Artvin Köşe Yazıları

Başbakan'ın "Kanal İstanbul Projesi" mi, Şevket'in "Ank
Yazar : Şevket Çorbacıoğlu


  • Ana Menü
    • Artvin Haberleri
    • Artvin Genel Bilgiler
    • Artvin Onuncu Köy / Forum
    • Artvin Siteleri
    • BlogEngine Blogum
    • Artvin Sohbet Odası
    • Üye Ol
    • Resim Gönder
  • İlçeler
    • Artvin
    • Ardanuç
    • Arhavi
    • Borçka
    • Hopa
    • Murgul
    • Şavşat
    • Yusufeli
  • Köyler
    • Artvin Köyleri
    • Ardanuç Köyleri
    • Arhavi Köyleri
    • Borçka Köyleri
    • Hopa Köyleri
    • Murgul Köyleri
    • Şavşat Köyleri
    • Yusufeli Köyleri
  • Resimler
    • İl-İlçe Merkezi Resimleri
      • Artvin Merkez Resimleri
      • Ardanuç Merkez Resimleri
      • Arhavi Merkez Resimleri
      • Borçka Merkez Resimleri
      • Hopa Merkez Resimleri
      • Murgul Merkez Resimleri
      • Şavşat Merkez Resimleri
      • Yusufeli Merkez Resimleri
    • Manzara Resimleri
    • Yayla Resimleri
    • Göl Resimleri
    • Baraj Resimleri
    • Kış Manzara Resimleri
    • Tarihi Yerler Resimleri
    • Boğa Güreşleri Resimleri
    • Festival ve Şenlik Resimleri
    • Rafting Kano Resimleri
    • Çiçek Böcek Hayvan Resimleri
    • Ahşap Yapı Resimleri
    • Eski Alet-Edevat
    • Siyah Beyaz Kareler
    • El Sanatları
    • Yiyecek İçecek Resimleri
    • Diğer Artvin Resimleri
  • Müzikler
    • Tulum Müzikleri
    • Davul-Zurna Müzikleri
    • Artvin Türküleri
    • Akordeon Müzikleri
    • Org Müzikleri
    • Tulum Dinle
    • Artvin Türküleri Dinle
  • Videolar
  • Yazılar
  • Şiirler
  • Barajlar
    • Artvin Deriner Barajı
    • Borçka Barajı
    • Yusufeli Barajı
    • Muratlı Barajı
    • Bayram Barajı
    • Bağlık Barajı
  • Servisler
    • İletişim
    • Sitemizi Eşe Dosta Duyurun
    • Ziyaretçi Defteri
    • Sıkça Sorulan Sorular
    • Yardım
    • Biz Kimiz?

  Artvin Köşe Yazıları

 Geldiniz !!!  Anasayfa » Artvin Yazılar »Siyaset



»Başbakan'ın "Kanal İstanbul Projesi" mi, Şevket'in "Ankara Dereli Akıtılsın Projesi" mi...?


Yorum yazabilmek için lütfen giriş yapınız.


Yazı Ekle

Paylaş  

Herkesin bir çılgın yanı vardır; sanal da olsa, gerçek de olsa.
    Ben de yazıma kendi çılgın yanımla başlamak istiyorum:
    Evet; Başbakan’ın ‘Kanal İstanbul’ projesi çılgın ise, benim ‘Ankara Dereleri ortaya çıkarılsın’ proje önerim de ‘Çılgın Proje’ önerisidir.
    31/12/2007-02/01/2008 tarihleri arası sayın Yalçın Bayer’in “Yeter Söz Milletin” köşesinde üç gün devam eden “Depremler ve Dereler” başlıklı yazımda ben de bir “Çılgın Proje” önerisinde bulunmuşum:
    http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=7943912&yazarid=42
    http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=7948240&yazarid=42&tarih=2008-01-01
    http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=7952084&yazarid=42&tarih=2008-01-02
    Bu önerim birileri tarafından dikkate alınmadı değil.     21/12/2009 tarihli aşağıdaki yazımla buna değindiğim:
    http://blog.milliyet.com.tr/Cankaya_Belediye_Baskani_Sayin_Tanik_ve_Projeler/Blog/?BlogNo=220050

    Benim önerim, daha özgün ve ilginç çünkü ‘alıntı’ çizgisinde bir öneri değil. Bu nedenle benim proje önerim daha ‘Çılgın Proje’dir diyebiliyorum.
    Bunda iddialıyım.
    Neden ‘Çılgın Proje’ olduğunu kısa bir girişle anlatayım:

