Artvin Köşe Yazıları

Patlamamış Mısır ve Sinematik İllusione II
Yazar : Orhan Aksu


  • Ana Menü
    • Artvin Haberleri
    • Artvin Genel Bilgiler
    • Artvin Onuncu Köy / Forum
    • Artvin Siteleri
    • BlogEngine Blogum
    • Artvin Sohbet Odası
    • Üye Ol
    • Resim Gönder
  • İlçeler
    • Artvin
    • Ardanuç
    • Arhavi
    • Borçka
    • Hopa
    • Murgul
    • Şavşat
    • Yusufeli
  • Köyler
    • Artvin Köyleri
    • Ardanuç Köyleri
    • Arhavi Köyleri
    • Borçka Köyleri
    • Hopa Köyleri
    • Murgul Köyleri
    • Şavşat Köyleri
    • Yusufeli Köyleri
  • Resimler
    • İl-İlçe Merkezi Resimleri
      • Artvin Merkez Resimleri
      • Ardanuç Merkez Resimleri
      • Arhavi Merkez Resimleri
      • Borçka Merkez Resimleri
      • Hopa Merkez Resimleri
      • Murgul Merkez Resimleri
      • Şavşat Merkez Resimleri
      • Yusufeli Merkez Resimleri
    • Manzara Resimleri
    • Yayla Resimleri
    • Göl Resimleri
    • Baraj Resimleri
    • Kış Manzara Resimleri
    • Tarihi Yerler Resimleri
    • Boğa Güreşleri Resimleri
    • Festival ve Şenlik Resimleri
    • Rafting Kano Resimleri
    • Çiçek Böcek Hayvan Resimleri
    • Ahşap Yapı Resimleri
    • Eski Alet-Edevat
    • Siyah Beyaz Kareler
    • El Sanatları
    • Yiyecek İçecek Resimleri
    • Diğer Artvin Resimleri
  • Müzikler
    • Tulum Müzikleri
    • Davul-Zurna Müzikleri
    • Artvin Türküleri
    • Akordeon Müzikleri
    • Org Müzikleri
    • Tulum Dinle
    • Artvin Türküleri Dinle
  • Videolar
  • Yazılar
  • Şiirler
  • Barajlar
    • Artvin Deriner Barajı
    • Borçka Barajı
    • Yusufeli Barajı
    • Muratlı Barajı
    • Bayram Barajı
    • Bağlık Barajı
  • Servisler
    • İletişim
    • Sitemizi Eşe Dosta Duyurun
    • Ziyaretçi Defteri
    • Sıkça Sorulan Sorular
    • Yardım
    • Biz Kimiz?

  Artvin Köşe Yazıları

 Geldiniz !!!  Anasayfa » Artvin Yazılar »Siyaset



»Patlamamış Mısır ve Sinematik İllusione II


Yorum yazabilmek için lütfen giriş yapınız.
(2) Yorum Yazılmış

Yazı Ekle

Paylaş  


Ortadoğu’da Asya’da Balkanlar’da Kuzey ve orta Afrika’da Kafkaslar’da olan pembe,yeşil, mavi rengarenk devrim(!)lerle diktatörlerin devrilme sebebi kapitalizmin bu ülke insanlarına özgürlük götürme aşkı değildir.

Bu aşkı doğuran çok geniş coğrafyaya yayılan bu bölgelerin ortak özelliğidir. Bu bölgeler insanlık tarihi boyunca uygarlık ve ticaretin merkezi olup , aynı zamanda da çok zengin yer altı ve yerüstü kaynaklarına sahiptir.
Bir diğer önemli ortak yönü ise bu bölgelerde yaşayan halkların büyük çoğunluğu müslüman olmasıdır.
Emperyalistlerin kendi aralarındaki son yüzyıldaki paylaşım savaşları pratik olarak sona ermiştir.
Ayının ölmesiyle boğanın egemenliğine giren dünyanın kaderi tamamen değişmiştir.

