Artvin Köşe Yazıları

İhanetin Ulusal Tarihi Ve Açılımın Ardındaki Oyun
Yazar : Ertugrul Torun


  • Ana Menü
    • Artvin Haberleri
    • Artvin Genel Bilgiler
    • Artvin Onuncu Köy / Forum
    • Artvin Siteleri
    • BlogEngine Blogum
    • Artvin Sohbet Odası
    • Üye Ol
    • Resim Gönder
  • İlçeler
    • Artvin
    • Ardanuç
    • Arhavi
    • Borçka
    • Hopa
    • Murgul
    • Şavşat
    • Yusufeli
  • Köyler
    • Artvin Köyleri
    • Ardanuç Köyleri
    • Arhavi Köyleri
    • Borçka Köyleri
    • Hopa Köyleri
    • Murgul Köyleri
    • Şavşat Köyleri
    • Yusufeli Köyleri
  • Resimler
    • İl-İlçe Merkezi Resimleri
      • Artvin Merkez Resimleri
      • Ardanuç Merkez Resimleri
      • Arhavi Merkez Resimleri
      • Borçka Merkez Resimleri
      • Hopa Merkez Resimleri
      • Murgul Merkez Resimleri
      • Şavşat Merkez Resimleri
      • Yusufeli Merkez Resimleri
    • Manzara Resimleri
    • Yayla Resimleri
    • Göl Resimleri
    • Baraj Resimleri
    • Kış Manzara Resimleri
    • Tarihi Yerler Resimleri
    • Boğa Güreşleri Resimleri
    • Festival ve Şenlik Resimleri
    • Rafting Kano Resimleri
    • Çiçek Böcek Hayvan Resimleri
    • Ahşap Yapı Resimleri
    • Eski Alet-Edevat
    • Siyah Beyaz Kareler
    • El Sanatları
    • Yiyecek İçecek Resimleri
    • Diğer Artvin Resimleri
  • Müzikler
    • Tulum Müzikleri
    • Davul-Zurna Müzikleri
    • Artvin Türküleri
    • Akordeon Müzikleri
    • Org Müzikleri
    • Tulum Dinle
    • Artvin Türküleri Dinle
  • Videolar
  • Yazılar
  • Şiirler
  • Barajlar
    • Artvin Deriner Barajı
    • Borçka Barajı
    • Yusufeli Barajı
    • Muratlı Barajı
    • Bayram Barajı
    • Bağlık Barajı
  • Servisler
    • İletişim
    • Sitemizi Eşe Dosta Duyurun
    • Ziyaretçi Defteri
    • Sıkça Sorulan Sorular
    • Yardım
    • Biz Kimiz?

  Artvin Köşe Yazıları

 Geldiniz !!!  Anasayfa » Artvin Yazılar »Toplum



»İhanetin Ulusal Tarihi Ve Açılımın Ardındaki Oyun


Yorum yazabilmek için lütfen giriş yapınız.
(5) Yorum Yazılmış

Yazı Ekle

Paylaş  

Osmanlı-Rus harbinde Osmanlı’yı arkasından vuran Kürtler; 17. Yüzyıldan itibaren yükselişe geçen Rus emperyalizmi, 1800’lerin başından itibaren Osmanlı’yı hem Doğu cephesinde Kafkaslardan, hem de Batı cephesinde Balkanlardan sıkıştırmaya başlar. Batı cephesinde Slav kökenli Bulgarları ve Ortodoks Yunanlıları kışkırtan Ruslar, doğuda ise Ermeni ve Kürtlere el atar. 1800’lerden hemen sonra ilk Kürdoloji çalışmaları yine Ruslar tarafından başlatılır. Kürtçülerin bu gün bile en temel başvuru kaynakları olan kitaplar da bu dönemde Ruslar tarafından yazılır. Rusların bu çabaları karşısında Osmanlı da uyanmaya başlar. Rus destekli Kürt aşiretleri ile Osmanlı arasında çatışmalar olur. 1830-1855 tarihleri arasında sekiz Kürt isyanı gerçekleşir. Fakat asıl büyük Kürtçü hareket 93 harbi olarak da bilinen 1877-78 Osmanlı-Rus harbinin başlamasıyla gerçekleşir. Hem Balkanlarda hem Kafkaslarda Ruslarla savaşan Osmanlı’ya karşı bir cephe de Kürt aşiretleri açar. Bedirhanlar ve Şeyh Ubeydullah isyanları tam dört yıl sürer. Rus general Korganof Erzurum’a saldırıya geçmeden önce Zeylani ve Sepki aşireti reisleriyle buluşur ve yüklü miktarda ödeme yapar. Olumlu sonuç alır. Kürtler Rusya’ya karşı Osmanlı’yı desteklemezler. Kürt isyanlarının genel karakteri burada şekillenir. Türk devleti ne zaman bir düşmanla savaşsa mutlaka bir Kürt isyanı başlar. Rusların Doğu illerimizi işgal etmesi ile Kürtlere desteği devam eder. Hem Ermenilerin hem de Kürtlerin isyanları aralıksız devam edecektir.

