Artvin Köşe Yazıları

"Devrim Yapılmaz, Devrim Olunur!"(*)
Yazar : Mehmet Ali Yazıcı


  • Ana Menü
    • Artvin Haberleri
    • Artvin Genel Bilgiler
    • Artvin Onuncu Köy / Forum
    • Artvin Siteleri
    • BlogEngine Blogum
    • Artvin Sohbet Odası
    • Üye Ol
    • Resim Gönder
  • İlçeler
    • Artvin
    • Ardanuç
    • Arhavi
    • Borçka
    • Hopa
    • Murgul
    • Şavşat
    • Yusufeli
  • Köyler
    • Artvin Köyleri
    • Ardanuç Köyleri
    • Arhavi Köyleri
    • Borçka Köyleri
    • Hopa Köyleri
    • Murgul Köyleri
    • Şavşat Köyleri
    • Yusufeli Köyleri
  • Resimler
    • İl-İlçe Merkezi Resimleri
      • Artvin Merkez Resimleri
      • Ardanuç Merkez Resimleri
      • Arhavi Merkez Resimleri
      • Borçka Merkez Resimleri
      • Hopa Merkez Resimleri
      • Murgul Merkez Resimleri
      • Şavşat Merkez Resimleri
      • Yusufeli Merkez Resimleri
    • Manzara Resimleri
    • Yayla Resimleri
    • Göl Resimleri
    • Baraj Resimleri
    • Kış Manzara Resimleri
    • Tarihi Yerler Resimleri
    • Boğa Güreşleri Resimleri
    • Festival ve Şenlik Resimleri
    • Rafting Kano Resimleri
    • Çiçek Böcek Hayvan Resimleri
    • Ahşap Yapı Resimleri
    • Eski Alet-Edevat
    • Siyah Beyaz Kareler
    • El Sanatları
    • Yiyecek İçecek Resimleri
    • Diğer Artvin Resimleri
  • Müzikler
    • Tulum Müzikleri
    • Davul-Zurna Müzikleri
    • Artvin Türküleri
    • Akordeon Müzikleri
    • Org Müzikleri
    • Tulum Dinle
    • Artvin Türküleri Dinle
  • Videolar
  • Yazılar
  • Şiirler
  • Barajlar
    • Artvin Deriner Barajı
    • Borçka Barajı
    • Yusufeli Barajı
    • Muratlı Barajı
    • Bayram Barajı
    • Bağlık Barajı
  • Servisler
    • İletişim
    • Sitemizi Eşe Dosta Duyurun
    • Ziyaretçi Defteri
    • Sıkça Sorulan Sorular
    • Yardım
    • Biz Kimiz?

  Artvin Köşe Yazıları

 Geldiniz !!!  Anasayfa » Artvin Yazılar »Siyaset



»"Devrim Yapılmaz, Devrim Olunur!"(*)


Yorum yazabilmek için lütfen giriş yapınız.


Yazı Ekle

Paylaş  

Çoğumuz yaşamı bir “savaş” olarak kabul ederiz. Sınıflı toplumlarda önemli bir gerçekliği ifade eder bu benzetme. Ama onun gereklerini hayatın içerisinde yerine getirdiğimiz kuşkuludur. Önümüze çıkan engellerle, bizleri kuşatan yaşam şartlarıyla savaşırken kendi içimizde yapmamız gereken savaşı hep unutur; ya erteleriz ya da görmezlikten geliriz. Yaşam içerisinde ciddi bir savaşa girebilmek için önce kendi kendimizle yaptığımız savaşı zafere ulaştırmamız gerekir. Kişinin ilk savaşı, kendisiyle olmalıdır. Dışımızdaki düzenin bizlere yansımalarını içimizden söküp atmanın yolu bundan geçmektedir.