Globalleşen emperyalizm, üretimin faktörlerinden SERMAYE, HAMMADDE ve ÜRETİM ARAÇLARI gibi bütün unsurları globalleştirip dünyada serbestçe dolaştırırken EMEK yani işçi sınıfı, vize ve kotalarla kendi coğrafyasına hapsedilmiştir.

Bu durumun en vahim sonucu artık golballeşen bir emperyalizmi lokalize edilmiş bir proleteryanın yok etme şansının kalmamasıdır.

Bu değişimi iyi algılayamayıp hala 150 yıllık naftalin kokulu pembe enternasyonal şarkılarla yeni bir dünya hayal edenler, emperyalizmin bu renkli operasyonlarını özgürlük ve demokrasi adına yapılmış zannederek ona payanda olup alkış tutmaktan öteye gidemezler.

Esas düşmanı olan proleteryayı lokalize edip susturan global emperyalizm, geçmişte sosyalizmin ve komunizme karşı kullanıp ittifak yaptığı büyük orduları olan alt ulus devletleri bir bir parçalamaya başlamıştır.

Emperyalizmin dikkati ve savaş alanı artık Uzakdoğu ve Latin Amerikadan çıkıp Asya, Kuzey Afrika ve Ortadoğuda çoğunluğun Müslüman olduğu bu bölgelere kaymıştır.

Emperyalizmin ana menüsündeki islama olan ilgisinin ve saldırısının sebebi aslında bakir doğal kaynaklara sahip coğrafyasıdır.

Son tahlilde ortaya çıkan şudur ki;
Emperyalizmin son 40 yıldaki tek saldırı alanı olan bu bölgelerde , Marksizimle Leninizmle yada proleterya diktatörlüğünün erdemlerinden bahsederek emperyalizmle mücadele edemezsiniz.

Oy verince cennete gideceğine inanan bir topluma vahşi kapitalizmi ve onun yerli işbirlikçilerini anlatamazsınız.

Bunun en büyük örneğini ülkemizde görmekteyiz.
Halkın sağlığını,bankalarını,haberleşmesini,topraklarını,hayvancılığını,tarımını gözünün kırpmadan yabancılara satan ve % 70’ini yoksulluk sınırının altına düşüren bir iktidarı bugün seçim olsa yine kazanacağı gerçeğidir.

Neden böyle.
Çünkü muhalefeti ve aydını ya satılmış, ya da sorunları ve çevresini tahlil etmekten uzak mankafa hastalığına yakalanmış bir topluma sahibiz.

Bugün torba yasa ile borç yapılandırması adı altında yüzbinlerce esnaf ve halk yabancı sermayeye satılacaktır.

Nasıl mı?
Tek bir cümle ile.

"Devlete olan borçlar kredi kartıyla ödenebilir ".


Ne kadar masum bir söz gibi görünüyor dimi.

Çoğu yabancı olan bankalar salyalarını akıtarak, ellerini oğuşturarak bekliyorlar. Kolaymı yağmalanacak ganimet çok büyük yüz milyarlarca liralık pasta.

Hepimiz geçmişteki örneklerinden biliyoruzki böyle borç düzenlemelerinde başvuranların ancak yüzde 40 ´ı taksitlerini tam ve zamanında ödeyebiliyor.Geri kalanı bir müddet sonra ödeyemiyor.

Hükümet bunu bilmiyor mu? Muhalefet bilmiyor mu?

Hükümet kredi kartı ile ödeyebilirsiniz diyerek alacaklarını uluslarası bankalara satıyor. Aslında halkını ve esnafını satıyor. Çünkü o bankalar taksidini ödeyemeyen esnafı gözünün yaşına bakmadan donuna kadar haczedecektir.Çünkü Emperyalizm artık kimse kendi işinin patronu olsun istemiyor. Esnaf,doktor,mühendis ,eczacı, herkesi kendine köle yapmak istiyor. İşbirlikçilerde bu emirleri uyguluyor.

