Artvin Köşe Yazıları
»Arabesk Kavşaklar
Fazıl Say;
Dünyaca ünü olan klasik müzik piyanisti,besteci,müzikolog. Aristokrat ve elit tabakanın müziği yapan bir kapitalist düzen ve burjuva sanatçısı…
Fazıl say ne dedi;
“Türk halkının arabesk yavşaklığından utanıyorum.”
Say bu sözü, oriental ,teslimiyetçi , sorunları cesur ve aktif çözmek yerine, çaresizce salya sümük ağlayan, edilgen ortama göre renk değiştiren yaşam biçimine söylemiştir…
Arabesk yada Oriental yaşama biçimi, egemenlerin sömürge uluslara empoze ettiği kişinin ya da toplumun özgünlüğünü , sogulama ve mücadele gücünü dumura uğratan,toplumu, tabansız ,dikişsiz,karaktersiz kaypak bir zemine oturtan yaşam biçimidir…
Arabesk yaşam biçimi, kolay yönetilen şaşkın etobur koyunlar üretmek için egemenlerin toplumlara biçtiği kaftandır…
Toplumların kurtuluş yolu , bu arabesk yaşam biçiminden kurtulup kendi özgün benliklerine kavuşmalarından geçer…
Evet bende bir devrimci olarak bu burjuva sanatçısına hak veriyor ve haykırıyorum!
En başta bu ülkenin topraklarını,su ve maden kaynaklarını,enerji kaynaklarını ,bankalarını,sağlık sistemini,eğitimini özelleştiren , kısaca “Ben bu ülkeyi pazarlamak için varım” diyenlere, oylarıyla; Dur! Demeyenler, arabesk yavşaklardır…
Arabesk yaşam biçimi için söylenen sözü, üzerine alınıp,” Vay bu adi herif bize yavşak dedi “ diyerek , Fazıl Say’a hakaretler savuran sanatçı! takımı gibi lafı ötünden anlıyanlar, aslında bu popüler davranışlarıyla Say’ı onaylayan arabesk yavşaklardır...
Seçimleri boykot ettiklerini söyleyip te bölgelerinde neredeyse yüzde yüze yakın iktidar yanlısı oy çıkanlar, sonuçlar belli olunca daha aynı gün içinde 180 derece kıvraklıkla dönüp anayasa değişikliğinde iktidarın her türlü destekçisi olduğunu açıklayanlar, arabesk yavşaklardır...
Gecekondu mahallerinde bebekler bakımsızlık ve açlıktan ölürken, o mahallelerde lağım sularında oynayan çocukların yanından yüzlerce milyarlık ultra lüks arabalarıyla başında tesettür altında dar body’le kibirle geçenler arabesk yavşaklardır...
Asgari ücretin 600 tl olduğu bir ülkede,müslümanım deyip kolunda onbinlerce liralık saat, sırtında birkaç asgari ücret fiyatı yabancı marka kıyafet ,ayağında İtalyan ayakkabı ile cemaat toplantısına camiye gidenler arabesk yavşaklardır...
Ülkesinde üretime yönelik fabrika gibi yatırımlar yapacağına çoğu arap ülkeleri gibi lükse ve tüketime yönelik ve ithalata dayalı ekonomik yapıyı destekleyenler arabesk yavşaklardır...
İktidara yakın durup televizyonlarda şatafatlı ihalelerle bu halkın bankalarını, sularını , enerji kaynaklarını ,KİT’lerini ucuza kapatıp, ülkeye ne kadar katma değer kazandıracaklarından falan dem vurduktan en çok üç ay sonra, aldıklarını onlarca kat fazla fiyata sessiz sedasız yabancı işbirlikçisine devredenler arabesk yavşaklardır...
Dünya basketbol şampiyonası açılışında sahneye sokulan Truva atıyla aslında ;Anadolu, İyondur, Helendir ,Asurdur,Babildir, kısaca Türk hariç herşeydir’i gözümüze sokanları.
Yurt dışı destekli dans organizasyonlarının,iyon ,roma kıyafetli danscıları eşliğinde ,modernize adı altında, Anadolu müziğini yozlaştıranlarıp halk oyunlarımıza ve kültürümüze tecavüz edenleri .
Kalplerimize sokulan bu hakiki Truva atını, fark etmeyip ayakta alkışlayanlar, arabesk yavşaklardır...