1890’larda Türk halkına yönelik Ermeni katliamlarını önlemek için II: Abdülhamit tarafından. Hamidiye Alayları kurulur. Bugün bazı yazarlar tarafından çarpıtılan bu alaylarda Kürt aşiretler yer almıştır. Amaçları Türklere destek olmak değil, Osmanlı silahlarını ele geçirip Ermenilerden boşaltılan arazilere el koymaya başlamalarıdır. I. Dünya Savaşı’nın başlaması ile birlikte Kürtler doğu bölgelerinde Ruslarla birlikte hareket etmişlerdir. O dönem bölgede etkili olan Rus elçiliği Kürtleri ele geçirmiştir 1914 yılında Kürt isyanları başlar. Rus orduları Doğu Anadolu’yu işgal ederken Kürtler de bağımsızlık hayaliyle Ruslara yardım ederler. Sykes-Picot Antlaşmasına göre Doğu’da Ermenistan ve Kürdistan kurulacak ve Rusya’ya bağlanacaktır. Kürtlerin Çanakkale’de savaşmamalarının nedeni budur. 1916 yılında antlaşmaya dökülen plan, Rusların 1830’dan beri uyguladığı plandır zaten.

I.Dünya Savaşı dengeleri alt-üst ettiğinden, Kürtler hem Ruslarla, hem İngilizlerle, hem Fransızlarla ve hem de Amerikalılarla işbirliği yapar. Sevr Antlaşması ile Kürtlerin bağımsızlığına karar verilir. I. Dünya Savaşı’ndan Kurtuluş Savaşı’na giden dönemde Kürtler hep Türkiye’yi işgal edenlerle birlikte hareket ederler. Daha doğrusu Kürtlerin I.Dünya Savaşı’nda Türklerle birlikte savaşmadıkları o dönemin raporlarında açıkça geçmektedir. Rus Gordlevski aynen şöyle yazar: “ Türkler, vatan savunmasına katılmadıkları için Kürtlere çok kızmaya başladılar.” Rusya’da Bolşevik ihtilali olunca işler değişir. Çünkü Lenin Kürtleri değil Mustafa Kemal’i destekler. Sykes-Picot Antlaşmasını fesheder. Türk-Sovyet Antlaşması olur ve Kürtler yalnız kalır. Bu tarihten sonra Kürtlerin hamisi Ruslar değil İngilizler olacaktır. Kürtlerin Sarıkamış’ta da savaştığını iddia edenler varsa rakamları açıklasınlar. Bu da yalandır. Çünkü o tarihte Kürt aşiretleri zaten Rus elçiliğinin kontrolünde idi. Genel Kurmay arşivlerinde Çanakkale ve Kurtuluş Savaşı şehitlerinin listesi askerlik şube kayıtlarına göre tutulmuştur ve doğrudur.

24 Ağustos 1919’da Kurtuluş Savaşı’nı idare etmek üzere Heyeti Temsiliye oluşturulmuştur. Dokuz kişilik kurulda Mutki aşiret reisi Hacı Musa Bey de vardır. Ancak bu kişi heyete sokulan bir haindir. Erzurum’da kurulan Kürt Azadi Cemiyeti’nin lideridir. Cemiyetin üyelerinden biri de Şeyh Sait’tir. Bu cemiyet İngilizlerle, Fransızlarla ve Sovyetler ile temas kurarak bağımsız Kürdistan için destek aramıştır. Daha sonra bu örgüt İngiliz desteği ile başlayan Nasturi ayaklanmasına katılır.Ayaklanmanın bastırılmasından sonra İran’a kaçarlar. İlk Mecliste olan Bitlis Kürt milletvekili Yusuf Ziya Bey Azadi örgütünün içindedir ve aynı zamanda İngiliz ajanıdır. Kurtuluş Savaşı
için kurulan Ordu içinde de adamları vardır.Nasturi isyanını bastırmakla görevli birlikten Fırka komutanı İhsan Nuri,Vanlı Rasim,Tevfik Cemal ve Teğmen Ali Rıza’da Kürt örgütünün üyesidir ve isyan sırasında 270 askerle birlikte karşı tarafa geçerler. Görüldüğü gibi Kurtuluş Şavaşı’mıza katılan ve Türklerle birlikte savaşan Kürtleri değil,Kurtuluş Şavaşının içine sızan,kendi Kürt örgütlenmesini devam ettiren,İngiliz,Fransız işgalcilerle işbirliği yapan ve en sonunda da Türk askerlerine karşı cephe açan Kürtleri görüyoruz.