Peki o zaman ne yapmalıyız?

Önce ülkenin aydınları başlarını kumdan çıkarıp olanları diyalektiğe uygun ve yakışır bir biçimde değerlendirmelidir.

Bunun için gerçek İslamı ve Emperyalizmin son elli yıldaki ana hedefi İslam coğrafyasına yapmak istediklerini iyi tahlil etmeliyiz.
İslam dinine özet olarak bakarsak emperyalizme , ayrıcalığa ve sömürüye taban tabana zıt düştüğünü görürüz;
İslam dini özü gereği zulme, sömürüye ve adaletsizliğe karşıdır. Doğan herkesin eşit olduğunu savunur. Bir sınıfın zümrenin imtiyazına da karşıdır. Özünde hristiyanlığın ritüeli kutsallık kutsama yoktur.

TEKVİR suresi 27.ayet der ki

“O (Kuran) bir öğütten başka bir şey değildir”.

Kuran_ı Kerim kendini kutsamaz. O Herkese müşkülpesent ve eşit davranır. Sade ve net’tir. Hiçbir konuda zorlama dayatma yoktur. Kendini Dinleyen herkesin anlayabileceği , uyanların hayatının mucize gibi olacağı bir öğüt olduğunu söyler.


Müslüman inanışın yoğun olduğu bu coğrafyada emperyalizmin uyguladığı yeni taktik ve modeller emperyalizmin ana karakterini de etkilemektedir. Çünkü dünyanın başka bölgelerinde şimdilik başka işi kalmamıştır.

Zalim ve vahşi olan Emperyalizm özünde sömürüye ve adaletsizliğe karşı olan gerçek islamla hiçbir şekilde bağdaşamaz. Emperyalizm, işgalci ruhuna kaşı Cihad ilan edip zalime direnecek gerçek islamı bir şekilde pasifize etmelidir.

Emperyalistler, İnanmış bir insanla dünyadaki hiçbir gücün başa çıkamayacağını kurtuluş savaşlarında aldıkları derslerden bilirler.

Önlerinde engel gördükleri gerçek islamı izole etmekten başka çareleri yoktur.
Çözüm islama uyum sağlayacak bir kabuk bulmak ve o kabuğa hapsetmektir.

Bu kabuk son elli yılda uydurulup cia laboratuarlarında imal edilmiş, Ilımlı İslam ve radikal İslam denen iki uydurma modellerdir.

Emperyalistler Müslüman halka insanlık dışı yöntemlerle vahşice saldırılarda Radikal islamı kullanmakta sonra da özgürlük ve demokrasi getirme bahanesiyle bu ülkelere sızmakta, bazende doğrudan işgal etmektedir. Örtülü veya açıktan olan bu İşgalden sonrada Ilımlı İslam denen modeli devreye sokmaktadır. Müslüman ülkeleri tamamen kendi kontrolundaki ılımlı sistemle yönetmektedir.

Oysa İslam islamdır.

İslamın ne Ilımlısı olur.Ne de radikali.

İslam kuralları ile belli bir bütündür.
Bu şartlardan birini bile yerinden oynatıp değiştiremeye kalkarsanız islamdan çıkarsınız.
Emperyalizm kendi örgütlediği aşırı ve ılımlı İslam denen uydurma modellerle gerçek islamı sağından solundan kabuğa sokup hapsetmiştir.
Bu gün ortadoğuda Kuzey Afrikada olanlar bu politikanın sonucudur.