Dünyaya naklen verilen Uluslararası bir organizasyonda , emri altındaki parti yöneticilerine konuşur gibi işaret parmağını ekrana sallayarak tehditkar ve ders veren bir üslupla konuşanlar arabesk yavşaklardır...
Evinin önünden yüzlerce yıldır akan, hayvanlarının ve kendilerinin suyunu içtiği derelerinin satılmasına onay verenler, arabesk yavşaklardır...
Haftalarca bir oy’un bile öneminden dem vurup, her ne bahaneyle olursa olsun kendi oyunu bile kullanabilmekten aciz olupta muhalefetim diye bu ülkeyi yönetmeye soyunanlar arabesk yavşaklardır...
Ben milliyetçiyim deyipte,ağızlarına çalınan bir kaç Kuzey Irak ballı ihalesi ile Ulusal devletin parçalanma sürecini onaylayıp göz yumanlar arabesk yavşaklardır...
Yetmez az deyip, sömürü ve talanın sürmesine destek veren her dönemde güçlüden yana dönen , kendini bu millete aydın diye yutturan ,çakma aydınların hepsi arabesk yavşaklardır...
Okyanus ötesinden yabancı danışmanlarla ülkeyi yönetip, her şeyi ince bir hesap ve uyum içinde yapan iktidarların,bu dış kaynaklı organizasyonuna ve örgütlü çalışmasına hayran olduğunu söyleyerek,esen rüzgara göre yön çizen yandaş gazeteciler, arabesk yavşaklardır...
Son olarak;
Arslanları arslanlar,
çakalları çakallar,
yavşakları yavşaklar yönetir...
HER MİLLET VE FERT KENDİNE LAYIK GÖRDÜĞÜ HAYATI YAŞAR.
Yazar :Orhan Aksu Yayım Tarihi :13 Eylül 2010 PtsiOkunma :611
Son Yorum Yapılan Köşe Yazıları
Son Eklenen Köşe Yazıları
Eylül
16
PrşDr.Kamil Aksu Arabesk Kavşaklar için dedi;
Benim ayrıca başka yorum yapmama gerek yok sanırım... Yazıya yapılan ilk yoruma katılıyorum... Geleceği görmek bu olsa gerek...
Eylül
15
ÇrşHaydar Bibinoğlu Arabesk Kavşaklar için dedi;
Namık Yoldaş,
Sanırım Sayın Alagöz, şöyle demek istemiş: 1982 Anayasasına madem o zaman "hayır" dediniz; şimdi neden "evet" diyorsunuz? Erdoğan´ın bir saçma söylemi vardıya hani... "Bu değişikliklere "hayır" diyenler, 1982 Anayasasına "evet" demiş olurlar." gibi...
Bunun yanıtını vermiştim oysa. Bir kez yine anımsatayım, biraz daha anlaşılır olarak: "Karanlık bir inde, yılanlarla yaşamak istemiyorsan, akreplerle yaşamak istiyorsun." söylemi ne denli saçmaysa yukarıdaki söylem de o denli saçmadır. Çünkü ikisiyle de yaşamak istemiyorum. Bir zeytin bahçesinde güvercinlerle yaşamak istiyorum.
Hâlâ anlaşılmadıysa yapabileceğim bir şey yok...
Eylül
15
ÇrşNamık Tipioğlu Arabesk Kavşaklar için dedi;
Sayın Alagöz;
Şu "üslup" meselesini şimdilik bir kenara koyalım.
Kadir Kardeşiminde anlatmak istediği gibi,hepimiz üzerimize düşeni yapalım,meramımızı bize yakışacak şekilde anlatmaya çalışalım.
BUNU YAPABİLİRİZ ZANNEDİYORUM!!!
SIDDIK BEY;
Sizinde vurguladığınız gibi galiba asıl sorun,iletişimsizlikten ya da iletişim eksikliğinden kaynaklanıyor.
Birbirimizi anlamak zorunda değiliz ama anlamaya bile çalışmıyoruz.
Evet;yazıyla iletişimin sorunları bunlar.Hakarete varan tanımlamalarda buradan kaynaklanıyor.İnanıyorum ki yüzyüze gelince bu denli pervasız konuşmaz insanlar.Hepimizin suçu var bunda .Kabulleniyorum kendi adıma tabii.
Bunu bir özeleştiri olarak alabilirsiniz.
Yalnız;
Nedeni ne olursa olsun aynı özeleştiriyi sizden de beklemek bizim en doğal hakkımız.
