Artvin Köşe Yazıları
»Kuantum
Kuantum
Acaba tüm fizik yasalarını içeren ,tüm etkileşimleri açıklayabilen zarif bir sentez yasa var mı?
Acaba doğa yasaları ile toplum yasaları özde aynı mı?
Doğa ve toplum aynı yasalara tabi ise toplumu çözümlemekte o derece nesnel olacaktır.Gelecek dünya bunu başarabilecek mi?Bazı KUANTUM cular bilinç alemine kafa yormaktalar şimdilerde.
Fizikte dinamiğin temel prensiplerinden biri "eylemsizlik" yani atalettir.
Hareket halindeki bir cisim kendiliğinden durmaz,aniden durmaz.Durmak için hem bir kuvvet gerekir,hem de zaman.
Şimdi yıllarca süren,bir hız kazanan PKK hareketi spontane olarak ve aniden sonlanmayacaktır.
Sonlandırmak, tarafların birbirini anlama çabasına bağlı olarak ve bir süreç içinde gerçekleşebilecektir.Yani bir kuvvet(mücadele) ve bir süreç zorunluluğu doğa yasalarının toplum yasaları ile analojisinden çıkmaktadır.
Yıl 1984 olsaydı ,PKK en yakıcı eylemini Eruh baskınını henüz yapmış.
Teröristbaşını muhatap alabilirdim.Derdin ne senin? Ne istiyorsun? Derdim.
Yıl 1988 olsaydı,1990 olsaydı,2001 olsaydı,2003 olsaydı Öcalan'ı muhatap almalı derdim.Bu yıllar Kürtçülük hareketi henüz sokak gösterilerine kadar ulaşmamış.Kürtlük bilinci sınırlı bir çevrede.
Yıllar içinde mesele o noktaya geldi ki;şimdi Kürtçülük artık bölgede marangoza,kasaba,öğrenciye,çaycıya,tarladaki ırgata,ağaya,marabaya,okuldaki hizmetliye,turşu kuran kadına kıza dek ulaştı.Devletin,ordunun,siyasetçinin,medyanın,üniversitelerin meselenin ciddiyetinin farkına varamamış olması hasebiyle ,meseleyi bölgenin geri kalmışlığı dar kalıbı içerisinde gördüğü,bu doğrultuda geliştirilen resmi söyleme tabi kaldığı için artık bölge insanı hem Kürt hemde Kürtçü.Öyle olmasaydı,bölgedeki kaynayan kazan Ortadoğu görüntüleri ortaya çıkar mıydı?
Hiç kafamızı kuma sokmayalım.Artık sokak gösterileri örgüt talimatlarıyla değil spontane olarak ortaya çıkıyor.
Artık korkarım müzakerenin de vakti geçti.Olmaz ya oldu diyelim,Apo ile görüştü başbakan .
Olmaz ya oldu diyelim PKK tasfiye oldu ,terör bitti. Haftayı bulmaz MKK kurulur,SKK kurulur,sorun orada durduğu sürece,sizin derdiniz ne demeyen bir devlet olduğu sürece başımız dertte demektir.
Haa bu arada aklıma Gorbaçov’un 1985 yılında Sovyetler Birliğinin parçalanmasına neden olan özgürlük ve tartışma ortamı sağlamayı amaçlayan Glasnost ve Perestroika açılımı geldi .
Artık çok daha dikkatli olmalıyız vereceğimiz her taviz Türk devletinin bir lütfu değil,yani malum örgüt böyle düşünüyor en azından.Tehlike de burada zaten , şimdi verdikçe isteyen bir durumla karşı karşıya olabiliriz.Hatta artık öyle şeyler talep edebilirler ki, talepleri kendilerine de zarar verir.
Keşke fiziksel dünyadaki davranışların formülasyonu gibi zihinsel ,bilinç dünyasının da bir formülasyonu olsaydı ,bir sonraki zihinsel faaliyete bugün, herkesten önce vakıf olsaydık.
İbrahim Erol
Yazar :İbrahim Erol Yayım Tarihi :25 Ara 2009 CmaOkunma :1961
Son Yorum Yapılan Köşe Yazıları
Son Eklenen Köşe Yazıları
Ara
28
PtsiDr.Kamil Aksu Kuantum için dedi;
Sayın Erol;
Bu derin muhabbeti mikro kozmoz a göremi,yoksa makro kozmoz a göremi yapalım.N.Ş.A damı olacak yoksa parametreleri değiştirme hakkımız varmı? Hele bir yol izah etseniz de, bizde agnostik bir yaklaşım sergilemesek diyorum.
Ne dersiniz.
Cacıktaki salatalar niçin farklı yüksekliklerde durur? sorusunun cevabını salatada mı arasak,yoğurttamı,
yoksa suda mı? İçindeki tuz miktarınıda hesaba katarak...
Sanırım anladınız...