Artık tek kutuplu dünyada güçlü orduları olan ve büyük ulus devletlere kapitalizmin ihtiyacı yoktur. Yine artık kendine yol arkadaşlığı yapan küçük emperyalist ortaklara da ihtiyacı yoktur. Hedef Tek bir dominant emperyalist lider ve onun hakim olduğu dünyadır.
Bunun için önce Dev Kıta ittifakları yapılmaktadır.
Amerika kıtasındaki Meksika Kanada USA nın sınırlarını yakında kaldırıp Amerikano para birimine geçmesi,
Avrupada AB ve kuzey Afrika ve ortadoğu BOP projeleri ,
hep bu gelecekteki tek bir merkezden yönetilecek dünyanın hazırlığıdır.

Bu dominant yapısın en büyük örneği;
Mısır Tunus Cezayir gibi diktatörler aracılığı ile sömürdüğü arka bahçesinde olanlara, AB ülkelerinin değil itiraz etmek alkış tutmasındaki trajikomik durumdur.
Tek kutuplu dünyada artık küçük emperyalist ortaklarda eşit avlanma hakkını kaybetmiş önlerine atılan kemikle yetinmek zorunda oldukların bilmektedirler.

Kuzey Afrikadaki herbiri sanal illüzyon olan devrimlerin asıl amacı emperyalizmin artık Kendi payını almadan ülke kaynaklarını peşkeş çekmeyen kaprisli diktatörlere ihtiyacı olmamasıdır.

Çünkü emperyalizmin artık tamamen kendinin saydığı bir dünyada doğal kaynaklara bir bedel ödemeye niyeti yoktur.

İstediği kaynağı istediği ülkeyi işgal edip parçalayarak alabilmektedir .

Dönüşümün özü bu büyük alt ulus devletleri olabildiğince küçük lokmalara ayırmaktır. Yapılmak istenen şey, etnik parçalanma ile birlikte sürekli bir savaş halinde olan küçük dünya devletçiklerdir.
Amaç güçlü orduları olan devlet yapılarını sadece içe yönelik ve dış düşmana karşı etkisiz, hadımlaştırılmış küçük ordulara ve halkını bastıracak kadar güçlü, dominant siyasi polis devletlerine çevirmektir.
Ülkemizde ve ortadoğuda yapılmak istenenen budur. Amaç bölgede dış düşmana tehlike arzetmeyecek küçültülüp hadım edilmiş bir ordu. Fakat halkını baskı altında tutup ezebilecek kadar güçlü polisi olan sivil faşist devlet modelleri .

Emperyalizmin bölgede varolmasını garantiliyen ülkelerdeki iç savaş ve çatışmanın sürekliliği şarttır.
Bu sürekliliği sağlayacak için zayıf ordu ve alabildiğince güçlendirlmiş polisin gerektiğinde birbirleri ile çatıştırılabilmesi için birbirlerinden izole edip yabancılaştırılması gerekir.

Düzenli Orduya sahip bir dış düşmana karşı savaş sanatından bihaber askerlikle silah kullanmadan başka ortak yönü olmayan polislerin askerlik muhafiyetinin altında yatan sebep bu yabancılaştırma politikasıdır.

Bugün mısırda olanları halk adına iyi bir şey olarak görüp alkış tutanlar,en yakın zamanda olayları yöneten emperyalizmin emrinde olmasına rağmen tehlike olarak görülen dünyanın 7. Büyük ordusu mısır ordusunun uyduruk balyoz planlarıyla kendi kendini nasıl küçültüp hadımlaştıracağını,
Ülkenin radikal gruplarca nasıl iç çatışmalara sürüklenip paramparça edileceğini, İktidara getirilecek ortaya karışık işbirlikçi ılımlı ve radikal karışımı İslam hükümetlerinin;
Mubarekin naz yapıp satmadığı ülke kaynaklarını tek tek nasıl satacağını ,

yaşayarak göreceklerdir.

DEVAM EDECEK

« Önceki Sonraki »

Yorum yazabilmek için lütfen giriş yapınız.(2) Yorum Yazılmış Arkadaşıma Yolla
Beğendim
  • Currently 3.5/5 Stars.
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
3 kişi oyladı Ortalama 5 üzerinden 5 yıldız aldı.