     "Avrupa başkentlerinde dereler büyük önem taşıdığı için, kentlerin gelişimi akarsuların doğal yapısı bozulmadan yapılır. Çünkü genler nasıl ki biyolojik devamlılığı sağlıyor, doğanın da devamlılığını sağlayan derelerdir. Kentleşme adına doğayı mahvetmeye hakkını bize kimse vermedi. Eğer siz kent planlaması sürecinde dereleri dikkate almaz iseniz, kentin alt yapısını da bozarsınız. Örneğin Sıhhiye’deki su baskınlarının nedeni bu değil mi? Üstelik son zamanlardaki dereleri yollar ve yapılarla zorladığımız yetmemişçesine, katlı kavşak harekatıyla, derelerimize metrelerce fore kazıklar çakmaya başladık. Korkum, bir gün derelerin öfke ile yer üstüne çıkması... Altyapısı yetersiz Ankara beklenmedik afetle karşı karşıya kalabilir. Bu endişemin en az deprem endişesi kadar dikkate alınması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü zemin etütlerinin sağlıklı yapıldığına inanmıyorum. Bilindiği gibi 13.11.2006’da İstanbul Bostancı’da zemin etüdü olmadan kazı yapan sondaj makinesi ana doğalgaz borusunu deldiğini ve çevre insanını paniğe sürüklediğinin haberi manşet olmuştu. Aynı tehlikenin Ankara’da Fore kazıklarla derelerin yeraltı yatağının bozulması ve doğalgaz borularının patlamasıyla büyük bir facianın yaşanabileceğini unutmamalıyız.
    Biraz sanal, biraz da fantezi denecek bir öneride bulunmak istiyorum: Ankara’nın coğrafi konumu; Orta Anadolu’nun düzlükleri ortasında kayalık bir alan görünümündedir. Bugün Ankara Kalesi’nin yer aldığı bu kayalık alan, artık kentin merkezinde küçük bir ada gibi. Bu adayı aralarında Çankaya tepelerinin de olduğu yükseltiler çevreler, ortada bir çanak bırakırlar. Eskiden bataklık olan bu çanak, cumhuriyet döneminde kurutularak yerleşime açılmıştı. Çankaya tepelerinin yeşillikleri arasından alabildiğine özgür akan dereler ovadaki çaylara karışırdı. İşte böylesine bir cennet ambiyansında ’akarsu zengini’ olan Ankara’da yurttaşların faydalanabileceği bir akarsu bulunmuyor. Çünkü derelerin yerine bulvarlar akmaya başladı.
    Bu dereler kenti Başkentimizde, niçin tekrar derelerin aktığını görmeyelim? Örneğin; Kale ve Bent- deresi çevresi rekreasyon alanına, yani parkı, bahçesi, dinlenme ve yürüme parkurlarıyla nefes alma alanlarına dönüştürülemez mı? Kentin kanalizasyonuna verilerek yer altına itilen Bentderesi yer üstüne çıkarılamaz mı, olguyu başlatacak ölçekte bir plan çalışmasıyla? Yapay göller ve şelalelere yapılan yatırımlar, doğal derelerin ortaya çıkarılmasına kaydırılabilir. Anımsıyorum. Yıl 1973. Sıhhiye, şimdiki Abdi İpekçi Parkı yanında, kentin tüm kirliliği sırtına yüklenmiş, bezgin ve durgun akan bir dere vardı. Can çekişir sürünür halde. Sonradan üzeri kapatılarak canlı canlı defnedildi. Çankaya tepelerinden buraya akan, Kavaklıdere, Bülbülderesi, Hoşdere ve Dikmenderesi ile besleniyordu. Adeta o’nu besleyen kandamarları idi dereler... Kendisinden önce doğanın bu kan damarları, üzerinde yükselen binalar, üzerinden geçen yollarla doğadan koparıldı... İşte bu dereler Sıhhiye’deki gövdesiyle birlikte ortaya çıkarılmayı bekliyor. Ankara çayları iyileştirmeyi bekliyor.
    Bırakın katlı kavşak maliyetlerini, inanın bugün gereksiz olarak inşa edilen, yapay göl ve şelalelerden daha düşük maliyetlerle ’Vadi Projeler bütünü içinde ele alarak’ Ankara irem bahçesine dönüştürülebilir. Bu bağlamda, mevcut kent rantına yönelik projelerle, öneri projemin karşılaştırmalı ’Fizibil ve Rantabl raporlar’ çıkarıldığında gerçek görülecektir.
    Bir düştür kafamda kurguladığım: Tepelerden aşağı uzanan Cinnah caddesinde zehirli gaz saçan arabalar yerine, gelin duvağı gibi şelalelerle süslü yemyeşil bir dere akıyor. Her iki yanındaki çay bahçelerinde oturan ve Seymenler Parkı’na doğru yürüyen kentliler yorgunluklarını atmaya çalışıyorlar.
    Tekrar ediyorum Başbakan’ın beyin önerisinden daha çılgın öneridir benim önerim.
    Gelin karşılaştıralım:
