Türkçe ve Türkçe Kullanımı
30
Çrş
03:35:15
Dersimiz Türkçe
Öncelikle, “Onuncu Köy” içerisinde böylesine önemli bir bölümü açan Cengiz Gündüz’e teşekkür ederim.
Madem yazı yazıyoruz, doğru yazmayı da öğrenmek zorundayız. Dilini doğru kullanmasını bilmeyen toplumlar, kültürlerini doğru ve yeterince tanıtamazlar. Bilimsel gelişimlerini de yeterince sağlayamazlar. Doğru bir iletişim olmadan, bilginin yayılması olası değildir çünkü. Bilgi iletişimi eksik olursa bilimin gelişimi de yeterli düzeyde olmaz.
Bu konuda çok eksiğimizin olduğu kanısındayım. Gazetelerdeki köşe yazılarını; öykü, roman, şiir ve düşün kitaplarını; tarih, coğrafya vb kitapları incelersek eksikliğimizin farkına varırız. Çalıştığım dönemde, özellikle Türkçe ders kitaplarındaki anlatım ve yazım yanlışlarını gördükçe, kanım beynime sıçrardı. Üstelik bu kitaplar, Milli Eğitim Komisyonu tarafından hazırlanırdı. Ya da onların denetiminden geçerdi.
Bu sitede yazdığımız yazılarda da oldukça fazla yanlışlar var. Benim yazılarımda da vardır mutlaka. Çok özen göstermeme karşın… Ama kimi yazılar, öylesine özensizce yazılmış ki okurken sıkılıyorum. Kabul edilemez yanlışlıklar az değil… Hele bu yanlışların, eğitimci arkadaşlar tarafından yapılmış olmasına çok üzülüyorum. Her şeyi bilmek olanaksız elbet… Ama bir öğretmen, “yalnız” sözcüğünü “yanlız” diye de yazmamalı. Gözden kaçmıştır, diyemiyorum. Çünkü birkaç kez yapılmış böyle hatalar.
Noktalama imlerinin kullanımı da çok önemli. Yanlış bir yere konulan bir virgül, tümcenin anlamını tamamen değiştirebilir.
Uzatmayayım. Tüm bu konulara ışık tutmak için, dil konusunda yetkin olan arkadaşların düşüncelerini yazmalarını istiyorum. Öğrenmek isteyenlerin de sorular sormasını…
İlk soruyu soran da ben olayım. Sorum Kadir Tipioğlu’na. Kendisinin uzmanlığına güvenim tamdır. Kendine güvenen başka arkadaşlar da yanıtlayabilirler. Tartışmaya katılabilirler. Özellikle de öykü, makale, deneme ve şiir yazan arkadaşlar…
Sorum şu:
Sözcük olan de’lerle ek olan –de’leri nasıl anlayabiliriz? Hangileri ayrı, hangileri bitişik yazılır?
Bu soruyu sormamın nedeni, sık sık yapılan yanlışlardan biri olmasındandır. Çok da önemlidir. Çünkü bu yanlışlık, ya tümcenin anlamını değiştirir ya da tümceyi anlamsızlaştırır.
Not: Kadirciğim, Hamurlu Köyü sitesinde yazdığın, inceltme imiyle ilgili yazını düzenleyerek, bu sayfada yayımlarsan yararlı olur.
Konu ile ilgili sorumluluk aldığın için şimdiden teşekkür ederim.
bibinoglu953 Ekledi:
31.12.2009 02:15:35Arkadaşlar,
İlk günden sayfaya uzak kaldım. Tansiyon rahatsızlığım yüzünden...
Yazılar çoğalmış. Belli ki ilgi fazla... Sevindim. Sorular giderek çoğalacak. İyi de olacak. Çünkü biz de bir şeyler öğreneceğiz. Az önce Kadir'den bir ileti aldım. Beni uyarmış. "Dil bilim" değil de "dilbilim" yazmışım. Yani ayrı yazmam gerekirken bitişik yazmışım. Yanıldığım için değil, öyle olduğunu düşündüğüm için... Demek ki yanlış biliyormuşum. Ne güzel değil mi? İlk ders... Kendime çok güvendiğim hâlde... Şunu da eklemeliyim: İleride bu sözcüklerin birleştirileceği inancını taşıyorum. Kimi dilciler şimdiden bitişik yazıyorlar çünkü. Hatta eski TDK yazım kılavuzlarında da bitişik yazılırdı.