Yazar :Orhan Aksu Yayım Tarihi :18 Şubat 2011 CmaOkunma :538

« Nokta-ı Hakikat...

Yumurtalar Kaynarken »





Son Yorum Yapılan Köşe Yazıları

Mustafa Bilir; Samsun 19 Mayıs Lisesi Anıları-2 için yazdı,
Orhan Aksu; Sermaye Tapınakları Kentleri Bilim için yazdı,
Mustafa Kemal Emül; BLATTA ORİENTALİST´İN SİVAS GÜNCESİ için yazdı,
Namık Tipioğlu; BLATTA ORİENTALİST´İN SİVAS GÜNCESİ için yazdı,
Mustafa YAVUZDEMİR; Gençliğe Hitabe de Kaldırılmalı…! için yazdı,

Son Eklenen Köşe Yazıları

  • Ankara'daki Artvinliler Niçin Bölündü-3
  • Ulusal Bayramların İçi Boşaltılıyor mu?
  • Ankara'daki Artvinliler Niçin Bölündü-2
  • Ankara'daki Artvinliler Niçin Bölündü-1
  • Atatürk Dinsiz miydi?

Şubat
19
Ctsi

Orhan Aksu Patlamamış Mısır ve Sinematik İllusione II için dedi;

Namık abi yazıyla ilgili dürüst eleştirilerin için tşk ederim. Sanıyorum katılmadığın noktalarda da ben derdimi iyi anlatamamışım.
Senin cümleni aynen kopyalıyorum.OLASI TEPKİLERİNDEN KORKULDUĞU İÇİN UCUZ İŞGÜCÜ KENDİ COĞRAFYASINDA SÖMÜRÜLMEKTEDİR!
İşte ben tam da bunu kastediyorum.
Tüm üretim araçları serbestçe dolaşırken Ucuz EMEK kendi coğrafyasında sadece ucuz olduğu için değil " Başka OLASI TEPKİLERDEN "korkulduğu için hapsediliyor.
Korkulan olası tepkiler emeğin dünyanın her yerinde kader ve standart birliğine ulaşıp ortak çıkarlarda globalleşmesi sonucu olacak gelişmelerdir.
Oysa günümüzde isveçli işçi ile çinli işçinin maddi gelir ve yaşam standartı bakımından hemen hemen hiç bir ortak noktası yoktur. Bu ayrımcılık da eşitlerin birlikteliğini önler. Bu ayrımcılık günümüzde Emeğin kendi coğrafyasına hapsolmasıyla sağlanmaktadır.

ikinicil olarak olayları Marksist perspektiften alıp İslam odaklı çözüm üretmiş gibi görünmesinin sebebi şudur.

Yazıda belirttiğim gibi emperyalizmin son elli yıldaki at koşturduğu özgürlük götürme aşkıyla yandığı katliam bölgelere bir bakalım.
ASYA´da, Afganistan Pakistan ve Türki cumhuriyetler gibi halkının çoğunun müslüman olduğu bölgeler.
AFRİKA´da yine Müslümanların yoğun olduğu kuzey ve orta afrika ülkeleri.
Avrupada eski yine müslüman boşnak,arnavutiroman vbg yaşadığı orta avrupa.
Ortadoğu ve ön asyada yine çoğunluğunu müslümanların oluşturduğu bir coğrafya.

Emperyalizmin islama olan ilgisi ise bu bölgelerin zengin yeraltı ve yerüstü kaynakları.

Bu yüzden emperyalizmin son yıllardaki tek çalışma alanı bu geniş coğrafya diyebiliriz.

Emperyalizmin çalışma şekli ve alanı karakterini saldırı şeklini belirliyor.
Bu karakter özünde var olan anti islamist yapısını deşifre ediyor.