Ara
26
Ctsiİbrahim Erol Kuantum için dedi;
Mikroevrendeki yasalar ile makroevrendeki yasalar tam olarak uyuşmaz kuşkusuz.Klasik fiziğin tam olarak geçerli olduğu bir gezegenler galaksiler alemininin yanısıra, atomik düzeyde nano boyutlarındaki alemde klasik fizik yerini modern fiziğe terkeder.Orda artık Heisenberg belirsizlik prensibinin ciddi bir sınırlayıcı etkisi ortaya çıkar ve uç (ekstrem) noktalarda bilim yerini agnostizme bırakır.Sayın Aksu ve Tipioğlu bilinç aleminde ancak kuantum fiziğinin yasaları geçerli olabilir.Tabiiki belirsizlik prensibinin el verdiği ölçüde.Çünkü bilinç alemi bir beyinsel yani hücresel bir faaliyet, yani madde orada nano boyutlarda.Şimdi ben diyorumki kuantum fiziği bize bilinç alemi için ciddi ipuçları verebilir ancak Heisenberg prensibi nedeniyle tam olarak asla çözümlenemez.PKK ideologları nihayet bir zihinsel süreç başlattılar 1978 lerde.Bunu birde ateşle,barutla,kanla beslediler.Bu zihinsel süreç ancak devletin geliştireceği zihinsel süreçle sonlandırılabilir.Sayın Aksu ,Kaya ve Tipioğlu derin muhabbetlerimle.
Ara
26
CtsiDr.Kamil Aksu Kuantum için dedi;
Sayın Erol;
Yazınızın çoğu yerine katılmakla beraber,Pkk ve Apo´nun Kürt halkının temsilciliğini yaptığını kabul edebilmemiz imkansızdır.Bu hareketin hiç bir aşamasındada Pkk ve Apo halk devrimcileri gibi değil,halklarına karşı Terörist ağalar gibi davranarak hiç bir şekilde yöre halkının kalkınması ve özgürleştirilmesi için gayret sarf etmemişlerdir.Halen ağalar vardır ve feodal bağlar devam etmekte,aşiretler mevcudiyetini korumaktadır.Apo ağa ve marabalarının geçmişteki ve günümüzdeki ağalardan farkı;Her zaman dış güçler tarafından desteklenir olmalarıdır.
Sonuç olarak;
Sokak gösterilerinin spontane çıktığı önermenize katılamıyorum.
Kuantum´a göre;
Ataleti bozarak, hareketi başlatan mutlak olması gereken şey "yeterli güçtür".
Uygulanan gücün miktarı ise hareketin başlangıç hızını belirler.Güç artmaya başlar ise hızın artması kaçınılmazdır.
Sürtünme katsayısının (0) sıfıra yakın olması ise eylemlerin "atalet" haline dönüşünü geciktirir.(Ülkemizde sürtünme katsayısı nerede ise sıfır olmasına karşın EK GÜÇLER FAZLADAN İVME KAZANDIRMAKTADIRLAR).
Fakat bu eylemliliği "DİKEY ATIŞ" olarak değerlendirdiğimizde;
Doğadaki başka bir güçlü kanun devreye girer.Bu kanun "atalet tanrısının en büyük kanunu olan" YERÇEKİMİ KANUNUDUR.
Çıkışını tamamlayarak dönüş yolundaki cismin, zemine çakılmadan önceki en yüksek hızına giderek yaklaşan "içi boş bir kabak" olduğunu var sayar isek "fiziksel kararlılığının bozulacağını tahmin edebilmemiz için fizik kurallarını bilmemizin bize bir faidesi olmayacaktır.
O zaman hiç bir fizik kuralına uymayan, duygulanımlarımız devreye girerek, "yazık oldu kabağa" hissini bize vererek , bu son durum hepimizi üzecektir.....
Saygılarımla...
Ara
26
CtsiDuran KAYA Kuantum için dedi;
Sayın Erol,Güneydoğu´daki gösteri ve çatışmaların Filistin´dekilerle benzer hale gelmesinden sonra artık geri dönüşün çok zor olduğunu, ben de zaman zaman arkadaşlarımla paylaştım.Ama hala herşey bitmiş değil,daha henüz bu tür olaylar ve kinler kronikleşmedi,kan davası haline gelmedi.Kırılma noktası çocukların (Filistinli çocuklar gibi) bu tür gösterilerde boy göstermesi ve bizim güvenlik güçlerimizin (bu benzetme hoş bir benzetme olmayacak ama,İsrail güvenlik güçleri gibi) bu göstericilere karşı uyguladığı görüntüler.Filistindeki görüntülerle,Türkiyedeki görüntüleri yanyana koyun bir farklılık görebilecek misiniz.
Tek fark, bu gösterilerin kronikleşmemiş olması ve din birlikteliği.Ne yapılacaksa elimizi çabuk tutmalıyız.Geri dönülmez noktaya çok az kaldı.
Ara
25
CmaNamık Tipioğlu Kuantum için dedi;
(YARIM KALDI..)
Bir sorum olacak size;
Fizikte dinamiğin temel prensiplerinden biri,gerçektende ATALETSİZLİK MİDİR?
Quantum fiziği ne yanıt veriyor bu soruya?
Yineliyorum,yazınız harikaydı..
Sizi tanımak isterim..
Ara
25
CmaNamık Tipioğlu Kuantum için dedi;
İbrahim Bey,
Yazınız nefis bir yazı..
Sizi kutlarım.Anlayana yepyeni ufuklar açacak cinsten..
Açık söyleyeyim,bu sitede böyle bir yazıyı beklemiyordum..
Yazdığınız her satıra katılıyorum..
Özellikle bir saptamanız beni düşündürdü..
"..ACABA,DOĞA YASALARI İLE TOPLUM YASALARI,ÖZDE AYNI MI " demişsiniz..
Doğrusu kuşkularım var..
Biz yıllarca bu tesbitin doğru olduğuna inandık..
Çünkü,kolayımıza geliyordu:"Su 100 santigrat derecede kaynar,zamanı gelince "devrim" olur!!!"
Sorgulamayan ezbercilik yani!!



Sayfa Başı