    Başbakan, herkesin merakla beklediği ´çılgın proje´yi sonunda öğrendik.
    ‘Kanal İstanbul’ olarak bahsettiği proje için Karadeniz ile Marmara denizi arasında Uzunluğu 50 Kilometre, genişliği: 150 mt ve derinliği: 25 mt. Olan bir kanal yapacakmış. Spekülasyonlara neden olmasın diye projenin yerini saklamış, fakat kongre merkezi çıkışında ağzından kaçırarak; " Bak bu proje Çatalca’ya hediye ona göre " diye seslenivermiş.
    Başbakan, bu projeyi pek ciddiye almıyor gibi geldi bana. Çünkü ciddiye alınan bir şey, birçok kişi ile değil, özenle birkaç kişi ile paylaşılır.
    Birkaç kişi falan değil, tüm alanlardaki yandaşları bunu biliyormuş. Örneğin, Zaman’ın İngilizcesi “Today´s Zaman”, Cumhuriyetin 100. Yılı olan 2023 yılında İstanbul´a Silivri-Çatalca hattı üzerinde suni bir boğaz yapmak istediğini biliyordu. Eeee Zaman’ın İngiliz olanı biliyor da, Bedava dağıtılan Türk olanı bilmiyor mu? Biliyor tabi, çünkü Zaman, bildiğiniz gibi hep aynı Zaman; ne zaman değişti ki?
     Bunun özenle korunarak sır gibi saklandığını söyleyemeyiz. Bu sadece kamuoyundan saklanan rant sırrı idi. Yani R-cep sırrı.
    ‘Kanal İstanbul’ projesi bence ‘Kanal altı’ projesi gibi derinliği olmayan ‘günü kurtaran’ yüzeysel bir proje. Toz duman seçim öncesisin ‘Duman altı’ projelerinden biri.
    ‘Kanal İstanbul’ mu idi bilmiyorum, fakat ‘Çılgın Proje’nin isim babası Hıncal Uluç’un gündeme taşıdığı ve de sakladığı bir ‘Çılgın Proje’ vardı. Daha doğrusu sayın Uluç’un 23/09/2010 yazdığı, ama ismini söylemediği bir ‘Çılgın Proje’…
    O yazı sonrası ben de konuyu 17 yıldır Kanada’da yayınlanan ‘Bizim Anadolu’ gazetesinde yazmışım.     http://www.bizimanadolu.com/koseyazarlari/scorbacioglu26.htm
    Benimkisi de bir çılgınlık, çünkü Türkiye dururken Kanada’da da ‘Çılgın Proje’ ile ilgili çılgın bir yazı yazıyorum.     Yok, yok ülkemde de yazmışım.
    http://blog.milliyet.com.tr/Basbakanin_cilgin_Istanbul_projeleri/Blog/?BlogNo=266752
    Bir şeyin ‘Çılgın’ demek için, o şeyin olabilirliğinin çok zor ve de ilginç olması gerekir.
    Başbakan’ın açıkladığı proje üstün teknoloji dünyasında hiç de zor değil. İlginç de değil, çünkü proje 16. yüzyıldan beri gündemde. Başbakanın hiç değil, çünkü yakın zamanda Erdal İnönü ve Bülent Ecevit gündeme getirdi.
    İyi de nedir bu ‘çılgın proje’ çığlığı.
    Bu nedenle Hıncal ağabeyime şu soruyu sormak istiyorum:
    “23 Eylül 2010 tarihli köşenizde değindiğiniz, başbakanın size fısıldadığı, sizinde izanınız, anlayışınız ve ilkelerinizin yazmanızı engellediğini ‘Çılgın Proje’ 27/04/2011’de açıklanan proje miydi?” Yoksa; “Çılgın proje’ olarak sakladığınız başka bir proje mi var? Başka bir ‘Çılgın Projes’i var ise, söyleyin durduralım, aksi aklımızı durdurup çıldırtacak bizleri.
    Evet; aylardır gündemde olan ‘Çılgın Proje’ sözcüğünü ilk kez, sayın Uluç 23 Eylül 2010 Perşembe günkü yazısında şu cümlelerle kullanmıştı:
    “İstanbul için AKM´den de öte müthiş projelerimiz var, sizinle özel bir konuşmamızda anlatmak isterim" dedi ve iki cümle ile projenin adını söyledi.
    Telefon elimde dondum kaldım. Bu İstanbul konusunda bugüne dek duyduğum en çılgın proje. Biri bana "Bin proje say" dese, bin gün izin verse aklıma gelmez. Öyle çılgın….Bu projeyi, bir TV canlı yayınında Türk ve Dünya (Dünya.. Bu sözcüğe dikkat edin. Şifre o.) kamuoyuna açıklamak Başbakanın hakkı. Benim ki tiyatro dili ile "Sahne çalmak" olur. Hakkım yok.
    Başbakan "Yazma" demedi. Ama benim izanım, anlayışım ve ilkelerim yazmamı engelliyor.”
    Günlerce Hıncal beyi bekledim. Ve sonunda ‘köşesinde’ konuştu. Hiç de 23 Eylül 2010’daki çılgınlık katsayısı yok 29/04/2011 günkü yazısında. Bekliyor ki çılgınlık bir duralasın: “Çarşamba günü, hemen her taraftan arandım. Tanıdık, tanımadık, gazeteciler, televizyoncular. Hiç birine yanıt vermedim. Kendi gazetem ve kendi televizyonumdan gelenler dahil. Yedi aydır susuyorum.. Biraz daha sussam ne olur? Başbakan benim "Çılgın Proje" adını verdiğim ve kimselere anlatmadığım projeyi, canlı yayında dünyaya naklediyordu ve gazeteciler haklı olarak benim ne diyeceğimi merak ediyordu.
