Artvin Köşe Yazıları
»AKP´nin Demokrasi Metaforu
AKP’nin Demokrasi Metaforu
Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.
Yani sandıktan çıkan irade yalnız yürütme erkine sahip olmaz, aynı zamanda yasama, yani meclis ve yargıyı da ele geçirir öylemi?
Hayır efendim öyle değil.
Eee ‘adalet mülkün temelidir’.
Burada mülkün anlamı devlet’tir.O halde yargı devletin temelidir.Onun üstünde güç yoktur . öylemi?
Türkiye’ de ve çağdaş demokrasilerde’ hukukun üstünlüğü esastır’ öyleyse hukuk her şeyin üstündedir. Yürütmenin de üstündedir öylemi?
Hayır efendim öyle değil.
Herkes dilediği slogana sarılıp dilediğini yapamaz.
Doğrusu, tüm erklerin sınırları vardır ve erkler birbirinin sınırına tecavüze yeltenmemelidir.
Maalesef AKP iktidarı tüm erk’lerin üzerinde hegemonya kurma ,hatta onları zapt etme gibi çok tehlikeli bir oyunun peşindedir.
Oysa tüm erkleri ele geçiren iktidarlar, yalnız faşizan demokrasilerde mevcuttur.
Seçimle iktidara sahip olan Hitler Almanya’sı, Mussolini İtalya’sı bu duruma iki örnektir.
Onlarınki de sözümona demokrasi idi. Bugün İran da da demokrasi var.Hatta İslam cumhuriyeti.
Haa o halde demokrasiyi doğru anlamak gerekir.
Egemenlik milletindir diyen Atatürk bunu, monarşiden demokrasiye geçişte halkın iradesini ifade etmek üzere söylemiştir.Yoksa halk yürütme organını seçer,sonra yürütme de yasamayı,yargıyı,orduyu yani her şeyi seçer dememiştir.
Günümüz dünyasında 3 erk’in dışında medya denilen 4. Erk ve hatta bilhassa bizim gibi ülkelerde 5. Erk ordu da bir realitedir artık.
Totaliter olmayan rejimlerde 4. Kuvvet medya öylesine bir güce sahiptirki dilerse birkaç günlük yoğunlaştırılmış bir yayın faaliyetiyle iktidarları alaşağı edebilir. AKP iktidarı bu medya erkini çok önemli ölçüde süpürmüştür maalesef.
ABD ve AB ülkeleri hariç , diğer tüm ülkelerde ,ordu da ciddi bir kuvvettir ve bence 5. Kuvvet.
Şimdi biz gelelim Türkiyeye; Bu beş erk’in durumuna.
Yürütme erki AKP nin elinde, hadi buna söyleyecek söz yok diyelim (var ya şimdilik konu dışı olsun ).Nihayet nasıl olduğu çok tartışılabilir olan bir seçim sistemiyle de olsa sandıktan çıkmıştır. Bu sandığın neyi ifade ettiği çok muğlaktır bu ayrı.
Yürütme ,yasama erkini de eline almıştır ki bu erk , maalesef demokratik sistemlerin bir açmazı olarak her yerde yürütmenin güdümündedir.
Yani kuvvetler ayrılığı prensibine aykırı bir biçimde yürütme gücünü eline alan , tuhaf bir biçimde yasamaya da hakim oluyor.
3. kuvvet yargı , çağdaş ülkelerde yürütmenin güdümünde değilken bizde şimdilik kısmen bağımsız.Daha doğrusu iktidarın yargıya hakim olma kavgası olanca pervasızlığıyla sürmekte.
İşte benim de hazmedemediğim noktalardan biri budur.
‘ Yargı ciğerlerimiz’e kadar kan kusturuyor ‘diyor sn Erdoğan.
Eee yargı da görevini yapacak, değil mi? İktidar olmak dilediği her şeyi yapabilmek demek değil herhalde. Yargının üzerindeki elini derhal çekmelidir hükümet. Yargı tamamen bağımsız olarak çalışabilmeli. Siz her ne yapacaksanız yapınız,fakat yasalar ve Cumhuriyetin kuruluş prensiplerine aykırı olmamak koşuluyla. Ve eğer medyayı,orduyu ve yargıyı karşınızda görüyorsanız ki siz söylüyorsunuz veya ima ediyorsunuz bunu, onlara rağmen yapmak durumundasınız yapacaklarınızı.
5. kuvvet orduya gelelim.
Batıda ordular dış tehditlere karşı görev yapmak üzere yapılanmışken Türkiyede ayrıca iç tehdide karşı da görevlidir ordu. İç hizmet kanunu orduya devleti ve rejimi koruma görevini yüklemiştir.Ve bu son derece doğrudur Türkiye için.
Nihayet sandık dediğiniz jet Fadıl gibi bir adamı bile meclise gönderebilir. Sandık her şeyi belirleyemez. Sandık yalnız yürütmeyi belirler.
Nedir bu Türkiyedeki iç tehdit ve aslı varmıdır bu tehdidin.
İç tehdit vardır maalesef .
Bölünme ve şeriat bizim ciddi iç tehditlerimizdir.