Kurtuluş Savaşındaki ihanetleri bu kadar mı? Hayır. Aslında Kurtuluş Savaşının başından beri Mustafa Kemal’in karşısındadırlar.Mustafa Kemal’in idam emrini veren Kürt Mustafa Paşa’dır.Aynı Kürt Mustafa Paşa’nın eniştesi İstanbul Hükümetinin İçişleri Bakanı Kürt İzzet Bey’dir. İngiliz ajanıdır.İzzet Bey’in yeğeni Şerif Paşa Kürdistan Teali Cemiyetinin Paris temsilcisidir. İstanbul Hükümeti ve İngilizler, Mustafa Kemal hareketini engellemek için Kürtleri kullanmayı düşünürler. Damat Ferit, Kürdistan Teali Cemiyeti ile görüşerek onlara özerklik karşılığında Mustafa Kemal’e karşı savaşmayı teklif eder. Damat Ferit, Yüksek Komiser De Robeck ile de görüşerek Sevr koşulları gereğince 15 bin kişilik bir Kürt ordusu kurulmasını ve Mustafa Kemal’e saldırtmayı önerir. Bu yönde en önemli girişim Ali Galip olayıdır.İngiliz ajanı Binbaşı Noel, Ali Galip ve Kürdistan Teali Cemiyeti liderleri Malatya’ya geçerler. Burada bir Kürt birliği kurarak Sivas yolunda Mustafa Kemal’i öldürecekler ve kongrenin toplanmasına engel olacaklardır.Ancak Mustafa Kemal girişimi haber alır ve tedbirini alır. Türk birlikleri İngiliz ajanı,Ali Galip ve Kürdistan Teali Cemiyeti liderlerini kıstırırlar.Noel İngilizlerden yardım ister. Saraya baskı yapılırsa da sonuç vermez. En sonunda kaçmak zorunda kalırlar.

Daha Sivas Kongresi öncesinde bile Kürtler İngilizlerle, İstanbul Hükümeti ile birlikte Mustafa Kemal’e karşıdırlar. İngiliz gizli belgeleride bunu doğrular. 28 Kasım 1919’da Mr. Kindson Londra’ya gönderdiği raporda şöyle yazar.”Kürtlere her ne kadar inanmasak da onları kullanmamız çıkarlarımız gereğidir.” Yüksek Komiser Robeck, 9 Aralık 1919 da Lord Curzon’a yazdığı raporunda “Kürtler bütün ümitlerini İngiliz Hükümetine bağlamış durumdalar. Bu ara Mustafa Kemal gittikçe tehlikeli olmaya başlıyor. Kuvvetler, Kürtleri Mustafa Kemal Paşa’ya karşı kullanmak için para ödemeğe hazırdırlar.”der. İngiliz gizli belgelerinin verdiği bilgiye göre Kürtler aynı zamanda Yunanlılarla da temas halindedirler. Yunanlılara ele geçirilen Kürt esirlere iyi davranılmasını ve bu esirlerin Türk ordusuna karşı kullanılmasını Amasya’daki Yunan temsilci ile görüşmede önerirler.Teklif kabul edilir ve esir Kürtler Yunan ordusunun hizmetine girerler. Kürt-Yunan işbirliğinin en büyük sonucu Koçgiri isyanıdır.Yunan ordusu bu büyük ilerleyişe geçmeden hemen önce Kürtler isyan eder.Yunan ordusu Bursa’ya doğru ilerlerken Kürtler Sivas’a doğru yürümeye başlar.

Amerikan Askeri Ataşesinin durum raporu.”Yunanlılar önemli bir zafer kazanırlarsa Kürt isyanı Türkiye’nin arkasını ciddi bir şekilde tehdit edebilir.Ancak batıdaki savaş Türklerin lehine gelişirse Türkler, ellerindeki yarım düzine yetenekli liderden biriyle Kürt sorununa son verebilir. İngilizler kuşkusuz bu durumu bilmektedirler. Gene de Kürt sorunu ile meşgul olduğu surece Mustafa Kemal’in Musul’a el koyamayacağını düşünmektedirler. Dolayısıyla Kürt akımına yardımcı olmaktadırlar.” Koçgiri isyanının başlangıç tarihi sadece Yunan ilerleyişine değil aynı zamanda Londra ve San Remo Konferanslarına da denk gelir. Ankara Hükümeti böylece sıkıştırılmaktadır.