    Ededursunlar.
    Dün kendi köşemde de tek satırım yoktu. Ben sabırlı adamım. Beklemeyi bilirim. Herkes eteğindeki taşı döksün bir hele.. Görelim bakalım ne diyorlar. Bana sıra gelir nasılsa.. Bu proje en az 10 yıllık. Daha konuşacak çok vaktimiz olur!..”
    Bence R-cep’ten önce açıklamadığına pişman. İkinci pişmanlığı buna isim babalığı yapması. Eğer sakladığı ‘çılgın proje’ bu proje ise, üzerinde o denli çalışıldı ki, proje hayli yorgun düştü, dolayısıyla çılgın olmaktan da…
    Acaba diyorum, Hıncal ağabeyin ‘Çılgını’ başka bir şey mi? ABD’ye kaçmak için ‘Kanal Amerika’ projesi falan…
    “Kanal İstanbul” projesi başbakanın ‘çılgın Projesi’ olarak görülebilir mi?
    Bence görülemez, çünkü;
    Yabancısı değiliz böylesi kanallı proje önerilerinin.
    Bırakın ‘kes-kopyala-yapıştır’ yöntemini ve “Her şey internete var” diyerek kitaplığınızdaki Meydan Lorousse’yi atmadınız ise açın görürsünüz sayın Başbakan’ın ‘Çılgın Projesinin’ ‘kes-kopyala-yapıştır’ yöntemli bir proje olduğunu.
     Esin kaynağı, Akdeniz’i Kızıldeniz’den Hint Okyanusu’na, dahası okyanuslara bağlayan ‘Süveyş Kanalı’dır.
    Yani geçmişi; antik Mısır zamanlarına(M.Ö. 2000 yılı) ve de M.S 700 yılına dayanan ‘Süveyş Kanal’ projesidir.
    Ve de tam 1000 yıl sonra da Napolyon’un Mısır fethinde ‘Süveyş Kanalı’ olarak tasarımı(1799) yapılmış, fakat Osmanlı tarafından temeli atılıp(28 Nisan 1959), İngilizler ve Fransızlar tarafından açılışı yapılmıştır(17 Kasım 1869).
    “Kanal İstanbul’un geçmişi ise; 16. yüzyıla dayanır(bakmayın birilerinin M.Ö’lere dayandırmasına..) Kanuni Sultan Süleyman Mimar Sinan’i görevlendirerek olabilirlik(Fr. Fizibilite) çalışmasını yaptırmış. Uzun süre İznik ve çevresinde; İznik ve Sapanca göllerini Sakarya nehrinin birleştirilmesiyle Marmara’ya kanal tasarlanmış, nedense sonradan vazgeçilmiş.
    Çok zaman sonra ‘yukarıda belirttiğim gibi’ sayın Erdal İnönü gündeme getirmiş(1986’larda), ardında 1994’te sayın Bülent Ecevit…
    Anlaşıldığı gibi; sayın Başbakan’ın ‘Çılgın Projesi’ çılgın ve ilginç bir proje değil. Aksine kanal projeleri bundan tam 4 bin yıl önce gündeme getirilmiş.
    Eski dava arkadaşlarının söyledikleri daha ilginç ve çılgın şeyler bence; “…İstanbul´a iki tane şehir daha ilave edecekmiş. Bunu diyen kişi, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı iken ´İstanbul´a girişler vizeye bağlansın´ diyen adamdı…Bu şehirlere nüfusu nereden bulacaksın? Türkiye´nin doğusundan. Sen Türkiye´nin doğusunu boşaltıyorsun. Sana bu politikaları kim tavsiye ediyor? Bunu sen kendin mi düşünüyorsun yoksa uluslararası birtakım temasların sayesinde sana bunlar telkin mi ediliyor?... Başbakan bir konuyu ilan etmeden önce üzerinde gerekli etüt ve çalışmaları yapmaz, aklına bir şey gelir ve ya kulağına biri bir şey fısıldar, bunun olabilirliğini, faydalarını, maliyetini analiz etmeden telaffuz eder…Seçim polemiğidir ve seçimden sonra adından bile söz etmez..”
    Bence doğru diyorlar. Kulak veren yok. Birileri olguyu televole mantığıyla özdeş magazin boyutuna taşımış olmalı ki, ikinci çılgın projesinden söz edilmeye başlandı.
    Bence ikinci çılgınlığı, iki İstanbul olacak gibi. Birincisi; Asya İstanbul’u, ikincisi Avrupa İstanbul’u.
    Beli mi olur?     Birincisine Kadiköy, ikincisine Fatih adını koyarak, İstanbul’u tümden yok eder.
    Olur mu, olur!
    Ne diyor R-cep teorisi?
    Bir;“Ülkeyi tüccar gibi yöneteceksin.
    İki; tüm değerler gibi ‘doyumsuz doğa harikası İstanbul Boğazı’nı yok ettikten sonra, içerdeki ve dışarıdaki doyumsuz boğazları doyurmak için ‘İkinci İstanbul boğazı’ açacaksın.
    Üç; İstanbul’umuzu ‘Yap-İşlet’ yöntemiyle gündeme getirilen ‘İkinci boğaz kanal projesi’ ile özel-leştireceksin.

