Artvin Köşe Yazıları

Said Nursi'nin "Sol"daki Müritleri
Yazar : Mehmet Ali Yazıcı


  • Ana Menü
    • Artvin Haberleri
    • Artvin Genel Bilgiler
    • Artvin Onuncu Köy / Forum
    • Artvin Siteleri
    • BlogEngine Blogum
    • Artvin Sohbet Odası
    • Üye Ol
    • Resim Gönder
  • İlçeler
    • Artvin
    • Ardanuç
    • Arhavi
    • Borçka
    • Hopa
    • Murgul
    • Şavşat
    • Yusufeli
  • Köyler
    • Artvin Köyleri
    • Ardanuç Köyleri
    • Arhavi Köyleri
    • Borçka Köyleri
    • Hopa Köyleri
    • Murgul Köyleri
    • Şavşat Köyleri
    • Yusufeli Köyleri
  • Resimler
    • İl-İlçe Merkezi Resimleri
      • Artvin Merkez Resimleri
      • Ardanuç Merkez Resimleri
      • Arhavi Merkez Resimleri
      • Borçka Merkez Resimleri
      • Hopa Merkez Resimleri
      • Murgul Merkez Resimleri
      • Şavşat Merkez Resimleri
      • Yusufeli Merkez Resimleri
    • Manzara Resimleri
    • Yayla Resimleri
    • Göl Resimleri
    • Baraj Resimleri
    • Kış Manzara Resimleri
    • Tarihi Yerler Resimleri
    • Boğa Güreşleri Resimleri
    • Festival ve Şenlik Resimleri
    • Rafting Kano Resimleri
    • Çiçek Böcek Hayvan Resimleri
    • Ahşap Yapı Resimleri
    • Eski Alet-Edevat
    • Siyah Beyaz Kareler
    • El Sanatları
    • Yiyecek İçecek Resimleri
    • Diğer Artvin Resimleri
  • Müzikler
    • Tulum Müzikleri
    • Davul-Zurna Müzikleri
    • Artvin Türküleri
    • Akordeon Müzikleri
    • Org Müzikleri
    • Tulum Dinle
    • Artvin Türküleri Dinle
  • Videolar
  • Yazılar
  • Şiirler
  • Barajlar
    • Artvin Deriner Barajı
    • Borçka Barajı
    • Yusufeli Barajı
    • Muratlı Barajı
    • Bayram Barajı
    • Bağlık Barajı
  • Servisler
    • İletişim
    • Sitemizi Eşe Dosta Duyurun
    • Ziyaretçi Defteri
    • Sıkça Sorulan Sorular
    • Yardım
    • Biz Kimiz?