İnsanın en temel özelliği, bilindiği gibi toplumsal bir varlık olmasıdır. Verili bir sosyal yapının ve üretim ilişkilerinin içine doğar. Bilinci belirleyen toplumsal ilişkiler olduğu için, yaşamın her evresinde sistemin bilinçli ve örgütlü çabalarıyla düzen içine çekilmeye, orada tutulmaya çalışılır. Kişiyi düzen içinde tutmak için atılan düğümler, oluşturulan bağlar sanıldığından çok daha güçlüdür ve kişinin tek başına mücadelesiyle bu çemberi yarabilmesi kolay değildir. Sistemden kopmanın ve özgürleşmenin tek yolu örgütlü bir yaşam tercihidir. “Yeni” insanın ortaya çıkması için kişisel çabaların anlamlı olacağı ancak nihai bir kurtuluş sağlamayacağı gerçeği göz ardı edilmemelidir.

Sözü edilen “yeni insan” ve “yeni yaşam biçimi” kültürel bir yenilenme sorunudur. Bu süreç, daha önce inşa edilmiş yaşam biçimlerinin ve alışkanlıklarının üzerine inşa edilemeyeceğine göre, yenilenme süreci ikili bir boyut taşımak zorundadır. Bu sürecin ilk adımını, kendi iç devrimimizi yaparak atabiliriz. Başka bir adlandırmayla, kendimizi silip-bozarak, yeniden yazmalı, yeniden kurmalıyız. Başka türlü olmak kesinlikle yerleşik alışkanlıklar, değer yargıları ve yaşam anlayışlarının aşılmasıyla mümkündür. Kuşkusuz bu bir süreç sorunudur ve eskisi aşılırken yerine yeninin inşa edilmesi zaman alacaktır. Bu durumu mekanik bir süreç olarak da algılamamak gerekir; iç dünyamızda ve yaşam alanımızda eski ile yeninin çatışması zaman alacak, iç içe girmenin, yan yana bulunmanın da söz konusu olduğu bir dönem sonunda, “yeni insan”ın ve “yeni yaşam”ın nüveleri yavaş yavaş ortaya çıkacaktır. İnsanlaşma sonlu bir süreç olmadığı gibi, gayri insanlaşmaya karşı mücadelenin dışında da değildir. Mao bir konuşmasında “yetmiş yaşıma geldim, içimde ki maymunla kaplan hala boğuşuyor” diyordu.

Kişi kendini değiştirmeden, iç devrimini yapmadan daha büyük devrimlere girişmesi toplumu ve başkalarını değiştirmeye çalışması asla başarı getirmez. Yaşam içerisinde gireceği her savaşı kaybeder ve başladığı yere geri döner. Bu nedenle yeni kişilik taşları çok sağlam örülmeli ve yaşamın içerisinde bir karşılığı olmalıdır. Kişinin savunduklarıyla yaşadıkları arasında ki açı küçüldükçe amaca yakınlaşmada başarıya ulaşılıyor demektir.

Kapitalizmin ortaya çıkardığı insan tipinin en önemli özelliklerinden biri de istikrarsızlıktır. Kendisi kriz demek olan kapitalizm, sürekli “ruhsal kriz” ve “bunalım” içerisinde olan bireyler üretire ve varlığını bu şekilde sürdürür. Bu durum egemenler işini kolaylaştıran önemli bir faktördür, çünkü kafaları karışık, gelgeç ruhlu ve istikrarsız bireylerden oluşan bir toplumu yönetmek daha kolaydır.

Kapitalizm, insanlığın binlerce yıldan bu yana yarattığı ve biriktirdiği insani bütün değerleri tehlikeye sokmuştur. Bugün insanlar sevgisizlik bataklığında debelenirken, bu boşluğu, sevginin sahte biçimleriyle doldurmaya çalışmaktadırlar. Koşulsuz bir insan sevgisi terk edilmiş, bunun yerine bencilce yaklaşımlar sevgi olarak kabul edilmiştir. Sevgi alanımız, çıkarlarımızla sınırlanmıştır.

Devrimci mücadele içerisinde yer alan insanlarda da sevgisizlik önemli bir sorun olmaya devam etmektedir. Siyasi ilişkilerde sevgi üzerinden oluşmayan aidiyetler uzun soluklu mücadelede dağılmaya mahkûm olacağı gibi tamiri zor sonuçlar da ortaya çıkarır. İhanetlerin, teslimiyetlerin vb. temelinde, yapılan işle ve kişinin kendisiyle barışık olmaması yattığı gibi, özünde sevgisizlik vardır.