Kürtlerin Sevr’i istedikleri belli. Koçgiri isyanının liderlerinden Baytar Nuri isyan programını şu şekilde açıklar.”İlk önce Dersim’de Kürt istiklali ilan edilecek, Hozat’a Kürdistan bayrağı çekilecek, Kürt milli kuvveti Erzincan, Elazığ ve Malatya istikametlerinden Sivas’a doğru hareket ederek Ankara Hükümeti’nden Kürdistan istiklalinin tanınmasını isteyecekti. Türkler bu isteği kabul edeceklerdi. Çünkü istek silah kuvvetiyle desteklenmiş olacaktı.

Ayaklanma büyür ve isyancılar Ankara Hükümeti’ne telgraf yoluyla şu maddelerden oluşan muhtırayı iletirler.

1-İstanbul Hükümeti’nce kabul edilen Kürdistan özerkliğinin Ankara Hükümeti’nce de tanınıp tanınmayacağının açıklanması.

2-Kürdistan özerk yönetimi konusunda Mustafa Kemal Hükümeti’nin ivedi yanıt vermesi.

3-Elazığ, Malatya, Sivas ve Erzincan cezaevlerindeki Kürtlerin hemen salıverilmesi.

4-Kürt çoğunluğu bulunan illerden Türk memurlarının çekilmesi.

5-Koçgiri yöresine gönderilen birliklerin geri çekilmesi. Bununla da yetinmezler. 25 Kasım 1920 tarihinde Batı Dersim Aşiretleri reisleri adına TBMM’ye şu şekilde başvururlar. “Sevr Antlaşması gereğince Diyarbakır, Elazığ,Van ve Bitlis illerinde bağımsız bir Kürdistan kurulması gerekiyor. Bu nedenle bu oluşturulmalıdır. Yoksa bu hakkı silah zoruyla almaya mecbur kalacağımızı beyan ederiz.

Ankara Hükümeti, Batıda Yunanlıların Bursa’yı ele geçirmesine rağmen Kürtlere karşı geri adım atmaz. Merkez Ordusu komutanı Nurettin Paşa isyanı bastırmak için bir plan hazırlar. Topal Osman komutasındaki Giresun alay’ı da Nurettin Paşa’nın emrine verilir. Türk Ordusu 11 Nisan 1921 günü Kürtlerin üzerine yürüyüş başlatır. 45 bin kişilik Kürt milisleri ile çarpışmalar 3 ay sürer. 17 Haziran 1921 günü isyancılar teslim alınır. Görülüyor ki daha Sivas Kongresi’nin toplanma hazırlıklarından başlanarak Kürtler, Kurtuluş Savaşı için çalışmamış, tam tersine hep Kurtuluş Savaşına karşı savaşmışlardır. Koçgiri ayaklanması bunun en büyük kanıtıdır.

Genel Kurmay Başkanlığı bu isyanı “Siyasi bakımdan büyük önem taşıyan bu harekat dolayısıyla, Kürt bağımsızlık davasının ilk basamağının Koçgiri olayları ile kurulmak istendiği, bu dış etkilerin en açık ve kesin delilidir.”şeklinde değerlendirme yapmıştır. Bu değerlendirmeden de anlaşılacağı üzere olay münferit bir isyan değil, bir davanın ilk adımıdır. Arkasından gelecek isyanlarda bunu kanıtlayacaktır. Kürtler, Türk istiklal savaşı için değil Kürt istiklal savaşı için savaşmışlardır. Tarihi gerçek budur. Kimse bu gerçeği değiştiremez.

Bu gün AK Parti ABD ve AB güdümünde çok tehlikeli bir oyun oynuyor. Damat Ferit Hükümetinden hiçbir farkı yoktur.Neyin Karşılığında bu hükümete ABD. Bu oyunu oynatıyor anlaşılabilmiş değil. Açılım adı altında Kürt bölücülüğü Türkiye’ye neleri kabul ettirdi?

1-Bu gün Türkiye kendi sınırları içinde Türk milletinden ayrı bir Kürt nüfusun yaşadığını kabul etmiş durumdadır.

2-Bu Kürt nüfusun her türlü kültürel ve siyasal hakları tanınmış durumdadır.