  Artvin Köşe Yazıları

 Geldiniz !!!  Anasayfa » Artvin Yazılar »Siyaset



»Said Nursi'nin "Sol"daki Müritleri


Yorum yazabilmek için lütfen giriş yapınız.
(2) Yorum Yazılmış

Yazı Ekle

Paylaş  

Önümde 18 Temmuz 2010 tarihli Zaman Gazetesi’nin Pazar eki duruyor. Zaman Gazetesi’ni okumam, tesadüfen elime geçti ve sayfalarını karıştırdım, ekine baktım. İnanamadığım bir röportaj-haber yazıyla karşılaştım. Başlık: “Bediüzzaman’ın Yolculuğu Belgesel Oldu”. Belgeselin adı “Yolcu”. (Devrimci Yol’culuktan müsemma. Belgesel’de imzası olanlar bir zamanlar devrimciydiler.) Yönetmen ve metin yazarı olanlara baktım; ikisi de benim üniversite yıllarımdan devrimci ve sosyalist arkadaşlarım olan Kenan Beysuren ve Cemalettin Canlı. Şaşırdım.
Şaşırdım, çünkü bu iki insanı, üniversite yıllarından çok iyi tanıyordum. Berlin Duvarının yıkıldığı dönemlerde Devrimci Gençlik içerisinde beraber siyaset yapmıştık ve o zor şartlar altında solu, sosyalizmi savunmuştuk. Birlikte gözaltına alınmış, Ankara Emniyeti’nin Siyasi Şubesinde, masalarında Zaman Gazetesi eksik olmayan polisler tarafından birlikte sorgulanmış, birlikte işkence görmüştük.
Tarihin garip cilvesine bakın ki, yıllar sonra onlar, Said Nursi Belgeseli yaptıkları için Zaman Gazetesine röportaj veriyorlardı ve ben üzülerek bu haber-röportajı okuyordum.
Sonra yollarımız ayrıldı. Yollarımız derken, ben tutuklanmıştım ve 15 yıl ceza almıştım. Onlar ise dışarıda kalmışlardı. Belgeselci olmuşlardı ve yaklaşık on yıl Can Dündar gibi bir piyasa aydınıyla birlikte çalışmış ve daha sonra ayrılmışlardı. Ayrıldıktan sonra da, Can Dündar döneminin projesi olan Said Nursi belgeselinin çekimini tamamlayarak altına imza atmışlardı.
Her şeyin ters yüz edildiği bir dönemden geçmekteyiz. At izi it izine karışmış durumda. Kimin eli kimin cebinde, kim kimle iş yapıyor belli değil. Kendilerine “solcu” etiketini layık görenler, din propagandası yapıyor, gericiliği savunuyor ve AKP’ye destek veriyorlar. Dinciler, sicilleri bozuk “solcu”lara havale ediyorlar, kendi propagandalarını yapma görevini. Onlar da kabul ediyorlar. Bu vesileyle, gerici tarikat örgütlenmeleri “sivil toplum örgütlenmeleri” olarak adlandırılıyor, demokrasi nutukları çekiliyor ve AKP özgürlükçü, demokrat vb. kisveye büründürülüyor.
Adı geçen röportajda, Said Nursi’nin öğrencilerinden olan Mehmet Fırıncı, “solcu” geçinen “gizli dönek”lerin, islamcıların amaçlarına hizmetlerini takdir ediyor ve şunları söylüyordu: “Çok güzel bir belgesel olmuş. Çekenleri takdir ediyorum.” Takdir edilenlerse sıkılmadan hala kendilerini “solcu” olarak ifade ediyorlar.
Said Nursi’nin hayatını anlatan “Yolcu” belgeselinin hikâyesi yeni değil. Yıllar önce Can Dündar ismiyle gündeme gelmiş ve epeyce tartışılmıştı. Çekimi Can Dündar’a nasip olmadı ama çömezleri başardı bu işi. Belki de Can Dündar ismi yıpranacak diye, belgeselde imzası olanlar kullanıldı.
Bu tartışmalardan birini buraya almak istiyorum. Bir internet sitesinin forum sayfasında yapılmış bu tartışma. Konu başlığı, “Said Nursi Belgeseli’ni Can Dündar’a Yaptırmak”.