    ŞEVKET ÇORBACIOĞLU
    Teknopolitikalar Platformu
    İLET-Kİ
    evesbere@mynet.com

« Önceki Sonraki »

Yorum yazabilmek için lütfen giriş yapınız. Arkadaşıma Yolla
Beğendim
  • Currently 3.5/5 Stars.
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
3 kişi oyladı Ortalama 5 üzerinden 5 yıldız aldı.


Yazar :Şevket Çorbacıoğlu Yayım Tarihi :5 Mayıs 2011 PrşOkunma :1440

« 41 Kere Maşallah

Mazlum'un Fikri... »





Son Yorum Yapılan Köşe Yazıları

Mustafa Bilir; Samsun 19 Mayıs Lisesi Anıları-2 için yazdı,
Orhan Aksu; Sermaye Tapınakları Kentleri Bilim için yazdı,
Mustafa Kemal Emül; BLATTA ORİENTALİST´İN SİVAS GÜNCESİ için yazdı,
Namık Tipioğlu; BLATTA ORİENTALİST´İN SİVAS GÜNCESİ için yazdı,
Mustafa YAVUZDEMİR; Gençliğe Hitabe de Kaldırılmalı…! için yazdı,

Son Eklenen Köşe Yazıları

  • Ankara'daki Artvinliler Niçin Bölündü-3
  • Ulusal Bayramların İçi Boşaltılıyor mu?
  • Ankara'daki Artvinliler Niçin Bölündü-2
  • Ankara'daki Artvinliler Niçin Bölündü-1
  • Atatürk Dinsiz miydi?

   Yazar Hakkında

Şevket Çorbacıoğlu

İnş.Müh-Türk Mühendisler Birliğinin iki dönem Genel Başkanı-TMMOB-İMO Genel Sekreteri-KHGM Diyarbakır Bölge Müdürü(2001-2002)-Teknopolitikalar Platformu kurucusu ve sözcüsü-Ankaradaki Artvin Vakfının kurucu üyesi ve halen isteğe bağlı ikinci başkanı; Otantik Artvin Evi proje tasarımcılarından ve öykülendiricisi İşin özü; Cennetin izdüşümü Artvin bütününde Doğa ve doğan/insan aşığı yazan çevreci bir mühendis. Milletvekilliğini, sivil örgütlerdeki duruşuyla MİLLETİN VEKİLLİĞİne tercih etmeyen bir adem...Daha doğrusu Milletin Vekilliğini milletvekilliğine tercih eden bir adem..
evesbere@gmail.com