Örneğin;
Şu yukarıda yazılan yazıda kişiselleştirilecek hiç bir şey göremiyorum ben.
Dili ağır olabilir.
Ama muhatabı asla siz değilsiniz...
Yanıtınız ise -Kadir´in dediği gibi- KİŞİSEL OLDU.
SİZE YAKIŞTIRAMADIĞIM İFADELER KULLANDINIZ.
Oysa,bir "entellektüel" olarak çok daha akılcı,kinayeli ve zarif ifadelerle eleştirinizi yapabilirdiniz.
Bunu yapmadınız...
DAHA ÖNCE DE YAPMADINIZ!!!
Yineliyorum;
Eğer bu yazının üslubü size göre yanlışsa...(Kİ BANA GÖRE DEĞİLDİR)
SİZ DE AYNI "YANLIŞ"A DÜŞMEYİNİZ...
YANLIŞIN ÜZERİNE YANLIŞLA GİDİLMEZ..
Değil mi Sayın Alagöz?
İKİNCİSİ;
Sizin yazılanları dikkatle okumadığınız kanısına vardım.
"Bizim" bu anayasa taslağına "EVET" dediğimizi nereden çıkardınız????????
TAM TERSİNE SIDDIK BEY...TAM TERSİNE...
"HAYIIIIIR" dedik...
Yazıyı,özellikle de Haydar Bibinoğlu´nun yorumunu biraz dikkatlice okursanız;
NEDEN "HAYIR" DEDİĞİMİZİ...
"YETMEZ AMA EVET"ÇİLER DIŞINDA...
"EVET" diyen hiç bir kişiye asla ve asla hakaret etmediğimizi...
Buna hakkımız olmadığını...
Hele hele...
İNANANLARLA,İNANCININ DOĞRULTUSUNDA HİÇBİR ÇIKAR GÖZETMEDEN GİDİP "EVET" OYU VERENLERLE HİÇBİR SORUNUMUZ OLMADIĞINI...
ANLARDINIZ!!!
"YETMEZ AMA EVET" diyen,
Kendilerini-maalesef-solcu diye tanımlayanlarla bizim asıl sorunumuz.
ÇÜNKÜ BİZ ONLARIN MASUM OLDUĞUNA İNANMIYORUZ!!!
Şu ya da bu çıkar adına "evet" demiştir onlar...
Şimdilik bu kadar yeter.
Selamlar.
...
s
Eylül
15
ÇrşM. Sıddık ALAGÖZ Arabesk Kavşaklar için dedi;
Sayın Tipioğlu ben herhangi bir hükümde bulunmadım sadece farkları vurgulamaya çalıştım elma ve armutları toplama anlayışının yanlışlığından bahsettim. Kimsyi tahkir yada teali etmiş değilim.
Yazarak iletişimin zorlukları ne yapalım keşke yüz yüze olabilseydik.
Ben yokken birinin hakaret ederken diğerleri koro halinde mersiyeler dizerken birisi küfrettiğinde diğerleri belinden destek verirken ne hikmetse değişik bir ses , anlayış olunca topyekün bir karşı taaruza geçiliyor. Bu nasıl bir kapalı devre ablayışı? bu nasıl bir kast sistemi?
82 Anayasasına o zaman hayır dedinizse şimdi neden evet? sol düşünce ne zaman tez olacak ?Antitez kuyruğundan ne zaman çıkacak bir fikri olan var mı?
Eylül
15
ÇrşNamık Tipioğlu Arabesk Kavşaklar için dedi;
Sayın Alagöz;
Ortak paydamız???
Çok basit:"İNSAN" OLMAK!
Hiçbir ırk ayırımı yapmadan hem de...
Damal ya da Tunceli örneğini neden veriyorsunuz?
Farkeder mi sizce?
Hem sizin DÜNYA GÖRÜŞÜNÜZE DE TERS DÜŞMÜYOR MU bu verdiğiniz örnekler?
"Yaradılanı severiz yaradandan ötürü"
Değil mi?
not:Galiba Orhan Bey biraz "bozuk" atacak bize,yazısının altında bu denli "polemik" yaptık diye...
Eylül
15
ÇrşKadir Tipioğlu Arabesk Kavşaklar için dedi;
Yazılanları dikkatle okuyorum... Lakin akşamın bu saatinde "bir yerlerinden solumak" ve kazığa oturmak" deyimini kabullenemedim...
Madem öyle aynı dille yanıt vereyim:
Biz Türklerde bir başka ceza daha vardır...
