Artvin Köşe Yazıları
»Patlamamış Mısır ve Sinematik İllusione I
Vatandaşımıza soruyorlar;
- Türk ordusunun başına Amerikan bezi çuval geçirdiler ne diyorsun?
Vatandaş: Ordumuz hak ettikleri cevabı verdi ya.
- Nasıl ne zaman?
Vatandaş : Polat alemdar intikamımızı aldı ya kardeşim.
Vatandaş haklı ne diyeyim. Hakikaten Polat elinde 15’li tabancasıyla, tank, füze ve havan top’lu koskoca amerikan birliğini yok etmedi mi? Allah için etti. Filmde hiç amerikan askeri kıyafetli birine çuval giydirmedi ama bu kadar kusur olur.
Helal olsun Polat’a...
Yukarıdaki gerçekten yaşanmış bu olay medya aracılığı ile toplum bilincini dumura uğratarak sanal bir bilinç etrafında kitleleri istediği gibi yönetebilme biliminin eseridir...
Kitlelere sunulan bu görsel illüzyonun mucidi Amerikadır.
Tek başına yüz vietnamlıyı haklayan Rambo serisi de bir zamanlar Amerikan halkındaki yenilmişlik sendromunu silip atmıştı.
Mahsun 15 milyon lira harcayıp film yapmış.
Vay… vay… vay… Çantaya baaakk…
Kim bu Mahsun.
Bir zamanlar yeşil ceket altına giydiği açıkkahve pantolunu ile “Ağlem Buysa Gral Menem” diyen gariban türkücü.
Filmi anafikir olarak ne diyor.
On binlerce kadını çocuğu öldürüp tecavüz eden İşgalciye silahla direnen Müslümanlar teröristtir Deccaldir. İşgalci ile işbirliği yapıp direnmeyenler iyi ve gerçek Müslümandır.
Film bu mesajı gözümüze sokmak için İslam dini alabildiğine çarpıtıyor.
Nasıl çarpıtılıyor?
Güya Hz.Muhammed s.a.v. kafirlerle sadece 20 gün savaşmış.
Oysa peygamberimiz ölümüne kadar yedi yıl boyunca savaşlara bizzat katılmıştır.
İslam da ezene ve işgalciye Cihad yokmuş.
Oysa Kuran-ı Kerimde onlarca ayet Cihadı helal kılmıştır.
Kuran-ı Kerimde Deccal ve Mehdi ile ilgili tek bir ayet yoktur. Sadece Dabbe ve Yecüc Mecüc ile ilgili ayetler vardır. Onlarında Deccalle alakası yoktur.
Hz. İsa´nın Deccal’e karşı savaşmak için dirilip dünyaya gelecek ve Mehdi birlikte savaşacağına dair Kuran-ı Kerimde tek bir ayet yoktur. Var olan ayet tüm insanlar gibi Hz İsanında vefat ettirilip diriltileceği üzerinedir.
Açık ve kesin olarak son peygamberin Hz.Muhammed s.a.v olduğu ondan sonra hiçbir peygamberin yeryüzüne gelmeyeceği ayetlerle belirtilmiştir.
Fakat ne yazık ki tarih boyunca gerçek İslam saptırılmıştır.
Tarihte her nüfus sahibi olan güç odağı düşmanını Deccal , kendini Mehdi ilan etmiştir.Tarih yüzlerce sahte Deccal ve Mehdi ile doludur.
Bugün bile var olan onlarca Cemaatin müritlerinin birçoğu kendi şeyhlerini Mehdi sanmaktadır.
Filme göre Müslüman erkeğin gayri müslüm kadınla evlenip, kızını da gayri müslüm bir erkekle kilisede evlendirmesi İslam dinine aykırı değilmiş. Vayy vayy vayy. İllüzyona baakk...
Biz Amerikaya cep telefonumuzu sokamazken elin adamı milyon dolarlık filmler yapıyor.
Seyirciye saygısızca kakalanmak istenen şeylerde var.
Mesela Holywood ziyaretçilerine günde yirmi sefer gösteri olarak yapılan, ekmek arası klasik araba kazası ve aksiyon sahneleri…
Bunların en tipik olanı rampada yana yatan arabadır. Bu sahne en ucuz tv dizlerinde bile artık kullanılmıyor.
Mahsunun neredeyim ben? Ne yapıyorum? Beni buralara kim itti? Bakışlı acınası oyunculuğu cabası…
Ayrıca filmin oyuncu kadrosu da neredeyse Kurtlar vadisindeki ekip.Bir Polatla Memati eksik.Kast ajansının orjininin aynı olması muhtemel.
Onlarca tutarsız durum ve hata olan senaryosu ile tam bir üçüncü sınıf Amerikan illüzyonu… Şişkin bütçesinin de yeşil dolar cinsinden olduğu kesin.
İllüzyon bu bitermi hiç?
Şimdi sırada ne var Filistin. Vay vay vayy. Cambaza baaakkkk…
Şükür ki Polat abimiz var. Senaryo yine aynı gülsuyu karışık holywood kokulu sanal illüzyon.
Polat yine yapacağını yaptı. Uluslarası sularda uluslarası hukukla birlikte katledilen dokuz müslümanın intikamını aslanlar gibi aldı. Artık içimiz rahat. İyiki varsın Polat.
Sahi Susurluk kazası ile başlayan temizliğin sanal devamı olan Kurtlar vadisi dizisinin senaryosunu kimler yazıyor.
Dünyada tek kutup ve güç olan egemenlerin artık komünizme ve halka karşı kullandığı militarist faşist ve aşırı milliyetçi hatta ulusalcı unsurlara ihtiyacı yok.