Diğer Yazıları

  • Ulusal Bayramların İçi Boşaltılıyor mu?
  • Anneler Günü İçin Önerim
  • Samsun 19 Mayıs Lisesi Anıları-2
  • Yılmaz Erdoğan ve Tayyip Erdoğan
  • Artık İki Tane E-Muhtıramız Oldu
  • 1 Mayıs'ı da İkiye Böldük
  • Başbakanın Bina Okuması ve Özel Paşası
  • Ankara'da Artvin Tanıtım Günleri
  • 23 Nisan Bayram Öncesi Çoçuklara Yaşatılanlar
  • Sermaye Tapınakları Kentleri Bilim Kurgu Kentlerine Dönüştürüyor
  • Marmaris'in Mavisi ve Yeşili Yok Artık Ankara Gibi Betonlaşmış
  • Çatalca; İstanbulun Unutulmuş En Güzel Yanı
  • Chp İktidara Koşmak İçin Ne Yapmalı?
  • Cin Olmadan Çin Gibi Çarpmak
  • Çoçukları Eğitmek mi Amaç Yoksa Eğdirmek mi?
  • Devlet İhalelerinde Dik Duramayışın Öyküsü
  • Nasistler Egemen Olmaya Başladı
  • K-Adın Var mı?
  • Eşek Yerine Koyanlar ve Sağanlar
  • TL'mizin de Sembolü Oldu
  • Dini Dar Nesil miyiz Biz?
  • Ustanbuldasın Ankara'yi Bulasın
  • Chp'de Büyük Tüzük Savaşları
  • Akp'yi Teorize Eden Mehmet Altanlar vb Gerçeği Görmeye Başladılar mı?
  • Atatürk'ünü de Düşüncesini de Al da Git!!!
  • Arhavili Doğa Duyarlılığındaki Kararlılığını Gösterdi
  • Korkunun Silivri'ye Faydası Yoktur
  • Öcalan'ı Bodruma Paşa Yapan Türköne Atatürkçü Olmuş
  • Noooo, El'inizi Yoksuldan Çekin 2012'de
  • Samsun 19 Mayıs Lisesi Anıları-1
  • Ermeni Fransa ve Akp Duruşu
  • Cahil Açığı ile Cari Açığı Tetiklemek
  • Akp Devletçi Oldu-1
  • Yükselen Türkiyemde Yükselen Halk mı Birileri mi?
  • Gazete Çankaya ve Sobe
  • Chp'de Kavga Bitmez, Kavgacılar Gitmez
  • Dersim Dersleri
  • Tayyip Erdoğan Sosyalizme Yelken Açtı
  • Euro 2012'ye Gidemeyişimizin Suçlusu Kim?
  • Kurtlar Vadisi Karakterleri ve Kozinoğlu Ölümü
  • 10 Kasım Gözyaşım
  • Çürük Binaları Değil Çürük Bina Yapanları Güçlendiriyoruz
  • Demokrasisiz ve Solsuz Cumhuriyet'e Doğru
  • Nükleer Hesler ve Tehlike Seni Bekler 2
  • Bizi Bizden Ç-Alan Yetenek Sizsiniz
  • Nükleer ve Hes Karşıtlarını Eleştirmek 1
  • DOLARA DEĞİL DOĞAYA
  • Laiklikten Korkmayın!
  • EKO(NO)MİKLİKLER
  • Nerede Benim Eski Seçimlerim
  • Arhavilinin Doğa Duyarlılığı
  • Mustafa Balbaylar Neden Yemin Edemiyor?
  • Şike ve Futbol Pazarını Ele Geçirme
  • ABD'nin Böl-Yönet Politikası Sonlanabilir mi?
  • Akp'in Değişimlerini Utanmadan İnkar Etmek
  • Chp Başarısızdır, Doğru. Fakat Akp İçin de İstediğini Aldı Diyemeyiz
  • Gül, Düşün ve Oyunu Ona Göre Ver
  • Ygs Sınavı ile Ne Oldu? Kim Güldü, Kim Ağladı?
  • Seçimlerde Hile Olabilir mi?
  • Metin'imiz Doğası ve Doğanı İçin Şehit Oldu
  • Akp Dağıtırken Chp Aile Sigortası Diyor
  • Kütahya-Simav Depreminin Gerçek Sesini Merak Edenler
  • Güneydoğu İpek Yolunda Mardin ve Hasankeyf
  • Büyük Anadolu Yürüyüşü Kimleri Rahatsız Etti ve Kimler Gerçekleri Görmüyor?
  • 19 Mayıs 1919'da Değişen Yazgımız 12 Haziran 2011'de Karşıt değişime Uğrar mı?
  • Mühendisler Hayden Sıra Sizde, Meydanlara...
  • Chp İktidar Oluşumunu Düşlere Taşımak
  • Başbakan'ın "Kanal İstanbul Projesi" mi, Şevket'in "Ankara Dereli Akıtılsın Projesi" mi...?
  • Samsunspor Süper Lig'deki Evine Döndü
  • 1 Mayısta 1 Daha Y-Azmak
  • Nükleer Enerji-Matruşka-Göktaşı
  • 23 Nisan ve Atatürk ve Mandela ve Nobel ve Kurbağa
  • Bedri Baykam'ı Ben Bıçakladım!
  • CHP'yi Eleştirmek
  • HES Lisanslı Çantacılar ve Kılıçdaroğlu
  • Temiz Eller mi Yoksa Tesbih Eller Operasyonu mu?
  • Engin Ardıc'ın Eyalet Önerisine Şeçenek Bölge Bakanlığı
  • Kapitalistlerin Tepişmesi ve Kapitalsizlerin Ezilmesi
  • Çay Demlemesini Biliyor muyuz?
  • Aygaz Tüpü ve Nükleer Enerji
  • Hagi Hagi, Hadi Hadi Güle Güle
  • Japonya'da Kıyamet Provası ve Türkiye Deprem Manifestosu
  • Y-Azanlar Tutuklanmalıdır
  • Dünya Sosyal Patlama Risk Haritası'nda Türkiye Yok
  • HES'sizce Mavi ve Yeşile Yolculuk-Arhavi Kamilet Vadisi
  • Amerika Ağalığı Bırakmalı Ağabeylik Yapmalı
  • Çankaya-Dikmen Artvin Evi Önündeki Sevgili Ceviz Ağacını Vurdular
  • Asker Üzerinden Siyaset Yapma! Çünkü;
  • Wikileaks Sonrası Bile Ülkem Relax
  • Torba Yasası Kimlerin Torbası?
  • Galatasaray Nereye Koşturuluyor?
  • Kılıçdaroğlu Chp'li Belediyeleri Eleştiremez!
  • Uğur Mumcu'yu Öldürdük Zanneden Aciz Ölü Tasnifçileri
  • Ben Cenneti Buldum