Niçin Can Dündar? Soru belki haklı. Bir okuyucunun yorumu şöyle:
“Koskoca Nur Cemaatleri Said Nursi belgeselini çekecek adamı bugüne kadar yetiştiremedi mi? Değerlere sahip çıkma diyorsunuz da, siz önce yetiştirdiğiniz değerlere/insanlara sahip çıkın. İslamiyet hakkında fikirleri belli olan birine Bediüzzaman Belgeseli çektirmek için insanın aklından zoru olması gerekiyor.
Ayıp ya, hizmet sizinle rezil oluyor. Bediüzzaman’ın kemikleri sızlıyor.”
Bu siteme yönelik bir başka okuyucu da şu yanıtı veriyor: “Kardeş, koskoca Fatih Sultan Mehmet’te o ünlü topları bir Macar’a döktürmüştü. Allah yetenek verirken bu Müslüman bu değil diye dağıtmıyor ki. Antony Quin Çağrı’da Hz. Hamza’yı oynamıştı. Tabii keşke bizden birisi yapabilseydi.”
Ve yorumcu devam ediyor:
“Ne denilebilir bu durumda?
Soru da iyi cevap da iyi. Acaba Bediüzzaman belgeselini Can Dündar’a yaptırmaktaki gaye ne? Doğrusu bilmiyorum ama tahmin edebiliyorum.
Filmi sistem içinde legal birine çektirerek Bediüzzaman’ın sistem açısından legalize olmasına katkı sağlamak isteniyor olabilir.
Can Dündar çeşitli Atatürk belgesellerini de çekmiş biri olarak Bediüzzaman Belgeseli’ni de çekerse gaye hasıl olmuş olur.
Bura da asıl sorulması gereken soru, ‘Niçin Can Dündar?’ değil, Can Dündar böyle bir projeye niçin imza atıyor, olmalı?”
Projeye Can Dündar imza atmadı. Başkaları attı. Bu başkaları acaba, yukarıda yer alan Nur Cemaatine mensup insanların yürüttüğü mantığı yürütebildiler mi? Ben, yürütmediklerinden eminim. Eğer yürütselerdi şu soruyu kendilerine mutlaka sorarlardı: “Bir Nurcu, Nazım Hikmet’in ya da Mahir Çayan’ın hayatını ve mücadelesini anlatan bir belgesel yapar mıydı?
Röportajda, Belgeselin yönetmeni olan, eski yoldaşım Yusuf Kenan Beysülen, Said Nursi’nin düşüncelerini kendine yakın bulduğunu belirterek şu beyanda bulunuyor:
“Bugünün sorunlarının o gün de yaşadığını, tartışıldığını görüyoruz. Bediüzzaman’da kamusal alan-özel alan tartışmasını gördük, şaşırdık. Namaz kılarken evi basıldığında diyor ki, ‘Sen benim evime giremezsin. Burası özel alandır.’ Münazarat’ta çok kültürlülük ve çok kimliklilikten bahsediyor. ‘Bir arada yaşamayı öğrenmeliyiz’ diyor. Bunlar beni etkileyen şeylerdi. Sol fikre yakın şeyler. Çok hoşuma gitmişti.”
Kenen Beysülen, Said Nursi ismi üzerinden bu düşünceleri çok orijinal şeylermiş gibi yansıtıyor. Böylelikle ülkemizde tarikat örgütlenmesinin ve gericiliğin propagandasını yapıyor bize. Hem de kendine yakışık gördüğü “solcu” kimliğiyle!
Said Nursi’nin sola ve sosyalizme yönelik düşünceleri biliniyor. Bu şahsiyeti sol değerler açısından allayıp pullamaya gerek yok. Red Dergisi’nin Mayıs sayısında Alper Telek, “Sol”da ki Said Nursi müritlerinden biri olan Orhan Miroğlu’nun Taraf Gazetesinde yayınlanan bir makalesi için çok güzel bir yazı yazdı. Oradan alıntılıyorum:
‘‘Sosyalizm, bir kısım mukaddesatı tahrip ettiğinden, aşıladığı fikir bilahare Bolşevikliğe inkılab etti. Ve Bolşeviklik dahi, çok mukaddesat-ı ahlakiye ve kalbiye ve insaniyeyi bozduğundan, elbette ektikleri tohumlar hiçbir kayıt ve hürmet tanımayan anarşistlik mahsulünü verecek. Çünkü kalb-i insaniden hürmet ve merhamet çıksa, akıl ve zekâvet, o insanları gayet dehşetli ve gaddar canavarlar hükmüne geçirir, daha siyasetle idare edilmez. Ve anarşistlik fikrinin tam yeri ise, hem mazlum kalabalıklı, hem medeniyette ve hâkimiyette geri kalan, çapulcu kabileler olacak.’’
“Bir tek gayem vardır: O da mezara yaklaştığım bu zamanda, İslâm memleketi olan bu vatanda Bolşevik baykuşlarının seslerini işitiyoruz. Bu ses, âlem-i İslâm’ın iman esaslarını zedeliyor. Halkı, bilhassa gençleri imansız yaparak kendisine bağlıyor. Ben bütün mevcudiyetimle bunlarla mücadele ederek gençleri ve Müslümanları imana davet ediyorum. Bu imansız kitleye karşı mücadele ediyorum. Bu mücadelem ile inşallah Allah huzuruna girmek istiyorum. Beni bu gayemden alıkoyanlar da, korkarım ki Bolşevikler olsun! Bu iman düşmanlarına karşı mücadele açan dindar kuvvetlerle el ele vermek, benim için mukaddes bir gayedir. Beni serbest bırakınız, elbirliğiyle komünistlikle zehirlenen gençlerin ıslahına ve memleketin imanına, Allah’ın birliğine hizmet edeyim.”
Zaman Gazetesi yazarı Murat Tokay’ın yaptığı röportajdan devam edelim.
Şöyle yazıyor Murat Tokay:
“Filimde imzası bulunan Yusuf Kenan Beysülen ve Cemalettin Canlı, kendilerini solcu olarak tanımlıyor. “Said Nursi’ye ve Nur cemaatlerine mesafemiz sıfır noktasındaydı. Bildiklerimiz genel geçer şeylerdi. Bildiklerimizin de çoğunun önyargılı olduğunu bu süreçte gördük.”
“Sol”cu yönetmen bir de öz eleştiri veriyor. Said Nursi’yi şimdiye kadar tanımamış olmanın ezikliğini yaşıyor. Bilindiği gibi öz eleştiri kavramı sola ait bir kavramdır ve sınıf mücadelesinde ortaya çıkan yanlışları düzeltmede kullanılır.
Yusuf Kenan Beysülen, belgeselin çok beğenildiğine dair, aynı zamanda diğer solcuları da tanık gösteriyor. “Bediüzza-man´ı insan olarak ortaya koyan bir belgesel çektik. Kaynaklarda steril bir anlatım vardı. Biz Said Nursi´yi tarihsel bağlamı içinde anlatmaya çalıştık. Osmanlı´yı, dünyayı, bölgeyi, bölge insanını anlattık. Bediüzzaman´ın mücadelesi, fikirleri o zaman yerli yerine oturuyor. Belgeseli birçok gruba izlettik. Nur cemaatleri, Kemalistler, soldan arkadaşlar... Olumlu tepkiler aldık. Kemalistlerin şaşırdıklarını gördük. Biz inandığımız bir şeyi yaptık. Said Nursi´ye tamamen objektif bir bakış var.”
Beğenen solcular kimlerdir bilemeyiz ama “inanılan şeyi yapmak” büyük bir inanç, özveri ve cesaret işidir. Döneklikte sınır tanımayanlar, ifade ettikleri siyasi kimliklerine bağlı olmayanlar, içinden geldikleri sınıfa ihanet edenler, bu inancı, özveriyi ve cesareti gösteremezler. Onlar yaptıklarıyla ancak, gericiliği topluma yaymaya çalışan karanlık odakların ekmeğine yağ sürmeyi başarırlar.
İçinden geçtiğimiz dönemde dürüst ve samimi solcuların en önemli görevi, solu, yürekleri, bilinçleri ve vicdanları kararmış sahte solculardan kurtarmaktır. Bu bilinç ve sorumlulukla, AKP yardakçılarını, Said Nursi müritlerini solun yakasından koparıp atabiliriz.