"Dilbilgisi" sözcüğü de aynı... Ana Yazım Kılavuzu’nda bitişik yazılmasına karşın, TDK ayrı yazılmasını öneriyor. Feyza Hepçilingirler de bitişik yazıyor.
Benim önerim şu: Dil uzmanlarının anlaşıp kesin karar veremediği konularda özgür davranmalıyız. Yani kendi kararımızı kendimiz vermeliyiz. Her zaman, resmî olan doğru değildir bence.
Namık dostum bir anımızı yazmış. Zamanlama yanlışlığı var. Namık'ın dediğinden daha büyüktük. Ayhan Kantar adında bir ortak arkadaşımız vardı. O da Namık gibi "yanlız" yazılış biçimini savunmuştu. Bir karpuzuna bahis tutuşmuştuk. Ben kazanmıştım ama karpuzu yiyip yemediğimizi anımsamıyorum.
"Yanlış" sözcüğü "yanılmak" kökünden gelir. "-iş" ekiyle türetilmiştir. Yanıl+iş=yanılış ("ı" sesi düşmüştür.)
Aslında bu denli ayrıntıya girmenin fazla yararı yok. Bizim bilmemiz gereken, temel yazım kurallarıdır. Özne yüklem uyumu, tümce oluşturma biçimleri, noktalama imlerinin yerinde kullanımı ve sözcüklerin doğru yazılışı vb...
bibinoglu Ekledi:
31.12.2009 01:05:09Ben, sayın Kaleli'ye katılıyorum. Kadir Öğretmenim, en azından temel konularda, bir ders planı içerisinde ve örnekleri ile birlikte açıklamalar yapsın. Kesinlikle yapılmalı ...
herhangibiri Ekledi:
31.12.2009 00:53:20
Sayın Kaleli;
Sizlere "ders vermek" benim haddim değil.Sanıyorum ki Haydar Ağabeyi de aynı kanıdadır.
Defalarca belirttim.Bu bizim mesleğimiz birazcık birşeyler biliyoruz.Mutlaka bizim yazdıklarımızda da yanlışlıklar olacaktır.
Yapmak istediğimiz,Türkçe konusunda düşünce alışverişinde bulunmak.
Saygılar...
kopuz Ekledi:
31.12.2009 00:41:33Derim,ki Kadir Hoca her gün soru sormadan Türkçe dersi vermeye başlasın.
Günlük olarak anlatınlan derslerden kafamıza takılan ne varsa soralım. Nasıl olur acaba ?
niksarli Ekledi:
30.12.2009 23:22:02Haydar hocam,Hamurlu sayfasına yazdığınız iletiden cesaret alarak, aşağıya, Niksar'da kullanılan yöresel kelimelerle yazılmış, Necati Güneş hocamın "Diyorlar Bizde" şiirini kopyalıyorum.
Düzgün mısmıldır, baş örtüsü bürük
Lahana kelem, dağ armudu çördük
İştaha mada, azcığa eccük
Alkışa da çepik diyorlar bizde
Merdiven badaldır, sebze de zavzu
İğneye biz derler, dibeğe sohu
Sitil kovadır, ceket ise sahu
Sedire de makat diyorlar bizde
Behni yem yeridir, arazi yazu
Eme haladır, abla ise abu
Balçığa lığırt, ev duvarına çamdu
Civcive de cücük diyorlar bizde
Banyo yapmak yunmak(çimmek), bol ise foltak
Hindi culuhtur, sac ekmeği cızlak
Patatese gostil, sahiye essah
Kızılcığa zoğal diyorlar bizde
Takunya nalindir, çok bilmiş çepil
İçi boş koftur, çabuk kızan çitil
Şubat’a gücük, yatağa mitil
Belkiye ellaam diyorlar bizde
Biber issot, aceleci hetelek
Elbise urbadır, sırıksa herek
Fasulye çiğit, raf ise terek
Muşmulaya töngel diyorlar bizde
Koşmak seğirtmektir, boğaz ise ümük
Keh uçurumdur, kısa boylu güdük
Aşgana mutfak, pis boğaza sümsük
Çınara kavlağan diyorlar bizde
Ağleş dur demek, çirkin ise gaşmer
Ahacuk iştedir, göz etmek işmar
Yufkaya işkefe, salçaya pelver
Mandaya da kömüş diyorlar bizde
Azıcık bi dıhım, tatsıza sasuh
Boduç su kabıdır, ayran da katık
İşkembeye mimbar, çiviye de mıh
Bileziğe kol bağı diyorlar bizde
herhangibiri Ekledi:
30.12.2009 21:25:35
Düzeltiyorum:
Yanıl- ış
Yanlış
curbaga Ekledi:
30.12.2009 19:42:15Evet Hocam;zaten "eski"ler de "YALINIZ" şeklinde telaffuz ediyorlar,yanılmıyorsam..