3-Bu Kürt nüfusun kendi partisi ve kendi politikacıları devletin yönetim kurumlarında resmi yönetici olmuş durumdadır. Bu aşamada Kürtler ayrı bir millet olarak tanınmak istemektedirler. Kendi kaderlerini nasıl belirleyecekler?

Birinci yolu,Kürtler Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde azınlık statüsü elde etmesi olabilirdi.Ancak Kürtler azınlık hakkı değil belirleme hakkı istemektedirler.

İkinci yolu, Türkiye Cumhuriyeti devleti sınırları içinde özerklik statüsü olabilir. Fakat Kürtler bu özerkliği resmen olmasa bile fiilen zaten elde etmiştir. Orada sadece bölücü parti bulunmaktadır.

Üçüncü ve klasik yol ise, Kürtlerin Türkiye Cumhuriyeti’nden ayrılması ve bağımsız devletlerini kurmasıdır.Geçmişte Kürt bölücülüğünün 100 yıllık rüyası buydu. Ama Kürtlerin bu gün asıl hedefi bu değil. Onların derdi bağımsız bir Kürt devleti kurmak değil bağımsız Türk Devleti’ni yok etmektir. Teröristbaşı ve meclisteki vekilleri, Türkiye’den ayrılmayı veya federasyonu kabul etmediklerini, Türkiye’yi yönetecek iki milletten biri olarak tanınmayı istemektedirler. Nasıl olacakmış? Orada özerk Kürdistan kurulacak orayı sadece Kürtler yönetecek. Bin yıllık Türk yurdu olan Güneydoğuya biz Kürdistan diyecekmişiz. Zaten uzun süredir Türk’e ait her şeye kapalı, ırkçı kurtarılmış Kürt alanı haline getirilmiş durumda. Orada değil Türk Kültürüne, tek bir Türk’ün varlığına bile izin verilmemektedir. Güneydoğu’nun zaten Kürtlere teslimi kabul edilmiş durumda. Tartışma geri kalan bölgenin ne olacağı üzerine dönüyor. Federal bir yapı yada bağımsız Kürdistan Kürtlerin sonu olur.Onların resmi dili Kürtçe, Türklerinki Türkçe olsa asıl sorun o zaman başlar. Yıllardır büyük şehirleri ve batı bölgelerini istila için gönderilen milyonlarca Kürt ya resmi dil Türkçeyi kabul edip Türkleşeceklerdir ya da göç edeceklerdir. İşte PKK ve ABD bunun telaşı içindedir. 1991 de Halepçe’de yaşananlar Türkiye’nin batısında da yaşanabilir. Kürtler buna razı değiller. İstanbul’u, İzmir’i, Bursa’yı, Ankara’yı Türklerle birlikte yöneteceklerdir. Tam bu nokta da Kürt bölücülüğü değil, ABD için bir bölücülük olduğu ortaya çıkmaktadır. Kürtler Güneydoğu için değil, İstanbul, İzmir, Ankara için savaşmaktadırlar bu gün. Bu savaşı silahla değil göçle, istila ile sürdürmektedirler. Bu göçün teşvikçisi ABD dir. Çünkü ABD sadece bağımsız bir Kürt devleti kurmak peşinde değildir. Asıl niyeti Türk’leri Anadolu’dan atmaktır. Rumların ve Ermenilerin yapamadığı görevi Kürtlere vermiştir. Doğu Anadolu’yu, İstanbul’u İzmir’i, Mersin’i, istila eden Kürtler, buraları Rumlar ve Ermeniler adına kurtarma harekatı yürütmektedirler. Plan Sevr planıdır. Yani Sevr’in Kostantinopol, Büyük Yünanistan, Büyük Ermenistan, Pontus ve Kürdistan hedefi için 100 yıldır kullanılan Kürtler şimdi kritik bir nokta da bulunmaktadırlar. Biz Güneydoğu’yu alalım gerisi bizi ilgilendirmez diyemezler. Çünkü böyle bir durumda ABD Kürtlerin arkasından çekilir ve yalnız kalan Kürtler ezilirler. ABD bu kullanımı sürdürmekle bir yandan da Türk bölgelerindeki Kürt nüfusu potansiyel hedef durumuna getirmektedir. Çıkacak bir iç karışıklıkta Güneydoğu’da kıyıma uğrayacak bir Türk varlığı yoktur ama batı bölgelerinde yaşayan Kürtler için durum son derece tehlikeli olabilir. İstilacı tavırları ile özellikle ikamet alanlarındaki verdikleri rahatsızlık ve huzursuzlukları sabrın sınırını zorlayarak bu tehlikeye işaret etmektedir. İşte tam bu bıçak sırtı pozisyonunda ABD için AK Parti hala işlevsel ve önemlidir.