Kapitalizm insanlar arasında ki rekabeti özendirir ve büyük bir marifet sayar. Muhalif duruş sergilemeye çalışan bizlerde geliriz bu oyuna. Başarısızlık kötü bir şeydir ama bu bizlerin belirlediği yaşam oyununda ki başarısızlık değil, kuralları ve sonucu başkalarının belirlediği bir başarısızlıktır. Rekabet ve başkalarıyla yarış içerisinde olmak, yürüdüğümüz yolda en önemli ayak bağıdır.

Kapitalizm insanı birçok araçla denetim altında tutar ve içsel dünyamızda dâhil bütünüyle teslim almaya çalışır. Bu durum, “modern insan”ın en büyük esaretidir. Bizler de farkında olmadan küçük şeylerin insanı olmaya başlarız. Amaç da budur zaten; insanı küçültmek ve dar bir alana tutsak etmek. Küçük hesaplar, gerek bireysel gerekse örgütsel ilişkilerde hiçbir zaman başarıya ulaşmaz.

Umut eden ve dünyayı değiştirmeye dair projeleri, özlemleri olan insanlar sevgiyi tüm güzelliklerin çimentosu olarak görmelidirler. Yaşamlarımızı ve ilişkilerimizi güzelleştirmek, bu sistem içerisinde dahi olanaklıdır ve bizlerin elindedir. Yeter ki bunun için mücadele etmesini, iç devrimimizi yapmasını bilelim. Sevgisiz ve sahte yaşamlar yaşanmaya değmeyecek kadar anlamsız ve boştur. Neyse ki, ilerici-devrimci düşüncelere sahip insanlar daha avantajlı durumdadırlar, çünkü ellerinde referansları vardır. Onlara düşen ise “düşündükleri gibi yaşamak” için çaba sarf etmektir.

Mehmet Ali Yazıcı

(*) Bu söz, Ursula Le Guin’e aittir.

« Önceki Sonraki »

Yorum yazabilmek için lütfen giriş yapınız. Arkadaşıma Yolla
Beğendim
  • Currently 3.5/5 Stars.
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
4 kişi oyladı Ortalama 5 üzerinden 5 yıldız aldı.


Yazar :Mehmet Ali Yazıcı Yayım Tarihi :14 Eylül 2010 SalıOkunma :1520

« Demokrasi Zamanı...

Artvinli ve Tuncelili Olmak; »





Son Yorum Yapılan Köşe Yazıları

Mustafa Bilir; Samsun 19 Mayıs Lisesi Anıları-2 için yazdı,
Orhan Aksu; Sermaye Tapınakları Kentleri Bilim için yazdı,
Mustafa Kemal Emül; BLATTA ORİENTALİST´İN SİVAS GÜNCESİ için yazdı,
Namık Tipioğlu; BLATTA ORİENTALİST´İN SİVAS GÜNCESİ için yazdı,
Mustafa YAVUZDEMİR; Gençliğe Hitabe de Kaldırılmalı…! için yazdı,

Son Eklenen Köşe Yazıları

  • Ankara'daki Artvinliler Niçin Bölündü-3
  • Ulusal Bayramların İçi Boşaltılıyor mu?
  • Ankara'daki Artvinliler Niçin Bölündü-2
  • Ankara'daki Artvinliler Niçin Bölündü-1
  • Atatürk Dinsiz miydi?