Yalınız,"yanlış" kelimesinin kökünün,"yanmak" tan geldiği benim pek aklıma yatmadı doğrusu..
Tabii ki karşıt görüşüm yok..Sadece aklıma yatmadı..
Sakın "yağı" dan türemiş olmasın?
Birden aklıma geldi..
"Yağı" yani "düşman"..
kopuz Ekledi:
30.12.2009 19:03:201970 li yıllara geri döndük.Öğretmenlerimiz değişmiş, ama zihniyet aynı.Uzun zamandır elime Defter, silgi ,kurşun kalem almadım. Şimdi alıyorum.
Eski dostlarıma merhaba deme zamanı geldi..
Hocam sizleri kutlarım.
bibinoglu Ekledi:
30.12.2009 18:02:28
Onuncu Köy Üniversitesi'nin Türkçe bölümünü açanlara ve emeği geçenlere teşekkürler.
herhangibiri Ekledi:
30.12.2009 17:55:27
Bildiğim Kadarıyla:
Yalnız sözcüğünün kökü "yalın"dır. Sade ,katışıksız anlamındadır.Ek alınca ikinci hecedeki dar ünlü -ı eki düşmüştür.olmuştur "yalnız"
Yanlız kesinlikle doğru değildir.
Gelelim,"yanlış"sözcüğüne kökünün ""yanmak"eyleminden geldiğini sanıyorum.
yan-ıl-ış ,yapım ekleri alarak ....
"yalnış"biçimindeki yazılış yanlıştır...
Bilmem karşı görüş var mı?
curbaga Ekledi:
30.12.2009 17:08:49Şimdi ilk sorum;
Haydar Hocam anımsar mı bilmem,biz daha orta okulda mıydık,lisede miydik,bir "mevzu" geçmişti aramızda,"Yalnız" kelimesinin kökeni hakkında..
Ben-çıkarsama yaparak tabii-YANLIZ diye telaffuz edilmesinin doğru olduğunu,zira "yan"kökünden türemiş olabileceğini(hani "yanında kimse yok" anlamında..)iddia etmiştim,çocuk aklımla..
Sonra öğrendik ki doğru yazım YALNIZ imiş..(Bizim YALAĞUZÇAM da ordan mı geliyor,yoksa söyleniş tarzımıdır bize ait diye.) Sonra,düşündüm;bu "YAL" kökünün başka bir anlamı olmalı diye..
Sorum bu işte..
Nedir bu kelimenin kökeni?
oraksu Ekledi:
30.12.2009 16:56:59
Gerçektende böyle bir forum olması gurur verici birşey.Haydar abi tahmin etitğim gibi senin veya Kadir hocamın burdaki yazılanları düzelmek için zaman olarak bile başa çıkması mümkün değil.Abi o zaman sabırla yavaş yavaş asgari bir yazım standartında buluşmaktan başka birşey yok.Ben diyorumki hamurlu köyü sayfasını bu yazım kurallarının dışında tutsak.Yazmaya çekinen o kadar çok insan varken birde imla diye onların cesaretini kırmayalım.Bu asgari standartı köşe yazılarında uygulayalım.Ama dediğim gibi doğru yazım kurallarını iki günde öğrenemeyiz yavaş yavaş öğreneceğiz inş.Siz'den beklediğimiz bilgi ve tecrübelerinizi bizimle paylaşmanız.
kopuz Ekledi:
30.12.2009 16:37:05Kadir ve Haydar Hocanın dil konusunda,ki hassasiyetlerini taktirle karşıladığımı belirteyim...