Mehmet Ali Yazıcı

« Önceki Sonraki »

Yorum yazabilmek için lütfen giriş yapınız.(2) Yorum Yazılmış Arkadaşıma Yolla
Beğendim
  • Currently 3.5/5 Stars.
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
5 kişi oyladı Ortalama 5 üzerinden 3.4 yıldız aldı.


Yazar :Mehmet Ali Yazıcı Yayım Tarihi :22 Tem 2010 PrşOkunma :2432

« Hes'lerle Mücadelede Öncelik Kimlerdedir?

Recebim-2 Ağladı Ağlattı »





Son Yorum Yapılan Köşe Yazıları

Mustafa Bilir; Samsun 19 Mayıs Lisesi Anıları-2 için yazdı,
Orhan Aksu; Sermaye Tapınakları Kentleri Bilim için yazdı,
Mustafa Kemal Emül; BLATTA ORİENTALİST´İN SİVAS GÜNCESİ için yazdı,
Namık Tipioğlu; BLATTA ORİENTALİST´İN SİVAS GÜNCESİ için yazdı,
Mustafa YAVUZDEMİR; Gençliğe Hitabe de Kaldırılmalı…! için yazdı,

Son Eklenen Köşe Yazıları

  • Ankara'daki Artvinliler Niçin Bölündü-3
  • Ulusal Bayramların İçi Boşaltılıyor mu?
  • Ankara'daki Artvinliler Niçin Bölündü-2
  • Ankara'daki Artvinliler Niçin Bölündü-1
  • Atatürk Dinsiz miydi?

Tem
23
Cma

Şevket Çorbacıoğlu Said Nursi'nin "Sol"daki Müritleri için dedi;

Öncelikle, bir gerçeği iyi anlatmanıza teşekkürler..Yaşama bakışımın temel felsefesi; her yanlışın içinde bir doğrunun olduğuna inanan ve bu yanlışlıklardaki doğruyu bulup, doğrularla bütünleştirirek evrensel doğruya varmaktır..Bunların, yani sınırsız ve kuralsız demokrasi avcısı diye tanılmadığım sol eskilerinin yaklaşımı, yanlışın içindeki doğruları ortaya çıkarmak değil, yanlışı doğrularlarla harmanlayıp evrensel doğruların ırzına geçmektir..Bunlara en son, oğlu Reşat ile O.Çalışlar katıldı..TBMM´inde de bunları AKP saflarında izliyoruz. Örneğin bugünkü Cumhuriyet´te işlediğim kimlik(Deniz Som-Vaziyet-Ağlama Krizi)..
Adı geçen C.D Ankara yeraltı dünyasının medyaya dayattığı bir kimliktir..Mustafa Belgeseli-ki uzun bir eleştiri yazısı hazırlıyorum- ile gerçek yüzünü ortaya koydu; işlediğiniz konunun arkasında da bu şahsın olduğunu düşünüyorum..Düşüncelerini güçlüden yana kiralayan yeni bir düşünen kesim ortaya çıktı..Bunların tümü eskinin devrimcilerdir ve F.G´in pıtrak gibi biten kanallarında boy göstermektedirler..Bunları halka iyi anlatmamız gerekir..Selamlar

Tem
22
Prş

Haydar Bibinoğlu Said Nursi'nin "Sol"daki Müritleri için dedi;

Solcuların içinde, dümensiz gemilerde rotasız yolculuk edenler; kendilerini karşı safların hizmetine adadılar. Bu doğru... Ama rotayı çizenlerin; dümeni, yetersiz kaptanların eline verenlerin hiç mi suçu yok? Uzak hedefleri, bir adım ilerideymiş gibi gösterenlerin; yakın hedeflerin önemini kavrayamayanların, yanılmaz teorisyen gibi davranmasının hiç mi payları yok bu gerilemede?

Yazdıklarınıza katılıyorum elbette. Ama olay ve olguların nedenlerini de irdelemek gerekir, doğruyu bulabilmek için.

Doğrularda -hiç olmazsa paylaşılabilecek doğrularda- fikir ve eylem birliği oluşturamıyorsak işimiz zor...