   Yazar Hakkında

Mehmet Ali Yazıcı

15.11.1966 yılında Artvin’in Yusufeli ilçesine bağlı Öğdem köyünde doğdum. İlkokul, Ortaokul ve Liseyi Yusufeli’de okudum. Anadolu Üniversitesi İktisat bölümünden önlisans diploması aldıktan sonra Hacettepe Üniversitesi Mühendislik Fakültesi’ne girdim. Üniversitenin Öğrenci Derneği’nde ki çalışmalarım ve siyasi faaliyetlerimden dolayı birçok kez gözaltına alındım. Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi, hakkımda davalar açtı. 1991 yılında aranır duruma düştüm. Altı yıl arandım.1997 yılında Ankara’da bir operasyonda yakalandım. Dört yıl yargılandıktan sonra Ankara DGM tarafından 15 yıl ağır hapse mahkûm edildim. Kararı Yargıtay onayladı. Ankara Ulucanlar, Ermenek Özel Tip ve Sincan F Tipi Hapishanelerinde yaklaşık 8 yıl yattım.2004 yılının Kasım ayında, TCK’ da yapılan yeni düzenlemelerden dolayı özgürlüğüme kavuştum. 2009'da Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümünü bitirdim. Birçok gazete ve dergide çeşitli konularda yayınlanmış yazılarım bulunmaktadır. "Sen Hiç Ağlamazdın" adında, Anarres Yayınlarından(Ankara-Haziran 2007) çıkan bir şiir kitabım vardır. Günlük çıkan Suluca Karahöyük Gazetesine (Hacıbektaş), aylık Özgürlük ve Uzun Yürüyüş Dergilarine yazılar yazdım. Red Dergisi'nde yazılar yazıyorum. “Köşesiz Yazılar” adında bir kitabım yayına hazırlanmaktadır.
yazici66@yahoo.com

Diğer Yazıları

  • Hakikate Dayanacak Gücüm Vardı
  • “Eşekliğin Teorisi” Vesilesiyle; Bilinç
  • Ranta Dönüştürülen Acılarımız!
  • Libya'da Neler Olacak?
  • 12 Eylül Darbesi ve Mankurtlaşma
  • Mankurtlaşma Ve Seçim
  • 1 Mayıs'ın Doğuşu
  • Yeniden Özgür Gündem
  • Açıklama
  • "Sevgililer Günü" ya da Kapitalizmin Tükettirme Sevgisi
  • Susmayacağız!
  • Açıklama
  • Nerdesin Ey Umut!
  • Orospulaşma...
  • DEV-GENÇ, Mücadele Demektir
  • Sokaktaki Devrim
  • Otobüste Kullanılmayan 50 Kuruşlar Ne Oluyor ?
  • Bilinç ve Bilinçaltı Üzerine Notlar
  • 'Sol'um Süründürür
  • "Devrim Yapılmaz, Devrim Olunur!"(*)
  • Artvinli ve Tuncelili Olmak;
  • Haliç Devletinin Avcı Simon'u
  • Bilim ve Felsefe
  • Tarafımız Belli Olsun!
  • Parfüm Orucu Bozar mı Hocam?
  • Said Nursi'nin "Sol"daki Müritleri
  • Çağın Gerisine Doğru Bir Sıçrama; İran Devrimi
  • Olgu İnsan
  • Kültür Ve Mücadele
  • Sahte Kavga Sahte Kahramanlık
  • Bir Hasan Cemal Kitabı
  • Fearari'sini Satan Bilge
  • "Şu Çılgın Türkler" Romanı Üzerine Notlar
  • Ulusların Ortaya Çıkışı ve Marksizm'de Ulusal Sorun
  • Bana gelen Mektuplar-7
  • 'Tarafsızlık' Düşüncesi Üzerine Notlar
  • Her Hangi Birine Bir Mektup
  • Bana Gelen Mektuplar-6
  • Bana Gelen Mektuplar-5
  • Bana Gelen Mektuplar-4
  • Gelirsen Bir Mevsim Getir, Adı İlkbahar Olsun
  • Bana Gelen Mektuplar-3
  • Bana Gelen Mektuplar-2
  • Adorno´nun Anti-Tezi
  • Sevgi Üzerine
  • Bana Gelen Mektuplar-1
  • Olaylara Yön Veren Temel Çelişkiler...
  • Filistin Tarihi Ya Da Bir Halkın Acı Dolu Dramı
  • Bekir Kilerci ve Hatırlattıkları
  • Eleştiri, Özeleştiri ve Sol
  • Din mi? Bilim mi?
  • Demokrasi Mücadelesinde Kitle Örgütleri
  • Sol'da Birlik (Gerekli mi?)
  • Bireycilik Toplumsalın Ölümüdür
  • Anadolu
  • Sanat Ve Politika
  • Edebiyata Dair Üç Soru
  • Ezilenlerin Pedagojisi'nde Eleştirel Bilinç
  • Türk Kurtuluş Savaşı ve ABD
  • Mustafa Kemal, Tam Bağımsızlık ve AB
  • Yeni İnsan ve Yeni Kültür Üzerine
  • Yanlış hayat doğru yaşanmaz
  • Hukuk mu Dediniz!
  • İnsanlığın Sorunlarının Çözümü Marksizimde Yatıyor
  • Cumhuriyet Döneminin Beş Tabusu
  • Çözülme
  • Sevgisiz Hayat Yaşanmaya Değmez!
  • Egemenlerin Kronik Korkusu;1 Mayıs
  • Ergenekon; Elma Dersem Çık!
  • Cumhuriyet'in Karanlık Yüzü
  • Tarafımız Belli Olsun!
  • Yeni Liberalizm Nedir?
  • Kal Gittiğin Yerde...
  • Öğretmen İmama Yenildi(mi)?
  • Grupsal Davranış Tarzı Nasıl Olmalıdır?
  • İkiyken Tek Olabilmektir Aşk!
  • Popüler Kültür ve Tüketim
  • Burjuva Demokrasisi Rıza Üretir
  • Anlaşılmak Üzerine
  • Aydın Üzerine
  • İnsanı Anlamak
  • Ergenekon Operasyonu ya da Güçlenen Türkiye Kapitalizmi
  • Kapitalizm ve Çevre
  • Okullar Açıldı; Paralı ve Ezberci Eğitime Kaldığı Yerden Devam
  • Medya; Yalanın İktidarı
  • Milli Orgazm
  • Küresel Sömürüde Kadına Biçilen Rol