Türkçe yazım kurallarını bilmekle kalmıyor .Birde şu bilgisayar dilinden anlayabilsek diyorum..Yazdığımız bir çok yazı bilgisayarar kullanım eksiklğimizden hata veriyor.
Bir çok yazı anında yazılması gereken yazılar ister istemez hatalar oluşuyor..Peki bunlar düzgün yazı yazmamıza engellemi ? Hayır mümkün olduğu kadar kendimizi artık yetiştirmemiz lazım.
curbaga Ekledi:
30.12.2009 16:15:27Dostlarım;
Sık sık dile getirdiğimiz gibi,dil konusu gerçekten çok "ciddi" bir iş..
Uzun lafın kısası,bir ulus diliyle var olur ancak..İnanın her şeyden daha önemli..
Ben "yazım" kurallarından söz etmiyorum burada..O başka bir konu.
İkisi birlikte olmalı elbette,doğrusu budur..
Hele, öğretmenlerimiz,ozanlarımız,yazarlarımız,DİLİNİ HEM İYİ BİLMELİ HEM DE İYİ KULLANMALI.
Bu onların boynunun borcudur..Çünki "dil bayrağı"nı onlar taşır,taşımalı..
Bu girişi neden yaptım;
Sitenin yeni yeni "müdavim"i olduğumuz dönemlerde,Kadir telefon etti bir gece..
-"Abi" dedi,"şiirler" bölümüne giriyor musun?"
"Bak,orada yazanların önemli bir bölümü öğretmen.Sakın yanlış anlama,ben şiirlerin içeriğini eleştirmiyorum,ama Allahaşkına dikkatli oku,yav, EN BASİT YAZIM KURALLARINI BİLE BİLMEDEN YA DA UMURSAMADAN nasıl elleri gidiyor da şiir yazmaya kalkışıyorlar!!!
-"Bir öğretmenin bunu yapması BİR CİNAYETTİR!!!"
Aynen katılıyorum kardeşime;hepimizin az-çok dili yanlış kullanmaya hakkımız var.
AMA ÖĞRETMENLERİMİZİN ASLAA..
UZATMAYAYIM,BU İŞ BÖYLE BAŞLADI..
Sonra sağolsun Haydar Hocam geldi..
Böyle bir girişim başladı..
Cengiz'in katkılarını asla unutmuyorum..
Hepsine teşekkür ediyorum..
Sorularım olacak elbet..Biraz terleteceğiz onları..
bibinoglu953 Ekledi:
30.12.2009 15:07:17Arkadaşlar,
Bir ülkenin, bir halkın yaşamasında; uzun ömürlü, saygın, tanınıp bilinen olmasında; bilimsel gelişme sürecinde onurlu bir yer edinmesinde en önemli unsurlardan biri dildir. Bu konuda bir anlaşmazlığımız olmadığını biliyorum.
Bizim amacımız, bir deryaya bir yağmur damlası düşürebilmektir. Bu konuda, hiçbirimizin söz sahibi olmadığı belli... Dilbilimcisi değiliz. Hizmet etmek için, dilbilimcisi olmamız da gerekmiyor. Boyumuzu aşan şeylerle uğraşmayacağız burada. Sadece, yazı yazan, yazmaya özenen herkesin bilmesi gereken asgari kuralların öğrenilmesine yardımcı olacağız.
Bunu yaparken, bilmediklerimizi, bilenlere soracağız. Bildiklerimizi de, bilmeyenlerin öğrenmesi için soracağız. İlgi duyanlar, bu sayfaları okur; katkı sunar ya da sunulan katkılardan yararlanır.
Orhan kardeşimin sorduğu soruya, ben, kendi açımdan yanıt vereyim. İki sayfalık bir yazıyı, iki-üç saatte yazıyorum. Çünkü en az üç-dört kez gözden geçiriyorum yazdıklarımı. Yine de gözden kaçırdığım yanlışlarım çıkıyor. Yazım kuralları konusunda kendime güvenmeme karşın, hata yapıyorum. Hata yapanları da küçümsemiyorum. Ama öğretmenlerin bile çok basit hataları sık sık yapmasını hoş karşılamıyorum doğrusu.