   Yazar Hakkında

Mehmet Ali Yazıcı

15.11.1966 yılında Artvin’in Yusufeli ilçesine bağlı Öğdem köyünde doğdum. İlkokul, Ortaokul ve Liseyi Yusufeli’de okudum. Anadolu Üniversitesi İktisat bölümünden önlisans diploması aldıktan sonra Hacettepe Üniversitesi Mühendislik Fakültesi’ne girdim. Üniversitenin Öğrenci Derneği’nde ki çalışmalarım ve siyasi faaliyetlerimden dolayı birçok kez gözaltına alındım. Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi, hakkımda davalar açtı. 1991 yılında aranır duruma düştüm. Altı yıl arandım.1997 yılında Ankara’da bir operasyonda yakalandım. Dört yıl yargılandıktan sonra Ankara DGM tarafından 15 yıl ağır hapse mahkûm edildim. Kararı Yargıtay onayladı. Ankara Ulucanlar, Ermenek Özel Tip ve Sincan F Tipi Hapishanelerinde yaklaşık 8 yıl yattım.2004 yılının Kasım ayında, TCK’ da yapılan yeni düzenlemelerden dolayı özgürlüğüme kavuştum. 2009'da Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümünü bitirdim. Birçok gazete ve dergide çeşitli konularda yayınlanmış yazılarım bulunmaktadır. "Sen Hiç Ağlamazdın" adında, Anarres Yayınlarından(Ankara-Haziran 2007) çıkan bir şiir kitabım vardır. Günlük çıkan Suluca Karahöyük Gazetesine (Hacıbektaş), aylık Özgürlük ve Uzun Yürüyüş Dergilarine yazılar yazdım. Red Dergisi'nde yazılar yazıyorum. “Köşesiz Yazılar” adında bir kitabım yayına hazırlanmaktadır.
yazici66@yahoo.com

Diğer Yazıları

  • Hakikate Dayanacak Gücüm Vardı
  • “Eşekliğin Teorisi” Vesilesiyle; Bilinç
  • Ranta Dönüştürülen Acılarımız!
  • Libya'da Neler Olacak?
  • 12 Eylül Darbesi ve Mankurtlaşma
  • Mankurtlaşma Ve Seçim
  • 1 Mayıs'ın Doğuşu
  • Yeniden Özgür Gündem
  • Açıklama
  • "Sevgililer Günü" ya da Kapitalizmin Tükettirme Sevgisi
  • Susmayacağız!
  • Açıklama
  • Nerdesin Ey Umut!
  • Orospulaşma...
  • DEV-GENÇ, Mücadele Demektir
  • Sokaktaki Devrim
  • Otobüste Kullanılmayan 50 Kuruşlar Ne Oluyor ?
  • Bilinç ve Bilinçaltı Üzerine Notlar
  • 'Sol'um Süründürür
  • "Devrim Yapılmaz, Devrim Olunur!"(*)
  • Artvinli ve Tuncelili Olmak;
  • Haliç Devletinin Avcı Simon'u
  • Bilim ve Felsefe
  • Tarafımız Belli Olsun!
  • Parfüm Orucu Bozar mı Hocam?
  • Said Nursi'nin "Sol"daki Müritleri
  • Çağın Gerisine Doğru Bir Sıçrama; İran Devrimi
  • Olgu İnsan
  • Kültür Ve Mücadele
  • Sahte Kavga Sahte Kahramanlık
  • Bir Hasan Cemal Kitabı
  • Fearari'sini Satan Bilge
  • "Şu Çılgın Türkler" Romanı Üzerine Notlar
  • Ulusların Ortaya Çıkışı ve Marksizm'de Ulusal Sorun
  • Bana gelen Mektuplar-7
  • 'Tarafsızlık' Düşüncesi Üzerine Notlar
  • Her Hangi Birine Bir Mektup
  • Bana Gelen Mektuplar-6
  • Bana Gelen Mektuplar-5
  • Bana Gelen Mektuplar-4
  • Gelirsen Bir Mevsim Getir, Adı İlkbahar Olsun
  • Bana Gelen Mektuplar-3
  • Bana Gelen Mektuplar-2
  • Adorno´nun Anti-Tezi
  • Sevgi Üzerine
  • Bana Gelen Mektuplar-1
  • Olaylara Yön Veren Temel Çelişkiler...
  • Filistin Tarihi Ya Da Bir Halkın Acı Dolu Dramı
  • Bekir Kilerci ve Hatırlattıkları
  • Eleştiri, Özeleştiri ve Sol
  • Din mi? Bilim mi?
  • Demokrasi Mücadelesinde Kitle Örgütleri
  • Sol'da Birlik (Gerekli mi?)
  • Bireycilik Toplumsalın Ölümüdür
  • Anadolu
  • Sanat Ve Politika
  • Edebiyata Dair Üç Soru
  • Ezilenlerin Pedagojisi'nde Eleştirel Bilinç
  • Türk Kurtuluş Savaşı ve ABD
  • Mustafa Kemal, Tam Bağımsızlık ve AB
  • Yeni İnsan ve Yeni Kültür Üzerine
  • Yanlış hayat doğru yaşanmaz
  • Hukuk mu Dediniz!
  • İnsanlığın Sorunlarının Çözümü Marksizimde Yatıyor
  • Cumhuriyet Döneminin Beş Tabusu
  • Çözülme
  • Sevgisiz Hayat Yaşanmaya Değmez!
  • Egemenlerin Kronik Korkusu;1 Mayıs
  • Ergenekon; Elma Dersem Çık!
  • Cumhuriyet'in Karanlık Yüzü
  • Tarafımız Belli Olsun!
  • Yeni Liberalizm Nedir?
  • Kal Gittiğin Yerde...
  • Öğretmen İmama Yenildi(mi)?
  • Grupsal Davranış Tarzı Nasıl Olmalıdır?
  • İkiyken Tek Olabilmektir Aşk!
  • Popüler Kültür ve Tüketim
  • Burjuva Demokrasisi Rıza Üretir
  • Anlaşılmak Üzerine
  • Aydın Üzerine
  • İnsanı Anlamak
  • Ergenekon Operasyonu ya da Güçlenen Türkiye Kapitalizmi
  • Kapitalizm ve Çevre
  • Okullar Açıldı; Paralı ve Ezberci Eğitime Kaldığı Yerden Devam
  • Medya; Yalanın İktidarı
  • Milli Orgazm
  • Küresel Sömürüde Kadına Biçilen Rol