Kürtlere Kürtçe öğrenin, Kürtlüğünüze sahip çıkın çağrısı yapan iktidar, Türklere ise bırakın Türkçeyi, milliyetçiliği diyerek bir sürü yasaklar getirmiştir. Kürtlere, PKK ‘lılara her şey serbest Türklere yasak. Sesinizi çıkarmayın, susun denmektedir. Unutmayalım ki İstanbul işgal edildiğinde de Yunan gemileri Boğazda serbestçe geziyordu. İstiklal caddesi Yunan bayrakları ile donatılmıştı. İşgali kutluyorlardı.Türklere susun denildi. Susun ve kabullenin! Ülkenizin elinizden alınmasını, vatanınızın, onurunuzun ayaklar altına alınmasını sessizce izleyin! PKK bayrağı serbest, Türk bayrağı, Azerbaycan bayrağı yasak. Dünyada terör özgürlüğü elde etmiş başka bir topluluk var mıdır? Güneydoğu’da “Biji Apo”sloganı attırılırken batıda Türk-Kürt kardeşliği sloganı attırmaya çalışarak Kozmopolitizm Kürt kardeşliği propagandasının işlevselliği ortaya çıkarılıyor. Diğer taraf tanda Türk varlığını, bilincini, kültürünü, dilini ve heyecanını yok etmek için Türklere sürekli olarak ”Türk-Kürt kardeşliği” “Hepimiz Ermeni’yiz” “Güzel Yunanistan””Yes be AB” gibi sloganlar attırılmaktadır.

Lozan’da Lord Curzon “Verdiklerimizi bir gün geri alacağız “ derken lafı boşa söylememiştir. Bir yemekte kadehini kaldıran Loyd George “Türkleri Anadolu’dan atıncaya kadar savaşmalıyız.” İfadesiyle gelecekte de boş durmayacaklarını net bir şekilde açıklamıştır. Yenilgilerini hazmedemedikleri ve amaçlarını tam olarak gerçekleştiremedikleri için Mustafa Kemal´in kurmuş olduğu sistemi işbirlikçileriyle yok etme çabasındadırlar.

Bizlere düşen görev onurlu bir Türk olarak Türkiye Cumhuriyeti’ni korumak için Türk-Kürt kardeşliği sloganının arkasına saklanan ABD ve PKK’yla mücadele etmek,” Ne mutlu Türküm diyene” demek, Bu tezgah oyunlarının uygulayıcısı AK Parti’den mutlaka kurtulmak. Toplumun bu gerçeği görmesini sağlamaktır.

« Önceki Sonraki »

Yorum yazabilmek için lütfen giriş yapınız.(5) Yorum Yazılmış Arkadaşıma Yolla
Beğendim
  • Currently 3.5/5 Stars.
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
3 kişi oyladı Ortalama 5 üzerinden 5 yıldız aldı.


Yazar :Ertugrul Torun Yayım Tarihi :3 Şubat 2010 ÇrşOkunma :1038

« Tosunlu (Usot) İyi Köydür

İncili Çavuş »





Son Yorum Yapılan Köşe Yazıları

Mustafa Bilir; Samsun 19 Mayıs Lisesi Anıları-2 için yazdı,
Orhan Aksu; Sermaye Tapınakları Kentleri Bilim için yazdı,
Mustafa Kemal Emül; BLATTA ORİENTALİST´İN SİVAS GÜNCESİ için yazdı,
Namık Tipioğlu; BLATTA ORİENTALİST´İN SİVAS GÜNCESİ için yazdı,
Mustafa YAVUZDEMİR; Gençliğe Hitabe de Kaldırılmalı…! için yazdı,

Son Eklenen Köşe Yazıları

  • Ankara'daki Artvinliler Niçin Bölündü-3
  • Ulusal Bayramların İçi Boşaltılıyor mu?
  • Ankara'daki Artvinliler Niçin Bölündü-2
  • Ankara'daki Artvinliler Niçin Bölündü-1
  • Atatürk Dinsiz miydi?

Şubat
10
Çrş

Haydar Bibinoğlu İhanetin Ulusal Tarihi Ve Açılımın Ardındaki Oyun için dedi;

Türklüğe düşmanlığı nereden çıkardınız Sayın Torun? Tüm ırkların barış içerisinde yaşamasını savunmak, Türklüğe düşmanlık mıdır?