Yazılmış iki sayfalık bir yazının düzenlenmesi (aşırı yanlış ve eksikler yoksa), yarım saat kadar sürer. Sadece noktalama yönünden düzenlemek gerekiyorsa on beş dakika yeterlidir. Anlatım bozuklukları varsa ve bunlar çoksa kırk beş dakika kadar uğraşmak gerekir.
Tüm bunlar düşünüldüğünde, bu sitede yazılan yazıları üç-beş kişinin düzenleme olanağı yok. Sadece büyük hatalar düzeltilebilir. Öyle yazılar da var ki düzeltmek olanaksız. Çünkü ne demek istediği anlaşılmıyor. Demek istediğini anlamadan düzeltme yapılırsa “Ben öyle demek istememiştim.” gibi bir tepkiyle karşılaşılabilir.
En doğrusu, bu sayfalarda temel kuralların açıklanmasıdır bence.
Kaynak isteyen arkadaşa Feyza Hepçilingirler’in “Türkçe Dilbilgisi” kitabını önerebilirim. Yazarın, konu ile ilgili başka kitapları da var. Benim çok güvendiğim, yetkin bir dilbilimcisidir (Türkçe konusunda) kendisi.
Sevgi ve saygılar…
onderaksu Ekledi:
30.12.2009 14:28:53
Sitenin görevli bir yazı düzenleyicisi olsa çok iyi olacak , yazıları düzenler rahat ederiz ve yazarlar hatalarını göre göre uzmanlaşırlar. Ayrıca Türk'lüğün iki temel öğesi vardır. Yurt ve Türkçe . Yurt varsa , Türkçe varsa , Türklük vardır. Bu nedenle dilimize çok önem vermeli ,geliştirmeli ve yaşatmalıyız. Sitenin ilk sahifelerinde cılız kalmakla beraber bu konu yazılmıştır. Türk doğulmaz Türk olunur. Türk olmanın üç koşulu ; 1- Türkçe konuşmak2- Yurd'u yurt bilmek. ( vatanını evin gibi bilmek)3- Adil olmak ve her insanın eşit olduğunu , kimsenin kimseden üstün olmadığını kabul etmek. Biz Türküz. Bu nedenle mutluyuz. çevreciyiz, asla ırkçı değiliz. Paylaşımcıyız.
Cengiz kardeşimi bu önemli ve güzel vede yerinde davranışından dolayı kutlar alnından öperim. İyiki varsın Cengiz kardeş. saygılarımla.
oraksu Ekledi:
30.12.2009 14:18:11
Haydar abicim her ne kadarda hamurlu köyü sayfasında işin gırgırını yapsakta ,tabiki yazılan yazıların doğru anlaşılması, dilin korunması açısından imla önemli birşey.Ama bu konuda teknik olarak bilgili insanlar bile hata yapabiliyor. Hataları tansiyonumuz yükseltecek kabul edilemez bir bakış açısıyla değilde zamanla düzeltilmesi ve en aza indirilmesi gereken olgular olarak görürsek çözüme daha kolay ulaşırız sanırım.Böyle bir forum açan ve emeği geçenlere tşk ediyorum.
İlk sorum şu olacak ; Ortalama uzunlukta bir köşe yazısını düzenlemek ne kadar zaman ister.
İkinci olarakta; En azından öğrenme sürecimizde geçici bir zaman için, yazdığımız yazıları yayımlamadan önce siz değerli öğretmenlerimize düzenletme şansımız varmı ? Saygılarımla
mazlum Ekledi:
30.12.2009 13:53:34Sayın Bibinoğlu 953,
Hassasiyetiniz dolayısıyla, sizden öğrenmeyi uygun buluyorum.
Türkçeyi, yazım ve konuşmada, doğru ve güzel kullanmanın uygulamalarını öğreten bildiğiniz kolay ulaşılabilir bir kitap var mı? Yardımcı olursanız size borçlu olurum.
Özellikle, işaret ettiğiniz gibi, noktalama işaretlerinin kullanılmasına ağırlık veren bir kitap, olursa daha da iyi olur. Selamlar.
niksarli Ekledi:
30.12.2009 13:32:34Değerli dostlar, bu siteye yazan şair ve yazarlardan yazılarının ve şirlerinin kontrol edilmesini ve gerekirse düzeltilmesini rica eden olursa yardımcı olur musunuz? Yani fahri olarak görev alır mısınız?


Sayfa Başı