FIÇIYA OTURTMAK !
Anlatayım :
Adamı anadan üryan soyarlar. Bir fıçıya oturturlar... ve dünyanın en leziz yiyeceklerini yedirip, en özel içkileri içirtirler. Ama asla fıçıdan çıkmasına izin vermezler. Yani kendi yedikleriyle boğarlar.
Halk dilinde buna ne derler bilirsiniz...
Peki kimleri fıçıya tıkmak lazım?
Yiyen ben değilim!
Çalan ben değilim!
Talan eden ben değilim!
Satan ben değilim!
Satan ben değilim!
İktidar yalakası ben değilim!
Kim olduğunu ve fıçıya oturtulacağı da siz bulun canım!
Eylül
15
ÇrşM. Sıddık ALAGÖZ Arabesk Kavşaklar için dedi;
Sayın Tipioğlu onu soracağınızı bekliyordum ben, yanıltmadınızda, ama kişilerin kendi hür iradelerinden bahsediyoruz biz. Hemen akabindeki seçimleri düşünün nefes alır almaz nasıl dayatılan resmi tercihi reddettiğini hatırlayın.
Tunceli ile Artvini özdeşleştirmek çok büyük hatadır.Çemişkezek te Tuncelinin Yusufelide Artvinin . İsterseniz Ardahan´ın Damal ilçesiylede özdeşleştirebilirsiniz Hopayı ya da Ardanucu. ortak paydanız ne olacak onu merak ederim doğrusu?
Eylül
15
ÇrşHaydar Bibinoğlu Arabesk Kavşaklar için dedi;
Korku olayını bu denli abartmanın ne anlamı var? Ben o zaman da korktum, şimdi de korkuyorum. Hem de aynı nedenle korkuyorum. O zaman da emperyalizmin kılıcı çekilmişti, şimdi de emperyalizmin kılıcı çekilmiştir. O zaman da anti emperyalistleri susturmaktı amaç, şimdi de. O zamanki askeri darbeydi, şimdiki sivil darbe. O zaman da mahkemeler emirle yönetildi, şimdi de emirle yönetilecek. O zaman da hukuk, kötü amaçlar için kullanılmıştı, şimdi de öyle kullanılacak. O zaman da ABD baş roldeydi, şimdi de.
Bu yüzden, o zaman da korkmuştum, şimdi de korkuyorum. Kimin neresinden soluduğunu bilemem ama ben, o zaman da burnumdan solumuştum, şimdi de burnumdan soluyorum. O zaman da korkuma yenilmemiştim, şimdi de yenilmeyeceğim.
1982 Anayasası halkoylamasında, Ardanuç-Bereket köyünde sandık başkanıydım. Oylamanın yapıldığı dersaneye -ısınma bahanesiyle giren- jandarmaları, "Bugün oylama bitinceye dek, buranın komutanı benim. Kenan Evren bile buraya silahla giremez. Oylama bittikten sonra, tutuklayabilirsiniz." diyerek dışarı çıkarttım. Yasak olmasına karşın, "ret" oyu verilmesi için çalıştım. Artvin genelinde, en yüksek "ret" oyu çıkan sandıktı Bereket Köyü oy sandığı. Bu eylemlerimi gerçekleştirirken de korktum. Ama bilincim ve öfkem, korkumu alt etti.
***
Düşünülmesi gereken;1982 Anayasası halkoylamasında, kişilerin, tercih mührünü , "ret" ya da "kabul" tarafına bastığı değil; hangi zihniyetin bu anayasayı onaylamamış olduğudur. %8 "ret" oyunu hangi görüş mensuplarının verdiğidir. Ben, tamamına yakınının sosyalistler olduğunu biliyorum. O dönemde, "ret" oyu verilmesi gerektiğini söyleyebilenler, sadece sosyalistlerdi çünkü.
Biz, 12 Eylül darbesinin, faşist darbe olduğunu -o zamandan- söylerken; 40 yıl sonra ahkâm kesenler, sesimizi duymaktan bile korkuyorlardı. Bizimle yan yana görünmekten bile ödleri kopuyordu.