   Yeni Köşe Yazıları

Son yazılar en yeni en üstte
Rasim Yılmaz Rasim Yılmaz

Ankara'daki Artvinliler Niçin Bölündü-3

Şevket Çorbacıoğlu Şevket Çorbacıoğlu

Ulusal Bayramların İçi Boşaltılıyor mu?

Rasim Yılmaz Rasim Yılmaz

Ankara'daki Artvinliler Niçin Bölündü-2

Rasim Yılmaz Rasim Yılmaz

Ankara'daki Artvinliler Niçin Bölündü-1

İbrahim Erol İbrahim Erol

Atatürk Dinsiz miydi?

Şevket Çorbacıoğlu Şevket Çorbacıoğlu

Anneler Günü İçin Önerim

Şevket Çorbacıoğlu Şevket Çorbacıoğlu

Samsun 19 Mayıs Lisesi Anıları-2

Şevket Çorbacıoğlu Şevket Çorbacıoğlu

Yılmaz Erdoğan ve Tayyip Erdoğan


   Üye Girişi

 
Kullanici adi ve sifre alani büyük-küçük harflere duyarlidir.
Yeni Üye Kaydı
Kayıp Şifre
Giriş Yardımı Giriş Yardımı

   Galeri Son Resim

Artvin resimleri son eklenen resim dosyası.Artvin Manzara Resimleri kategorisinde.

Tekin Böbrek

tarafından eklenmiş.
» Ardanuç Çakıllar köyü
Ardanuç Çakıllar köyü
Resim kategorileri içerisinde yayla resimlerini beğeneceğinizi umuyoruz.

www.artvin.biz'de şu an dolaşan 16 kişi bulunmaktadır.www.artvin.biz bugün 65 tekil kişi,311 çoğul kişi tarafından ziyaret edilmiştir.
2012 yılı toplam 1222574 tekil kişi, 10804591 çoğul kişi tarafından ziyaret edilmiştir.Ip numaranız 38.107.179.208 'dir.
www.artvin.biz'de toplam 13945 üye bulunmaktadir.Son Üyemiz birkangenc
Online Üyeler:


Sayfa olusumu: 0,6090088 saniye
© Artvin biz 2005-2012 Coded&Design By Cengiz Gündüz  

BlogEngine | Artvin Siteleri | Resim Gönderin | İletişim | Arkadaşınıza Tavsiye Edin | Kullanım ve Gizlilik Sözleşmesi


Rss rss Haberler | Resimler | Videolar | Sitemap25 Mayıs 2012 Cma Saat: 09:32:00 Css | Sayfa Başı