İslamı saptıran, özünü değiştiren, işbirlikçi liderleri islamın temsilcisi gibi gösterip müslüman halkı kandıran bir emperyalizm var.
Ülkemizdeki iktidar partisinin yaptıklarına rağmen aldığı oya bakarsak durumu daha iyi anlarız.
Demekki bir yerlerde hata yapıyoruz.
Pratiği belirleyen sıcak şartlar ve koşullardır.
İki adım ileri gitmek için bir adım geri gideceksek gitmeliyiz.
İktidar partisine oy verince cennete gideceğine inanan birine klasik sınıfsal çözümleri ve proleteryanın diktatörlüğünün faziletlerini anlatamazsınız.
Kısaca Emperyalizm dinle ilgilenip ona göre strateji belirliyorsa anti emperyalistim devrimciyim diyenler de stratejilerini gözden geçirmek zorundadırlar.

Bu açıdan hiçbir sorun yok.Ben yaratana inanan biriyim. Yaratan konusu dışında diyalektik ve materyalizmi olduğu gibi kabullenmiş biriyim.

Benim yazıyı islami çerçeveden yorumlama sebebimin şahsi inancımla hiçbir alakası olmadığını ,devrimci pratiğin ve mücadele kosullarının bunu doğurması sonucu olduğunu tüm samimiyetimle söyleyebilirim.
Burada yaptığım emperyalizimle doğru bir mücadele şekli oluşturmak için yapılmış sesli düşünmektir.

Bu mücadele dolu uzun yolda elbetteki Kapitalizmin nihai düşmanı ve onu yok edecek olanın EMEK ve onun ideolojisi olduğu bellidir.
Benim kaygım bu uzun ve zahmetli mücadele yolunda zaman zaman karakter değiştiren emperyalizmin karakterine uygun aşıyı bulup halkara empoze etme kaygısıdır.
Eğer biz antiemperyalist devrimciler olarak bu stratejik ve taktik değişimi gösteremezsek tam gaz yol alan emperyalizmin rüzgarına kapılıp artçısı olmaya mahkum oluruz.

Şubat
19
Ctsi

Namık Tipioğlu Patlamamış Mısır ve Sinematik İllusione II için dedi;

Sevgili Orhan;

Saptamaların her zamanki gibi ilginç.Bazıları-moda deyimiyle-ezber bozuyor..Hatta bazıları "komplo teorisi" kapsamında da değerlendirilebilir.Bu arada eklemeliyim ki;komplo teorileri yararlıdır..İtiraf edeyim;fikir jimnastiği de yaptırıyor ve gerçekten hoşuma da gidiyor.
Çoğuna katılıyorum saptamalarının.
Şimdi,izninle katılmadığım saptamalarını -şimdilik-kısa başlıklar altında yazayım;sonra tartışırız.