Kendi adıma bir açıklama daha yapacağım. Benim "yavşak" dediklerim; anayasa değişikliğine
-düşüncesi, inancı, ırkı ne olursa olsun- tüm halkların yararına olacağını düşündüğü için “evet” diyenler değil… En başta; “sosyalistim”, “solcuyum”, “demokratım” diyerek , bu değişikliğin geri bir adım olduğunu bile bile “evet” diyenlerdir… Ayrıca, kişisel çıkarlarını, yurt çıkarlarının önünde tuttukları için “evet” diyenlerdir… Bu değişikliğin, halkın çıkarına olmadığını bile bile –salt oy toplamak için yaldızlama yapanlardır… İnsanlara yardım etme amacıyla değil de oyunu alabilmek için, devlet parasını dağıtanlardır… İyi niyetle yardım yapanlara sözüm olamaz.
Kendilerini bu kategorilerin içerisinde görmeyenlerin gocunması için hiçbir neden yoktur.
Bir şey daha: Biri 1982’de, biri 2010’da; iki kazık dikildi sahneye. Kazığı reddedenlerin oranı, 1982’de %8’di, 2010’da %42… Daha akılcı bir değerlendirme yapılırsa oylamaya, katılmayanlar da “evet” dememişlerdir. “Evet” diyenlerin oranı -tüm seçmen baz alındığında- yaklaşık %41’dir. Yani, halkoylamasında, seçmenin %59’unun “evet” demediği bir anayasa ile yönetileceğiz. Yani kazığı kabul etmeyenlerin oranı %59’dur.
Not: Bu değişiklikleri "kazık" olarak görmeyenler gocunmasın.
Bir anayasa değişikliğinin mecliste kabul edilmiş sayılması için -katılanların değil- meclis üye sayısının üçte ikisinin kabul etmesi koşulu vardır. Halkoylamasında ise, -katılanların bile değil- geçerli oyların %50’sini aşması yetiyor. Meclisteki oran baz alınsaydı (ki doğrusu odur), bu oran, değişiklik için yetmeyecekti. 48 milyon seçmen varsa, 32 milyonu aşan “evet” oyu gerekirdi, yürürlüğe girmesi için.
Şimdiki durum ne? Seçmenin çoğunun “evet” demediği değişiklikler kabul edilmiş sayıldı. Dikkat edin lütfen… Kabul edilmedi; kabul edilmiş gibi sayıldı. Her 100 kişinin 59’u, kendilerinin dışındaki 41 kişinin kararına uymak zorunda bırakıldı. Ne güzel(!) demokrasi, değil mi?
***
Bilinmesi gereken önemli bir şey daha var. 2010 Anayasasına “hayır” demek, 1982 Anayasasına “evet” demek anlamına gelmez. Bunu savlayanlar, dürüst davranmıyorlar. En azından demagoji yapıyorlar. “Yılanı sevmiyorsan akrebi seviyorsun.” denebilir mi? “Güvercinin boku mu çıktı?” derler adama.
Eylül
15
ÇrşOrhan Aksu Arabesk Kavşaklar için dedi;
Bu yazıda ana hatlarıyla arabesk yavşaklığın davranış şekillleri ve tanımlaması yapılmıştır.Hiç bir özel yada tüzel isme atıfta bulunulmamıştır...
Kendine Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyım,müslümanım,halkçıyım,devrimciyim,türk´üm,kürt´üm milliyetçiyim,sosyalistim,vatanseverim,yurtseverim,antiemperyalistim,ve hatta fahişeyim ,hırsızım bile diyen hiç kimsenin ;
Yazımdaki arabesk yavşaklığı tanımlayan eylemleri üzerine alınacağını ve evet ben bunları yaparım diyeceğini sanmam.
Yazıyı kendilerine muhatap alanlar,kendileri için yazılmış olduğunu düşünenler, evet ben bunlardan birini veya birkaçını yaparım diyenler, kendi seçimlerini ve tanımlamalarını da yapmış olurlar.Yazarın bu durumdan en ufak bir maddi ve manevi bir sorumluluğu yoktur.Kah keh küh.
Ayrıca bu yazının yazarı, kendini bu topluma bile bile kurban seçmiştir. Geçmişi unutan balık hafızalılardan da değiliz.Ant olsun ki, zamanı gelince herkes hakettiğini bulacaktır.
Eylül
15
ÇrşNamık Tipioğlu Arabesk Kavşaklar için dedi;
Sayın Alagöz;
Bilmem İhsan Eliaçık´ı tanır mısınız?
Google´ya "İhsan Eliaçık" diye yazın...
Bir bakın...Şimdilik sadece bu kadarını yazayım.
Selamlar...