Şubat
9
Salı

Ertugrul Torun İhanetin Ulusal Tarihi Ve Açılımın Ardındaki Oyun için dedi;

Unutulmamalıdır ki; Tarihe bakıldığında yıkılan devletlerin çoğunda etnik baş kaldırmalarla iç isyanlar rol oynamıştır. Ben kafadan uydurmadım. Nutuk´tan başka kaynaklardan yararlandım. Ayrıca daha yakın tarihte, halen hepimiz biliyoruz Bayan Mitterand ve başkalarıda kalkıp Türkiye´ye geliyor Ankara´ya uğramadan direk o bölgeye gidiyor. Ne arıyorlar orada? Soran oldumu? Yoksa Türkiye oradan idare ediliyorda bizmi yanlış biliyoruz. Emperyalist sistemin Türk´lüğe düşmanlığını anlayabirim, ama bu ülkede yaşayanların Türk´lüğe düşmanlığını anlayamam anlamak istemem.

Şubat
5
Cma

Haydar Bibinoğlu İhanetin Ulusal Tarihi Ve Açılımın Ardındaki Oyun için dedi;

Çok çok üzgünüm. Böyle bir yazıyı okuyacağımı hiç düşünemezdim. Bir etnik grubu, toptan hain ilân etmeye kimsenin hakkı da haddi de olmamalı.

Silahı alıp dağlara çıkarak, ayrımcılık adına savaşmak kadar tehlikeli bir yazı bu. Yorum sayfasında yanıtlanamayacak kadar da önemli... Yakında, bir yazı ile yanıtlayacağım. Daha doğrusu, yanıtlamaktan çok, tarihsel ve toplumsal gerçekleri açıklayacağım.

Umarım, yazının yazarı, yaptığı hatayı anlar ve gerçek niyetinin Kürtlerin tümünü suçlamak olmadığını açıklar; Kürtlerin, Birinci Dünya Savaşında da Kurtuluş Savaşında da mücadele ettikleri gerçeğini anımsar.

Bu yazı, olduğu gibi kalırsa yurtseverliğin, toplumculuğun, halkların kardeşliğinin temelinde bir bomba gibi duracaktır.

Anlatmak istenen, tüm Kürtlerin tarihsel ihaneti değilse yazının yeniden kaleme alınması gerekir. Eğer istenen Kürtlerin tümünü suçlamaksa bu yazının buradan kaldırılması gerekir.

AKP ile mücadelenin yolu bu olamaz üstelik. Böyle yazılar, AKP´nin ve AKP´lilerin eline koz vermekten öteye geçemez.

Umarım, ben yanlış anlamış olayım...

Şubat
5
Cma

AYTEKIN KARATAS İhanetin Ulusal Tarihi Ve Açılımın Ardındaki Oyun için dedi;

Cengiz sildi ve ekledi;
Aytekin Karataş, ne zamanki yazıları okuyup anlayabilme ve kişilere saygıyla hitap etme yetisine sahip olursan o zaman bizde seni saygıyla karşılarız.<br>
Yazılara yorum yazmak yerine, yorumlara yorum yazıyorsun çünkü; yazılanları okuyup anlayabilecek kültürel seviyeye sahip değilsin!<br>
Bilgisayar mühendisiyim diyorsun ama ben senin ilkokula gittiğinden bile kuşkulanıyorum!

Şubat
4
Prş

Tuncer Yazar İhanetin Ulusal Tarihi Ve Açılımın Ardındaki Oyun için dedi;

Öncelikle ve hemen sizi kutluyor ve tebrik ediyorum Ertuğrul bey.
Bugün Türkiye´de nerede ise Türklüğümüzü saklayacak duruma gelmişken,
Ermeni katliamlarını ve puştluklarını,Kürt düşmanlıkları ve kalleşliklerini bilmeyip,
gözü kapalı bir şekilde hala bu akp´yi destekleyenlere ve hala da "yine seçim olsa akp´ye
veririm diyenlere tek bir sözüm var. Okuyun,araştırın ama bir de yukardaki gerçekleri dile
getiren Öztürkleri okuyun,okuyun da görün dost kim,düşman kim.Eğer ki sizlere dedeleriniz,
nineleriniz ermeni mezalimini anlatmamışsa,Arvin´de,Kars´ta,Erzurum´da olanlardan haberiniz yoksa,
birde bu gerçek vatansever yazarları okuyun.Ama nerde...! Yola devam,der giderler.Halbuki bu yolun
sonu uçurum,bu yolun sonu tekrar 1912-1922 dönemine gider.Yani Sevr´in uygulanma dönemine,yani işgal dönemine.O zaman ne bayrak dalgalanır,ne ezanlar okunur.
Eh açılın o zaman açılabilirsiniz çoraplarınıza kadar,
Geçinin o zaman kalleş kalleş ermeni,rum ve kürt kardeşlerinizle..!
.......................................................................................................
Her bir kelimenizin altına ben de imzamı atıyor ve destekliyorum.beyninize sağlık.
Elbetteki her zaman her yerde "NE MUTLU TÜRK´ÜM DİYENE !

