Artvin Köşe Yazıları
»Haliç Devletinin Avcı Simon'u
Bu ülkede toplumun büyük çoğunluğu bir filmi izliyorsa, bir kitabı okuyorsa vb. mutlaka bu işin altında bir bit yeniği var demektir. Çünkü bu toplum öyle bir noktaya getirildi ki, kendi iradesi, bilgisi ve birikimiyle bir tercihte bulunması, karar vermesi ve fikir beyan etmesi nerdeyse imkânsızdır. Hep birilerinin yönlendirmesini bekler. Başkalarının ne diyeceğini takip eder. Bir şeye ilgi varsa, gözlerini kapatarak onun peşinden gider.
Hanefi Avcı´nın kitabına olan ilgiyi de böyle değerlendirmek gerekiyor. Kitap çok satıyor, ilgi çok fazla, buna rağmen okunuyor mu bilinmez ama çok konuşulduğu, tartışıldığı da bir gerçek. Kitapla ilgili nerdeyse yazı yazmayan tek bir köşeci yazar kalmadı.
Kitapta anlatılanlar bu ülkede gizli kalmış şeyler değildir, bilinen ve hatta ayyuka çıkmış şeylerdir. Önem derecesi, bunları tescilli bir istihbaratçının ve devletin vurucu gücü içerisinde yıllarca görev yapmış bir polisin anlatıyor olmasıdır.
Kitap yayınladıktan hemen sonra OdaTV ve benzer kuruluşlar misyonları gereği kitabın tartışmasını iyi yaptılar ama hep Hanefi Avcı´nın Cemaatçı dönemi ve Fetullahçı kimliğiyle ilgilendi. Onun dışında söylenenlere kulak asılmadı.
Hanefi Avcı Haliç Devletinin Avcı Simon’udur. Haliç’in kokuşmuşluğu ve o çok eleştirdiği Simonların ortaya çıkması aslında Hanefi Avcı gibilerin sayesinde olmuştur. Ama yazar bu gerçekleri söylemek istemiyor, kendi haklılığını anlatmaya çalışıyor ve devleti daha organize katliam ve infazlar yapmadığı için eleştiriyor.
Kitabın birinci bölümünde, tam anlamıyla bu ülkede solu ve devrimcileri tasfiye etme hareketi içerisinde her kademede görev almış olan bir işkencecinin “içerden” beyanları ve itirafları vardır. Ne hikmetse, birkaç solcu yazar dışında kitabın bu bölümüyle hiç kimse ilgilenmedi. Çünkü bu bölümde devrimcilerin, sosyalistlerin yasadışı yollardan dinlenmeleri, insafsızca katledilmeleri vardı.
Kitabında defalarca, iktidar muhaliflerine karşı şiddeti, infazı ve işkenceyi tasvip etmediğini tekrar eden Hanefi Avcı hakikaten masum mudur? Değildir ve yaptıklarını itiraf edememektedir.
12 Eylül döneminde Mersin’de gözaltına alınan ve işkence sonucu öldürülen Ali Uygur’a kim işkence yapmıştır ve katletmiştir? Cesedi ailesinin ısrarları sonucu kimsesizler mezarlığında bulunmuştur. Ali Uygur’a işkence yapan Terörle Mücadele komiseri kimdi? Dosya daha sonra 12 Eylül yönetimi tarafından unutturuldu.
Hanefi Avcı o dönemde Mersin Emniyetinde komiserdi. Mersin Emniyetinde yaşadığı bir çok olayı anlatırken bu katliamı neden atlıyor? Bu olayı neden yazamıyor? Şimdi yanıtlasın o zaman. Ali Uygur’a işkence yapan komiser kimdi? Yoksa kendisi mi? Kitabında kuzu postuna bürünmüş bir şekilde kendisini pazarlamaya çalışırken ağzı burnu kanlı eski bir kurt olduğunu sürekli gizlemeye çalışıyor.
Bu kitabın ülkemiz için tek bir önemi vardır; şimdiye kadar bilinen ama sürekli görmezlikten gelinen ve sumen altı edilen olayların “içerden” birinin anlatmış olması.
Hanefi Avcı’nın bu kitabı yazma nedeni vicdanının sesinden kaynaklı değil, Cemaatin kendisine sırt dönmesinden kaynaklanıyor. Devlet içinde güç savaşlarında cemaatinden vazgeçip eski geleneksel devletçi anlayışa dönüyor.
Mehmet Ali Yazıcı
Yazar :Mehmet Ali Yazıcı Yayım Tarihi :1 Eylül 2010 ÇrşOkunma :1273
Son Yorum Yapılan Köşe Yazıları



Sayfa Başı