Eylül
15
ÇrşNamık Tipioğlu Arabesk Kavşaklar için dedi;
Sayın Alagöz;
Galiba yaşlandım.
Zaman zaman unutuyorum aklıma gelenleri.
Sonra ekleme yapıyorum;
Bir ekleme daha yapayım izninizle...
Şu "dalâlet üzerinde ittifak" meselesi...
Diyorum ki;
12 EYLÜL ANAYASASININ ÜZERİNDE %92 İLE İTTİFAK ETTİLER!
DALÂLET ÜZERİNDE YANİ!!!
Hani sizin ve benim karşı çıktığımız 12 Eylül üzerinde!!!
Ne dersiniz?
Benimle aynı fikirde misiniz?
Belki de Fazıl Say Halkımızın bu yanar-dönerliğine çok kızdığı için-kasdı aşan bir ifadeyle-"Arabesk Yavşaklar" ifadesini kullanmıştır!
Biraz "EMPATİ" yapınca vallahi bu sonuca vardım?
Selamlar.
Eylül
15
ÇrşM. Sıddık ALAGÖZ Arabesk Kavşaklar için dedi;
Sayın Tipioğlu beni can evimden vurdun . O kadar beni ifade ettiki ifade edemem ´´ GERÇEK "AYDIN"
MUHALİFTİR.
KENDİ YANDAŞLARINA BİLE MUHALİFTİR!!!
BELKİ DE EN ÇOK ONLARA!!!
(Siz hiç kendi "yandaş"larınıza isyan ettiniz mi?)
İşte bu sözü bitiren şey. Şapka çıkarıırım saygıyla ve hatta hayranlıkla temaşa ederim bu ifadeleri.
Benim en çok istifade ettiklerim hiç bir zaman benim gibi düşünenler olmadı .Onlar bende zaten vardı . Benim düşüncelerime katma değer olan her zaman benden farklı düşünenler oldu tüm haytım boyunca. Beni tekrar edenlerlede dalaştım. Başka malzemen yok mu ? dediğim çok olmuştur.Beni fikir dünyamda göremediğin ufuklara taşıyanlara hayranlık duyuyorum, tam tersimde olsalar saygıyla anıyorum.
En acımasızda kendimi yargılıyorum. Kendi kendimin azizi olmak duygusuna kapılmamaya özen gösteriyorum. Mutlak doğru olmadığımı en çok ben biliyorum. yanlışım benim herhangi vaz geçemiyeceğim bir organım değildir ayakkabımın tozudur daha doğru bulduklarımla gideririm. bu söylediklerim elbetteki günlük çöplük siyaseti için değil . Entellektüel beyin jimnastiği içindir . Entellektüel düşünceler içindir.
Başı sonu belli olan şeyler için beyin enerjisi harcamaya değmez. Hele işi kişiselleştirmek fikir bile değil . Enerjilere yazık oluyor.
Bilmem anlaşılabildim mi? saygılar selamlar...
Eylül
15
ÇrşNamık Tipioğlu Arabesk Kavşaklar için dedi;
Ekliyorum;
"BENİM ÜMMETİM DALÂLET ÜZERİNE İTTİFAK ETMEZ" buyurmuş bir hadisinde Hz.Muhammed.
Elbette ki doğrudur.
Zaman zaman DALÂLET ÜZERİNDE İTTİFAK ETSELERDE...
Bunlar geçicidir.
Asla ve asla kalıcı olmayacaktır!
Amin...
Eylül
15
ÇrşNamık Tipioğlu Arabesk Kavşaklar için dedi;
Sayın Alagöz,
Yanıtınız benim için yeterli.
Demek ki dünya görüşlerimiz birbirine taban tabana zıt ta olsa,bizleri birleştiren ortak bir nokta varmış;
Nereden gelirse gelsin,insan onurunu hiçe sayıp ayaklar altına alan;zulme,baskıya,kıyıma karşı çıkmak!
Ben Şırnak´ta yedeksubay giysisiyle ve hem de oyumu göstere göstere kocaman bir "HAYIR" demiştim 12 Eylül Faşizmine.
Sonra Savcılık mesleğimden atıldım!!!
Sayın Alagöz;
GERÇEK "AYDIN" İSYANCIDIR.
MUHALİFTİR.
KENDİ YANDAŞLARINA BİLE MUHALİFTİR!!!
BELKİ DE EN ÇOK ONLARA!!!
(Siz hiç kendi "yandaş"larınıza isyan ettiniz mi?)