  • Aksırmak Tıksırmak Ne Demek?
  • HES-Savar Doğa Kalkanı ve Artvinliler
  • Siyaset Meydanı da Özelleştirildi Gibi
  • 21.Yüzyılın 11.Yeni Yılı
  • Atatürk'ün Ankara'ya Gelişi
  • HES-Savar Doğa Kalkanı Projelere Var mısınız ? I
  • Chp'nin 15. Olağanüstü Kurultayı ve Büyük Özgürlükler Sözleşmesi
  • Haydarpaşa Garı Yandı mı, Yandırıldı mı ?
  • Son Ali Sami Yen Sonunda Galatasaraya Cehennem Oldu
  • Olağanüstü Kurultay Öncesi Kılıçdaroğlu'na Olağan Seslenişim
  • Demokrasi Sağlığa Zararlıdır
  • Chp ve Galatasaray'da Olağanüstülükler
  • Dünyada Dinler ve Dini Bayramlar
  • 10 Kasım Yas Değildir
  • Hes ,Yes , Kes Ve Pes
  • 29 Ekim 1923 Cumhuriyet'i ve 29 E-kim 2010 Cumhuriyet'i
  • Demokratik Uzlaşı İçin Türban Değil Başörtüsü Önerimdir
  • Halk Oylamasındaki Gerçeği Düş Görenler
  • Galatasaray Med-Cezieleri ve Tugay Kerimoğlu
  • Denis Som Aramızdan Çok Erken Ayrıldı
  • Bodrum ve Mavi Yolculuk
  • Hiddink'e Azeri Tokadı da Alman'dan
  • Re-Cepsel Çılgın İstanbul Projeleri
  • Düşünce ve İnanç Özgürlüğü Sınırsız mı?
  • Çılgın İstanbul Projeleri
  • Ayvalık ve Çevresi Ayvayı Yemiş
  • Sinem'in Üç Çoçuğu ve Sinem(aları)
  • Laz Sezen Aksu'nun Duruşu Doğru mu ?
  • Evet ve Basket
  • Hayır Çıkarsa Fena Olur!
  • Askeri ve Sivil Darbelere
  • Taşımalı Siyasete E-Vet mi, E-Ret mi?
  • Gökçeada ve Muço Ailesi
  • 30 Ağustos 1923 ve 12 Eylül 2010 Emperyalizme 'Hayır!' Demenin Amentüsüdür
  • Rize'deki Felaket Yıllardır Geliyorum! Diye Bağırıyordu
  • Futbolumuz Avrupa´da Deprem Geçirdi
  • Yaşam Bir Hevestir, İlk ve Son Nefestir
  • Türk İslam Cumhuriyeti 2013'te 1. Yılını Kutlayacakmış
  • Kılıçdaroğlu'nun Kalibresi ve Duble Yol
  • Devenin Boyu ve Düşüncenin Boyu
  • Galatasaray Rijkaard İle Değil Koşmak Yürüyemiyor
  • Papazın Bağını Ankara Betonlaşması Yutmak Üzere
  • Orduyu Tutuklamaktır Bunun Adı
  • Recebim-2 Ağladı Ağlattı
  • Antidemokrasi ve Artıdemokrasi
  • Ahtapot Bu Sefer Yanıldı, Dünya Şampiyonu Hollanda
  • Benimseyemediğim Atasözleri
  • Artvin Evi Özelinde Teknik Şartname Ve İnşaat Sözleşme Örnekleri
  • Sivas Katliamı
  • Barış ve Demokrasiyi İstemiyorum
  • Şehitlerimiz, Busemiz, Behzat Miser ve Babalar Günü
  • İlhan Selçuk'u Kaybetmedik
  • Terör ve Teori
  • Son Belediye Yasası Belediye Kasası Gibi
  • Sel Felaketleri Meteorolojik mi İdeolojik mi?
  • İsrail Çağımızın Haydutu ...mu?
  • Mayıs Korkuları ve 27 Mayıs
  • İnternetini Al da Git (Get The Internet On The Go)!!!
  • Osama ve Kılıçdaroğlu´nu İzlemek
  • Hasankeyf´in Tarihi Keyfini HES ile Bozanlar
  • Maden Ocağı Yine Çöktü, Komplo da...
  • Hasankeyf'in Tarihi Keyfini Bozanlar
  • Mayıs Korkuları, 19 Mayıs ve Gandhi Kemal
  • Kılıçdaroğlu ve 17 Yıl Önce Yazılan Bir Yazı
  • Baykal'ın Haklılığını Kanıtlayan Sözler
  • Siyaset Oyunlarının Yoksulu Kılıçdaroğlu Nasıl Aday Olmalıdır?
  • Kaset ve Kasıt
  • Annecim Değişen Bir Şey Yok
  • Mütarekeci ve Vatan Haini Olmak Olası mı?
  • Üç Fidan Devasa Bir Orman
  • 1 Mayıs; Taksim Meydanı Taksim Edildi
  • Boğaz Köprüleri Boğazın İncisi Değil Sancısıdır
  • Sarı İneğimize Ne Oluyor?
  • Futbolumuzun Hastalığı Şampiyon Yapamayanı Hemen Göndermekle Başlıyor
  • 23 Nisan ve Birkaç İnsan
  • Fb İçin Paşa Ağlıyor, Soytarı Gülüyor
  • Köy Enstitüleri ve Küresel Efendi
  • Anayasa Ve Venedik Tacirleri
  • Rijkaard Sivas´ta Kendini Bitirdi
  • Güldüşün Çorbası-2
  • Bu Galatasaray'ın Fener karşısındakı Durumu, Halkın İ ktidarKarşısındaki Durumuna Özdeş
  • Güldüşün Çorbası
  • Anayasaya Dokun, Doğaya Dokun, Kendine Dokunmama Kuralı
  • Futbolun Efendisi Özhan Canaydın´ı Kaybetmedik
  • Halkoyu ile Halkı Oyuna Getirmek
  • Trabzon´da Güneş Doğdu Rijkaard Soldu
  • Balbay ve Özkan´a İletir misiniz
  • 100 Bin Ermeni ve Türkiyelilik
  • Berta Köprüsünde Çevre Dostlarının İsyanı
  • Kılıçdaroğlu' nu Anlamak
  • Elazığ Depreminde Suçlu Kerpiç Evler
  • Fazla Düşünmeyin Bırakın Kendinizi Bize
  • Acı Tütün
  • Şili'nin Deprem ve Yaşam Duyarlılığı ve Türkiyemiz
  • Futbolda Niçin Avrupa´da Yokuz
  • Tekel ve Çalışanları Batırıldı
  • Artvin Özelinde Yol Yapım Önerisi
  • Hesler Kimi Besler - 3
  • Hesler Kimi Besler - 2
  • Hesler Kimi Besler - 1