Ergenekon… Kurtlar vadisi… breh breh isimlerle göndermeye baaakkk…
Rahmetli Muro ne sevimli başkandı. Hiçte öyle otuz bin kişinin katili gibi değildi. Keşke senaryoda onu da İmralıya kapatsalardı. Biz salağız anlamazdık bile.
İçindeki insan sevgisinden herkes faydalansın diye filmi bile yapılıp daha filmi vizyondayken tv lerde oynadı.
Sırf sanat için film yapan ve ticari kaygısı olmayan böyle yapımcılar dostlar başına...
Devam edecek…
Yazar :Orhan Aksu Yayım Tarihi :16 Şubat 2011 ÇrşOkunma :752
Son Yorum Yapılan Köşe Yazıları
Son Eklenen Köşe Yazıları
Şubat
19
CtsiOrhan Aksu Patlamamış Mısır ve Sinematik İllusione I için dedi;
Aynen katılıyorum sana Haydar abi.
Düzenli ordunun hiyerarşik yapısı içinde pratik olarak Generallik kavramına ihtiyaç yoktur.Zaten bir asker normal terfi ile ancak Albaylığa kadar yükselebilir. General olmak için kurmay olması dışında genelde yurt dışında eğitim görmesi ve askerlikten başka özellikleri de olması gerekir.
Tarih boyunca aslında birer sivil olan Derebeyleri , Büyük nüfus sahibi soylular vbg. kişiler, savaş zamanı orduda direkt General rütbesiyle yer alırlardı.
Generallik kavramı bence askeri bir kavram değildir siyasi bir kavramdır.
Onlar lojmanda değil lüks villarda otururlar.Kendilerinin ve hanıfendilerinin özel şoförleri arabaları , askerden bir nevi soyutlanmış hayatları vardır.
Ben generalleri yerel ordu ve yönetimlerden bağımsız direkt uluslarası bir merkeze bağlı şirket CEO´larına benzetirim.
Zaten emekli olduklarında da genelde büyük uluslarası holdinglerde onlarca bin liralık maaşla yöneticilikleri hazırdır.
Benim yazılarımda kastettiğim Ordu, yurtsever ve Atatürk devrimlerine bağlı subaylardan oluşan Ordu mensupları değil , Aslında siyasi bir kavram olan Generallerin yönettiği Ordu kavramıdır.
Şubat
18
CmaHaydar Bibinoğlu Patlamamış Mısır ve Sinematik İllusione I için dedi;
Benim demek istediğim bu değildi Orhan. AKP- Ordu yakınlığını biliyorum elbette. Ordunun kâğıttan kaplan olduğu yer başka... Acaba diyorum, ABD´den birileri hapşırınca bizim orduda nezle olanlar yok mu?
Şubat
18
CmaOrhan Aksu Patlamamış Mısır ve Sinematik İllusione I için dedi;
Haydar abi. Yıllardır ayın şeyi yazıyorum yine söylüyorum . Tarihte AKP hükümeti kadar ordu ile uyumlu çalışan bir hükümet ben görmedim. Olay timsahın dişlerini artıkçı kuşlara temizletmesi gibidir.
Kalıcı olan ve dominant olan, kendini temizleten de küçültende Ordunun ta kendisidir.
Ordu istemedikten sonra değil kozmik oda çemişkezek assubay gazinosuna giremezler.
O zamanki komutanın belçikada nato eğitimi gören yavrularını sakinleştirmek için söylediği "Merak etmeyin kontrol bizde. İstemesek Nah girerler" sözünü unutmayalım. Bu milletin yanıldığı nokta budur.Bu orduya dışardan ne simetrik nede asimetrik saldırı yoktur.Bu saldırıyı kendine yapabilecek güç bizzat kendisidir. 12 eylülü yapan da ,bana günlerce işkence yapanda, köyümde benim yaşlılarımı dövüp insan pisliği yedirende yine bu orduydu.O zaman devrimci ve sosyalistlere karşı kullanılan bu ordu şimdi kendi içindeki ulusalcı millyetçi yapıları temizleyerek , AKP ile birlikte uyum içinde BOP için bahar temizliği yapmaktadır o kadar.
Yoksa sekizyüzbinkişilik bu dev yapıya AKP nasıl ve hangi askeri gücü ile karşı koyabilir. Bu bir kere varlığın dengesine ve diyalektiğe aykırıdır.
İçeri alınan muhazaflar emekli generaller ordunun kendi kendine yaptığı bir operasyondur. AKP, ve polisi sadece bu durumun emir eri ve siyasi tetikçisidir. AKP misyonunu tamamladığında içi boş bir kutu gibi buruşturulup atılacaktır. Sel gidince b aki kalacak olan, asıl kaynağa bağlı olan Ordudur.Gerisi hikayedir.
Ben yeni ayıkmış gibi aydın geçinenlere diyorumki;
Bırakın vay Ordu Kağıt Kaplanmış ayaklarını.Kaplan kaplandır. Bu açıklamalar AKP´nin oyunu artırmaktan başka işe yaramaz . Delikanlı iseniz AKP ile ordu arasındaki bu uyumu deşifre edip açıklayın.28 şubat sürecindeki Erbakana darbe yapanlarla işbirliği yapan kimlerdir. Ordu tankları yürütürken işbirliği yapıp o sırada faziletin altını oyarak darbeye destek olan bugün darbe mağduru siyaseti yapan ama aslında darbe ile gelen siyasiler kimlerdir bunları deşifre edin.
Şubat
17
PrşHaydar Bibinoğlu Patlamamış Mısır ve Sinematik İllusione I için dedi;
"Kâğıttan kaplan" sözünün, bu "çuval" konusuyla ilintisi var mı acaba?



Sayfa Başı