Bilmem anlatabiliyor muyum???
ASLA VE ASLA GÜCE TAPMAZ,BASKIYA BOYUN EĞMEZ.
BU BASKI "BAŞKALARINA" YAPILSA BİLE!!!
Bu "BAŞKALARI" deyiminin altını çizin lütfen.
Zira,bir aydını sokaktaki adamdan ayıran EN ÖNEMLİ ÖLÇÜT BUDUR!
Çünkü sokaktaki adamın KENDİSİNDEN VE YAKIN ÇEVRESİNDEN BAŞKA HİÇ BİR ŞEY UMURUNDA DEĞİLDİR...
O,kendi dünyasının dar kalıpları içinde YALNIZ KENDİSİNİ DÜŞÜNÜR...
AMA BİR AYDININ DÜŞÜNECEĞİ,DERT EDECEĞİ KOOSKOCA BİR ÜLKESİ,TOPRAĞI,VATANI,HALKI VARDIR...
Doğru ya da yanlış...Düşüncelerine katılır ya da katılmazsınız..
Fazıl Say´ın yazısını böyle değerlendirin...
Orhan Aksu´nunkini de...
Orada ülkesi için atan korkusuz bir yürek göreceksiniz...
Endişeyi de göreceksiniz...
VE HATTA KORKUYU DA!!!
Ama bilinki o kendisi için korkmuyor!
Tıpkı sizin 12 Eylülde korkmadığınız gibi!!!
Tekrar selam ediyorum...
Eylül
15
ÇrşM. Sıddık ALAGÖZ Arabesk Kavşaklar için dedi;
İstediğimiz doğrultuda sonuç çıkınca ne ala!, teröristte olsa öğretimli ambalajıyla şirinleşiyor demek; İstenmeyen sonuç hasıl olunca, istenmeyen yüzde oranı tamamen ´´Aptal ´´oluyor öyle mi ? Bu toplumun tercihlerine değerlerine kararlarına böyle hakaretler ettiğiniz müddetçe sizin dediğiniz netice asla tahakkuk etmeyecektir. Demekki Tunceli´nin o kadar teröre teşne olması için öğretim düzeyinin yüksek olması gerekiyormuş. İnsanları fütursuzca katletmenin teknikleri demek öğretiyle elde ediliyormuş neme nem öğretisi varmış bu Tuncelininde haberimiz olmamış. Artvin´in eğitim seviyesi anlayışınız için ifade ettikleriniz eski defterden okuduklarınızdır belli ki . O konudaki bilgilerinizin güncellemeye ihtiyacı olduğu aşikardır. son OSS sonuçlarından da haberiniz yok belliki, ayrıca evet- hayırları o şekilde katagorize anlayışla değerlendirmenin zügürt tesellisinden başka bir anlamda taşımaz. her cümlenin satır araları bile bu millete hakaret içeriyor. Demokratik erdem nerde ? saygı nerde ? tahammül nerde? bütün bunlar demek okumakla olacak şeyler değilmiş. Eğitim demiyorum çünkü o başka şey okuyanlarında bile bulunmayan çok değerli bir hazne. Anadolu insanında bulabilirsiniz ihtiyaç duyarsanız eğer. En ummadığın çözer esrar-ı derun´un sen herkesi kör alemi sersem mi sanırsın?
Aziz nesinin ciğeri kaç para bilmem ama.
Benim sevgili peygamberim ´´ Benim Ümmetim (hür iradesiyle) yanlışta , hatada bir ittihad etmez´´ buyurur. Tarih boyuncada etmedi .
Eylül
15
ÇrşM. Sıddık ALAGÖZ Arabesk Kavşaklar için dedi;
Sayın Tipioğlu hoş bulduk teşekkür ediyorum. o kadar sıkı ablükya almanıza gerek yoktu sade olarak sormanızla da benden o dönemki yaptığım uygulamayı öğrenebilirdiniz. Sizi merakta bırakmadan söyleyeyim ben o talihsiz oylamada hayır oyu vermenin keyfini şimdi yaşamak isterdim. Ne yazık ki o keyfi yaşayamıyorum çünkü; Bir yolculuğuma denk gelmişti oy kullanamamıştım. Ancak 12 eylül darbe liderine daha darbe yapmadan önce eleştirimi hakaret saydıkları için bir işgüzarın gammazlaması neticesinse ´´ağırlanmıştım´´ ne yazık ki yine ıslah olmamışım işte, demek az gelmiş.