   Yeni Köşe Yazıları

Son yazılar en yeni en üstte
Rasim Yılmaz Rasim Yılmaz

Ankara'daki Artvinliler Niçin Bölündü-3

Şevket Çorbacıoğlu Şevket Çorbacıoğlu

Ulusal Bayramların İçi Boşaltılıyor mu?

Rasim Yılmaz Rasim Yılmaz

Ankara'daki Artvinliler Niçin Bölündü-2

Rasim Yılmaz Rasim Yılmaz

Ankara'daki Artvinliler Niçin Bölündü-1

İbrahim Erol İbrahim Erol

Atatürk Dinsiz miydi?

Şevket Çorbacıoğlu Şevket Çorbacıoğlu

Anneler Günü İçin Önerim

Şevket Çorbacıoğlu Şevket Çorbacıoğlu

Samsun 19 Mayıs Lisesi Anıları-2

Şevket Çorbacıoğlu Şevket Çorbacıoğlu

Yılmaz Erdoğan ve Tayyip Erdoğan


   Üye Girişi

 
Kullanici adi ve sifre alani büyük-küçük harflere duyarlidir.
Yeni Üye Kaydı
Kayıp Şifre
Giriş Yardımı Giriş Yardımı

   Galeri Son Resim

Artvin resimleri son eklenen resim dosyası.Artvin Manzara Resimleri kategorisinde.

Tekin Böbrek

tarafından eklenmiş.
» Ardanuç Çakıllar köyü
Ardanuç Çakıllar köyü
Resim kategorileri içerisinde yayla resimlerini beğeneceğinizi umuyoruz.

www.artvin.biz'de şu an dolaşan 25 kişi bulunmaktadır.www.artvin.biz bugün 663 tekil kişi,4086 çoğul kişi tarafından ziyaret edilmiştir.
2012 yılı toplam 1223172 tekil kişi, 10808366 çoğul kişi tarafından ziyaret edilmiştir.Ip numaranız 38.107.179.210 'dir.
www.artvin.biz'de toplam 13945 üye bulunmaktadir.Son Üyemiz birkangenc
Online Üyeler:
muratkasap,


Sayfa olusumu: 0,765625 saniye
© Artvin biz 2005-2012 Coded&Design By Cengiz Gündüz  

BlogEngine | Artvin Siteleri | Resim Gönderin | İletişim | Arkadaşınıza Tavsiye Edin | Kullanım ve Gizlilik Sözleşmesi


Rss rss Haberler | Resimler | Videolar | Sitemap25 Mayıs 2012 Cma Saat: 16:01:50 Css | Sayfa Başı