Artvin Köşe Yazıları
»CHP'yi Eleştirmek
CHP’yi elbette ki eleştireceğiz, eleştirmesine de, her şeyin zamanı ve zemini olduğu gibi bu sürecin de bir zamanı ve zemini olduğunu akıldan çıkarmamamız gerekir.
Bu biraz; yavaş-yavaş yükselerek atmosfere girmiş uçakta rahatsızlanan birinin, hava almak için uçağın kapısını açmaya çalışmasına benzer bir şey…Gerçi olmadı ama, olsa da yazdım, olmasa da…
Zamansız ve zeminsiz eleştiri yapan bizler şu gerçeği de unutmamalıyız; “Eğer birini veya bir şeyi eleştiriyorsak, onda bizde olmayan bir şeyler var demektir.”
Şunu belirtmek isterim;
Aristoteles’in dediği gibi “İnsan politik bir hayvan” ise yaşamda insanın kendi başına bir amacı var demektir ve bunun için savaş verir. Bu da politikanın ta kendisidir.
İnsan asla kendini politikadan soyutlayamaz. Doğrusu akıllı yaşam bir politik duruştur. Bunu yaşamın tüm alanlarında gösterir. Bu politikayı yaşama geçirmek için, bir siyasi partinin yöneticisi olmak gerekmez. Hatta partiye kayıtlı olmak bile gerekmez, yeter ki o partinin düşüncelerine kayıtlı kalınsın.
Eğer, birkaç düşünceyi bir araya getirebilen ve de elimiz kalem tutan bir partiliysek, diyelim ki CHP’liysek veya sosyal demokrat, solcu isek CHP’yi uyarmaktan çok halkı uyandırmayı ilke edinmek zorundayız.
Deniyor ki CHP’nin şu-şu eksikleri var. Bunları defalarca CHP’ye anlattık, yazdık hala ders almadı.
Bu süreç CHP’ye ders verme süreci değildir. Ders alma süreci ise hiç değildir, çünkü zaman kalmadı.
Ben eğer gerçekten CHP’liysem CHP adına halka doğruları anlatmalıyım. Yıllardır bunu yapıyorum. Hiçbir CHP’li yöneticisi çıkıp “Bunları sen değil, biz anlatacağız” demedi. Bu CHP politikalarına katkı sürecidir. En zirvedeki yetkiliye ulaştırdım düşüncelerimi. İlgisiz kalmadılar aksine teşekkür ederek kesinlikle önerilerimi dikkate alacaklarını söylediler.
Diyorum ki; benim anlattıklarım CHP’nin anlattıklarına katkıdır. Eğer ben CHP iyi anlatamıyor diye çıkıyorsam, ya ben iyi anlatamıyorum, ya da ben başka şeyler anlatıyorum demektir.
Bir CHP’li sosyal demokrat veya solcu olarak CHP’nin yetmezlerini kronikleşmişçesine anlatıyorsam, CHP’ye en fazla karşıt politikalar kadar katkı vermiş olurum.
CHP’de görevim yok ama görev bilerek CHP politikalarının doğrularını daha da güçlendirecek önerilerde bulunuyorum.
CHP yapamıyor diye ortaya çıkmaktan çok, CHP’nin daha iyi yapması için katkı veren politikaları anlatmalı ve yazmalıyız, ısrarlı ve sürekli bir şekilde CHP yanlışlarını değil.
CHP yanlışlarında ve eksiklerinde biraz da kendi yanışlarımızı ve eksiklerimizi ‘dikkate alarak’ sorgulamalıyız.
“Ergenekon ya da taciz kasetleri tartışmalarına meydan veriliyor, ya da sağcı-Fetullahçı aday gösteriliyor ” demek, CHP’nin yanlış bir süreç işlettiğini, en azından halkın böyle algılayacağını neden aklımıza getirmeyiz ki?
Özellikle kasetlerin amaçlı bir şekilde servis edildiğini halk çok iyi anladı ve bunun gizemli bir kurgu olduğunu gördü ise CHP’nin savunmaya geçmesini tetiklemek doğru bir duruş mudur?
Lümpen ve edilgen toplum yaratan ayni ve nakdi seçim yardımlarının önünün almak için, CHP’nin gündeme getirdiği bilimsel ‘Aile Sigortası Projesi’nin, CHP tarafından yazılı ve görsel basında savunulamıyor demek, bu bilimsel projeye zarar vermek demektir.