   Yazar Hakkında

Ertugrul Torun

On yaşından itibaren hiç bir destek ve katkı olmadan kendi çabamla yaşamımı devam ettirmeye, toplum içerisinde memleketimin onuruna yakışır bir insan olma gayreti içinde mücadele vermeye çalışıyorum.
ertugrultorun@gmail.com

Diğer Yazıları

  • Kutlu Doğumda Veda Hutbesi'nin Düşündürdükleri
  • Ya Doğmasaydı
  • Suskunluğumu Bozuyorum
  • Çılgın Oyun
  • Bir Saat
  • 29 Ekim'in Önemi
  • Füze Kalkanı
  • ABD'nin Esas Planı
  • İlk Defa Olmuyor ki
  • Birleşmiş Milletler Su Kararı
  • Hayatın İçinden
  • Yine Bir Fırtına Belirtisi
  • Pes Doğrusu
  • Altmışsekiz
  • Gerçekten Kobay mıyız?
  • Soros´ların Tezgahı
  • Sönmeyen Işık Peygamberimiz
  • İki İnsan
  • Özürlümüyüz Yoksa Aptal mı?
  • Demokrasi, Bizdeki Demokrasi
  • Nasıl Felsefe
  • İhanetin Ulusal Tarihi Ve Açılımın Ardındaki Oyun
  • Tarihin Akışı (İhanet, Kin, Husumet, Çekişme)

   Yeni Köşe Yazıları

Son yazılar en yeni en üstte
Rasim Yılmaz Rasim Yılmaz

Ankara'daki Artvinliler Niçin Bölündü-3

Şevket Çorbacıoğlu Şevket Çorbacıoğlu

Ulusal Bayramların İçi Boşaltılıyor mu?

Rasim Yılmaz Rasim Yılmaz

Ankara'daki Artvinliler Niçin Bölündü-2

Rasim Yılmaz Rasim Yılmaz

Ankara'daki Artvinliler Niçin Bölündü-1

İbrahim Erol İbrahim Erol

Atatürk Dinsiz miydi?

Şevket Çorbacıoğlu Şevket Çorbacıoğlu

Anneler Günü İçin Önerim

Şevket Çorbacıoğlu Şevket Çorbacıoğlu

Samsun 19 Mayıs Lisesi Anıları-2

Şevket Çorbacıoğlu Şevket Çorbacıoğlu

Yılmaz Erdoğan ve Tayyip Erdoğan


   Üye Girişi

 
Kullanici adi ve sifre alani büyük-küçük harflere duyarlidir.
Yeni Üye Kaydı
Kayıp Şifre
Giriş Yardımı Giriş Yardımı

   Galeri Son Resim

Artvin resimleri son eklenen resim dosyası.Artvin Manzara Resimleri kategorisinde.

Tekin Böbrek

tarafından eklenmiş.
» Ardanuç Çakıllar köyü
Ardanuç Çakıllar köyü
Resim kategorileri içerisinde yayla resimlerini beğeneceğinizi umuyoruz.

www.artvin.biz'de şu an dolaşan 14 kişi bulunmaktadır.www.artvin.biz bugün 728 tekil kişi,4475 çoğul kişi tarafından ziyaret edilmiştir.
2012 yılı toplam 1223237 tekil kişi, 10808755 çoğul kişi tarafından ziyaret edilmiştir.Ip numaranız 38.107.179.208 'dir.
www.artvin.biz'de toplam 13945 üye bulunmaktadir.Son Üyemiz birkangenc
Online Üyeler:


Sayfa olusumu: 0,546875 saniye
© Artvin biz 2005-2012 Coded&Design By Cengiz Gündüz  

BlogEngine | Artvin Siteleri | Resim Gönderin | İletişim | Arkadaşınıza Tavsiye Edin | Kullanım ve Gizlilik Sözleşmesi


Rss rss Haberler | Resimler | Videolar | Sitemap25 Mayıs 2012 Cma Saat: 16:51:48 Css | Sayfa Başı