İşte batıda olmayan bu iki tehdit bizi onlardan ayırmaktadır.
Bizim ordumuzun statüsünü, siyasetteki haklı sayılabilecek yerini bu iç tehditlerle açıklamak mümkündür.
Sözün özü tek başınıza karar vererek yapacağınız şeyler var,yapamayacağınız şeyler var.
Sağlık,eğitim,çevre,sendikalar,ormancılık,asgari ücret,özel üniversiteler,özel radyolar,kpss sınavı,deprem,belediyeler,sanayi ,imkb,telif hakkı , eczacılık ,tam gün mesai vs konularında yasaların ve anayasanın elverdiği ölçüde yapın yapacaklarınızı elinizi tutan yok .
Ancak tek başınıza yapamayacaklarınız var , bunlar için sandık yetmez.
Ordunun,yargının,muhalefetin,tüm halkın onayı olmadan yapamayacaklarınız.
Dış politikada Kıbrıs sorunu ,ermeni sorunu
Yeni bir anayasa
Laik devlet prensibine aykırı uygulamalar
Türkiye Cumhuriyetinin üniter yapısı , güneydoğu’ya yönelik açılımlar.
Haa işte başbakanlık da böyle bir şey işte , bazı şeyleri yapamazsınız.
Yaptırmazlar azizim yaptırmazlar.
Bu arada HSYK dün gece geç vakitlere kadar çalışarak Yargıtay’da münhal olan 34 üyeliğe seçimlerini yaptı. Kendisi yaptı,özgürce yaptı . Ne iyi yaptı.
Fizikçi. Dr. İbrahim Erol
Yazar :İbrahim Erol Yayım Tarihi :19 Ocak 2010 SalıOkunma :1746
Son Yorum Yapılan Köşe Yazıları
Son Eklenen Köşe Yazıları
Ocak
20
ÇrşAyhan Kaleli AKP´nin Demokrasi Metaforu için dedi;
Temsil yetkisinden kastım % 38 dir sen bu oranla meclisin % 75 sandalyesini kaparsan temsil yetkin tartışılır
Ocak
20
ÇrşAyhan Kaleli AKP´nin Demokrasi Metaforu için dedi;
Oy vermek rejimi değiştirmek değildir bakın kurduğumuz devletin ilkeleri vardır bunlar değiştirilemez. şayet zorlarsan ülke karışır demokrasinin sınırları her ülkede hatları ile çizilmiştir bu demek değildir ki ben çoğunluğu elimde bulunduruyorum her istediğimi yapayım.Bunları karıştırmayalım halk iradesi ile.
Benim dikkatimi çeken bir şewy daha var biz öcü olarak ordumuzu görmeyelim düşmanlarımızı iyi tahlil edelim derim
Ocak
20
Çrşözcan şen AKP´nin Demokrasi Metaforu için dedi;
sayın ayhan bey;meclis milletin tümünü temsil etmiyorsa orduyumu çağırmak lazım.nasıl oluyorda herkesin oy verme hakkı varken ülkemizde meclis milleti temsil etmiyor.oy verdinde kabülmü edilmedi.hangi ülkede meclis milletin100de 100ünü temsil ediyor.ana yasa deyişikliğine karşı geliyorlar. bu anayasayı akpmi yaptı. yıllardır bu yasalarla yönetilirken nerdeydiniz.saygılar
Ocak
20
ÇrşHaydar Bibinoğlu AKP´nin Demokrasi Metaforu için dedi;
Arkadaşlar,
Metafor ne demek?
Bir kelimeyi veya kavramı kabul edilenin dışında başka anlamlara gelecek biçimde kullanma... AKP´nin "demokrasi" sözcüğünü, gerçek anlamından saptırmaya çalıştığını yazan kişi AKP´li olamaz. Bölünmeyi ve şeriatı, iç tehdit olarak gören kişi de AKP saflarında olamaz.
Önceki yazılarına bakarak, düşünsel çelişkiler yaşadığını söyleyebilirsiniz. Bu çelişkileri ortaya koyabilirsiniz. Ki sizin de yaptığınız bu... Haklısınız da... Çünkü yazar, belki de isteyerek, okuyucularda kuşku uyandırdı.
Acaba neden?
1- Henüz düşünsel olgunluğa erişmediği için kararsızdır... (Böyle ise, yazarlığa soyunmamalı.)
2- Aslında gerçekleri görüyor ama kişisel durumu nedeniyle, her şeyi açıkça yazamıyor. (Bu durumda da yazarlığa soyunmamalı.)
3- Bu yazıları başka yerlerden bulup buraya taşıyor. Bu yüzden bir dediği ötekini tutmuyor. (Böyle bir yazısı vardı. "Ben Bir Çingeneyim"... Bu yazıyı, www.cingeneyiz.org sitesinden almıştı. Bu nedenle yazısı siteden silindi.)
4- Bir amacı vardır. Bu amacına ulaşabilmek için kasıtlı olarak birbiriyle çelişen yazılar yazıyor. (Böyle bir şey varsa sonucu görmek için beklemek zorundayız. Belki de amaç, tepkileri üzerinde toplayarak çok okunmayı sağlamaktır. Kim bilir?)
