atatürk Dinsiz miydi?
  • Ölüyle Seks (Nekrofili)...
  • Sütler Bozuk...
  • Cami-Ahır Polemiği
  • Evren Paşa'nın Artıları Yok mu?
  • Alternatif Eğitim Müfredatı...
  • Şehit Kim..!
  • Post-modern Sindirme
  • Gençliğe Hitabe de Kaldırılmalı…!
  • En Çok Sen Ölmeliydin İlker Paşa...
  • 35 Köylünün İtlafı Orduda Tardların Önünü Açacak mı?
  • Soykırım Dedikleri...
  • Nagihan Alçı, Sevsinler Seni e mi...!
  • Kamer Genç'in Feneri...
  • AKP'nin Kutlama-anma Metaforu...
  • Tayyib Beyin Fendi Uğur Dündar'ı Yendi.
  • Fasulye Şehidi Değildi O...
  • Big Bang ve Kainatın Oluşumu...?
  • Tanrı Parçacığı-1
  • Son Tango
  • Deniz Feneri..
  • YAŞ'ın Başı..
  • Kerpe´de Deniz ve Ben
  • CHP'nin AKP'ye Öğüdü Olsun..
  • Ankara'nın Uzay Üssü..
  • Sandık!
  • Vergi Barışı...
  • Ekici'nin Seks Kasedi
  • Ali Babanın Çiftliği...
  • Ezik...
  • KHK
  • Libya'dan Çıkın...
  • Beton Kemal...!
  • Tapuma Girdiler...
  • Çöl Tilkisi Kaddafi...
  • Nokta-ı Hakikat...
  • Mübarek de Gider....
  • Defne Joy...
  • Madde 58...?
  • İt Oğlu İt...?
  • O... Çocukları...?
  • Federasyon...!
  • Cop..
  • Kar...
  • WikiLeaks Oyunu...
  • 19 Jakoben İçin Ağla...!
  • Kardiyal Aritmi...!
  • Durmuş Hocaoğlu Fizik-Felsefe
  • Akyazı'da Bayram...
  • Oray Eğin ve Porno Siteleri...
  • Serdivan'dan Adapazarına
  • Poşulu Kardeşe Açık Mektup
  • SAÜ Rektörünü de Vururlar...
  • Men Dakka Dukka...
  • Piliç...
  • Hanefi Avcı ve Devrimci Karargah
  • Bekir Coşkun
  • Gelen Gidecek...
  • Haddini Bil...
  • Demokrasi Zamanı...
  • Hünkarım...?
  • Ayrılıkçı!
  • Madde 10, Madde 23
  • İtiraf
  • Ne Mutlu Türk'üm Diyene
  • Onu Tanıdınız mı?
  • Muhterem Zatın Boyu
  • Kibariye
  • Kör Olasın Demiyorum...!
  • Eee, Yersennn...!
  • Damardan Vurdu, O...
  • Hocanın Kedaaayifi..!
  • Ben Ne mi Diyorum?
  • Dual Monolog
  • Hayret Bi Şey !
  • Devlet, Çök
  • İlhan Abi...
  • Vaveyla ve PKK
  • Babammm
  • Karşı Devrimin Ayak Sesleri
  • Nükleer Çılgın
  • Nükleer İran
  • Hamas'ın Filistin'i
  • Filistin Oyunu
  • Antisiyonist Yardım
  • Liderlik Kriptoları
  • AKP´nin İşi Zor
  • Kaset Montaj Gibi
  • Baykal´ın İstifası
  • Sen Taksim´deyken
  • Hayat, Balık Tutmak Değildir Sahilde
  • Köprü Yapılacaaaaak , Yap
  • Ne Dediğimi Bilmirem Ben
  • Müslüman Komünist Olur mu?
  • Kuzeyin Oğlu Volkan
  • Kedi
  • Cern Hadron Hızlandırıcısı
  • Ne Güzeldi O Günler
  • Biz Adam Olmayız
  • Menderesi Düşünür Oldum Son Günlerde
  • Sıkı Tutun Takkenizi,Keliniz Görünüyor
  • Hatayı Nerede Yaptık?
  • Suçlu Kim?
  • Yargı Savaşları
  • Oyuna Gelmek
  • Arınç Nazikçe Kay...
  • Muharrem İnce Yeni Lider
  • Balyoz
  • AKP´ye Yeni Kapatma Davası
  • AKP, Referandum, By pass
  • AKP´nin Demokrasi Metaforu
  • İsrail´in Ayalon´u
  • Eveet Sayın Seyirciler
  • Eczacı Tuğba
  • Bibinoğlu´nun Hezeyanı
  • Erdoğan CHPnin Başına Geç
  • Kozmik Sır
  • Poker
  • Geç Abi Geç Bir Şey Olmaz
  • Kuantum
  • Artvinli Bayar Şahin

   Yeni Köşe Yazıları

Son yazılar en yeni en üstte
Rasim Yılmaz Rasim Yılmaz

Ankara'daki Artvinliler Niçin Bölündü-3

Şevket Çorbacıoğlu Şevket Çorbacıoğlu

Ulusal Bayramların İçi Boşaltılıyor mu?

Rasim Yılmaz Rasim Yılmaz

Ankara'daki Artvinliler Niçin Bölündü-2

Rasim Yılmaz Rasim Yılmaz

Ankara'daki Artvinliler Niçin Bölündü-1

İbrahim Erol İbrahim Erol

Atatürk Dinsiz miydi?

Şevket Çorbacıoğlu Şevket Çorbacıoğlu

Anneler Günü İçin Önerim

Şevket Çorbacıoğlu Şevket Çorbacıoğlu

Samsun 19 Mayıs Lisesi Anıları-2

Şevket Çorbacıoğlu Şevket Çorbacıoğlu

Yılmaz Erdoğan ve Tayyip Erdoğan


   Üye Girişi

 
Kullanici adi ve sifre alani büyük-küçük harflere duyarlidir.
Yeni Üye Kaydı
Kayıp Şifre
Giriş Yardımı Giriş Yardımı

   Galeri Son Resim

Artvin resimleri son eklenen resim dosyası.Artvin Manzara Resimleri kategorisinde.

Tekin Böbrek

tarafından eklenmiş.
» Ardanuç Çakıllar köyü
Ardanuç Çakıllar köyü
Resim kategorileri içerisinde yayla resimlerini beğeneceğinizi umuyoruz.

www.artvin.biz'de şu an dolaşan 16 kişi bulunmaktadır.www.artvin.biz bugün 4 tekil kişi,7 çoğul kişi tarafından ziyaret edilmiştir.
2012 yılı toplam 1222513 tekil kişi, 10804287 çoğul kişi tarafından ziyaret edilmiştir.Ip numaranız 38.107.179.208 'dir.
www.artvin.biz'de toplam 13945 üye bulunmaktadir.Son Üyemiz birkangenc
Online Üyeler:
curbaga, Serefli, dincerdurmaz, drzafer78, 08filiz08, didvel, tolgaa, boys412, alptekinyazar, serdem52, naber, K4NuNi, weltmann, nlcn6167, Cembayar, birkangenc,


Sayfa olusumu: 0,7189941 saniye
© Artvin biz 2005-2012 Coded&Design By Cengiz Gündüz  

BlogEngine | Artvin Siteleri | Resim Gönderin | İletişim | Arkadaşınıza Tavsiye Edin | Kullanım ve Gizlilik Sözleşmesi


Rss rss Haberler | Resimler | Videolar | Sitemap25 Mayıs 2012 Cma Saat: 09:01:21 Css | Sayfa Başı