1-"Emperyalistler arası paylaşım savaşlarının sona ermesi.." konusunda biraz aceleci davranmışsın.Biliyorsun,kapitalizmin ana yasası EŞİTSİZ GELİŞME YASASI dır.Anamalcılığın ruhunda bu vardır ve bu olgu kapitalizmi tarif eder,OLMAZSA OLMAZ bir koşuldur ve insan iradesinden bağımsızdır.İşte salt bu nedenle EMPERYALİSTLER ARASI MÜCADELE HİÇ BİTMEYECEKTİR.
Bu mücadele -geçmişte örneği sıkça görüldüğü gibi-bazen "SICAK" SAVAŞ BİÇİMİNİ ALIR.(PAYLAŞIM SAVAŞLARI)
60 yıllık -görece- savaşsızlık dönemi kimseyi aldatmasın.Bilirsin ki;tarihsel süreçte 50 yıl,50 saniyeye bile tekabül etmez!
2-"iŞÇİ SINIFININ VİZE VE KOTALARLA KENDİ ULUSAL SINIRLARI İÇİNE HAPSEDİLDİĞİ.." Saptamanda ise eksiklikler var.
Öncelikle;ucuz hammadde gibi UCUZ İŞGÜCÜ de Kapitalizmin ana yasalarından biridir.Kapitalist sömürünün ana yasası..Olmazsa olmaz yani..
Şimdilik(! )kapitalist metropollerdeki emekçilerin (emekçilerin diye özellikle yazdım,zira klasik proleterya kavramı süreç içinde DEĞİŞİME UĞRAMIŞTIR!) OLASI TEPKİLERİNDEN KORKULDUĞU İÇİN UCUZ İŞGÜCÜ KENDİ COĞRAFYASINDA SÖMÜRÜLMEKTEDİR!
(Bu bağlamda,Emperyalizmin "yeni" truva atları olan Asya kaplanlarını(!)hatta Çin´i Hindistanı vs anımsatırım!)
Ayrıca vize konulan niteliksiz işgücü olup,"beyin göçü" olanca hızıyla sürmektedir.
Özetle;kendi saptamandan yola çıkarak proleteryanın-coğrafi olarak- lokalize edildiği savına katılamıyorum.Proleterya asıl-değişime uğrayan niteliği gereği-KENDİ SINIF BİLİNCİ İĞDİŞ EDİLEREK LOKALİZE EDİLİYOR!Bilmem bu saptamama katılır mısın?
3-Emperyalizm açısından, ULUS DEVLETLERİN EMPERYALİST SÖMÜRÜ ÖNÜNDE BİR ENGEL OLUŞTURDUĞU saptamana yürekten katılıyorum.Uzun söze gerek yok,bu olgu zaten her gün kendini kanıtlıyor ve ÖNÜMÜZE YENİ GÖREVLER KOYUYOR.Tabii anlayana ya da anlamak isteyenlere!!!
Ancak;
REHBERİMİZ YİNE DE MARKSİZM OLMALIDIR.
Tabii,çağın koşullarına göre REVİZE EDİLMİŞ MARKSİZM!DOGMATİK DEĞİL!!(ANLAYANA!!!)
Peki neden marksizm?
Zira "o" içinde bulunduğumuz dünyayı ANLAYABİLMEMİZ için bir "rehber" bir DÜNYA GÖRÜŞÜ..
Öyle bir dünya görüşü ki;KENDİNİ YADSIYARAK GELİŞİR!(ANLAYANA..)
Bazılarının zannettiği gibi,SORGULAMADAN İMAN EDİLEN KUTSAL KİTAP DEĞİLDİR!!!
"NAS"LARDAN OLUŞMAZ...
İNSAN BİLİNCİNİ İĞDİŞ EDEN DOGMATİZMLE HİÇ AMA HİÇ BİR İLGİSİ YOKTUR!
MÜRİT ARAMADIĞI GİBİ ŞEYHLERİ DE REDDEDER(anlayana..)
4-Bu bağlamda;
AKLIN YERİNE İMANI KOYARAK...
SORGULAMAYI REDDEDEREK...
"TANRI"YI GÖKTEN İNDİREREK..
AYETLER VE DOGMALAR ARACILIĞIYLA..
VE TANRININ ADINA....
"DÜNYEVİ" YAŞAMI DÜZENLEMEYE ÇALIŞMAK..
"Ne derece doğrudur" diye soruyorum sadece..

Bu nedenle iSLAM´IN faziletleri adına yazdıklarına değinmiyorum.
ama çok önemli bir saptamana katılıyorum;
"İslam islamdır,ne radikali olur ve ne de ılımlısı.."
Yazın uzun.Benim diyeceklerim şimdilik bu kadar.
Sevgiyle..