Düşünün ki bu proje TV kanallarında ve yazılı basında AKP teorisyenlerince beğeniyle gündeme getirilmektedir. Yani CHP bu projeyi bunlara anlattırma başarısını elde etmiş, ama ben bir solcu olarak anlatmıyor aksine eleştiriyorsam, burada benim gizemle bir amacım var demektir.
“Aile Sigortası Projesi” benim için en etkin; ‘Neo-liberal ve muhafazakâr, hatta dinden ve yoksuldan geçinenlerin saldırısına karşı bireyin korunması’ projesidir.
“Kriz yönetimi ve medya planlamasında hâlâ çuvallanıyor, ciddi bir ana muhalefet yapılamıyor.” demek, bugünkü yandaş medyanın varlığını yadsımak, tarafsız duruş sergileyen özgür basının nasıl tehdit edildiğini görmemezlikten gelmektir.
Bu söylediklerim; Güneydoğu politikaları/Kürt sorunu, türban ve diğer sorunlar adına CHP’nin geliştirdiği politikalar için de geçerlidir.
Defalarca yazdık ve yazmayı da sürdüreceğiz:
http://blog.milliyet.com.tr/CHP_de_ve_Galatasaray_de_olaganustu_kongre/Blog/?BlogNo=277345
http://blog.milliyet.com.tr/Turban_uzlasisinin_en_iyi_araci_Basortusudur_/Blog/?BlogNo=271489
Bazı gazete ve köşe yazarlarımızın ‘AKP’yi eleştirip CHP’ politikaların öne çıkardıklarında’ başına neler geldiğini, özgür basının/düşüncenin nasıl susturulduğunu fark etmemek, düşündürücü ve potansiyel yandaş farklılığımızı ortaya koyan kanıt olsa gerek.
Aristoteles şunu da söylemiş:
“Akıllı insan düşündüğü her şeyi söylemez, fakat söylediği her şeyi düşünür.”
ŞEVKET ÇORBACIOĞLU
Teknopolitikalar Platformu
İLET-Kİ
evesbere@mynet.com
Yazar :Şevket Çorbacıoğlu Yayım Tarihi :18 Nisan 2011 PtsiOkunma :1810
Son Yorum Yapılan Köşe Yazıları
Son Eklenen Köşe Yazıları
Nisan
19
SalıŞevket Çorbacıoğlu CHP'yi Eleştirmek için dedi;
Düşüncelerinize katılmamak, evrenselliği yadsımaktır. Eğer bizler, aileden başlayan sevgiyi, dayanışmayı, mahalleye, bölgeye, yerele ve ulusala yaygınlaştırmaz isek, evrenseli yakalamamız olası mı? Değil. Değilse duruşumuz doğrudur. Ülkemde birkaç kişi düşünür, birkaç kişi siyaset yapar, birçok kişi de peşinden koşar mantığına tutsak olanlar, CHP´de yer bulacaklarını düşündüler, olmayınca da CHP´lilği düşürdüler. Bilmiyorlardı ki egemenlerin CHP´de ipleri eline almış, aday belirlediğini. Okunmamaya gelince, ülkemiz okuma tembeli oldu, internet gezginliği nedeniyle. İkincisi, ´çok okunup anlaşılmamak yerine bir okunup pir anlaşılmak´ temel yaklaşımımdır. Uzun zamandır yoktunuz, hoşgelmişssiniz. Selam ve sağlıkla.
Nisan
19
SalıHaydar Bibinoğlu CHP'yi Eleştirmek için dedi;
Sayın Çorbacıoğlu,
Ben sosyal demokrat değilim. Kendi ideolojime bile eleştirel bakan bir sosyalistim. Buna karşın, seçim dönemlerinde CHP´yi eleştiren yazılar yazmam. Oysa bizim uzatmalı CHP´liler, kanal kanal gezip kendi partilerini eleştiriyorlar. Bunlar, CHP´ye, AKP´lilerden daha çok zarar veriyorlar.
Milliyet Blog sayfamda, AKP´nin icraatlarını eleştiren yazılarımı yayımlatamıyorum. "Eleştiri sınırlarını aştığı" gerekçesiyle reddediyorlar. Bunu adı "AKP Korkusu"dur. Ben de fazla okunmayan sitelerde yazıyorum. Facebook´ta paylaşıyorum. Orada da fazla kimse okumuyor. Paylaşansa hiç yok...
"Vurun kahpeye!" anlayışından kurtulmadan, akıl yürütme yetenek ve alışkanlığını geliştirmeden, bir adım bile ilerleyemeyiz. Bir de dayanışma kültürünü...
Sağlıkla...



Sayfa Başı