Eylül
15
ÇrşDr.Kamil Aksu Arabesk Kavşaklar için dedi;
Muhterem Alagöz;
Emin olun bende ABD kazığına otururken, "okyanus" ötesine selam gönderen biçarenin kazığına sarılan garebetlerin halini gülerek izliyorum...
Sizinde dediğiniz gibi(!) " beyan-i lisan,aynıyla insan"dır.
Emin olun bir gün hezeyanlarınız sukuti hayallerinizde patlama yaşayacaktır...
Az biraz sabır edin...
Darbecilere ise Bugün evet diyenler o zamanda evet demişti...
Aziz Nesin´ in seçim tahminide doğru çıktı bu arada, bilginiz olsun...
Eylül
15
ÇrşNamık Tipioğlu Arabesk Kavşaklar için dedi;
Sayın Sıddık Alagöz;
Sizi yeniden "burada" görmek inanın çok güzel...
Bu vesile ile "hoşgeldiniz" demek istiyorum.
Sayın Alagöz;
Bildiğim kadarı ile "MÜTEDEYYİN" bir Müslümansınız.
Yani;
Müslümanlığınızı hiç bir sapma olmadan ve kişisel amaçlar için kullanmadan yaşarsınız.
Ayrıca Allah korkunuz ve vicdanınız vardır.
Yani yalan söylemezsiniz,söyleyemezsiniz.
Şimdiii;
Şöyle bir cümle kurmuşsunuz:
"..Darbe zamanında başka yerlerinden soluyanlar.." diye başlayan.
Son derecede haklısınız.
Maalesef halkımızın %92 si darbe zamanında -sizinde isabetle buyurduğunuz gibi başka yerlerinden soludu!
Yoksa bu denli yüksek bir oranda "evet" çıkar mıydı?
Di mi efendim?
Şimdi size -ASLA YALAN SÖYLEMEYECEĞİNİZE GÜVENEREK-
Cevaplaması çok kolay bir soru tevcih ediyorum:
12 EYLÜL ANAYASASINA "EVET" Mİ DEDİNİZ "HAYIR" MI?????
Lütfen beni merakta bırakmayınız.
Hayırlı günler temenni ediyorum.
Eylül
14
SalıM. Sıddık ALAGÖZ Arabesk Kavşaklar için dedi;
Hezeyanlar sukuti hayallerde patlama yaşar. Darbe de ve darbe zamanında başka yerlerinden soluyanlar görülüyor ki aynı darbenin gayri hukuki müsveddesi tasviye edildiğinde burunlarından soluyorlar. woyvoda kazığına oturtulab biçarenin kazığına sarılmasına eş değer bir garabeti gülerek vede keyflenerek izliyorum.
v Ne diyelim söylenenler için beyanı lisan aynıyla insandır.
Eylül
14
SalıNamık Tipioğlu Arabesk Kavşaklar için dedi;
Sevgili Orhan;
Sana teşekkür ediyorum;
Yazın bana adeta bir "terapi" gibi geldi,rahatladım.
Seni eleştiriyorum;
"Doz"unu hafif tutmuşsun,tam rahatlıyamadım!
Kamil´e katılıyorum;
Bitlere hakaret etmişsin!
Haydar´a katılmıyorum;
Sırtlandan daha "ağır" bir tabir bulamadığı için!!!
Eylül
14
SalıHaydar Bibinoğlu Arabesk Kavşaklar için dedi;
İhanetin kavşağında duran arabesk yavşaklar, demokrasiyi hak etmedikleri için -leş kargaları gibi- sırtlanların artıklarıyla geçinmekle onur duyarlar.
Eylül
13
PtsiDr.Kamil Aksu Arabesk Kavşaklar için dedi;
Orhan Bey;
İyi yerleştirmişsiniz, bütün kelimeleri.
Şimdi bu yazıya itiraz edenler olacaktır. Hatta yorum yazıp eleştirenler de.
İşte onlar var ya onlar;
Klasik "yavşaklar" dır.
Sen onlara aldırma.
Klasiklerin modası hiç geçmez.
Her tarihsel süreçte yavşaklık yapmaları görevleri gereğidir.
Yinede biz bit yavrularına "yavşak" demesek. Bitlere hakaret etmemiş oluruz.
Başka bir tanımlama aklıma geliyor ama, zamanı gelince beyan etmek istiyorum...



Sayfa Başı