Umarım yazar, kendini tam olarak anlatabilir.
Ocak
19
SalıAyhan Kaleli AKP´nin Demokrasi Metaforu için dedi;
Pardon özcan şen yasa yapan meclis millet iradesinin ne kadarını temsil ediyor
Ocak
19
Salıözcan şen AKP´nin Demokrasi Metaforu için dedi;
arkadaşlar bu yasalar uzaydanmı geldi.bu yasaları millet adına yasama organı olan meclis yapmadımı.yargı organları işlerini bu yasalara göre yapmak zorunda deyilmidir.yani şimdi yargı meclisin üzerindedir demek nasıl bir anlayıştır.bu anlayışı onaylamak nasıl bir niyyettir.güçler ayrımı anayasanın gereyidir tamam.unutmayalımki milletin iradesini yansıtan ve millet adına mecliste görev yapan yasama organının yaptıgı yasaları icra eden yargıdır.yani meclisin üzerinde hiç bir kurum ve kuruluş yoktur zaten anaysada bunu emreder.hele orduyu 5.güç olarak görerek siyasete çekmeye çalışmak bu ülkeye yapılacak en büyük kötülük deyilmidir.büyük önder atatürk bu konuda dini ve orduyu siyasetten uzak tutmamışmıdır.şimdi Atatürkün devlet ,cumhuriyet ve siyaset anlayışı bizimkinden farklımı olsun.bundan önce darbeler yapıldıda ne oldu.arkadaşlar ben her hangi bir siyasi görüşü ne yererim nede överim.nede hükümet yanlısıyım.özellikle söylüyorum böyle anlaşılmasın.ben devlet ve millet yanlısıyım.bu ülkenin kuruluşu büyük önder atatürkün üstün zekası ve üstün devlet adamlığı gibi özellikleriyle milletten aldığı destek ve yardımlarıyla kurulmuştur.öyleyse milleti dışlayarak yani sandık dediyiniz milletin iradesini basite almak atatürkün yaptığıyla çelişir.ozaman milletin dediği olmalıdır.eyer böyle olmassa demokrasi diye bişey yoktur.askeri siyasete çekmek diktalık istemek anlamına gelirki buda ne atatürkün istediği,ne milletin istediğidirki yanlışların en büyüğü anlamına gelir.arkadaşlar yargı ysa yapamaz yargı ysamanın yaptığı kanunları uygular.eyer tersi varsa demokrasi yoktur.saygılar.
Ocak
19
SalıDr.Kamil Aksu AKP´nin Demokrasi Metaforu için dedi;
Eveet sayın seyirciler;
Tayyüp ´ün orta sahadan tek başına bir sürü rakip oyuncuyu çalımlayarak getirdiği pası,kaleci ile karşı karşıya gelen 33 numaralı forması ile daha önce oldukça fazlaca asistler yaparak gözdolduran erol ,ilginç bir vuruş tekniği ile taca attı.Erol´un bu istikrarsız oyununu yorumlayan spor yazarları:
Erol´un son günlerde prim ve ödemelerini alamadığı, bu yüzden kasıtlı olarak topu taca atarak dikkatleri üzerinde toplamak istediği yönünde duyumları olduğunu canlı yayında söylediler.Bir dakika sayın seyirciler,Erol ile takım kaptanı Tayyüp biribirlerine girdiler.Hakem aynı takım oyuncularını yanına çağırdı ve ikisine birden sarı kart gösterdi.Sanırım bir dahaki en ufak bir kapışmada oyun bu iki oyuncusuz oynanacak.
Erol´un en son oynadığı aşşağıdaki maçlar dikkate alındığında,ilginç bir taktik izlemesini ise bütün seyirciler hayretle izliyorlar.
"İsrail´in Ayalon´u
Eveet Sayın Seyirciler
Eczacı Tuğba
Bibinoğlu´nun Hezeyanı
Erdoğan CHPnin Başına Geç
Kozmik Sır
Poker"
Du bakalım sonunda daha neler göreceğiz!
Ocak
19
SalıHaydar Bibinoğlu AKP´nin Demokrasi Metaforu için dedi;
Sayın İbrahim Erol,
Düşüncelerinizin tümüne katılmasam da içtenliğinize inanmak istiyorum. Akılcı saptamalarınız var çünkü.
Ocak
19
SalıNamık Tipioğlu AKP´nin Demokrasi Metaforu için dedi;
Ya da;
"Gazeteci" Erol ile "Fizikçi" Erol birbirinden "farklı" düşünüyor diyelim(!)
Eeee,"müspet ilim"dir fizik ne de olsa...
Ocak
19
SalıNamık Tipioğlu AKP´nin Demokrasi Metaforu için dedi;
Günaydın(!)
Bu yazınız da bir metafor olmasın sakın...
Ocak
19
SalıAyhan Kaleli AKP´nin Demokrasi Metaforu için dedi;
Vallahi içimden alkışlamak geldi..



Sayfa Başı