   Yeni Köşe Yazıları

Son yazılar en yeni en üstte
Rasim Yılmaz Rasim Yılmaz

Ankara'daki Artvinliler Niçin Bölündü-3

Şevket Çorbacıoğlu Şevket Çorbacıoğlu

Ulusal Bayramların İçi Boşaltılıyor mu?

Rasim Yılmaz Rasim Yılmaz

Ankara'daki Artvinliler Niçin Bölündü-2

Rasim Yılmaz Rasim Yılmaz

Ankara'daki Artvinliler Niçin Bölündü-1

İbrahim Erol İbrahim Erol

Atatürk Dinsiz miydi?

Şevket Çorbacıoğlu Şevket Çorbacıoğlu

Anneler Günü İçin Önerim

Şevket Çorbacıoğlu Şevket Çorbacıoğlu

Samsun 19 Mayıs Lisesi Anıları-2

Şevket Çorbacıoğlu Şevket Çorbacıoğlu

Yılmaz Erdoğan ve Tayyip Erdoğan


   Üye Girişi

 
Kullanici adi ve sifre alani büyük-küçük harflere duyarlidir.
Yeni Üye Kaydı
Kayıp Şifre
Giriş Yardımı Giriş Yardımı

   Galeri Son Resim

Artvin resimleri son eklenen resim dosyası.Artvin Manzara Resimleri kategorisinde.

Tekin Böbrek

tarafından eklenmiş.
» Ardanuç Çakıllar köyü
Ardanuç Çakıllar köyü
Resim kategorileri içerisinde yayla resimlerini beğeneceğinizi umuyoruz.

www.artvin.biz'de şu an dolaşan 19 kişi bulunmaktadır.www.artvin.biz bugün 20 tekil kişi,73 çoğul kişi tarafından ziyaret edilmiştir.
2012 yılı toplam 1222529 tekil kişi, 10804353 çoğul kişi tarafından ziyaret edilmiştir.Ip numaranız 38.107.179.206 'dir.
www.artvin.biz'de toplam 13945 üye bulunmaktadir.Son Üyemiz birkangenc
Online Üyeler:


Sayfa olusumu: 2,390991 saniye
© Artvin biz 2005-2012 Coded&Design By Cengiz Gündüz  

BlogEngine | Artvin Siteleri | Resim Gönderin | İletişim | Arkadaşınıza Tavsiye Edin | Kullanım ve Gizlilik Sözleşmesi


Rss rss Haberler | Resimler | Videolar | Sitemap25 Mayıs 2012 Cma Saat: 09:08:43 Css | Sayfa Başı