   Yazar Hakkında

Orhan Aksu


Diğer Yazıları

  • 4+4+4 Vardiyası
  • Satılık Ülke
  • Hava Su ve Kyoto
  • Utanmazlarrr
  • TİMSAHIN DİŞLERİ
  • YASASIN AKP
  • Elveda İstanbul
  • Kavuklu ile Pişekar
  • Patlamamış Mısır ve Sinematik İllusione III
  • Patlamamış Mısır ve Sinematik İllusione II
  • Patlamamış Mısır ve Sinematik İllusione I
  • WikiLeakSiyon
  • Yalanlarınızı...
  • Sanal Kurban
  • Futbol Fahişelik Faşizm ve Sayısal Loto
  • Ben Atatürkçü Değilim
  • CHP'de Neler Oluyor
  • Hukuk mu? Nee..Yoğurt mu dedin ?
  • Emine Nasıl Kurtulur
  • Ah Emperyalizm Sen Var ya Sennnn !
  • Arabesk Kavşaklar
  • Hay Sizin Barışınıza Töbe Estağfurullah
  • Çikitamuzzz
  • Dönme Dolap
  • 1 Mayıs
  • Anayasaklasakta mı Saklasak
  • Çanakkale ve Münafıklık
  • Gözünü Sevdiğimin Darbesi
  • Pablo Picasso, Papa ve Ağca
  • Var mısın? Yok musun?
  • İyi Tarım İyi Gelecek
  • Son İstanbul Türküsü

   Yeni Köşe Yazıları

Son yazılar en yeni en üstte
Rasim Yılmaz Rasim Yılmaz

Ankara'daki Artvinliler Niçin Bölündü-3

Şevket Çorbacıoğlu Şevket Çorbacıoğlu

Ulusal Bayramların İçi Boşaltılıyor mu?

Rasim Yılmaz Rasim Yılmaz

Ankara'daki Artvinliler Niçin Bölündü-2

Rasim Yılmaz Rasim Yılmaz

Ankara'daki Artvinliler Niçin Bölündü-1

İbrahim Erol İbrahim Erol

Atatürk Dinsiz miydi?

Şevket Çorbacıoğlu Şevket Çorbacıoğlu

Anneler Günü İçin Önerim

Şevket Çorbacıoğlu Şevket Çorbacıoğlu

Samsun 19 Mayıs Lisesi Anıları-2

Şevket Çorbacıoğlu Şevket Çorbacıoğlu

Yılmaz Erdoğan ve Tayyip Erdoğan


   Üye Girişi

 
Kullanici adi ve sifre alani büyük-küçük harflere duyarlidir.
Yeni Üye Kaydı
Kayıp Şifre
Giriş Yardımı Giriş Yardımı

   Galeri Son Resim

Artvin resimleri son eklenen resim dosyası.Artvin Manzara Resimleri kategorisinde.

Tekin Böbrek

tarafından eklenmiş.
» Ardanuç Çakıllar köyü
Ardanuç Çakıllar köyü
Resim kategorileri içerisinde yayla resimlerini beğeneceğinizi umuyoruz.

www.artvin.biz'de şu an dolaşan 26 kişi bulunmaktadır.www.artvin.biz bugün 177 tekil kişi,899 çoğul kişi tarafından ziyaret edilmiştir.
2012 yılı toplam 1222686 tekil kişi, 10805179 çoğul kişi tarafından ziyaret edilmiştir.Ip numaranız 38.107.179.207 'dir.
www.artvin.biz'de toplam 13945 üye bulunmaktadir.Son Üyemiz birkangenc
Online Üyeler:
nkaya2, Serefli,


Sayfa olusumu: 0,5146484 saniye
© Artvin biz 2005-2012 Coded&Design By Cengiz Gündüz  

BlogEngine | Artvin Siteleri | Resim Gönderin | İletişim | Arkadaşınıza Tavsiye Edin | Kullanım ve Gizlilik Sözleşmesi


Rss rss Haberler | Resimler | Videolar | Sitemap25 Mayıs 2012 Cma Saat: 10:36:32 Css | Sayfa Başı